Single Blog Title

This is a single blog caption

Bir “Tamamdır” Mesajı Sizi Borç Altına Sokabilir: WhatsApp Üzerinden Yapılan Sözleşmelerin Geçerliliği

Bir “Tamamdır” Mesajı Sizi Borç Altına Sokabilir: WhatsApp Üzerinden Yapılan Sözleşmelerin Geçerliliği

Günlük hayatta artık birçok anlaşma uzun sözleşme metinleri, noter evrakları veya ıslak imzalı belgeler yerine birkaç WhatsApp mesajıyla kurulmaktadır.

Bir usta, yapılacak tadilat için fiyat verir. Müşteri, “Tamamdır, başlayabilirsiniz.” diye cevap verir ve kapora gönderir. Bir fotoğrafçı, düğün çekiminin kapsamını ve ücretini mesajla bildirir. Müşteri, “Bu şartlarla anlaştık.” yazar. Bir işletme, tedarikçisine 500 adet ürün sipariş eder; tedarikçi teslim tarihini ve fiyatı WhatsApp üzerinden onaylar.

Daha sonra uyuşmazlık çıktığında taraflardan biri çoğu zaman şu savunmayı yapar:

“Ortada imzalanmış bir sözleşme yok. WhatsApp mesajı sözleşme sayılmaz.”

Ancak Türk hukukunda sözleşmenin geçerliliği her zaman kâğıda, ıslak imzaya veya noter işlemine bağlı değildir. Sözleşmenin türü kanunen özel bir şekle bağlanmamışsa tarafların WhatsApp üzerinden karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamasında bulunmaları geçerli bir sözleşme kurulması için yeterli olabilir.

Bu nedenle cevap, bütün WhatsApp anlaşmaları için aynı değildir. Öncelikle tarafların gerçekten anlaşmaya varıp varmadığı, hangi sözleşmenin kurulmak istendiği ve o sözleşme türü için kanunda özel bir şekil şartı bulunup bulunmadığı incelenmelidir.

Sözleşme Nedir?

Sözleşme, iki veya daha fazla kişinin belirli bir hukuki sonuç meydana getirmek amacıyla karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamasında bulunmasıdır.

Türk Borçlar Kanunu’nun 1. maddesine göre sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun şekilde açıklamalarıyla kurulur. İrade açıklamasının mutlaka imzalı bir belge üzerinde bulunması gerekmez. Açıklama açık olabileceği gibi tarafların davranışlarından anlaşılan örtülü bir açıklama da olabilir.

Örneğin bir mobilyacı WhatsApp üzerinden;

“Mutfak dolaplarının üretim ve montaj bedeli 160.000 TL’dir. İş 30 gün içinde teslim edilir. Malzeme MDF lake olacaktır.”

mesajını gönderirse, sözleşmenin konusu, bedeli ve teslim süresi belirlenmiş bir öneride bulunmuş olabilir.

Müşterinin;

“160.000 TL bedel ve 30 günlük teslim süresiyle kabul ediyorum. Yarın 40.000 TL kapora göndereceğim.”

şeklindeki cevabı da kabul açıklaması niteliğindedir.

Tarafların esaslı noktalarda anlaşmış olması hâlinde, ikinci derecedeki bütün ayrıntıların ayrıca konuşulmamış olması sözleşmenin kurulmasına her zaman engel değildir. Türk Borçlar Kanunu’nun 2. maddesi de tarafların sözleşmenin esaslı noktalarında uyuşmalarını kural olarak yeterli kabul etmektedir.

WhatsApp Sözleşmesi Ayrı Bir Sözleşme Türü Değildir

“WhatsApp sözleşmesi” adı altında bağımsız bir sözleşme türü bulunmamaktadır. WhatsApp yalnızca tarafların iradelerini açıkladıkları iletişim aracıdır.

Yazışmanın hukuki niteliği, mesajların içeriğine göre belirlenir. WhatsApp üzerinden;

  • Taşınır satış sözleşmesi,
  • Eser sözleşmesi,
  • Hizmet sözleşmesi,
  • Kira sözleşmesi,
  • Vekâlet ilişkisi,
  • Ödünç sözleşmesi,
  • Borç kabulü,
  • Sipariş ve tedarik sözleşmesi,
  • Sözleşme değişikliği,
  • Fesih veya ödeme anlaşması,

kurulabilir ya da mevcut bir sözleşmenin şartları belirlenebilir.

Örneğin “Bilgisayarı 45.000 TL’ye sana satıyorum.” ve “Kabul ediyorum, yarın ödemeyi gönderiyorum.” mesajları taşınır satış sözleşmesine; “Ofisin boya ve tadilatını 200.000 TL’ye 20 günde bitireceğim.” mesajı ise eser sözleşmesine ilişkin olabilir.

Dolayısıyla mesajlaşmanın hangi uygulama üzerinden yapıldığı değil, tarafların hangi hukuki sonucu amaçladığı önemlidir.

Her “Tamamdır” Mesajı Sözleşme Kurar mı?

Bir mesajın sözleşme kurabilmesi için tarafların bağlanma iradesinin yeterince açık olması gerekir. Günlük konuşma sırasında kullanılan her “tamam”, “olur”, “bakarız” veya başparmak emojisi kesin kabul anlamına gelmez.

Değerlendirmede;

  • Önceki mesajların içeriği,
  • Sözleşmenin konusu,
  • Fiyatın belirlenip belirlenmediği,
  • Teslim veya ifa şartları,
  • Tarafların daha önceki ilişkileri,
  • Mesajdan sonra ödeme ya da teslim yapılıp yapılmadığı,
  • Tarafların davranışları,

birlikte dikkate alınır.

Örneğin satıcının yalnızca;

“Bu ürünler yaklaşık 100.000 TL tutar.”

demesi kesin bir sözleşme önerisi olmayabilir. Bu ifade, görüşmeye davet veya yaklaşık fiyat bildirimi niteliğinde kalabilir.

Buna karşılık;

“500 adet ürünü toplam 100.000 TL’ye, 15 Ağustos’ta teslim etmek üzere satıyorum. Teklifim bugün saat 18.00’e kadar geçerlidir.”

mesajı, bağlayıcı olma iradesi içeren belirli bir öneri niteliğindedir.

Alıcının;

“Kabul ediyorum.”

cevabı sözleşmeyi kurabilir.

Ancak alıcının;

“Kabul ediyorum ama teslim 15 Ağustos değil, 1 Eylül olsun.”

şeklindeki cevabı teklifin aynen kabulü değildir. Bu cevap, kural olarak yeni bir öneri olarak değerlendirilir.

Sessiz Kalmak veya Mesajı Görmek Kabul Sayılır mı?

WhatsApp mesajının karşı tarafa ulaşması veya mavi tik görünmesi, tek başına sözleşmenin kabul edildiğini göstermez. Mesajın okunması ile içeriğinin kabul edilmesi farklı hukuki olgulardır.

Kural olarak sessizlik kabul sayılmaz. Ancak kanun, işin özelliği, taraflar arasındaki sürekli ticari ilişki veya yerleşmiş uygulama nedeniyle açık kabul beklenmiyorsa sessiz kalmaya belirli sonuçlar bağlanabilir. Türk Borçlar Kanunu’nun 6. maddesi, açık kabulün gerekli olmadığı hâllerde önerinin uygun süre içinde reddedilmemesi üzerine sözleşmenin kurulmuş sayılabileceğini düzenlemektedir.

Örneğin yıllardır her ay aynı miktarda ürün sipariş eden bir işletmenin mutat siparişine tedarikçinin cevap vermeden ürünleri göndermesi, örtülü kabul anlamına gelebilir.

Buna karşılık daha önce hiç ticari ilişki kurulmamış bir kişiye gönderilen;

“Aracınızı 800.000 TL’ye satın alıyorum.”

mesajının okunması ve cevapsız bırakılması satışın kabul edildiği anlamına gelmez.

Genel Kural: Sözleşmeler Şekle Bağlı Değildir

Türk Borçlar Kanunu’nun 12. maddesine göre sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe herhangi bir şekle bağlı değildir. Kanunun belirli bir şekil öngördüğü hâllerde ise bu şekil kural olarak geçerlilik şartıdır ve şekle uyulmayan sözleşme hüküm doğurmaz.

Bu hüküm WhatsApp sözleşmeleri bakımından temel ayrımı ortaya koymaktadır:

Kanunda özel bir şekle bağlanmamış sözleşmeler WhatsApp üzerinden geçerli şekilde kurulabilir.

Kanunda yazılı, resmî veya özel bir şekle bağlanmış sözleşmeler ise yalnızca WhatsApp mesajıyla geçerli hâle gelmez.

Bu nedenle önce sözleşmenin türü belirlenmeli, ardından ilgili sözleşme için özel bir geçerlilik şekli bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.

WhatsApp Üzerinden Geçerli Şekilde Kurulabilecek Sözleşmeler

Taşınır mal satışları

Telefon, bilgisayar, mobilya, makine, tekstil ürünü veya ticari mal gibi taşınırların satışında kural olarak özel bir geçerlilik şekli bulunmamaktadır.

Satış konusu, bedel ve tarafların anlaşma iradesi yeterince belirliyse WhatsApp yazışmasıyla satış sözleşmesi kurulabilir.

Örneğin;

“2025 model bilgisayarı 70.000 TL’ye, kutusu ve faturasıyla birlikte satıyorum.”

“70.000 TL olarak kabul ediyorum. Yarın teslim alacağım.”

mesajları geçerli bir taşınır satış sözleşmesi oluşturabilir.

Mülkiyetin geçmesi için malın teslimi ayrıca gerekebilir. Ancak taraflar teslimden önce satış sözleşmesiyle birbirlerine karşı borç altına girmiş olabilir.

Tadilat, üretim ve onarım anlaşmaları

Bir evin boyanması, mutfak dolabı yapılması, internet sitesi hazırlanması, araç tamiri veya özel üretim mobilya yapılması gibi eser sözleşmeleri de kural olarak şekle bağlı değildir.

Yapılacak iş, ücret ve tarafların anlaşma iradesi belirlenebiliyorsa WhatsApp üzerinden geçerli sözleşme kurulabilir.

Bu nedenle ustanın daha sonra;

“Sözleşme imzalamadık, işi tamamlamak zorunda değilim.”

demesi her durumda hukuken geçerli bir savunma oluşturmaz.

Hizmet ve danışmanlık ilişkileri

Sosyal medya yönetimi, grafik tasarım, organizasyon, özel ders, danışmanlık veya benzeri hizmetlere ilişkin anlaşmalar da özel bir şekil şartı bulunmadığı sürece WhatsApp üzerinden kurulabilir.

Ancak hizmetin kapsamının açık belirlenmemesi daha sonra uyuşmazlığa yol açabilir. “Her konuda destek olacağım.” gibi belirsiz ifadeler yerine hizmetin süresi, kapsamı, bedeli ve teslimleri açıkça yazılmalıdır.

Kira sözleşmeleri

Kira sözleşmesi kural olarak şekle bağlı değildir. Bu nedenle belirli bir taşınmazın hangi bedelle ve hangi tarihten itibaren kiralanacağının WhatsApp üzerinden kararlaştırılması sözleşme kurulmasına yol açabilir.

Bununla birlikte konut ve çatılı işyeri kiralarında fesih bildiriminin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır. Ayrıca tahliye taahhüdü gibi işlemlerde özel şartlar bulunduğundan, kira sözleşmesinin WhatsApp üzerinden kurulabilmesi bütün kira hukuku işlemlerinin WhatsApp üzerinden güvenli biçimde yapılabileceği anlamına gelmez.

WhatsApp Mesajının Yeterli Olmadığı Sözleşmeler

Taşınmaz satış sözleşmesi

Ev, arsa, dükkân veya tarla satışı yalnızca WhatsApp üzerinden gerçekleştirilemez.

Türk Borçlar Kanunu’nun 237. maddesi uyarınca taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için sözleşmenin resmî şekilde düzenlenmesi gerekir. Taşınmaz satış vaadi, geri alım ve alım sözleşmeleri de kanunda öngörülen resmî şekle tabidir.

Bu nedenle;

“Daireyi 5.000.000 TL’ye sana sattım.”

“Kabul ediyorum, 500.000 TL kapora gönderiyorum.”

şeklindeki mesajlar tek başına geçerli bir taşınmaz satış sözleşmesi meydana getirmez ve mülkiyetin devrini sağlamaz.

Bununla birlikte mesajlar, para gönderilmesinin sebebini, tarafların görüşmelerini veya geçersiz işlem nedeniyle yapılan ödemenin iadesi talebini ispatlamada önem taşıyabilir.

Tescilli araç satışı

Tescilli motorlu araçların satış ve devir işlemleri noter tarafından yapılmalıdır. Bu nedenle araç bedeli, teslim tarihi ve diğer şartlar WhatsApp üzerinden konuşulmuş olsa bile noter işlemi gerçekleşmeden aracın geçerli mülkiyet devrinden söz edilemez.

WhatsApp mesajları, araç için kapora verildiğini veya tarafların noter satışı yapma konusunda anlaştığını gösterebilir. Ancak mesajlaşma noter satışının yerine geçmez.

Kefalet sözleşmesi

Bir kişinin;

“Borcu ödemezse ben öderim.”

şeklinde WhatsApp mesajı göndermesi çoğu durumda geçerli bir kefalet sözleşmesi kurulması için yeterli değildir.

Türk Borçlar Kanunu’nun 583. maddesine göre kefalet sözleşmesinin yazılı yapılması; kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihinin belirtilmesi gerekir. Azami miktarın, tarihin ve müteselsil kefillik söz konusuysa buna ilişkin ifadenin kefilin kendi el yazısıyla yazılması zorunludur.

Dolayısıyla sıradan bir WhatsApp mesajı, kefalet için aranan el yazısı ve şekil şartlarını karşılamaz.

Yazılı şekle bağlanmış diğer işlemler

Kanunda bazı sözleşmeler açıkça yazılı şekle bağlanmıştır. Örneğin taksitle satış, ön ödemeli taksitle satış, bağışlama sözü, taşınmaza ilişkin simsarlık ve yayım sözleşmeleri bakımından özel şekil hükümleri bulunmaktadır.

Bu sözleşmelerde yalnızca WhatsApp üzerinden “kabul ediyorum” yazılması, kanunun aradığı imzalı yazılı şekli her durumda karşılamaz.

WhatsApp Mesajı Yazılı Sözleşme Sayılır mı?

Burada “yazılı olması” ile “kanuni yazılı şekli karşılaması” birbirinden ayrılmalıdır.

WhatsApp mesajı günlük anlamda yazılı bir metindir. Ancak Türk Borçlar Kanunu’nun 14. maddesine göre kanunun yazılı şekle bağladığı sözleşmelerde borç altına giren kişilerin imzalarının bulunması gerekir. Güvenli elektronik imza ile gönderilip saklanabilen metinler de yazılı şeklin yerine geçebilir.

Sıradan WhatsApp mesajında bulunan profil adı, telefon numarası, fotoğraf, “kabul ediyorum” ifadesi veya mesajın sonuna yazılan ad, güvenli elektronik imza değildir.

Bu nedenle iki farklı sonuç ortaya çıkar:

  • Şekle bağlı olmayan sözleşmelerde WhatsApp mesajı geçerli bir irade açıklaması olabilir.
  • Kanuni yazılı şekle bağlı sözleşmelerde sıradan WhatsApp mesajı çoğu zaman gerekli imza şartını karşılamaz.

Buna karşılık güvenli elektronik imza ile imzalanmış bir sözleşme dosyasının WhatsApp üzerinden gönderilmesi hâlinde, WhatsApp yalnızca gönderim aracı olur. Güvenli elektronik imza, kanundaki istisnalar dışında el yazısıyla atılan imzayla aynı hukuki sonucu doğurur. Resmî şekle veya özel merasime tabi işlemler bakımından ise güvenli elektronik imza da tek başına yeterli değildir.

Geçerlilik ile İspat Aynı Şey Değildir

WhatsApp sözleşmelerinde en sık yapılan hata, sözleşmenin geçerliliğiyle sözleşmenin mahkemede ispat edilmesinin aynı şey olduğunun düşünülmesidir.

Bir sözleşme hukuken geçerli şekilde kurulmuş olabilir; ancak mesajların gerçekten karşı tarafça gönderildiğinin ispatlanması sorunlu olabilir.

Tersine, WhatsApp mesajları taraflar arasında belirli bir görüşme yapıldığını güçlü biçimde gösterebilir; ancak sözleşme kanunen resmî şekle bağlıysa mesajların gerçek olması işlemi geçerli hâle getirmez.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 199. maddesi, elektronik ortamdaki verileri belge olarak kabul etmektedir. Bu nedenle WhatsApp mesajları mahkemeye delil olarak sunulabilir.

Ancak sıradan WhatsApp mesajı otomatik olarak imzalı senet veya kesin delil sayılmaz. Güvenli elektronik imzayla oluşturulan elektronik veriler ise HMK’nın 205. maddesine göre senet hükmündedir.

WhatsApp yazışması, karşı tarafça gönderildiği belirlenebildiğinde ve hukuki işlemi muhtemel gösterdiğinde delil başlangıcı olarak da değerlendirilebilir. Böyle bir durumda yazışmaların banka dekontu, tanık, fatura, teslim kaydı ve diğer delillerle tamamlanması mümkün olabilir.

Ekran Görüntüsü Tek Başına Yeterli midir?

Ekran görüntüsü, WhatsApp yazışmasının varlığını gösterebilir. Ancak karşı taraf;

  • Mesajı kendisinin göndermediğini,
  • Telefon numarasının kendisine ait olmadığını,
  • Ekran görüntüsünün değiştirildiğini,
  • Yazışmaların öncesinin veya sonrasının kesildiğini,
  • Mesajların başka bir bağlamda gönderildiğini,

ileri sürebilir.

Bu nedenle yalnızca kesilmiş ekran görüntüleri yerine;

  • Konuşmanın tamamı,
  • Telefon numarası,
  • Tarih ve saat bilgileri,
  • Mesajların asıl cihazdaki hâli,
  • Banka ödemeleri,
  • Faturalar,
  • Sipariş ve teslim kayıtları,
  • E-posta yazışmaları,
  • Tanık anlatımları,

birlikte sunulmalıdır.

Gerekirse telefon üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak mesajların cihazda bulunup bulunmadığı ve dosyaya sunulan görüntülerle uyumlu olup olmadığı araştırılabilir.

Sesli Mesajla Sözleşme Kurulabilir mi?

Sözleşmenin şekle bağlı olmadığı hâllerde irade açıklamasının mutlaka yazılı mesajla yapılması gerekmez. WhatsApp üzerinden gönderilen ses kaydı da açık bir kabul veya teklif içerebilir.

Örneğin kişinin sesli mesajda;

“Teklif ettiğiniz 80.000 TL bedeli kabul ediyorum. Ürünleri cuma günü teslim alacağım.”

demesi, şekle bağlı olmayan bir satış sözleşmesinin kurulmasına katkı sağlayabilir.

Ancak yazılı şekil veya resmî şekil aranan sözleşmelerde sesli mesaj bu şekil şartını karşılamaz. Ayrıca sesin kime ait olduğu inkâr edilirse ses kaydının teknik olarak incelenmesi gerekebilir.

Emojiyle Sözleşme Kurulur mu?

Başparmak, el sıkışma veya onay işareti gibi emojiler bazı durumlarda kabul anlamına gelebilir. Ancak emojinin hukuki anlamı mesajlaşmanın bütünü dikkate alınarak belirlenir.

Örneğin;

“500 adet ürünü toplam 200.000 TL’ye, 1 Eylül’de teslim etmek üzere siparişi onaylıyor musunuz?”

sorusuna yalnızca onay işareti gönderilmesi, tarafların önceki ilişkisi de dikkate alındığında kabul olarak yorumlanabilir.

Ancak emoji tek başına ve bağlamdan kopuk şekilde kesin sözleşme delili olarak görülmemelidir. Özellikle yüksek bedelli işlemlerde açıkça;

“Belirtilen ürün, fiyat ve teslim şartlarını kabul ediyorum.”

şeklinde mesaj yazılması daha güvenlidir.

İşletmelerle Yapılan WhatsApp Alışverişleri Mesafeli Sözleşme midir?

Bir tüketicinin profesyonel satıcı veya hizmet sağlayıcıyla WhatsApp üzerinden yaptığı alışveriş, şartları varsa mesafeli sözleşme niteliğinde olabilir.

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 48. maddesine göre mesafeli sözleşme; tüketici ile satıcı veya sağlayıcının fiziken karşı karşıya gelmediği ve sözleşmenin kurulmasına kadar uzaktan iletişim araçlarının kullanıldığı sözleşmedir. Tüketicinin sözleşme kurulmadan önce temel nitelikler, fiyat, ödeme yükümlülüğü ve diğer zorunlu hususlarda bilgilendirilmesi gerekir.

Ticaret Bakanlığı da sosyal medya ve kısa mesaj ortamlarında yapılan alışverişlerin, uzaktan satışa yönelik oluşturulmuş bir sistemin parçası olması ve diğer şartların bulunması hâlinde mesafeli sözleşme sayılabileceğini belirtmektedir.

Örneğin düzenli olarak Instagram ve WhatsApp üzerinden ürün satan bir işletmeden WhatsApp yoluyla elbise sipariş edilmesi mesafeli sözleşme hükümlerine tabi olabilir.

Buna karşılık iki arkadaşın kendi aralarında ikinci el telefon satması, taraflardan biri ticari veya mesleki amaçla hareket etmediği için tüketici hukuku anlamında mesafeli sözleşme sayılmayabilir.

Mesafeli sözleşmelerde tüketici, kanundaki istisnalar saklı kalmak üzere cayma hakkına ve ön bilgilendirme korumasına sahip olabilir. Satıcının yalnızca WhatsApp üzerinden sipariş alması bu yükümlülükleri ortadan kaldırmaz.

Tacirler Arasında WhatsApp Yazışmaları

Tacirler arasındaki ticari ilişkilerde WhatsApp yazışmaları sözleşmenin kurulması, sipariş verilmesi, fiyatın kabulü ve teslim şartlarının belirlenmesi bakımından önemli olabilir.

Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre telefon, iletişim veya bilişim aracıyla ya da sözlü olarak kurulan sözleşmenin içeriğini doğrulayan bir yazıyı alan kişi, sekiz gün içinde itiraz etmezse teyit yazısının yapılan sözleşmeye uygun olduğunu kabul etmiş sayılır.

Bu nedenle bir tacir, görüşme sonrasında karşı tarafa;

“Bugünkü anlaşmamız uyarınca 10.000 adet ürün, birim fiyatı 50 TL olmak üzere 30 gün içinde teslim edilecektir.”

şeklinde teyit gönderdiğinde, karşı tarafın içeriğe katılmaması hâlinde gecikmeden itiraz etmesi önemlidir.

Bununla birlikte tacirler arasında temerrüde düşürme, sözleşmeyi feshetme veya sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbar ve ihtarlarda Türk Ticaret Kanunu’nun 18. maddesinde noter, taahhütlü mektup, telgraf ve güvenli elektronik imzalı KEP gibi yöntemler düzenlenmiştir. Bu nedenle yalnızca WhatsApp üzerinden gönderilen fesih veya temerrüt bildirimine güvenilmesi ciddi usul ve ispat riskleri doğurabilir.

Şirket Çalışanının Mesajı Şirketi Bağlar mı?

Bir şirket çalışanının WhatsApp üzerinden fiyat vermesi veya sözleşmeyi kabul etmesi şirketi her durumda bağlamaz.

Mesajı gönderen kişinin;

  • Şirketi temsil yetkisinin bulunup bulunmadığı,
  • Görev ve pozisyonu,
  • Daha önce benzer işlemler yapıp yapmadığı,
  • Şirketin bu işlemleri kabul edip etmediği,
  • Malın teslimi veya ödemenin alınması,
  • İşlemin sonradan onaylanıp onaylanmadığı,

incelenir.

Bir çalışanın WhatsApp profilinde şirket logosunun bulunması tek başına temsil yetkisini kanıtlamaz. Buna karşılık şirketin satış müdürü olarak sürekli sipariş alan, şirket hesabını bildiren ve şirket adına fatura düzenlenmesini sağlayan bir kişinin işlemleri farklı değerlendirilebilir.

Özellikle yüksek bedelli ticari işlemlerde imza sirküleri, yetki belgesi ve şirket teyidi alınmalıdır.

WhatsApp Üzerinden Sözleşme Yaparken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Tarafların haklarını koruyan daha güvenli bir WhatsApp anlaşmasında şu hususlar açıkça yazılmalıdır:

  1. Tarafların kimliği: Ad, soyadı, şirket unvanı ve gerekiyorsa vergi veya MERSİS bilgileri belirtilmelidir.
  2. Sözleşmenin konusu: Hangi malın satıldığı veya hangi hizmetin sunulacağı ayrıntılı yazılmalıdır.
  3. Bedel: Toplam bedel, vergiler, ek masraflar ve ödeme tarihleri açık olmalıdır.
  4. Teslim ve ifa süresi: Malın ne zaman teslim edileceği veya işin ne zaman tamamlanacağı belirtilmelidir.
  5. Teklif ve kabul: “Bu bir tekliftir.” ve “Belirtilen şartları kabul ediyorum.” gibi açık ifadeler kullanılmalıdır.
  6. Değişiklikler: Sonradan yapılan fiyat, süre ve kapsam değişiklikleri ayrıca açıkça onaylanmalıdır.
  7. Ek belgeler: Teknik şartname, ürün listesi veya teklif PDF olarak gönderiliyorsa karşı tarafın bu belgeyi açıkça kabul ettiği yazılmalıdır.
  8. Kayıtların korunması: Yazışmalar silinmemeli; ödeme, fatura ve teslim kayıtlarıyla birlikte saklanmalıdır.
  9. Özel şekil kontrolü: Taşınmaz, araç, kefalet veya kanunen yazılı şekle bağlı başka bir işlem söz konusuysa yalnızca WhatsApp mesajına güvenilmemelidir.

Taraflar ayrıca sözleşmenin yalnızca belirli bir şekilde yapılması hâlinde bağlayıcı olacağını kararlaştırabilir. Örneğin mesajlarda “Sözleşme ancak taraflarca imzalandığında yürürlüğe girecektir.” denilmişse imza öncesindeki yazışmalar hazırlık görüşmesi olarak kalabilir. Türk Borçlar Kanunu’nun 17. maddesi, tarafların kararlaştırdığı şekle uyulmamasının sözleşmenin bağlayıcılığını etkileyebileceğini düzenlemektedir.

Sonuç

WhatsApp üzerinden yapılan anlaşmaların geçersiz olduğu yönündeki genel düşünce hukuken doğru değildir.

Türk hukukunda sözleşmeler kural olarak şekle bağlı olmadığından, tarafların sözleşmenin esaslı noktalarında karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamasında bulunmaları hâlinde WhatsApp üzerinden geçerli bir sözleşme kurulabilir.

Taşınır satışı, tadilat, üretim, danışmanlık, hizmet veya kira gibi birçok ilişki WhatsApp yazışmalarıyla kurulabilir. Ancak taşınmaz satışı, tescilli araç devri, kefalet ve kanunen özel şekle bağlanan işlemler bakımından sıradan WhatsApp mesajı yeterli değildir.

Ayrıca sözleşmenin geçerli olması ile mahkemede ispat edilmesi birbirinden farklıdır. WhatsApp yazışmaları elektronik belge niteliği taşısa da mesajın kim tarafından gönderildiği, konuşmanın bütünlüğü ve diğer delillerle desteklenip desteklenmediği ayrıca araştırılır.

Bu nedenle bir uyuşmazlıkta yalnızca;

“Mesajlaşmıştık.”

veya;

“Islak imza yoktu.”

demek yeterli değildir.

Asıl cevaplandırılması gereken sorular şunlardır:

Taraflar gerçekten bağlanmak istemiş midir? Sözleşmenin konusu ve bedeli belirli midir? Öneri ile kabul birbirine uygun mudur? Sözleşme kanunen özel bir şekle bağlı mıdır? Mesajların karşı taraftan geldiği ve değiştirilmediği ispatlanabilir mi?

Bazen birkaç kelimelik “Tamamdır, kabul ediyorum.” mesajı geçerli bir sözleşme kurabilir. Bazen de yüzlerce WhatsApp mesajı, kanunun aradığı resmî şeklin yerini tutamaz.

Leave a Reply

Call Now Button