Görüntü Gerçek, Ses Sahte mi? Yapay Zekâ Delillerinde Bilirkişi İncelemesinin CMK Kapsamındaki Sınırları
Görüntü Gerçek, Ses Sahte mi? Yapay Zekâ Delillerinde Bilirkişi İncelemesinin CMK Kapsamındaki Sınırları
Giriş
Yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte ceza soruşturmalarında karşılaşılan dijital delillerin niteliği değişmiştir. Artık yalnızca bir görüntünün, ses kaydının veya yazışmanın içeriği değil; bu içeriğin gerçek bir kişi tarafından mı oluşturulduğu, yapay zekâ tarafından mı üretildiği, sonradan değiştirilip değiştirilmediği ve faille arasında güvenilir bir bağlantı kurulup kurulamadığı da araştırılmalıdır.
Deepfake videolar, yapay zekâ ile klonlanmış ses kayıtları, değiştirilmiş WhatsApp yazışmaları, sentetik fotoğraflar, otomatik oluşturulmuş belgeler ve yapay zekâ destekli analiz raporları ceza muhakemesinde tek başına “doğru” veya “yanlış” kabul edilemez. Bu materyallerin teknik özelliklerinin incelenmesi, özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden çoğu olayda bilirkişi incelemesi yapılması zorunlu hâle gelmektedir.
Bununla birlikte bilirkişinin görevi, sanığın suçlu olup olmadığını belirlemek veya delilin hukuki değerine karar vermek değildir. Bilirkişi yalnızca kendisine verilen teknik soruları cevaplandırmalı; delilin hukuka uygunluğu, suçun oluşup oluşmadığı ve raporun hükme esas alınıp alınmayacağı hâkim tarafından değerlendirilmelidir.
Yapay Zekâ ile Üretilmiş Delil Ne Anlama Gelir?
“Yapay zekâ ile üretilmiş delil” kavramı tek bir delil türünü ifade etmemektedir. Ceza muhakemesi bakımından üç farklı durumla karşılaşılabilir.
Tamamen Yapay Olarak Üretilmiş İçerikler
Bu grupta gerçek bir olay veya kayıt bulunmamasına rağmen yapay zekâ aracılığıyla sıfırdan üretilen içerikler yer alır. Örneğin:
- Gerçekte yapılmamış bir konuşmayı içeriyormuş gibi hazırlanan ses kaydı,
- Bir kişinin yüzünün başka bir görüntüye yerleştirilmesi,
- Bir kişiye söylemediği sözleri söyletiyormuş gibi gösteren deepfake video,
- Gerçekte gönderilmemiş WhatsApp mesajlarının ekran görüntüsü,
- Yapay zekâ ile oluşturulmuş sahte fatura, dekont veya sözleşme,
- Gerçek olmayan güvenlik kamerası görüntüsü.
Bu materyaller, bir suçun işlendiğini göstermek amacıyla dosyaya sunulabileceği gibi suç işlemek, kişiyi tehdit etmek, dolandırmak, itibarsızlaştırmak veya hakkında soruşturma başlatılmasını sağlamak amacıyla da kullanılabilir.
Gerçek Bir Kaydın Yapay Zekâ ile Değiştirilmesi
Bu durumda başlangıçta gerçek bir ses, görüntü veya belge vardır. Ancak içeriğin belirli bölümleri yapay zekâ yardımıyla değiştirilmiştir.
Örneğin:
- Ses kaydından bazı kelimelerin çıkarılması veya yeni kelimeler eklenmesi,
- Görüntüye kişi veya nesne eklenmesi,
- Bir videodaki yüzün değiştirilmesi,
- Konuşmanın tonunun veya anlamının farklılaştırılması,
- Belgedeki tarih, tutar veya isim bilgilerinin değiştirilmesi,
- Mesajlaşma ekranındaki metinlerin sonradan oluşturulması.
Bu tür materyallerde bilirkişi yalnızca “yapay zekâ kullanılmıştır” tespitinde bulunmamalı; hangi bölümün değiştirildiğini, özgün kayda ulaşılıp ulaşılamadığını ve değişikliğin içeriğin anlamını etkileyip etkilemediğini de açıklamalıdır.
Yapay Zekâ ile Analiz Edilmiş Deliller
Bazı durumlarda delilin kendisi gerçek olmakla birlikte değerlendirme işlemi yapay zekâ tarafından yapılmaktadır. Yüz tanıma, ses eşleştirme, plaka okuma, metin analizi, görüntü iyileştirme veya şüpheli davranış tespiti yapan sistemlerin sonuçları bu kapsamdadır.
Bu durumda bilirkişi incelemesi, yalnızca ana delile değil, delili analiz eden yapay zekâ sisteminin çalışma yöntemine de yönelmelidir. Sistemin kullandığı veri, algoritma, karşılaştırma ölçütü, hata ihtimali ve sonuçların yeniden üretilebilir olup olmadığı araştırılmalıdır.
CMK m.63 Kapsamında Bilirkişi İncelemesine Başvurulması
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 63. maddesine göre çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşü alınabilir. Bilirkişi atanmasına hâkim veya mahkeme karar verebileceği gibi soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı da bilirkişi görevlendirebilir.
Ancak hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda bilirkişiye başvurulamaz. Bilirkişi, mahkemenin yerine geçerek hukuki değerlendirme yapamaz.
Yapay zekâ ile üretilmiş deliller bakımından şu konular özel veya teknik bilgi gerektirir:
- Dosyanın özgün olup olmadığı,
- Verinin sonradan değiştirilip değiştirilmediği,
- Görüntüde deepfake izlerinin bulunup bulunmadığı,
- Ses kaydında kesme, birleştirme veya ses klonlama işlemi yapılıp yapılmadığı,
- Dosyanın metadata bilgilerinin ne ifade ettiği,
- Dosyanın hangi cihaz veya yazılım tarafından üretildiği,
- Dijital imza, zaman damgası veya hash değerlerinin geçerliliği,
- İçeriğin belirli bir yapay zekâ uygulamasıyla ilişkilendirilip ilişkilendirilemeyeceği,
- Dosyanın ilk oluşturulma ve son değiştirilme tarihlerinin belirlenmesi,
- Hesap, cihaz ve içerik arasında teknik bağlantı bulunup bulunmadığı.
Buna karşılık “sanık bu suçu işlemiştir”, “delil hukuka uygundur”, “belge sahtecilik suçunu oluşturur” veya “mahkûmiyet için yeterli delil vardır” şeklindeki değerlendirmeler bilirkişinin değil, Cumhuriyet savcısı ve mahkemenin görev alanındadır.
Bilirkişinin Uzmanlık Alanı Nasıl Belirlenmelidir?
CMK m.64 uyarınca bilirkişiler kural olarak bilirkişilik bölge kurullarınca oluşturulan listelerden seçilir. Listede ilgili uzmanlık alanında bilirkişi bulunmaması hâlinde diğer bölge listelerinden veya kanuni şartları taşıyan liste dışı kişilerden görevlendirme yapılabilir. Resmî bilirkişilerin bulunduğu konularda bunların öncelikle atanması öngörülmüştür.
Yapay zekâ delilleri tek bir uzmanlık alanıyla sınırlı değildir. Somut olayın niteliğine göre aşağıdaki uzmanlardan bir veya birkaçının görevlendirilmesi gerekebilir:
- Adli bilişim uzmanı,
- Görüntü analiz uzmanı,
- Ses ve konuşma inceleme uzmanı,
- Yapay zekâ ve makine öğrenmesi uzmanı,
- Elektronik ve haberleşme mühendisi,
- Belge inceleme uzmanı,
- Kriminal laboratuvar uzmanı,
- Dilbilim veya fonetik uzmanı,
- Siber güvenlik uzmanı.
Örneğin yapay zekâ ile klonlanmış bir ses kaydında yalnızca adli bilişim uzmanının görevlendirilmesi yeterli olmayabilir. Dosyanın dijital bütünlüğü adli bilişim uzmanı, sesin teknik yapısı ise ses ve konuşma inceleme uzmanı tarafından değerlendirilmelidir.
Bu nedenle özellikle deepfake, ses klonlama ve karmaşık belge manipülasyonu iddialarında tek bilirkişi yerine farklı uzmanlıklardan oluşan bilirkişi heyeti görevlendirilmesi daha sağlıklı olabilir. CMK m.63/2, birden çok bilirkişi atanmasına imkân tanımakta; bu yöndeki istemin reddedilmesi hâlinde gerekçeli karar verilmesini öngörmektedir.
CMK m.66 Kapsamında İncelemenin Konusu Açıkça Belirlenmelidir
CMK m.66/1’e göre bilirkişi görevlendirme kararında cevaplandırılması istenen teknik sorular, incelemenin konusu ve raporun hazırlanacağı süre açıkça gösterilmelidir. Bilirkişiye genel ve sınırları belirsiz bir görev verilmesi doğru değildir. Kanunda rapor süresi kural olarak üç ayla sınırlandırılmış; zorunlu hâllerde gerekçeli kararla en fazla üç ay daha uzatma imkânı tanınmıştır.
“Dosyayı inceleyerek rapor düzenlenmesi” şeklindeki soyut bir görevlendirme, yapay zekâ delillerinin niteliği bakımından yetersizdir. Mahkeme veya Cumhuriyet savcılığı aşağıdaki soruları somutlaştırmalıdır:
- İncelenen dosya özgün kaynak dosya mıdır?
- Dosyanın hash değeri nedir?
- Dosyanın metadata bilgileri nelerdir?
- Dosyada sonradan değişiklik yapıldığına ilişkin teknik iz bulunmakta mıdır?
- Görüntü veya ses yapay zekâ tarafından üretilmiş olabilir mi?
- Kullanılan inceleme yöntemleri nelerdir?
- Tespitin hata ihtimali veya teknik sınırlılıkları var mıdır?
- Sonuç başka bir uzman tarafından aynı yöntemle yeniden üretilebilir mi?
- Dosyanın oluşturulduğu cihaz veya yazılımla bağlantısı kurulabilir mi?
- İnceleme sonucunda kesin tespit yapılamıyorsa bunun sebebi nedir?
Bilirkişi yalnızca görevlendirme kararındaki sorularla sınırlı kalmalıdır. İnceleme sırasında farklı bir uzmanlık alanını gerektiren sorunla karşılaşırsa bunu kendisini görevlendiren mercie bildirmelidir. CMK m.66/4, bilirkişinin kendi uzmanlık alanına girmeyen bir sorun bakımından başka uzmanlardan yararlanabilmesine ancak hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısının izniyle imkân tanımaktadır.
Dijital Materyalin Teslimi ve Delil Zinciri
CMK m.66/7’ye göre bilirkişiye inceleyeceği şeyler mühür altında verilmeden önce bunların listesi ve sayımı yapılmalı; teslim işlemi tutanakla belirlenmelidir. Bilirkişi mühürlerin açılmasını ve yeniden kapatılmasını da tutanakla kayıt altına almak zorundadır.
Dijital materyaller bakımından bu hükmün teknik karşılığı, delilin elde edilmesinden raporun tamamlanmasına kadar bütün işlemlerin izlenebilir olmasıdır. Bu nedenle:
- Telefon, bilgisayar veya veri taşıyıcısının marka, model ve seri numarası yazılmalı,
- Materyali teslim alan ve teslim eden kişiler belirtilmeli,
- Tarih ve saat bilgileri kaydedilmeli,
- Veri taşıyıcısının fiziksel durumu açıklanmalı,
- Mümkünse adli kopya alınmalı,
- Orijinal materyal üzerinde doğrudan çalışma yapılmamalı,
- Orijinal veri ile adli kopyanın hash değerleri belirlenmeli,
- İncelemede kullanılan yazılım ve sürümleri rapora yazılmalı,
- Delile erişen kişilerin işlemleri kayıt altına alınmalıdır.
CMK’da “hash değeri” kavramı açıkça düzenlenmemiştir. Bununla birlikte CMK m.66/7’deki mühürleme ve tutanak yükümlülüğü ile CMK m.134’teki kopyalama hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, dijital delilin değişmeden muhafaza edildiğinin teknik olarak doğrulanması gerekir.
Hash değeri, dosyanın dijital parmak izi olarak işlev görür. İlk elde edilme anındaki hash değeri ile inceleme sırasında hesaplanan değer farklıysa dosyada değişiklik meydana gelmiş olabileceği araştırılmalıdır. Ancak hash değerlerinin aynı olması yalnızca incelenen dosyanın iki hesaplama arasında değişmediğini gösterir; dosyanın daha önce sahte şekilde üretilip üretilmediğini tek başına açıklamaz.
Bilirkişi İncelemesinin Teknik Kapsamı
Kaynak Dosyanın İncelenmesi
Bilirkişi öncelikle incelemeye sunulan materyalin özgün kaynak dosya olup olmadığını belirlemelidir. Sosyal medya paylaşımından alınan ekran görüntüsü, başka bir telefondan kaydedilmiş video veya mesajlaşma uygulamasından dışa aktarılmış görsel, özgün kaynak dosyanın bütün teknik bilgilerini içermeyebilir.
Bu nedenle mümkünse:
- Orijinal cihaz,
- Orijinal ses veya video dosyası,
- Uygulama veri tabanı,
- Bulut yedekleri,
- Hesap hareketleri,
- Oluşturma ve paylaşım kayıtları
incelemeye dâhil edilmelidir.
Yalnızca ekran görüntüsü üzerinden yapılan incelemede, bilirkişi tespitlerinin sınırlı olduğunu açıkça belirtmelidir.
Metadata İncelemesi
Metadata, dosyanın oluşturulma tarihi, kullanılan cihaz, yazılım, konum bilgisi, kodlama yöntemi ve değiştirilme tarihi gibi teknik bilgiler içerebilir.
Ancak metadata bilgileri tek başına kesin delil sayılmamalıdır. Bu bilgiler silinebilir, değiştirilebilir veya dosyanın başka bir uygulama üzerinden aktarılması sırasında yeniden oluşturulabilir. Bilirkişi metadata sonuçlarını dosyanın içeriği, cihaz kayıtları ve diğer delillerle birlikte değerlendirmelidir.
Görüntü ve Deepfake İncelemesi
Deepfake veya yapay görüntü iddiasında bilirkişi şu alanlarda inceleme yapabilir:
- Kareler arasındaki yüz ve beden uyumu,
- Işık, gölge ve yansıma tutarlılığı,
- Dudak hareketleriyle sesin uyumu,
- Yüz sınırlarındaki bozulmalar,
- Göz kırpma ve mimik hareketleri,
- Görüntü sıkıştırma ve yeniden kodlama izleri,
- Piksel ve gürültü dağılımı,
- Arka plan ile kişi arasındaki uyumsuzluklar,
- Görüntünün farklı bölümlerindeki teknik özellikler,
- Yapay üretim veya düzenleme yazılımlarına ait izler.
Bilirkişi raporu, yalnızca “deepfake olduğu değerlendirilmiştir” şeklinde sonuç içermemelidir. Hangi karelerde hangi teknik bulgulara ulaşıldığı, kullanılan inceleme yöntemi ve alternatif açıklamalar gösterilmelidir.
Ses Klonlama ve Ses Manipülasyonu İncelemesi
Yapay zekâ ile oluşturulan ses kayıtlarında şu hususlar araştırılabilir:
- Ses dalgasındaki kesinti ve birleştirme izleri,
- Arka plan gürültüsünün sürekliliği,
- Nefes, vurgu ve tonlama yapısı,
- Konuşma ritmi,
- Ses spektrumundaki olağan dışı örüntüler,
- Kelimeler arasındaki geçişler,
- Kaydın yeniden kodlanıp kodlanmadığı,
- Referans ses örnekleriyle benzerlik,
- Sesin tamamının mı yoksa belirli bölümlerinin mi üretildiği.
Ses benzerliği, konuşan kişinin kesin olarak aynı kişi olduğunu göstermeyebilir. Ses klonlama teknolojileri nedeniyle yalnızca işitsel benzerliğe dayanılarak fail tespiti yapılmamalıdır. Bilirkişi, benzerlik tespitinin kapsamını ve sınırlarını raporunda açıklamalıdır.
Yapay Zekâ ile Üretilmiş Metinlerin İncelenmesi
Yapay zekâ tarafından oluşturulduğu ileri sürülen metinlerde kesin sonuca ulaşmak, ses ve görüntü dosyalarına göre daha güç olabilir. Metnin dil yapısı, tekrarlar, ifade biçimi veya kullanılan kelimeler teknik bir değerlendirmeye yardımcı olabilirse de yalnızca üslup üzerinden belirli bir yapay zekâ modeline kesin aidiyet kurulması sakıncalıdır.
Bir metnin yapay zekâ tarafından oluşturulduğunu iddia eden tespit uygulamasının verdiği olasılık oranı tek başına hükme esas alınmamalıdır. Kullanılan sistemin:
- Hangi verilerle çalıştığı,
- Hangi dilde ne ölçüde güvenilir olduğu,
- Sonucun hangi yönteme dayandığı,
- Aynı metinde farklı sistemlerin farklı sonuç verip vermediği,
- Metnin sonradan insan tarafından değiştirilip değiştirilmediği
araştırılmalıdır.
Belge ve Ekran Görüntüsü İncelemesi
Yapay zekâ ile üretilmiş fatura, dekont, sözleşme, yazışma veya ekran görüntülerinde bilirkişi şu hususları incelemelidir:
- Yazı tipi ve boyut farklılıkları,
- Logo ve kaşe görüntülerinin konumu,
- Piksel ve çözünürlük uyumsuzlukları,
- Tarih ve saat formatları,
- Uygulamanın gerçek arayüzüyle uyum,
- Belgenin katman yapısı,
- Kopyalama ve yapıştırma izleri,
- Dosyanın üretildiği yazılım,
- Elektronik imza ve zaman damgası,
- Belgedeki bilgiler ile kurum kayıtları arasındaki uyum.
Bir WhatsApp ekran görüntüsünün görsel olarak uygulama arayüzüne benzemesi, mesajların gerçekten gönderildiğini kanıtlamaz. Uygulama veri tabanı, cihaz incelemesi, yedek kayıtları ve tarafların hesap bilgileri de araştırılmalıdır.
Yapay Zekâ Tespit Programları Bilirkişinin Yerine Geçebilir mi?
Bir yazılımın veya yapay zekâ tespit sisteminin ürettiği sonuç, bilirkişi raporunun yerine geçmez. Bilirkişi kullandığı aracın sonucunu doğrudan aktarmakla yetinmemeli; bu sonucun nasıl üretildiğini, hangi veri üzerinde çalışıldığını ve ne ölçüde güvenilir olduğunu açıklamalıdır.
Örneğin bir programın “bu görüntünün yapay zekâ ile oluşturulma ihtimali yüzde 93’tür” sonucunu vermesi hâlinde şu sorular cevaplandırılmalıdır:
- Yüzde 93 oranı neyi ifade etmektedir?
- Program hangi belirtileri değerlendirmiştir?
- Hata payı nedir?
- Kullanılan sürüm ve ayarlar nelerdir?
- Dosyanın sıkıştırılması sonucu etkiler mi?
- Aynı dosya yeniden incelendiğinde aynı sonuç alınmakta mıdır?
- Başka bir yöntemle doğrulama yapılmış mıdır?
Bu açıklamalar bulunmadığı takdirde oran, denetlenebilir teknik bulgudan çok soyut bir yazılım çıktısı olarak kalır.
CMK m.67 Kapsamında Bilirkişi Raporunun İçeriği
CMK m.67/1 uyarınca bilirkişi, yaptığı işlemleri ve vardığı sonuçları raporunda açıklamalı, kendisinden istenen incelemeleri yaptığını belirtmeli ve raporu imzalamalıdır. Birden fazla bilirkişi arasında görüş ayrılığı varsa ayrık görüşler gerekçeleriyle birlikte rapora yazılmalıdır.
Yapay zekâ delillerine ilişkin bilirkişi raporunda en az şu bölümler bulunmalıdır:
- Görevlendiren makam ve dosya bilgileri,
- İnceleme konusu materyallerin listesi,
- Materyallerin teslim şekli,
- İlk ve son hash değerleri,
- İncelemede kullanılan cihaz ve yazılımlar,
- Kullanılan yazılımların sürümleri,
- Uygulanan teknik yöntemler,
- Her inceleme adımında elde edilen bulgular,
- Referans ve karşılaştırma verileri,
- İncelemenin sınırlılıkları,
- Hata veya belirsizlik ihtimali,
- Alternatif teknik açıklamalar,
- Sorulara ayrı ayrı verilen cevaplar,
- Sonuç ve teknik kanaat.
Raporun yalnızca sonuç bölümünden oluşması veya “dosyada montaj vardır” şeklinde gerekçesiz bir değerlendirme içermesi yeterli değildir. Raporun taraflar, mahkeme ve gerektiğinde üst derece mahkemesi tarafından denetlenebilir olması gerekir.
Bilirkişi Hukuki Değerlendirme Yapamaz
CMK m.67/3’e göre bilirkişi, uzmanlık, özel veya teknik bilgi gerektiren hususların dışına çıkamaz; hâkim tarafından yapılması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz. Aynı ilke 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu’nda da benimsenmiş; bilirkişinin bağımsız, tarafsız ve objektif hareket etmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Bu nedenle raporda şu ifadelerin kullanılması uygun değildir:
- “Sanık suçludur.”
- “Hakaret suçu oluşmuştur.”
- “Bu kayıt hukuka uygun delildir.”
- “Sanığın mahkûm edilmesi gerekir.”
- “Şüpheli belgeyi bilerek kullanmıştır.”
- “Sanığın savunması doğru değildir.”
Bilirkişi bunun yerine teknik sınırlar içerisinde şu tür değerlendirmeler yapmalıdır:
- “Dosyada 14. saniyede kesinti ve yeniden birleştirme izi tespit edilmiştir.”
- “Sesin belirtilen kişiye aidiyeti konusunda kesin kanaate ulaşılamamıştır.”
- “Görüntüde yüz bölgesi ile arka planın kodlama özellikleri farklıdır.”
- “İncelenen ekran görüntüsünün özgün uygulama veri tabanıyla doğrulanması mümkün olmamıştır.”
- “Dosyanın metadata bilgileri 12 Ağustos 2026 tarihinde düzenleme yapıldığına işaret etmektedir.”
Teknik bulgunun suçun unsurlarını oluşturup oluşturmadığını mahkeme belirlemelidir.
Raporun Taraflara Bildirilmesi ve İtiraz Hakkı
CMK m.67/4 ve m.67/5 uyarınca bilirkişi raporu Cumhuriyet savcısına, katılana, vekiline, şüpheliye veya sanığa, müdafiine ve kanuni temsilciye verilmelidir. Taraflara rapora itiraz edebilmeleri veya yeni bilirkişi incelemesi talep edebilmeleri için süre tanınması gerekir. Bu taleplerin reddedilmesi hâlinde üç gün içinde gerekçeli karar verilmesi öngörülmüştür.
Yapay zekâ delillerine ilişkin rapora itiraz edilirken özellikle şu hususlar ileri sürülebilir:
- Bilirkişinin uzmanlık alanının yetersiz olması,
- Özgün dosya yerine ekran görüntüsü üzerinden inceleme yapılması,
- Hash değerlerinin alınmamış olması,
- Kullanılan yazılımın ve sürümünün belirtilmemesi,
- İnceleme yönteminin açıklanmaması,
- Hata payının gösterilmemesi,
- Referans kayıtların uygun olmaması,
- Lehe teknik bulguların değerlendirilmemesi,
- Alternatif ihtimallerin dışlanmaması,
- Hukuki değerlendirme yapılması,
- Raporun kendi içinde çelişkili olması,
- Sonucun teknik bulgularla desteklenmemesi.
Eksiklik tamamlanabilir nitelikteyse ek rapor, esaslı teknik sorunlar varsa farklı bir bilirkişi veya bilirkişi heyetinden yeni rapor alınması talep edilmelidir.
CMK m.67/6 Kapsamında Uzman Mütalaası
CMK m.67/6, Cumhuriyet savcısı, katılan, vekili, şüpheli, sanık, müdafi veya kanuni temsilcinin yargılama konusu olay veya bilirkişi raporu hakkında kendi seçtiği uzmandan bilimsel mütalaa almasına imkân tanımaktadır.
Yapay zekâ delilleri bakımından uzman mütalaası özellikle önemlidir. Çünkü mahkemece atanan bilirkişinin kullandığı yöntem, yazılım veya teknik sonuç başka bir uzman tarafından denetlenebilir.
Uzman mütalaasında:
- Bilirkişi raporundaki teknik hatalar,
- Kullanılmayan inceleme yöntemleri,
- Eksik bırakılan materyaller,
- Yanlış karşılaştırma verileri,
- Hatalı olasılık değerlendirmeleri,
- Yapay zekâ tespit aracının sınırlılıkları,
- Farklı bir teknik açıklamanın mümkün olup olmadığı
ortaya konulabilir.
Ancak uzman mütalaası sunulması tek başına mahkemenin resmî bilirkişi raporunu reddetmesini gerektirmez. Mahkeme, karşıt teknik görüşleri gerekçeli biçimde değerlendirmelidir.
CMK m.68 Kapsamında Bilirkişinin Duruşmada Dinlenmesi
CMK m.68 uyarınca mahkeme, bilirkişinin duruşmada dinlenmesine karar verebilir. Tarafların hazırlattığı bilimsel mütalaanın sahibi olan uzman da duruşmada dinlenebilir.
Özellikle raporda yalnızca “yapay zekâ ile üretilmiştir” şeklinde kesin bir sonuç bulunmasına rağmen yöntemin açıklanmaması hâlinde bilirkişinin duruşmaya çağrılması gerekir.
Duruşmada bilirkişiye şu sorular yöneltilebilir:
- Hangi bilimsel yöntemi kullandınız?
- İncelenen dosya özgün dosya mıydı?
- Dosyayı teslim aldığınızda hash değeri hesaplandı mı?
- İncelemede kullanılan yazılımın hata payı nedir?
- Sonuç hangi teknik bulgulara dayanmaktadır?
- Aynı sonucu başka bir uzman yeniden üretebilir mi?
- Alternatif bir teknik açıklama mümkün müdür?
- Kesin kanaate ulaşmanızı engelleyen hususlar var mıdır?
- Yalnızca ekran görüntüsü üzerinden fail tespiti yapılabilir mi?
- Yapay zekâ üretimi olduğunu belirlediğiniz içerik, belirli bir kişiyle teknik olarak ilişkilendirilebilir mi?
Bilirkişinin duruşmada dinlenmesi, raporun denetlenmesini ve çelişkilerin giderilmesini sağlar.
CMK m.69 Kapsamında Bilirkişinin Reddi
CMK m.69’a göre hâkimin reddini gerektiren sebepler bilirkişi hakkında da geçerlidir. Cumhuriyet savcısı, katılan, vekil, şüpheli, sanık, müdafi veya kanuni temsilci bilirkişinin reddini isteyebilir. Ret talebinin dayandığı somut olgular açıklanmalıdır.
Yapay zekâ delillerinde bilirkişinin;
- İncelemeye konu yapay zekâ sistemini geliştiren şirketle çalışması,
- Taraflardan birine daha önce danışmanlık vermesi,
- Aynı olay hakkında kamuoyuna kesin görüş açıklaması,
- Taraflardan biriyle kişisel veya ticari ilişkisinin bulunması,
- İncelediği yazılımın satıcısı veya temsilcisi olması
tarafsızlık yönünden değerlendirilmelidir.
Bilirkişinin belirli bir yapay zekâ ürününü geliştirmiş olması her durumda otomatik ret sebebi sayılmayabilir. Ancak sonucu etkileyebilecek kişisel, kurumsal veya ekonomik ilişkinin açıklanması gerekir.
CMK m.134 Kapsamında Dijital Materyalin Elde Edilmesi
Yapay zekâ ile üretilmiş delil çoğu zaman telefon, bilgisayar, bulut hesabı veya dijital veri taşıyıcısında bulunmaktadır. Bu materyallerde arama, kopyalama ve elkoyma işlemleri CMK m.134 kapsamında değerlendirilir.
3 Ağustos 2026 itibarıyla yürürlükte bulunan CMK m.134’e göre, bir suç soruşturmasında somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka şekilde delil elde etme imkânının olmaması hâlinde şüphelinin kullandığı bilgisayar, bilgisayar programı ve bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, kayıtların kopyalanmasına ve çözülmesine karar verilebilmektedir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının kararı yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulmalıdır.
Bilirkişi İncelemesi Hukuka Aykırı Elde Edilen Delili Hukuka Uygun Hâle Getirmez
Bir dijital materyalin teknik olarak gerçek olduğunun bilirkişi tarafından tespit edilmesi, o delilin hukuka uygun şekilde elde edildiği anlamına gelmez.
Örneğin:
- Hâkim kararı olmadan yapılan hukuka aykırı bilgisayar araması,
- Yetkisiz şekilde ele geçirilen özel yazışmalar,
- Usulsüz biçimde kopyalanan telefon verileri,
- Kanuna aykırı elde edilen bulut hesabı kayıtları
bilirkişi tarafından incelenmiş olsa bile elde edilme biçimindeki hukuka aykırılık ortadan kalkmaz.
CMK m.206/2-a uyarınca kanuna aykırı olarak elde edilmiş delilin ortaya konulması reddedilir. CMK m.217/2’ye göre yüklenen suç ancak hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillerle ispatlanabilir. CMK m.230 ise mahkûmiyet hükmünde hükme esas alınan ve reddedilen delillerin, özellikle hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin açıkça gösterilmesini zorunlu tutmaktadır. Hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması CMK m.289 kapsamında kesin hukuka aykırılık nedenidir.
Dolayısıyla bilirkişinin görevi iki aşamalı olarak ayrılmalıdır:
- Teknik inceleme: Materyalin gerçekliği, bütünlüğü ve yapay zekâ ile ilişkisi.
- Hukuki değerlendirme: Materyalin hangi yöntemle elde edildiği ve yargılamada kullanılıp kullanılamayacağı.
İkinci aşamadaki karar mahkemeye aittir.
CMK m.160 Kapsamında Lehe Delillerin de Araştırılması
CMK m.160/2’ye göre Cumhuriyet savcısı maddi gerçeğin araştırılması ve adil yargılamanın yapılabilmesi için şüphelinin hem lehine hem de aleyhine olan delilleri toplamak ve muhafaza etmekle yükümlüdür.
Yapay zekâ delillerine ilişkin bilirkişi incelemesinde yalnızca suçlamayı doğrulayan teknik veriler araştırılmamalıdır. Şüpheli lehine olabilecek şu ihtimaller de incelenmelidir:
- Sosyal medya hesabının ele geçirilmiş olması,
- Dosyanın başka kişi tarafından cihaza yüklenmesi,
- Ortak kullanılan cihazdan paylaşım yapılması,
- Zararlı yazılım veya uzaktan erişim ihtimali,
- İçeriğin şüpheliye ait hesaba sonradan gönderilmesi,
- Dosyanın oluşturulma tarihinin iddia edilen tarihle uyuşmaması,
- IP adresinin şüphelinin fiilî kullanımını göstermemesi,
- Yapay zekâ komutlarının başka kullanıcı tarafından verilmesi,
- İçeriğin sonradan değiştirilmesi,
- Platform kayıtlarının ekran görüntüsüyle çelişmesi.
Bilirkişi raporunun yalnızca iddia makamının tezini destekleyecek şekilde düzenlenmesi, maddi gerçeğin araştırılması ilkesiyle bağdaşmaz.
Bilirkişi Raporunun Hükme Etkisi
Bilirkişi raporu hâkimi bağlayan kesin delil değildir. CMK m.217 uyarınca hâkim, kararını duruşmaya getirilen ve huzurunda tartışılan delillere dayandırır; delilleri vicdani kanaatiyle serbestçe değerlendirir.
Ancak hâkim teknik bilgi gerektiren bir konuda bilirkişi raporunu reddediyorsa bunun gerekçesini göstermelidir. Birbiriyle çelişen raporlar bulunduğu hâlde çelişki giderilmeden hüküm kurulması, hükmün denetlenebilirliğini zayıflatır.
Yapay zekâ delili tek başına mahkûmiyet için yeterli kabul edilmemelidir. Teknik raporun;
- Hesap kayıtları,
- IP bilgileri,
- Cihaz incelemesi,
- Tanık beyanları,
- Platform verileri,
- Mesajlaşma kayıtları,
- Ödeme veya abonelik bilgileri,
- Şüphelinin açıklamaları
gibi diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Özellikle bilirkişi yalnızca içeriğin yapay zekâ ile üretildiğini belirlemişse, içeriği kimin ürettiği ve kullandığı ayrıca ispatlanmalıdır. “Bu video yapay zekâ ile oluşturulmuştur” tespiti, videoyu sanığın hazırladığını tek başına göstermez.
Sonuç
Yapay zekâ ile üretilmiş delillerde bilirkişi incelemesinin amacı, bir materyale yüzeysel biçimde “gerçek” veya “sahte” etiketi koymak değildir. İnceleme; delilin kaynağını, bütünlüğünü, üretim yöntemini, geçirdiği değişiklikleri, teknik sınırlılıklarını ve faille kurulabilecek bağlantıyı ortaya koymalıdır.
CMK m.63 uyarınca bilirkişi yalnızca özel ve teknik bilgi gerektiren konularda görevlendirilmeli; m.64 kapsamında somut olayın gerektirdiği uzmanlık alanı doğru belirlenmelidir. CMK m.66 gereğince inceleme soruları açıkça gösterilmeli ve materyalin teslimi tutanakla güvence altına alınmalıdır. CMK m.67 uyarınca rapor, yapılan bütün işlemleri ve teknik sonuçları denetlenebilir biçimde açıklamalı; bilirkişi hukuki değerlendirmeden kaçınmalıdır.
Taraflara rapora itiraz etme, yeni inceleme isteme ve uzman mütalaası sunma imkânı tanınmalı; gerekli hâllerde bilirkişi CMK m.68 kapsamında duruşmada dinlenmelidir. Dijital materyalin elde edilmesi CMK m.134’teki koruma tedbiri şartlarına uygun olmalı; bilirkişi incelemesinin hukuka aykırı elde edilen delili hukuka uygun hâle getirmediği gözden kaçırılmamalıdır.
Sonuç olarak yapay zekâ delillerinde güvenilir bir ceza muhakemesi üç temel güvenceye dayanır:
Delilin hukuka uygun elde edilmesi, teknik bütünlüğünün korunması ve bilirkişi sonucunun taraflarca denetlenebilmesi.
Bu güvenceler sağlanmadan yalnızca bir ekran görüntüsü, yazılım oranı veya bilirkişinin soyut kanaati üzerinden mahkûmiyet hükmü kurulması, maddi gerçeğe ulaşılması ve adil yargılanma hakkı bakımından ciddi sakıncalar meydana getirebilir.