Hukuk Makaleleri

Baba Sağlığında Malını Bir Çocuğuna Verirse Diğer Çocuklar Ne Yapabilir? 2026

Baba sağlığında malını bir çocuğuna verirse diğer çocuklar ne yapabilir? Bu sorunun cevabı, malın hangi hukuki işlemle devredildiğine ve babanın gerçek amacının ne olduğuna göre değişir.

Bir baba hayattayken sahibi olduğu mal üzerinde kural olarak tasarruf edebilir. Bu nedenle;

“Babam evi kardeşime verdi, ben de çocuğuyum; tapunun yarısını hemen bana vermek zorunda.”

şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır.

Ancak babanın ölümünden sonra yapılan devir;

  • Gerçek bir satış mı,
  • Gerçek bir bağış mı,
  • Görünürde satış ancak gerçekte bağış mı,
  • Ölünceye kadar bakma sözleşmesi mi,
  • Miras payına mahsuben yapılmış bir kazandırma mı,
  • Diğer çocuklardan mal kaçırma amacı taşıyan muvazaalı işlem mi

olduğu yönünden incelenebilir.

Bu ayrım çok önemlidir.

Çünkü hukuki yol da buna göre değişmektedir:

Gerçekte bağış olduğu halde tapuda satış gösterilmişse → muris muvazaası

Gerçek ve açık bağış yapılmışsa → şartlarına göre tenkis ve/veya mirasta denkleştirme

Gerçek satış yapılmışsa → kural olarak sırf diğer çocukların daha az miras alacak olması nedeniyle iptal edilemez

Gerçek bir ölünceye kadar bakma sözleşmesi varsa → sırf bir çocuğa mal bırakıldığı için iptal edilmez

Bu nedenle babanın bir çocuğuna taşınmaz devretmiş olması tek başına;

“miras kaçırma vardır”

sonucunu doğurmaz.

Baba Hayattayken Malını İstediği Çocuğuna Verebilir mi?

Kural olarak evet.

Malik, mülkiyet hakkı kapsamında malını;

  • Satabilir,
  • Bağışlayabilir,
  • Bir çocuğuna devredebilir,
  • Üçüncü kişiye devredebilir,
  • Ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapabilir.

Çocukların, anne veya babaları hayattayken onların malları üzerinde doğmuş bir miras payı bulunmamaktadır.

Türk Medeni Kanunu m.575’e göre miras;

mirasbırakanın ölümüyle açılır.

Bu nedenle çocuk;

“Babam hayatta ama ileride bana miras kalacaktı.”

diyerek sırf gelecekteki miras beklentisine dayanıp geçerli bir satış işlemini iptal ettiremez.

Ancak baba öldükten sonra geçmişte yapılan işlemler miras hukuku bakımından denetlenebilir.

Baba Hayattayken Çocukların Miras Hakkı Var mı?

Henüz açılmış bir miras bulunmadığı için çocukların babalarının malvarlığında güncel bir miras payı yoktur.

Mirasçılık hakkının somut tereke üzerindeki sonucu ölümle ortaya çıkar.

Dolayısıyla baba hayattayken;

  • Evin 1/3’ü,
  • Arsanın 1/3’ü,
  • Banka parasının 1/3’ü

çocuklara ait değildir.

Baba malının malikidir.

Ancak babanın sağlığında yaptığı bazı karşılıksız kazandırmalar ölümden sonra;

  • Muris muvazaası,
  • Tenkis,
  • Mirasta denkleştirme

bakımından yeniden incelenebilir.

Baba Hayattayken Muris Muvazaası Davası Açılabilir mi?

Kural olarak hayır.

Muris muvazaasına dayalı dava hakkı miras hakkının ihlaline dayandığından mirasbırakanın ölümüyle doğar.

Baba hayattayken çocuğun yalnız;

“İleride mirasım azalacak.”

gerekçesiyle muris muvazaası davası açması mümkün değildir.

Ancak yapılan işlemin;

  • Ehliyetsizlik,
  • Aldatma,
  • Korkutma,
  • Vekâlet görevinin kötüye kullanılması

gibi farklı hukuki sakatlıkları varsa durum değişebilir.

Bu durumda asıl hak sahibi olan baba veya şartlarına göre yasal temsilcisi farklı hukuki yollar kullanabilir.

Fakat bu davalar muris muvazaası davası değildir.

Baba Ölmeden Önce Evi Oğluna Verirse Diğer Çocukların Hakkı Var mı?

İşlemin türü belirleyicidir.

Örneğin baba tapuda evi oğluna satış yoluyla devretmiş olabilir.

Bu durumda şu sorular araştırılır:

  • Oğul gerçekten para ödedi mi?
  • Ödeme hangi tarihte yapıldı?
  • Oğlun o tarihte ekonomik gücü var mıydı?
  • Baba neden evi satmak istedi?
  • Babanın paraya ihtiyacı var mıydı?
  • Tapudaki satış bedeli ile gerçek değer arasında ciddi fark var mıydı?
  • Baba diğer çocuklarıyla küs müydü?
  • Başka çocuklara da mal verdi mi?
  • Devirden sonra evde kim oturmaya devam etti?

Bu değerlendirme sonucunda satışın gerçekte bağış olduğu ve amacın diğer mirasçılardan mal kaçırmak olduğu ispatlanırsa muris muvazaası gündeme gelebilir.

Muris Muvazaası Nedir?

Muris muvazaası, mirasbırakanın mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını tapuda;

  • Satış,
  • Ölünceye kadar bakma sözleşmesi

gibi farklı bir işlem olarak göstermesidir.

Klasik örnek şudur:

Baba oğluna evini ücretsiz vermek istemektedir.

Ancak tapuda;

“500.000 TL’ye sattım.”

şeklinde satış işlemi yapılmıştır.

Gerçekte hiçbir para ödenmemiştir.

İşlemin amacı kız çocuklarının veya diğer mirasçıların gelecekte bu taşınmazdan pay almasını engellemektir.

Şartları gerçekleşmişse baba öldükten sonra diğer mirasçılar muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil davası açabilir.

Babadan Oğula Satış Gösterilen Tapu İptal Edilebilir mi?

Evet, şartları varsa.

Tapuda “satış” yazması işlemin gerçek satış olduğunu kesin olarak göstermez.

Mahkeme işlemin arkasındaki gerçek iradeyi araştırır.

Eğer;

  • Oğul gerçekte para ödememiş,
  • Ödeme gücü bulunmamış,
  • Baba paraya ihtiyaç duymamış,
  • Satış bedeli ile gerçek değer arasında çok ciddi fark bulunmuş,
  • Baba taşınmazı kullanmaya devam etmiş,
  • Diğer çocukları mirastan uzaklaştırma amacı bulunduğu ortaya çıkmış

ise muris muvazaası kabul edilebilir.

Ancak bunların hiçbiri tek başına otomatik sonuç doğurmaz.

Deliller bütün halinde değerlendirilir.

Tapuda Satış Gösterilmişse Her Zaman Muris Muvazaası mı Vardır?

Hayır.

Baba gerçekten oğluna taşınmaz satmış olabilir.

Örneğin oğul;

  • Düzenli gelir sahibidir,
  • Satış bedelini banka aracılığıyla ödemiştir,
  • Baba satış tarihinde nakde ihtiyaç duymaktadır,
  • Bedel taşınmazın o tarihteki değeriyle makul orandadır.

Bu durumda sırf alıcının mirasbırakanın çocuğu olması işlemi muvazaalı hale getirmez.

Baba çocuğuna da gerçek satış yapabilir.

Yargıtay’ın güncel kararlarında da gerçek satış olduğu, alıcının ekonomik gücünün bulunduğu ve mal kaçırma amacının ispatlanamadığı durumlarda muris muvazaası davalarının reddedildiği görülmektedir.

Satış Bedelinin Çok Düşük Olması Miras Kaçırmayı İspatlar mı?

Tek başına hayır, ancak önemli delillerden biridir.

Mahkeme;

  • Tapuda gösterilen bedeli,
  • Taşınmazın devir tarihindeki gerçek değerini,
  • Alıcının ödeme gücünü,
  • Murisin ekonomik durumunu,
  • Taraflar arasındaki ilişkiyi

birlikte değerlendirir.

Örneğin devir tarihinde 10 milyon TL değerinde olan taşınmaz tapuda 200.000 TL’ye satılmış gösterilmişse bu ciddi bir şüphe doğurabilir.

Ancak yalnız bedel farkıyla karar verilmez.

Oğlun Parayı Ödememiş Olması Önemli mi?

Evet.

Gerçek satışın en temel unsurlarından biri satış bedelidir.

Alıcı çocuk;

“Ben evi satın aldım.”

diyorsa ödeme iddiasının;

  • Banka hareketleri,
  • Para çekme kayıtları,
  • Gelir belgeleri,
  • Tanıklar,
  • Diğer mali kayıtlar

ile desteklenmesi önemlidir.

Özellikle alıcının devir tarihinde hiçbir geliri veya ekonomik gücü yoksa;

“Taşınmazı bedelini ödeyerek aldım.”

savunması daha dikkatli incelenir.

Baba Paraya İhtiyacı Olmadan Evini Satmışsa Bu Muvazaa mıdır?

Tek başına değil.

Ancak Yargıtay muris muvazaası dosyalarında mirasbırakanın satış için haklı ve makul bir nedeni bulunup bulunmadığını önemli kriterlerden biri olarak değerlendirmektedir.

Babanın;

  • Borcunu ödeme,
  • Yeni ev alma,
  • Sağlık giderlerini karşılama,
  • Ticari yatırım yapma

gibi gerçek para ihtiyacı varsa bu durum satışın gerçekliğini destekleyebilir.

Buna karşılık hiçbir ekonomik ihtiyacı olmayan kişinin en değerli taşınmazını ödeme gücü bulunmayan tek çocuğuna düşük bedelle “satması” diğer delillerle birlikte muvazaa şüphesini güçlendirebilir.

Baba Kızlarından Mal Kaçırıp Oğluna Ev Verebilir mi?

Hukuken kız çocukları ile erkek çocuklar arasında yasal mirasçılık bakımından böyle bir ayrım bulunmamaktadır.

Baba;

“Kız çocuklarıma miras bırakmak istemiyorum, bütün malları oğluma satış gibi göstereyim.”

amacıyla gerçekte bağış niteliğindeki işlemleri satış gibi düzenlerse, ölümünden sonra şartları varsa muris muvazaası davası açılabilir.

Kız çocuklarının da diğer çocuklarla aynı şekilde muris muvazaası iddiasında bulunma hakkı vardır.

Muris Muvazaası Davasını Kimler Açabilir?

Muris muvazaası bakımından yalnız saklı paylı mirasçılar değil, muvazaalı işlem nedeniyle miras hakkı ihlal edilen mirasçılar dava açabilir.

Bu yönü muris muvazaasını tenkis davasından ayıran önemli özelliklerden biridir.

Tenkis davası için saklı payın ihlali gerekirken muris muvazaası davasında esas mesele;

mirasbırakanın mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı bir işlem yapmasıdır.

Muris Muvazaası Nasıl İspatlanır?

Muris muvazaasında doğrudan;

“Ben çocuklarımdan mal kaçırıyorum.”

şeklinde bir belge bulunması genellikle beklenmez.

Bu nedenle murisin gerçek iradesi dolaylı delillerle belirlenir.

Mahkemenin değerlendirebileceği hususlar arasında;

  • Tapudaki satış bedeli,
  • Devir tarihindeki gerçek piyasa değeri,
  • Alıcının ekonomik gücü,
  • Para ödenip ödenmediği,
  • Murisin mal satmaya ihtiyacının bulunup bulunmadığı,
  • Murisin diğer çocuklarıyla ilişkileri,
  • Murisin başka malvarlığının bulunup bulunmadığı,
  • Diğer çocuklara da mal verilip verilmediği,
  • Taşınmazın devrinden sonra kimin kullandığı,
  • Devir zamanı,
  • Murisin yaşı ve sağlık durumu,
  • Tanık anlatımları,
  • Aile içindeki olaylar

yer alabilir.

Mirasçılar işlemin tarafı olmadıklarından muvazaa iddialarını tanık dahil her türlü delille ispatlayabilirler.

Baba Mallarını Çocukları Arasında Paylaştırmışsa Muris Muvazaası Olur mu?

Her zaman hayır.

Mirasbırakan sağlığında çocukları arasında kabul edilebilir ölçüde ve hakkaniyete uygun bir paylaştırma yapmış olabilir.

Örneğin;

  • Bir çocuğa ev,
  • Diğerine arsa,
  • Başka çocuğa işyeri

verilmiş olabilir.

Malların değerleri birebir aynı olmak zorunda değildir.

Ancak gerçek amacın;

mirasçıları arasında makul bir paylaşım yapmak

olduğu anlaşılırsa muris muvazaası kabul edilmeyebilir.

Yargıtay bu nedenle uyuşmazlıklarda murisin paylaştırma kastının bulunup bulunmadığını ayrıca araştırmaktadır.

Baba Bir Çocuğuna Daha Değerli Mal Vermişse İşlem İptal Edilir mi?

Otomatik olarak hayır.

Çocuklardan birine daha değerli bir mal verilmesi tek başına muvazaa anlamına gelmez.

Ancak aradaki aşırı değer farkı;

  • Murisin amacı,
  • Diğer çocuklara yapılan kazandırmalar,
  • Alıcının ödeme gücü,
  • İşlemin gerçek satış mı bağış mı olduğu

ile birlikte değerlendirilir.

Örneğin bir çocuğa 20 milyon TL değerinde taşınmaz verilmiş, diğer çocuklara sembolik değerde mallar bırakılmışsa bu fark önemli bir delil olabilir.

Ancak yine tek başına yeterli değildir.

Baba Tapuda Açıkça “Bağış” Yaparsa Muris Muvazaası Davası Açılır mı?

Klasik muris muvazaası bakımından çok önemli bir ayrım vardır.

Eğer baba taşınmazı tapuda açıkça bağış olarak devretmişse;

  • Görünürde satış,
  • Gizli bağış

şeklinde bir muvazaa bulunmaz.

Baba ne yapmak istiyorsa tapuda onu yapmıştır.

Bu nedenle 1 Nisan 1974 tarihli muris muvazaası içtihadının klasik uygulaması böyle bir açık bağış işleminde söz konusu olmaz.

Ancak bu;

“Diğer çocukların hiçbir hakkı yoktur.”

anlamına gelmez.

Gerçek bağış;

  • Saklı payı ihlal ediyorsa tenkis,
  • Altsoya yapılan karşılıksız kazandırma niteliğine göre mirasta denkleştirme

konusu olabilir.

Gerçek Bağış ile Muris Muvazaası Arasındaki Fark Nedir?

Gerçek bağış

Baba;

“Bu evi oğluma bağışlıyorum.”

der ve tapuda bağış işlemi yapılır.

Gerçek irade ile resmi işlem aynıdır.

Klasik muris muvazaası yoktur.

Muris muvazaası

Baba gerçekte;

“Bu evi oğluma bedelsiz veriyorum.”

istemektedir.

Fakat tapuda;

“Oğluma sattım.”

şeklinde işlem yapılır.

Görünürdeki satış ile gerçek irade farklıdır.

Şartları varsa tapu iptal ve tescil talep edilebilir.

Baba Gerçekten Bağış Yapmışsa Diğer Çocuklar Ne Yapabilir?

Öncelikle saklı paylarının ihlal edilip edilmediği incelenir.

Çocuklar miras hukukunda saklı paylı mirasçılardır.

Türk Medeni Kanunu m.506’ya göre altsoyun saklı payı;

yasal miras payının yarısıdır.

Babanın karşılıksız kazandırmaları çocuklardan birinin saklı payını ihlal etmişse, şartları varsa tenkis davası açılabilir.

Bunun yanında kazandırma TMK m.669 kapsamında mirasta denkleştirmeye tabi olabilir.

Saklı Pay Nedir?

Saklı pay, mirasbırakanın bazı mirasçıların aleyhine serbestçe tasarruf edemeyeceği asgari miras hakkıdır.

Çocuklar yani altsoy bakımından saklı pay;

yasal miras payının yarısıdır.

Örneğin babanın;

  • Eşi,
  • İki çocuğu

bulunsun.

Normal yasal miras oranları:

Eş: 1/4

Çocukların toplamı: 3/4

Her çocuk: 3/8

Bir çocuğun saklı payı ise bunun yarısıdır:

3/16

Dolayısıyla babanın yaptığı kazandırmalar sonucunda çocuğun miras hakkı 3/16’nın altına düşüyorsa tenkis hesabı gündeme gelebilir.

Tenkis Davası Nedir?

Tenkis davası, saklı payını alamayan mirasçının mirasbırakanın tasarruf özgürlüğünü aşan kazandırmalarını saklı payı tamamlayacak ölçüde azaltmasını sağlayan davadır.

Türk Medeni Kanunu m.560’a göre;

saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini isteyebilir.

Tenkiste amaç her işlemi tamamen ortadan kaldırmak değildir.

Amaç saklı pay ihlalini giderecek ölçüde kazandırmayı yasal sınıra çekmektir.

Muris Muvazaası ile Tenkis Arasındaki Fark Nedir?

Bu iki dava birbirinden oldukça farklıdır.

Muris muvazaası

İşlemin gerçekte bağış olmasına rağmen tapuda satış veya başka bir işlem gibi gösterilmesine dayanır.

Amaç muvazaalı tapu işleminin geçersizliğini ortaya koymaktır.

Miras hakkı ihlal edilen mirasçılar açabilir.

Tenkis

Gerçek ve geçerli bir kazandırma vardır.

Ancak bu kazandırma saklı payı ihlal etmektedir.

Amaç işlemi tamamen yok etmek değil, saklı payın karşılanacağı ölçüde azaltmaktır.

Bu nedenle bir dosyada doğru dava sebebinin belirlenmesi son derece önemlidir.

Muris Muvazaası Olmazsa Tenkis İstenebilir mi?

Evet, şartları varsa.

Uygulamada davalar sıklıkla;

öncelikle muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil, bunun mümkün olmaması halinde tenkis

şeklinde terditli olarak kurulabilir.

Örneğin davacı;

“Tapudaki satış gerçekte bağıştı.”

iddiasında bulunur.

Mahkeme;

“Hayır, işlem açık bir bağış olduğu için klasik muris muvazaası uygulanamaz.”

sonucuna varabilir.

Bu durumda saklı pay ihlali bulunuyorsa tenkis talebi ayrıca değerlendirilir.

Her Bağış Tenkis Edilir mi?

Hayır.

Tenkis için saklı payın gerçekten ihlal edilmiş olması gerekir.

Örneğin babanın 50 milyon TL malvarlığı bulunmaktadır.

Bir çocuğuna 2 milyon TL değerinde taşınmaz bağışlamıştır.

Ölüm tarihinde kalan tereke diğer çocukların saklı paylarını fazlasıyla karşılıyorsa sırf bağış yapıldığı için tenkis uygulanmaz.

Tenkis hesabı bütün tereke ve tenkise tabi kazandırmalar dikkate alınarak yapılır.

Sağlığında Yapılan Hangi Bağışlar Tenkise Tabi Olabilir?

Türk Medeni Kanunu m.565 bazı sağlararası karşılıksız kazandırmaları tenkise tabi tutmaktadır.

Bunlar arasında;

  • Altsoya belirli nitelikte yapılan malvarlığı devirleri,
  • Miras haklarının ölümden önce tasfiyesi amacı taşıyan kazandırmalar,
  • Kanundaki şartlara uyan bağışlamalar,
  • Saklı pay kurallarını etkisiz kılma amacı açık olan kazandırmalar

bulunmaktadır.

Bu nedenle;

“Baba malı sağlığında verdi, artık saklı pay hesabına hiçbir şekilde girmez.”

şeklindeki bilgi yanlıştır.

Baba Bütün Malını Sağlığında Bağışlarsa Çocuklar Hiçbir Şey Alamaz mı?

Hayır.

Mirasbırakanın mallarını sağlığında devretmiş olması saklı pay sisteminin her durumda etkisiz kalacağı anlamına gelmez.

TMK m.565 şartlarına giren karşılıksız kazandırmalar ölümden sonra tenkis hesabında dikkate alınabilir.

Özellikle kazandırmanın saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yapıldığı açıkça ortaya konulabiliyorsa tenkis gündeme gelebilir.

Tenkis Davası Ne Zaman Açılabilir?

Tenkis hakkı ölümle birlikte mirasın açılmasından sonra gündeme gelir.

TMK m.571’e göre tenkis davası açma hakkı;

saklı payın zedelendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl

ve her hâlde sağlararası tasarruflarda;

mirasın açılması tarihinden itibaren 10 yıl

geçmekle düşer.

Bu süreler hak düşürücü süre niteliğindedir.

Dolayısıyla tenkis taleplerinde gecikmemek gerekir.

Babam 20 Yıl Önce Evi Kardeşime Bağışladıysa Tenkis Davası Açabilir miyim?

Bağışın 20 yıl önce yapılmış olması tek başına tenkis davasının süresini başlatmaz.

Sağlararası tasarruflarda on yıllık üst süre esas olarak mirasın açılması, yani babanın ölüm tarihi üzerinden hesaplanır.

Ayrıca saklı payın zedelendiğinin öğrenildiği tarihten başlayan bir yıllık süre vardır.

Bu nedenle devir tarihi ile ölüm tarihi birbirine karıştırılmamalıdır.

Muris Muvazaası Davasında Süre Var mı?

Kural olarak muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davaları genel zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir.

Çünkü iddia muvazaalı işlemin geçersizliğine dayanmaktadır.

Ancak;

  • Kadastro hukukundan kaynaklanan özel hak düşürücü süreler,
  • Üçüncü kişilerin iyi niyetli kazanımları,
  • Somut dosyaya özgü diğer özel hükümler

ayrıca değerlendirilmelidir.

Dolayısıyla;

“Muris muvazaası davası her şartta sonsuza kadar açılır.”

şeklinde sınırsız bir genelleme de yapılmamalıdır.

Mirasta Denkleştirme Nedir?

Bir diğer önemli yol mirasta denkleştirmedir.

Türk Medeni Kanunu m.669’a göre yasal mirasçılar, mirasbırakandan miras paylarına mahsuben aldıkları sağlararası karşılıksız kazandırmaları denkleştirme amacıyla terekeye geri vermekle yükümlü olabilirler.

Kanun özellikle altsoya yapılan;

  • Malvarlığı devirlerini,
  • Borçtan kurtarmaları,
  • Kuruluş sermayesini,
  • Alışılmışın dışındaki çeyiz ve benzeri kazandırmaları

aksi mirasbırakan tarafından açıkça belirtilmedikçe denkleştirmeye tabi tutmaktadır.

Baba Oğluna Ev Verdiyse Mirasta Denkleştirme Yapılır mı?

Şartları varsa evet.

Örneğin baba;

“Oğlumun miras payına mahsuben bu evi ona şimdiden veriyorum.”

şeklinde kazandırma yapmış olabilir.

Bu durumda ölümden sonra paylaşmada oğlun aldığı değer hesaba katılarak diğer mirasçılarla denkleştirme yapılabilir.

Ayrıca TMK m.669 altsoya yapılan belirli karşılıksız kazandırmalar bakımından aksi açıkça belirtilmedikçe denkleştirmeyi kabul etmektedir.

Denkleştirme ile Tenkis Aynı Şey mi?

Hayır.

Mirasta denkleştirme

Amaç yasal mirasçılar arasında, sağlığında yapılan bazı karşılıksız kazandırmaları hesaba katarak paylaşım eşitliğini sağlamaktır.

Tenkis

Amaç saklı pay ihlalini gidermektir.

Bir kazandırma;

  • Denkleştirmeye,
  • Tenkise

farklı şartlarla tabi olabilir.

Somut olayda hangi kurumun uygulanacağı ayrıca belirlenmelidir.

Denkleştirmede Ev Geri mi Verilir?

TMK m.671’e göre geri vermekle yükümlü mirasçı;

  • Aldığı malı aynen geri verebilir veya
  • Değerini kendi miras payına mahsup ettirebilir.

Dolayısıyla her denkleştirme uyuşmazlığında tapunun mutlaka eski hale dönmesi gerekmez.

Örneğin çocuk 5 milyon TL değerindeki evi almışsa bu değer paylaşım hesabında onun miras payına mahsup edilebilir.

Baba “Bu Evi Miras Payına Mahsup Etmeden Veriyorum” Derse Ne Olur?

Mirasbırakan altsoya yaptığı kazandırmanın denkleştirmeye tabi olmayacağını açıkça belirtebilir.

Bu durumda denkleştirme bakımından sonuç değişebilir.

Ancak bu ifade;

saklı pay kurallarını ortadan kaldırmaz.

Kazandırma diğer mirasçıların saklı paylarını ihlal ediyorsa şartları varsa yine tenkis davası gündeme gelebilir.

Yani;

denkleştirmeden muaf tutmak

ile

tenkisten tamamen kurtulmak

aynı şey değildir.

Baba Bir Çocuğuna Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesiyle Ev Verirse İptal Edilir mi?

Her zaman hayır.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmedir.

Çocuk gerçekten;

  • Babanın bakımını üstlenmiş,
  • İhtiyaçlarını karşılamış,
  • Yükümlülüklerini yerine getirmiş

ve işlem gerçek bir bakım karşılığı yapılmışsa sırf diğer çocuklara daha az miras kaldığı için sözleşme iptal edilmez.

Ancak ölünceye kadar bakma sözleşmesi yalnız görünürde kullanılmış ve gerçek amaç diğer mirasçılardan mal kaçırarak bağış yapmaksa muris muvazaası gündeme gelebilir.

Babanın Bakıma İhtiyacı Olmaması Muris Muvazaasını İspatlar mı?

Tek başına hayır.

Bir kişinin ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapabilmesi için sözleşme tarihinde mutlaka yatalak veya tamamen bakıma muhtaç olması şart değildir.

Ancak;

  • Murisin yaşı,
  • Sağlık durumu,
  • Bakım ihtiyacı,
  • Devredilen malın toplam malvarlığı içindeki oranı,
  • Bakım borçlusunun gerçekten bakım yapıp yapmadığı,
  • Tarafların ilişkisi

birlikte değerlendirilir.

Yargıtay’ın 2026 tarihli kararlarında da bu unsurların tamamının birlikte değerlendirilmesi gerektiği görülmektedir.

Bir Çocuk Babaya Baktıysa Baba Ona Daha Fazla Mal Verebilir mi?

Evet.

Babanın kendisine uzun yıllar bakan çocuğuna;

  • Gerçek bağış,
  • Gerçek satış,
  • Ölünceye kadar bakma sözleşmesi

ile kazandırma yapması mümkündür.

Diğer çocukların;

“Hepimiz çocuğuz, mutlaka eşit mal vermek zorundaydı.”

iddiası tek başına yeterli değildir.

Ancak yapılan kazandırma;

  • Görünürde satış olup gerçekte bağışsa,
  • Mirasçılardan mal kaçırma amacı taşıyorsa,
  • Saklı payları ihlal ediyorsa

miras hukukundaki dava yolları yine gündeme gelebilir.

Çocuklar Arasında Eşit Mal Vermek Zorunlu mu?

Hayır.

Türk hukukunda anne veya babanın sağlığında bütün çocuklarına matematiksel olarak eşit değerde mal vermesi zorunluluğu yoktur.

Baba;

  • Bir çocuğa daha fazla,
  • Diğerine daha az

kazandırma yapabilir.

Ancak tasarruf özgürlüğü sınırsız değildir.

Ölümden sonra;

  • Saklı pay,
  • Tenkis,
  • Denkleştirme,
  • Muris muvazaası

kuralları yapılan işlemleri etkileyebilir.

Baba “Bu Çocuğumu Daha Çok Seviyorum” Diyerek Bütün Malını Verebilir mi?

Mülkiyet hakkı babaya sağlığında geniş tasarruf yetkisi verir.

Ancak ölümden sonra çocukların saklı payları ve yapılan işlemlerin niteliği önem kazanır.

Örneğin bütün mal açıkça bağışlanmışsa saklı pay ihlali ölçüsünde tenkis talep edilebilir.

Bütün mal satış gibi gösterilmiş fakat gerçekte bedelsiz ve mal kaçırma amaçlı verilmişse muris muvazaası gündeme gelebilir.

Bu nedenle;

“Mal benim, istediğime veririm ve hiçbir miras kuralı uygulanmaz.”

şeklindeki düşünce miras hukuku açısından tam doğru değildir.

Baba Bir Çocuğunu Mirastan Tamamen Çıkarabilir mi?

Çocuğun saklı payını ortadan kaldırmak için yalnız;

“Ona mal bırakmak istemiyorum.”

demek yeterli değildir.

Türk Medeni Kanunu’nda mirastan çıkarma özel şartlara tabidir.

Kanunda öngörülen çıkarma nedenlerinden biri bulunmuyorsa çocuğun saklı payı korunur.

Bu nedenle diğer çocuklara yapılan kazandırmalarla bir çocuğun saklı payını tamamen ortadan kaldırmak tenkis davasına konu olabilir.

Taşınmaz Önce Eşe, Sonra Oğula Devredilmişse Ne Olur?

Mirasçılardan mal kaçırma işlemleri bazen doğrudan çocuğa değil;

  • Eşe,
  • Damada,
  • Geline,
  • Yakın akrabaya,
  • Üçüncü kişiye

ara devir yapılarak gerçekleştirilebilir.

Örneğin baba taşınmazı önce eşine, eş de kısa süre sonra oğluna devretmiş olabilir.

Bu durumda;

  • Devir tarihleri,
  • Bedeller,
  • Gerçek ödeme,
  • Tarafların ekonomik güçleri,
  • İşlemlerin birbirine yakınlığı

birlikte değerlendirilir.

Yargıtay’ın 2026 tarihli kararlarında da birbirini takip eden aile içi devirlerin murisin gerçek iradesinin belirlenmesinde dikkate alındığı görülmektedir.

Mal Doğrudan Damat veya Geline Devredilmişse Muris Muvazaası Olur mu?

Şartları varsa olabilir.

Muris muvazaasında taşınmazın mutlaka doğrudan çocuğa devredilmiş olması gerekmez.

Gerçek amaç belirli bir çocuğu veya aile kolunu kayırıp diğer mirasçılardan mal kaçırmaksa damat, gelin veya başka bir üçüncü kişiye yapılan işlemler de somut şartlarda incelenebilir.

Ancak muvazaa iddiası davacı tarafından ispatlanmalıdır.

Kardeşim Evi Daha Sonra Başkasına Sattıysa Ne Olur?

Muvazaalı devri alan çocuk taşınmazı daha sonra üçüncü kişiye satmış olabilir.

Bu durumda üçüncü kişinin iyi niyetli olup olmadığı son derece önemlidir.

Tapu siciline güvenerek iyi niyetle mülkiyet kazanan üçüncü kişilerin korunması gündeme gelebilir.

Buna karşılık sonraki alıcı;

  • Aile içindeki muvazaayı biliyorsa,
  • Devir zincirinin parçasıysa,
  • Kötü niyetliyse

tapu iptal ve tescil talebi ona karşı da değerlendirilebilir.

Taşınmazın üçüncü kişiye devredilmiş olması davayı daha karmaşık hale getirir.

Mirasçılardan Mal Kaçırılan Ev İçin Tedbir Konulabilir mi?

Muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil davası açıldığında taşınmazın dava sırasında başka kişilere devredilmesi riski bulunabilir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki şartlar gerçekleşiyorsa mahkemeden ihtiyati tedbir talep edilmesi mümkündür.

Böylece dava konusu taşınmazın yargılama sırasında üçüncü kişilere devredilmesinden doğabilecek yeni uyuşmazlıkların önüne geçilmeye çalışılabilir.

Tedbir otomatik değildir; mahkeme şartların bulunup bulunmadığını değerlendirir.

Muris Muvazaası Davasında Tapu Kime Döner?

Davacı mirasçılar kendi miras paylarına dayanarak tapu iptal ve tescil talebinde bulunabilirler.

Mahkeme muvazaayı kabul ederse dava konusu tapu kaydı davacıların hakları oranında iptal edilerek adlarına tescil edilebilir.

Davanın;

  • Tüm mirasçılar tarafından mı,
  • Yalnız bazı mirasçılar tarafından mı

açıldığı önemlidir.

Yargıtay uygulamasında mirasçılar muris muvazaası nedeniyle kendi miras payları oranında dava açabilirler.

Muris Muvazaası Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davalarında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.

Taşınmazın aynına ilişkin tapu iptal ve tescil talebi bulunduğundan yetki bakımından taşınmazın bulunduğu yer önemlidir.

Birden fazla taşınmazın farklı yerlerde bulunması halinde yetki konusu ayrıca değerlendirilmelidir.

Tenkis Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Tenkis davalarında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.

TMK m.576 uyarınca mirasbırakanın tasarruflarının iptali ve tenkisi davaları mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesinde görülür.

Muris muvazaasıyla birlikte terditli tenkis talebi ileri sürülen dosyalarda ise dava yapısına göre görev ve yetki baştan doğru kurulmalıdır.

Mirasta Denkleştirme Ne Zaman İstenir?

Denkleştirme genellikle mirasın paylaşılması sırasında gündeme gelir.

Amaç, mirasbırakanın sağlığında bazı yasal mirasçılara yaptığı karşılıksız kazandırmaların paylaşım hesabına dahil edilmesidir.

Örneğin;

Baba iki çocuğundan birine sağlığında 5.000.000 TL değerinde ev vermiştir.

Ölümünde geriye 5.000.000 TL nakit kalmıştır.

Kazandırma denkleştirmeye tabi ise;

“Ev kardeşimde kalsın, kalan 5 milyon da bana verilsin.”

gibi bir denkleştirme sonucu ortaya çıkabilir.

Nihai hesap somut miras paylarına ve kazandırmanın niteliğine göre yapılır.

Baba Sağlığında Bankadaki Parayı Bir Çocuğuna Verirse Ne Olur?

Muris muvazaasının klasik 1 Nisan 1974 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı esas olarak tapulu taşınmazların muvazaalı temlikleriyle ilgilidir.

Bankadaki para veya diğer taşınır değerlerde hukuki değerlendirme farklı yapılabilir.

Örneğin babanın çocuğuna;

  • Büyük para transferi,
  • Döviz,
  • Altın,
  • Şirket payı

vermesi halinde;

  • Bağış,
  • Denkleştirme,
  • Tenkis

hükümleri gündeme gelebilir.

Her malvarlığı devrine doğrudan klasik muris muvazaası formülü uygulanmamalıdır.

Baba Parasını Bir Çocuğunun Hesabına Aktardıysa Diğerleri İsteyebilir mi?

Şartları varsa ölümden sonra bu transferin;

  • Bağış olup olmadığı,
  • Miras payına mahsuben yapılıp yapılmadığı,
  • Denkleştirmeye tabi olup olmadığı,
  • Saklı payı ihlal edip etmediği

araştırılabilir.

Banka hesap hareketleri bu tür dosyalarda son derece önemli delildir.

Özellikle ölümden kısa süre önce yapılan yüksek tutarlı transferlerin hukuki sebebi araştırılmalıdır.

Baba Vekâletname Verdiği Çocuk Tarafından Mallarından Edildiyse Ne Olur?

Bu durumda konu yalnız miras hukuku değildir.

Baba bir çocuğuna vekâlet vermiş ve çocuk bu vekâletnameyi kullanarak;

  • Evi kendi üzerine almış,
  • Paraları kendi hesabına aktarmış,
  • Taşınmazı yakınlarına satmış

olabilir.

Bu durumda vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuki sebebi ayrıca gündeme gelebilir.

Bu dava muris muvazaasından farklıdır.

Özellikle baba işlemin gerçek tarafı değil, vekil çocuk işlemi gerçekleştirmişse doğru hukuki sebebin seçilmesi çok önemlidir.

Baba İşlem Sırasında Akıl Sağlığı Yerinde Değilse Ne Olur?

Taşınmaz devri sırasında babanın ayırt etme gücü bulunmuyorsa, işlem ehliyetsizlik nedeniyle geçersiz olabilir.

Bu durumda;

  • Hastane kayıtları,
  • İlaçlar,
  • Demans veya nörolojik hastalık kayıtları,
  • Adli Tıp Kurumu incelemesi,
  • Tanıklar

önem kazanabilir.

Ehliyetsizlik iddiası ile muris muvazaası aynı hukuki sebep değildir.

Bir dosyada birden fazla hukuki sebep gündeme gelebilir.

Baba Yaşlıysa Yaptığı Tapu Devri Otomatik İptal Edilir mi?

Hayır.

İleri yaş tek başına ehliyetsizlik anlamına gelmez.

90 yaşındaki bir kişi ayırt etme gücüne sahip olabilir.

Buna karşılık daha genç bir kişi ağır hastalık veya zihinsel rahatsızlık nedeniyle işlem ehliyetinden yoksun olabilir.

Önemli olan tapu işleminin yapıldığı tarihte kişinin ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığıdır.

Ölmeden Birkaç Gün Önce Yapılan Devir İptal Edilebilir mi?

İşlemin ölüme çok yakın yapılması tek başına geçersizlik sebebi değildir.

Ancak;

  • Murisin sağlık durumu,
  • İşlem ehliyeti,
  • Alıcının ödeme yapıp yapmadığı,
  • Ölümün ne kadar yakın olduğu,
  • Devirdeki olağandışılık

diğer delillerle birlikte değerlendirilebilir.

Örneğin ölümünden dört gün önce ağır yoğun bakım sürecindeki kişinin bütün malvarlığını bir çocuğuna satış göstermesi ayrıntılı incelemeyi gerektirir.

Tapu Devrinde Babanın Sağlık Raporu Varsa Dava Açılamaz mı?

Hayır.

Sağlık raporu önemli bir delildir ancak tek başına bütün hukuki tartışmaları bitirmez.

Örneğin kişi işlem ehliyetine sahip olabilir ancak yaptığı işlem yine muris muvazaası niteliğinde olabilir.

Muris muvazaasında sorun kişinin akıl sağlığı değil, gerçek iradesini tapuda farklı şekilde göstermesidir.

Bu nedenle;

“Tapuda doktor raporu vardı, artık hiçbir dava açılamaz.”

şeklinde bir kural bulunmamaktadır.

Tapuda Satış Bedeli Bankadan Ödenmişse Dava Kesin Kaybedilir mi?

Hayır.

Banka transferi gerçek satış savunmasını güçlendirebilir.

Ancak para;

  • Daha önce muris tarafından alıcı çocuğa verilmiş,
  • İşlemden hemen sonra geri gönderilmiş,
  • Sembolik tutarda kalmış

olabilir.

Mahkeme banka hareketlerini tek başına değil bütün olayla birlikte değerlendirir.

Gerçek ekonomik ilişkinin ne olduğu belirlenir.

Baba Satış Parasını Sonradan Oğluna Geri Verirse Ne Olur?

Bu durumda iki ayrı işlem bulunmaktadır:

  1. Gerçek taşınmaz satışı,
  2. Satış parasının daha sonra çocuğa bağışlanması.

Taşınmaz satışı gerçekse klasik muris muvazaası uygulanmayabilir.

Ancak sonradan paranın karşılıksız verilmesi;

  • Tenkis,
  • Denkleştirme

bakımından ayrıca değerlendirilebilir.

İşlemlerin birbirine bağlı ve muvazaalı bir bütün olup olmadığı ise somut delillere göre araştırılır.

Baba Evini Bir Çocuğa Bağışlayıp Üzerinde İntifa Hakkını Tutarsa Ne Olur?

Bu yöntem uygulamada sık görülür.

Baba evin kuru mülkiyetini çocuğuna devredip;

ömür boyu intifa hakkını

kendi üzerinde bırakabilir.

Bu işlem gerçekten bağış olarak yapılmışsa klasik muris muvazaası yerine;

  • Tenkis,
  • Denkleştirme

kuralları gündeme gelebilir.

Babanın intifa hakkını saklı tutması tek başına işlemin muvazaalı olduğunu ispatlamaz.

Ancak tüm olayla birlikte delil olarak değerlendirilebilir.

Baba Bir Çocuğuna Mal Verip “Diğerlerine Hiçbir Şey Vermeyeceğim” Derse Ne Olur?

Bu söz tek başına tapu işlemini geçersiz hale getirmez.

Ancak mirasbırakanın gerçek iradesinin diğer mirasçıları miras haklarından yoksun bırakmak olduğunu gösterebilecek önemli delillerden biri olabilir.

Özellikle görünürde satış işlemi yapılmışsa tanıkların;

“Baba açıkça diğer çocuklara hiçbir şey bırakmak istemediğini söylüyordu.”

şeklindeki anlatımları diğer delillerle birlikte muris muvazaası bakımından önem taşıyabilir.

Mirasçılardan Mal Kaçırma Nasıl İspatlanır?

Pratik olarak şu belgelerin mümkün olduğunca erken toplanması önemlidir:

  • Taşınmazın eski ve yeni tapu kayıtları,
  • Tapu resmi senedi,
  • Devir tarihindeki satış bedeli,
  • Devir tarihindeki emsal değerler,
  • Banka hesap hareketleri,
  • Alıcının gelir ve malvarlığı durumu,
  • Murisin banka hesapları,
  • Murisin devir sonrasında taşınmazı kullanmaya devam edip etmediği,
  • Tanıklar,
  • Aile içi mesajlar ve yazışmalar,
  • Bakım iddiası varsa sağlık ve bakım belgeleri,
  • Diğer çocuklara yapılmış kazandırmalar.

Muris muvazaası davalarında devir tarihindeki koşullar özellikle önemlidir.

Bugünkü taşınmaz değeriyle geçmişteki satışın ekonomik gerçekliği doğrudan karşılaştırılmamalıdır.

Dava Açmadan Önce Geçmiş Tapu Kayıtları Araştırılmalı mı?

Evet.

Çoğu mirasçılık uyuşmazlığında yalnız bugünkü tapuya bakmak yetersizdir.

Örneğin baba taşınmazı;

  • Önce eşine,
  • Sonra eş oğluna,
  • Daha sonra oğul kendi eşine

devretmiş olabilir.

Bu nedenle taşınmazın tedavüllü tapu kaydı, yani geçmiş devir zinciri araştırılmalıdır.

Özellikle aile içerisindeki kısa süreli ardışık devirler gerçek iradenin ortaya çıkarılmasında önemli olabilir.

Dava Açılırken Muris Muvazaası mı Tenkis mi Talep Edilmeli?

Bu tamamen işlemin niteliğine bağlıdır.

Tapuda satış ancak gerçekte bağış iddiası varsa:

Muris muvazaası

öncelikli hukuki sebep olabilir.

Tapuda gerçek bağış varsa:

Klasik muris muvazaası yerine;

tenkis ve/veya denkleştirme

değerlendirilmelidir.

İşlemin niteliği tam olarak bilinmiyorsa:

Usul hukukunun izin verdiği ölçüde talepler terditli kurulabilir.

Örneğin;

“Öncelikle muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil; aksi kanaatte tenkis.”

talebi somut dosyaya göre değerlendirilebilir.

Yanlış hukuki sebep üzerine kurulan dava hak kaybına yol açabilir.

Baba Sağlığında Malını Çocuğuna Verdiğinde İzlenecek Yol Nedir?

Öncelikle acele şekilde;

“Kesin miras kaçırma var.”

sonucuna varılmamalıdır.

Şu sıra izlenebilir:

  1. Tapu devrinin resmi sebebi öğrenilir.
  2. Tapuda satış mı, bağış mı, bakım sözleşmesi mi olduğu belirlenir.
  3. Devir tarihi tespit edilir.
  4. Devir tarihindeki gerçek piyasa değeri araştırılır.
  5. Alıcı çocuğun ekonomik gücü incelenir.
  6. Bankadan gerçekten ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılır.
  7. Mirasbırakanın satışa ihtiyacı bulunup bulunmadığı belirlenir.
  8. Diğer çocuklara yapılan kazandırmalar tespit edilir.
  9. Murisin ölümünden sonra bütün tereke çıkarılır.
  10. Saklı pay hesabı yapılır.
  11. İşlemin niteliğine göre muris muvazaası, tenkis veya denkleştirme yolu seçilir.

Örnek 1: Baba Evi Satış Göstererek Oğluna Veriyor

Babanın evi devir tarihinde 12.000.000 TL değerindedir.

Tapuda oğluna 500.000 TL satış gösterilmiştir.

Oğul devir tarihinde öğrencidir ve düzenli geliri yoktur.

Banka hesabından ödeme bulunmamaktadır.

Baba evde yaşamaya devam etmiştir.

Baba diğer çocuklarıyla uzun süredir ciddi uyuşmazlık yaşamaktadır.

Bu şartlar birlikte değerlendirildiğinde muris muvazaası iddiası güçlü hale gelebilir.

Ancak nihai değerlendirmeyi mahkeme bütün delillere göre yapar.

Örnek 2: Baba Evi Gerçekten Oğluna Satıyor

Ev devir tarihinde 5.000.000 TL değerindedir.

Oğul yıllardır ticaret yapmakta ve ödeme gücüne sahiptir.

Banka üzerinden 4.800.000 TL ödeme yapılmıştır.

Baba bu parayla başka bir konut satın almıştır.

Bu durumda gerçek satış iddiası oldukça güçlüdür.

Diğer çocuklar sırf;

“O da bizim kardeşimiz, bize sormadan alamazdı.”

gerekçesiyle işlemi iptal ettiremez.

Örnek 3: Tapuda Açık Bağış Yapılıyor

Baba tapuda;

“Bağış”

işlemiyle evini kızına devretmiştir.

Bu durumda görünürde satış ve gizli bağış ayrımı bulunmadığından klasik muris muvazaası uygulanmaz.

Ancak baba öldüğünde diğer çocukların saklı payları ihlal edilmişse tenkis davası gündeme gelebilir.

Kazandırmanın niteliğine göre mirasta denkleştirme de değerlendirilebilir.

Örnek 4: Baba Bütün Malını Bir Oğluna Bağışlıyor

Babanın bütün malvarlığı 20 milyon TL değerindedir.

Tamamını sağlığında bir oğluna karşılıksız devretmiştir.

Baba öldüğünde geride başka mal kalmamıştır.

Diğer çocukların saklı payları karşılanamamaktadır.

Bu durumda gerçek bağışların TMK m.565 kapsamında tenkise tabi olup olmadığı ve çocukların saklı paylarının ne kadar ihlal edildiği hesaplanmalıdır.

Örnek 5: Bir Çocuk Babaya Yıllarca Bakıyor

Baba 15 yıldır kendisiyle yaşayan ve bütün ihtiyaçlarını karşılayan çocuğuna ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle taşınmaz devretmiştir.

Çocuk bakım borcunu gerçekten yerine getirmiştir.

Bu işlem sırf diğer çocuklara daha az miras kalmış olması nedeniyle otomatik olarak muvazaalı sayılmaz.

Sözleşmenin gerçek olup olmadığı ve devredilen mal ile bakım edimi arasındaki makullük birlikte değerlendirilir.

Sık Sorulan Sorular

Baba sağlığında malını bir çocuğuna verebilir mi?

Evet. Ancak yapılan işlemin niteliğine göre ölümden sonra muris muvazaası, tenkis veya denkleştirme gündeme gelebilir.

Baba oğluna evini verirse kız çocukları dava açabilir mi?

Şartları varsa evet. Tapuda satış gösterilen ancak gerçekte bağış ve mal kaçırma amacı taşıyan işlem muris muvazaasına konu olabilir.

Baba malını istediği çocuğuna verebilir mi?

Sağlığında malı üzerinde tasarruf edebilir. Ancak ölümden sonra saklı pay ve muvazaa hükümleri yapılan işlemleri etkileyebilir.

Tapuda satış gösterilen ev geri alınabilir mi?

Gerçekte bağış olduğu ve mirasçılardan mal kaçırma amacıyla satış gibi gösterildiği ispatlanırsa muris muvazaası nedeniyle tapu iptali gündeme gelebilir.

Tapuda bağış yapılmışsa muris muvazaası olur mu?

Klasik anlamda hayır. Çünkü görünürdeki işlem ile gerçek irade aynıdır. Ancak tenkis veya denkleştirme gündeme gelebilir.

Satış bedeli çok düşükse dava kazanılır mı?

Tek başına yeterli değildir. Ancak diğer delillerle birlikte önemli bir muvazaa göstergesi olabilir.

Oğlun evi alacak ekonomik gücü yoksa önemli mi?

Evet. Yargıtay muris muvazaası incelemesinde alıcının ekonomik gücünü önemli kriterlerden biri olarak değerlendirmektedir.

Baba bir çocuğuna daha fazla mal verebilir mi?

Evet. Çocuklar arasında matematiksel eşitlik zorunlu değildir. Ancak saklı pay ve denkleştirme kuralları saklıdır.

Baba hayattayken muris muvazaası davası açılır mı?

Kural olarak hayır. Muris muvazaasına dayalı miras hakkı ihlali davası ölümle doğar.

Muris muvazaası davasını yalnız saklı paylı mirasçılar mı açabilir?

Hayır. Miras hakkı ihlal edilen mirasçılar şartları varsa dava açabilir.

Muris muvazaası davasında zamanaşımı var mı?

Kural olarak genel zamanaşımı veya hak düşürücü süre uygulanmaz. Ancak kadastro ve üçüncü kişinin iyi niyetli kazanımı gibi özel durumlar ayrıca incelenmelidir.

Tenkis davası süresi kaç yıl?

Saklı pay ihlalinin öğrenilmesinden itibaren 1 yıl ve sağlararası kazandırmalarda her hâlde mirasın açılmasından itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre vardır.

Çocuğun saklı payı ne kadar?

Altsoy için saklı pay, yasal miras payının yarısıdır.

Baba evi bağışlarsa diğer çocuklar pay isteyebilir mi?

Saklı pay ihlali varsa tenkis; kazandırmanın niteliğine göre mirasta denkleştirme talep edilebilir.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi iptal edilir mi?

Gerçek sözleşmeyse sırf diğer mirasçılar daha az pay aldığı için iptal edilmez. Mal kaçırma amacıyla görünürde yapılmışsa muris muvazaası gündeme gelebilir.

Babaya bakan çocuk daha fazla miras alabilir mi?

Baba ona sağlığında kazandırma yapabilir. Ancak işlemin gerçek niteliği ve saklı paylara etkisi ayrıca değerlendirilir.

Baba Sağlığında Bir Çocuğuna Mal Devrettiyse Miras Avukatı Desteği

Babanın sağlığında bir çocuğuna taşınmaz veya başka malvarlığı devretmesi halinde yalnız tapu kaydına bakılarak;

“Bu işlem kesin geçerlidir.”

veya

“Kesin miras kaçırmadır.”

sonucuna varmak doğru değildir.

Somut dosyada öncelikle işlemin hukuki ve ekonomik gerçeğinin belirlenmesi gerekir.

Özellikle;

  • Tapuda hangi işlem türünün kullanıldığı,
  • Gerçekte bedel ödenip ödenmediği,
  • Alıcı çocuğun ödeme gücü,
  • Devir tarihindeki taşınmaz değeri,
  • Mirasbırakanın satış için haklı ve makul nedeni,
  • Diğer çocuklarla ilişkileri,
  • Diğer mirasçılara yaptığı kazandırmalar,
  • Taşınmazı devir sonrasında kimin kullandığı,
  • Mirasbırakanın geride bıraktığı diğer malvarlığı,
  • Saklı payların zedelenip zedelenmediği

birlikte değerlendirilmelidir.

Yargıtay’ın 2026 tarihli kararları da aynı ayrımı açık biçimde ortaya koymaktadır.

Gerçek bağışın tapuda bağış olarak yapılması halinde klasik muris muvazaası hükümleri uygulanmaz. Böyle bir durumda saklı pay ihlali varsa tenkis ve şartları varsa mirasta denkleştirme değerlendirilir.

Buna karşılık gerçekte bağış yapılmak istenmesine rağmen tapuda satış gösterilmiş ve asıl amaç diğer mirasçıları miras haklarından yoksun bırakmaksa muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil davası gündeme gelebilir.

Ayrıca ölünceye kadar bakma sözleşmesi adı altında yapılan her devir de otomatik olarak geçerli veya muvazaalı kabul edilemez. Bakımın gerçekten yapılıp yapılmadığı, murisin sözleşmedeki amacı ve devredilen malın bütün terekeye oranı incelenmelidir.

Avukat Ferhat Küle Hukuk Bürosu olarak babadan oğula veya kız çocuğuna yapılan tapu devirlerinin incelenmesi, muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil davaları, saklı pay ve tenkis davaları, mirasta denkleştirme, ölünceye kadar bakma sözleşmeleri ve vekâlet görevinin kötüye kullanılması uyuşmazlıklarında hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktayız.

Somut dosyada geçmiş tapu kayıtları, tapu resmi senedi, banka hareketleri, devir tarihindeki taşınmaz değerleri, alıcının ekonomik gücü, tanık anlatımları ve bütün tereke birlikte incelenerek işlemin gerçek satış mı, bağış mı, muvazaalı devir mi olduğu ve diğer mirasçıların hangi dava hakkına sahip bulunduğu belirlenebilir.

Av. Ferhat Küle
İstanbul

Leave a Reply

Call Now Button