Single Blog Title

This is a single blog caption

Anonim Şirket Uyuşmazlıkları Nelerdir ?

Anonim Şirket Uyuşmazlıkları :  

Anonim şirketler, karmaşık yapıları gereği pay sahipleri, yönetim organları ve üçüncü kişiler arasında pek çok çatışma noktası barındıran yapılardır. Yargıtay’ın içtihatlarına, yani “son sözüne” bakmadan önce, bu uyuşmazlıkların hukuki zemini, usul kuralları ve özellikle hak düşürücü süreler ile zamanaşımı kavramlarını net bir şekilde ortaya koymak gerekir.

İşte anonim şirket uyuşmazlıklarında esas ve usule ilişkin temel yol haritası:

I. Anonim Şirketlerde En Sık Yaşanan Uyuşmazlıklar

Uyuşmazlıkları genellikle iki ana eksende toplamak mümkündür:

  1. Genel Kurul Kararlarının İptali ve Yokluğu: Genel kurulda alınan kararların kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırı olması durumu.

  2. Yönetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğu: Yöneticilerin basiretli bir yönetici gibi davranmaması sonucu şirketin veya pay sahiplerinin zarara uğratılması.

  3. Azınlık Haklarının Kullanılması: Azınlığın (sermayenin %10’u veya halka açık şirketlerde %5’i) denetim, genel kurulu çağırma veya özel denetçi atama taleplerinin reddedilmesi.

  4. Pay Devri ve Pay Sahipliği Hakları: Pay defterine işlenmeme, kâr payı dağıtımının haksız engellenmesi veya rüçhan haklarının kısıtlanması.

II. Usule İlişkin Temel Kurallar ve Öngörülen Süreler

Anonim şirketler hukukunda süreler, genellikle hak düşürücü niteliktedir. Bu süreler dolduğunda, artık mahkemeye gitme hakkınız kalmaz.

1. Genel Kurul Kararlarının İptali Davası (TTK m. 445-446)

Genel kurul kararları bazı durumlarda “iptal edilebilir”, bazı durumlarda ise “yok” hükmündedir.

  • İptal Davası Süresi: Kararın verildiği tarihten itibaren 3 ay içinde açılmalıdır. Bu süre hak düşürücüdür.

  • Kimler Açabilir: Toplantıda hazır bulunup karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten pay sahipleri, çağrının usulüne göre yapılmadığını veya gündemin ilan edilmediğini ileri sürenler.

  • Not: Karar “yok” hükmündeyse veya “butlan” (mutlak geçersizlik) söz konusuysa, herhangi bir süre sınırı olmaksızın dava açılabilir.

2. Yönetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluk Davası (TTK m. 553-562)

Yöneticilerin şirketi zarara uğrattığı durumlarda açılan tazminat davalarıdır.

  • Zamanaşımı: Zararı öğrenme tarihinden itibaren 2 yıl ve her halde zarara sebep olan fiilin gerçekleşmesinden itibaren 5 yıl içinde açılmalıdır.

  • Özellik: Eğer fiil suç teşkil ediyorsa, ceza kanunundaki daha uzun dava zamanaşımı süreleri uygulanır.

3. Azınlık Haklarının Kullanımı ve Özel Denetçi Talebi

  • Özel Denetçi: Eğer genel kurul özel denetçi atanmasını reddederse, azınlık pay sahipleri kararın verildiği tarihten itibaren 3 ay içinde mahkemeden özel denetçi atanmasını isteyebilirler.

III. Esasa İlişkin Dikkat Edilmesi Gerekenler

Mahkemeye başvurmadan önce şu “esas” unsurlarını tamamlamış olmalısınız:

  • Muhalefet Şerhi (Protokol): Genel kurul kararlarının iptali davası açacaksanız, mutlaka toplantı tutanağına muhalefetinizi yazdırmış olmalısınız. Muhalefet şerhi olmayan bir pay sahibinin iptal davası açma yetkisi kural olarak yoktur.

  • Zarar ve Nedensellik Bağı: Yöneticilere karşı tazminat davası açacaksanız, sadece “yönetim kurulu kötü yönetti” demek yetmez. Hangi işlemin ne kadar zarara yol açtığını (nedensellik bağı) ve zararın tutarını ispatlamanız gerekir.

  • Basiretli Yönetici Kriteri: Mahkemeler, yöneticilerin sorumluluğunu değerlendirirken “Ticaret Kanunu’nun 369. maddesi” uyarınca yöneticilerin “gerekli özeni” gösterip göstermediğine bakarlar. İş kararlarında (Business Judgment Rule) mahkeme, yöneticilerin makul risk alıp almadığını sorgular.

IV. İhtiyari Arabuluculuk ve Zorunlu Süreçler

  • Ticari Davalarda Arabuluculuk: Türk hukukunda, konusu bir miktar para olan tazminat ve alacak davalarında mahkemeye gitmeden önce arabulucuya başvurmak zorunludur. Şirketler arası uyuşmazlıklarda arabuluculuk sürecini tüketmeden açılan davalar, “dava şartı yokluğu” nedeniyle reddedilir.

  • Dava Şartı Yokluğu: Süreleri kaçırmak veya zorunlu arabuluculuk sürecini atlamak, haklı olduğunuz bir davayı esasa girilmeden kaybetmenize neden olur.

Özetle: Anonim şirket uyuşmazlıklarında süreler “gecikmeyi affetmez”. 3 aylık iptal süreleri, 2 ve 5 yıllık tazminat zamanaşımları ve zorunlu arabuluculuk adımları, davanızın mahkemece kabul edilmesi için ilk kapılardır.

İlgili Yargıtay Kararları :

22. Hukuk Dairesi         2017/34757 E.  ,  2017/13407 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE

Y A R G I T A Y K A R A R I
Yukarıda mahkemesi, tarihi, esas ve karar numarası yazılı kararın temyiz incelemesi sırasında tetkikine ihtiyaç duyulduğundan,
1-Davalı … … Çelik Anonim Şirketi ile dava dışı … Holding Anonim Şirketi, … Elektrik Üretim Anonim Şirketi, … … Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ve … Endüstrisi ve Ticaret Anonim Şirketinde ayrı ayrı fesih tarihinden altı ay öncesi ile altı ay sonraki dönemi kapsayan çalışan işçi sayısı ile bu dönemde kaç işçinin işe alınıp kaç işçinin işten çıkarıldığı hususlarının Sosyal Güvenlik Kurumundan ve işverenden,
2-Davalı … … Çelik Anonim Şirketinin 30.11.2015 tarihli yönetim kurulu kararının, yönetim kurulu üyeleri … Holding Anonim Şirketi, … Elektrik Üretim Anonim Şirketi, … … Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ve … Endüstrisi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından alındığı anlaşılmıştır. Davacının iş sözleşmesi, “..ekonomik kriz ve son yıllarda çelik sektörünün içinde bulunduğu sıkıntılardan ve sektörde meydana gelen daralma nedeniyle yeniden yapılanma ve kadro daralması” gerekçesiyle feshedilmiştir. Davalı … … Çelik Anonim Şirketi ile dava dışı … Holding Anonim Şirketi, … Elektrik Üretim AnonimŞirketi, … … Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ve … Endüstrisi ve Ticaret AnonimŞirketinde aynı fesih gerekçesiyle işten çıkarılan işçi sayısının (isim ve fesih tarihi belirterek) bildirilmesi hususlarının davalı işverenden sorularak gelen cevabi yazıların dava dosyasına eklenerek tekrar Dairemize gönderilmesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 06.06.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.

22. Hukuk Dairesi         2017/31980 E.  ,  2017/8603 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE

Y A R G I T A Y K A R A R I

Yukarıda mahkemesi, tarihi, esas ve karar numarası yazılı kararın temyiz incelemesi sırasında tetkikine ihtiyaç duyulduğundan,
1- Davalı …Demir Çelik Anonim Şirketi ile dava dışı … Holding AnonimŞirketi,…Elektrik Üretim Anonim Şirketi, … Demir Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketive …Toprak Endüstrisi ve Ticaret Anonim Şirketinde ayrı ayrı fesih tarihinden altı ay öncesi ile altı ay sonraki dönemi kapsayan çalışan işçi sayısı ile bu dönemde kaç işçinin işe alınıp kaç işçinin işten çıkarıldığı hususlarının Sosyal Güvenlik Kurumundan ve işverenden,
2-Davalı…Demir Çelik Anonim Şirketinin 30.11.2015 tarihli yönetim kurulu kararının, yönetim kurulu üyeleri … Holding Anonim Şirketi, … Elektrik Üretim AnonimŞirketi,… Demir Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ve …Toprak Endüstrisi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından alındığı anlaşılmıştır. Davacının iş sözleşmesi, “.. ekonomik kriz ve son yıllarda çelik sektörünün içinde bulunduğu sıkıntılardan ve sektörde meydana gelen daralma nedeniyle yeniden yapılanma ve kadro daralması” gerekçesiyle feshedilmiştir. Davalı …Demir Çelik Anonim Şirketi ile dava dışı …Holding Anonim Şirketi,..Elektrik Üretim Anonim Şirketi,… Demir Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ve …Toprak Endüstrisi ve Ticaret Anonim Şirketinde aynı fesih gerekçesiyle işten çıkarılan işçi sayısının (isim ve fesih tarihi belirterek) bildirilmesi hususlarının davalı işverenden sorularak gelen cevabi yazıların dava dosyasına eklenerek gönderilmesi bakımından dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 13.04.2017 günü oybirliği ile karar verildi.

12. Hukuk Dairesi         2021/5724 E.  ,  2021/6773 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklının talebi ile icra müdürlüğünce borçluların, şikayetçi 3. kişi anonim şirketlernezdinde bulunan kar ve tasfiye paylarının, ortaklık hisselerinin, hisselerinden dolayı şirketlerden her nevi alacaklarının ihtiyati haczi ile işbu hisse haczinin İİK 94.maddesi uyarınca şirketlerin pay defterlerine işlenmesi ile neticeden icra müdürlüğüne bilgi verilmesi için 3. kişi anonim şirketlere 28/10/2016 tarihli haciz müzekkeresi gönderildiği, ayrıca alacaklı vekili ile birlikte anonim şirketlere gidilerek 31/10/2016 tarihli haciz tutanağı ile de hisse hacizlerinin 3. kişi anonim şirketler yetkilisine tefhimi ile hisse hacizlerinin şirketlerin pay defterlerine işlenerek icra dosyasına ibrazı için 5 gün süre verildiği, 3. kişi anonim şirketler vekili tarafından icra mahkemesine yapılan başvuruda, 28/10/2016 tarihli haciz müzekkeresinin ve 31/10/2016 tarihli haciz tutanağının iptalinin talep edildiği,ilk derece mahkemesince şikayetin esası incelenerek alınan bilirkişi raporu doğrultusunda takip borçlularının şikayetçi şirketler nezdinde paylarının bulunmadığı gerekçesi ile şikayetin kabulüne, şikayete konu 28/10/2016 ve 31/10/2016 tarihli müdürlük kararlarının kaldırılmasına karar verildiği, alacaklı vekili tarafından ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, kendisine haciz müzekkeresi gönderilen üçüncü kişi şirketin yapması gerekenin İİK nun 78. maddesi kapsamında haczedilecek borçluya ait bir şirket hissesinin bulunup bulunmadığını bildirmekten ibaret olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK.’nun 78. maddesi gereği, 3. kişiye doğrudan haciz müzekkeresi gönderilmek suretiyle borçluya ait hak ve alacaklar üzerine haciz konulması halinde, 3. kişi tarafından yapılması gereken, borçluya ait hak ve alacak var ise haciz gereği işlem yapmak, yok ise haczedilecek hak ve alacak bulunmadığını icra dairesine bildirmektir. 3. kişinin, doğrudan İİK.’nun 78. maddesine göre istenen haciz nedeniyle, anılan işlemlerin dışında herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Başka bir anlatımla, haciz yazısına cevap verilmemesi halinde 3. kişi zimmetinde sayılan bir alacak yoktur.
Somut olayda, icra müdürlüğünce önce hisse haczinin İİK 94.maddesi uyarınca şirketlerinpay defterlerine işlenmesi için 3. kişi anonim şirketlere 28/10/2016 tarihli haciz müzekkeresi gönderildiği, 31/10/2016 tarihinde ise borçluların şikayetçi şirketlerdekihisselerinin haczi için şirket merkezine gidilmek suretiyle alacaklı vekilinin talebi üzerine icra memuru tarafından, hisselerin haczedilerek pay defterine işlenmesi için şikayetçi şirketler vekiline beş gün süre verildiği, şirket defterlerinin ibraz edilmemesi halinde İİK 357. maddesi gereğince işlem yapılacağı hususunun ihtar edildiği görülmektedir.
İcra müdürlüğünce borçluların, şikayetçi 3. kişi anonim şirketlerde bulunan hisselerinin haczinin İİK 94.maddesi uyarınca şirketlerin pay defterlerine işlenmesi ile neticeden icra müdürlüğüne bilgi verilmesi yönündeki 3. kişiye gönderilen 28/10/2016 tarihli yazı, İİK’nun 78. maddesi kapsamında haciz müzekkeresi olup, şikayetçi şirketlerin haciz müzekkeresinin iptalini istemesinde hukuki yararı bulunmadığından 28/10/2016 tarihli haciz müzekkeresinin iptaline ilişkin talebin Bölge Adliye Mahkemesince reddi yerinde ise de; şikayet dilekçesinde icra müdürlüğünün 31/10/2016 tarihli haciz tutanağının iptalinin de talep edildiği görülmektedir.
Anonim şirketlerde paylar için pay senedi veya pay ilmuhaberi çıkartılmamışsa, borçlunun şirketteki (çıplak) payı, icra dairesi tarafından şirkete tebliğ olunarak haczedilir (İİK. m. 94/1 C.3). Buna göre, çıplak pay hissesinin haczine karar veren icra müdürü, bu hacizle ilgili muhafaza tedbiri almak için mahalline (anonim şirket merkezine) gitmek zorunda değildir. İcra müdürü, İİK. m. 94/l C.3 hükmüne göre, anonim şirkete bir ihbarname (bildiri) göndermekle de yetinebilir. Bu ihbarnamede (bildiride), borçlunun anonim şirketteki çıplak payının haczedildiği, bu haczin pay defterine işlenmesi, ilerde hisse senedi (veya ilmuhaber) çıkarılması halinde borçlunun (çıplak) payına düşen hisse senetlerinin (veya ilmuhaberlerin) borçluya verilmeyip, icra dairesine (dosyasına) teslim edilmesi, borçluya çıplak payı ile ilgili bütün tebligatın bundan böyle icra dairesine yapılması ve borçlunun muvafakatinin alınması gereken bütün müşterek tasarruflar ve kararlar için borçlu ortak yerine icra dairesinin muvafakatinin alınması gerektiği (anonim şirkete) ihbar edilir (bildirilir). Böylece, borçlunun haczedilen çıplak payı üzerindeki tasarruf yetkisinin kısıtlanmış olduğu (İİK. m. 86. m. 94/1 C.6) anonim şirkete bildirilmiş ve buna aykırı davranışlara karşı gerekli muhafaza tedbirleri (İİK. m. 90) alınmış olur.
Yukarıda da belirtildiği üzere çıplak pay hissesinin haczine karar veren icra müdürü, bu hacizle ilgili muhafaza tedbiri almak için mahalline (anonim şirket merkezine) gitmek zorunda değil ise de, icra dosyasının incelenmesinde;alacaklı vekili ile birlikte şikayetçi anonim şirketlere gidilmek suretiyle 31/10/2016 tarihli haciz tutanağının icra memuru tarafından tutulduğu anlaşılmaktadır. İşbu tutanağın incelenmesinde; alacaklı vekilinin talebi doğrultusunda borçluların şikayetçi 3. kişi anonim şirketler nezdinde bulunan hisselerin haczedildiğinin muhatap şirketler vekiline tefhim edildiği,hisse hacizlerinin şirketlerin pay defterlerine işlenerek icra dosyasına ibrazı için 5 gün süre verildiği,şirket defterlerinin ibraz edilmemesi halinde İİK 357. maddesi gereğince işlem yapılacağı hususunun ihtar edildiği görülmekle 31/10/2016 tarihli haciz tutanağı ile haczin uygulanması ve sonuçları şikayetçi anonim şirketleri etkileyeceğinden şikayetçilerin 31/10/2016 tarihli haciz tutanağı yönünden icra mahkemesine başvurusunda hukuki yararı vardır.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince 31/10/2016 tarihli haciz tutanağı ile ilgili şikayetin değerlendirilmediği görülmekle bu husustaki şikayetin incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir
SONUÇ: Şikayetçi anonim şirketlerin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, … Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 15.12.2020 tarihli, 2020/2665 E.- 2884 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22/06/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi

Leave a Reply

Call Now Button