Danıştay Daire Sayısının Azaltılması 2030’a Ertelendi: 12. Yargı Paketi Ne Değiştirdi?
Kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen 7589 sayılı Kanun ile idari yargı sisteminde çok sayıda önemli değişiklik yapılmıştır. İdare mahkemelerinde tek hâkimle görülecek davaların kapsamının genişletilmesi, istinaf ve temyiz sisteminin yeniden düzenlenmesi gibi doğrudan vatandaşların açtığı davaları ilgilendiren değişikliklerin yanında, Danıştayın kurumsal yapısına ilişkin önemli bir düzenleme de yürürlüğe girmiştir.
Bu düzenleme, Danıştayın daire sayısının azaltılmasına ilişkin geçiş süresinin dört yıl daha uzatılmasıdır.
7589 sayılı Kanun’un 3. maddesiyle 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun geçici 27. maddesinde değişiklik yapılmış ve Danıştayın kanunda öngörülen daire sayısına indirilmesi için daha önce belirlenen 10 yıllık süre 14 yıla çıkarılmıştır. Aynı zamanda Danıştay üye sayısının kademeli şekilde azaltılmasını öngören özel sistemin de 23 Temmuz 2030 tarihine kadar uygulanmaması kabul edilmiştir.
Bu nedenle “Danıştayın daire sayısı azaltılacak mı?” sorusunun cevabı halen evettir. Danıştay Kanunu’nun kalıcı hükmünde öngörülen yapı değiştirilmemiştir. Kanuni hedef halen Danıştayın dokuzu dava dairesi ve biri idari daire olmak üzere toplam 10 daireden oluşmasıdır. Ancak bu yapıya geçiş için tanınan azami süre 23 Temmuz 2030’a kadar uzatılmıştır.
Bununla birlikte düzenlemenin kamuoyunda zaman zaman ifade edildiği biçimde “Danıştay 2030’a kadar kesinlikle 12 daire olarak kalacak” şeklinde anlaşılması da teknik olarak tam doğru değildir. Kanun, Başkanlık Kuruluna iş durumu ve ihtiyaçları dikkate alarak daire sayısını en geç 14 yıl içinde kanuni sayıya indirme görevi vermektedir. Dolayısıyla 23 Temmuz 2030 son tarih niteliğindedir; bu tarihten daha önce ihtiyaç oluşması hâlinde daire yapısına ilişkin karar alınabilmesine kanun metni engel oluşturmamaktadır.
Danıştay Kaç Daireden Oluşuyor?
2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 13. maddesine göre Danıştay;
dokuz dava dairesi
ve
bir idari daire
olmak üzere toplam 10 daireden oluşacak şekilde düzenlenmiştir.
Ancak bugün fiilî teşkilat yapısı henüz bu kanuni hedefe ulaşmış değildir.
Danıştay Başkanlığının 2026 Yılı Performans Programına göre Danıştayın daire sayısı, 7 Mart 2019 tarihli Başkanlık Kurulu kararıyla 11’i dava dairesi ve biri idari daire olmak üzere toplam 12 daireye düşürülmüştür. Aynı resmî belgede nihai hedefin dokuzu dava ve biri idari olmak üzere 10 daire olduğu belirtilmektedir.
Dolayısıyla mevcut yapı ile kanunda öngörülen nihai yapı arasında hâlen iki dairelik fark bulunmaktadır.
- Yargı Paketi öncesinde bu farkın en geç 23 Temmuz 2026’ya kadar ortadan kaldırılması öngörülüyordu.
Yeni düzenlemeyle süre dört yıl daha uzatılmış ve son tarih 23 Temmuz 2030 olmuştur.
Danıştayda Neden 13. Daire Var? Bu, 13 Daire Olduğu Anlamına mı Geliyor?
Hayır.
Danıştayın internet sitesinde “Onüçüncü Daire” ibaresinin görülmesi, Danıştayda halen 13 aktif daire bulunduğu anlamına gelmemektedir.
Danıştayın 2026 yılına devreden dosya istatistiklerinde 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 12 ve 13. daireler yer almaktadır. Başka bir ifadeyle dairelerin numaralandırılması kesintisiz şekilde 1’den 12’ye gitmemektedir; daha önce kapatılmış daireler nedeniyle numaralar korunmuştur. Resmî kurumsal belgede mevcut toplam sayı 12 olarak açıklanmaktadır.
Dolayısıyla örneğin “Danıştay 13. Dairesi var, demek ki Danıştayda 13 daire bulunuyor” şeklindeki çıkarım doğru değildir.
Danıştayın Daire Sayısı Neden Daha Önce Azaltılmak İstendi?
Danıştayın bugünkü geçiş sisteminin temeli 2016 yılına dayanmaktadır.
2016 yılında yapılan düzenlemeyle Danıştay Kanunu’nun 13. maddesindeki daire sayısı değiştirilmiş ve Danıştayın 17 daireden 10 daireye indirilmesi yönünde yeni bir teşkilat modeli benimsenmiştir. Bununla birlikte mevcut dosya yükünün ve teşkilat yapısının bir anda değiştirilmesinin yaratabileceği sorunlar nedeniyle doğrudan 10 daireye geçilmemiş, Danıştay Kanunu’na geçici 27. madde eklenerek kademeli bir geçiş sistemi oluşturulmuştur. Dönemin TBMM Adalet Komisyonu görüşmelerinde de değişikliğin 17 daireden 10 daireye geçiş öngördüğü açık biçimde ifade edilmiştir.
Geçici 27. maddenin ilk hâlinde Danıştay Başkanlık Kuruluna, iş durumunu ve ihtiyaçları dikkate alarak belirli bir süre içerisinde daire sayısını kanuni hedefe indirme görevi verilmişti.
Ancak bu süre daha sonra birkaç defa uzatıldı.
Danıştayın resmî raporlarına göre önceki süreçte altı yıllık geçiş süresi uygulanmış, daha sonra 23 Haziran 2022 tarihli 7413 sayılı Kanun ile süre 10 yıla çıkarılmış ve böylece nihai geçiş tarihi 2026 yılına taşınmıştı.
- Yargı Paketi ise bu kez 10 yıllık süreyi 14 yıla çıkarmıştır.
12. Yargı Paketi Danıştay Kanunu’nda Tam Olarak Ne Değiştirdi?
7589 sayılı Kanun’un 3. maddesi iki ayrı değişiklik yaptı.
Birinci değişiklik, Danıştay Kanunu geçici m.27/13’te bulunan “on yıl” ibaresinin “on dört yıl” olarak değiştirilmesidir.
İkinci değişiklik ise aynı geçici maddenin 17. fıkrasına:
“Bu fıkra hükümleri, 23/7/2030 tarihine kadar uygulanmaz.”
hükmünün eklenmesidir.
Bu iki değişiklik birbiriyle bağlantılı olmakla birlikte aynı şeyi düzenlememektedir.
İlk değişiklik daire sayısıyla, ikinci değişiklik ise esas olarak Danıştay üyeliklerinin kademeli azaltılmasıyla ilgilidir.
Bu ayrımın iyi anlaşılması gerekir.
Danıştayın Daire Sayısı Ne Zaman 10’a Düşecek?
Yeni sisteme göre Danıştay Başkanlık Kurulu, iş durumunu ve ihtiyaçları dikkate alarak 6723 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 23 Temmuz 2016 tarihinden itibaren en geç 14 yıl içerisinde Danıştayın daire sayısını Danıştay Kanunu m.13’te öngörülen sayıya indirmek zorundadır.
14 yıllık sürenin sonu:
23 Temmuz 2030’dur.
Dolayısıyla mevcut kanun değişmezse Danıştayın geçiş sisteminin en geç bu tarihte tamamlanması gerekir.
Ancak burada önemli bir hukuki ayrıntı bulunmaktadır.
Kanun;
“Danıştayın daire sayısı 23 Temmuz 2030 tarihinde azaltılır.”
dememektedir.
Kanun:
“En geç on dört yıl içinde”
ifadesini kullanmaktadır.
Bu nedenle 23 Temmuz 2030 bir son tarih niteliğindedir.
Başkanlık Kurulunun iş yükü ve ihtiyaçlar doğrultusunda bu tarihten önce daire sayısını azaltmasına ilişkin kanuni imkân tamamen kaldırılmış değildir.
Bu yönüyle “daire sayısının azaltılması 2030’a ertelendi” ifadesi pratik olarak doğru olmakla birlikte, teknik anlamda daha doğru açıklama:
Danıştayın kanunda öngörülen 10 daireli yapıya geçmesi için tanınan azami süre 23 Temmuz 2030’a kadar uzatıldı.
şeklindedir.
2030’a Kadar Danıştay Kesin Olarak 12 Daire mi Olacak?
Kanunun lafzından bu kadar kesin bir sonuç çıkarmak doğru olmaz.
Mevcut resmî yapı 12 dairedir: 11 dava dairesi ve 1 idari daire.
Kanuni nihai hedef ise toplam 10 dairedir.
- Yargı Paketi bu hedefe ulaşmak için tanınan süreyi uzatmaktadır.
TBMM Adalet Komisyonundaki teklif açıklamalarında düzenlemenin amacı, mevcut iş yükü dikkate alınarak Danıştayın 10 daireye düşürülmesinin dört yıl daha ötelenmesi şeklinde açıklanmıştır.
Bununla birlikte geçici 27. maddenin açık lafzında Başkanlık Kurulunun “iş durumunu ve ihtiyaçları dikkate alarak” daireleri kapatmasından söz edilmektedir.
Dolayısıyla hukuki açıdan:
“2030’a kadar hiçbir daire kapatılamaz.”
şeklinde mutlak bir yasak bulunduğu söylenemez.
Danıştayın Daire Sayısı Neden 2030’a Kadar Uzatıldı?
Kanun değişikliğinin yasama sürecinde temel gerekçe Danıştayın iş yükü olarak açıklanmıştır.
TBMM Adalet Komisyonundaki görüşmelerde Adalet Bakanlığı temsilcisi, Anayasa Mahkemesinin bölge idare mahkemelerinin ilk derece kararını değiştirerek yeniden hüküm kurduğu dosyalardaki temyiz denetimine ilişkin iptal kararının Danıştay bakımından beklenmeyen bir iş yükü yarattığını belirtmiştir. Bu çerçevede hem İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun istinaf ve temyiz hükümlerinde değişiklik yapılmasının hem de Danıştayın mevcut kurumsal kapasitesinin bir süre daha korunmasının gerekli görüldüğü açıklanmıştır.
Aynı görüşmelerde Danıştayın 2026 yılında 10 daireye inmesi planlanırken ortaya çıkan iş yükü nedeniyle bu tarihin dört yıl daha ötelenmesinin amaçlandığı ifade edilmiştir.
Bu nedenle düzenlemenin temel yaklaşımı şudur:
Danıştayın iş yükünün yükseldiği bir dönemde iki dava dairesinin daha kapatılması yerine mevcut yargısal kapasitenin bir süre daha korunması.
Düzenlemeye Yönelik Eleştiriler Neler?
TBMM Komisyon görüşmelerinde düzenlemeye yönelik farklı görüşler de dile getirilmiştir.
Eleştiren milletvekilleri, başlangıçta geçici olarak tasarlanan sistemin süresinin birden fazla kez uzatılmasının hukuki öngörülebilirlik ve kurumsal planlama açısından sorun oluşturabileceğini; yüksek mahkemenin teşkilat yapısının sürekli geçici hükümler üzerinden belirlenmesinin tartışmalı olduğunu savunmuştur.
Buna karşılık düzenlemeyi savunan yaklaşım ise mevcut dosya yükü ve özellikle yeni temyiz yükünün 2026 yılında iki dairenin daha kapatılmasını uygun olmaktan çıkardığı yönündedir.
Dolayısıyla yasama sürecindeki temel tartışma:
“Danıştayın daire sayısı azaltılmalı mı?”
sorusundan çok,
“Kanunda zaten öngörülen azaltma hangi tarihte ve hangi iş yükü koşullarında gerçekleştirilmeli?”
sorusu etrafında şekillenmiştir.
Danıştay Üye Sayısında Ne Değişti?
- Yargı Paketi’nin Danıştay bakımından ikinci önemli değişikliği üye sayısıyla ilgilidir.
Danıştay Kanunu geçici m.27/17’de özel bir azaltma sistemi bulunmaktadır.
Bu sisteme göre Danıştay meslek mensupları kadro sayısı 90’a düşünceye kadar, boşalan her iki üyelik için bir üye seçimi yapılması öngörülmüştür. Seçim yapılmayan üye kadroları ise başka bir işleme gerek olmaksızın iptal edilmiş sayılmaktadır.
Bu sistemin amacı üye sayısının zaman içerisinde doğal yollarla azaltılarak 90’a indirilmesidir.
Ancak 12. Yargı Paketi bu fıkraya:
“Bu fıkra hükümleri, 23/7/2030 tarihine kadar uygulanmaz.”
cümlesini eklemiştir.
Böylece üyeliklerin azaltılmasını sağlayan iki boş üyelik karşılığında bir yeni üye seçme sistemi 23 Temmuz 2030’a kadar askıya alınmıştır.
“İki Üyelik Boşalınca Bir Üye Seçme” Sistemi Nedir?
Bu mekanizmayı bir örnekle açıklamak mümkündür.
Özel geçiş sistemi uygulanırken Danıştayda iki üyelik boşaldığında bu iki boş üyeliğin ikisi birden doldurulmaz.
Yalnızca bir yeni üye seçilir.
Diğer kadro ortadan kalkar.
Bu yöntem tekrarlandıkça toplam üye kadrosu kademeli biçimde azalır ve sonunda kanunda hedeflenen 90 kişilik yapıya ulaşılır.
- Yargı Paketi ise bu özel küçülme mekanizmasını 23 Temmuz 2030’a kadar devre dışı bırakmıştır.
Bu değişiklik, Danıştayın daire kapasitesinin korunmasıyla uyumludur. Çünkü daha fazla dairenin faaliyetine devam etmesi için yeterli sayıda üyenin bulunması da gerekir.
Danıştay Üye Sayısı 2030’a Kadar Artacak mı?
Kanun doğrudan:
“Danıştayın üye sayısı artırılmıştır.”
şeklinde bir düzenleme yapmamıştır.
Getirilen düzenleme, üye sayısını kademeli azaltmak için öngörülen özel ikiye bir mekanizmasını geçici olarak durdurmaktadır.
Dolayısıyla düzenlemenin hukuki sonucu yeni bir sabit üye sayısı belirlemek değil, 90 üyelik hedefe doğru uygulanan özel küçülme yöntemini 2030’a kadar askıya almaktır.
TBMM Komisyon görüşmelerinde Adalet Bakanlığı temsilcisi de 90 üyelik hedefe 2030’dan sonra yürütülecek küçülme süreciyle ulaşılmasının öngörüldüğünü açıklamıştır.
Danıştay Üyelerinin Görev Süresi Değişti mi?
Hayır.
- Yargı Paketi’nin Danıştay Kanunu’nda yaptığı bu değişiklik, Danıştay üyelerinin bireysel görev süresini değiştirmemektedir.
TBMM Adalet Komisyonu görüşmelerinde de Danıştay üyelerinin mevcut görev sürelerine herhangi bir müdahalede bulunulmadığı özellikle açıklanmıştır.
Dolayısıyla daire sayısının azaltılma takviminin 2030’a uzatılması ile Danıştay üyelerinin görev süresi birbirinden farklı konulardır.
12. Yargı Paketi’nin Danıştay Düzenlemesi Ne Zaman Yürürlüğe Girdi?
Burada 7589 sayılı Kanun’un diğer hükümlerinden farklı ve son derece önemli bir ayrıntı bulunmaktadır.
Kanun 31 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanmış olmakla birlikte, Danıştay Kanunu değişikliğini yapan 3. madde için özel yürürlük hükmü konulmuştur.
7589 sayılı Kanun m.26/1-a’ya göre 3. madde:
23 Temmuz 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde
yürürlüğe girmiştir.
Dolayısıyla düzenleme 31 Temmuz 2026’da yayımlanmış olsa da hukuki geçerlilik tarihi 23 Temmuz 2026 olarak belirlenmiştir.
Bu tarih tesadüfi değildir.
Çünkü 2016 yılında başlayan önceki 10 yıllık geçiş süresinin son günü de 23 Temmuz 2026’dır.
Yeni kanun böylece önceki geçiş süresinin bittiği tarihle yeni 14 yıllık dönem arasında hukuki boşluk oluşmasını engelleyecek özel bir yürürlük sistemi kurmuştur.
31 Temmuz 2026’ya Kadar Danıştayın Daire Sayısı Otomatik Olarak 10’a Düşmüş Sayıldı mı?
Hayır.
7589 sayılı Kanun m.26, Danıştay değişikliğini 23 Temmuz 2026’dan itibaren geçerli kıldığı için eski sürenin dolduğu tarih ile yeni Kanun’un yayımlandığı tarih arasında sistemin otomatik olarak 10 daireye indiği şeklinde bir sonuç doğmamaktadır.
Yeni 14 yıllık süre, hukuken 23 Temmuz 2026 itibarıyla devam edecek biçimde düzenlenmiştir.
Bu özel yürürlük hükmü 12. Yargı Paketi’nin Danıştay düzenlemesindeki en önemli teknik ayrıntılardan biridir.
Daire Kapatılırsa Devam Eden Davalara Ne Olacak?
Bir Danıştay dairesinin kapatılması, o dairede bulunan bütün davaların sona ermesi veya yeniden açılması anlamına gelmez.
Danıştay Kanunu’nun geçici 27. maddesinde dairelerin kapatılması hâlinde uygulanacak sistem de düzenlenmiştir.
Başkanlık Kurulu, daire kapatma işleminden sonra iş durumunu ve ihtiyaçları göz önünde bulundurarak daireler arasındaki iş bölümünü yeniden belirlemektedir.
Yeni iş bölümü Resmî Gazete’de yayımlanmakta ve kanunda belirlenen sürenin ardından uygulanmaya başlamaktadır.
Kapatılan dairelerdeki dosyalar ise ayrıca her dosya için yeni bir yargısal karar verilmesine gerek olmaksızın liste hâlinde ilgili dairelere devredilmektedir. Bu geçiş sistemi 2016’da oluşturulan Danıştay Kanunu geçici m.27 içerisinde ayrıca düzenlenmiştir.
Dolayısıyla gelecekte Danıştay 12 daireden 10 daireye indirildiğinde devam eden davaların “düşmesi” veya tarafların yeniden dava açması söz konusu olmayacaktır.
Dosyalar yeni iş bölümüne göre yetkili dairelere aktarılacaktır.
Dosyam Başka Danıştay Dairesine Geçerse Dava Yeniden mi Başlar?
Hayır.
Daireler arasındaki teşkilat değişikliği nedeniyle dosyanın başka bir daireye aktarılması, yeni bir dava açılması anlamına gelmez.
Dosya mevcut hâliyle devredilir.
Esas itibarıyla değişen, uyuşmazlığı inceleyecek Danıştay dairesidir.
Dava açma tarihi, taraflar ve dava konusu sırf daire değişikliği sebebiyle ortadan kalkmaz.
Danıştay Daire Sayısının Azaltılmasının Vatandaşa Doğrudan Etkisi Var mı?
Değişiklik doğrudan vatandaşın dava hakkını değiştiren bir hüküm değildir.
7589 sayılı Kanun’un 3. maddesi;
dava açma süresini,
istinaf süresini,
temyiz süresini,
Danıştayda dava açabilme koşullarını
veya yürütmenin durdurulması şartlarını
değiştirmemektedir.
Düzenlemenin doğrudan konusu Danıştayın kurumsal kapasitesi ve teşkilat yapısıdır.
Bununla birlikte kurumsal kapasite ile yargılama süresi arasında fiilî ilişki bulunabileceğinden düzenleme dolaylı olarak vatandaşların davalarının görülme süresi açısından önem taşıyabilir.
Yasama sürecinde de dört yıllık uzatmanın temel gerekçesi Danıştaydaki iş yükünün mevcut daire kapasitesi korunmadan yönetilmesinin güçleşebileceği düşüncesi olarak açıklanmıştır.
Danıştayın 10 Daireye Düşmesi Temyiz Hakkını Azaltır mı?
Hayır.
Danıştayın daire sayısı ile hangi kararların temyiz edilebileceği farklı hukuki meselelerdir.
Temyiz hakkı esas olarak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesi ve ilgili özel hükümler tarafından belirlenmektedir.
Bir dava kanunen temyize tabi ise Danıştayın 12 veya 10 daireden oluşması bu temyiz hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
- Yargı Paketi İYUK m.46’da da ayrıca değişiklik yapmıştır. Ancak bu değişiklik Danıştayın daire sayısına ilişkin 2575 sayılı Kanun m.3 değişikliğinden ayrı bir düzenlemedir.
Bu nedenle:
“Danıştayın daire sayısı azalırsa daha az dava temyiz edilecek.”
şeklinde doğrudan bir sonuç çıkarılamaz.
12. Yargı Paketi Danıştaya Yeni Görev Verdi mi?
Paket içerisinde Danıştayın iş yükünü etkileyebilecek başka düzenlemeler de bulunmaktadır.
Özellikle İYUK m.46’ya eklenen yeni sistemde, İYUK m.46/1 kapsamında bulunmayan bazı davalarda bölge idare mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını kaldırıp yeniden esas hakkında karar vermesi hâlinde, istisnalar dışında Danıştayda temyiz imkânı getirilmiştir.
Yasama sürecinde Danıştayın kurumsal kapasitesinin dört yıl daha korunmasının gerekçelerinden biri de bu yeni veya artan temyiz denetimiyle ilişkilendirilmiştir.
Bu nedenle Danıştay Kanunu’ndaki daire sayısı düzenlemesi tek başına değil, 12. Yargı Paketi’nin idari yargı kanun yollarında yaptığı diğer değişikliklerle birlikte değerlendirilmelidir.
Danıştay Daire Sayısının 2030’a Ertelenmesi Hakkında Sık Sorulan Sorular
Danıştayın daire sayısı kaç?
Danıştayın resmî 2026 Yılı Performans Programında mevcut yapı 11 dava ve 1 idari daire olmak üzere toplam 12 daire olarak açıklanmaktadır.
Kanuna göre Danıştay kaç daireden oluşmalı?
2575 sayılı Danıştay Kanunu m.13’e göre nihai yapı 9 dava dairesi ve 1 idari daire olmak üzere toplam 10 dairedir.
Danıştay ne zaman 10 daireye düşecek?
Yeni düzenlemeye göre kanuni hedefe ulaşılması için öngörülen azami süre 23 Temmuz 2030 tarihinde sona ermektedir.
Danıştay kesin olarak 23 Temmuz 2030’da mı 10 daire olacak?
Kanun “en geç on dört yıl içinde” ifadesini kullanmaktadır. Bu nedenle 23 Temmuz 2030 nihai süredir. Başkanlık Kurulunun iş durumu ve ihtiyaçlara göre daha önce işlem yapması kanun lafzıyla tamamen engellenmemiştir.
12. Yargı Paketi Danıştayın daire sayısını artırdı mı?
Hayır.
Kanuni hedef olan 10 daire değiştirilmemiştir. Yalnızca bu hedefe geçiş için tanınan süre 10 yıldan 14 yıla çıkarılmıştır.
Danıştay 13. Dairesi varsa nasıl toplam 12 daire oluyor?
Daire numaralarının kesintili olması nedeniyle daire numarası toplam daire sayısını göstermez. 2026’ya devreden dosya istatistiklerinde 1 ila 10. dairelerin yanında 12. ve 13. daireler bulunmakta, 11. Daire bulunmamaktadır. Böylece toplam aktif daire sayısı 12’dir.
Danıştay üye sayısı da azaltılacak mı?
Danıştay Kanunu geçici m.27/17’de üye kadrosunun 90’a düşmesine kadar boşalan iki üyelik için bir üye seçilmesini öngören sistem bulunmaktadır. Ancak bu özel mekanizma 12. Yargı Paketi ile 23 Temmuz 2030’a kadar askıya alınmıştır.
Danıştay üyelerinin görev süresi uzatıldı mı?
Hayır. Daire ve kadro azaltma takviminin uzatılması mevcut Danıştay üyelerinin kişisel görev sürelerini değiştiren bir düzenleme değildir. Yasama sürecinde de buna ilişkin görev süresi değişikliği yapılmadığı belirtilmiştir.
Düzenleme ne zaman yürürlüğe girdi?
7589 sayılı Kanun 31 Temmuz 2026’da yayımlanmıştır. Ancak Danıştay düzenlemesini içeren 3. madde, 23 Temmuz 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Danıştayda devam eden davalar bu değişiklik nedeniyle yeniden mi açılacak?
Hayır.
Düzenleme dava açma sistemini değil Danıştayın teşkilat yapısını değiştirmektedir. Gelecekte daire kapatılması hâlinde dosyalar yeni iş bölümüne göre ilgili dairelere devredilir.
Daire sayısının azalması dava açma veya temyiz süresini değiştirir mi?
Hayır.
Daire sayısı düzenlemesi dava veya temyiz sürelerini değiştirmemektedir. Kanun yollarına ilişkin değişiklikler 12. Yargı Paketi’nin İYUK m.45 ve m.46’yı değiştiren ayrı hükümlerinde düzenlenmiştir.
2016’dan 2030’a Danıştayın Daire Sayısı Değişikliğinin Özeti
Danıştayın bugünkü geçiş sistemini kronolojik olarak değerlendirdiğimizde süreç daha kolay anlaşılmaktadır.
2016 yılında Danıştayın kanuni daire sayısı 17’den 10’a indirildi ve geçiş süreci oluşturuldu. İlk düzenlemede Başkanlık Kurulunun belirli süre içerisinde 10 daireli yapıya geçmesi amaçlandı.
2019 yılında Danıştay Başkanlık Kurulu daire sayısını 11’i dava ve biri idari olmak üzere 12’ye düşürdü.
Sonraki mevzuat değişiklikleriyle 10 daireye geçiş süresi uzatıldı.
2022 yılında geçiş için öngörülen süre 10 yıla çıkarıldı ve hedef tarih 23 Temmuz 2026 oldu. Danıştayın kendi kurumsal belgelerinde de önceki sistem bu şekilde açıklanmıştır.
2026 yılında 7589 sayılı Kanun ile bu süre 14 yıla çıkarıldı.
Yeni nihai tarih:
23 Temmuz 2030 oldu.
Aynı zamanda Danıştay üye sayısını 90’a doğru kademeli biçimde azaltan iki boş üyeliğe karşı bir yeni üye seçilmesi sistemi de 23 Temmuz 2030’a kadar askıya alındı.
Daire Sayısının Azaltılması Tamamen İptal Edildi mi?
Hayır.
Bu konu özellikle yanlış anlaşılmamalıdır.
- Yargı Paketi;
Danıştay Kanunu m.13’teki 10 dairelik sistemi yürürlükten kaldırmamıştır.
Kanun halen Danıştayın dokuzu dava ve biri idari olmak üzere toplam 10 daireden oluşmasını öngörmektedir.
Yalnızca geçici 27. maddedeki geçiş süresi uzatılmıştır.
Bu nedenle düzenleme:
“Danıştay artık kalıcı olarak 12 daire olacak.”
anlamına gelmez.
Daha doğru açıklama:
“Danıştayın 12 dairelik mevcut yapıdan 10 dairelik kanuni yapıya geçmesi için tanınan süre dört yıl daha uzatıldı.”
şeklindedir.
Danıştayın Mevcut Dairelerinin Görev Dağılımı Değişti mi?
7589 sayılı Kanun’un 3. maddesi tek başına mevcut dairelerin hangi uyuşmazlıklara bakacağını yeniden belirlememektedir.
Daireler arasındaki iş bölümü Danıştay Başkanlık Kurulu kararlarıyla belirlenmektedir. Danıştayın güncel internet sitesinde de 24 Şubat 2026 tarihli Başkanlık Kurulu kararıyla değiştirilen daire iş bölümleri yayımlanmaktadır.
Dolayısıyla örneğin;
kamu ihale uyuşmazlıklarının,
vergi uyuşmazlıklarının,
imar davalarının,
kamu personeli davalarının
ve diğer idari uyuşmazlıkların hangi daire tarafından inceleneceği yalnızca “daire sayısı 2030’a ertelendi” hükmüne bakılarak belirlenemez.
Somut dosyada güncel Danıştay iş bölümü kararının ayrıca incelenmesi gerekir.
Yeni Düzenleme Davaların Daha Hızlı Sonuçlanmasını Sağlar mı?
Bunu kesin olarak söylemek mümkün değildir.
Düzenlemenin yasama sürecindeki temel gerekçesi, mevcut iş yükü nedeniyle Danıştayın kapasitesinin azaltılmamasıdır. Bu açıdan bakıldığında iki dairenin daha kapatılmasının ertelenmesi, mevcut dosya yükünün daha fazla daire tarafından paylaşılmaya devam edilmesine imkân sağlayabilir.
Ancak bir davanın ne kadar sürede sonuçlanacağını yalnız daire sayısı belirlemez.
Dosya sayısı,
dosyaların hukuki karmaşıklığı,
tetkik hâkimi ve üye kapasitesi,
duruşma ihtiyacı,
yeni gelen temyiz dosyalarının sayısı,
içtihat uyuşmazlıkları
ve diğer kurumsal faktörler de yargılama süresini etkileyebilir.
Nitekim Danıştayın 2026 Yılı Performans Programında kurumun hedefleri arasında yargılama faaliyetini makul sürede tamamlamak, Danıştayın içtihat mahkemesi rolünü güçlendirmek ve iş yükünü azaltmak yer almaktadır.
Bu nedenle daire azaltımının ertelenmesi yargılama kapasitesini koruyan bir tedbir olmakla birlikte, tek başına bütün Danıştay davalarının daha kısa sürede sonuçlanacağını garanti etmez.
Sonuç: Danıştay 10 Daireye İnecek Ancak Son Tarih 23 Temmuz 2030’a Uzatıldı
- Yargı Paketi ile Danıştayın kurumsal yapısında önemli bir geçiş düzenlemesi yapılmıştır.
7589 sayılı Kanun’un 3. maddesiyle 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun geçici 27. maddesinde bulunan 10 yıllık geçiş süresi 14 yıla çıkarılmıştır.
Bunun sonucu olarak Danıştayın mevcut daire yapısının, Danıştay Kanunu m.13’te öngörülen 9 dava ve 1 idari olmak üzere toplam 10 dairelik yapıya dönüştürülmesi için belirlenen azami süre 23 Temmuz 2030’a kadar uzatılmıştır.
Danıştay Başkanlığının 2026 yılı resmî verilerine göre mevcut teşkilat yapısı 11 dava dairesi ve 1 idari daire olmak üzere toplam 12 dairedir.
Dolayısıyla kanundaki nihai hedef değişmemiştir:
Mevcut durum → 12 daire
Kanuni nihai hedef → 10 daire
Önceki son tarih → 23 Temmuz 2026
Yeni azami son tarih → 23 Temmuz 2030
Ancak 23 Temmuz 2030 tarihi, dairelerin yalnızca o gün kapatılabileceği anlamına gelmemektedir. Kanun Başkanlık Kuruluna iş durumu ve ihtiyaçları dikkate alarak en geç 14 yıl içerisinde hedef yapıya geçme görevi vermektedir. Bu nedenle ihtiyaçlara göre daha erken bir tarihte de daire sayısında azaltma yapılabilmesi hukuken mümkündür.
- Yargı Paketi aynı zamanda Danıştayın üye kadrosunun küçültülmesine ilişkin sistemi de ertelemiştir.
Danıştay meslek mensupları kadro sayısının 90’a düşmesine kadar boşalan her iki üyelik için yalnızca bir üye seçilmesini öngören geçici sistem, yeni hüküm gereğince 23 Temmuz 2030’a kadar uygulanmayacaktır.
Bu nedenle değişiklik yalnızca iki dairenin kapanmasını ertelememekte; aynı zamanda Danıştayın üye kapasitesinin hızlı biçimde azaltılmasını sağlayan özel mekanizmayı da dört yıl süreyle devre dışı bırakmaktadır.
Düzenlemenin gerekçesi yasama sürecinde esas olarak Danıştayın mevcut ve artan iş yükünün karşılanması olarak açıklanmıştır. Özellikle bölge idare mahkemelerinin kararlarına ilişkin temyiz sistemindeki gelişmeler nedeniyle Danıştaya beklenenden fazla dosya geldiği ve mevcut kapasitenin korunmasının gerekli görüldüğü ifade edilmiştir.
Bununla birlikte değişiklik bireysel davalar bakımından yeni bir dava veya temyiz hakkı yaratmamaktadır.
Bir kişinin;
Danıştayda dava açma süresi,
temyiz süresi,
yürütmenin durdurulması hakkı,
istinaf hakkı
veya temyiz edilebilirlik koşulları
sırf bu madde nedeniyle değişmemektedir.
Bunlar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ve ilgili özel hükümler doğrultusunda ayrıca belirlenmektedir.
Gelecekte Danıştayın bir veya daha fazla dairesinin kapatılması hâlinde ise mevcut dosyaların ortadan kalkması veya tarafların yeniden dava açması söz konusu olmayacaktır. Danıştay Kanunu’ndaki geçiş hükümleri çerçevesinde daireler arasındaki iş bölümü yeniden yapılacak ve dosyalar yeni görevli dairelere aktarılacaktır.
Düzenlemenin yürürlük tarihi bakımından da özel bir durum bulunmaktadır.
7589 sayılı Kanun 31 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanmış olmasına rağmen Danıştay Kanunu değişikliğini içeren 3. maddenin 23 Temmuz 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe girmesi kabul edilmiştir. Böylece önceki 10 yıllık geçiş döneminin sona erdiği 23 Temmuz 2026 tarihi ile yeni düzenleme arasında hukuki kesinti oluşmasının önüne geçilmiştir.
Sonuç olarak “12. Yargı Paketi ile Danıştayın daire sayısı azaltılması iptal edildi mi?” sorusunun cevabı hayırdır.
“Danıştay hemen 10 daireye düşecek mi?” sorusunun cevabı da hayırdır.
En doğru ifade şudur:
Danıştayın 12 dairelik mevcut teşkilat yapısından, kanunun öngördüğü 10 dairelik nihai yapıya geçişi için tanınan azami süre 12. Yargı Paketi ile dört yıl uzatılmış ve yeni son tarih 23 Temmuz 2030 olarak belirlenmiştir. Aynı tarihe kadar Danıştay üyelerinin sayısını kademeli olarak 90’a indiren özel ikiye bir seçim mekanizmasının uygulanması da durdurulmuştur.
Bu değişiklik, doğrudan vatandaşın dava açma hakkından ziyade Danıştayın yargısal kapasitesini, daire ve üye yapısını ve yüksek idari yargının önümüzdeki dört yıllık kurumsal çalışma düzenini ilgilendiren 12. Yargı Paketi’nin önemli yapısal düzenlemelerinden biridir.