Single Blog Title

This is a single blog caption

Yurt Dışındaki Hesap Gerçekten Gizli mi? Banka Hesaplarının Tespiti, CRS ve Türkiye’nin Otomatik Bilgi Değişimi Rejimi

Yurt Dışındaki Hesap Gerçekten Gizli mi? Banka Hesaplarının Tespiti, CRS ve Türkiye’nin Otomatik Bilgi Değişimi Rejimi

Kişilerin veya şirketlerin malvarlıklarını başka ülkelerde bulunan banka hesaplarına aktarması; alacak tahsili, boşanma ve mal rejiminin tasfiyesi, miras, vergi incelemesi, dolandırıcılık ve kara para aklama soruşturmaları bakımından önemli hukuki sorunlar doğurmaktadır.

Günümüzde banka hesaplarının ülke dışında bulunması, bunların hiçbir şekilde tespit edilemeyeceği anlamına gelmez. Buna karşılık dünyadaki bütün banka hesaplarını gösteren ve alacaklıların, avukatların veya mahkemelerin doğrudan erişebildiği tek bir uluslararası veri tabanı da bulunmamaktadır.

Yurt dışındaki bir banka hesabının tespit edilip edilemeyeceği;

  • Hesabın bulunduğu ülkeye,
  • Araştırmanın özel hukuk, vergi veya ceza soruşturması kapsamında yapılmasına,
  • Alacaklıda bulunan başlangıç delillerine,
  • İlgili ülkeler arasındaki uluslararası anlaşmalara,
  • Talepte bulunan makamın yetkisine,
  • Bankacılık sırrı ve kişisel verilerin korunması kurallarına,

göre değişmektedir.

Bu noktada sıkça karıştırılan iki kavram birbirinden ayrılmalıdır: Yurt dışındaki banka hesabının bir alacaklı tarafından hukuki yollarla araştırılması ile vergi idareleri arasındaki otomatik finansal bilgi değişimi aynı şey değildir.

1. Yurt dışındaki banka hesaplarının tespiti nasıl yapılır?

Yurt dışındaki banka hesabının tespiti bakımından öncelikle araştırmanın amacı belirlenmelidir. Bir vergi idaresinin, ceza savcılığının veya mahkemenin sahip olduğu yetkiler ile özel bir alacaklının sahip olduğu imkânlar aynı değildir.

Özel bir alacaklı, yalnızca borç ilişkisinin varlığına dayanarak başka ülkelerdeki bütün bankalara yazı gönderilmesini ve borçlu adına hesap bulunup bulunmadığının araştırılmasını isteyemez. Bankacılık sırrı ve kişisel verilerin korunması kuralları gereğince, hesap bilgilerinin açıklanabilmesi için hesap sahibinin rızası, açık bir kanuni dayanak veya yetkili mahkeme ya da kamu makamı kararı gerekir.

Bu nedenle araştırma genellikle tek aşamalı bir “hesap sorgulaması” şeklinde değil, birbirini tamamlayan hukuki ve mali incelemeler yoluyla yürütülür.

2. İlk aşama: Para hareketlerinin ve mali bağlantıların araştırılması

Yurt dışındaki hesabın bulunmasında en önemli unsur, araştırmayı belirli bir ülke, banka veya işlemle ilişkilendirecek başlangıç delilleridir.

Bu kapsamda özellikle;

  • Daha önce yapılmış banka havaleleri,
  • IBAN, SWIFT veya BIC bilgileri,
  • Döviz transfer dekontları,
  • Kredi kartı ve ödeme kuruluşu kayıtları,
  • E-posta ve mesajlaşma içerikleri,
  • Fatura ve sipariş belgeleri,
  • Şirketlerin mali tabloları,
  • Yabancı şirket ortaklıkları,
  • Ticaret sicili kayıtları,
  • Vergi beyannameleri,
  • Kira, satış veya yatırım sözleşmeleri,
  • Kripto para borsalarından banka hesaplarına yapılan transferler,

incelenmelidir.

Örneğin borçlunun daha önce Almanya’daki belirli bir bankadan ödeme yaptığına ilişkin dekont bulunması, “borçlunun dünyanın herhangi bir yerinde hesabı vardır” şeklindeki soyut iddiaya göre çok daha etkili bir delildir. Mahkemeden veya yabancı makamdan yapılacak talebin mümkün olduğu ölçüde ülke, banka, hesap dönemi ve işlem türü bakımından somutlaştırılması gerekir.

3. Türk mahkemesinde belge ibrazı talep edilebilir mi?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 219. maddesine göre taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandığı ve ellerinde bulunan belgeleri mahkemeye sunmakla yükümlüdür. Belgenin varlığı anlaşılmasına rağmen ibraz edilmemesi hâlinde HMK’nin 220. maddesindeki sonuçlar gündeme gelebilir.

Bu kapsamda davalıdan;

  • Yurt dışı hesap ekstrelerini,
  • Uluslararası para transfer belgelerini,
  • Yabancı banka hesap açılış sözleşmelerini,
  • Hesap kapatma belgelerini,
  • Yabancı ülkedeki yatırım hesaplarına ilişkin kayıtları,

sunması istenebilir.

Bununla birlikte Türk mahkemesinin doğrudan yabancı bir bankaya müzekkere yazarak Türk bankalarında olduğu gibi cevap alması çoğu durumda mümkün değildir. Çünkü yabancı banka, bulunduğu ülkenin hukukuna ve bankacılık sırrı kurallarına tabidir. Türk mahkemesinin talebinin yabancı ülkede yerine getirilmesi için uluslararası adli yardımlaşma mekanizmalarının işletilmesi gerekebilir.

4. Uluslararası istinabe yoluyla banka kayıtları getirilebilir mi?

Türkiye’de devam eden bir hukuk veya ticaret davasında yabancı ülkedeki delilin elde edilmesi için uluslararası istinabe yoluna başvurulabilir.

1970 tarihli Hukuki veya Ticari Konularda Yabancı Ülkelerde Delil Sağlanması Hakkında Lahey Sözleşmesi, taraf devletler arasında istinabe talepleri ile diplomatik veya konsüler görevliler ve görevlendirilen kişiler üzerinden delil teminine ilişkin yöntemler öngörmektedir. Türkiye de sözleşmeyi onaylayan devletler arasındadır.

Ancak Lahey Delil Sözleşmesi, bütün bankalarda genel ve sınırsız hesap araştırması yapılmasını sağlayan bir sistem değildir. Talep edilen belgenin uyuşmazlıkla ilgisi, hangi kişi veya kuruma ait olduğu, hangi dönemi kapsadığı ve neden gerekli olduğu açıklanmalıdır. Ayrıca yabancı devletin sözleşmeye ilişkin beyanları, çekinceleri, banka sırrı mevzuatı ve delilin bulunduğu ülkenin usul hukuku dikkate alınır.

Bu nedenle “borçlunun yurt dışında hesabı olup olmadığının araştırılması” şeklindeki genel bir talep yerine, örneğin “borçlunun belirli tarihte belirli bankaya gönderdiği paranın yatırıldığı hesap ile ilgili hesap açılış ve hareket kayıtlarının getirtilmesi” biçiminde somutlaştırılmış bir talep daha işlevseldir.

5. Türk mahkeme kararıyla yabancı ülkedeki hesaba haciz konulabilir mi?

Türk mahkemesinden alınan alacak kararı, yabancı ülkedeki banka hesabı üzerinde kendiliğinden haciz doğurmaz. Kararın hesabın bulunduğu ülkede tanınması veya tenfiz edilmesi ve daha sonra o ülkenin icra hukukuna göre uygulanması gerekir.

Genel süreç şu şekilde ilerler:

  1. Türkiye’de alacak davası veya icra takibi sonuçlandırılır.
  2. Kararın kesinleşme ve icra edilebilirlik belgeleri alınır.
  3. Karar, hesabın bulunduğu ülkede tanıma veya tenfiz sürecine konu edilir.
  4. O ülkenin yetkili icra makamına başvurulur.
  5. Yerel hukukta mevcutsa banka hesabı araştırma, açıklama veya haciz mekanizmaları kullanılır.

Bazı durumlarda doğrudan borçlunun veya malvarlığının bulunduğu ülkede dava açılması, Türkiye’de karar alıp daha sonra tenfiz süreci yürütülmesine göre daha hızlı olabilir. Bu nedenle dava açılmadan önce yalnızca hangi mahkemenin yetkili olduğu değil, kararın fiilen nerede icra edileceği de değerlendirilmelidir.

6. Avrupa Birliği’nde banka hesabının tespiti ve dondurulması

Avrupa Birliği hukukunda, sınır ötesi alacakların tahsilini kolaylaştırmak amacıyla Avrupa Hesap Koruma Emri — European Account Preservation Order, EAPO düzenlenmiştir.

655/2014 sayılı AB Tüzüğü kapsamında, hukuk ve ticaret uyuşmazlıklarında başka bir katılımcı AB ülkesindeki banka hesabında bulunan paranın geçici olarak dondurulması mümkündür. Sistem Danimarka dışında katılımcı AB devletlerinde uygulanmaktadır.

Belirli koşullar altında alacaklı, borçlunun hangi bankada hesabı bulunduğunu veya hesap numarasını bilmese dahi, mahkemenin hesabın bulunduğu düşünülen ülkenin bilgi edinme makamından araştırma yapmasını isteyebilir. Bununla birlikte alacaklının haklılığını gösteren yeterli delil sunması ve tedbir alınmazsa tahsilin engelleneceği veya önemli ölçüde güçleşeceği yönünde gerçek bir risk bulunduğunu ortaya koyması gerekir.

Türkiye AB üyesi olmadığı için, yalnızca Türkiye’de yerleşik olunması ve Türk mahkemesinden karar alınması bu sisteme doğrudan erişim sağlamaz. Resmî başvuru formunda hem başvurulan mahkemenin hem de alacaklının düzenlemenin uygulandığı bir üye devlet bağlantısına sahip olması gerektiği belirtilmektedir. Bu nedenle Türk alacaklı bakımından EAPO imkânı; AB’de yerleşiklik, şirket merkezi, yetkili mahkeme veya elde edilmiş karar gibi bağlantılar üzerinden somut olay özelinde değerlendirilmelidir.

7. Ceza soruşturmalarında yabancı banka hesapları nasıl araştırılır?

Dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya başka bir suç şüphesinin bulunması hâlinde savcılık ve ceza mahkemeleri, uluslararası adli yardımlaşma yoluyla yabancı ülkelerden banka bilgisi talep edebilir.

6706 sayılı Cezai Konularda Uluslararası Adli İş Birliği Kanunu, Türk adli mercileri ile yabancı devletlerin adli mercileri arasındaki iş birliğinin usul ve esaslarını düzenlemekte; Adalet Bakanlığını merkezî makam olarak belirlemektedir. Talepler, taraf olunan uluslararası anlaşmalar veya karşılıklılık ilkesi çerçevesinde yürütülür.

Bu kapsamda somut suç şüphesi ve delillerin bulunması hâlinde;

  • Hesap sahibinin kimlik bilgileri,
  • Hesap açılış belgeleri,
  • Para transferleri,
  • Hesaba para gönderen veya hesaptan para alan kişiler,
  • Hesabın nihai faydalanıcısı,
  • Suç gelirinin izlediği para zinciri,

araştırılabilir ve şartları varsa malvarlığı değerlerinin dondurulması talep edilebilir.

Ancak ödenmeyen her borç ceza hukuku uyuşmazlığı değildir. Sırf özel hukuk alacağını daha hızlı tahsil etmek veya banka hesabını araştırmak amacıyla dayanaksız ceza şikâyetinde bulunulması hukuken korunmaz. Ceza yoluna ancak gerçek ve somut bir suç şüphesinin bulunması hâlinde başvurulmalıdır.

8. Otomatik bilgi değişim sistemi nedir?

Finansal Hesap Bilgilerinin Vergi Amaçlı Otomatik Değişimi, yaygın adıyla CRS — Common Reporting Standard, kişilerin vergi açısından yerleşik oldukları ülke dışındaki finansal hesap bilgilerinin, hesabın bulunduğu ülkenin vergi idaresi tarafından her yıl kişinin mukim olduğu ülkenin vergi idaresine gönderilmesini sağlayan uluslararası sistemdir.

Sistem esas olarak vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi, yurt dışı gelirlerin beyan edilip edilmediğinin denetlenmesi ve vergisel şeffaflığın artırılması amacıyla kurulmuştur. Bilgiler bankadan doğrudan yabancı devlete gönderilmez. Türkiye’deki bankalar ve diğer bildirim yükümlüsü finansal kuruluşlar bilgileri Gelir İdaresi Başkanlığına iletir; Gelir İdaresi Başkanlığı da bunları güvenli elektronik sistem üzerinden ilgili ülkenin vergi idaresine gönderir. Aynı şekilde Türkiye’de vergi mukimi olan kişilerin diğer katılımcı ülkelerdeki hesaplarına ilişkin bilgiler Türkiye’ye iletilir.

Dolayısıyla sistem;

  • Bir alacaklının borçlunun hesaplarını sorguladığı,
  • Avukatların erişebildiği,
  • Mahkemelerin bütün hesapları doğrudan görebildiği,
  • Hesaplara otomatik haciz konulmasını sağlayan,

bir malvarlığı araştırma sistemi değildir. Bu, vergi idareleri arasında ve vergi amaçlarıyla işleyen bir bilgi değişim mekanizmasıdır.

9. Türkiye otomatik bilgi değişim sistemine taraf mıdır?

Evet. Türkiye, finansal hesap bilgilerinin otomatik değişimine ilişkin uluslararası sisteme taraftır.

Türkiye, Vergi Konularında Karşılıklı İdari Yardımlaşma Sözleşmesi’ni 2011 yılında imzalamıştır. CRS uygulamasını düzenleyen Finansal Hesap Bilgilerinin Otomatik Değişimine İlişkin Çok Taraflı Yetkili Makam Anlaşması’nı 21 Nisan 2017 tarihinde imzalamış ve 31 Aralık 2019 tarihinde onaylamıştır. Türkiye bakımından bilgileri toplamaya ve paylaşmaya yetkili makam Gelir İdaresi Başkanlığıdır.

Türkiye’nin ilk otomatik bilgi değişimi 2018 yılında Norveç ve Letonya ile başlamıştır. Daha geniş kapsamlı çok taraflı uygulamada 2019 ve 2020 yıllarına ait bilgiler 2021 yılında, 2021 yılına ait bilgiler ise 2022 yılında karşılıklı olarak paylaşılmıştır. Takip eden dönemlerde değişim yıllık takvime göre sürdürülmektedir.

Bununla birlikte Türkiye’nin anlaşmaya taraf olması, dünyadaki bütün ülkelerle aynı anda ve aynı kapsamda bilgi değişimi yaptığı anlamına gelmez. İki ülke arasındaki değişim ilişkisinin etkinleştirilmiş olması, karşılıklılık, veri güvenliği ve gizlilik koşullarının karşılanması gerekir. Aktif ülkeler listesi zaman içinde değişebildiğinden her somut dosyada OECD’nin güncel etkinleştirilmiş değişim ilişkileri listesi kontrol edilmelidir.

10. Otomatik bilgi değişiminde vatandaşlık mı, vergi mukimliği mi önemlidir?

Sistemin temel ölçütü vatandaşlık değil, vergi mukimliğidir.

Bir Türk vatandaşının uzun süredir Almanya’da yaşaması ve vergi bakımından Almanya’da mukim sayılması hâlinde, Türkiye’deki bildirime tabi hesabına ilişkin bilgiler şartları varsa Almanya’ya gönderilebilir. Buna karşılık yabancı vatandaşlığı bulunan ancak Türkiye’de vergi mukimi olan kişinin katılımcı ülkelerdeki hesap bilgileri Türkiye’ye iletilebilir.

Bir kişinin birden fazla ülkede vergi mukimi görünmesi hâlinde çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarındaki mukimlik kuralları, daimî mesken, hayatî menfaatlerin merkezi, mutat oturma yeri ve vatandaşlık gibi bağlantılar ayrıca değerlendirilir.

Adresin veya vergi mukimliği beyanının gerçeğe aykırı biçimde değiştirilmesi, sistemin dışında kalmak için güvenli bir yöntem değildir. Finansal kuruluşlar müşterinin beyanı yanında ellerindeki adres, telefon, para transferi talimatı ve diğer göstergeleri de inceleyebilir.

11. Kimlerin hesapları bilgi değişimine tabidir?

Koşulların oluşması hâlinde sistem;

  • Gerçek kişilerin,
  • Şirketlerin ve diğer tüzel kişilerin,
  • Ortaklıkların,
  • Vakıf ve benzeri yapıların,
  • Pasif nitelikteki şirketlerin kontrol eden kişilerinin,
  • Hesap üzerinde nihai hak veya kontrol sahibi kişilerin,

finansal hesaplarını kapsayabilir.

Özellikle şirket kurularak hesabın şirket adına açılması, gerçek faydalanıcının her durumda bilgi değişimi dışında kalacağı anlamına gelmez. Pasif nitelikteki kuruluşlarda kontrol eden kişilerin vergi mukimliği ayrıca araştırılabilir. GİB rehberinde, ilgili ülkelerde mukim kişi ve kurumların yanında belirli koşullarda pasif kuruluşların kontrol eden kişilerinin de kapsama girebileceği belirtilmektedir.

12. Hangi hesaplar otomatik bilgi değişimi kapsamındadır?

CRS kapsamında genel olarak şu hesaplar bildirim konusu olabilir:

  • Mevduat hesapları,
  • Saklama hesapları,
  • Yatırım hesapları,
  • Fon ve menkul kıymet hesapları,
  • Belirli şirket veya yatırım kuruluşlarındaki borç ve ortaklık payları,
  • Nakdî değer taşıyan sigorta sözleşmeleri,
  • Düzenli ödeme sağlayan anüite sözleşmeleri.

Hesabın vadeli veya vadesiz olması, döviz veya Türk lirası cinsinden tutulması ya da hesapta yıl içerisinde az sayıda işlem yapılması tek başına hesabı sistem dışında bırakmaz.

Ortak hesaplarda ise toplam bakiyenin yalnızca ortak sayısına bölünmüş kısmı yerine, hesabın tamamı her hesap sahibi bakımından raporlanabilir. Bu durum kişinin hesabın tamamına ekonomik olarak sahip olduğu anlamına gelmez; CRS’nin raporlama yönteminden kaynaklanır.

13. Hangi bilgiler paylaşılır?

Otomatik bilgi değişimi kapsamında genel olarak şu bilgiler gönderilir:

  • Hesap sahibinin adı ve soyadı veya unvanı,
  • Adresi,
  • Vergi mukimi olduğu ülke,
  • Vergi kimlik numarası,
  • Doğum tarihi ve doğum yeri,
  • Hesap numarası,
  • Finansal kuruluşun bilgileri,
  • Yıl sonu hesap bakiyesi veya değeri,
  • Yıl içinde elde edilen toplam faiz,
  • Temettü ve benzeri gelirlerin brüt tutarı,
  • Finansal varlık satışlarından doğan belirli brüt tutarlar.

Gayrimenkul ve taşıt bilgileri CRS kapsamındaki otomatik finansal hesap değişiminin konusu değildir. Ayrıca banka hesabındaki her bir para yatırma, çekme veya havale işleminin ayrıntısı otomatik olarak paylaşılmaz. GİB rehberinde hesap hareketi detaylarının finansal kuruluşlardan otomatik değişim kapsamında alınmadığı ve paylaşılmadığı açıkça belirtilmektedir.

Bununla birlikte ayrıntılı hesap hareketlerinin CRS kapsamında otomatik gönderilmemesi, bunların hiçbir şekilde elde edilemeyeceği anlamına gelmez. Vergi incelemesi, talep üzerine bilgi değişimi, ceza soruşturması veya uluslararası adli yardımlaşma kapsamında ayrıca ve somut gerekçeyle hesap hareketleri istenebilir. GİB rehberine göre otomatik değişimden önceki dönemlere ilişkin bilgiler de uygulanabilir vergi anlaşmaları çerçevesinde talep üzerine bilgi değişimine konu olabilir.

14. Otomatik bilgi değişimi geçmiş yılları kapsar mı?

CRS kapsamındaki otomatik değişim belirli raporlama dönemlerinden itibaren ve yıllık olarak yapılır. Türkiye bakımından ilk sınırlı değişimler 2018 yılında başlamış; geniş kapsamlı çok taraflı değişim ise sonraki yıllarda uygulanmıştır.

Otomatik değişimin başlamasından önceki bütün hesap bilgilerinin geriye doğru kendiliğinden gönderilmesi söz konusu değildir. Ancak çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları ve Vergi Konularında Karşılıklı İdari Yardımlaşma Sözleşmesi kapsamında, somut bir vergi incelemesine bağlı olarak geçmiş dönem bilgileri talep üzerine istenebilir.

Bu nedenle “eski hesaplar hiçbir şekilde araştırılamaz” veya “yalnızca yıl sonu bakiyesi görülebildiğinden önceki transferlere ulaşılamaz” biçimindeki genellemeler doğru değildir. Kullanılacak yöntemin otomatik değişim mi, talep üzerine değişim mi yoksa adli yardımlaşma mı olduğu belirleyicidir.

15. CRS bilgilerine alacaklı, eş veya mirasçı ulaşabilir mi?

Kural olarak hayır. CRS kapsamında alınan bilgiler vergi amaçları için kullanılmakta ve vergi idareleri arasında paylaşılmaktadır. Bilgiler herkesin erişebildiği bir sicile dönüşmez.

Gelir İdaresi Başkanlığı, değişilen bilgilerin vergi amaçlarıyla kullanılacağını ve paylaşımın vergi idareleri arasında gerçekleştiğini belirtmektedir. Uluslararası sözleşme hükümlerine göre elde edilen veriler gizli tutulmalı ve esas olarak verginin belirlenmesi, tahsili, takibi ve bunlara ilişkin uyuşmazlıklarda görevli kişi ve makamlar tarafından kullanılmalıdır. Vergi dışındaki amaçlarla kullanım ancak ilgili devletlerin hukukunun izin vermesi ve bilgiyi sağlayan makamın buna yetki vermesi gibi özel koşullara bağlıdır.

Bu nedenle;

  • Alacaklı,
  • Boşanma davasındaki eş,
  • Mirasçı,
  • Şirket ortağı,
  • Avukat,
  • Özel araştırma şirketi,

Gelir İdaresi Başkanlığına başvurarak karşı tarafın CRS kapsamında gelen hesap bilgilerini doğrudan talep edemez.

Bu kişilerin hesap tespitini, görülmekte olan dava kapsamında belge ibrazı, uluslararası istinabe, yabancı ülkede açılacak dava, tenfiz ve yerel icra yolları üzerinden yürütmesi gerekir.

16. Hesabın kapatılması bilgi değişimini engeller mi?

Bir hesabın yıl sonundan önce kapatılması, hesabın hiçbir şekilde raporlanmayacağı anlamına gelmez. Kapatılan hesaba ilişkin kapanış bilgisi ile raporlama döneminde oluşan bildirime tabi gelirler paylaşılabilir.

Benzer şekilde hesap bakiyesinin yıl sonunda sıfıra düşürülmesi de yıl içinde elde edilmiş faiz, temettü veya bildirime tabi diğer brüt gelirlerin raporlanmasını her durumda engellemez.

Hesabın başka bir kişi veya şirket adına geçirilmesi de gerçek faydalanıcı ve kontrol eden kişi incelemesini ortadan kaldırmayabilir. Özellikle görünürdeki hesap sahibinin parayı başkası hesabına tuttuğuna ilişkin deliller bulunuyorsa muvazaa, nam-ı müstear, inançlı işlem veya suç gelirinin aklanması yönlerinden ayrıca inceleme yapılabilir.

17. Vekâlet verilmesi veya KVKK itirazı ile paylaşım durdurulabilir mi?

Hesap sahibinin bir avukata, mali müşavire veya başka bir kişiye vekâlet vermesi hesabı otomatik bilgi değişimi kapsamından çıkarmaz.

Gelir İdaresi Başkanlığı, şartları taşıyan hesapların başvuru, dilekçe, itiraz veya dava yoluyla otomatik değişim dışında bırakılmasının mümkün olmadığını belirtmektedir. Aynı şekilde kişisel verilerin yurt dışına aktarılmasına rıza gösterilmediği yönünde dilekçe verilmesi de uluslararası anlaşmaya dayanan bildirim yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

18. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki hesaplar CRS kapsamında mıdır?

Amerika Birleşik Devletleri bakımından CRS’den ayrı olarak FATCA — Foreign Account Tax Compliance Act sistemi değerlendirilir.

Türkiye ile ABD arasında Model 1 esasına dayanan FATCA hükümetler arası anlaşması bulunmaktadır. ABD Hazine Bakanlığının güncel kayıtlarında Türkiye anlaşmasının 14 Haziran 2021 tarihinde yürürlüğe girdiği gösterilmektedir.

FATCA ile CRS’nin kapsamı, bildirim yükümlülükleri ve karşılıklılık düzeyi aynı değildir. Bu nedenle ABD’deki bir hesabın Türkiye’ye bildirilip bildirilmediği yalnızca genel CRS kurallarına göre değil, Türkiye–ABD FATCA anlaşması ve ilgili kişinin vergi statüsü dikkate alınarak ayrıca incelenmelidir.

19. Hesabın tespiti alacağın tahsil edildiği anlamına gelir mi?

Hayır. Hesabın varlığının öğrenilmesi ile hesap bakiyesine haciz konulması farklı hukuki aşamalardır.

Bir hesabın tespit edilmesinden sonra;

  • Alacağın ilama veya icra edilebilir belgeye bağlanması,
  • Yetkili ülkede geçici hukuki koruma talep edilmesi,
  • Türk kararının gerekiyorsa tanınması veya tenfiz edilmesi,
  • Yerel icra makamına başvurulması,
  • Hesaptaki paranın haczedilebilir olup olmadığının incelenmesi,

gerekir.

Ayrıca hesabın borçluya ait olması, içindeki paranın tamamının haczedilebileceği anlamına gelmeyebilir. Ortak hesaplar, emanet paralar, sosyal yardım ödemeleri, ücret hesapları, üçüncü kişilere ait fonlar veya ilgili ülke hukukunda korunan tutarlar bakımından istihkak ve haczedilmezlik itirazları gündeme gelebilir.

20. Etkili bir yurt dışı hesap araştırması nasıl planlanmalıdır?

Yurt dışındaki banka hesabının tespiti için dosyanın aşağıdaki sırayla ele alınması daha sağlıklıdır:

Borçlunun kimliği kesinleştirilmelidir

Ad, soyad ve ticaret unvanının yanında doğum tarihi, pasaport numarası, vergi kimlik numarası, eski adresler, şirket ortaklıkları ve kullanılan ticari isimler belirlenmelidir.

Muhtemel ülkeler tespit edilmelidir

Borçlunun vatandaşlığı, ikamet ettiği ülkeler, şirketleri, taşınmazları, müşterileri, yaptığı ödemeler ve aile bağlantıları incelenerek hesabın bulunabileceği ülkeler daraltılmalıdır.

Para izi çıkarılmalıdır

Mevcut dekontlar, SWIFT belgeleri, faturalar, e-postalar, kripto borsa kayıtları ve şirket defterleri üzerinden para hareketlerinin başlangıç ve varış noktaları belirlenmelidir.

Uygun hukuki yol seçilmelidir

Dosyanın niteliğine göre;

  • Türk mahkemesinde belge ibrazı,
  • Uluslararası istinabe,
  • Yabancı ülkede doğrudan dava,
  • Türk kararının tanınması ve tenfizi,
  • Yerel icra makamları üzerinden hesap araştırması,
  • Avrupa Hesap Koruma Emri,
  • Vergi idaresince talep üzerine bilgi değişimi,
  • Ceza soruşturmasında uluslararası adli yardımlaşma,

yollarından biri veya birkaçı birlikte kullanılmalıdır.

Geçici koruma tedbirleri geciktirilmemelidir

Borçlunun hesabı boşaltma veya varlıklarını başka ülkeye aktarma riski bulunuyorsa, yalnızca hesabın tespitine odaklanmak yeterli değildir. İhtiyati haciz, hesap dondurma, tasarruf yasağı veya ilgili ülkenin eş değer koruma tedbirleri mümkün olan en erken aşamada değerlendirilmelidir.

Sonuç

Yurt dışındaki banka hesapları mutlak biçimde gizli ve erişilemez değildir. Ancak özel kişilerin dünyanın bütün bankalarında sınırsız sorgulama yapmasını sağlayan bir sistem de bulunmamaktadır.

Özel hukuk uyuşmazlıklarında hesap tespiti; para izinin sürülmesi, belge ibrazı, uluslararası istinabe, yabancı ülkede dava, tanıma-tenfiz ve yerel icra mekanizmaları üzerinden yürütülür. Ceza soruşturmalarında savcılık ve mahkemelerin, vergi incelemelerinde ise vergi idarelerinin daha kapsamlı uluslararası bilgi isteme yetkileri bulunabilir.

Otomatik bilgi değişimi sistemi olan CRS ise özel alacak tahsilinin değil, uluslararası vergi şeffaflığının aracıdır. Türkiye bu sisteme taraftır ve etkinleştirilmiş ülke ilişkileri kapsamında karşılıklı finansal hesap bilgisi göndermekte ve almaktadır. Ancak bu bilgiler alacaklılara, eşlere, mirasçılara veya avukatlara açık bir malvarlığı veri tabanı oluşturmaz.

Bu nedenle başarılı bir yurt dışı alacak tahsili stratejisinde yalnızca “borçlunun hangi ülkede hesabı var?” sorusu değil; hesabın hangi delillerle tespit edileceği, hangi makamın bilgi isteyebileceği, hesabın nasıl dondurulacağı ve alınacak kararın o ülkede nasıl icra edileceği birlikte planlanmalıdır.

 

Leave a Reply

Call Now Button