Avukatlar Hakkındaki Asılsız İnternet Yorumları: Mesleki İtibar Nasıl Korunur?
Google yorumları, sosyal medya platformları, Ekşi Sözlük, forumlar ve şikâyet sitelerinde avukatlar hakkında yapılan değerlendirmeler, potansiyel müvekkillerin avukat tercihinde önemli rol oynayabilmektedir. Özellikle avukatın adı Google’da aratıldığında görünen birkaç ağır suçlama, yıllar içerisinde oluşturulan mesleki güven ve itibara ciddi zarar verebilir.
Örneğin daha önce hiçbir hukuki hizmet almamış bir kişi;
“Bu avukat paramı aldı ve dosyamla hiç ilgilenmedi.”
şeklinde yorum yazabilir.
Gerçek bir eski müvekkil ise kaybedilen davadan dolayı avukatı sorumlu tutarak;
“Davamı bilerek kaybettirdi.”
veya
“Karşı tarafla anlaşarak beni sattı.”
gibi hiçbir somut dayanağı bulunmayan iddialarda bulunabilir.
Başka bir durumda rakip bir hukuk bürosuyla bağlantılı kişiler, sahte hesaplardan düşük puanlar ve olumsuz yorumlar yayımlayabilir.
Bu tür durumlarda platforma içerik kaldırma başvurusu, kişilik haklarının korunması, ihtiyati tedbir, maddi ve manevi tazminat, haksız rekabet ve şartları oluştuğunda ceza hukuku yolları gündeme gelebilir.
Bununla birlikte avukatların durumu sıradan işletmelerden önemli bir noktada ayrılır: Avukat, kendisini savunurken müvekkiline veya dosyasına ilişkin sırları kamuya açıklayamaz. Avukatlık Kanunu m.36, avukatların görevleri nedeniyle öğrendikleri hususları açıklamalarını yasaklamaktadır. Türkiye Barolar Birliği de sır saklama yükümlülüğünü avukatlık mesleğine duyulan güvenin temel unsurlarından biri olarak değerlendirmektedir. (Türkiye Barolar Birliği)
Bu nedenle internetteki asılsız yorumlara karşı mücadele edilirken avukatın itibarının korunması ile meslek sırrının korunması aynı anda gözetilmelidir.
Avukat Hakkında Yapılan Her Olumsuz Yorum Kaldırılabilir mi?
Hayır.
Bir müvekkilin aldığı hukuki hizmete ilişkin gerçek deneyimini açıklaması, yorumun avukat açısından olumsuz olması nedeniyle tek başına hukuka aykırı hâle gelmez.
Örneğin;
“Avukatın iletişiminden memnun kalmadım.”
“Telefonlarıma geç dönüş yapıldığını düşünüyorum.”
“Danışmanlık ücretini yüksek buldum.”
gibi açıklamalar olayın özelliklerine göre kişisel değerlendirme ve eleştiri kapsamında olabilir.
Buna karşılık;
“Avukat müvekkillerinin paralarını çalıyor.”
“Karşı taraftan para alarak davaları kaybediyor.”
“Sahte belge düzenliyor.”
gibi ifadeler doğruluğu veya yanlışlığı araştırılabilecek ağır olgu ve suç isnatlarıdır.
Anayasa Mahkemesi, bu tür uyuşmazlıklarda ifade özgürlüğü ile kişinin şeref ve itibarının korunması arasında somut olay özelinde makul bir denge kurulması gerektiğini kabul etmektedir. (Anayasa Mahkemesi)
Dolayısıyla hukuki değerlendirmede temel soru;
“Yorum avukat hakkında kötü mü?”
değil;
“Yorum hukuken korunabilir bir eleştiri mi, yoksa gerçeğe aykırı ve kişilik hakkını ihlal eden bir isnat mı?”
olmalıdır.
Avukatın Davayı Kaybetmesi Olumsuz Yorum İçin Yeterli midir?
Bir davanın kaybedilmesi tek başına avukatın mesleki kusurunun bulunduğunu göstermez.
Avukatlık faaliyetinin sonucu birçok değişkene bağlıdır. Dosyadaki deliller, karşı tarafın savunması, bilirkişi raporları, mahkemenin hukuki değerlendirmesi ve kanun yolu süreçleri sonuca etki edebilir.
Bu nedenle müvekkilin;
“Davayı kaybettik.”
şeklindeki gerçek bir durumu açıklaması ile;
“Avukat karşı taraftan para aldığı için davayı kaybettirdi.”
şeklinde hiçbir somut temeli bulunmayan ağır bir isnatta bulunması aynı hukuki nitelikte değildir.
Özellikle ikinci tür açıklamalarda avukatın dürüstlüğünü ve mesleki güvenilirliğini doğrudan hedef alan somut suçlamalar söz konusu olabilir.
Avukattan Hiç Hizmet Almayan Kişinin Google Yorumu Kaldırılabilir mi?
Google bakımından yorumların gerçek bir yer veya işletme deneyimini yansıtması esastır. Google’ın güncel Maps politikası, gerçek bir deneyime dayanmayan içerikleri “fake engagement” kapsamında yasaklamakta ve bu tür içeriklerin kaldırılabileceğini belirtmektedir. (Google Destek)
Örneğin hukuk bürosuyla hiçbir iletişimi bulunmayan kişi;
“Dosyamı takip etmedi, paramı da geri vermedi.”
şeklinde yorum yazıyorsa, gerçekte bulunmayan bir avukat-müvekkil ilişkisini varmış gibi göstermektedir.
Bu durumda Google’ın politika ihlali mekanizması üzerinden başvuru yapılabilir.
Ancak yalnızca;
“Bu isimde müvekkilimiz yok.”
denilmesi her olayda kesin sonuç sağlamayabilir. Kişi bir şirket adına görüşmüş, yakınının dosyasında iletişim kurmuş veya farklı bir isimle kayıtlı olabilir.
Bu nedenle yorumdaki olayın neden gerçeğe aykırı olduğunun mümkün olduğunca somutlaştırılması gerekir.
Avukat Hakkında Sahte Google Yorumları Nasıl Kaldırılır?
Öncelikle yorum kaldırılmadan önce delil alınması gerekir.
Sonrasında Google Business Profile üzerinden ilgili yorum, politikalara aykırı olduğu gerekçesiyle bildirilebilir. Sahte müşteri deneyimi, puan manipülasyonu ve gerçek deneyime dayanmayan yorumlar Google politikalarına aykırıdır. (Google Destek)
Başvuruda yalnızca;
“Bu yorum yalandır.”
denilmesi yerine;
- yorum sahibinin hiçbir hukuki hizmet almadığı,
- yorumda anlatılan dosyanın bulunmadığı,
- belirtilen tarihte herhangi bir görüşme yapılmadığı,
- aynı hesabın organize biçimde başka hukuk bürolarını da hedef aldığı
gibi somut unsurlar belirtilmelidir.
Google’ın yorumu kaldırmaması ise yorumun Türk hukuku bakımından mutlaka hukuka uygun olduğu anlamına gelmez.
Avukat Hakkında “Dolandırıcı” Yazılması Hukuka Aykırı mıdır?
Bu ifade bağlamıyla birlikte değerlendirilmelidir.
Gerçek bir müvekkil;
“Ödediğim ücret konusunda avukatla uyuşmazlık yaşadım.”
diyebilir.
Ancak;
“Bu avukat dolandırıcıdır, bütün müvekkillerinin parasını çalıyor.”
şeklinde hiçbir maddi dayanağı bulunmayan bir ifade, kişinin mesleki şeref ve itibarına ağır bir müdahale oluşturabilir.
Türk Medeni Kanunu m.24 kapsamında kişilik hakkına hukuka aykırı biçimde saldırılan kişi hâkimden korunmasını isteyebilir. TMK m.25 kapsamında ise saldırının önlenmesi, devam eden saldırıya son verilmesi ve etkileri süren saldırının hukuka aykırılığının tespiti gündeme gelebilir.
Bununla birlikte her sert veya kaba ifadenin otomatik olarak ceza hukuku anlamında hakaret oluşturduğu sonucuna varılmamalıdır. İfadenin bağlamı, kullanılan sözlerin niteliği ve olgusal temeli birlikte incelenmelidir.
“Karşı Taraftan Para Aldı” Şeklindeki Yorum Hukuka Aykırı Olabilir mi?
Bu tür bir iddia avukatlık mesleği açısından özellikle ağırdır.
Örneğin kaybedilen dava sonrasında müvekkil;
“Avukatım karşı tarafla anlaştı, para aldı ve dosyamı bilerek kaybetti.”
şeklinde paylaşım yapabilir.
Böyle bir açıklama yalnızca hizmetten memnuniyetsizlik değildir. Avukatın sadakatine ve mesleki dürüstlüğüne yönelik somut bir isnat içermektedir.
İddianın hiçbir maddi dayanağı bulunmuyorsa kişilik hakkının korunması ve şartları oluşmuşsa tazminat veya ceza hukuku bakımından ayrıca değerlendirme yapılabilir.
Eski Müvekkil Avukat Hakkında Yorum Yapabilir mi?
Eski müvekkilin yorum yapması tek başına hukuka aykırı değildir.
Örneğin;
“İletişim şeklimizden memnun değildim.”
şeklindeki açıklama kişisel değerlendirme olabilir.
Ancak eski müvekkilin sahip olduğu gerçek bilgileri çarpıtarak avukat hakkında;
“Dosyama hiç dilekçe sunmadı.”
demesi ve dosyada çok sayıda dilekçe bulunduğunun açıkça görülmesi hâlinde durum farklı olabilir.
Burada özellikle doğrulanabilir somut iddia ile subjektif memnuniyetsizlik birbirinden ayrılmalıdır.
Avukat Asılsız Yoruma Cevap Verirken Dosya Bilgilerini Açıklayabilir mi?
Avukatlar açısından en kritik konulardan biri budur.
Örneğin eski müvekkil;
“Avukat hiçbir duruşmama katılmadı.”
şeklinde gerçeğe aykırı yorum yapmış olabilir.
Avukatın buna karşı kamuya açık şekilde;
“Sizin İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin … dosyasında şu suçtan yargılandığınızı, şu ifadeyi verdiğinizi ve şu belgeleri bana gönderdiğinizi herkes görsün.”
şeklinde cevap vermesi doğru bir yöntem değildir.
Avukatlık Kanunu m.36, avukatın görevi nedeniyle öğrendiği hususları açıklamasını yasaklamaktadır. Türkiye Barolar Birliğinin disiplin uygulamasında da sır saklama yükümlülüğü, mesleğe duyulan güvenin temel güvencelerinden biri olarak kabul edilmektedir. (Türkiye Barolar Birliği)
Dolayısıyla avukat haklı olsa dahi kamuya açık savunmasında müvekkil dosyasındaki gizli bilgileri kullanmaktan kaçınmalıdır.
Müvekkil Dosya Bilgilerini Kendisi Açıklamışsa Avukat da Açıklayabilir mi?
Müvekkilin sosyal medyada uyuşmazlığa ilişkin bazı ayrıntıları açıklaması, avukata bütün dosyanın içeriğini kamuya açıklama konusunda otomatik ve sınırsız bir yetki vermez.
Avukatın meslek sırrı yükümlülüğü bağımsız şekilde değerlendirilmelidir.
TBB uygulamasında Avukatlık Kanunu m.36 kapsamındaki yükümlülük, avukatın görevi sebebiyle öğrendiği bilgileri koruması şeklinde ele alınmaktadır. (Türkiye Barolar Birliği)
Bu nedenle kamuya açık cevapta ayrıntılı dosya savunması yapmak yerine örneğin;
“Meslek sırrı ve müvekkil gizliliği nedeniyle dosyanın ayrıntılarını kamuya açık biçimde paylaşmamız mümkün değildir. Yorumdaki gerçeğe aykırı iddialara ilişkin hukuki haklarımız saklıdır.”
şeklindeki daha sınırlı bir yaklaşım düşünülebilir.
Avukatın Müvekkiline Ait Kişisel Verileri İnternette Açıklaması Sorun Yaratır mı?
Evet, yaratabilir.
Avukatlar mesleki faaliyetleri sırasında müvekkillerine, karşı taraflara, tanıklara ve başka kişilere ilişkin çok sayıda kişisel veri işleyebilmektedir. KVKK’nın avukatların Kanun kapsamındaki statüsüne ilişkin çalışmalarında avukatların veri koruma yükümlülüklerine ayrıca dikkat çekilmektedir. (KVKK)
Dolayısıyla asılsız bir yoruma cevap verilirken;
- kimlik bilgileri,
- sağlık bilgileri,
- ceza dosyası bilgileri,
- aile hayatına ilişkin bilgiler,
- finansal veriler,
- özel yazışmalar
gereksiz biçimde sosyal medyaya taşınmamalıdır.
Avukat açısından itibarını savunma hakkı ile meslek sırrı ve kişisel veri yükümlülükleri birlikte gözetilmelidir.
Rakip Avukat Sahte Yorum Yazdırırsa Haksız Rekabet Gündeme Gelebilir mi?
Somut olayın özelliklerine göre evet.
Örneğin aynı bölgede faaliyet gösteren başka bir hukuk bürosunun çalışanları veya yönlendirdiği kişiler, rakip avukat hakkında sahte müvekkil yorumları yazıyor olabilir.
Bu durumda yalnızca kişilik hakkına yönelik saldırı değil, ticari veya mesleki rekabeti etkileyen haksız rekabet davranışı da gündeme gelebilir.
Özellikle;
- sahte hesapların aynı büroyla bağlantılı olması,
- sistematik düşük puan verilmesi,
- rakip avukatın hizmetlerinin gerçeğe aykırı biçimde kötülenmesi,
- yorumların potansiyel müvekkilleri yönlendirmek amacı taşıması
haksız rekabet değerlendirmesi bakımından önem taşıyabilir.
Avukat Hakkında Organize Yorum Saldırısı Yapılırsa Ne Yapılabilir?
Tek bir asılsız yorum ile organize saldırı birbirinden farklıdır.
Örneğin bir uyuşmazlık sonrasında birkaç saat içinde hukuk bürosuna 30 adet bir yıldızlı yorum yapılmış olabilir.
Bu durumda;
- yorumların tarih ve saatleri,
- hesapların açılış veya faaliyet örüntüleri,
- kullanılan benzer ifadeler,
- yorum yapan kişilerin diğer değerlendirmeleri,
- varsa toplu yorum çağrısı yapan sosyal medya paylaşımı
belgelenmelidir.
Google, gerçek deneyimi yansıtmayan ve puanı manipüle etmeye yönelik sahte etkileşimleri politikalarına aykırı kabul etmektedir. (Google Destek)
Organize saldırının kaynağı tespit edilebiliyorsa platform başvurusunun ötesinde özel hukuk ve ceza hukuku yolları da değerlendirilmelidir.
Avukat Hakkındaki Ekşi Sözlük veya Sosyal Medya İçerikleri Kaldırılabilir mi?
Google dışında;
- Ekşi Sözlük,
- X,
- Instagram,
- Facebook,
- YouTube,
- forumlar,
- şikâyet platformları
üzerinde de avukatlar hakkında asılsız içerikler yayımlanabilir.
Her platformun kendi bildirim sistemi bulunmakla birlikte asıl hukuki değerlendirme içeriğin niteliğine göre yapılır.
Örneğin X’te;
“Bu avukat müvekkillerinin paralarını çalıyor.”
şeklindeki paylaşım ile Google’daki aynı iddianın kişilik hakkına etkisi temel olarak benzer şekilde değerlendirilebilir.
Platformun içeriği kaldırmaması, Türk hukukuna göre hukuka uygunluk kararı verilmiş olduğu anlamına gelmez.
Avukat Hakkındaki Eski Haberler Google’dan Kaldırılabilir mi?
Belirli koşullar altında unutulma hakkı gündeme gelebilir.
Örneğin avukat hakkında yıllar önce soruşturma başlatılmış ancak dosya daha sonra kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla sonuçlanmış olabilir.
Buna rağmen avukatın adı Google’da aratıldığında yalnızca;
“Avukat X hakkında soruşturma.”
başlıklı eski haberler çıkıyor olabilir.
Bu durumda içeriğin yaşı, soruşturmanın sonucu, güncel kamu yararı ve kişinin mesleki hayatıyla bağlantısı birlikte değerlendirilerek arama motorundan indeksten çıkarma başvurusu düşünülebilir.
Ancak doğru ve güncel mesleki bilgi ile yıllar önce önemini kaybetmiş içerik aynı şekilde değerlendirilmez.
Avukat Hakkında Gerçeğe Aykırı Disiplin Cezası İddiası Yazılırsa Ne Olur?
Örneğin internette;
“Bu avukat barodan ihraç edildi.”
şeklinde paylaşım yapılmış ancak avukat halen mesleğini aktif şekilde yürütüyor ve böyle bir karar hiç verilmemiş olabilir.
Bu ifade doğruluğu resmî kayıtlarla kontrol edilebilecek somut bir olgu iddiasıdır.
Dolayısıyla;
“Bu avukatı beğenmedim.”
gibi subjektif değerlendirmeden çok farklıdır.
Gerçeğe aykırı disiplin veya meslekten çıkarma iddiası, avukatın potansiyel müvekkilleri ve mesleki çevresi nezdindeki güvenilirliğine doğrudan etki edebileceğinden hukuki koruma yolları gündeme gelebilir.
Avukat Hakkındaki Asılsız Yorum Nedeniyle Manevi Tazminat İstenebilir mi?
Kişilik hakkının hukuka aykırı şekilde zedelenmesi ve manevi zarar şartlarının oluşması hâlinde manevi tazminat talebi değerlendirilebilir.
Örneğin hiçbir dayanak olmaksızın avukatın;
“Müvekkillerinin parasını zimmetine geçiren sahtekâr bir avukat.”
olarak tanıtılması ve bu içeriğin uzun süre geniş kitlelerce erişilebilir tutulması, avukatın mesleki itibarına ağır bir müdahale oluşturabilir.
Değerlendirmede;
- kullanılan ifadelerin ağırlığı,
- içeriğin erişimi,
- ne kadar süre yayında kaldığı,
- saldırının sistematik olup olmadığı,
- avukatın mesleki hayatına etkisi
önem taşıyabilir.
Ancak her olumsuz yorum veya tek yıldızlı değerlendirme otomatik olarak manevi tazminat hakkı doğurmaz.
Avukat Maddi Tazminat Talep Edebilir mi?
Asılsız internet yorumları nedeniyle somut ekonomik zarar oluşmuşsa maddi tazminat da gündeme gelebilir.
Örneğin potansiyel müvekkil;
“Google’daki dolandırıcılık yorumlarını gördüğüm için sizinle çalışmaktan vazgeçtim.”
şeklinde mesaj göndermiş olabilir.
Ancak maddi tazminat bakımından yalnızca kötü yorumların bulunduğunu göstermek yeterli değildir.
Hukuka aykırı içerik ile ekonomik kayıp arasındaki nedensellik bağının somutlaştırılması gerekir.
Bu nedenle müvekkil kaybını gösteren yazışmalar ve diğer ekonomik veriler önem kazanabilir.
Avukat Hakkındaki Yorum Hakaret İçeriyorsa Savcılığa Başvurulabilir mi?
Yorumun TCK kapsamında suç oluşturması hâlinde Cumhuriyet Başsavcılığına başvuru yapılması mümkündür.
Ancak her kaba, ağır veya haksız yorum ceza hukuku anlamında otomatik olarak hakaret sayılmaz.
İfade özgürlüğü ile kişinin şeref ve itibarı arasında değerlendirme yapılması gerekir. Anayasa Mahkemesi de hakaret ve itibar uyuşmazlıklarında bu dengelemenin somut şekilde gerçekleştirilmesini aramaktadır. (Kararlar Bilgi Bankası)
Ayrıca;
“Yalan söyledi, dolayısıyla kesinlikle iftira suçu oluştu.”
şeklinde otomatik bir değerlendirme yapılmamalıdır. Ceza hukukunda hakaret, iftira, tehdit veya şantaj gibi suçların unsurları birbirinden farklıdır.
“Yorumu Kaldırmak İçin Para Ver” Denilirse Ne Yapılabilir?
Bazı durumlarda internet yorumları baskı aracına dönüştürülebilir.
Örneğin eski müvekkil;
“Ücreti tamamen iade etmezseniz her gün yeni yorum yazacağım.”
veya;
“100.000 TL verirsen bütün paylaşımları kaldırırım.”
diyebilir.
Her ücret uyuşmazlığı veya kötü yorum yapma açıklaması suç oluşturmaz. Ancak haksız bir menfaat elde etmek amacıyla tehdit veya itibar saldırısı baskı aracı olarak kullanılıyorsa olayın tehdit veya şantaj hükümleri bakımından ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir.
Bu tür durumlarda WhatsApp, e-posta ve sosyal medya mesajları kesinlikle silinmemelidir.
Yorumu Yapan Kişinin Kimliği Bilinmiyorsa Ne Yapılabilir?
Anonim veya takma isimli hesaplar üzerinden asılsız yorum yapılması mümkündür.
İlk aşamada;
- kullanıcı adı,
- profil URL’si,
- yorumun doğrudan bağlantısı,
- tarih ve saat,
- ekran görüntüsü,
- hesabın diğer yorum ve paylaşımları
saklanmalıdır.
İçerik suç teşkil ediyorsa Cumhuriyet Başsavcılığından hesabın gerçek sahibinin araştırılması talep edilebilir.
Ancak özellikle yabancı teknoloji şirketlerinden kullanıcı veya trafik bilgilerinin her soruşturmada mutlaka temin edilebileceği varsayılmamalıdır.
Bu nedenle yalnızca IP kaydı beklentisine dayanmadan hesabı belirli kişiyle ilişkilendirebilecek diğer deliller de toplanmalıdır.
Asılsız İnternet Yorumu Silinmeden Önce Delil Alınmalı mı?
Evet.
Hukuki sürecin en önemli aşamalarından biridir.
Avukat yorumu gördüğü anda Google’a veya platforma şikâyet ederse içerik kısa sürede kaldırılabilir.
Daha sonra yorum sahibi;
“Ben böyle bir şey yazmadım.”
diyebilir.
Bu nedenle mümkün olduğunca;
- ekran görüntüsü,
- tam URL,
- kullanıcı profili,
- tarih,
- yıldız puanı,
- yorumun tamamı,
- varsa beğeni ve diğer etkileşimler
kaydedilmelidir.
Özellikle ağır mesleki itibar saldırılarında somut olayın önemine göre noter tespiti veya mahkemeden delil tespiti de değerlendirilebilir.
Mahkemeden Asılsız Yorumun Kaldırılması İçin İhtiyati Tedbir İstenebilir mi?
Saldırının devam ettiği ve gecikmenin ciddi zarar doğuracağı olaylarda ihtiyati tedbir gündeme gelebilir.
Örneğin yüksek erişimli bir hesapta avukat hakkında tamamen gerçeğe aykırı suçlamalar yayımlanmış ve içerikler hızla çoğalmaya başlamış olabilir.
Bu durumda dava sonucuna kadar beklemek, mesleki itibar üzerindeki zararı ağırlaştırabilir.
Bununla birlikte internet içeriklerine müdahale ifade özgürlüğüyle bağlantılı olduğu için talebin;
- belirli URL’lere yönelmesi,
- hukuka aykırılığın açıkça ortaya konulması,
- acil zarar tehlikesinin açıklanması,
- ölçülü olması
önemlidir.
5651 Sayılı Kanun’un 9. Maddesiyle Avukat Hakkındaki Yorum Kaldırılabilir mi?
Bu konuda internetteki eski hukuk yazılarına dikkat edilmelidir.
Geçmişte kişilik haklarının ihlal edildiği internet içeriklerinde 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesi kapsamında sulh ceza hâkimliğine başvuru yapılabiliyordu.
Ancak Anayasa Mahkemesi 11 Ekim 2023 tarihli E.2020/76, K.2023/172 sayılı kararıyla 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesini iptal etmiştir. Karar 10 Ocak 2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. (Norm Kararlar Bilgi Bankası)
Anayasa Mahkemesinin sonraki kararlarında da m.9’un iptalinden sonra kişilik haklarına ilişkin genel hukuk yollarının kullanılabilmesinin önemi ortaya konulmuştur. (Kararlar Bilgi Bankası)
Dolayısıyla 2026 yılı itibarıyla;
“Avukat hakkındaki yorumu 5651 m.9’a göre doğrudan sulh ceza hâkimliğinden kaldırırız.”
şeklindeki eski standart yaklaşım güncel hukuki rejimi yansıtmamaktadır.
Asılsız Yorumlar İçin Nasıl Bir Hukuki Yol İzlenmelidir?
Somut olayın özelliklerine göre süreç şu şekilde planlanabilir:
- Yorum veya paylaşım silinmeden önce ekran görüntüsü ve URL alınır.
- Yorum sahibinin gerçekten müvekkil veya hizmet alan kişi olup olmadığı araştırılır.
- Yorumdaki ifadeler değer yargısı ve somut olgu isnadı olarak ayrıştırılır.
- Gerçeğe aykırı iddiaları çürüten dosya ve belgeler hazırlanır.
- Bu belgeler hazırlanırken müvekkil sırrının kamuya açıklanmamasına dikkat edilir. (Türkiye Barolar Birliği)
- Google veya ilgili platformun içerik ihlali mekanizmasına başvurulur.
- Kişilik hakkına yönelik saldırı devam ediyorsa TMK m.24 ve m.25 kapsamındaki hukuk yolları değerlendirilir.
- Acil ve ciddi zarar tehlikesinde ihtiyati tedbir ihtiyacı incelenir.
- Rakip hukuk bürosunun organize saldırısı söz konusuysa haksız rekabet hükümleri ayrıca değerlendirilir.
- Maddi veya manevi zarar oluşmuşsa tazminat talepleri incelenir.
- Paylaşım suç oluşturuyorsa Cumhuriyet Başsavcılığına başvuru değerlendirilir.
- Eski içerikler Google’da kişinin adıyla görünmeye devam ediyorsa unutulma hakkı ayrıca ele alınır.
Avukatların Asılsız Yorumlara Karşı En Sık Yaptığı Hatalar Nelerdir?
İlk hata, her olumsuz müvekkil yorumunu hukuka aykırı kabul etmektir.
Gerçek müşteri deneyimine dayanan eleştirilerin ifade özgürlüğü kapsamında korunması mümkündür. (Anayasa Mahkemesi)
İkinci hata, yorum delillendirilmeden doğrudan kaldırma başvurusu yapmaktır.
Üçüncü ve avukatlar açısından en önemli hata ise kamuya açık cevaba müvekkil dosyasının ayrıntılarını yazmaktır.
Avukatın haklılığını ispatlama isteği, Avukatlık Kanunu m.36’daki sır saklama yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. TBB disiplin uygulamasında da avukatın görevi sebebiyle öğrendiği bilgilerin korunması mesleğin güven unsuruyla doğrudan bağlantılı görülmektedir. (Türkiye Barolar Birliği)
Dördüncü hata ise olumsuz yorumlara sahte olumlu yorumlarla karşılık vermektir. Google, gerçek deneyime dayanmayan veya puanı manipüle etmeyi amaçlayan olumlu yorumları da sahte etkileşim kapsamında yasaklamaktadır. (Google Destek)
Sonuç
Avukatlar hakkındaki asılsız internet yorumları, sıradan bir müşteri memnuniyetsizliği meselesinin ötesinde mesleki güven ve kişilik hakkı bakımından ciddi sonuçlar doğurabilir. Özellikle avukatın müvekkil paralarını aldığı, karşı tarafla anlaştığı, sahte belge düzenlediği veya dosyaları bilerek kaybettirdiği yönündeki gerçeğe aykırı ağır iddialar, somut olayın özelliklerine göre hukuki sorumluluk doğurabilir.
Bununla birlikte avukatların eleştiriden tamamen muaf olmadığı unutulmamalıdır. Gerçek bir müvekkilin aldığı hizmet hakkındaki deneyimini ve memnuniyetsizliğini açıklaması ifade özgürlüğü kapsamında korunabilir. Anayasa Mahkemesi de ifade özgürlüğü ile şeref ve itibarın korunması hakkı arasında somut olay bazında makul denge kurulmasını aramaktadır. (Anayasa Mahkemesi)
Google yorumlarında gerçek bir hizmet deneyimine dayanmayan sahte değerlendirmeler platformun fake engagement politikası kapsamında bildirilebilir. (Google Destek) Ancak Google’ın yorumu kaldırmaması, içeriğin Türk hukuku bakımından hukuka uygun olduğu anlamına gelmez.
Avukatlar açısından ayrıca önemli bir mesleki yükümlülük bulunmaktadır. Avukatlık Kanunu m.36 gereğince avukatın görevi nedeniyle öğrendiği bilgileri açıklaması yasaktır. Bu nedenle avukat, asılsız bir internet yorumuna cevap verirken haklılığını göstermek amacıyla müvekkilin dava dosyasını, özel yazışmalarını veya diğer gizli bilgilerini kamuoyuna açıklamamalıdır. (Türkiye Barolar Birliği)
Ayrıca kişilik haklarını ihlal eden internet içeriklerinde geçmişte kullanılan 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesi, Anayasa Mahkemesinin E.2020/76, K.2023/172 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Bu nedenle 2026 yılında asılsız avukat yorumlarına karşı eski m.9 sisteminin halen yürürlükteymiş gibi kullanılması doğru değildir. (Norm Kararlar Bilgi Bankası)
Avukat hakkında asılsız bir internet yorumu tespit edildiğinde en doğru ilk adım, içeriği hemen sildirmeye çalışmak yerine yorumun URL’sini, kullanıcı hesabını, tarihini, ekran görüntüsünü, yıldız puanını ve iddianın gerçeğe aykırılığını gösteren delilleri güvenli biçimde muhafaza etmektir.
Ardından olayın niteliğine göre platform başvurusu, kişilik haklarının korunması, ihtiyati tedbir, tazminat, haksız rekabet ve gerektiğinde ceza soruşturması yolları birlikte değerlendirilmelidir. Bu süreç yürütülürken avukatın kendi mesleki itibarını koruması kadar müvekkil sırrı ve kişisel verilerin gizliliğini koruma yükümlülüğünü sürdürmesi de önem taşımaktadır.