Single Blog Title

This is a single blog caption

Gerçek Olmayan Influencerın Gerçek Sorumluluğu: Yapay Zekâ Influencerlarının Hukuki Statüsü

Gerçek Olmayan Influencerın Gerçek Sorumluluğu: Yapay Zekâ Influencerlarının Hukuki Statüsü

Sosyal medyada kusursuz bir hayat yaşayan, dünyanın farklı şehirlerinden fotoğraflar paylaşan, takipçileriyle sohbet eden ve çeşitli markaların ürünlerini tanıtan bir influencer düşünelim.

Bu influencer hiçbir zaman yorulmuyor, yaşlanmıyor, özel hayat skandallarına karışmıyor ve markanın belirlediği mesajları eksiksiz biçimde kullanıyor. Çünkü gerçekte böyle bir insan bulunmuyor. Görüntüsü, sesi, kişiliği ve paylaşımları yapay zekâ veya bilgisayar destekli tasarım teknolojileriyle oluşturuluyor.

Yapay zekâ influencerı, bir kozmetik ürününü elinde tutarak şu ifadeyi kullanabilir:

“Bu serumu üç haftadır kullanıyorum. Cildimdeki lekeler tamamen kayboldu.”

Ancak yapay zekâ karakterinin bir cildi, kişisel deneyimi veya ürünü kullanma imkânı bulunmamaktadır. Buna rağmen tüketici, karşısındaki karakteri gerçek bir kişi zannedebilir ve reklamı gerçek kullanıcı deneyimi olarak algılayabilir.

Bu noktada önemli hukuki sorular ortaya çıkar:

  • Yapay zekâ influencerı hukuken kişi midir?
  • Marka ile sözleşme yapabilir mi?
  • Reklam Kurulu yapay zekâ karakterine ceza verebilir mi?
  • Yanıltıcı reklamdan kim sorumlu olur?
  • Yapay zekâ influencerının görüntüsü ve adı kime aittir?
  • Gerçek bir kişinin yüzü veya sesi kullanılırsa hangi haklar ihlal edilir?
  • Yapay zekânın kendi ürettiği paylaşım nedeniyle meydana gelen zararı kim öder?

Türk hukukunda yapay zekâ influencerlarının hukuk kişiliğini ve sorumluluğunu bütünüyle düzenleyen özel bir kanun henüz bulunmamaktadır. Yapay Zekâ Kanunu adıyla TBMM’ye sunulan teklifler hâlen komisyondadır. Bu nedenle uyuşmazlıklar; medeni hukuk, borçlar hukuku, tüketici hukuku, reklam hukuku, kişisel verilerin korunması, fikrî mülkiyet ve haksız rekabet hükümleri birlikte uygulanarak çözülmektedir.

Yapay Zekâ Influencerı Nedir?

Yapay zekâ influencerı; görünümü, sesi, kişiliği ve dijital davranışları tamamen veya kısmen bilgisayar sistemleriyle oluşturulan, sosyal medya üzerinden içerik yayımlayan ve takipçilerin tüketim davranışlarını etkileyen sanal karakterdir.

Bu karakterler aynı hukuki ve teknik yapıya sahip değildir. Uygulamada dört temel modelle karşılaşılmaktadır.

Tamamen kurgusal dijital karakter

Bu modelde karakterin yüzü, vücudu, adı, geçmişi ve kişiliği sıfırdan tasarlanır. Gerçek bir kişiyle doğrudan bağlantısı bulunmaz. Paylaşımlar tasarımcılar, metin yazarları, sosyal medya yöneticileri ve yapay zekâ sistemleri tarafından hazırlanır.

Gerçek kişi tarafından canlandırılan sanal karakter

Karakterin görüntüsü dijital olmakla birlikte hareketleri, mimikleri veya sesi gerçek bir oyuncudan alınabilir. Hareket yakalama, ses klonlama veya yüz dönüştürme teknolojileri kullanılabilir.

Gerçek kişinin dijital ikizi

Bir sanatçının, sporcunun, oyuncunun veya gerçek influencerın yüzü, sesi ve davranışları taklit edilerek dijital kopyası oluşturulur. Bu model kişilik hakları ve kişisel verilerin korunması bakımından en yüksek riski taşır.

Büyük ölçüde otonom yapay zekâ karakteri

Karakterin bazı paylaşımları, yorumları ve takipçi yanıtları insan tarafından tek tek hazırlanmaz. Yapay zekâ sistemi, önceden belirlenen kurallar ve veriler doğrultusunda içerik oluşturabilir.

Ancak teknik anlamdaki otonomi, hukuk düzeni bakımından bağımsız kişilik anlamına gelmez. Yapay zekâ karakterinin insan müdahalesi olmadan metin üretmesi, onu hak ve borç sahibi bir hukuk kişisine dönüştürmez.

Yapay Zekâ Influencerı Hukuken Kişi midir?

Türk hukukunda kişiler, gerçek kişiler ve tüzel kişiler olarak iki temel gruba ayrılır.

Türk Medeni Kanunu’nun 8. maddesine göre her insan hak ehliyetine sahiptir. Kanunun 28. maddesine göre gerçek kişilik, çocuğun sağ ve tamamıyla doğmasıyla başlar. Şirketler, dernekler ve vakıflar gibi tüzel kişilikler ise kanunun öngördüğü kuruluş işlemleri sonucunda kişilik kazanır.

Yapay zekâ influencerı ise insan değildir ve kanunda tanımlanan tüzel kişilerden birini oluşturmaz. Bu nedenle mevcut Türk hukuku bakımından:

  • Hak ehliyetine sahip değildir.
  • Borç altına giremez.
  • Sözleşme imzalayamaz.
  • Dava açamaz veya kendi adına davalı olamaz.
  • Malvarlığına sahip olamaz.
  • Vergi mükellefi olamaz.
  • İdari para cezasının doğrudan muhatabı olamaz.
  • Ceza hukuku anlamında fail olarak cezalandırılamaz.
  • Miras bırakamaz veya mirasçı olamaz.
  • İşçi, işveren, vekil veya şirket ortağı sıfatı taşıyamaz.

Dolayısıyla yapay zekâ influencerı hukuken bir “kişi” değil; bir yazılım, dijital karakter, ticari varlık, iletişim aracı veya marka unsuru niteliğindedir.

Karakterin sosyal medyada “Ben bir markayla anlaştım” şeklinde paylaşım yapması hukuken gerçek bir sözleşme iradesi değildir. Sözleşmenin tarafı, karakteri yöneten gerçek kişi veya şirkettir.

Yapay Zekâ Influencerı Kimin Adına Hareket Eder?

Yapay zekâ influencerının arkasında çoğunlukla birden fazla aktör bulunur:

  • Karakterin sahibi olan şirket,
  • Sosyal medya hesabını yöneten gerçek veya tüzel kişi,
  • Yapay zekâ sistemini geliştiren yazılım şirketi,
  • Görselleri hazırlayan tasarım veya prodüksiyon ekibi,
  • Reklam ajansı,
  • Reklam veren marka,
  • Yapay zekâ modelinin sağlayıcısı,
  • Sosyal medya platformu.

Hukuki sorumluluk, karakterin dışarıdan nasıl göründüğüne göre değil; reklamı kimin planladığına, içeriği kimin hazırladığına, hangi kişinin onay verdiğine ve ekonomik kazancın kime ait olduğuna göre belirlenir.

Örneğin yapay zekâ influencerının hesabı bir reklam ajansına aitse ve ajans marka adına reklam yayımlıyorsa sözleşme, ajans veya hesap sahibi şirket ile marka arasında kurulur. Reklam gelirinin sahibi de yapay zekâ karakteri değil, gerçek veya tüzel kişi olan hesap işletmecisidir.

Yapay zekâ karakterine aitmiş gibi gösterilen ev, araç, kıyafet, banka hesabı veya yatırım portföyü de hukuken karakterin malvarlığı değildir. Bu unsurlar karakterin sahibi veya işletmecisi olan kişi ya da şirkete aittir.

Yapay Zekâ Influencerı ile Sözleşme Yapılabilir mi?

Yapay zekâ influencerının kendisiyle geçerli bir sözleşme yapılamaz. Çünkü sözleşmenin taraflarının hak ve borç sahibi olabilecek hukuk kişileri olması gerekir.

Bir marka “Luna adlı yapay zekâ influencerı ile reklam sözleşmesi” başlığını kullanabilir. Ancak sözleşmede gerçek taraf olarak şu kişilerden biri gösterilmelidir:

  • Dijital karakterin sahibi şirket,
  • Karakter üzerindeki fikrî veya sınai hakları kullanan kişi,
  • Sosyal medya hesabının işletmecisi,
  • Reklam ajansı,
  • Yetkili lisans sahibi.

Sözleşmede yalnızca yapay zekâ karakterinin adı yazılır ve arkasındaki gerçek veya tüzel kişi gösterilmezse sözleşmenin tarafı, temsil yetkisi ve yükümlülüklerin kime ait olduğu konusunda ciddi uyuşmazlıklar ortaya çıkabilir.

Özellikle şu hususlar sözleşmede açıkça belirlenmelidir:

  • Dijital karakterin hukuki sahibi,
  • Sosyal medya hesaplarının sahibi,
  • Karakterin adı, görüntüsü ve sesi üzerindeki haklar,
  • Yapay zekâ sistemi ve yazılımların lisans koşulları,
  • İçerikleri hangi tarafın hazırlayacağı,
  • İnsan denetiminin kim tarafından yapılacağı,
  • Reklam metninin onay süreci,
  • Yanlış veya hukuka aykırı içerikten doğan sorumluluk,
  • Kişisel verilerin işlenmesi,
  • Karakterin başka markalarla çalışıp çalışamayacağı,
  • Reklamların yayımlanacağı ülkeler,
  • Yapay zekâ kullanımının tüketiciye nasıl açıklanacağı,
  • İçeriğin kaldırılması ve düzeltilmesi,
  • Reklam Kurulu kararları ve idari yaptırımlarda rücu,
  • Karakterin veya hesabın devredilmesi.

Reklam Hukuku Bakımından Yapay Zekâ Influencerı

Yapay zekâ influencerları bakımından en önemli hukuki alan tüketici ve reklam hukukudur.

Bir reklamın insan, animasyon karakteri veya yapay zekâ influencerı aracılığıyla yapılması, reklam verenin temel yükümlülüklerini değiştirmez. Reklamın doğru, dürüst, ispatlanabilir ve tüketiciyi yanıltmayacak biçimde hazırlanması gerekir.

Ticaret Bakanlığının Sosyal Medya Etkileyicileri Hakkında Kılavuzu, sosyal medya hesabı üzerinden bir mal veya hizmetin satışını sağlamak ya da hedef kitleyi ikna etmek amacıyla pazarlama iletişiminde bulunan etkileyicilerin reklamlarını kapsamaktadır. Yapay zekâ karakterinin bağımsız hukuk kişiliği bulunmasa da onun adına işletilen hesabın yaptığı tüketiciye yönelik reklamlar reklam mevzuatının dışında kalmaz.

Karakterin gerçek olmaması, reklamın etkisini azaltmak yerine kimi zaman daha da artırabilir. Tüketici sanal karakteri eğlence unsuru olarak görmekle birlikte onun ürün deneyimini gerçek zannedebilir.

Örneğin yapay zekâ influencerı şu ifadeleri kullanabilir:

“Bu parfümü her gün kullanıyorum.”

“Bu otelde geçen hafta konakladım.”

“Bu takviye sayesinde kendimi daha enerjik hissediyorum.”

“Bu krem cildimdeki lekeleri giderdi.”

Tamamen dijital bir karakterin ürün kullanması, otelde konaklaması veya kişisel sağlık deneyimi yaşaması mümkün değildir. Bu nedenle bu açıklamalar açıkça kurgu olduğu belirtilmediğinde tüketiciyi yanıltabilir.

1 Ağustos 2026’da Başlayacak Yeni Dönem

Türkiye’de yapay zekâyla oluşturulan reklamlar bakımından doğrudan düzenleme getiren önemli değişiklikler 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Yeni düzenlemeye göre reklamlarda yapay zekâ teknolojileri kullanılarak insandan ayırt edilemeyecek dijital karakterlere yer verilmesi hâlinde bu durumun açık, anlaşılır ve ayırt edilebilir şekilde belirtilmesi zorunlu olacaktır.

Ayrıca gerçek bir kişinin yapay zekâ teknolojileriyle oluşturulan dijital kopyasının, bir ürünü bizzat deneyimlediği veya tavsiye ettiği izlenimini veren reklamların yapılması yasaklanmıştır.

Bu kapsamda bir reklamda yalnızca “reklam” ibaresine yer verilmesi her durumda yeterli değildir. Tüketici aynı zamanda karşısındaki karakterin gerçek insan olmadığını anlayabilmelidir.

Kullanılabilecek açıklamalar somut içeriğe göre şu şekilde olabilir:

“Bu reklamda yer alan karakter yapay zekâ ile oluşturulmuştur.”

“Bu içerikteki kişi gerçek değildir.”

“Görüntü ve ses yapay zekâ teknolojisiyle üretilmiştir.”

“Bu karakterin anlatımı gerçek kullanıcı deneyimini yansıtmamaktadır.”

Açıklamanın videonun sonunda çok küçük yazıyla gösterilmesi veya onlarca etiket arasına gizlenmesi yeterli kabul edilmeyebilir. Açıklamanın içeriğin ilk görüldüğü anda fark edilebilir olması gerekir.

Yapay Zekâ Karakteri Gerçek Kullanıcı Deneyimi Sunabilir mi?

Yapay zekâ karakterinin bilinçli bir deneyim yaşaması mümkün değildir. Bu nedenle yapay zekâ influencerına kişisel kullanım deneyimi yüklenmesi hukuken sorunludur.

Karakter ürünü elinde tutabilir, sanal ortamda bir kıyafeti üzerinde gösterebilir veya ürünün teknik özelliklerini aktarabilir. Ancak;

“Ben kullandım.”

“Bana iyi geldi.”

“Benim saç dökülmemi durdurdu.”

“Bu araçla yüz kilometre yol yaptım.”

gibi ifadeler, gerçek deneyim izlenimi doğuruyorsa yanıltıcı olabilir.

Yapay zekâ influencerının tamamen kurgusal olduğu açıkça belirtilse bile ürün hakkındaki objektif iddiaların doğru olması gerekir. Karakterin yapay zekâ olduğu açıklaması, gerçek dışı sağlık, performans veya fiyat iddialarını hukuka uygun hâle getirmez.

Dolayısıyla iki ayrı şeffaflık yükümlülüğü bulunmaktadır:

  1. İçeriğin reklam olduğunun açıklanması,
  2. Karakterin yapay zekâ ile oluşturulduğunun açıklanması.

Bunlara ek olarak reklamın içeriği de doğru, ispatlanabilir ve mevzuata uygun olmalıdır.

Yanıltıcı Reklamdan Kim Sorumludur?

Yapay zekâ influencerının kendisi idari yaptırımın veya tazminatın muhatabı olamaz. Sorumluluk, karakterin arkasında bulunan gerçek ve tüzel kişilere yöneltilir.

Somut olayın özelliklerine göre şu kişiler sorumlu olabilir:

Reklam veren marka

Marka ürün hakkındaki iddiaları hazırlamış, reklam kampanyasını finanse etmiş veya içeriği yayımlanmadan önce onaylamışsa reklamın hukuka uygunluğundan sorumludur.

Markanın “Reklamı yapay zekâ oluşturdu” şeklindeki savunması sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Yapay zekâ, markanın ticari faaliyetinde kullandığı bir araçtır.

Yapay zekâ influencerının hesap sahibi

Sosyal medya hesabını işleten kişi veya şirket, hangi içeriğin yayımlanacağına karar veriyor ve reklam gelirini elde ediyorsa temel sorumlulardan biridir.

Reklam ajansı

Ajans yanıltıcı kampanyayı hazırlamış, dijital karakterin ifadelerini oluşturmuş veya reklamın hukuka aykırı yönlerini bilerek yayımlanmasını sağlamışsa sorumluluğu doğabilir.

Yazılım veya yapay zekâ hizmeti sağlayıcısı

Yapay zekâ sağlayıcısının sorumluluğu daha sınırlı ve somut olaya bağlıdır. Sistem yalnızca genel amaçlı bir içerik üretim aracı sağlıyor ve reklam metninin yayımlanmasına karar vermiyorsa her yanlış reklamdan otomatik olarak sorumlu tutulamaz.

Ancak sağlayıcı özel olarak reklam kampanyasını tasarlamış, sistemi hatalı bilgi üretecek biçimde geliştirmiş, sözleşmeyle doğruluk veya mevzuata uygunluk taahhüdünde bulunmuş ya da bilinen ciddi hatalara rağmen hizmeti sürdürmüşse sözleşmesel veya haksız fiil sorumluluğu gündeme gelebilir.

İçeriği onaylayan gerçek kişiler

Şirket yöneticileri, sosyal medya sorumluları veya kampanya yetkilileri hukuka aykırı reklamı bilerek onaylamışsa kendi fiilleri bakımından ayrıca sorumlulukla karşılaşabilir.

Yapay Zekânın Otonom Olması Sorumluluğu Kaldırır mı?

Yapay zekâ sisteminin insan tarafından hazırlanmayan bir cümle üretmesi, zararın sorumlusuz kalacağı anlamına gelmez.

Bir şirket, ürün tanıtımı yapması için yapay zekâ sistemini kullanıyorsa sistemin çıktıları üzerinde makul bir kontrol mekanizması kurmalıdır. Reklamın milyonlarca kişiye otomatik olarak yayımlanması, insan denetimine duyulan ihtiyacı ortadan kaldırmaz; aksine artırır.

Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı fiille başkasına zarar veren kişi zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanun’un sözleşmeye aykırılık hükümleri uyarınca sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle oluşan zarar da tazmin edilebilir.

Sorumluluk değerlendirmesinde özellikle şu sorular önemlidir:

  • Yapay zekâ sistemini kim devreye aldı?
  • Sistemin hangi verilerle çalışacağına kim karar verdi?
  • Paylaşım öncesinde insan kontrolü öngörülmüş müydü?
  • Yanlış içerik öngörülebilir miydi?
  • Daha önce benzer hatalar meydana gelmiş miydi?
  • İçeriği durdurabilecek veya düzeltebilecek kişi kimdi?
  • Yanlışlığın öğrenilmesinden sonra paylaşım kaldırıldı mı?
  • Sistem hukuka uygun reklam üretmek için sınırlandırılmış mıydı?

Bir işletmenin denetimsiz biçimde otomatik reklam yayımlaması, “kararı algoritma verdi” savunmasıyla sorumluluktan kaçmasına imkân sağlamaz.

Tüketici Zarar Görürse Tazminatı Kim Öder?

Yapay zekâ influencerının yanlış reklamına güvenerek ürün satın alan tüketici farklı kişilere karşı talepte bulunabilir.

Ürün, reklamda bildirilen özellikleri taşımıyorsa 6502 sayılı Kanun kapsamında ayıplı mal veya ayıplı hizmet hükümleri gündeme gelebilir. Bu durumda tüketicinin öncelikli muhatabı satıcı veya sağlayıcıdır.

Tüketici somut olayın şartlarına göre;

  • Sözleşmeden dönme,
  • Bedel indirimi,
  • Ücretsiz onarım,
  • Ayıpsız misille değiştirme,
  • Maddi zararların tazmini

haklarını kullanabilir.

Yapay zekâ influencerının hesap sahibi veya reklam ajansı, yanlış reklamı kusurlu biçimde hazırlayarak tüketicinin ayrıca zarara uğramasına neden olmuşsa Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümleri kapsamında tazminat sorumluluğu doğabilir.

Tazminat için genel olarak;

  • Hukuka aykırı bir reklam,
  • Kusur,
  • Gerçek ve ispatlanabilir zarar,
  • Reklam ile zarar arasında uygun nedensellik bağı

bulunmalıdır.

Örneğin yapay zekâ influencerı bir takviye ürününün ilaçların yerine geçebileceğini söylemiş ve tüketici bu açıklamaya güvenerek tedavisini bırakmışsa bedensel zarar bakımından çok daha ağır bir sorumluluk değerlendirmesi yapılabilir.

Reklam Kurulu Kime Ceza Verir?

Reklam Kurulu, yapay zekâ karakterinin kendisine para cezası veremez. Karakterin malvarlığı veya hukuk kişiliği bulunmamaktadır.

İdari yaptırımın muhatabı, reklamı veren, hazırlayan, yayımlayan veya hukuka aykırı ticari uygulamayı gerçekleştiren gerçek ya da tüzel kişiler olur.

Somut olayda;

  • Reklam veren şirket,
  • Dijital karakterin sahibi,
  • Sosyal medya hesabının işletmecisi,
  • Reklam ajansı,
  • İçerikte bağımsız rol üstlenen diğer ticari aktörler

inceleme konusu olabilir.

Karakterin profil açıklamasında sahibinin ve işletmecisinin gizlenmesi, sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Ödeme kayıtları, alan adı bilgileri, platform hesapları, reklam sözleşmeleri, marka yazışmaları ve içerik onayları üzerinden gerçek sorumlular belirlenebilir.

Gerçek Bir Kişinin Dijital Kopyasının Kullanılması

Yapay zekâ influencerının tamamen kurgusal olmasıyla gerçek bir kişinin yüzünün, sesinin veya davranışlarının kopyalanması aynı değildir.

Bir sanatçının yüzü, bir doktorun sesi veya tanınmış bir influencerın görüntüsü izinsiz kullanılarak sanal karakter oluşturulabilir. Karakter, kişinin hiç söylemediği sözleri söyleyebilir veya hiç kullanmadığı bir ürünü tavsiye edebilir.

Bu durumda kişinin;

  • Görüntüsü,
  • Sesi,
  • Adı,
  • Şöhreti,
  • Mesleki itibarı,
  • Ticari değeri,
  • Kişisel verileri

izinsiz kullanılmış olabilir.

Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesi, hukuka aykırı kişilik hakkı saldırılarına karşı koruma sağlamaktadır. Kanunun 25. maddesi uyarınca kişi saldırının önlenmesini, durdurulmasını, hukuka aykırılığın tespitini, düzeltme yayımlanmasını, maddi ve manevi tazminatı ve hukuka aykırı kullanım sonucunda elde edilen kazancın kendisine verilmesini talep edebilir. Adın haksız kullanımına karşı özel koruma da Kanun’un 26. maddesinde düzenlenmiştir.

Örneğin ünlü bir oyuncunun dijital kopyasının oluşturularak oyuncu bir bahis sitesini veya sağlık ürününü tanıtıyormuş gibi gösterilmesi, hem kişilik haklarını hem reklam mevzuatını ihlal edebilir.

1 Ağustos 2026’da yürürlüğe girecek yeni reklam düzenlemesi, gerçek kişinin yapay zekâ ile oluşturulan dijital kopyasının bir ürünü bizzat deneyimlediği veya tavsiye ettiği izlenimi veren reklamları açıkça yasaklamaktadır.

Kişisel Verilerin Korunması Bakımından Yapay Zekâ Influencerları

Tamamen kurgusal bir yapay zekâ karakteri tek başına kişisel veri değildir. Çünkü kişisel veri, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin bilgidir.

Ancak karakterin oluşturulması veya işletilmesi sırasında gerçek kişilere ait veriler kullanılabilir:

  • Yüz görüntüleri,
  • Ses kayıtları,
  • Biyometrik özellikler,
  • Fotoğraflar,
  • Hareket ve mimik verileri,
  • Sosyal medya paylaşımları,
  • Konum ve davranış bilgileri,
  • Takipçi profilleri,
  • Tüketici tercihleri.

Gerçek bir kişinin yüz ve ses özelliklerinin yapay zekâ karakterine aktarılması kişisel veri işleme faaliyeti oluşturabilir. Kişiyi benzersiz biçimde tanımlamaya elverişli biyometrik veriler söz konusu olduğunda özel nitelikli kişisel veri kuralları da gündeme gelebilir.

KVKK tarafından yayımlanan Üretken Yapay Zekâ ve Kişisel Verilerin Korunması Rehberi, yapay zekâ sistemlerinin geliştirilmesi ve kullanılması sırasında gerçekleşen veri işleme faaliyetlerinin 6698 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini; şeffaf, denetlenebilir ve insan merkezli yaklaşımın önemini vurgulamaktadır.

Yapay zekâ influencerı için veri kullanan şirketin özellikle şu konuları değerlendirmesi gerekir:

  • Geçerli bir veri işleme şartı bulunup bulunmadığı,
  • İlgili kişiye aydınlatma yapılıp yapılmadığı,
  • Verinin belirli ve meşru amaçla kullanılması,
  • Gereğinden fazla veri işlenmemesi,
  • Verilerin ne kadar süre saklanacağı,
  • Verilerin yurt dışına aktarılıp aktarılmadığı,
  • Model eğitimi için ayrıca kullanım bulunup bulunmadığı,
  • İlgili kişinin silme, düzeltme ve itiraz taleplerinin nasıl karşılanacağı,
  • Deepfake ve kimlik taklidi risklerine karşı güvenlik tedbirleri.

Bir oyuncunun yalnızca belirli bir reklam için verdiği görüntü kullanım izni, yüz ve ses verilerinin süresiz biçimde yapay zekâ eğitimi için kullanılmasına otomatik olarak izin vermez. Rızanın ve sözleşmenin kullanım amacı, mecra, süre ve kapsam bakımından açık olması gerekir.

Yapay Zekâ Influencerının Telif Hakkı Var mıdır?

Yapay zekâ influencerının kendisi eser sahibi olamaz.

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda eser sahibi, eseri meydana getiren gerçek kişi olarak kabul edilmektedir. Kültür ve Turizm Bakanlığı da bir fikrî ürünün eser sayılabilmesi için sahibinin hususiyetini taşımasını ve kanunda sayılan eser türlerinden birine girmesini aramaktadır.

Bu nedenle yapay zekâ sisteminin hiçbir yaratıcı insan katkısı bulunmadan tamamen kendi başına ürettiği görüntü, metin veya müzik üzerinde yapay zekâ adına telif hakkı doğmaz.

Bununla birlikte yapay zekâ influencerı projesinde insanlar tarafından oluşturulan unsurlar ayrı ayrı korunabilir:

  • Karakterin özgün görsel tasarımı,
  • Senaryolar,
  • Fotoğraf ve videolar,
  • Animasyonlar,
  • Müzikler,
  • Yazılım kodları,
  • Karakterin hikâyesi,
  • Özgün metin ve diyaloglar.

İnsanların yapay zekâyı bir araç olarak kullanarak yaratıcı tercihler yaptığı, çıktıyı seçtiği ve önemli ölçüde düzenlediği hâllerde somut ürünün insanın hususiyetini taşıyıp taşımadığı ayrıca değerlendirilir.

Yalnızca yapay zekâ sistemine basit bir komut verilmesi, her durumda komutu yazan kişiyi ortaya çıkan bütün içeriklerin eser sahibi yapmaz. İnsan katkısının yaratıcı nitelikte ve sonuç üzerinde belirleyici olması gerekir.

Karakterin Adı ve Görüntüsü Nasıl Korunabilir?

Yapay zekâ karakterinin kendisi kişilik hakkına sahip olmasa da karakter ekonomik değer taşıyan bir ticari varlık olabilir.

Karakterin;

  • Adı,
  • Logosu,
  • Görsel görünümü,
  • Ayırt edici kıyafetleri,
  • Sloganı,
  • Sosyal medya kullanıcı adı,
  • Ses tonu,
  • Ticari sunum biçimi

farklı hukuk araçlarıyla korunabilir.

Karakterin adı ve logosu marka olarak tescil edilebilir. Görsel görünüm şartları varsa tasarım olarak korunabilir. Özgün çizim, animasyon ve videolar telif korumasından yararlanabilir. Karakterin taklit edilerek tüketicilerin yanıltılması ise Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabet hükümlerini gündeme getirebilir.

Ancak bu hakların sahibi yapay zekâ karakteri değil; tescili yaptıran, eseri oluşturan veya hakları devralan gerçek ya da tüzel kişidir.

Karakterin adı başka bir gerçek kişinin adıyla aynıysa veya tanınmış kişinin şöhretinden yararlanacak şekilde seçilmişse kişilik hakkı ve marka hukuku uyuşmazlıkları doğabilir.

Yapay Zekâ Influencerının Haksız Rekabet Sorumluluğu

Yapay zekâ influencerının rakip ürünler hakkında gerçek dışı açıklamalar yapması, kendisini gerçek insan gibi göstermesi veya rakip bir influencerı taklit etmesi haksız rekabet oluşturabilir.

Örneğin karakter;

“Bu ürün piyasadaki tek güvenilir üründür.”

“Rakip markaların ürünleri sağlığa zararlıdır.”

“Ben bağımsız bir tüketiciyim ve bütün ürünleri denedim.”

şeklinde gerçeğe aykırı açıklamalar yapabilir.

Karakterin hukuki kişiliği bulunmadığından haksız rekabet davası doğrudan sanal karaktere yöneltilmez. İçeriği hazırlayan ve ticari menfaat elde eden işletme, reklam veren veya ajans davanın muhatabı olur.

Rakip işletme somut olayın şartlarına göre;

  • Haksız rekabetin tespitini,
  • Fiilin durdurulmasını,
  • Yanlış açıklamaların düzeltilmesini,
  • Maddi zararın tazminini,
  • Elde edilen kazancın verilmesini

talep edebilir.

Ceza Hukuku Bakımından Yapay Zekâ Influencerı

Yapay zekâ influencerının ceza sorumluluğu bulunmaz. Bir yazılım veya sanal karakter hakkında hapis ya da adli para cezası uygulanamaz.

Ancak yapay zekâ influencerı aracılığıyla gerçekleştirilen fiiller suç oluşturabilir.

Örneğin karakter;

  • Sahte yatırım projesine para göndermeye yönlendirebilir,
  • Yasa dışı bahis reklamı yapabilir,
  • Gerçek kişiye hakaret edebilir,
  • Bir kişinin yüzü ve sesiyle sahte açıklamalar yayımlayabilir,
  • Sahte ürünlerin satışında kullanılabilir,
  • Dolandırıcılık amacıyla takipçilerden para toplayabilir,
  • Özel hayat görüntülerini yayabilir.

Bu durumda ceza sorumluluğu, içeriği hazırlayan, sistemi yöneten, paylaşımı onaylayan veya suç planına katkı sağlayan gerçek kişiler bakımından değerlendirilir.

Yapay zekânın beklenmeyen bir içerik üretmiş olması kastın belirlenmesinde önem taşıyabilir. Ancak kişi sistemin suç veya zarar üretme riskini biliyor, buna rağmen sistemi kullanıyor veya sonuçtan yararlanıyorsa “algoritma yaptı” savunması yeterli olmayabilir.

Vergi Hukuku ve Yapay Zekâ Influencerı

Yapay zekâ influencerının kendisi vergi mükellefi değildir. Karakter adına banka hesabı açılamaz ve karakter gelir vergisi veya kurumlar vergisi beyannamesi veremez.

Reklam, sponsorluk, lisans, ürün satışı ve platform gelirleri;

  • Karakteri işleten gerçek kişiye,
  • Şahıs işletmesine,
  • Limited veya anonim şirkete,
  • Reklam ajansına

ait gelir sayılır.

Vergilendirme de geliri hukuken elde eden gerçek veya tüzel kişinin statüsüne göre yapılır.

Karakterin sosyal medya hesabında “kazancım” olarak gösterilen tutarlar hukuki açıdan karakterin geliri değildir. Gelir, hesabı yöneten ve reklam sözleşmesinin tarafı olan işletmeye aittir.

Yapay Zekâ Influencerı İşçi Sayılabilir mi?

Yapay zekâ influencerı işçi değildir. Ücret, çalışma süresi, yıllık izin, sigorta, kıdem tazminatı veya sendika hakkına sahip olamaz.

Ancak karakterin arkasında çalışan;

  • Animatörler,
  • Yazılımcılar,
  • Sosyal medya yöneticileri,
  • Seslendirme sanatçıları,
  • Metin yazarları,
  • Tasarımcılar

iş sözleşmesi veya bağımsız hizmet sözleşmesi kapsamında hak sahibi olabilir.

Bir şirket “Yapay zekâ influencerımız bütün işi yapıyor” diyerek karakteri fiilen üreten ve yöneten insanların işçilik haklarından kaçınamaz. Çalışanların hukuki statüsü, işin gerçekte nasıl yürütüldüğüne göre belirlenir.

Avrupa Birliği Yapay Zekâ Tüzüğü Bakımından Durum

Avrupa Birliği’nin 2024/1689 sayılı Yapay Zekâ Tüzüğü yürürlüğe girmiş olup önemli şeffaflık yükümlülükleri 2 Ağustos 2026 tarihinde uygulanmaya başlayacaktır.

Tüzüğün 50. maddesi kapsamındaki kurallar; yapay zekâ tarafından oluşturulan veya değiştirilen içeriklerin işaretlenmesini, deepfake içeriklerin açıklanmasını ve kullanıcıların belirli yapay zekâ sistemleriyle etkileşimde bulunduklarının bildirilmesini öngörmektedir. Avrupa Komisyonu, bu yükümlülüklerin 2 Ağustos 2026’dan itibaren uygulanacağını açıklamıştır.

Türkiye’de bulunan şirketlerin AB’deki tüketicilere yönelik yapay zekâ influencerı kampanyaları, faaliyetin yapısına ve Tüzüğün bölgesel kapsamına göre AB kuralları bakımından da değerlendirilmelidir.

Özellikle;

  • AB tüketicilerine yönelik reklam yapılması,
  • AB’de yerleşik marka için içerik hazırlanması,
  • Yapay zekâ çıktısının AB piyasasında kullanılması,
  • Deepfake veya sentetik medya yayımlanması

hâllerinde yalnızca Türk reklam mevzuatına uyulması yeterli olmayabilir.

Çocuklara Yönelik Yapay Zekâ Influencerları

Yapay zekâ influencerları çocuklar bakımından özel risk taşımaktadır. Çocuklar, karakterin kurgu olduğunu veya kendileriyle kurduğu ilişkinin otomatik sistem tarafından üretildiğini yetişkinler kadar kolay ayırt edemeyebilir.

Karakter çocukla arkadaşlık kuruyormuş gibi davranabilir, onun adını kullanabilir, kişiselleştirilmiş mesajlar gönderebilir ve oyun veya oyuncak satın almaya yönlendirebilir.

Bu durumda;

  • Reklamın açıkça belirtilmesi,
  • Karakterin yapay zekâ olduğunun açıklanması,
  • Çocuğun tecrübe eksikliğinin istismar edilmemesi,
  • Kişisel verilerin hukuka uygun işlenmesi,
  • Çocuğa doğrudan satın alma baskısı yapılmaması,
  • Ebeveynlerin otoritesinin zayıflatılmaması

gerekir.

Çocuklara yönelik ticari içeriklerde yalnızca hukuki metin eklemek yeterli değildir. Açıklama çocuğun yaşına uygun, sade ve anlaşılabilir olmalıdır.

Markalar İçin Hukuki Uyum Kontrolü

Yapay zekâ influencerıyla reklam kampanyası yürüten markaların paylaşım öncesinde şu kontrolleri yapması gerekir:

Karakterin sahibini belirleyin

Sözleşmenin yapay zekâ karakteriyle değil, hak sahibi gerçek veya tüzel kişiyle yapıldığından emin olunmalıdır.

Hak zincirini inceleyin

Karakterin görüntüsü, sesi, adı, yazılımı, kullanılan müzikler ve eğitim verileri bakımından gerekli hakların bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir.

Yapay zekâ açıklamasını görünür yapın

İnsandan ayırt edilemeyen karakterlerde, içeriğin yapay zekâ ile oluşturulduğu açıkça belirtilmelidir.

Gerçek deneyim izlenimi vermeyin

Dijital karakterin ürünü kullandığı, sağlık sonucu elde ettiği veya hizmeti şahsen deneyimlediği söylenmemelidir.

İnsan denetimi oluşturun

Yapay zekânın ürettiği reklam metni, yayımlanmadan önce hukuk ve marka ekipleri tarafından kontrol edilmelidir.

Gerçek kişi benzerliğini inceleyin

Karakterin yüzü, sesi veya adı gerçek kişiyi çağrıştırıyorsa geçerli izin ve lisansların bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.

Kişisel veri envanteri hazırlayın

Model eğitiminde, içerik üretiminde ve takipçi etkileşimlerinde hangi kişisel verilerin kullanıldığı belirlenmelidir.

Kriz ve kaldırma prosedürü oluşturun

Yanlış, ayrımcı, hakaret içeren veya hukuka aykırı bir paylaşım hâlinde içeriğin derhâl durdurulmasını sağlayan sistem kurulmalıdır.

Sorumluluk hükümlerini ayrıntılı düzenleyin

Sözleşmede reklam, telif, kişilik hakları, KVKK, idari yaptırımlar, üçüncü kişi talepleri ve sigorta hükümleri açıkça yer almalıdır.

Sonuç: Yapay Zekâ Karakteri Sanal, Sorumluluk Gerçektir

Yapay zekâ influencerları sosyal medyada gerçek bir insan gibi konuşabilir, takipçileriyle ilişki kurabilir ve milyonlarca liralık reklam kampanyalarının yüzü olabilir. Ancak bu görünüm, karaktere hukuk kişiliği kazandırmaz.

Mevcut Türk hukukunda yapay zekâ influencerı;

  • Gerçek kişi değildir,
  • Tüzel kişi değildir,
  • Sözleşmenin tarafı olamaz,
  • Eser sahibi sayılamaz,
  • Vergi mükellefi değildir,
  • İdari veya cezai yaptırımın doğrudan muhatabı olamaz.

Hukuki sorumluluk, karakteri meydana getiren ve kullanan insanlara ve şirketlere aittir.

Reklam veren marka, hesap sahibi, reklam ajansı, yapay zekâ geliştiricisi ve içeriği onaylayan kişiler; somut olaydaki kontrolleri, kusurları ve ekonomik rolleri ölçüsünde sorumlulukla karşılaşabilir.

Özellikle 1 Ağustos 2026’dan itibaren Türkiye’de insandan ayırt edilemeyen yapay zekâ karakterlerinin reklamlarda kullanıldığının açıkça belirtilmesi zorunlu olacaktır. Gerçek kişinin dijital kopyası üzerinden kişinin ürünü deneyimlediği veya tavsiye ettiği izlenimini veren reklamlar ise yasaklanacaktır. Avrupa Birliği’nde benzer yapay zekâ şeffaflık yükümlülükleri 2 Ağustos 2026’da uygulanmaya başlayacaktır.

Sonuç olarak yapay zekâ influencerlarının hukukta bağımsız kişilik kazanması bugün için söz konusu değildir. Hukukun temel sorusu “Yapay zekâ ne yaptı?” değil; yapay zekâyı kim geliştirdi, kim kullandı, kim denetledi, kim yayımladı ve kim ekonomik yarar elde etti? sorusudur.

Yapay zekâ influencerı ekranda yalnız olabilir; fakat hukuki sorumluluğun arkasında her zaman ulaşılması gereken bir insan veya işletme bulunur.

Leave a Reply

Call Now Button