Single Blog Title

This is a single blog caption

SANAL INFLUENCER REKLAMLARINDA SORUMLULUK: YAPAY ZEKÂ ŞEFFAFLIĞI, REKLAM HUKUKU, KVKK VE TELİF HAKLARI

SANAL INFLUENCER REKLAMLARINDA SORUMLULUK: YAPAY ZEKÂ ŞEFFAFLIĞI, REKLAM HUKUKU, KVKK VE TELİF HAKLARI

Sanal influencer’lar; bilgisayar grafikleri, animasyon, üç boyutlu modelleme ve üretken yapay zekâ teknolojileri kullanılarak oluşturulan, sosyal medya platformlarında gerçek bir insan gibi paylaşım yapan ve takipçileriyle iletişim kuran dijital karakterlerdir.

Bu karakterler bir marka tarafından doğrudan oluşturulabileceği gibi reklam ajansı, teknoloji şirketi, içerik stüdyosu veya bağımsız bir girişim tarafından da yönetilebilir. Bazı sanal influencer’lar tamamen kurgusal bir kişiliğe sahipken bazıları gerçek bir kişinin yüzü, sesi, hareketleri veya kişilik özellikleri esas alınarak oluşturulmaktadır.

Sanal influencer’ların reklam sektöründe kullanılmasının markalar açısından önemli avantajları bulunmaktadır. Karakterin görünümü, konuşması ve davranışları büyük ölçüde kontrol edilebilir; fiziksel çekim yapılmadan çok sayıda içerik üretilebilir ve kampanyanın farklı dillere veya ülkelere uyarlanması kolaylaşabilir.

Bununla birlikte sanal influencer’ın gerçek bir insan olmaması, reklam faaliyetinin hukuki sorumluluktan bağımsız olduğu anlamına gelmez. Sanal karakterin arkasında içeriği hazırlayan, reklam kararını alan, karakteri yöneten ve ekonomik menfaat elde eden gerçek veya tüzel kişiler bulunmaktadır.

Dolayısıyla “Yanlış açıklamayı sanal influencer yaptı” veya “İçeriği yapay zekâ üretti” şeklindeki bir savunma, reklam verenin, ajansın ya da hesabı yöneten kişinin sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Sanal Influencer’ın Hukuki Kişiliği Var mıdır?

Türk hukukunda sanal influencer’lara veya yapay zekâ sistemlerine gerçek kişilerden ve tüzel kişilerden bağımsız bir hukuki kişilik tanınmamıştır.

Sanal influencer;

  • Sözleşmenin bağımsız tarafı olamaz,
  • Kendi adına borç altına giremez,
  • İdari para cezasının doğrudan muhatabı olamaz,
  • Kendi adına dava açamaz veya aleyhine dava açılamaz,
  • Kusur ve irade sahibi bağımsız bir hukuk süjesi olarak değerlendirilemez.

Sanal influencer adına açılan sosyal medya hesabının yüz binlerce takipçiye ulaşması, karakterin ticari marka hâline gelmesi veya yapay zekâ aracılığıyla bağımsız cevaplar verebilmesi bu sonucu değiştirmez.

Hukuki ilişki, karakterin arkasında bulunan gerçek veya tüzel kişiler üzerinden kurulur. Marka bir sanal influencer ile reklam anlaşması yaptığını söylese bile sözleşmenin gerçek tarafı karakteri yöneten şirket, ajans veya kişidir.

Bu nedenle hukuki sorumluluğun belirlenmesinde “Sanal influencer ne yaptı?” sorusundan önce şu sorular cevaplandırılmalıdır:

  • Karakterin sahibi kimdir?
  • Sosyal medya hesabını kim yönetmektedir?
  • İçeriğin yayımlanmasına kim karar vermiştir?
  • Reklam metnini kim hazırlamıştır?
  • Ürün hakkındaki iddiaları kim vermiştir?
  • İçerik üzerinde son onay yetkisi kimdedir?
  • Reklam gelirini kim elde etmektedir?
  • Kullanılan yapay zekâ sistemini kim seçmiş ve yönlendirmiştir?

Sanal Influencer Reklamlarında Temel Hukuki Kural

Sanal influencer aracılığıyla yapılan tanıtımlar da 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğine tabidir.

6502 sayılı Kanun’un 61. maddesine göre ticari reklamların doğru ve dürüst olması, tüketiciyi aldatmaması, tüketicinin bilgi ve tecrübe eksikliğini istismar etmemesi gerekir. Reklam olduğu açıkça belirtilmeden bir ürün, hizmet, marka veya işletmenin tanıtılması da örtülü reklam yasağı kapsamındadır.

Kanun’un 62. maddesi ise ortalama tüketicinin ekonomik davranışını bozan veya bozma ihtimali bulunan haksız ticari uygulamaları yasaklamaktadır. Reklamları inceleme ve yaptırım uygulama yetkisi, Kanun’un 63. maddesi uyarınca Ticaret Bakanlığı bünyesindeki Reklam Kuruluna aittir.

Sanal influencer’ın insan olmaması, reklamın tüketici üzerindeki etkisini azaltmaz. Aksine gerçek bir kişi izlenimi veren dijital karakter, tüketicinin karşısındaki içeriğin kurgu mu, gerçek deneyim mi veya reklam mı olduğunu ayırt etmesini zorlaştırabilir.

Bu nedenle sanal influencer reklamlarında iki ayrı şeffaflık yükümlülüğü bulunmaktadır:

  1. İçeriğin ticari reklam olduğu açıklanmalıdır.
  2. Karakter veya içerik yapay zekâ ile oluşturulmuşsa bu durum ayrıca belirtilmelidir.

Yalnızca “reklam” yazılması, karakterin gerçek insan olmadığı bilgisini vermeyebilir. Yalnızca “yapay zekâ ile oluşturulmuştur” denilmesi de marka ile kurulan ticari ilişkiyi açıklamaz.

En güvenli açıklama şu biçimde olabilir:

“REKLAM | Bu içerikte yer alan karakter ve görüntüler yapay zekâ teknolojileri kullanılarak oluşturulmuştur.”

1 Ağustos 2026 Tarihinde Başlayacak Yeni Dönem

1 Temmuz 2026 tarihli ve 33297 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği değişiklikleri, 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Yeni düzenlemeye göre reklamlarda yapay zekâ teknolojileri kullanılarak insandan ayırt edilemeyecek dijital karakterlere yer verilmesi hâlinde, bu durumun açık, anlaşılır ve ayırt edilebilir şekilde belirtilmesi zorunludur.

Ayrıca gerçek bir kişinin yapay zekâ teknolojileriyle oluşturulan dijital kopyasının, bir mal veya hizmeti bizzat deneyimlediği izlenimi verdiği veya tavsiyede bulunduğu reklamlar yasaklanmıştır.

Bu düzenleme iki farklı reklam modelini birbirinden ayırmaktadır.

Tamamen Kurgusal Sanal Influencer

Karakter gerçek bir kişiden bağımsız biçimde oluşturulmuşsa reklamda kullanılması tamamen yasak değildir. Ancak karakterin yapay zekâ veya dijital üretimle oluşturulduğu tüketiciden gizlenmemelidir.

Karakter insandan ayırt edilemeyecek kadar gerçekçi görünüyorsa açıklamanın daha görünür ve anlaşılır olması gerekir.

Gerçek Kişinin Dijital Kopyası

Gerçek bir sanatçının, sporcunun, oyuncunun veya influencer’ın dijital kopyası kullanılıyorsa daha ağır bir değerlendirme yapılır.

Gerçek kişinin dijital kopyasının ürünü fiziksel olarak kullandığı, deneyimlediği veya tavsiye ettiği izlenimini oluşturacak reklamlar 1 Ağustos 2026’dan itibaren açıkça yasaktır. Bu yasak, kişinin görüntüsünün kullanılmasına izin vermiş olması hâlinde dahi reklamın içeriği bakımından ayrıca dikkate alınmalıdır.

Örneğin gerçek bir oyuncunun yapay zekâ ile oluşturulan görüntüsüne:

  • “Bu kremi bir aydır kullanıyorum,”
  • “Bu otomobili kullandıktan sonra fikrim değişti,”
  • “Bu takviyeyi kullandığım için daha enerjik hissediyorum”

şeklinde gerçekte söylemediği ve deneyimlemediği beyanların yüklenmesi hukuka aykırı olacaktır.

Sanal Influencer Bir Ürünü Deneyimlediğini Söyleyebilir mi?

Tamamen dijital bir karakterin fiziksel bir ürünü gerçekten kullanması, tatması, giymesi veya ürünün etkisini bedensel olarak deneyimlemesi mümkün değildir.

Bu nedenle sanal influencer’ın;

  • “Bu krem cildimi iyileştirdi,”
  • “Bu parfüm bütün gün kalıcı,”
  • “Bu takviyeyi kullandıktan sonra kilo verdim,”
  • “Bu restoranda yediğim yemek çok lezzetliydi,”
  • “Bu otomobilin sürüşü çok rahat,”
  • “Bu yatağı kullandığım için bel ağrım geçti”

gibi kişisel deneyim iddiası taşıyan açıklamaları tüketiciyi yanıltabilir.

Sanal karakterin tamamen kurgusal olduğu bilinse dahi reklamın ürün hakkında gerçeğe aykırı bir deneyim anlatımı kurması reklam verenin ispat yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

Ticaret Bakanlığının sosyal medya etkileyicilerine ilişkin düzenlemeleri, etkileyicinin deneyimlemediği bir mal veya hizmeti deneyimlemiş ya da onaylamış izlenimi yaratmasını yasaklamaktadır. Sanal influencer hiçbir fiziksel deneyim yaşayamayacağı için kişisel deneyim dili yerine ürünün ispatlanabilir özelliklerine dayanan tanıtım dili kullanılmalıdır.

Örneğin şu ifade risklidir:

“Bu şampuanı kullandıktan sonra saçlarım iki haftada daha hızlı uzadı.”

Buna karşılık şu tür bir açıklama daha güvenlidir:

“Marka tarafından sunulan ürün bilgilerine göre bu şampuan, saç bakımına yönelik şu bileşenleri içermektedir.”

Ancak markanın verdiği ürün bilgilerinin de doğru, güncel ve ispatlanabilir olması gerekir.

Reklam ve Yapay Zekâ Açıklaması Nasıl Yapılmalıdır?

1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girecek düzenlemeyle sosyal medya etkileyicilerinin herhangi bir kazanç, ücretsiz veya indirimli ürün ya da hizmet veya etkinlik katılımı yoluyla menfaat elde ettiği paylaşımlarda “reklam” veya “tanıtım” ibaresinin kullanılması zorunlu hâle gelecektir.

Sanal influencer’ın sahibi ile marka arasında ücretli kampanya bulunması hâlinde paylaşımda hem reklam ilişkisi hem de karakterin yapay niteliği açıklanmalıdır.

Açıklama;

  • Paylaşımın başında bulunmalı,
  • Kolay okunabilmeli,
  • Arka planla aynı renkte olmamalı,
  • Çok sayıda etiket arasına gizlenmemeli,
  • Kullanıcının ekranı kaydırmasını gerektirmemeli,
  • Platformun butonları veya kullanıcı arayüzüyle örtüşmemeli,
  • Birden fazla hikâye varsa ilgili her hikâyede tekrarlanmalıdır.

Örnek açıklamalar:

“REKLAM | Bu paylaşım X markasıyla iş birliği kapsamında hazırlanmıştır. Görüntüler yapay zekâ ile oluşturulmuştur.”

“TANITIM | Ben gerçek bir kişi değil, X şirketi tarafından oluşturulan sanal bir karakterim.”

“REKLAM | Bu içerikteki dijital karakter ve sesler yapay zekâ teknolojileriyle üretilmiştir.”

Yalnızca hesabın biyografi kısmına “virtual influencer” yazılması her reklam bakımından yeterli kabul edilmemelidir. Tüketici, tek bir paylaşım üzerinden içerikle karşılaşabileceğinden açıklamanın reklamın üzerinde de bulunması gerekir.

Yanlış Reklamdan Kim Sorumludur?

Sanal influencer’ın ayrı bir hukuki kişiliği bulunmadığından yaptırım dijital karaktere değil, reklam faaliyetinde rol alan gerçek veya tüzel kişilere uygulanır.

Sorumluluk somut olayda aşağıdaki kişiler arasında dağıtılabilir.

Reklam Veren Marka

Reklam veren, ürün ve hizmetle ilgili bilgilerin doğruluğundan, kampanyanın hukuka uygunluğundan ve ileri sürülen iddiaların ispatından sorumludur.

Marka;

  • Yanlış ürün bilgisi verirse,
  • İspatlanamayan sağlık veya performans iddiaları kullanırsa,
  • Sanal karakterin gerçek deneyim yaşadığı izlenimini oluşturursa,
  • Reklam ilişkisinin veya yapay zekâ kullanımının gizlenmesini isterse,
  • Reklamı yasak bir ürünün tanıtımını yaptırırsa

doğrudan sorumlulukla karşılaşabilir.

Markanın “İçeriği ajans hazırladı” veya “Paylaşım sanal influencer hesabından yapıldı” şeklindeki savunması, kendi sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Sanal Influencer’ın Sahibi veya Hesap Yöneticisi

Sanal karakterin hesabını yöneten şirket ya da kişi, paylaşımların içeriğini ve yayımlanmasını kontrol ediyorsa doğrudan sorumlu tutulabilir.

Hesap yöneticisinin;

  • Markadan ödeme alması,
  • İçeriği hazırlaması,
  • Reklam etiketini eklememesi,
  • Yanıltıcı açıklamayı bilerek yayımlaması,
  • Yorumlar veya doğrudan mesajlar üzerinden tüketicileri satın almaya yönlendirmesi

sorumluluğunu güçlendirir.

Ticaret Bakanlığının Sosyal Medya Etkileyicileri Kılavuzu’na göre reklam veren, reklam ajansı, mecra kuruluşu ve sosyal medya etkileyicisi mevzuata uyum konusunda ayrı ayrı sorumludur.

Sanal influencer bakımından “etkileyici” sıfatının arkasındaki hesap sahibi veya işletmeci yaptırım muhatabı olacaktır.

Reklam Ajansı ve İçerik Üretim Şirketi

Reklam ajansı yalnızca marka ile sanal influencer arasında iletişim kuran pasif bir aracı değil; kampanyanın metnini, tasarımını, hedef kitlesini ve yayın biçimini belirleyen aktörse sorumluluk alanına girer.

Ajansın;

  • Yanıltıcı metni hazırlaması,
  • Yapay zekâ açıklamasını kaldırması,
  • Gerçek kişinin dijital kopyasını izinsiz oluşturması,
  • Üçüncü kişilere ait telifli materyalleri kullanması,
  • Çocuklara yönelik hukuka aykırı hedefleme yapması

durumunda idari ve özel hukuk sorumluluğu gündeme gelebilir.

Yapay Zekâ veya Teknoloji Sağlayıcısı

Genel amaçlı bir yapay zekâ aracını sağlayan teknoloji şirketi, bu araçla hazırlanan her reklamdan otomatik olarak sorumlu tutulamaz.

Ancak teknoloji sağlayıcısının;

  • Belirli reklam kampanyasını özel olarak hazırlaması,
  • İçeriğin hukuka aykırı amacını bilmesi,
  • Gerçek kişiye ait görüntü veya sesi izinsiz çoğaltması,
  • Yanıltıcı çıktıyı doğrudan yayımlaması,
  • Reklamın yönetim ve hedefleme kararlarına katılması

hâlinde rolüne ve kusuruna göre sorumluluğu tartışılabilir.

Bu noktada yalnızca yazılımı sağlayan teknik hizmet sunucusuyla, kampanyanın hazırlanmasına aktif olarak katılan yapay zekâ stüdyosu birbirinden ayrılmalıdır.

Sosyal Medya Platformu

Sosyal medya platformunun sorumluluğu, içeriğin hazırlanmasına ve reklamın yayımlanmasına ne ölçüde katıldığına göre değerlendirilir.

Platformun yalnızca kullanıcı tarafından yüklenen içeriği barındırmasıyla reklam kampanyasını satması, hedeflemesi ve sponsorlu içerik olarak dağıtması aynı değildir.

Mevzuata aykırı reklam hakkında yetkili makam kararı veya usulüne uygun bildirim bulunması hâlinde içeriğin çıkarılması ve erişimin sınırlandırılması yükümlülükleri ayrıca gündeme gelebilir.

İdari Para Cezası Kime Uygulanır?

Reklam Kurulu, sanal influencer karakterine para cezası vermez. İdari yaptırım, ihlalde rolü bulunan gerçek veya tüzel kişiye yöneltilir.

Somut olayda;

  • Reklam veren marka,
  • Sanal karakterin sahibi,
  • Sosyal medya hesabının işletmecisi,
  • Reklam ajansı,
  • Mecra kuruluşu

ayrı ayrı incelenebilir.

Bir taraf hakkında yaptırım uygulanması, diğer tarafların otomatik olarak sorumluluktan kurtulması anlamına gelmez. İdari sorumluluk, her aktörün reklam sürecindeki rolüne göre ayrı ayrı değerlendirilir.

2026 yılında aldatıcı ve yanıltıcı reklamlar ile haksız ticari uygulamalar için uygulanabilecek idari para cezaları; ihlalin ağırlığı, elde edilen menfaat, neden olunan zarar, kusur, ekonomik durum ve reklamın yayımlandığı mecra dikkate alınarak 99.339 TL ile 39.916.524 TL arasında değişebilmektedir. Reklam Kurulu ayrıca reklamın durdurulmasına, düzeltilmesine ve gerekli hâllerde tedbiren durdurulmasına karar verebilir.

Her aykırılıkta otomatik olarak en yüksek tutarda ceza uygulanmaz. Bununla birlikte yüksek erişimli, uzun süre devam eden ve tüketicinin sağlığı veya ekonomik güvenliği üzerinde ciddi sonuç doğuran kampanyalarda yaptırım riski artar.

Sözleşmeyle Bütün Sorumluluk Ajansa Bırakılabilir mi?

Marka ile ajans arasındaki sözleşmede “Reklamın hukuka uygunluğundan yalnızca ajans sorumludur” şeklinde bir hüküm bulunabilir. Benzer şekilde sanal influencer hesabının sahibi de sözleşmeyle bütün sorumluluğun markaya ait olduğunu kabul edebilir.

Ancak bu hükümler Reklam Kurulu, Kişisel Verileri Koruma Kurulu veya mahkemeler bakımından otomatik olarak bağlayıcı değildir.

Kamu makamları, sorumluluğu sözleşmedeki başlığa göre değil, fiilen kimin ne yaptığına göre belirler.

Sözleşmedeki sorumluluk hükümleri tarafların iç ilişkisinde önemlidir. Örneğin ajansın sözleşmeye aykırı hareketi nedeniyle markaya ceza verilirse marka, şartları mevcutsa ajansa rücu edebilir. Ancak marka, reklam veren olarak kanundan doğan sorumluluğunu üçüncü kişilere karşı tamamen ortadan kaldıramaz.

Tüketicinin Zarar Görmesi Hâlinde Özel Hukuk Sorumluluğu

Yanıltıcı sanal influencer reklamına güvenerek ürün satın alan tüketici zarara uğrarsa idari yaptırımların dışında özel hukuk talepleri de gündeme gelebilir.

Tüketici somut olayın özelliklerine göre;

  • Ayıplı mal veya hizmetten doğan seçimlik haklarını,
  • Sözleşmeden dönme veya bedel indirimi taleplerini,
  • Maddi zararının tazminini,
  • Şartları varsa manevi tazminatı

ileri sürebilir.

Birden fazla kişinin aynı zararın meydana gelmesine birlikte sebep olması hâlinde Türk Borçlar Kanunu’nun birlikte sorumluluğa ilişkin hükümleri uygulanabilir. Markanın yanlış ürün bilgisi vermesi, ajansın yanıltıcı reklam hazırlaması ve hesap yöneticisinin bunu bilerek yayımlaması aynı zarara katkıda bulunabilir. Türk Borçlar Kanunu, hukuka aykırı ve kusurlu fiille başkasına zarar veren kişinin bu zararı gidermekle yükümlü olduğunu düzenlemektedir.

Tarafların kendi aralarındaki kusur ve rücu ilişkisi daha sonra ayrıca değerlendirilir.

Sanal Influencer ve Haksız Rekabet

Sanal influencer reklamları yalnızca tüketicileri değil, rakip işletmeleri de etkileyebilir.

Reklamda;

  • Rakip ürün hakkında gerçeğe aykırı açıklama yapılması,
  • Başka bir markanın taklit edilmesi,
  • Sahte tüketici deneyimi oluşturulması,
  • Gerçek olmayan beğeni ve yorumlar üretilmesi,
  • Sanal karakterin bağımsız bir tüketiciymiş gibi gösterilmesi,
  • Rakibin ticari itibarının haksız biçimde zedelenmesi

haksız rekabet hükümlerini gündeme getirebilir.

Türk Ticaret Kanunu’nun 54 ve devamı maddeleri, dürüstlük kuralını ihlal eden ve rakipler ile müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen ticari uygulamalara karşı tespit, men, düzeltme ve tazminat yolları öngörmektedir.

Sanal influencer’ın kurgusal kişiliğinin bağımsız tüketici görüşü gibi sunulması, özellikle marka tarafından sahiplenildiği gizleniyorsa haksız rekabet riski oluşturabilir.

Sanal Influencer Reklamlarının KVKK Boyutu

Tamamen kurgusal bir sanal karakterin kendisi, belirli veya belirlenebilir gerçek bir kişiye ilişkin bilgi taşımıyorsa kişisel veri sayılmayabilir.

Ancak sanal influencer’ın oluşturulması ve işletilmesi sürecinde gerçek kişilere ait çok sayıda veri işlenebilir:

  • Gerçek kişilerin yüz görüntüleri,
  • Ses kayıtları,
  • Hareket ve mimik verileri,
  • Sanatçı veya model fotoğrafları,
  • Sosyal medya kullanıcılarının yorumları,
  • Takipçilerin davranış ve etkileşim verileri,
  • Doğrudan mesajlar,
  • Konum ve cihaz bilgileri,
  • Reklam hedefleme ve profil verileri.

KVKK tarafından yayımlanan Üretken Yapay Zekâ ve Kişisel Verilerin Korunması Rehberi, yapay zekâ sistemlerinin geliştirilmesi ve kullanılması sırasında gerçekleştirilen kişisel veri işleme faaliyetlerinin 6698 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğunu; sürecin şeffaf, denetlenebilir ve insan merkezli biçimde yürütülmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

Gerçek Kişinin Yüzü veya Sesi Kullanılıyorsa

Sanal influencer gerçek bir modelin yüzü, sesi veya hareketleri esas alınarak oluşturulmuşsa ilgili kişinin kişisel verileri işlenmektedir.

Bu durumda;

  • Veri işleme için geçerli hukuki sebep bulunmalı,
  • Kişi açık ve anlaşılır biçimde aydınlatılmalı,
  • Kullanım amacı belirlenmeli,
  • Kullanım süresi sınırlandırılmalı,
  • Verilerin kimlere aktarılacağı açıklanmalı,
  • Gerekli olduğu durumda açık rıza alınmalı,
  • Veri güvenliği tedbirleri uygulanmalıdır.

“Görüntümün reklamda kullanılmasına izin veriyorum” şeklindeki genel bir sözleşme hükmü, kişinin yüzünün yapay zekâ eğitiminde kullanılmasına, sesinin klonlanmasına veya sınırsız sayıda yeni reklam üretilmesine her durumda izin verildiği anlamına gelmemelidir.

İzin metninde özellikle şu işlemler ayrı ayrı düzenlenmelidir:

  • Dijital kopya oluşturma,
  • Ses klonlama,
  • Yeni mimik ve hareket üretme,
  • Yapay zekâ modelini eğitme,
  • Başka ürün reklamlarında kullanma,
  • Üçüncü kişilere aktarma,
  • Yurt dışında işleme,
  • Kullanım süresi sona erdiğinde silme.

Takipçilerin Verileri Kullanılıyorsa

Sanal influencer’ın takipçileriyle yaptığı sohbetler, yorumlar veya doğrudan mesajlar analiz edilerek kişiye özel reklam üretilebilir.

Bu durumda reklam veren veya hesap yöneticisi, kişisel verilerin hangi amaçlarla ve hangi hukuki sebebe dayanılarak işlendiğini açıklamalıdır.

1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girecek düzenlemeyle hedefli reklamların hangi kriterlerle tüketiciye gösterildiğine ve bu kriterlerin nasıl değiştirilebileceğine ilişkin kolay erişilebilir bilgi verilmesi zorunlu hâle gelecektir. Ayrıca çocuklara yönelik kişisel veri temelli profilleme yoluyla hedefli reklam yapılması yasaklanacaktır.

Dolayısıyla çocuk görünümünde veya çocukların ilgisini çekecek biçimde tasarlanmış sanal influencer’ların reklam faaliyetlerinde daha yüksek bir özen gösterilmelidir.

Kişilik Hakları ve Dijital Kopya Sorunu

Bir kişinin yüzünün, sesinin, adının veya kişilik özelliklerinin izinsiz biçimde sanal influencer’a aktarılması kişilik hakkı ihlali oluşturabilir.

Örneğin;

  • Ünlü bir oyuncuya benzeyen dijital karakter oluşturulması,
  • Gerçek kişinin sesinin izinsiz klonlanması,
  • Kişinin söylemediği sözlerin söyletilmesi,
  • Kişinin politik, sağlık veya finans reklamında yer alıyormuş gibi gösterilmesi,
  • Gerçek influencer’ın karakteristik hareket ve üslubunun sistematik biçimde taklit edilmesi

hukuki sorumluluk doğurabilir.

İlgili kişi;

  • Kullanımın durdurulmasını,
  • İçeriğin kaldırılmasını,
  • İhlalin tespitini,
  • Maddi ve manevi tazminatı,
  • Elde edilen kazancın kendisine verilmesini

talep edebilir.

Kişinin görüntüsünün kullanılmasına izin vermiş olması da kullanımın her bağlamda hukuka uygun olduğu anlamına gelmez. Örneğin kozmetik reklamı için verilen izin, siyasi propaganda veya kumar reklamı için kullanılamaz.

Sanal Influencer’ın Telif Hakları Kime Aittir?

Sanal influencer tek bir unsurdan değil, çok sayıda fikrî üründen oluşabilir:

  • Karakter tasarımı,
  • Üç boyutlu model,
  • Çizimler,
  • Animasyonlar,
  • Yazılım kodları,
  • Senaryolar,
  • Fotoğraf ve videolar,
  • Müzikler,
  • Ses kayıtları,
  • Marka adı ve logosu,
  • Sosyal medya metinleri.

Bu unsurlar üzerinde farklı kişilerin hak sahibi olması mümkündür.

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun temel kuralına göre bir eserin sahibi onu meydana getiren kişidir. Bu nedenle karakteri tasarlayan grafik sanatçısı, animasyonu hazırlayan kişi, senaryo yazarı, besteci ve yazılım geliştiricisi kendi katkıları bakımından hak sahibi olabilir.

Markanın projeyi finanse etmesi, bütün telif haklarını kendiliğinden kazandığı anlamına gelmez.

Markanın sanal influencer’ı sınırsız biçimde kullanabilmesi için ilgili yaratıcı kişilerden;

  • İşleme,
  • Çoğaltma,
  • Yayma,
  • Temsil,
  • Umuma iletim

haklarının yazılı ve ayrı ayrı devralınması veya kullanım lisansı alınması gerekir.

FSEK kapsamında mali hak sözleşmelerinin yazılı olması ve hangi hakların devredildiğinin ayrı ayrı gösterilmesi önemlidir. Tamamen yapay zekâ tarafından, belirgin bir insan yaratıcı katkısı olmadan meydana getirilen içeriğin eser niteliği ve hak sahipliği ise mevcut Türk hukuku bakımından tartışmalıdır. İnsanların yaratıcı seçim ve katkılarının bulunduğu unsurlar ayrı değerlendirilmelidir.

Markalaşma ve Sanal Karakterin Ticari Kimliği

Sanal influencer’ın adı, logosu, sloganı ve karakteristik görünümü marka olarak tescil edilebilir.

Tescil başvurusunda;

  • Karakterin adı,
  • Görseli,
  • Logo veya sembolü,
  • Sanal ürün ve hizmetleri,
  • Reklam ve eğlence hizmetleri

bakımından uygun mal ve hizmet sınıfları seçilmelidir.

Ancak marka tescili, üçüncü kişilere ait telif veya kişilik haklarını ortadan kaldırmaz. Başka bir kişiye ait karakterin, yüzün veya eserin izinsiz kullanılması hâlinde marka tescili alınmış olsa bile hak ihlali devam edebilir.

Yasaklı Ürün Reklamlarında Sanal Influencer Kullanılması

Sanal influencer kullanılması, reklamı yasak veya sınırlandırılmış bir ürünün reklamını hukuka uygun hâle getirmez.

Örneğin;

  • Yasa dışı bahis ve kumar,
  • Tütün ve elektronik sigara,
  • Mevzuata aykırı ilaç ve sağlık ürünleri,
  • Aldatıcı finansal kazanç vaatleri,
  • Yetkisiz sağlık hizmetleri

bakımından gerçek influencer’lara uygulanan yasaklar sanal karakterler için de geçerlidir.

Markanın gerçek insan kullanmak yerine dijital karakter tercih etmesi, reklam yasağının etrafından dolaşılmasına imkân vermez.

Aynı şekilde “Bu ifadeleri gerçek kişi değil yapay zekâ söyledi” savunması, hukuka aykırı sağlık beyanını veya yasa dışı bahis teşvikini meşru hâle getirmez.

Sanal Influencer Sözleşmesinde Bulunması Gereken Hükümler

Sanal influencer’ın marka kampanyalarında kullanılmasına ilişkin sözleşmeler klasik influencer sözleşmelerinden daha ayrıntılı hazırlanmalıdır.

Sözleşmede en azından şu konular düzenlenmelidir:

Karakterin Sahipliği

Sanal influencer’ın adı, tasarımı, hesabı, yazılımı, kaynak dosyaları ve marka haklarının kime ait olduğu açıkça belirlenmelidir.

Reklam İçeriğinin Kontrolü

Metni kimin hazırlayacağı, markanın kaç revizyon hakkı bulunduğu ve nihai yayın onayını kimin vereceği düzenlenmelidir.

Yapay Zekâ Açıklaması

Paylaşımda karakterin ve görüntülerin yapay zekâ ile oluşturulduğunun hangi ifadeyle açıklanacağı belirlenmelidir.

Reklam Açıklaması

“Reklam” veya “tanıtım” ibaresinin yeri, boyutu ve hangi içeriklerde kullanılacağı sözleşmeye yazılmalıdır.

Ürün İddiaları

Marka, verdiği ürün bilgilerinin doğru, güncel ve ispatlanabilir olduğunu garanti etmelidir. Sanal karakterin gerçek deneyim yaşamış gibi konuşturulması yasaklanmalıdır.

Kişisel Veriler

Karakterin oluşturulmasında kullanılan yüz, ses, hareket ve diğer verilerin hukuka uygun biçimde elde edildiği taahhüt edilmelidir.

Telif ve Lisanslar

Karakter tasarımı, müzik, yazılım, animasyon, görsel ve sesler üzerindeki hak sahipliği zinciri kurulmalıdır.

Yasaklı Kullanımlar

Sanal karakterin siyasi reklam, kumar, tütün, yetişkin içerikleri veya itibarını zedeleyebilecek başka alanlarda kullanılıp kullanılamayacağı düzenlenmelidir.

Yapay Zekâ Modelinin Eğitimi

Marka veya ajansın sanal karaktere ait dosyaları başka yapay zekâ modellerinin eğitiminde kullanıp kullanamayacağı açıklanmalıdır.

Kriz ve Hata Yönetimi

Yapay zekânın ayrımcı, yanlış, hakaret içeren veya mevzuata aykırı bir içerik üretmesi hâlinde paylaşımın ne kadar sürede kaldırılacağı ve kamuoyu açıklamasını kimin yapacağı belirlenmelidir.

Sorumluluk ve Rücu

Yanlış ürün bilgisinden markanın; izinsiz görsel kullanımından içeriği sağlayan tarafın; reklam etiketinin kaldırılmasından ise bu işlemi yapan tarafın sorumlu olacağı düzenlenebilir.

Bu hükümler kamu makamlarının sorumluluk değerlendirmesini sınırlamaz; ancak tarafların iç ilişkisindeki zarar ve rücu taleplerini belirler.

Yapay Zekânın Hatalı veya Beklenmeyen İçerik Üretmesi

Sanal influencer’lar bazen önceden hazırlanmış içerikleri paylaşırken bazı sistemler takipçilerin sorularına otomatik cevap verebilir.

Yapay zekâ;

  • Yanlış ürün bilgisi verebilir,
  • Sağlık tavsiyesinde bulunabilir,
  • Hakaret veya ayrımcılık içeren cevap üretebilir,
  • Rakip işletmeler hakkında gerçeğe aykırı açıklama yapabilir,
  • Kişisel veri veya ticari sır açıklayabilir,
  • Yasak ürünleri tavsiye edebilir.

Sistemin cevabı otomatik üretmiş olması, hesabı yöneten kişinin denetim yükümlülüğünü tamamen ortadan kaldırmaz.

Özellikle yüksek riskli sektörlerde;

  • İnsan onayı olmadan cevap yayımlanmaması,
  • Yasak kelime ve konu filtrelerinin kullanılması,
  • Sağlık ve finans sorularına otomatik cevap verilmemesi,
  • Konuşmaların düzenli olarak denetlenmesi,
  • Hatalı içeriğin hızlı biçimde kaldırılması,
  • Gerekirse düzeltme açıklaması yayımlanması

uygun olacaktır.

Yapay zekâ sisteminin bağımsız hareket ettiği ileri sürülse bile sistemi reklam amacıyla kullanan kişinin öngörülebilir risklere karşı gerekli tedbirleri alması beklenir.

Hukuka Uygun Sanal Influencer Reklamı İçin Kontrol Listesi

Bir sanal influencer kampanyası yayımlanmadan önce şu sorular cevaplandırılmalıdır:

  1. Sanal influencer’ın sahibi ve hesap yöneticisi kimdir?
  2. Karakter tamamen kurgusal mı, gerçek bir kişiden mi oluşturuldu?
  3. Kullanılan yüz, ses ve hareket verileri için gerekli izinler alındı mı?
  4. İçeriğin reklam olduğu açıkça belirtiliyor mu?
  5. Yapay zekâ veya dijital karakter kullanımı ayrıca açıklanıyor mu?
  6. Sanal karakter gerçek bir deneyim yaşamış gibi konuşturuluyor mu?
  7. Ürün iddiaları doğru ve ispatlanabilir mi?
  8. Sağlık, finans, bahis veya çocuklara yönelik özel reklam kuralları incelendi mi?
  9. İçerikte kullanılan müzik, görsel, yazılım ve animasyon hakları temizlendi mi?
  10. Takipçilerin kişisel verileri işleniyor mu?
  11. Hedefli reklam kriterleri tüketiciye açıklanıyor mu?
  12. Çocuklara yönelik kişisel veri temelli profilleme yapılıyor mu?
  13. Yapay zekâ çıktıları insan denetiminden geçiyor mu?
  14. Hatalı içerik için kaldırma ve düzeltme prosedürü var mı?
  15. Marka, ajans ve karakter sahibinin sorumlulukları sözleşmede belirlendi mi?

Sonuç

Sanal influencer’lar, Türk hukukunda bağımsız bir hukuki kişiliğe sahip değildir. Bu nedenle reklam nedeniyle ortaya çıkan sorumluluk yapay zekâ sistemine veya dijital karaktere değil; reklam veren, hesap sahibi, ajans, içerik üreticisi ve somut olayda reklam sürecine katılan diğer gerçek veya tüzel kişilere yöneltilir.

Sanal influencer reklamlarında tüketiciye iki ayrı bilgi verilmesi gerekir: İçeriğin ticari reklam olduğu ve karakterin yapay zekâ ya da dijital üretimle oluşturulduğu açıkça açıklanmalıdır.

1 Ağustos 2026 tarihinden itibaren insandan ayırt edilemeyecek dijital karakterlerin yapay zekâ ile oluşturulduğunun açık, anlaşılır ve ayırt edilebilir biçimde belirtilmesi zorunlu olacaktır. Gerçek bir kişinin dijital kopyasının bir ürünü bizzat deneyimlediği veya tavsiye ettiği izlenimini veren reklamlar ise yasaklanacaktır.

Sanal karakterin fiziksel bir ürünü gerçekten deneyimlemesi mümkün olmadığından “kullandım”, “beğendim”, “faydasını gördüm” gibi kişisel deneyim ifadeleri önemli bir yanıltıcı reklam riski taşımaktadır.

Sanal influencer kullanımı; yasaklı ürün reklamlarını, gerçeğe aykırı sağlık beyanlarını, örtülü reklamları veya tüketiciyi yanıltan ticari uygulamaları hukuka uygun hâle getirmez.

Ayrıca karakterin oluşturulmasında gerçek kişilerin yüzü, sesi veya hareketleri kullanılıyorsa kişilik hakları ve KVKK; karakter tasarımı, animasyon, yazılım, müzik ve senaryolar bakımından ise telif ve marka hakları dikkate alınmalıdır.

Hukuka uygun bir sanal influencer kampanyası; reklam şeffaflığı, insan denetimi, veri koruması, telif hakları ve taraflar arasındaki sorumluluk dağılımının kampanya başlamadan önce birlikte planlanmasını gerektirir.

Leave a Reply

Call Now Button