MARKA İLE INFLUENCER ARASINDAKİ HUKUKİ YÜZ
MARKA İLE INFLUENCER ARASINDAKİ HUKUKİ YÜZ
GİRİŞ
Sosyal medya platformlarının temel reklam ve pazarlama kanallarından biri hâline gelmesiyle birlikte, markalar ile influencerlar arasındaki ticari ilişkiler de giderek daha karmaşık bir hukuki yapıya kavuşmuştur. Günümüzde influencerlar yalnızca bir ürünün fotoğrafını veya videosunu paylaşan kişiler değildir. Influencer; reklam içeriğini hazırlayan, kendi kişisel imajını kullanan, takipçileri nezdindeki güven ilişkisini markanın ticari faaliyetine dâhil eden ve kimi zaman satış üzerinden komisyon elde eden bağımsız bir içerik üreticisi konumundadır.
Bu nedenle marka ile influencer arasındaki ilişki, yalnızca “reklam verme” veya “ürün gönderme” işlemi olarak değerlendirilemez. Taraflar arasındaki ilişki; içerik üretimi, reklam hizmeti, temsil, fikrî hakların kullanılması, kişisel imajın ticari amaçla değerlendirilmesi, gizlilik, rekabet etmeme ve satış ortaklığı gibi birçok farklı unsuru aynı anda bünyesinde barındırabilir.
Türk hukukunda “influencer sözleşmesi” adıyla özel olarak düzenlenmiş bağımsız bir sözleşme türü bulunmamaktadır. Bununla birlikte taraflar, Türk Borçlar Kanunu’nun sözleşme özgürlüğüne ilişkin 26. maddesi çerçevesinde, emredici hukuk kurallarına aykırı olmamak şartıyla sözleşmenin içeriğini serbestçe belirleyebilir. Sözleşmenin türü ve uygulanacak hükümler belirlenirken ise tarafların sözleşmeye verdikleri isimden çok, gerçek ve ortak iradeleri ile fiilen üstlendikleri edimler esas alınır.
1. MARKA–INFLUENCER SÖZLEŞMESİNİN HUKUKİ NİTELİĞİ
Marka ile influencer arasında kurulan sözleşme çoğunlukla karma ve atipik bir iş görme sözleşmesi niteliğindedir. Sözleşmenin hangi hükümlere tabi olacağı, kampanyanın yapısına ve influencerın üstlendiği işin niteliğine göre belirlenir.
1.1. Eser sözleşmesi niteliği
Influencerın belirli bir tarihe kadar;
- Bir reklam videosu hazırlaması,
- Belirli sayıda Story veya Reels içeriği üretmesi,
- Markaya özgü fotoğraf çekmesi,
- Bir kampanya metni veya görsel tasarım meydana getirmesi,
- Önceden belirlenmiş teknik ve yaratıcı özelliklere sahip içerik teslim etmesi
kararlaştırılmışsa, ilişkinin eser sözleşmesine ilişkin unsurlar taşıdığı kabul edilebilir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 470. maddesine göre eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin ise bunun karşılığında bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Influencerın ortaya çıkarmayı taahhüt ettiği video, fotoğraf, kampanya metni veya diğer dijital içerik bu anlamda sözleşme konusu eser niteliği taşıyabilir. Influencer, üstlendiği işi markanın haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yerine getirmekle yükümlüdür.
Bu durumda marka yalnızca influencerın paylaşım yapmasını değil, sözleşmede belirlenen niteliklere uygun bir sonucun meydana getirilmesini beklemektedir. İçeriğin zamanında hazırlanması, belirlenen platformda yayımlanması, ürünün doğru şekilde gösterilmesi ve teknik şartlara uyulması influencerın temel edim borçları arasında yer alır.
1.2. Vekâlet sözleşmesi niteliği
Influencerın belirli bir sonucu garanti etmeden;
- Kampanya sürecini yönetmesi,
- Marka adına etkinliklere katılması,
- Takipçilerden gelen soruları cevaplaması,
- Belirli bir süre boyunca marka elçiliği yapması,
- Markanın sosyal medya iletişimine devamlı şekilde katkı sunması
kararlaştırılmışsa, vekâlet sözleşmesine ilişkin hükümler gündeme gelebilir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 502. maddesi vekâlet sözleşmesini, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşme olarak tanımlamaktadır. Kanunda özel olarak düzenlenmemiş diğer iş görme sözleşmelerine de niteliklerine uygun düştüğü ölçüde vekâlet hükümleri uygulanabilir. Vekil, talimatlara uygun hareket etmek; üstlendiği işi bizzat, sadakat ve özenle yerine getirmek zorundadır.
Bununla birlikte influencer, markanın hukuka aykırı talimatlarına uymak zorunda değildir. Marka tarafından “reklam olduğunu belirtme”, “ürünü kullanmadığı hâlde kullanmış gibi gösterme” veya “kanıtlanmamış sağlık sonucu vaat etme” yönünde talimat verilmesi, influencer bakımından bağlayıcı kabul edilemez.
1.3. Hizmet veya iş sözleşmesi ihtimali
Influencerların büyük bölümü markalarla bağımsız çalışan sıfatıyla ilişki kurmaktadır. Bu durumda influencer, çalışma zamanını ve yöntemini önemli ölçüde kendisi belirler; birden fazla markayla çalışabilir ve ücretini fatura veya serbest meslek belgesi karşılığında tahsil eder.
Ancak sözleşmeye “bağımsız hizmet sözleşmesi” adı verilmiş olması tek başına ilişkinin bu nitelikte olduğunu göstermez. Influencer;
- Sürekli biçimde aynı marka için çalışıyor,
- Marka tarafından belirlenen çalışma saatlerine uyuyor,
- Günlük ve ayrıntılı talimatlara tabi tutuluyor,
- Markanın organizasyonuna dâhil ediliyor,
- İzin ve çalışma düzeni marka tarafından belirleniyor,
- Ekonomik ve kişisel açıdan markaya bağımlı hâle geliyorsa,
ilişkinin iş sözleşmesi olarak değerlendirilmesi ihtimali ortaya çıkabilir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 393. maddesi ile İş Kanunu, hizmet veya iş sözleşmesinin temel unsurunu bağımlı çalışma ve ücret olarak kabul etmektedir. Bu nedenle tarafların kullandığı sözleşme başlığından çok, influencerın fiilen hangi koşullarda çalıştığı önemlidir.
İlişkinin iş sözleşmesi sayılması hâlinde ücret, yıllık izin, fazla çalışma, sosyal güvenlik primi, iş güvencesi ve fesih hükümleri gibi iş hukukundan doğan sonuçlar gündeme gelebilir.
1.4. Satış ortaklığı ve komisyon ilişkisi
Influencera özel indirim kodu verilmesi veya influencerın bağlantısı üzerinden gerçekleştirilen her satış için komisyon ödenmesi hâlinde sözleşme, aracılık ve satış ortaklığı unsurları da içerir.
Bu modelde sözleşmede;
- Satışın hangi bağlantıya veya koda göre influencera yazılacağı,
- İade edilen ürünlerin komisyon hesabına etkisi,
- Komisyon oranı,
- Vergiler ve kesintiler,
- Satış verilerine erişim,
- Hesap dönemleri,
- Sahte veya manipüle edilmiş işlemler
ayrıntılı şekilde düzenlenmelidir. Markanın satış kayıtlarını tek taraflı ve denetlenemez biçimde belirlemesine imkân tanıyan hükümler ileride ciddi ispat sorunlarına neden olabilir.
2. SÖZLEŞMENİN KURULMASI VE ŞEKLİ
Marka ile influencer arasındaki temel iş görme sözleşmesi, kanunda özel bir şekil şartı öngörülmediği ölçüde sözlü, yazılı veya elektronik ortamda kurulabilir. Tarafların e-posta, mesajlaşma uygulaması veya sosyal medya yazışmaları üzerinden ücret, içerik sayısı, tarih ve diğer esaslı konularda anlaşması da sözleşme ilişkisi meydana getirebilir.
Ancak ilişkinin uygulamada mutlaka yazılı sözleşmeyle düzenlenmesi gerekir. Özellikle içerik kullanım hakları, reklam süresi, ücret, münhasırlık, rekabet yasağı, gizlilik ve ceza koşulları bakımından sözlü anlaşmalar ciddi belirsizlik yaratır.
Sözleşmenin marka tarafından çok sayıda influencerla kullanılmak üzere önceden tek taraflı hazırlanması hâlinde Türk Borçlar Kanunu’nun genel işlem koşullarına ilişkin 20 ila 25. maddeleri uygulanabilir. Influencerın menfaatine aykırı hükümlerin sözleşme kapsamına girebilmesi için kendisine bu hükümler hakkında açıkça bilgi verilmesi ve içeriğini öğrenme imkânı sağlanması gerekir. Açık ve anlaşılır olmayan hükümler düzenleyen aleyhine yorumlanır; dürüstlük kuralına aykırı biçimde karşı tarafın durumunu ağırlaştıran kayıtlar ise içerik denetimine tabi tutulabilir.
3. INFLUENCERIN TEMEL YÜKÜMLÜLÜKLERİ
3.1. İçeriği hazırlama ve yayımlama borcu
Influencer, sözleşmede belirlenen sayıda ve nitelikte içeriği kararlaştırılan tarihte hazırlamak ve yayımlamakla yükümlüdür. Sözleşmede şu hususlar açıkça belirtilmelidir:
- Kullanılacak sosyal medya platformu,
- İçerik türü,
- Video veya Story süresi,
- Yayın tarihi ve saati,
- İçeriğin yayında kalacağı asgari süre,
- Kullanılacak bağlantı, etiket ve indirim kodları,
- Marka ve ürün adının gösterilme biçimi,
- İçeriğin önceden onaya tabi olup olmadığı,
- Revizyon sayısı,
- Teknik teslim koşulları.
“Bir sosyal medya paylaşımı yapılacaktır” gibi genel ifadeler, tarafların edimlerini belirlemek bakımından yeterli değildir.
3.2. Reklam ilişkisinin açıklanması
Influencer, marka ile arasındaki ticari ilişkiyi takipçilerinden gizleyemez. Ücret, ücretsiz ürün, indirim, davet, konaklama, seyahat, komisyon veya başka bir menfaat karşılığında yapılan paylaşımların reklam niteliği açıkça anlaşılmalıdır.
Sosyal Medya Etkileyicileri Hakkında Kılavuz, sosyal medya reklamlarında reklam veren, reklam ajansı, mecra kuruluşu ve influencerın kendi konumu bakımından ayrı ayrı sorumlu olduğunu kabul etmektedir. Ticari ilişkinin tüketiciden gizlenmesi örtülü reklam ve haksız ticari uygulama sonucunu doğurabilir.
Ayrıca 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girecek yönetmelik değişikliğiyle, kazanç, indirimli ürün veya hizmet ya da etkinliğe katılım yoluyla menfaat sağlanan influencer paylaşımlarında reklam niteliğini gösterecek şekilde “reklam” veya “tanıtım” ibaresinin kullanılması zorunlu hâle gelecektir.
Sözleşmede yalnızca “Influencer yürürlükteki mevzuata uyar” denilmesiyle yetinilmemeli; reklam açıklamasının nerede, hangi büyüklükte ve hangi ifadeyle yapılacağı da gösterilmelidir.
3.3. Doğru ve ispatlanabilir açıklamalarda bulunma borcu
Influencer, ürünü kullanmadığı hâlde kullanmış gibi davranamaz. Kişisel deneyime dayanmayan veya bilimsel olarak ispatlanamayan açıklamalarda bulunmamalıdır.
Özellikle sağlık, kozmetik, takviye edici gıda, finans, kripto varlık ve benzeri alanlarda influencerın kullanacağı her ifade ayrıca ilgili sektör mevzuatına uygun olmalıdır. “Reklam” etiketinin kullanılması, içeriğindeki yanıltıcı veya yasak bir iddiayı hukuka uygun hâle getirmez.
Influencer;
- Marka tarafından kendisine verilen bilgilerin açıkça şüpheli olduğunu fark ettiği,
- Sağlık veya güvenlik bakımından riskli bir iddia kullanmasının istendiği,
- Ürünün gerçekte sahip olmadığı bir özelliğin açıklanmasının talep edildiği
durumlarda markanın talimatını sorgulamalı ve hukuka aykırı içeriği yayımlamamalıdır.
3.4. Sadakat, özen ve kişisel ifa borcu
Influencerın kişiliği, takipçi kitlesi ve kamuoyundaki güvenilirliği sözleşmenin kurulmasında belirleyicidir. Bu nedenle influencerın, aksi açıkça kararlaştırılmadıkça, içeriği başka bir kişiye hazırlatması veya kendi hesabını başka bir kişiye kullandırması sözleşmeye aykırılık oluşturabilir.
Influencer, kampanyayı markanın haklı menfaatlerini koruyacak şekilde yürütmelidir. Ancak sadakat borcu, ürün hakkındaki gerçek dışı açıklamaları veya hukuka aykırı reklam taleplerini yerine getirme zorunluluğu doğurmaz.
3.5. Gizlilik yükümlülüğü
Kampanya yayımlanmadan önce influencera açıklanan;
- Yeni ürün bilgileri,
- Fiyatlandırma politikaları,
- Kampanya bütçesi,
- Lansman tarihi,
- Müşteri ve satış verileri,
- Reklam senaryoları,
- Ticari stratejiler
gizli bilgi veya ticari sır niteliği taşıyabilir.
Sözleşmede gizli bilginin kapsamı, gizliliğin süresi, açıklama yapılabilecek kişiler ve kanuni bildirim yükümlülükleri açıkça düzenlenmelidir. Her türlü bilgiyi süresiz ve sınırsız biçimde gizli kabul eden hükümler ise somut olayın özelliklerine göre ölçüsüz bulunabilir.
3.6. Rekabet etmeme ve münhasırlık yükümlülüğü
Markalar, influencerın kampanya devam ederken rakip ürünlerin reklamını yapmasını engellemek isteyebilir. Böyle bir sınırlama kural olarak sözleşmeyle kararlaştırılabilir. Ancak rekabet yasağı;
- Ürün kategorisi,
- Rakip markalar,
- Süre,
- Ülke veya hedef pazar,
- Sosyal medya platformu
bakımından açık ve ölçülü olmalıdır.
Örneğin yalnızca bir şampuan reklamı nedeniyle influencerın bütün kozmetik markalarıyla uzun süre çalışmasını yasaklamak, influencerın ekonomik faaliyetini gereksiz şekilde sınırlandırabilir. Münhasırlık karşılığında ayrıca ücret ödenip ödenmeyeceği de sözleşmede gösterilmelidir.
4. MARKANIN TEMEL YÜKÜMLÜLÜKLERİ
4.1. Ücret ve komisyon ödeme borcu
Markanın temel yükümlülüğü, kararlaştırılan sabit ücret, komisyon veya diğer menfaatleri zamanında sağlamaktır.
Sözleşmede ücretin;
- Net veya brüt olduğu,
- Vergi ve kesintilerin kime ait olduğu,
- Fatura veya belge düzeni,
- Ödeme tarihi,
- Avans miktarı,
- İçerik onayına bağlı olup olmadığı,
- Satış komisyonunun hesaplanma biçimi
açıkça düzenlenmelidir.
“Markanın içeriği beğenmesi hâlinde ödeme yapılır” gibi tamamen subjektif şartlar, influencerın edimini yerine getirmesine rağmen ücret alamaması sonucunu doğurabilir. Onay kriterlerinin objektif ve ölçülebilir olması gerekir.
4.2. Doğru bilgi ve belge sağlama borcu
Marka, reklamı yapılan ürün veya hizmet hakkında influencera doğru ve yeterli bilgi vermelidir. Ürünün içeriği, kullanım koşulları, izin ve ruhsatları, bilimsel araştırmaları ve reklamda kullanılabilecek iddialar bakımından gerekli belgeler influencerla paylaşılmalıdır.
Influencerın marka tarafından hazırlanan metni okuması, markanın yanlış veya yanıltıcı bilgi vermesinden doğan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Reklam veren, influencerın bağımsız sorumluluğunu ileri sürerek kendi reklam hukuku yükümlülüklerinden tamamen kaçınamaz. Ticaret Bakanlığının Kılavuzu da tarafların mevzuata uyum konusunda ayrı ayrı sorumlu olduğunu kabul etmektedir.
4.3. Influencerı hukuka aykırı reklama zorlamama borcu
Marka;
- Reklam ilişkisinin gizlenmesini,
- Ürünün kullanılmadan tavsiye edilmesini,
- Sahte yorum veya takipçi oluşturulmasını,
- Kanıtlanmamış sağlık sonuçları açıklanmasını,
- Rakip ürünlerin gerçeğe aykırı biçimde kötülenmesini,
- Manipüle edilmiş öncesi-sonrası görüntüleri kullanılmasını
influencerdan talep edemez.
Türk Borçlar Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca kanunun emredici hükümlerine, kamu düzenine, ahlaka veya kişilik haklarına aykırı sözleşme hükümleri kesin hükümsüzdür.
4.4. Zamanında inceleme ve onay verme borcu
İçeriğin marka onayına sunulması kararlaştırılmışsa marka, inceleme ve revizyon taleplerini makul süre içerisinde bildirmelidir. Markanın yayından hemen önce kapsamlı değişiklikler talep etmesi veya onay vermeyerek kampanyayı belirsiz süreyle askıda bırakması influencerın diğer ticari işlerini de etkileyebilir.
Bu nedenle sözleşmede;
- Marka onay süresi,
- Belirli sürede cevap verilmezse içeriğin onaylanmış sayılıp sayılmayacağı,
- Ücretsiz revizyon sayısı,
- Kampanya tarihinin marka nedeniyle ertelenmesinin sonuçları
belirlenmelidir.
5. İÇERİK ÜZERİNDEKİ FİKRÎ HAKLAR
Influencerın hazırladığı video, fotoğraf, yazı, müzik, grafik veya diğer içerikler, sahibinin hususiyetini taşıması ve kanundaki eser türlerinden birine girmesi hâlinde 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunabilir.
Markanın içerik üretim ücretini ödemiş olması, içerik üzerindeki bütün fikrî hakların kendiliğinden markaya geçtiği anlamına gelmez. FSEK’e göre mali haklara ilişkin devir veya kullanım yetkisi sözleşmelerinin yazılı yapılması ve devredilen hakların ayrı ayrı gösterilmesi gerekir.
Bu nedenle sözleşmede ayrı ayrı şu konular düzenlenmelidir:
- İçeriği çoğaltma hakkı,
- Yeniden yayımlama hakkı,
- Markanın internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında kullanma hakkı,
- Ücretli sosyal medya reklamlarında kullanma hakkı,
- Televizyon, açık hava ve basılı reklam kullanımı,
- İçeriği değiştirme, kısaltma veya başka içeriklerle birleştirme yetkisi,
- Kullanım süresi,
- Coğrafi kullanım alanı,
- Alt lisans verme hakkı,
- Kullanımın münhasır olup olmadığı.
“Influencer içerikle ilgili bütün haklarını markaya devretmiştir” şeklindeki genel bir ifade, mali hakların devri bakımından yeterli güvence sağlamayabilir. Devredilen veya lisans verilen hakların ayrı ayrı belirtilmesi gerekir.
Influencerın adı, görüntüsü, sesi ve kişisel anlatım biçimi ayrıca kişilik hakkının konusudur. Markanın içeriği süresiz biçimde kullanması, videoyu farklı bir mesaj verecek şekilde değiştirmesi veya influencerın artık desteklemediği bir ürünün reklamında kullanmaya devam etmesi kişilik hakkı uyuşmazlığı doğurabilir. Türk Medeni Kanunu kişilik hakkına hukuka aykırı saldırılara karşı koruma sağlamaktadır.
6. KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI
Influencerın adı, fotoğrafı, sesi, iletişim bilgileri, banka bilgileri ve performans verileri kişisel veri niteliği taşıyabilir. Marka bu verileri 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na uygun bir hukuki sebebe dayanarak işlemeli ve influencerı veri işleme faaliyeti hakkında aydınlatmalıdır.
Influencerın fotoğraf veya videolarının sözleşme sona erdikten sonra reklam amacıyla kullanılmaya devam edilmesi, geçerli bir hukuki sebep veya sözleşmesel kullanım yetkisi bulunmadığında KVKK bakımından da sorun oluşturabilir. Kişisel Verileri Koruma Kurulu, iş ilişkisi sona erdikten sonra ilgili kişinin fotoğraflarının sosyal medya hesabında reklam amacıyla kullanılmaya devam edilmesini hukuka aykırı veri işleme kapsamında değerlendirmiştir.
Açık rızaya dayalı işleme hâlinde influencerın rızasını geri alması ileriye yönelik sonuç doğurabilir. Bununla birlikte fikrî hak lisansı, sözleşme ve kişisel veri işleme şartları birbirinden ayrı değerlendirilmelidir; açık rızanın geri alınması, her durumda geçmişte kurulmuş bütün sözleşmesel ilişkileri kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
7. HAKSIZ REKABET VE RAKİP MARKALAR
Influencerın reklamlarında rakip ürünleri gerçeğe aykırı, yanıltıcı veya gereksiz şekilde incitici açıklamalarla kötülemesi Türk Ticaret Kanunu kapsamında haksız rekabet oluşturabilir.
Türk Ticaret Kanunu’nun 55. maddesi dürüstlük kuralına aykırı reklam ve satış yöntemlerini haksız rekabet hâlleri arasında saymaktadır. Haksız rekabet nedeniyle zarar gören taraf; fiilin tespiti, önlenmesi, maddi durumun ortadan kaldırılması, yanlış beyanların düzeltilmesi ve şartları varsa tazminat talep edebilir.
Marka, influencerın rakipler hakkında kullanacağı karşılaştırmalı ifadeleri önceden hukuki denetimden geçirmelidir. “Bizim ürünümüz piyasanın en iyisidir” veya “diğer bütün markalar zararlıdır” gibi ölçülebilir ve ispat gerektiren iddialar yalnızca influencerın kişisel yorumu olarak kabul edilmeyebilir.
8. SÖZLEŞMEYE AYKIRILIK VE TAZMİNAT SORUMLULUĞU
Influencerın kararlaştırılan içeriği hiç yayımlamaması, geç yayımlaması, reklam etiketini kullanmaması, gizli bilgileri açıklaması veya rakip marka yasağına aykırı davranması sözleşmeye aykırılık oluşturabilir.
Markanın ücreti ödememesi, yanlış ürün bilgisi vermesi, içerikleri sözleşmede bulunmayan mecralarda kullanması veya influencerın görüntüsünü süresiz şekilde reklamda tutması da marka bakımından sözleşmeye aykırılık meydana getirir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 112. maddesine göre borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe karşı tarafın bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.
Zararın kapsamına somut olaya göre;
- Ödenmeyen ücret,
- Yapılan prodüksiyon giderleri,
- İptal edilen diğer işlerden doğan kazanç kaybı,
- Reklam kampanyasının yenilenme maliyeti,
- İçeriğin kaldırılması ve düzeltme giderleri,
- İdari yaptırım nedeniyle doğan zararlar,
- Ticari itibar kaybı
girebilir. Ancak zarar gören taraf, sözleşmeye aykırılığı, gerçek zararını ve ihlal ile zarar arasındaki uygun illiyet bağını ispatlamalıdır.
9. CEZA KOŞULU
Taraflar; gizlilik, münhasırlık, reklam açıklaması, yayın tarihi veya içeriğin kaldırılması yükümlülüklerinin ihlali hâlinde ceza koşulu kararlaştırabilir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 179. maddesine göre sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi için ceza kararlaştırılmışsa, sözleşmenin içeriğine göre alacaklı asıl borcun veya cezanın ifasını talep edebilir. Belirli zamanda veya yerde ifa etmeme hâli için öngörülen ceza ise bazı şartlarda asıl edimle birlikte istenebilir.
Bununla birlikte ceza koşulunun;
- İhlalin ağırlığıyla orantılı,
- Karşılıklı,
- Açık,
- Hangi yükümlülüğe bağlandığı belirli
olması gerekir.
Influencerın aldığı toplam ücretin onlarca katına ulaşan ve her türlü küçük ihlale uygulanan ceza koşulları uyuşmazlık hâlinde hâkim tarafından değerlendirilebilir. İlişkinin gerçekte iş sözleşmesi olduğu kabul edilirse, yalnızca işçi aleyhine kararlaştırılan ceza koşulu geçersizdir.
10. SÖZLEŞMENİN FESHİ
Influencer sözleşmesi belirli bir kampanyaya ilişkinse, içeriklerin teslimi ve ücretin ödenmesiyle sona erebilir. Uzun süreli marka elçiliği sözleşmelerinde ise olağan ve haklı nedenle fesih hükümleri ayrıca düzenlenmelidir.
Haklı fesih nedeni olarak özellikle şu durumlar kararlaştırılabilir:
- Taraflardan birinin hukuka aykırı reklam talep etmesi,
- Ücretin zamanında ödenmemesi,
- Gizli bilgilerin açıklanması,
- Rekabet yasağının ağır biçimde ihlal edilmesi,
- Influencerın sahte takipçi veya etkileşim kullanması,
- Markanın ürün güvenliği sorununu gizlemesi,
- Taraflardan birinin diğerinin ticari itibarını ciddi biçimde zedelemesi,
- Suç veya kamu düzenine aykırı faaliyet nedeniyle kampanyanın sürdürülemez hâle gelmesi.
Ancak “ahlak maddesi” veya “itibar maddesi” olarak adlandırılan hükümlerin belirsiz bırakılmaması gerekir. Influencerın markanın hoşuna gitmeyen her açıklaması veya özel hayatındaki her tartışma otomatik olarak haklı fesih nedeni sayılmamalıdır. İhlalin markayla ilişkisi, ağırlığı, kamuoyundaki etkisi ve kampanyaya verdiği somut zarar değerlendirilmelidir.
Sürekli edimli sözleşmelerde sözleşmeden dönme yerine kural olarak ileriye etkili fesih gündeme gelir.
11. UYUŞMAZLIK ÇÖZÜMÜ VE GÖREVLİ MAHKEME
Marka ile influencer arasındaki uyuşmazlıkta görevli mahkeme, tarafların sıfatına ve sözleşmenin niteliğine göre belirlenir.
Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili bir uyuşmazlık söz konusuysa ticaret mahkemeleri görevli olabilir. Influencerın işçi olduğu kabul edilirse uyuşmazlık iş mahkemesinde görülür. Fikrî haklardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda fikrî ve sınai haklar hukuk mahkemelerinin görevi gündeme gelebilir.
Sözleşmeye uygulanacak hukuk, yetkili mahkeme ve tahkim şartları özellikle taraflardan birinin yabancı olması veya kampanyanın birden fazla ülkede yürütülmesi hâlinde ayrıntılı biçimde düzenlenmelidir.
SONUÇ
Marka ile influencer arasındaki hukuki ilişki, yalnızca belirli bir ücret karşılığında sosyal medya paylaşımı yapılmasından ibaret değildir. Bu ilişki, somut olayın özelliklerine göre eser, vekâlet, hizmet, lisans, reklam ve satış ortaklığı sözleşmelerine ilişkin unsurların bir araya geldiği karma bir sözleşme niteliği taşır.
Tarafların sözleşmeye “influencer iş birliği sözleşmesi”, “reklam sözleşmesi” veya “bağımsız hizmet sözleşmesi” adını vermesi tek başına belirleyici değildir. İlişkinin hukuki niteliği, tarafların fiilen üstlendikleri borçlar ve çalışma şekilleri dikkate alınarak tespit edilir.
Sağlıklı bir influencer sözleşmesinde en azından;
- İçeriğin türü ve teslim tarihi,
- Reklam açıklaması,
- Marka onay ve revizyon süreci,
- Ücret ve komisyon sistemi,
- Fikrî hakların kapsamı,
- Influencerın ad ve görüntüsünün kullanılması,
- Gizlilik ve rekabet yasağı,
- Sektörel reklam sınırlamaları,
- İçeriğin yayında kalma süresi,
- Sözleşmeye aykırılık ve tazminat,
- Ceza koşulu,
- Fesih ve uyuşmazlık çözümü
açıkça düzenlenmelidir.
Markanın bütün reklam sorumluluğunu tek taraflı olarak influencera yüklemesi veya influencerın yalnızca markanın verdiği metni kullandığını ileri sürmesi, tarafların kamu hukukundan ve tüketici mevzuatından doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmaz. Marka ve influencer, reklamın hazırlanması ve yayımlanmasındaki kendi konumları ölçüsünde ayrı ayrı hukuki ve idari sorumluluk taşır.
Bu nedenle influencer iş birlikleri, yalnızca pazarlama departmanlarının hazırladığı kısa sipariş formlarıyla değil; reklam mevzuatı, fikrî haklar, kişilik hakları ve borçlar hukuku yönünden kapsamlı şekilde hazırlanmış yazılı sözleşmelerle yürütülmelidir.