Milletlerarası Özel Hukukta Kanunlar İhtilafı ve Uygulanacak Hukukun Belirlenmesi Nasıl Olur ?
Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi
Milletlerarası ticari ilişkilerin gelişmesiyle birlikte tarafların uyuşmazlıklarını devlet mahkemeleri yerine hakem heyetleri önünde çözmeleri oldukça yaygın hâle gelmiştir. Özellikle farklı devletlerde faaliyet gösteren şirketler arasındaki sözleşmelerde tahkim, taraflara uyuşmazlıkların daha hızlı, uzmanlaşmış ve tarafların üzerinde anlaşabileceği bir yargılama mekanizması içerisinde çözülmesi imkânı sağlamaktadır.
Ancak bir hakem heyeti tarafından verilen kararın, kararın verildiği ülke dışında da hukuki sonuç doğurması gerektiğinde tanıma ve tenfiz meselesi ortaya çıkar. Örneğin yabancı bir hakem heyeti tarafından bir Türk şirketinin aleyhine para ödeme kararı verilmiş ve borçlunun Türkiye’de malvarlığı bulunuyorsa, alacaklının bu hakem kararını Türkiye’de icra edebilmesi için kararın Türk hukukunda tanınması ve tenfiz edilmesi gerekir.
Türk hukukunda yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizi bakımından temel düzenlemeler 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK), 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu (MTK) ve Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşmelerde yer almaktadır. Özellikle 1958 tarihli Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkındaki New York Sözleşmesi, yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizi bakımından uluslararası alandaki en önemli düzenlemelerden biridir.
Yabancı Hakem Kararı Kavramı
Yabancı hakem kararı, hakem veya hakem heyeti tarafından bir devletin hukuk düzeni dışında verilen ve başka bir devletin hukuk düzeninde hukuki sonuç doğurması istenen hakem kararını ifade eder.
Bir hakem kararının yabancı kabul edilmesinde kararın taraflarının vatandaşlığı değil, esas olarak kararın verildiği yer ve ilgili hukuk düzeniyle bağlantısı önem taşır.
Örneğin Türkiye’de yerleşik bir şirket ile Fransa’da yerleşik bir şirket arasındaki sözleşmede Paris’in tahkim yeri olarak belirlenmesi ve uyuşmazlık sonucunda Paris’te bir hakem heyeti tarafından karar verilmesi hâlinde, söz konusu karar Türkiye bakımından yabancı hakem kararı niteliğinde olabilir.
Bu kararın Türkiye’de doğrudan cebri icraya konu edilmesi mümkün değildir. Kararın Türkiye’de icra edilebilmesi için uygulanacak hukuk kaynağına göre gerekli tanıma ve tenfiz şartlarının yerine getirilmesi gerekir.
Tahkim Kavramı
Tahkim, tarafların aralarındaki uyuşmazlığın devlet mahkemeleri yerine hakem veya hakem heyeti tarafından çözülmesini kararlaştırdıkları alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemidir.
Tahkimin temelinde tarafların uyuşmazlıklarını hakemlere götürme konusunda yaptıkları tahkim anlaşması bulunmaktadır.
Tahkim anlaşması, tarafların mevcut veya gelecekte ortaya çıkabilecek belirli uyuşmazlıklarının hakemler tarafından çözümlenmesini kabul etmelerini sağlar.
Milletlerarası ticari ilişkilerde tahkim özellikle önem taşımaktadır. Çünkü taraflar, farklı devletlerin mahkemeleri yerine tarafsız bir tahkim yeri seçebilir ve uyuşmazlıklarının belirli usul kuralları çerçevesinde çözülmesini sağlayabilirler.
Tahkim Anlaşması
Tahkim anlaşması, tarafların belirli bir hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamının veya bir kısmının hakemler tarafından çözülmesini kabul ettikleri anlaşmadır.
Tahkim anlaşmasının geçerli olması, hakem heyetinin uyuşmazlık üzerinde yetki sahibi olmasının temelini oluşturur.
Bir tahkim anlaşmasının bulunmaması hâlinde, tarafların iradelerine rağmen uyuşmazlığın hakemler tarafından görülmesi kural olarak mümkün değildir.
Bu nedenle yabancı hakem kararının tanınması ve tenfizi aşamasında, taraflar arasında geçerli bir tahkim anlaşmasının bulunup bulunmadığı önem taşıyan konulardan biridir.
Yabancı Hakem Kararlarının Türkiye’de Tanınması ve Tenfizi
Yabancı hakem kararının Türkiye’de tanınması, kararın Türk hukuk düzeninde belirli hukuki sonuçlar doğurmasının kabul edilmesi anlamına gelir.
Tenfiz ise yabancı hakem kararının Türkiye’de icra edilebilir hâle getirilmesini ifade eder.
Örneğin yabancı bir hakem heyeti tarafından bir Türk şirketinin başka bir şirkete 500.000 Euro ödemesine karar verilmişse ve borçlu bu ödemeyi gönüllü olarak gerçekleştirmiyorsa, alacaklının Türkiye’deki malvarlığına yönelik cebri icra işlemleri yapabilmesi için hakem kararının Türkiye’de tenfiz edilebilir olması gerekir.
Dolayısıyla yabancı hakem kararlarının tenfizi, yabancı mahkeme kararlarının tenfizine benzer şekilde, kararın Türk hukuk düzeninde icra edilebilirlik kazanmasını sağlar.
New York Sözleşmesinin Önemi
Yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizi bakımından en önemli uluslararası düzenlemelerden biri 1958 tarihli Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkındaki New York Sözleşmesidir.
Sözleşmenin temel amacı, bir ülkede verilen hakem kararlarının diğer taraf devletlerde belirli şartlar altında tanınmasını ve tenfiz edilmesini kolaylaştırmaktır.
New York Sözleşmesi, uluslararası tahkim sisteminin en önemli yapı taşlarından biridir. Sözleşmeye taraf devletlerin, sözleşmede öngörülen şartlar gerçekleştiğinde yabancı hakem kararlarını tanıması ve tenfiz etmesi esastır.
Bu sistem, uluslararası ticari uyuşmazlıklarda tarafların hakem kararlarının farklı ülkelerde uygulanabileceğine ilişkin güvenini artırmaktadır.
MÖHUK’un Yabancı Hakem Kararlarına İlişkin Düzenlemeleri
Türk hukukunda yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizine ilişkin temel düzenlemelerden biri MÖHUK’un ilgili hükümleridir.
MÖHUK’ta yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizi bakımından ayrı bir sistem öngörülmüştür.
Bununla birlikte, Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşmelerin hükümleri öncelikle dikkate alınmalıdır. Özellikle kararın verildiği devlet ile Türkiye arasında New York Sözleşmesi uygulanabiliyorsa, yabancı hakem kararının Türkiye’deki tanıma ve tenfizinde öncelikle sözleşmenin hükümleri değerlendirilir.
Bu nedenle uygulamada yabancı hakem kararının tanınması ve tenfizi incelenirken MÖHUK, MTK ve uygulanabilir milletlerarası sözleşmelerin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Hakem Kararının Kesinleşmesi
Yabancı hakem kararının Türkiye’de tanınması veya tenfizinde kararın niteliği ve kararın verildiği hukuk düzenindeki durumu önem taşır.
Özellikle tenfiz bakımından hakem kararının bağlayıcı hâle gelmiş olması ve kararın verildiği ülke hukukuna göre taraflar açısından icra edilebilir nitelikte bulunması önemlidir.
Bir hakem kararına karşı henüz kullanılabilecek olağan bir başvuru yolu bulunuyorsa veya kararın bağlayıcılığı henüz doğmamışsa, tenfiz bakımından sorun ortaya çıkabilir.
Bu nedenle tenfiz talebinde bulunan tarafın hakem kararının nihai ve bağlayıcı niteliğini gösteren belgeleri sunması gerekebilir.
Hakem Heyetinin Yetkisi
Yabancı hakem kararının tenfizi sırasında incelenen önemli konulardan biri de hakem heyetinin yetkisidir.
Hakem heyetinin uyuşmazlığı çözme yetkisi, esas olarak taraflar arasındaki tahkim anlaşmasına dayanır.
Taraflardan birinin geçerli bir tahkim anlaşması yapmadığı veya tahkim anlaşmasının kapsamı dışında kalan bir konuda hakem heyetinin karar verdiği ileri sürülüyorsa, tenfiz aşamasında bu husus değerlendirilebilir.
Hakem heyetinin yetkisi bakımından yapılan inceleme, yabancı hakem kararının esasının yeniden incelenmesi anlamına gelmez.
Tahkim Anlaşmasının Geçerliliği
Yabancı hakem kararının tanınması ve tenfizinde taraflar arasında geçerli bir tahkim anlaşmasının bulunması temel meselelerden biridir.
Tahkim anlaşmasının geçersiz olması, hakem heyetinin yetkisiz olduğu sonucunu doğurabilir.
Örneğin taraflardan biri tahkim anlaşmasını imzalamamışsa veya tahkim anlaşması tarafların üzerinde anlaşmadığı bir uyuşmazlığı kapsıyorsa, tenfiz aşamasında bu durum ileri sürülebilir.
Bu nedenle tenfiz mahkemesi, gerekli olduğu ölçüde tahkim anlaşmasının varlığını ve geçerliliğini inceler.
Savunma Hakkının Korunması
Yabancı hakem kararlarının tenfizinde tarafların savunma hakkına uygun şekilde yargılamaya katılabilmiş olmaları önemlidir.
Taraflardan birine tahkim yargılaması hakkında usulüne uygun bildirim yapılmamışsa veya taraf kendisini savunma imkânından ciddi biçimde mahrum bırakılmışsa, hakem kararının Türkiye’de tenfizi reddedilebilir.
Bu düzenlemenin temelinde adil yargılanma ve tarafların usuli haklarının korunması bulunmaktadır.
Özellikle taraflardan birinin tahkim yargılamasından haberdar edilmemesi, delillerini sunmasına izin verilmemesi veya savunmasını hazırlaması için yeterli fırsat verilmemesi tenfiz bakımından önem taşıyabilir.
Tahkim Yargılamasının Usulüne Uygunluğu
Tenfiz aşamasında hakem yargılamasının tarafların anlaşmasına ve uygulanabilir tahkim kurallarına uygun şekilde yürütülüp yürütülmediği de belirli ölçüde incelenebilir.
Hakem heyetinin oluşturulması, tarafların yargılamaya katılması, delillerin sunulması ve kararın verilmesi gibi hususların tarafların anlaşmasına veya uygulanabilir tahkim hukukuna aykırı olması tenfiz bakımından önem taşıyabilir.
Ancak burada da Türk mahkemesinin görevi hakem kararını yeniden yargılamak değildir.
İncelemenin amacı, hakem kararının Türkiye’de tanınması ve tenfiz edilmesini engelleyecek ciddi bir usul aykırılığının bulunup bulunmadığını belirlemektir.
Hakem Kararının Tahkim Anlaşmasının Kapsamını Aşması
Hakem heyetinin yalnızca taraflar arasında yapılan tahkim anlaşması kapsamında kalan uyuşmazlıklar hakkında karar verme yetkisi vardır.
Hakem heyeti tahkim anlaşmasının kapsamını aşarak tarafların hakemlere sunmadığı bir uyuşmazlık hakkında karar vermişse, kararın bu kısmının tanınması veya tenfizi reddedilebilir.
Bununla birlikte, hakem kararının tahkim anlaşması kapsamında bulunan bölümlerinin diğer bölümlerden ayrılabilmesi hâlinde, yalnızca kapsam dışında kalan bölümün tenfiz edilmemesi mümkün olabilir.
Bu durum kısmi tenfiz bakımından önem taşır.
Hakem Heyetinin Oluşumu ve Tahkim Usulü
Hakem heyetinin oluşumunun tarafların anlaşmasına ve uygulanabilir tahkim kurallarına uygun olması gerekir.
Hakemlerin atanması, hakem sayısı, hakemlerin tarafsızlığı ve tahkim yargılamasının yürütülme biçimi bakımından tarafların anlaşmasına aykırılık bulunması, tenfiz aşamasında değerlendirilebilecek hususlar arasındadır.
Ancak her usulî farklılık otomatik olarak tenfiz talebinin reddedilmesine yol açmaz.
İhlalin niteliği ve tarafların temel usuli hakları üzerindeki etkisi dikkate alınır.
Kamu Düzeni
Yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizinde kamu düzeni önemli bir ret sebebidir.
Yabancı hakem kararının Türkiye’de sonuç doğurması Türk kamu düzeninin temel ve vazgeçilmez ilkeleriyle açıkça bağdaşmıyorsa tenfiz talebi reddedilebilir.
Ancak kamu düzeni istisnasının geniş yorumlanmaması gerekir.
Yabancı hukuk kurallarının Türk hukukundan farklı olması veya hakem heyetinin Türk hukukundan farklı bir hukuki değerlendirme yapması tek başına kamu düzenine aykırılık oluşturmaz.
Kamu düzenine aykırılık değerlendirmesinde, kararın Türkiye’de doğuracağı somut sonuçların Türk hukuk düzeninin temel ilkeleriyle bağdaşıp bağdaşmadığı önem taşır.
Hakem Kararının Bağlayıcı Olması
Yabancı hakem kararının tanınması ve tenfizi bakımından kararın taraflar açısından bağlayıcı olması gerekir.
Kararın henüz bağlayıcı hâle gelmemiş olması veya kararın verildiği devlet hukukuna göre geçici nitelikte bulunması, tenfiz talebinin reddedilmesine neden olabilir.
Bu nedenle tenfiz talebinde bulunan tarafın hakem kararının bağlayıcı olduğunu gösteren belgeleri sunması önemlidir.
Hakem Kararının İptal Edilmiş Olması
Yabancı hakem kararının verildiği ülkede iptal edilmiş olması, Türkiye’de tanıma ve tenfiz bakımından önemli sonuçlar doğurabilir.
Hakem kararının verildiği ülke mahkemesi tarafından iptal edilmesi hâlinde, kararın artık o hukuk düzeninde bağlayıcı olmaması veya hukuki varlığının ortadan kalkması söz konusu olabilir.
Bu durumda Türk mahkemesinin yabancı hakem kararının tenfizini değerlendirirken kararın iptal edilmiş olmasını dikkate alması gerekir.
Dolayısıyla hakem kararının verildiği ülkedeki iptal davası ve iptal kararı, tenfiz sürecinde ayrıca incelenmesi gereken önemli hususlardandır.
Tanıma ve Tenfiz Davasında Görevli Mahkeme
Yabancı hakem kararlarının Türkiye’de tanınması ve tenfizi bakımından görevli mahkeme, uygulanacak hukuk kaynağına ve somut olayın niteliğine göre belirlenmelidir.
Özellikle MÖHUK hükümlerinin uygulanması hâlinde, yabancı hakem kararının Türkiye’de tanınması ve tenfizine ilişkin hükümler dikkate alınır.
Taraflar, hakem kararının Türkiye’de doğuracağı sonuca göre tanıma veya tenfiz talebinde bulunabilirler.
Tenfiz Talebinde Bulunabilecek Kişiler
Yabancı hakem kararının Türkiye’de tenfiz edilmesinde hukuki yararı bulunan taraf tenfiz talebinde bulunabilir.
Genellikle hakem kararında lehine hüküm verilen taraf, kararın Türkiye’de icra edilmesini sağlamak amacıyla tenfiz talebinde bulunur.
Örneğin yabancı hakem heyeti bir şirketin diğer şirkete belirli miktarda ödeme yapmasına karar vermişse, alacaklı şirket Türkiye’de bulunan malvarlığı üzerinde icra işlemi yapabilmek amacıyla tenfiz talebinde bulunabilir.
Tenfiz İçin Gerekli Belgeler
Yabancı hakem kararının Türkiye’de tenfizi için kararın ve tahkim anlaşmasının gerekli belgelerinin mahkemeye sunulması gerekir.
Özellikle:
- hakem kararının aslı veya usulüne uygun onaylanmış örneği,
- tahkim anlaşmasının aslı veya usulüne uygun onaylanmış örneği,
- gerekli hâllerde kararın bağlayıcı veya kesin olduğunu gösteren belge,
- belgelerin Türkçe tercümeleri,
- gerekli authentication veya apostille belgeleri
tenfiz sürecinde önem taşır.
Belgelerin hangi şekilde sunulacağı, uygulanacak milletlerarası sözleşmeye ve ilgili Türk hukukuna göre değişebilir.
Revizyon Yasağı
Yabancı mahkeme kararlarının tenfizinde olduğu gibi yabancı hakem kararlarının tenfizinde de revizyon yasağı temel ilkelerden biridir.
Türk mahkemesi, hakem heyetinin uyuşmazlığın esasına ilişkin değerlendirmesini baştan yapamaz.
Örneğin hakem heyetinin bir sözleşmeyi yorumlama biçiminin Türk hukukundaki yorumdan farklı olması, tek başına hakem kararının tenfiz edilmemesi için yeterli değildir.
Türk mahkemesi esas olarak tanıma ve tenfiz şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini inceler.
Bu nedenle tenfiz yargılaması, hakem kararına karşı yeni bir istinaf veya temyiz incelemesi değildir.
Kısmi Tenfiz
Hakem kararının yalnızca belirli bölümlerinin tenfiz şartlarını taşıması hâlinde kısmi tenfiz gündeme gelebilir.
Örneğin hakem heyeti birden fazla talep hakkında karar vermiş ve bu taleplerden yalnızca biri tahkim anlaşmasının kapsamı dışında kalmışsa, diğer bölümlerin tenfizi mümkün olabilir.
Bu durumda tenfiz mahkemesi, tenfiz edilebilecek bölümlerin diğer bölümlerden ayrılıp ayrılamayacağını değerlendirebilir.
Hakem Kararının Türkiye’de İcra Edilmesi
Yabancı hakem kararının Türkiye’de tenfiz edilmesinin temel sonucu, kararın Türk icra sistemi içerisinde uygulanabilir hâle gelmesidir.
Tenfiz kararından sonra hakem kararında lehine hüküm verilen taraf, Türk icra makamlarına başvurarak borçlunun Türkiye’deki malvarlığına karşı cebri icra işlemlerini başlatabilir.
Bu durum özellikle uluslararası ticari uyuşmazlıklarda büyük önem taşır. Çünkü borçlunun malvarlığı farklı ülkelerde bulunabilir ve alacaklının hakkını etkili biçimde elde edebilmesi, hakem kararının ilgili ülkelerde tanınmasına ve tenfiz edilmesine bağlı olabilir.
Tanıma ve Tenfizin Uluslararası Tahkim Bakımından Önemi
Yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizi, milletlerarası tahkim sisteminin etkinliğinin temel unsurlarından biridir.
Tarafların tahkim yolunu tercih etmelerinin en önemli nedenlerinden biri, hakem kararının yalnızca tahkim yerinde değil, borçlunun malvarlığının bulunduğu diğer ülkelerde de uygulanabilmesini sağlamaktır.
New York Sözleşmesi gibi uluslararası düzenlemeler, hakem kararlarının farklı hukuk sistemlerinde tanınmasını ve tenfizini kolaylaştırarak uluslararası ticaretin güvenliğini desteklemektedir.
Bu nedenle tahkim anlaşmasının hazırlanması kadar, hakem kararının hangi ülkelerde ve hangi şartlarla uygulanabileceğinin önceden değerlendirilmesi de önemlidir.
Milletlerarası Sözleşmelerin Önceliği
Yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizinde Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşmeler özel önem taşımaktadır.
Özellikle New York Sözleşmesi uygulanabilir olduğunda, sözleşmenin tanıma ve tenfize ilişkin hükümleri dikkate alınır.
Bu nedenle yabancı hakem kararının Türkiye’de tenfizi incelenirken öncelikle kararın hangi ülkede verildiği, bu ülkenin Türkiye ile arasında uygulanabilir bir milletlerarası sözleşme bulunup bulunmadığı ve söz konusu sözleşmenin somut olaya uygulanıp uygulanamayacağı belirlenmelidir.
New York Sözleşmesi Kapsamındaki Ret Sebepleri
New York Sözleşmesi, yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizinin reddedilebileceği belirli durumları düzenlemektedir.
Bu kapsamda özellikle:
- taraflardan birinin tahkim anlaşmasını yapma ehliyetinin bulunmaması,
- tahkim anlaşmasının geçersiz olması,
- taraflardan birinin tahkim yargılamasından usulüne uygun şekilde haberdar edilmemesi,
- tarafın savunma hakkının kısıtlanması,
- hakem kararının tahkim anlaşmasının kapsamını aşması,
- hakem heyetinin oluşumunun veya tahkim usulünün tarafların anlaşmasına aykırı olması,
- hakem kararının taraflar açısından henüz bağlayıcı olmaması,
- hakem kararının verildiği ülkede iptal edilmiş veya uygulanmasının durdurulmuş olması
gibi durumlar tanıma ve tenfizin reddedilmesine neden olabilir.
Bunun yanında, uyuşmazlığın tahkime elverişli olmaması veya kararın tanınması ve tenfizinin ilgili devletin kamu düzenine aykırı olması da ret sebebi oluşturabilir.
Tahkime Elverişlilik
Yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizinde tahkime elverişlilik ayrıca önem taşır.
Her uyuşmazlığın hakemler tarafından çözülmesi mümkün değildir. Bazı uyuşmazlıkların niteliği gereği yalnızca devlet mahkemeleri tarafından görülmesi gerekebilir.
Bu nedenle yabancı hakem kararının Türkiye’de tenfizi sırasında uyuşmazlığın Türk hukukuna göre tahkime elverişli olup olmadığı incelenebilir.
Uyuşmazlığın tahkime elverişli olmaması hâlinde yabancı hakem kararının Türkiye’de tanınması veya tenfizi reddedilebilir.
Kamu Düzeni ile Tahkime Elverişlilik Arasındaki İlişki
Kamu düzeni ve tahkime elverişlilik, yabancı hakem kararlarının tenfizinde birbirini tamamlayan önemli sınırlamalardır.
Kamu düzeni, yabancı hakem kararının Türkiye’de doğuracağı sonuçların Türk hukuk düzeninin temel ilkelerine aykırı olmasını engellerken, tahkime elverişlilik belirli uyuşmazlıkların hakemler tarafından çözülüp çözülemeyeceğini belirler.
Bu nedenle tenfiz mahkemesi her iki hususu da somut olayın özelliklerine göre değerlendirmelidir.
Sonuç
Yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizi, milletlerarası ticaret ve tahkim hukukunun en önemli konularından biridir.
Tanıma, yabancı hakem kararının Türkiye’de hukuki sonuç doğurmasının kabul edilmesini; tenfiz ise yabancı hakem kararının Türkiye’de icra edilebilir hâle getirilmesini ifade eder.
Türk hukukunda bu konuda MÖHUK, MTK ve Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşmeler birlikte önem taşımaktadır. Özellikle New York Sözleşmesi, yabancı hakem kararlarının uluslararası alanda tanınması ve tenfizi bakımından temel düzenlemelerden biridir.
Tenfiz incelemesinde özellikle tahkim anlaşmasının geçerliliği, hakem heyetinin yetkisi, savunma hakkının korunması, tahkim usulünün uygunluğu, hakem kararının tahkim anlaşmasının kapsamını aşıp aşmadığı, kararın bağlayıcılığı, kararın iptal edilip edilmediği, tahkime elverişlilik ve kamu düzeni gibi hususlar önem taşır.
Bununla birlikte Türk mahkemesi, yabancı hakem kararının esasını yeniden inceleyemez. Revizyon yasağı gereği, tenfiz mahkemesinin görevi hakem heyetinin uyuşmazlık hakkında doğru veya yanlış karar verip vermediğini yeniden değerlendirmek değil, kararın Türkiye’de tanınması ve tenfiz edilmesi için gerekli şartların mevcut olup olmadığını belirlemektir.
Sonuç olarak yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizi, tarafların uluslararası tahkim yoluyla elde ettikleri hakların farklı devletlerde etkili biçimde uygulanabilmesini sağlayan temel mekanizmadır. Özellikle uluslararası ticari sözleşmelerde tahkim şartının hazırlanması sırasında yalnızca tahkim yerinin değil, hakem kararının ileride uygulanacağı ülkelerin tanıma ve tenfiz kurallarının da dikkate alınması büyük önem taşımaktadır.