Single Blog Title

This is a single blog caption

Aynı Ameliyat, İki Ayrı Fiyat: Yabancı Hastadan Daha Fazla Ücret Alınması Hukuka Uygun mu?

Aynı Ameliyat, İki Ayrı Fiyat: Yabancı Hastadan Daha Fazla Ücret Alınması Hukuka Uygun mu?

Türkiye’de sağlık turizmi kapsamında tedavi gören yabancı hastalar, aynı veya benzer sağlık hizmetinin Türk hastalara daha düşük bedelle sunulduğunu sonradan öğrenebilmektedir. Özellikle estetik ameliyat, saç ekimi, diş tedavisi, obezite cerrahisi ve tüp bebek uygulamalarında “yabancı hasta fiyatı” ile “yerli hasta fiyatı” arasında önemli farklar oluşabilmektedir.

Böyle bir fiyat farkı ilk bakışta eşitlik ve dürüstlük ilkelerine aykırı görünebilir. Ancak yabancı hastadan Türk hastaya göre daha yüksek ücret alınması tek başına ve her durumda hukuka aykırı değildir.

Hukuki değerlendirmede yalnızca iki hastanın ödediği toplam bedelin karşılaştırılması yeterli olmaz. Şu soruların birlikte cevaplandırılması gerekir:

  • Hasta gerçekten sağlık turizmi mevzuatı kapsamında mıdır?
  • Uygulanan fiyat Bakanlığın belirlediği tarifenin altında mı, üstünde mi kalmaktadır?
  • Hastaya sunulan hizmetlerin kapsamı aynı mıdır?
  • Tercümanlık, transfer, konaklama ve aracılık hizmetleri fiyata dâhil midir?
  • Bedel tedaviden önce açıkça bildirilmiş midir?
  • Sonradan ve hastanın onayı olmadan ek ücret çıkarılmış mıdır?
  • Fiyat farkı objektif maliyetlere mi, yalnızca hastanın yabancı olmasına mı dayanmaktadır?
  • Hastanın zor durumda olmasından veya bilgi eksikliğinden yararlanılmış mıdır?

Bu nedenle “yabancı hastadan fazla ücret alınması” ile “hukuka aykırı fazla tahsilat” aynı anlama gelmez.

Her Yabancı Hasta Sağlık Turizmi Hastası Değildir

Fiyatlandırmaya geçmeden önce hastanın hangi hukuki statüde bulunduğu belirlenmelidir.

26 Nisan 2025 tarihli Uluslararası Sağlık Turizmi ve Turistin Sağlığı Hakkında Yönetmelik; sağlık hizmeti almak amacıyla yurt dışından Türkiye’ye gelen kişiler ile Türkiye’de turist olarak bulunduğu sırada ani sağlık ihtiyacı ortaya çıkan kişileri kapsamaktadır. Yurt dışında ikamet eden Türk vatandaşları da sağlık hizmeti almak amacıyla Türkiye’ye geldiklerinde uluslararası sağlık turisti sayılabilir. Buna karşılık sosyal güvenlik sözleşmesi kapsamında sağlık yardımı alanlar, geçici koruma kapsamındaki kişiler, öğrenci ikamet izni sahipleri ve Yönetmelikte ayrıca sayılan bazı gruplar kural olarak farklı fiyatlandırma hükümlerine tabi olabilir.

Dolayısıyla yalnızca hastanın yabancı pasaport taşıması, sağlık turizmi tarifesinin uygulanması için her durumda yeterli değildir. Hastanın Türkiye’ye geliş amacı, ikamet durumu, sosyal güvencesi ve varsa uluslararası sosyal güvenlik anlaşmaları incelenmelidir.

Bir hastanın yanlış biçimde sağlık turizmi hastası olarak kaydedilmesi ve bu nedenle kendisinden daha yüksek ücret alınması, fazla tahsil edilen bedelin iadesini gündeme getirebilir.

Sağlık Turizmi Tarifesi Tavan Değil, Taban Fiyattır

Konunun en önemli noktası, sağlık turizmi fiyat tarifesinin hukuki niteliğidir.

2025 tarihli Yönetmelik uyarınca uluslararası sağlık turizmi kapsamında sunulacak sağlık hizmetinin bedeli Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenir. Sağlık tesisleri de Bakanlıkça belirlenen sağlık turizmi fiyat tarifesinin usul ve esaslarına uymak zorundadır.

23 Şubat 2026 tarihinde yürürlüğe giren güncel Kamu Sağlık Hizmetleri Fiyat Tarifesi Usul ve Esasları, sağlık turizmi fiyat listesindeki işlem fiyatlarının kamu ve özel bütün sağlık hizmeti sunucuları bakımından taban fiyat olduğunu açıkça düzenlemektedir. Tarife, sağlık turizmi kapsamındaki hizmetlerde kamu ve özel bütün sağlık hizmeti sunucularını kapsamaktadır.

Bunun hukuki sonucu şudur:

Sağlık turizmi fiyat listesindeki tutarlar, kural olarak sağlık kuruluşunun mutlaka uygulaması gereken tek ve sabit fiyat değil; altına inemeyeceği asgari bedeldir.

Tarifenin “taban fiyat” olarak belirlenmiş olması, özel sağlık kuruluşlarının tarifenin üzerinde fiyat belirlemesini kategorik olarak yasaklamamaktadır. Bu nedenle tarifedeki bir ameliyat bedelinin 5.000 avro karşılığı olması, sağlık kuruluşunun aynı ameliyatı hiçbir koşulda 7.000 veya 8.000 avroya sunamayacağı anlamına gelmez.

Bununla birlikte üst sınırın tarifede açıkça belirtilmemiş olması, sağlık kuruluşuna sınırsız ve keyfî fiyat belirleme hakkı vermez. Fiyatlandırma;

  • Önceden bilgilendirme,
  • Sözleşmeye bağlılık,
  • Fatura düzenleme,
  • Tüketicinin korunması,
  • Dürüstlük kuralı,
  • Aşırı yararlanma yasağı,
  • Ayrımcılık yasağı,

ile sınırlandırılmıştır.

Kamu Hastaneleri İstedikleri Fiyatı Uygulayabilir mi?

Hayır.

Kamu hastaneleri ve devlet üniversitesi hastaneleri bakımından taban fiyatlara uygulanacak katsayılar ilgili kamu makamları tarafından belirlenebilir. Devlet üniversitesi hastanelerinde rektörlük, Sağlık Bakanlığına bağlı kuruluşlarda ise Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü, USHAŞ’ın önerisi doğrultusunda işlem veya liste bazlı fiyat katsayısı belirleyebilir.

Bu nedenle kamu hastanesinin fiyatlandırması özel hastanede olduğu kadar serbest değildir. Hastaneden tahsil edilen bedelin;

  • Güncel tarifeye,
  • Kurum için belirlenen katsayıya,
  • Varsa hizmet protokolüne,
  • Paket fiyatın kapsamına,

uygun olması gerekir.

Kamu hastanesinin yetkili makam tarafından belirlenmeyen keyfî bir katsayı uygulaması veya tarifeye dâhil bir işlemi yeniden ücretlendirmesi hukuka aykırı tahsilat oluşturabilir.

Yabancı Hastaya Farklı Fiyat Uygulanması Hangi Durumlarda Hukuka Uygun Olabilir?

1. Hastalar aynı hukuki finansman rejiminde değilse

Türk hastanın tedavi bedeli SGK tarafından karşılanırken yabancı sağlık turistinin tedavi bedeli kendisi, özel sigortası veya yabancı bir kurum tarafından ödenebilir.

SGK tarafından Sağlık Uygulama Tebliği kapsamında karşılanan bedel ile sağlık turizmi kapsamında uygulanan serbest veya taban fiyatlandırma aynı hukuki rejime tabi değildir. Bu nedenle SGK’lı bir Türk hastanın cebinden ödediği tutar ile yabancı hastanın toplam tedavi bedelini doğrudan karşılaştırmak çoğu zaman yanıltıcıdır.

Karşılaştırma yapılacaksa;

  • SGK ödemesi,
  • Hastadan alınan ilave ücret,
  • Özel sigorta ödemesi,
  • Sağlık turizmi paketi,
  • Hastane ve aracı kuruluş bedelleri,

birlikte değerlendirilmelidir.

2. Sunulan hizmet paketleri farklıysa

Yabancı hastanın ödediği bedel yalnızca ameliyat ücretinden oluşmayabilir.

Paket içinde;

  • Havaalanı transferi,
  • Otel konaklaması,
  • Refakatçi hizmeti,
  • Yabancı dilde danışmanlık,
  • Tercümanlık,
  • Tedavi öncesi uzaktan değerlendirme,
  • Tedavi sonrası çevrim içi takip,
  • Komplikasyon sigortası,
  • Özel oda,
  • İlave hemşirelik hizmeti,
  • Aracı kuruluş komisyonu,

bulunabilir.

2025 tarihli Yönetmelik, ameliyathane ortamında yapılacak cerrahi ve girişimsel işlemler bakımından sağlık tesisinin komplikasyon sigortası yaptırmasını zorunlu kılmıştır. Aracı kuruluşların sunduğu konaklama, ulaşım, transfer, tercümanlık ve danışmanlık hizmetleri de ayrıca ücretlendirilebilmektedir.

Dolayısıyla bir Türk hastanın yalnızca ameliyat için ödediği bedel ile yabancı hastanın ameliyat, otel, transfer ve tercümanlık içeren paket bedeli aynı hizmetin fiyatı olarak kabul edilemez.

Ancak paket içeriği gerçekte sunulmamış veya bedel yalnızca kâğıt üzerinde farklı hizmetlere dağıtılmışsa bu gerekçe geçerliliğini kaybeder.

3. Fiyat tedaviden önce açıkça kararlaştırılmışsa

Hasta;

  • Tedavinin kapsamını,
  • Hastanenin ve hekimin kimliğini,
  • Toplam fiyatı,
  • Paket içeriğini,
  • Fiyata dâhil ve hariç işlemleri,
  • Ek ücret çıkarabilecek durumları,

tedaviden önce öğrenmiş ve bu koşulları serbest iradesiyle kabul etmişse, fiyatın yerli hastalara uygulanan bedelden yüksek olması tek başına sözleşmeyi geçersiz hâle getirmez.

Sözleşme serbestisi gereğince taraflar, emredici hukuk kurallarına aykırı olmamak şartıyla sağlık hizmeti bedelini kararlaştırabilir.

Ancak hastanın yalnızca toplam rakamı görmesi yeterli olmayabilir. Özellikle sağlık hizmetinin içeriğinin teknik ve karmaşık olması nedeniyle fiyatın hangi hizmetleri kapsadığı anlaşılır biçimde açıklanmalıdır.

4. Farklı fiyat objektif bir maliyete dayanıyorsa

Yabancı hastaya uygulanan fiyat farkı;

  • Ek personel ihtiyacı,
  • Yabancı dil hizmeti,
  • Uluslararası hasta birimi,
  • Aracı kuruluş gideri,
  • Döviz tahsilat maliyeti,
  • Tedavi sonrası uluslararası takip,
  • İlave sigorta ve organizasyon giderleri,

gibi somut nedenlere dayanıyorsa hukuka uygun kabul edilebilir.

Bununla birlikte fiyat farkının objektif gerekçeyle orantılı olması gerekir. Örneğin yalnızca birkaç saatlik tercümanlık hizmeti verildiği hâlde bedelin iki katına çıkarılması, somut olayın şartlarına göre dürüstlük ve ölçülülük bakımından tartışılabilir.

Yüksek Fiyat ile Hukuka Aykırı Fazla Tahsilat Aynı Şey Değildir

Bir sağlık hizmetinin pahalı olması, tek başına hukuka aykırılık oluşturmaz.

Tüketici sözleşmelerinde asli edim ile fiyat arasındaki denge, fiyat açık ve anlaşılır biçimde kararlaştırılmışsa kural olarak yalnızca “fiyat çok yüksek” gerekçesiyle haksız şart denetimine tabi tutulmaz. Buna karşılık tüketiciyle müzakere edilmeyen, belirsiz, sürpriz veya tek taraflı ek ödeme hükümleri haksız şart olarak değerlendirilebilir.

Bu nedenle hasta;

“Türk hasta 3.000 avro ödedi, ben 6.000 avro ödedim.”

demekle otomatik olarak 3.000 avro iade hakkı kazanmaz.

Öncelikle iki hastaya sunulan hizmetlerin gerçekten aynı olduğu, aynı dönemde aynı hekim ve hastane tarafından aynı kapsamda hizmet verildiği ve fiyat farkını açıklayacak makul bir unsur bulunmadığı ortaya konulmalıdır.

Hangi Durumlarda Fazla Ücret Hukuka Aykırı Hâle Gelir?

Tedaviden sonra fiyat artırılması

Hastaya tedaviden önce 5.000 avro fiyat verilmesine rağmen ameliyat sonrasında herhangi bir tıbbi gereklilik veya hasta onayı bulunmaksızın 2.000 avro daha talep edilmesi sözleşmeye aykırılık oluşturabilir.

Ek ücret ancak;

  • Önceden öngörülemeyen tıbbi bir gerekliliğin ortaya çıkması,
  • Hastanın ek işlem hakkında bilgilendirilmesi,
  • Mümkün olduğu ölçüde onayının alınması,
  • Ek bedelin dayanağının açıklanması,

hâlinde talep edilebilir.

Tıbbi acil durum nedeniyle önceden onay alınmasının mümkün olmaması hâlinde dahi ek işlemin tıbben zorunlu olduğu ve bedelin makul şekilde hesaplandığı belgelenmelidir.

Paket içindeki işlemlerin ayrıca ücretlendirilmesi

Ameliyat paketi içinde olduğu bildirilen;

  • Anestezi,
  • Yatak,
  • Kontrol muayenesi,
  • Laboratuvar,
  • Sarf malzemesi,
  • Tercümanlık,
  • Transfer,

gibi hizmetlerin daha sonra yeniden faturalandırılması mükerrer tahsilat oluşturabilir.

Güncel kamu sağlık tarifesinde de paket fiyatların hangi işlemleri içerdiği ve belirli süre içindeki kontrollerin ayrıca ücretlendirilemeyeceği ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir.

Fiyatın hastadan gizlenmesi

Hasta yalnızca kredi kartından çekim yapıldıktan sonra gerçek fiyatı öğrenmişse veya sözleşmede toplam ücret yazılmadan açık uçlu ödeme yükümlülüğü altına sokulmuşsa, geçerli ve bilgilendirilmiş bir fiyat mutabakatından söz etmek zorlaşır.

Sağlık tesisi, sağlık turizmi hastası adına satış fişi veya fatura düzenlemek; fatura ekinde sunulan sağlık hizmetlerinin ayrıntılı dökümünü ve birim fiyatlarını göstermek zorundadır. Aracı kuruluş da konaklama, ulaşım, transfer, tercümanlık ve danışmanlık ücretlerini ayrıntılı olarak açıklamalıdır.

Bu nedenle “tek paket 15.000 avro” şeklindeki belirsiz tahsilat, faturada ve sözleşmede hangi kuruluşun hangi hizmet için ne kadar ücret aldığı gösterilmiyorsa mevzuata uygun kabul edilmeyebilir.

Gerçek dışı veya yanıltıcı fiyat reklamı

İnternet sitesinde “her şey dâhil 4.000 avro” şeklinde reklam yapılıp Türkiye’ye gelen hastadan 8.000 avro istenmesi, yanıltıcı ticari uygulama niteliği taşıyabilir.

Aynı şekilde;

  • Gerçekte zorunlu olduğu hâlde anestezinin fiyata dâhil olmadığının gizlenmesi,
  • Hekim ücretinin sonradan eklenmesi,
  • “Vergi” veya “yabancı hasta harcı” adı altında mevzuatta bulunmayan ödeme alınması,
  • Gerçek olmayan indirim uygulanması,

tüketici hukuku ve reklam mevzuatı bakımından sorumluluk doğurabilir.

Hastanın acil durumundan yararlanılması

Türkiye’de turist olarak bulunan yabancı hastanın acil sağlık hizmeti ihtiyacı varsa gerekli tıbbi müdahalenin kayıtsız, şartsız ve gecikmeksizin yapılması zorunludur. Ücret tahsiline ilişkin işlemler acil müdahale ve bakım sağlandıktan sonra yürütülmelidir. Trafik kazası nedeniyle sunulan sağlık hizmetinin bedeli ise ilgili mevzuat gereğince hastanın kendisinden talep edilemez.

Hastanın hayati tehlike altında olduğu sırada fahiş bedelli bir sözleşme imzalamaya zorlanması veya tedaviye devam için önceden açıklanmamış ödeme talep edilmesi, somut olayın şartlarına göre aşırı yararlanma ve dürüstlük kuralına aykırılık oluşturabilir.

Aşırı Yararlanma: Yüksek Fiyat Ne Zaman “Gabin” Sayılır?

Türk Borçlar Kanunu’nun 28. maddesinde düzenlenen aşırı yararlanmanın oluşması için yalnızca fiyatın piyasanın üzerinde olması yeterli değildir.

Üç unsur birlikte bulunmalıdır:

  1. Tarafların karşılıklı edimleri arasında açık bir oransızlık bulunması,
  2. Hastanın zor durumda, düşüncesiz veya deneyimsiz olması,
  3. Sağlık kuruluşunun bu durumdan yararlanması.

Kanun, bu şartların bulunması hâlinde zarar görene sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirerek verdiğini geri isteme veya sözleşmeyi sürdürüp edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini talep etme hakkı vermektedir. Bu hakkın kullanılması bir yıllık ve her hâlde sözleşmenin kurulmasından itibaren beş yıllık sürelere tabidir.

Örneğin yabancı hasta;

  • Türkçe veya İngilizce bilmemekte,
  • Türkiye’de başka hastaneye ulaşma imkânı bulunmamakta,
  • Ciddi komplikasyon yaşamış olmakta,
  • Ülkesine dönüş uçuşu yaklaşmakta,
  • Tedavinin kesilmesinden korkmakta,

ve sağlık kuruluşu bu şartlardan bilerek yararlanarak olağan bedelin birkaç katını talep etmekteyse aşırı yararlanma iddiası gündeme gelebilir.

Buna karşılık hasta tedaviden haftalar önce farklı hastanelerden teklif almış, kapsamı bilerek fiyatı kabul etmiş ve hizmet eksiksiz verilmişse yalnızca piyasa ortalamasından yüksek bedel ödenmesi aşırı yararlanma için yeterli olmayabilir.

Dürüstlük Kuralı Bakımından Değerlendirme

Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesi uyarınca herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.

Dürüstlük kuralı, mahkemeye her yüksek fiyatı kendiliğinden düşürme yetkisi veren genel bir fiyat kontrol mekanizması değildir. Ancak sağlık kuruluşunun hastada oluşturduğu güvene aykırı davranmasını engeller.

Şu davranışlar dürüstlük kuralına aykırılık oluşturabilir:

  • Yazılı fiyat teklifini tedaviden sonra inkâr etmek,
  • Hastanın ülkesine dönemeyecek durumda olmasını fırsata çevirmek,
  • Pakete dâhil olduğu söylenen işlemleri ayrıca ücretlendirmek,
  • Türkçe bilmeyen hastaya açıklanmamış belgeler imzalatmak,
  • Sağlık hizmeti bedelini aracılık komisyonu içinde gizlemek,
  • Hastaneye ödenen bedel hakkında yanlış bilgi vermek,
  • “Devlet tarifesi” denilerek gerçekte uygulanmayan bir tutar tahsil etmek.

Buna karşılık farklı fiyatlandırmanın önceden açıkça bildirilmesi, hizmet kapsamının belirlenmesi ve hastanın serbest iradesiyle kabul etmesi hâlinde dürbest iradesiyle kabul etmesi hâlinde dürüstlük kuralına aykırılıktan söz etmek daha güçtür.

Yalnızca Yabancı Olması Nedeniyle Fazla Ücret Alınması Ayrımcılık mıdır?

Bu konuda dikkatli bir ayrım yapılmalıdır.

Sağlık turizmi mevzuatının yabancı veya yurt dışında ikamet eden hastalar için ayrı bir fiyatlandırma rejimi öngörmesi tek başına ayrımcılık değildir. Bu kişiler; SGK finansmanı dışında olmaları, uluslararası hasta hizmetlerinden yararlanmaları ve farklı idari süreçlere tabi olmaları nedeniyle Türk hastalarla her zaman karşılaştırılabilir durumda değildir.

Ancak hiçbir objektif maliyet veya hukuki gerekçe bulunmadan, yalnızca hastanın;

  • Irkı,
  • Rengi,
  • Dili,
  • Etnik kökeni,
  • Servet durumu,
  • Sağlık durumu,

nedeniyle daha ağır fiyat koşullarına tabi tutulması ayrımcılık yasağını gündeme getirebilir.

6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu, sağlık hizmeti sunan kamu ve özel hukuk kişileri bakımından ayrımcılığı yasaklamaktadır. TİHEK’e göre aynı durumda bulunan kişilere objektif ve makul bir gerekçe olmaksızın farklı davranılması ayrımcılık oluşturabilir; farklı muamelenin meşru ü olması gerekir. citeturn716980view3

“Yabancı uyruk” 6701 sayılı Kanun’da tek başına bağımsız bir ayrımcılık temeli olarak açıkça sayılmamıştır. Bununla birlikte yabancı hastaya yönelik fiyat farklılığı gerçekte ırk, renk, dil, ulusal veya etnik köken gibi korunan bir temele dayanıyorsa TİHEK incelemesi gündeme gelebilir.

Örneğin aynı sağlık turizmi paketinin yalnızca belirli bir ülke veya etnik gruptan gelen hastalara, ekonomik güçlerinin yüksek olduğu varsayımıyla sistematik biçimde iki kat fiyata sunulması; objektif ve ölçülü bir açıklama bulunmadığında ayrımcılık ve dürüstlük yönünden tartışılabilir.

Yabancı Hasta Tüketici Sayılır mı?

Yabancı hastanın Türkiye’de özel hastane veya klinikten kişisel ihtiyacı için sağlık hizmeti alması, Türk hukukunun uygulanabildiği hâllerde tüketici işlemi niteliği taşıyabilir.

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, her türlü tüketici işlemini ve tüketiciye yönelik uygulamaları kapsamaktadır. Kanunda tüketici olmak için Türk vatandaşı olma şartı bulunmamaktadır. Belirleyici olan hizmetin ticari veya mesla alınmasıdır. citeturn242752search18

Bu kapsamda yabancı hasta;

  • Sözleşmeden dönme,
  • Ayıp oranında bedel indirimi,
  • Fazladan tahsil edilen tutarın iadesi,
  • Hizmetin yeniden görülmesi,
  • Maddi ve manevi tazminat,

taleplerini somut olayın özelliklerine göre ileri sürebilir.

Ancak sağlık hizmetinin tıbbi özelliği nedeniyle her tedavi sonucunun garanti edildiği söylenemez. Ücret uyuşmazlığı ile tıbbi kötü uygulama iddiası birbirinden ayrılmalıdır.

Fazla Ücret İddiasında Hangi Belgeler Toplanmalıdır?

Yabancı hastanın yalnızca başka bir hastanın daha düşük ödeme yaptığına ilişkin sözlü bilgiye dayanması yeterli olmayabilir.

Şu belgeler önem taşır:

  • Hastaneden alınan yazılı fiyat teklifi,
  • Aracı kuruluşun paket teklifi,
  • Sözleşmeler ve onam formları,
  • Faturalar ve ayrıntılı hizmet dökümleri,
  • Kredi kartı slipleri ve banka dekontları,
  • WhatsApp ve e-posta yazışmaları,
  • İnternet sitesi ve sosyal medya reklamları,
  • Pakete dâhil hizmetleri gösteren broşürler,
  • Ek işlemlere ilişkin tıbbi gereklilik kayıtları,
  • Hastanın ek ücrete onay verip vermediğini gösteren belgeler,
  • Aynı dönem ve hizmet için verilen karşılaştırılabilir teklifler.

Karşılaştırma yapılırken aynı hekim, aynı hastane, aynı işlem, aynı oda türü, aynı tarih aralığı ve aynı paket kapsamı esas alınmalıdır.

Hastane hangi belgeleri vermek zorundadır?

Sağlık tesisi hastaya;

  • Satış fişi veya fatura,
  • Sunulan sağlık hizmetlerinin ayrıntılı dökümü,
  • Her işlemin birim fiyatı,
  • Ücreti alınan ilaç ve sarf malzemelerinin listesi,
  • Bedeli ödenen tahlil ve görüntüleme sonuçları,
  • Dışarıdan alınan ilaç ve malzemelerin reçeteleri,

gibi belgeleri vermekle yükümlüdür.

Aracı kuruluş ise konaklama, ulaşım, transfer, tercümanlık ve danışmanlrı göstermelidir. citeturn428282view0

Bu belgelerin verilmemesi, ücretin hukuka uygun olduğunu ileri süren kuruluşun savunmasını zayıflatabilir ve idari yaptırıma yol açabilir.

Yabancı Hasta Hangi Yollara Başvurabilir?

Sağlık kuruluşuna yazılı başvuru

Öncelikle hastaneden ve varsa aracı kuruluştan;

  • Ayrıntılı fatura,
  • Uygulanan fiyat tarifesi,
  • Ek ücretlerin hukuki ve tıbbi dayanağı,
  • Mükerrer veya fazla tahsil edilen bedelin iadesi,

yazılı olarak talep edilmelidir.

Başvurunun e-posta, noter ihtarı veya ispatlanabilir başka bir yöntemle yapılması faydalıdır.

İl Sağlık Müdürlüğü ve Sağlık Bakanlığı

Sağlık turizmi tarifesine, faturalandırma kurallarına veya yetkilendirme şartlarına aykırılık bulunması hâlinde İl Sağlık Müdürlüğüne ve Sağlık Bakanlığına şikâyet yapılabilir.

Sağlık tesisleri ve aracı kuruluşlar, Yönetmelik kapsamındaki denetim ve idari yaptırım hükümlerine tabidir. Ağır aykırılıklarda yetki belgesinin askıya ündeme gelebilir. citeturn428282view0

USHAŞ’a başvuru

Fazla ücret;

  • Aracı kuruluş komisyonu,
  • Transfer,
  • Konaklama,
  • Tercümanlık,
  • Danışmanlık,

gibi aracılık hizmetlerinden kaynaklanıyorsa aracı kuruluşu yetkilendiren ve değerlendiren USHAŞ nezdinde de başvuru yapılabilir.

Tüketici mercileri

Özel hastane veya aracı kuruluşla kurulan ilişki tüketici işlemi niteliğindeyse, uyuşmazlık bedeline göre tüketici hakem heyetine veya tüketici mahkemesine başvurulabilir.

Tüketici mahkemesinde;

  • Bedel iadesi,
  • Sözleşmeden dönme,
  • Bedel indirimi,
  • Tazminat,
  • Haksız şartın geçersizliği,

talep edilebilir.

Görevli ve yetkili merci, hastanın yerleşim yeri, sözleşmedeki hukuk ve yetki şartı, hizmetin Türkiye’de sunulması ve uyuşmazlık tutarı dikkate alınarak belirlenmelidir.

TİHEK’e başvuru

Fiyat farkının ırk, renk, dil, etnik köken, servet veya Kanunda sayılan başka bir temele dayandığına ilişkin belirtiler varsa Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumuna başvuru yapılabilir.

TİHEK başvurusundan önce kural olarak aykırılığın düzeltilmesi ilgili sağlık kuruluşundan talep edilmeli; talebin reddedilmesi veya otuz gün içinde cevap veri başvurulmalıdır. citeturn716980view3

Kamu hastanelerine karşı başvuru

Uyuşmazlığın bir kamu hastanesi veya devlet üniversitesi hastanesinin fiyatlandırma işleminden kaynaklanması hâlinde, kuruluşun hukuki statüsü ve talebin niteliğine göre idari başvuru ve idari yargı yolu gündeme gelebilir.

Özel hastane uyuşmazlıklarında tüketici hukuku öne çıkarken kamu sağlık kuruluşlarında görevli yargı ayrıca değerlendirilmelidir.

Sağlık Kuruluşları Fiyat Farkını Nasıl Hukuka Uygun Hâle Getirebilir?

Yabancı hastaya farklı fiyat uygulanacaksa sağlık tesisi şu ilkelere uymalıdır:

Fiyat tedaviden önce yazılı bildirilmelidir

Toplam bedel, para birimi, vergiler, komisyonlar ve ödeme tarihleri açıkça belirtilmelidir.

Sağlık hizmeti ile yan hizmetler ayrılmalıdır

Hastane bedeli, aracı kuruluş komisyonu, otel, transfer ve tercümanlık tek bir belirsiz rakam içinde gizlenmemelidir.

Ek ücret şartları somutlaştırılmalıdır

“Gerekirse ek ücret alınır” şeklindeki sınırsız hükümler yerine hangi tıbbi veya fiilî durumda ne şekilde ek ücret hesaplanacağı açıklanmalıdır.

Hastanın dilinde bilgilendirme yapılmalıdır

Hasta anlamadığı bir dilde düzenlenen sözleşme nedeniyle hizmet kapsamını ve fiyatı kavrayamıyorsa gerçek bir bilgilendirilmiş kabulden söz etmek zorlaşır.

Aynı kategorideki hastalara tutarlı kriter uygulanmalıdır

Fiyatlandırma; ülke, ırk veya görünüşe göre pazarlık usulü belirlenmemeli; hizmet içeriği, dönem, hekim, oda, sigorta ve organizasyon maliyetleri gibi objektif ölçütlere dayanmalıdır.

Fatura eksiksiz düzenlenmelidir

Her hizmetin bedeli, hizmeti gerçekten sunan kuruluş tarafından ve ayrıntılı biçimde faturalandırılmalıdır.

Sonuç

Yabancı hastadan Türk hastaya göre daha yüksek ücret alınması tek başına hukuka aykırı değildir. Güncel sağlık turizmi tarifesinde işlem fiyatları kamu ve özel sağlık hizmeti sunucuları bakımından taban fiyat olarak belirlenmiştir. Bu nedenle özellikle özel sağlık kuruluşları, tarifeye ve diğer emredici kurallara uymak şartıyla taban fiyatın üzerinde bedel kararlaştırabilir.

Ancak fiyat farkının hukuka uygunluğu şu unsurlara bağlıdır:

  • Hastanın doğru fiyatlandırma statüsünde olması,
  • Fiyatın tedaviden önce açıkça bildirilmesi,
  • Hizmet kapsamının ayrıntılı olarak gösterilmesi,
  • Ek bedellerin hastanın onayına ve gerçek hizmete dayanması,
  • Fatura ve birim fiyat dökümünün verilmesi,
  • Fiyat farkının objektif ve ölçülü nedenlerle açıklanabilmesi,
  • Hastanın zor durumundan veya bilgi eksikliğinden yararlanılmaması,
  • Ayrımcı ve keyfî uygulama yapılmaması.

Dolayısıyla hukuken belirleyici soru yalnızca “Yabancı hasta daha fazla mı ödedi?” değildir.

Asıl soru şudur:

Yabancı hastanın ödediği fiyat önceden açıklanmış, gerçek hizmetlere dayanan, objektif olarak gerekçelendirilebilir ve serbest iradeyle kabul edilmiş bir bedel midir; yoksa hastanın yabancılığından, bilgisizliğinden veya zor durumundan yararlanılarak yapılan gizli ve keyfî bir tahsilat mıdır?

Birinci durumda fiyat farkı hukuka uygun zemine oturtulabilir. İkinci durumda ise dürüstlük kuralına aykırılık, aşırı yararlanma, tüketici mevzuatına aykırılık, ayrımcılık ve fazla tahsil ediln bedelin iadesi gündeme gelebilir.

Leave a Reply

Call Now Button