Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Türleri Nelerdir? Türk Ceza Kanunu Kapsamında Hukuki Değerlendirme
Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Türleri Nelerdir? Türk Ceza Kanunu Kapsamında Hukuki Değerlendirme
Uyuşturucu ve uyarıcı maddeler, ceza hukuku bakımından özellikle Türk Ceza Kanunu’nun 188 ila 192. maddeleri arasında düzenlenen suçların konusunu oluşturmaktadır. Bununla birlikte uyuşturucu madde kavramı yalnızca Türk Ceza Kanunu’nda isimleri tek tek sayılmış maddelerden ibaret değildir. Uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin hukuki niteliğinin belirlenmesinde TCK yanında 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun, 3298 sayılı Uyuşturucu Maddelerle İlgili Kanun ve belirli maddelerin kontrol altına alınmasına ilişkin düzenleyici işlemler de dikkate alınmaktadır.
Bu nedenle bir maddenin halk arasında “uyuşturucu”, “bonzai”, “hap”, “kristal”, “ot” veya başka bir isimle anılması ceza hukuku açısından tek başına yeterli değildir. Ele geçirilen maddenin kimyasal içeriği, hangi aktif maddeyi içerdiği, mevzuat kapsamında kontrol altında bulunup bulunmadığı ve gerektiğinde kriminal laboratuvar incelemeleri sonucunda uyuşturucu veya uyarıcı nitelik taşıyıp taşımadığı belirlenmelidir.
3298 sayılı Kanun; afyon, morfin niteliğindeki afyon alkaloidleri ve koka yaprağı gibi maddeleri düzenlemekle birlikte, kullanılması zararlı ve bağımlılık meydana getirdiği tespit edilen diğer doğal veya sentetik maddelerin de mevzuat kapsamına alınabilmesine imkân tanımaktadır. Dolayısıyla teknolojik ve kimyasal gelişmeler sonucunda ortaya çıkan yeni psikoaktif maddelerin de zaman içerisinde kontrol altına alınması mümkündür.
Türk Ceza Kanunu’na Göre Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kavramı
TCK’da bütün uyuşturucu ve uyarıcı maddeleri kapsayan kapalı ve sınırlı bir liste bulunmamaktadır.
Bunun yerine TCK m.188 genel olarak “uyuşturucu veya uyarıcı madde” kavramını kullanmış, bazı maddelerin suçun konusunu oluşturması halinde ise daha ağır ceza uygulanmasını öngörmüştür.
Bu sistemin önemli sonucu şudur:
Bir maddenin TCK m.188/4’te sayılmamış olması, o maddenin uyuşturucu veya uyarıcı madde suçlarının konusu olamayacağı anlamına gelmez.
Örneğin esrar, TCK m.188/4-a’da cezanın yarı oranında artırılmasını gerektiren maddeler arasında açıkça sayılmamıştır. Buna karşılık ticaret amacıyla esrar bulundurulması veya satılması TCK m.188/3 kapsamında uyuşturucu madde ticareti suçunu oluşturabilir.
TCK m.188/4-a’nın güncel düzenlemesine göre uyuşturucu veya uyarıcı maddenin;
eroin, kokain, morfin, bazmorfin, sentetik kannabinoid ve türevleri, sentetik katinon ve türevleri, sentetik opioid ve türevleri veya amfetamin ve türevleri
olması halinde TCK m.188 kapsamında belirlenecek ceza yarı oranında artırılmaktadır. Sentetik katinonlar, sentetik opioidler ve amfetamin ile türevleri 2023 yılında yapılan değişiklikle bu kapsama açıkça eklenmiştir.
1. Esrar ve Kenevir Türevleri
Türkiye’de en sık karşılaşılan uyuşturucu maddelerden biri esrardır. Esrar genel olarak kenevir bitkisinden elde edilen ve psikoaktif etkisini büyük ölçüde THC olarak bilinen maddeden alan ürünleri ifade etmektedir.
Esrar;
- marihuana,
- kubar esrar,
- toz esrar,
- reçine şeklindeki esrar ürünleri,
- haşiş
gibi farklı biçimlerde karşımıza çıkabilir.
Ceza hukuku bakımından önemli husus, esrarın doğal bir kannabis ürünü olması ile sentetik kannabinoidlerin birbirinden ayrılmasıdır.
Esrarın başkasına satılması, verilmesi, sevk edilmesi, nakledilmesi veya ticari amaçla bulundurulması TCK m.188 kapsamında değerlendirilebilir.
Kişinin esrarı yalnızca kendi kullanımı için satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ise somut olayın şartlarına göre TCK m.191 kapsamında değerlendirilir.
TCK m.191/1’e göre kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. Bununla birlikte aynı maddede kamu davasının açılmasının ertelenmesi, denetimli serbestlik ve gerektiğinde tedaviye ilişkin özel bir sistem düzenlenmiştir.
2. Sentetik Kannabinoidler: Bonzai ve Benzeri Maddeler
Sentetik kannabinoidler, doğal esrarın etkilerini taklit etmek amacıyla laboratuvar ortamında üretilen çok sayıda farklı kimyasal bileşiği ifade etmektedir.
Türkiye’de bu maddelerin çeşitli türleri sokak dilinde özellikle;
Bonzai, Jamaica, Spice
gibi isimlerle anılabilmektedir.
Ancak ceza hukuku açısından sokak ismi değil, maddenin içerisinde bulunan kimyasal bileşen önemlidir.
Sentetik kannabinoidler TCK bakımından özel bir öneme sahiptir. Çünkü TCK m.188/4-a’da “sentetik kannabinoid ve türevleri” açıkça nitelikli hal olarak kabul edilmiştir.
Dolayısıyla örneğin uyuşturucu ticareti suçunun temel şekli TCK m.188/3 kapsamında oluşmuş ve uyuşturucu maddenin sentetik kannabinoid olduğu tespit edilmişse, belirlenen ceza ayrıca yarı oranında artırılır.
Bu nedenle doğal esrar ile sentetik kannabinoid arasında cezanın belirlenmesi bakımından önemli bir hukuki farklılık bulunmaktadır.
3. Eroin
Eroin, afyon türevi ve son derece güçlü bağımlılık meydana getirebilen maddelerden biridir.
TCK m.188 bakımından eroin özel olarak sayılmıştır.
Bu nedenle eroinin;
satılması, satışa arz edilmesi, başkasına verilmesi, sevk edilmesi, nakledilmesi, depolanması veya ticari amaçla satın alınması, kabul edilmesi yahut bulundurulması halinde öncelikle TCK m.188/3 uygulanır.
Ancak maddenin eroin olması nedeniyle TCK m.188/4-a gereğince ceza yarı oranında artırılır.
Burada dikkat edilmesi gereken önemli hususlardan biri, uyuşturucunun mutlaka para karşılığında satılmış olması gerekmemesidir.
TCK m.188/3’te “başkalarına verme” fiili de ayrıca suç olarak düzenlenmiştir.
Dolayısıyla eroinin herhangi bir bedel alınmaksızın başka bir kişiye verilmesi de şartları oluştuğunda uyuşturucu madde ticareti suçu kapsamında değerlendirilebilir.
4. Morfin ve Bazmorfin
Morfin esasen tıbbi kullanımı bulunan güçlü bir opioid olmakla birlikte kötüye kullanılabilmesi ve bağımlılık oluşturabilmesi nedeniyle sıkı denetime tabi maddeler arasındadır.
TCK m.188/4-a’da hem morfin hem bazmorfin açıkça sayılmıştır.
Bu nedenle ruhsatsız veya hukuka aykırı morfin ticaretinin TCK m.188 kapsamında gerçekleştirilmesi halinde temel ceza üzerinden ayrıca yarı oranında artırım gündeme gelir.
Burada tıbbi kullanım ile hukuka aykırı dolaşımın birbirinden ayrılması gerekir. Hastaya hukuka uygun biçimde reçete edilen ve tedavi amacıyla kullanılan bir ilacın bulunması ile aynı maddenin hukuka aykırı olarak ticaretinin yapılması aynı hukuki sonucu doğurmaz.
5. Kokain
Kokain, koka bitkisinden elde edilen güçlü bir merkezi sinir sistemi uyarıcısıdır.
Kokain ve çeşitli formları ceza soruşturmalarında önemli uyuşturucu madde türlerinden biridir.
TCK m.188/4-a’da kokain açıkça sayıldığından, kokain ticareti suçunda TCK m.188’in temel hükümlerine göre belirlenen ceza yarı oranında artırılmaktadır.
Kişinin kokaini yalnızca şahsi tüketimi amacıyla bulundurduğunun kabul edilmesi halinde ise TCK m.188 yerine TCK m.191’in uygulanması gündeme gelebilir.
Ancak bu ayrım yalnızca bulunan uyuşturucunun gram miktarına bakılarak yapılamaz.
6. Amfetamin ve Amfetamin Türevleri
Amfetamin grubu maddeler merkezi sinir sistemi üzerinde güçlü uyarıcı etkiler meydana getiren maddelerdir.
Bu grupta;
- amfetamin,
- metamfetamin,
- amfetamin türevi çeşitli sentetik maddeler
yer alabilmektedir.
Özellikle metamfetamin, uygulamada “kristal”, “kristal met” veya benzeri isimlerle anılmaktadır.
28 Mart 2023 tarihli 7445 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik sonucunda TCK m.188/4-a’ya “amfetamin ve türevleri” ibaresi eklenmiştir.
Bu nedenle ele geçirilen maddenin kriminal incelemede amfetamin veya bu kapsamda değerlendirilen bir türev olduğunun tespit edilmesi, uyuşturucu ticareti suçunda cezanın yarı oranında artırılması sonucunu doğurabilir.
Özellikle metamfetamin dosyalarında maddenin tam kimyasal niteliğini gösteren kriminal raporun incelenmesi büyük önem taşımaktadır.
7. Ecstasy ve MDMA
Ecstasy adıyla bilinen tabletlerin en sık bilinen aktif maddelerinden biri MDMA’dır.
Ancak “ecstasy” hukuki anlamda belirli ve tek bir kimyasal madde adı değildir. Ele geçirilen tabletlerin içerisinde MDMA dışında başka psikoaktif veya uyuşturucu maddeler de bulunabilmektedir.
Bu nedenle bir dosyada yalnızca tabletin görünümünden veya “ecstasy” olarak adlandırılmasından hareketle hukuki nitelendirme yapılmamalıdır.
Kriminal laboratuvar raporunda;
- hangi aktif maddenin bulunduğu,
- maddenin kimyasal niteliği,
- amfetamin türevi olup olmadığı
tespit edilmelidir.
Madde TCK m.188/4-a kapsamında “amfetamin ve türevleri” arasında değerlendiriliyorsa nitelikli hal hükümlerinin uygulanması gündeme gelebilir.
8. Sentetik Katinonlar
Son yıllarda ortaya çıkan yeni nesil psikoaktif maddelerin önemli gruplarından biri sentetik katinonlardır.
Bu grupta çeşitli kimyasal bileşikler bulunmakta olup uygulamada mefedron veya alfa-PVP gibi maddelerle karşılaşılabilmektedir.
Sentetik katinonlar konusunda 2023 yılında önemli bir kanun değişikliği yapılmıştır.
TCK m.188/4-a’ya “sentetik katinon ve türevleri” açıkça eklenmiştir. Bu nedenle uyuşturucu ticaretine konu olan maddenin bu gruptan olduğunun belirlenmesi halinde ceza yarı oranında artırılır.
Bu düzenlemenin temel amaçlarından biri, kimyasal yapıları sürekli değiştirilerek piyasaya sürülen yeni nesil sentetik uyuşturucularla daha etkin mücadele edilmesidir.
9. Sentetik Opioidler ve Fentanil
Opioidler, morfin benzeri etkiler gösteren geniş bir madde grubudur.
Özellikle son yıllarda dünya çapında ciddi sağlık sorunlarına neden olan fentanil ve benzeri sentetik opioidler bu grubun önemli örneklerindendir.
2023 yılında TCK m.188/4-a’ya “sentetik opioid ve türevleri” ibaresi de eklenmiştir.
Buna göre uyuşturucu madde ticareti suçunun konusunun sentetik opioid veya türevi olması halinde ceza yarı oranında artırılmaktadır.
Ancak burada da maddenin gerçekten sentetik opioid niteliğinde olup olmadığının teknik incelemeyle belirlenmesi gerekir.
10. LSD ve Halüsinojen Maddeler
LSD, güçlü halüsinojen etkileri bulunan sentetik bir maddedir.
Bunun yanında;
- psilosibin,
- DMT,
- meskalin
gibi farklı halüsinojen veya psikoaktif maddeler de bulunmaktadır.
Bu maddelerin hukuki durumunun değerlendirilmesinde ilgili maddenin Türkiye’de kontrol altına alınmış uyuşturucu veya uyarıcı maddeler arasında bulunup bulunmadığının araştırılması gerekir.
Bir maddenin TCK m.188/4-a’daki özel listede bulunmaması, TCK m.188 veya m.191 kapsamında uyuşturucu madde olarak değerlendirilemeyeceği anlamına gelmez.
Ancak m.188/4’te belirtilen yarı oranında artırım, kanunda sayılan madde gruplarının bulunması halinde uygulanır.
11. Reçeteli İlaçlar Uyuşturucu Madde Sayılabilir mi?
Önemli sorunlardan biri de bağımlılık veya psikoaktif etki meydana getiren reçeteli ilaçların durumudur.
Her reçeteli ilaç uyuşturucu madde değildir.
Bununla birlikte TCK m.188/6 önemli bir düzenleme içermektedir.
Bu hükme göre;
üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili hekim tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran maddeler bakımından da TCK m.188 hükümleri uygulanabilmektedir.
Dolayısıyla bazı kırmızı veya yeşil reçeteye tabi ilaçların reçetesiz ve ticari amaçla temin edilmesi, satılması veya dağıtılması somut olayın özelliklerine göre ciddi cezai sorumluluk doğurabilir.
Ancak yalnızca bir ilacın reçeteye tabi olması nedeniyle otomatik biçimde TCK m.188 kapsamında değerlendirme yapılması doğru değildir. İlacın niteliği, aktif maddesi, hukuki statüsü ve gerçekleştirilen fiil ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
12. Uyuşturucu Üretiminde Kullanılan Ara Maddeler
Türk Ceza Kanunu yalnızca uyuşturucunun kendisini düzenlememektedir.
TCK m.188/7’de, uyuşturucu veya uyarıcı etki meydana getirmemesine rağmen uyuşturucu veya uyarıcı madde üretiminde kullanılan ve ithal veya imali resmi makamların iznine bağlı olan maddelere ilişkin özel bir suç tipi bulunmaktadır.
Bunlar uygulamada “prekürsör” veya uyuşturucu üretiminde kullanılan öncül kimyasal maddeler olarak nitelendirilebilmektedir.
Bu nedenle kişinin üzerinde ele geçirilen kimyasal maddenin doğrudan uyuşturucu etkisi göstermemesi, hiçbir şekilde cezai sorumluluk doğmayacağı anlamına gelmemektedir.
Uyuşturucu Maddenin Türü Cezayı Değiştirir mi?
Evet.
Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin türü özellikle TCK m.188 kapsamında cezanın belirlenmesinde doğrudan önem taşımaktadır.
TCK m.188/4-a gereğince suçun konusunun;
eroin, kokain, morfin, bazmorfin, sentetik kannabinoid ve türevleri, sentetik katinon ve türevleri, sentetik opioid ve türevleri veya amfetamin ve türevleri
olması halinde TCK m.188’in ilgili hükümlerine göre belirlenecek ceza yarı oranında artırılır.
Örneğin TCK m.188/3 kapsamında uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi ülke içinde satan, satışa arz eden, başkasına veren, sevk eden, nakleden, depolayan veya ticaret amacıyla satın alan, kabul eden ya da bulunduran kişi hakkında on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmi bin güne kadar adli para cezası öngörülmektedir. Satılan veya verilen kişinin çocuk olması durumunda ise hapis cezası on beş yıldan az olamaz.
Uyuşturucu maddenin yukarıda belirtilen nitelikli maddelerden olması halinde ayrıca yarı oranında artırım yapılacaktır.
Kullanmak İçin Uyuşturucu Bulundurmak ile Uyuşturucu Ticareti Arasındaki Fark
Uyuşturucu suçlarında en önemli hukuki tartışmalardan biri, ele geçirilen maddenin;
kişisel kullanım amacıyla mı yoksa ticaret amacıyla mı bulundurulduğudur.
Çünkü iki ihtimal arasındaki cezai sonuç son derece farklıdır.
Kişisel kullanım amacı varsa TCK m.191;
ticari veya başkasına temin amacı varsa TCK m.188
gündeme gelir.
TCK m.188/3 bakımından mutlaka uyuşturucunun para karşılığında satılması da şart değildir. Kanunda “başkalarına verme” ayrı bir seçimlik hareket olarak düzenlendiğinden, ücretsiz şekilde uyuşturucu temin edilmesi dahi somut olayın şartlarına göre TCK m.188 kapsamında suç oluşturabilir.
Maddenin Miktarı Tek Başına Yeterli Değildir
Uygulamada sıkça yapılan hatalardan biri, belirli bir gram sınırının altında kalan uyuşturucunun otomatik olarak “içicilik”, bunun üzerindeki miktarın ise otomatik olarak “ticaret” kabul edileceğinin düşünülmesidir.
Türk Ceza Kanunu’nda bütün uyuşturucu maddeler bakımından geçerli böyle kesin bir gram sınırı bulunmamaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu da ticaret–kullanma ayrımında;
- uyuşturucunun miktarı,
- uyuşturucunun çeşidi,
- bulundurulduğu yer,
- paketlenme biçimi,
- kişinin davranışları,
- birden fazla farklı uyuşturucu türünün bulunması,
- uyuşturucunun kullanım alışkanlığıyla uyumlu olup olmaması
gibi ölçütlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmektedir.
Örneğin çok sayıda küçük pakete ayrılmış uyuşturucunun yanında hassas terazi bulunması, satışa ilişkin mesajlaşmaların tespit edilmesi veya farklı nitelikte çok sayıda uyuşturucunun birlikte bulunması ticaret amacı yönünden delil olarak değerlendirilebilir.
Bunun karşısında tek başına miktarın fazla olması her olayda uyuşturucu ticareti suçunun kesin olarak oluştuğunu göstermez. Failin kullanım alışkanlığı ve somut olayın bütün şartları değerlendirilmelidir.
Her Bağımlılık Yapan Madde TCK Anlamında Uyuşturucu mudur?
Hayır.
Ceza hukuku açısından önemli olan hususlardan biri budur.
Bir maddenin;
- bağımlılık yapması,
- bilinci etkilemesi,
- sarhoşluk meydana getirmesi veya
- sağlığa zarar vermesi
tek başına o maddeyi TCK m.188 veya m.191 anlamında uyuşturucu veya uyarıcı madde haline getirmez.
Alkol, bazı uçucu maddeler veya çeşitli kimyasallar insan davranışlarını ve merkezi sinir sistemini ciddi şekilde etkileyebilmekle birlikte bunların hukuki rejimi farklı olabilir.
Bu nedenle ceza soruşturmasında öncelikle ele geçirilen maddenin hangi kimyasal madde olduğunun ve uyuşturucu mevzuatı kapsamında bulunup bulunmadığının kesin şekilde belirlenmesi gerekir.
Kriminal Laboratuvar Raporunun Önemi
Uyuşturucu dosyalarında ele geçirilen maddenin türü çoğu zaman yalnızca suçun oluşup oluşmadığını değil, uygulanacak cezanın miktarını da doğrudan etkiler.
Bu nedenle;
Adli Tıp Kurumu, Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Daire Başkanlığı, Jandarma Kriminal veya yetkili laboratuvarlar tarafından düzenlenen raporlar
yargılama bakımından önemli delillerdendir.
Özellikle TCK m.188/4 kapsamında cezanın yarı oranında artırılması isteniyorsa maddenin hangi kimyasal bileşiği içerdiğinin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması gerekir.
Örneğin ele geçirilen maddenin yalnızca “bonzai” olarak ifade edilmesi yeterli değildir. Maddenin hangi sentetik kannabinoidi içerdiğinin teknik incelemeyle tespit edilmesi gerekebilir.
Aynı durum “ecstasy”, “kristal” veya diğer sokak isimleriyle anılan maddeler bakımından da geçerlidir.
Sonuç
Türk ceza hukukunda uyuşturucu ve uyarıcı maddeler tek bir gruptan oluşmamaktadır. Esrar ve kenevir türevlerinden eroina, kokainden sentetik kannabinoidlere, metamfetaminden sentetik katinon ve sentetik opioidlere kadar çok sayıda madde uyuşturucu suçlarının konusunu oluşturabilmektedir.
Ancak hukuki değerlendirmede üç temel husus birbirinden ayrılmalıdır:
Birincisi, ele geçirilen maddenin hukuken uyuşturucu veya uyarıcı madde niteliğinde olup olmadığıdır.
İkincisi, maddenin TCK m.188/4 kapsamında daha ağır cezayı gerektiren eroin, kokain, morfin, bazmorfin, sentetik kannabinoid, sentetik katinon, sentetik opioid veya amfetamin ve türevlerinden biri olup olmadığıdır.
Üçüncüsü ise uyuşturucunun hangi amaçla bulundurulduğudur.
Kişisel kullanım amacı TCK m.191 kapsamında değerlendirilirken; satış, satışa arz, başkasına verme, sevk, nakil, depolama veya ticaret amacıyla bulundurma gibi fiiller çok daha ağır yaptırımlar öngören TCK m.188 kapsamında değerlendirilmektedir.
Bu nedenle uyuşturucu suçlarında yalnızca ele geçirilen maddenin miktarından veya sokakta kullanılan isminden hareketle hukuki sonuca ulaşılması mümkün değildir. Maddenin kimyasal içeriği, kriminal raporlar, bulundurulma amacı, miktarı, paketlenme şekli, ele geçirildiği yer, iletişim kayıtları ve dosyadaki diğer tüm deliller birlikte incelenmelidir.
Özellikle TCK m.188 ile TCK m.191 arasındaki ayrım, kişinin karşı karşıya kalacağı cezai yaptırımı tamamen değiştirebildiğinden, uyuşturucu veya uyarıcı madde suçlarına ilişkin her soruşturma ve kovuşturmanın somut olayın özelliklerine göre ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.