Emekli Maaşına Haciz Kesintisi Olur mu?
Emekli aylığı, çoğu kişi için hayatını idame ettirdiği tek düzenli gelir kalemidir. Bu nedenle hukuk düzeni, emeklinin aylığını “alacaklıların serbestçe haczedebileceği sıradan bir alacak” gibi görmez; sosyal devlet ilkesinin doğal sonucu olarak emekli aylığı üzerinde güçlü bir koruma kurar. Buna rağmen uygulamada “emekli maaşına haciz kesintisi” şikâyetleri bitmez: Kimi dosyada icra müdürlüğü üzerinden maaş haczi istenir, kimi dosyada banka maaş hesabına bloke koyar, kimi dosyada e-haciz gelir, kimi dosyada da borçlu farkında olmadan muvafakat imzalamış sayılır.
Bu yazıda konuya “tek cümlelik” cevap vermek yerine, gerçekten işe yarayan ayrımı yapacağız:
-
Haciz kesintisi (icra dosyası üzerinden) mi var?
-
Banka blokesi / mahsup (sözleşmeye dayanarak) mı var?
-
Nafaka / SGK alacağı / kamu alacağı gibi istisna bir durum mu söz konusu?
-
Muvafakat (rıza) var mı, varsa geçerli mi ve kapsamı ne?
Sonunda da, emekli maaşı hacziyle karşılaşan bir kişinin hangi adımları hangi sırayla atması gerektiğini; avukatların ise dosyayı nasıl kurgulaması gerektiğini pratik bir yol haritasıyla toplayacağım.
1) “Emekli Maaşına Haciz” ile “Maaş Hesabına Bloke” Aynı Şey Değildir
Uygulamada en büyük hata, bankadaki kesintiyi görünce otomatik olarak “maaşıma haciz kondu” demektir. Oysa iki ayrı mekanizma vardır:
A) İcra haczi (klasik haciz)
Alacaklı icra takibi başlatır; takip kesinleşir; icra müdürlüğü maaş haczi yazar ya da bankaya İİK 89 haciz ihbarnamesi gönderir. Kesinti icra dosyası üzerinden takip edilir.
B) Bankanın bloke / mahsup işlemi (sözleşmesel tahsil)
Banka, kredi/kredi kartı/ek hesap sözleşmesindeki hükümleri dayanak yaparak, emekli maaşının yattığı hesaptaki parayı mahsup eder veya hesaba bloke koyar. Burada bazen ortada icra dosyası bile yoktur; bazen de icra dosyası olsa bile banka ayrıca sözleşmesel tahsil yoluna gider.
Neden önemli?
Çünkü icra haczinde ağırlık merkezi 5510 m.93 + icra hukuku şikâyeti, bankanın mahsubunda ise çoğu zaman tüketici hukuku, haksız şart, rıza ve sözleşme denetimi tartışmasıdır.
2) Temel Kural: Emekli Aylığı Kural Olarak Haczedilemez (5510 m.93)
Emekli maaşının haczedilmezliği denince ilk bakılacak norm 5510 sayılı Kanun m.93’tür. Bu hüküm, sosyal güvenlikten doğan gelir/aylık/ödeneklerin korunmasını amaçlar ve genel yaklaşımı şudur:
-
Kural: Emekli aylığı haczedilemez.
-
İstisna: Kanunun açıkça izin verdiği hallerde (örneğin nafaka, SGK’nın belirli alacakları) haciz/kesinti gündeme gelebilir.
-
Özel düzenleme: Emekli aylığına haciz istenirse ve borçlunun muvafakati yoksa, icra müdürlüğünün haciz talebini reddetmesi gerekir.
Bu çerçevede, emekli maaşına haciz konulması meselesi “İİK’da maaşın dörtte biri haczedilir” gibi genel bir kurala indirgenemez. Emekli aylığı bakımından özel kanun (5510) korumayı yükseltir.
3) İstisnalar: Hangi Hallerde Emekli Maaşından Kesinti Olabilir?
Emekli aylığı kural olarak haczedilemez; fakat hayat, “istisna” dosyalarıyla doludur. En çok karşılaşılan üç istisna kümesi şunlardır:
3.1) Nafaka borçları
Nafaka alacakları, emekli aylığı korumasına rağmen öne çıkan bir istisnadır. Çünkü nafaka, çoğu durumda alacaklının da (çoğunlukla çocuk/eş) yaşamını sürdürmesi için zorunlu bir kalemdir. Bu nedenle emekli maaşından nafaka için kesinti yapılabilmesi uygulamada güçlü bir kabul görür.
Pratik not: Nafaka dosyalarında “emekliyim, haciz olmaz” savunması genellikle tek başına yeterli olmaz; kesintinin oranı, usulü ve ölçülülüğü tartışılabilir.
3.2) SGK alacakları (prim, yersiz ödeme iadesi vb.)
SGK’nın belirli alacaklarının takip ve tahsili bakımından emekli aylığı üzerinden kesinti yapılabilmesi gündeme gelebilir. Burada dosya türü önemlidir: Kurumun hangi alacağı, hangi takip yoluyla, hangi usulle tahsil ettiğini görmek gerekir. Bazı dosyalarda “yersiz ödeme” iddiası, bazılarında prim borçları ve idari işlemler söz konusu olur.
3.3) Borçlunun muvafakati (rıza) bulunan haller
En tartışmalı alan burasıdır. Uygulamada, emekli maaşına haciz veya kesinti için borçludan “muvafakat” alındığı ileri sürülür. Ancak her “imza” gerçek anlamda geçerli muvafakat değildir. Rızanın;
-
açık olması,
-
belirli bir alacak türü için verilmesi,
-
kapsamının anlaşılır olması,
-
çoğu olayda takibin ve borcun muacceliyetinin netleşmesi,
gibi unsurlar, uyuşmazlıkta belirleyici olur.
4) Banka Kredisi ve Kredi Kartı Borçlarında Emekli Maaşı Kesintisi: En Yaygın Uyuşmazlık
Emeklilerin büyük kısmı, maaşını aynı zamanda bankacılık işlemlerinde kullandığı için bankalarla uyuşmazlık daha sık yaşanır.
4.1) Banka icra takibi yaptıysa
İcra takibi üzerinden emekli maaşına haciz istenmesi halinde, 5510 m.93 koruması devreye girer. Muvafakat yoksa, haczin reddi veya kaldırılması talep edilebilir.
4.2) Banka “mahsup/bloke” yaptıysa (icra olmadan veya icrayla paralel)
Bu senaryoda bankalar genellikle şu savunmayı yapar: “Sözleşmede maaş hesabından tahsil yetkisi var; borçlu rıza gösterdi; ayrıca hesap benim nezdimde.”
Borçlu taraf (veya avukatı) ise şu noktalara odaklanır:
-
Emekli aylığı, sosyal güvenlik ödemesi olarak özel koruma altındadır.
-
Sözleşme maddesi genel işlem koşulu niteliğinde olabilir; emekli için ağır sonuç doğuruyorsa haksız şart denetimine takılabilir.
-
“Rıza” gerçek anlamda bilgilendirilmiş ve açık olmayabilir (özellikle standart formlar).
-
Maaş hesabına gelen paranın kaynağı açıkça SGK ödemesiyse, banka bu parayı serbestçe bloke edemez.
İpucu: Banka blokesinde çoğu zaman başarı, “hangi paraya el konuldu?” sorusunun ispatında yatar. Hesap dökümünde paranın kaynağı net görünüyorsa argüman güçlenir.
5) Kamu Alacakları ve E-Haciz: Emekli Maaşı Hesabı Neden Karışıyor?
Vergi borçları, idari para cezaları, belediye alacakları gibi kamu alacaklarında “e-haciz” uygulamasıyla emekli maaşı hesabına bloke geldiği görülür. Burada dikkat edilmesi gereken birkaç kritik başlık vardır:
-
Hesaptaki paranın niteliği: Hesaba sadece emekli maaşı mı yatıyor, yoksa başka gelirler de var mı?
-
Karışma sorunu: Emekli maaşı ile başka gelirler aynı hesapta karışmışsa, “tamamı emekli maaşıdır” demek zorlaşır.
-
Usul ve tebligat: Kamu alacaklarında ödeme emri, tebligat, zamanaşımı gibi itiraz sebepleri dosyayı tamamen değiştirebilir.
-
Ölçülülük: Blokenin kapsamı ve borçla orantısı, bazı durumlarda ayrıca tartışma konusudur.
Bu dosyalarda “doğru yol” icra hukukundan ziyade çoğu kez idari yargı / vergi yargısı süreçleri ve yürütmenin durdurulması stratejileridir. Her dosyada aynı reçete çalışmaz.
6) Emekli Maaşına Haciz Geldiğinde 10 Maddelik Kontrol Listesi
Emekli maaşınızdan kesinti başladıysa, panikle tek bir dilekçe yazmak yerine şu sırayla ilerleyin:
-
Kesintiyi yapan kim? (SGK mı, banka mı, icra müdürlüğü mü, vergi dairesi mi?)
-
İşlemin türü ne? (icra haczi mi, bloke/mahsup mu, e-haciz mi?)
-
Dosya numarasını alın. (icra dosya no / takip no / ödeme emri no)
-
Hesap dökümü alın. (en az son 3–6 ay)
-
Maaşın kaynağını belgeleyin. (SGK’dan aylık dökümü, banka açıklamaları)
-
Muvafakat var mı kontrol edin. (kredi sözleşmesi, otomatik ödeme talimatı, temlik/virman hükümleri)
-
Nafaka / SGK alacağı gibi istisna var mı? Dosyanın türünü netleştirin.
-
Süreleri kaçırmayın. İcra şikâyetlerinde çoğu zaman öğrenmeden itibaren kısa süreler tartışılır.
-
Doğru mercie başvurun. (icra hukuk mahkemesi / tüketici mahkemesi / vergi mahkemesi vb.)
-
Geçici koruma isteyin. Uygunsa tedbir/yürütmenin durdurulması gibi ara karar mekanizmalarını düşünün.
7) İcra Hukukunda “Haczedilmezlik Şikâyeti” ve Haczin Kaldırılması
Emekli maaşı icra dosyasında haczedildiyse, tipik yol icra hukuk mahkemesine şikâyet yoludur. Bu başvuruda ana omurga şöyle kurulur:
-
Emekli aylığı 5510 m.93 kapsamında korunur.
-
Dosyada nafaka veya SGK’nın istisna alacağı yoktur.
-
Borçlu muvafakat vermemiştir; verilmiş olduğu iddia edilse bile açık ve geçerli değildir.
-
Bu nedenle haciz işlemi hukuka aykırıdır; haczin kaldırılması gerekir.
-
Kesinti yapılmışsa, iadesi talep edilir (somut olaya göre).
Önemli pratik ayrım:
Eğer haciz doğrudan “emekli maaşı”na konulmuşsa savunma güçlüdür. Eğer haciz “banka hesabındaki para”ya konulmuş ve hesapta emekli maaşı dışında gelirler de bulunuyorsa, ispat ve tartışma daha zahmetli olur.
8) Banka Blokesinde Strateji: “Haksız Şart – Rıza – Sosyal Koruma” Üçgeni
Banka blokesinde dosyayı kazanmak için genellikle üç cephe birlikte yürütülür:
8.1) Sözleşme hükmünün denetimi
Standart kredi/kart sözleşmelerinde yer alan “hesaptan resen tahsil” hükümleri, her somut olayda otomatik geçerli kabul edilmez. Özellikle emekli gibi ekonomik olarak korunması gereken kesimlerde, bu hükmün doğurduğu sonuç ağırsa “haksız şart” tartışması doğabilir.
8.2) Rızanın kapsamı
Banka “imzaladın” der; borçlu “bana açıklanmadı / kapsamı bu değildi / emekli maaşım için bilgilendirme yapılmadı” der. Burada imza tarihleri, borcun doğumu, takip aşaması, rızanın açık olup olmadığı önem kazanır.
8.3) Paranın kaynağı (SGK ödemesi olduğunun ispatı)
Hesaba yatan para gerçekten emekli maaşıysa ve bu açıkça izlenebiliyorsa, sosyal koruma argümanı güçlenir. Hesapta karışma varsa, mümkünse emekli maaşının yattığı hesabı ayrı tutmak, ileride çıkabilecek ihtilaflarda delil açısından ciddi avantaj sağlar.
9) Promosyon, Bayram İkramiyesi ve Birikmiş Maaş: Haciz Tartışması Nasıl Yürür?
Emeklilerin “sadece aylık” değil, ek kalemleri de var:
-
Banka promosyonu
-
Bayram ikramiyesi
-
Birikmiş/geriye dönük maaş farkları
-
Ölüm aylığı, dul-yetim aylığı gibi türev ödemeler
Bu kalemlerde ana yaklaşım şudur: Eğer ödeme sosyal güvenlik kaynağından doğuyor ve emekli aylığı mantığıyla korunan bir ödemeyse, “koruma” iddiası güçlenir. Ancak banka promosyonu gibi sözleşmesel ödemelerde tartışma daha farklı zemine kayabilir. Bu nedenle tek bir kural ezberi yerine, ödemenin kaynağı ve hukuki niteliği üzerinden yürümek gerekir.
10) Uygulamada Sık Yapılan 7 Hata
-
Kesinti görünce dosya numarası almadan işlem yapmak
-
“Emekliyim, hiçbir şey yapamazlar” deyip süreleri kaçırmak
-
Banka blokesini icra haczi sanıp yanlış mercie gitmek
-
Hesap dökümünü almadan başvuru yapmak
-
Muvafakat iddiasını hiç tartışmadan kabul etmek
-
Emekli maaşıyla diğer gelirleri aynı hesapta karıştırmak
-
İstisna (nafaka/SGK) olup olmadığını incelemeden genel dilekçe yazmak
11) Örnek Dilekçe İskeleti: Emekli Maaşı Haczin Kaldırılması Şikâyeti (Genel Taslak)
Not: Aşağıdaki metin bir “iskelet”tir; her dosya için alacak türü, takip türü, muvafakat iddiası ve kesinti biçimi somutlaştırılmalıdır.
… İCRA HUKUK MAHKEMESİ’NE
ŞİKÂYET EDEN (BORÇLU): …
VEKİLİ: …
ŞİKÂYET OLUNAN: … İcra Müdürlüğü / Alacaklı …
DOSYA NO: … İcra Md. …/… E.
KONU: 5510 m.93 uyarınca emekli aylığı üzerindeki haczin/kesintinin kaldırılması ve varsa yapılan kesintilerin iadesi talebidir.
AÇIKLAMALAR
-
Şikâyet eden, SGK’dan emekli aylığı almaktadır. Emekli aylığı … Bankası … şubesindeki … IBAN numaralı hesaba yatmaktadır.
-
… İcra Müdürlüğü’nün …/… E. sayılı dosyasında, emekli aylığına haciz uygulanmış / maaş hesabına haciz ihbarnamesi gönderilmiş ve bu suretle kesintiye başlanmıştır.
-
5510 sayılı Kanun m.93 gereğince emekli aylıkları kural olarak haczedilemez. Somut olayda nafaka borcu bulunmadığı gibi, SGK’nın istisna kapsamındaki alacağı da söz konusu değildir.
-
Şikâyet edenin emekli aylığının haczi yönünde açık ve geçerli bir muvafakati yoktur. Her ne kadar alacaklı tarafça muvafakat iddiası ileri sürülse de, bu iddia somut, açık ve kapsamı belirli bir rızaya dayanmamaktadır.
-
Bu nedenle emekli aylığına uygulanan haciz işlemi hukuka aykırıdır. Haczin kaldırılmasına, kesinti yapılmış ise iadesine karar verilmesi gerekir.
HUKUKİ NEDENLER
5510 s. Kanun m.93 ve ilgili mevzuat, İİK ve ilgili hükümler, genel hukuk ilkeleri.
DELİLLER
SGK emeklilik/aylık dökümleri, banka hesap hareketleri, icra dosyası, haciz ihbarnamesi/müzekkeresi, sözleşme örnekleri (varsa), her türlü yasal delil.
SONUÇ ve İSTEM
Yukarıda arz edilen nedenlerle;
-
Emekli aylığına uygulanan haczin/kesintinin kaldırılmasına,
-
Kesinti yapılmış ise iadesine,
-
Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine
karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz.
Şikâyet Eden / Vekili
…
12) Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1) Emekli maaşına haciz kesinlikle konulamaz mı?
Genel kural haczedilemezliktir. Ancak nafaka ve bazı SGK alacakları gibi istisnalar ile borçlunun açık muvafakati iddiası, sonucu değiştirebilir.
2) Emekli maaşımın yattığı hesaba haciz gelirse ne olur?
Hesaba gelen paranın kaynağı emekli aylığıysa ve bu izlenebilir durumdaysa “haczedilmezlik” iddiası güçlenir. Hesapta karışma varsa süreç zorlaşabilir.
3) Banka emekli maaşımın tamamına bloke koyabilir mi?
Uygulamada görülse de, hukuki olarak her olayda meşru değildir. Sözleşme hükmü, rıza ve paranın kaynağı üzerinden denetlenir.
4) Kredi sözleşmesinde “hesaptan tahsil” yazıyor; bu muvafakat sayılır mı?
Her zaman değil. Rızanın açık ve kapsamının belirli olup olmadığı, sözleşmenin standart olup olmadığı ve tüketici denetimi gibi başlıklar önemlidir.
5) Nafaka borcunda emekli maaşından kesinti olur mu?
Evet, nafaka alacakları istisna kapsamındadır.
6) SGK “yersiz ödeme” diyerek kesinti yaparsa ne yapılır?
Kesintinin dayandığı idari işlemin hukuka uygunluğu, tebligat ve itiraz süreleri ayrıca değerlendirilmelidir. Somut dosyaya göre idari yargı/iş mahkemesi boyutu gündeme gelebilir.
7) Kesinti başladı; geri alabilir miyim?
Haciz/bloke hukuka aykırıysa kaldırma ve iade talepleri mümkündür. Ancak doğru mercie, doğru usulle ve süreleri kaçırmadan başvurmak gerekir.
Sonuç: Emekli Maaşına Haciz Kesintisi Ne Zaman Olur, Ne Zaman Olmaz?
“Emekli maaşına haciz kesintisi olur mu?” sorusunun doğru cevabı şudur:
-
Kural: Emekli maaşı güçlü biçimde korunur; çoğu borç için doğrudan haciz kesintisi yapılması hukuka aykırı hale gelebilir.
-
İstisna: Nafaka ve belirli SGK alacakları gibi kanunun öngördüğü hallerde kesinti gündeme gelir.
-
Tartışmanın merkezi: Bankaların bloke/mahsup uygulamaları ve “muvafakat” iddialarıdır.
-
Başarı anahtarı: Kesintinin türünü doğru tespit edip (icra haczi mi, bloke mi, e-haciz mi), paranın kaynağını belgeleyip, doğru mercie hızlı başvurmaktır.