“Freight Prepaid / Freight Collect” Kayıtlarının Navlun Alacak Takibine Etkisi
“Freight Prepaid / Freight Collect” Kayıtlarının Navlun Alacak Takibine Etkisi
(Konişmento şerhi üzerinden borçlu tespiti, ispat yükü ve pratik tahsilat stratejileri)
Deniz yoluyla eşya taşımalarında navlun (freight) alacağının tahsili çoğu kez “kimin borçlu olduğu” sorusuna takılır. Uygulamada bu sorunun ilk bakılan yeri, konişmento (B/L) üzerindeki “Freight Prepaid” veya “Freight Collect / Freight Payable at Destination” kayıtlarıdır. Ancak bu ibareler yalnızca ticari pratikte “ödemeyi kim yapacak” bilgisini vermekle kalmaz; Türk deniz ticareti hukukunda gönderilenin (consignee) navlun ve bağlantılı kalemlerden sorumluluğuna ilişkin karine ve sınırları da etkiler. Özellikle icra takibi (ilamsız takip/itirazın iptali) ya da alacak davası kurgusunda, yanlış borçluya gidilmesi çoğu dosyada zaman kaybı ve masraf doğurur.
Aşağıda; “freight prepaid/collect” şerhlerinin Türk Ticaret Kanunu (TTK) sisteminde ne anlama geldiğini, alacak takibinde doğru borçlu seçimini, delil stratejisini ve uygulamadaki kritik hataları adım adım ele alıyorum.
1) “Freight Prepaid” ve “Freight Collect” neyi ifade eder?
-
Freight Prepaid: Navlunun yükleme limanında (ya da sevk aşamasında) taşıtan/yükleten tarafından ödenmiş veya ödenecek olduğunu gösteren kayıttır. Ticari dilde “navlun peşin/önden” anlamına gelir.
-
Freight Collect / Freight Payable at Destination: Navlunun varışta (boşaltma limanında/teslimde) gönderilen tarafından ödeneceğini işaret eder; pratikte “mal teslimi–ödeme” bağlantısı kurar.
Bu kayıtlar tek başına her şeyi çözmez; çünkü navlun alacağının borçlusu ve gönderilenin hangi şartla borç altına girdiği TTK’da sistematik şekilde düzenlenmiştir.
2) Türk hukukunda temel çerçeve: Navlun borçlusu, gönderilenin durumu ve konişmentonun ispat işlevi
a) Asıl borçlu kuralı: Taşıtan
TTK m. 1200 çok nettir: “Navlunun borçlusu taşıtandır.”
Bu, navlun sözleşmesinin karşı ediminin (ücretin) kural olarak shipper/charterer tarafından ödeneceği anlamına gelir.
b) Gönderilen ne zaman borç altına girer? (TTK m. 1203)
Eşya, taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse; gönderilen, eşyayı teslim istediği anda, talebin dayandığı navlun sözleşmesi/konişmento hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle yükümlü hale gelir.
Buradaki kritik nokta şudur: Gönderilenin borcu otomatik değil; teslim talebi ile doğar ve konişmento/senet hükümleriyle sınırlıdır.
c) Hapis hakkının sınırı (TTK m. 1204 ve m. 1201)
-
Gönderilen, teslim talebinden itibaren yalnızca TTK m.1203 kapsamındaki alacaklar için hapis hakkına katlanır; bunun dışındaki alacaklar için gönderilene karşı hapis hakkı kullanılamaz.
-
Taşıyanın navlun sözleşmesinden doğan alacakları için eşya üzerinde hapis hakkı TTK m.1201’de düzenlenir; teslimden sonra dahi belirli koşullarla kullanılabilen teminat mantığı vardır.
d) Konişmentoda navlun kaydı yoksa ne olur? (TTK m. 1240 karinesi)
TTK m.1240/1, konişmentoda “navlunun gönderilen tarafından ödeneceğine” ilişkin kayıt yoksa, gönderilenin navlun/sürastarya ödemekle yükümlü olmadığı yönünde karine kurar; üstelik bu karinenin aksi, konişmentoyu devralan üçüncü kişiye (gönderilen dahil) karşı ispatlanamaz.
Bu hüküm, “freight prepaid/collect” tartışmasının alacak takibindeki en sert sonucunu doğurur: B/L’de ödeme yükümlülüğü gönderilene açıkça yüklenmemişse, gönderilene karşı tahsilat çoğu senaryoda kilitlenir.
3) Alacak takibinde ilk karar: Kime gideceksiniz?
Navlun alacağında (ve çoğu kez onun teferruatı sayılan kalemlerde) icra/dava stratejisinin ilk adımı doğru borçluyu seçmektir. Aksi halde borçlu itirazı/ husumet itirazı ile süreç uzar.
Senaryo 1 — Konişmentoda “Freight Collect / Payable on Delivery” gibi kayıtlar varsa
Bu durumda gönderilen, teslimi talep ettiği an itibarıyla (TTK m.1203) konişmentonun ödeme yükümlülüğü yüklediği ölçüde borçlu olabilir.
Özellikle konişmentoda “freight collect, payable at destination, payable on delivery” gibi ibarelerin gönderilenin sorumluluğunu kurmada kullanıldığı, öğretide ve uygulama değerlendirmelerinde açıkça vurgulanır.
Takip avantajı: Borçlu gönderilen seçildiğinde, elinizde B/L + teslim talebini gösteren belgeler varsa ilamsız icra daha hızlı sonuç verir.
Risk: Teslimi kimin talep ettiği veya “merchant” tanımı (consignee/notify/forwarder) net değilse itiraz artar.
Senaryo 2 — Konişmentoda “Freight Prepaid” yazıyorsa
“Freight prepaid” kaydı, dışarıya karşı “navlun peşin/ödenmiş/ödenecek” mesajı verir. Bu kayıt; gönderilen bakımından çoğu vakada “teslim talebiyle navlun borcu doğar” tezini zayıflatır; çünkü B/L, navlunun gönderilenden tahsil edileceğini söylemiyordur. Öğretide prepaid/collect ayrımının bu şekilde yorumlandığı örnekler mevcuttur.
Alacak takibine etkisi (pratik):
-
Gönderilene karşı takip açarsanız, gönderilen “B/L prepaid; bana borç yüklenemez” savunmasını TTK m.1240 karinesiyle güçlendirmeye çalışır.
-
Özellikle konişmento devredilmişse (akreditif zinciri, ciro vb.), iyi niyetli hamile karşı “aslında prepaid değildi” gibi iddialar çoğu kez duvara çarpar.
Bu senaryoda, tahsilatın ana adresi çoğunlukla taşıtan/yükleten olur (TTK m.1200).
Senaryo 3 — Konişmento “sessiz” (prepaid/collect yok) veya belirsizse
TTK m.1240’ın karinesi devreye girer: “gönderilenin navlun ödemekle yükümlü olmadığı” karinesi.
Bu durumda gönderilene karşı alacak takibi açmak, çoğu dosyada en baştan risklidir. Önce taşıtanla sözleşmesel ilişki üzerinden ilerlemek daha güvenli olur.
4) “Freight Prepaid” yazıp tahsil etmemek: Taşıyan açısından en pahalı hata
Uygulamada en sık görülen kriz şudur: Acente/taşıyan, ticari baskıyla B/L’ye “freight prepaid” yazar; fakat navlun fiilen tahsil edilmemiştir. Sonra varışta gönderilen “ben prepaid gördüm” der ve ödeme yapmadan eşyayı almak ister (ya da eşyayı almıştır).
Bu noktada alacak takibi ikiye ayrılır:
-
Taşıtan aleyhine takip/dava (kural olarak doğru adres): Navlun borçlusu taşıtan olduğundan, sözleşme–fatura–rezervasyon/booking notu–e-posta trafiği ile ispat kurulur.
-
Gönderilen aleyhine takip/dava (çoğu kez daha zor):
-
B/L’de gönderilene navlun ödeme yükümlülüğü açıkça yüklenmiyorsa, TTK m.1240 karinesi gönderileni koruyan güçlü bir bariyer olur.
-
Gönderilenin teslimi talep etmesi tek başına yetmeyebilir; çünkü TTK m.1203 “ödemeye yetkili kılındığı alacaklar” ile sınırlar getirir; prepaid kaydı da “yetkili kılma” argümanını daraltır.
-
Sonuç: Prepaid yazıldıysa, alacak takibinde “gönderilene yönelme” çoğu kez tahsilat verimini düşürür; alacak, shipper tarafında sıkışır.
5) “Freight Collect” kaydı: Teslim talebi + ispat = hızlı tahsilat
“Freight collect” dosyalarında taşıyanın eli daha güçlüdür; çünkü ödeme yeri/ödeyen taraf dışa yansıtılmıştır. Bu tip dosyalarda strateji:
a) Teslim talebini belgelendirin
Gönderilenin TTK m.1203 kapsamında borçlu hale gelmesi için “teslim istemi” kritik olduğundan , şu belgeler altın değerindedir:
-
Delivery Order / Ordino talebi
-
Gümrük işlemlerinde alıcı sıfatını gösteren beyanname/çekim evrakı
-
Terminal “gate-out / release” kayıtları
-
“Telex release / express release” onayı kimin lehine verildi?
-
Konteyner teslim-tesellüm, EIR (Equipment Interchange Receipt)
Bu belgelerle ilamsız icra takibi açıldığında, itiraz gelirse itirazın iptali davasında ispat omurgası kurulur.
b) Hapis hakkı/teminat penceresini kaçırmayın
Eşya hâlen taşıyanın zilyetliğindeyse, hapis hakkı (TTK m.1201) tahsilat baskısı yaratır.
Ancak gönderilene karşı hapis hakkının sınırı TTK m.1204’tür: sadece 1203 kapsamındaki alacaklar için.
Bu yüzden, “collect” dosyalarında hapis hakkı tehdidini doğru kalemlere dayandırmak gerekir (aksi halde kötü niyet/menfi tespit riski büyür).
6) Tahsilat kurgusu: İlamsız icra mı, alacak davası mı?
İlamsız icra takibi (genellikle ilk seçenek)
-
Avantaj: Hızlı; borçlu itiraz etmezse doğrudan haciz aşamasına geçer.
-
Kritik: Borçlunun doğru seçilmesi ve itiraz gelirse itirazın iptali davasında delillerin hazır olması.
Collect dosyasında (teslim talebi + B/L kaydı netse) ilamsız icra çoğu zaman efektif olur.
Prepaid dosyasında (B/L prepaid ama tahsil yoksa) doğrudan gönderilene icra çoğu dosyada “itiraz + uzun yargılama” üretir; shipper’a yönelmek daha rasyoneldir.
Alacak davası (özellikle karmaşık sözleşme ilişkilerinde)
Şu durumlarda doğrudan dava daha temiz olabilir:
-
B/L ile charterparty/booking note arasında çelişki varsa
-
Borçlu kimliği “forwarder mı, NVOCC mi, merchant tanımı kim?” gibi teknik tartışmaya açıksa
-
Kalemler navlun dışında “THC/demurrage/detention/extra handling” gibi ayrışıyorsa
İstanbul BAM kararlarında, konişmentodaki navlun kaydı ile varış masraflarına ilişkin düzenlemelerin birlikte uyuşmazlığa konu edilmesi örneklenebiliyor; bu tip dosyalarda kalem bazlı ispat iyi kurgulanmalı.
7) Delil stratejisi: “Kayıt” tek başına yetmez, dosyayı paketleyin
Navlun alacağı tahsilatında en sık kaybedilen yer, dosyanın “tek belgeye” (sadece B/L veya sadece fatura) yaslanmasıdır. Güçlü dosya paketi şunları içerir:
-
Taşıma ilişkisini kuran belgeler
-
Booking note / taşıma talimatı
-
Navlun sözleşmesi / charterparty (varsa)
-
Konişmento (tüm yüzler; arka yüz klozları dahil)
-
Borçlu–alacaklı ilişkisinin kimle kurulduğunu gösteren zincir
-
Taraf e-postaları, navlun teyidi, rate confirmation
-
Acente/forwarder yetki yazıları, invoice addressee mantığı
-
“Merchant” tanımı (consignee/shipper/notify/holder) etkiliyse buna dayanak
-
Teslim talebini ve teslimi gösteren belgeler (collect dosyasında olmazsa olmaz)
-
Ordino/DO, terminal release, EIR, gümrük çekim evrakı
-
Hesap dökümü
-
Freight invoice, detaylı statement of account
-
Kur/para birimi ve vade koşulları
-
Kısmi ödeme varsa mahsup tablosu
Bu paket, itirazın iptali davasında “kimin borçlu olduğu” tartışmasını kısaltır; ayrıca haksız itiraz tazminatı gibi yan talepleri de daha güvenli zemine taşır.
8) Pratik kontrol listesi: Uyuşmazlık çıkmadan önce 7 hamle
-
B/L’ye “prepaid” yazıyorsanız tahsilatı görmeden yazmayın. (En büyük yapısal risk)
-
Collect ise, teslimde ödeme mekanizmasını (release şartı) prosedüre bağlayın.
-
“Sessiz” B/L bırakmayın; TTK m.1240 karinesi gönderilene alan açar.
-
Navlun dışındaki masrafları (THC, demurrage, detention) B/L veya atıf yapılan şartlarda açıklaştırın; kalemler ayrışınca ispat kolaylaşır.
-
Teslim talebi kanıtlarını sistematik saklayın (DO/release/gate-out).
-
Borçlu taraf forwarder ise “ana taşıyan/taşıtan” ayrımını sözleşmesel olarak netleştirin (kim kimin adına işlem yapıyor?).
-
İcra yoluna gidecekseniz, baştan “itiraz gelirse” diye dosyayı mahkeme standardında hazırlayın (delil paketi).
Sonuç
“Freight prepaid/collect” ibareleri, yalnızca ticari bir not değil; alacak takibinin hedefini, ispat yükünü ve çoğu kez tahsilat hızını belirleyen hukuki bir kaldıraçtır. Türk hukukunda kural olarak navlun borçlusu taşıtan olsa da , gönderilenin sorumluluğu teslim talebi ve konişmentonun ödeme rejimi üzerinden (TTK m.1203–1204) şekillenir. Konişmentoda gönderilenin ödeyeceğine dair kayıt yoksa TTK m.1240 karinesi, gönderilene karşı takibi ciddi ölçüde zayıflatır.
Bu nedenle, her navlun ihtilafında ilk soru “ne kadar alacağım var?” değil, “B/L bu alacağı kime ve hangi şartla yüklemiş?” olmalıdır.