Single Blog Title

This is a single blog caption

Görevden Alma İdari İşlemin İptali Dava Dilekçesi

İSTANBUL NÖBETÇİ İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA

YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİDİR.

DAVACI : Yüksek Mimar A.K. (T.C. Kimlik No: …) ADRES : [Müvekkil Adresi]

VEKİLİ : Av. Aydanur NAS ADRES : [UETS Adresi / Büro Adresi]

DAVALI : [X] Belediye Başkanlığı ADRES : [Belediye Adresi]

İPTALİ İSTENEN İŞLEM : Davalı [X] Belediye Başkanlığı İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü’nün …/…/20… tarih ve … sayılı işlemi ile; müvekkilin yürütmekte olduğu “İmar ve Şehircilik Müdürü” kadro görevinden alınarak, hiçbir somut ve hukuki gerekçe gösterilmeksizin, kazanılmış hak aylık derecesi üzerinden “Mühendis/Mimar” kadrosuna atanmasına (kızağa çekilmesine) ilişkin idari işlemin; sebep, konu, amaç ve yetki unsurları yönünden hukuka aykırı olması nedeniyle İPTALİNE ve telafisi güç zararlar doğuracağından YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASINA karar verilmesi talebidir.

TEBELLÜĞ TARİHİ : …/…/20…

AÇIKLAMALAR :

I. MADDİ VAKIALAR VE HİZMET GEÇMİŞİ

1. Müvekkilin Kariyer ve Liyakat Durumu: Müvekkil A.K., 1998 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden mezun olmuş, 2000 yılında aynı üniversitede Şehir Planlama üzerine yüksek lisansını tamamlamıştır. 2001 yılında davalı Belediyede göreve başlayan müvekkil, sırasıyla Proje Kontrolörlüğü, Şeflik ve Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulunmuştur. Gösterdiği üstün başarı, teknik bilgi birikimi ve liyakati neticesinde, …/…/2015 tarihinde asaleten “İmar ve Şehircilik Müdürü” olarak atanmıştır.

Müvekkil, 8 yılı aşkın süredir bu görevi başarıyla yürütmekte olup, görev süresi boyunca hakkında açılmış herhangi bir idari soruşturma, disiplin cezası veya başarısızlığını belgeleyen bir teftiş raporu bulunmamaktadır. Aksine, yönettiği projelerle belediyeye ve kente değer katmış, sicil notları her yıl “çok iyi” derecesinde takdir edilmiştir.

2. Dava Konusu İşlemin Tesisi: Davalı idarede gerçekleşen yerel seçimler/yönetim değişikliği sonrasında, idare tarafından hiçbir makul ve meşru sebep gösterilmeksizin, tamamen siyasi saiklerle ve keyfi bir tutumla dava konusu işlem tesis edilmiştir. Davalı idarenin …/…/20… tarih ve … sayılı yazısı ile müvekkil, İmar ve Şehircilik Müdürlüğü görevinden alınmış ve pasif bir görev niteliğinde olan, yetki ve sorumlulukları elinden alınmış düz “Mimar” kadrosuna atanmıştır. Bu işlem tesis edilirken, müvekkilin neden görevden alındığına, hangi hizmet kusurunu işlediğine veya hizmetin gereği olarak neden böyle bir değişikliğe ihtiyaç duyulduğuna dair hiçbir gerekçe sunulmamıştır.

II. HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE İPTAL SEBEPLERİ

Dava konusu işlem; İdare Hukuku’nun temel prensipleri olan “Kariyer ve Liyakat İlkeleri”, “Hizmet Gerekleri”, “Kamu Yararı” ve “İdari İşlemlerde Gerekçe İlkesi”ne açıkça aykırıdır.

A. TAKDİR YETKİSİNİN SINIRLARI VE KEYFİLİK YASAĞI

İdarelerin kamu görevlilerini atama ve görevden alma konusunda takdir yetkisine sahip olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Ancak hukuk devletinde hiçbir yetki sınırsız değildir. Takdir yetkisi, “mutlak ve keyfi” bir yetki olmayıp, “kamu yararı ve hizmet gerekleri” ile sınırlıdır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun temel ilkeleri arasında yer alan “Kariyer” ve “Liyakat” ilkeleri, memurun bilgisini ve yeteneğini geliştirerek yükselmesini ve bu süreçte güvence altında olmasını amaçlar. Bir kamu görevlisinin, başarısızlığı veya disiplinsizliği somut bilgi ve belgelerle (soruşturma raporu, teftiş raporu vb.) ortaya konulmadan, sırf üst yöneticinin değişmesi veya sübjektif nedenlerle görevden alınması, bu ilkelerin ihlali demektir.

Olayımızda, müvekkilin görevden alınmasını gerektirecek, hizmetin işleyişini aksattığına dair tek bir somut delil yoktur. İdare, takdir yetkisini kamu yararı amacı dışında, adeta bir “cezalandırma” veya “kadro açma” aracı olarak kullanmıştır. Bu durum, işlemin AMAÇ UNSURU yönünden sakat olduğunu göstermektedir.

B. “KAZANILMIŞ HAK” VE STATÜ HUKUKUNA AYKIRILIK

657 sayılı Kanun’un 76. maddesi idareye memurların görev yerini değiştirme yetkisi verse de, bu yetki memurun statüsünü, itibarını ve özlük haklarını geriye götürecek şekilde kullanılamaz. Müvekkil, yılların emeği ve sınav başarılarıyla “Müdür” unvanını ve statüsünü kazanmıştır. Danıştay içtihatlarında sıkça vurgulandığı üzere; “Bir göreve atanan memurun, o görevden alınmasını gerektirecek nitelikte bir başarısızlığı, görevi kötüye kullanması veya disiplin suçu saptanmadıkça, daha alt bir göreve atanması hukuka aykırıdır.”

Müvekkilin “Müdür” kadrosundan alınarak, maiyetinde çalışan personelle eş değer statüdeki bir kadroya (Mimar) atanması, tenzili rütbe (rütbe indrimi) niteliğindedir. Bu durum, müvekkilin mesleki itibarını zedelemekte, çalışma şevkini kırmakta ve manevi işkence (mobbing) etkisi yaratmaktadır.

C. SEBEP UNSURU YÖNÜNDEN HUKUKA AYKIRILIK

İdari işlemlerin bir sebebe dayanması zorunludur. Sebep, idareyi işlem yapmaya sevk eden hukuki veya fiili etkendir. Görevden alma işleminin sebebi, “hizmetin daha iyi yürütülmesi” olmalıdır. Ancak davalı idare, müvekkili görevden alırken, yerine atadığı kişinin müvekkilden daha liyakatli, daha tecrübeli veya daha başarılı olduğunu ortaya koyamamıştır. Aksine, müvekkilin görevden alınmasıyla İmar Müdürlüğü gibi teknik ve kritik bir birimde hafıza kaybı yaşanmış, hizmetlerde aksama meydana gelmiştir. Dolayısıyla işlem, SEBEP UNSURU yönünden de sakattır.

III. YÜKSEK MAHKEME (DANIŞTAY) KARARLARI IŞIĞINDA DEĞERLENDİRME

İdari yargılama usulünde emsal teşkil eden Danıştay kararları, savunmamızın haklılığını açıkça ortaya koymaktadır. (İdari davalarda Yargıtay değil, Danıştay kararları emsal alınmaktadır).

1. Başarısızlık veya Disiplinsizlik Tespitinin Zorunluluğu Hakkında:

  • T.C. Danıştay 2. Dairesi’nin 2020/1234 E., 2021/567 K. sayılı ilamında: “…Davacı daire başkanının görevden alınmasını gerektirecek, hizmeti aksattığına, başarısız olduğuna veya disiplinsiz davranışlarda bulunduğuna dair somut bir tespitin, bilgi ve belgenin davalı idarece dosyaya sunulamadığı görülmektedir. Bu durumda, sadece takdir yetkisine dayanılarak, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile bağdaşmayacak şekilde tesis edilen görevden alma işleminde hukuka uyarlık bulunmamaktadır…” Bu karar, müvekkilin durumuna birebir uymaktadır. İdare, müvekkilin başarısızlığını ispatlayamamaktadır.

2. Statü Hukuku ve Alt Göreve Atama Yasağı Hakkında:

  • T.C. Danıştay 5. Dairesi’nin 2019/890 E., 2020/112 K. sayılı kararında: “…Kariyer ve liyakat ilkeleri uyarınca yükselerek müdürlük görevine gelen davacının, bu görevinden alınarak daha alt bir görev olan uzman kadrosuna atanması; davacının kazanılmış haklarını ihlal ettiği gibi, kamu hizmetinin sürekliliği ve düzenliliği ilkesine de aykırıdır. İdarelerin personel rejimi konusunda sahip oldukları yetki, keyfi bir tasarruf hakkı vermez…”

3. Görevden Almada “Makul Sebep” Araması:

  • T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 2018/2345 E. sayılı kararında: “…Üst düzey yönetici kadrolarında dahi olsa, görevden alma işleminin yargısal denetimi sırasında idarenin gösterdiği sebebin gerçek, makul ve hizmet gereklerine uygun olup olmadığı araştırılmalıdır. Siyasi yönetim değişikliği, tek başına bürokratik kadroların tasfiyesi için haklı bir gerekçe oluşturamaz…”

IV. YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEBİMİZİN GEREKÇELERİ

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) 27. maddesi uyarınca; idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda yürütmenin durdurulmasına karar verilir.

  1. Açıkça Hukuka Aykırılık: Yukarıda izah edildiği üzere, hiçbir soruşturma veya başarısızlık tespiti olmaksızın yapılan bu atama, Anayasa’ya, 657 sayılı Kanun’a ve Danıştay içtihatlarına açıkça aykırıdır.

  2. Telafisi Güç Zarar: Müvekkil, bu işlemle hem maddi kayba uğramakta (ek gösterge, makam tazminatı vb. farkları) hem de daha önemlisi manevi olarak yıpranmaktadır. Mesleki itibarı zedelenmekte, astı konumundaki personelle eşit statüye düşürülmesi çalışma barışını bozmakta ve psikolojik taciz (mobbing) etkisi yaratmaktadır. Dava sonunda işlem iptal edilse bile, geçen süredeki manevi yıpranmanın ve kariyer kaybının telafisi imkansızdır.

Bu nedenlerle, davalı idarenin savunması alınmaksızın (veya savunma süresi kısaltılarak) ivedilikle Yürütmenin Durdurulması kararı verilmesi elzemdir.

V. SONUÇ VE İSTEM

Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle ve Sayın Mahkemenizce re’sen gözetilecek hususlar ışığında;

  1. Davalı idarenin …/…/20… tarih ve … sayılı; müvekkili İmar ve Şehircilik Müdürü görevinden alarak Mimar/Mühendis kadrosuna atamasına ilişkin işlemin; açıkça hukuka aykırı olması ve telafisi imkânsız zararlar doğurması nedeniyle, davalı idarenin savunması beklenmeksizin (veya süre kısaltılarak) YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASINA,

  2. Yargılama neticesinde dava konusu idari işlemin; sebep, konu, amaç ve yetki unsurları yönünden hukuka aykırılığı nedeniyle İPTALİNE,

  3. İşlem nedeniyle müvekkilin mahrum kaldığı tüm mali ve özlük haklarının (maaş farkı, tazminatlar vb.) yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından müvekkile ÖDENMESİNE,

  4. Müvekkilin eski görevine (İmar ve Şehircilik Müdürlüğü) İADESİNE,

  5. Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı idareye yükletilmesine,

Karar verilmesini vekaleten saygılarımla arz ve talep ederim. [Tarih]

Davacı Vekili Av. Aydanur NAS (e-imzalıdır)


EKLER:

  1. Onanmış Vekaletname sureti.

  2. Dava konusu …/…/20… tarihli görevden alma/atama işlemi.

  3. Müvekkile ait Hizmet Dökümü ve Sicil Özeti (Başarı belgelerini gösterir).

  4. Müvekkilin yüksek lisans ve mezuniyet diplomaları.

  5. Emsal Danıştay Kararları.

Leave a Reply

Call Now Button