YAT SİGORTALARI VE KAPSAMI
Yat sigortaları ve kapsamı deniz sigortacılığı bakımından önemli konulardan biridir.
4490 sayılı Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunu madde 2’de “yat” şu şekilde tanımlanmıştır: “Yat tipinde inşa edilmiş, gezi ve spor amacıyla yararlanılan, taşıyacakları yatçı sayısı otuz altıyı geçmeyen, yük ve yolcu gemisi niteliğinde olmayan, turizm şirketi envanterlerinde kayıtlı ve tonilato belgelerinde ‘Ticarî Yat’ olarak belirtilen deniz araçları.”
Gemiler, TTK madde 931’de düzenlenmiştir. TTK 931’e göre bir şeyin gemi sayılabilmesi için tahsis edildiği amaç suda hareketi gerektirmeli, yüzme özelliğine sahip olmalı, pek küçük olmamalı ve kendi makinesiyle hareket etmek zorunda olmayan şeyler gemi niteliği taşır. Yatlar eğer bu 4 unsuru birlikte sağlarsa gemi niteliği kazanırlar. Yatlar, ticari yatlar ve özel yatlar olmak üzere ayrılırlar. Ticari yatlar para kazanma amacı taşırken özel yatlar para kazanma amacı taşımaz.
Yat sigortaları; tipi, boyutu ve kullanım amacı ne olursa olsun (motor yat, yelkenli, katamaran veya mega yat) tüm deniz araçlarının fiziki varlığını, teknik donanımlarını ve üçüncü şahıslara karşı doğabilecek mali sorumluluklarını uluslararası kabul görmüş esaslar çerçevesinde güvence altına alan geniş kapsamlı bir mal sigortası türüdür. Yat sigortaları, sigortacı ve sigorta ettirenin aksi yönde bir anlaşma olmadıkça karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanıyla kurulur ve bir şekil şartı yoktur.
Yat sigortası yapma bazen zorunlu şekilde bazen ise ihtiyari şekilde yapılır. Zorunlu sigortada amaç üçüncü kişileri korumaktır fakat zorunlu şekilde sigorta yapılması anayasa madde 48’de yer alan sözleşme özgürlüğüne aykırıdır.
Uygulamada yönetmelik ve tebliğle yapılan zorunlu sigorta düzenlemeleri anayasa madde 48’deki sözleşme özgürlüğüne ve temel hak ve hürriyetlerin yalnızca kanunla sınırlanması gerektiğinden anayasa madde 13’e aykırıdır.
Turizm Teşvik Kanunu madde 29/5 ‘te ‘’Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca düzenlenen denize elverişlilik belgesinde kapasitesi on ikiden fazla olan deniz turizmi araçları, 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun madde 1259’da sigorta gereklerine tabidir.’’ demiştir. Bu sebeple TTK 1259 ‘da düzenlenen zorunlu sigorta yatlar bakımından da uygulanır. Özel yatlar sayılmadığından özel yatlarda bu madde uygulanmayacaktır.
TTK madde 1259’da ‘’On ikiden fazla yolcu taşımak için ruhsat almış bir gemi ile yolcu taşındığı takdirde, taşımanın tamamını veya bir kısmını üstlenen veya gerçekleştiren bütün taşıyanlar, yolcuların ölümünden veya yaralanmalarından doğabilecek sorumluluklarına karşı sigorta yaptırmakla yükümlüdürler.’’ diyerek yatları da kapsamına alacak şekilde zorunlu sigorta yükümlülüğü yüklemiştir. Maddenin lafzında herhangi bir kaza diyerek sorumluluk geniş tutulmuştur. Yani kişi herhangi bir şekilde gemi içinde kazaya uğrarsa yat sahibi zorunlu olarak sorumlu tutulacaktır. Bu madde kapsamında yatlar için uygulamada problem doğuran şey kısa süreli yat alımlarında meydana gelmiş kazada bunu kimin yapacağına dair problemler vardır. Donatan, işleten, akdi taşıyan bu madde kapsamında sorumlu sayıldığından sözleşmeyi yapan tarafta sorumludur.
Her ne kadar yat sigortaları bazı hallerde zorunlu olsa da uygulamada büyük ölçüde ihtiyari nitelikte yapılmaktadır.
Yat sigortaları, yatların karşılaşabileceği maddi zararları, sorumluluk risklerini ve çeşitli denizcilik tehlikelerini güvence altına alan sigorta türleridir. Yat sigortalarının kapsamı genel olarak iki ana bölüme ayrılır: tekne (gövde) sigortası ve sorumluluk sigortası. Tekne sigortası, yatın kendisinde meydana gelebilecek fiziksel hasarları kapsar. Bu kapsamda çarpışma, karaya oturma, batma, fırtına, yangın, hırsızlık ve benzeri nedenlerle oluşan zararlar teminat altına alınabilir. Ayrıca bazı poliçelerde makine, elektronik ekipmanlar, navigasyon cihazları ve teknede bulunan özel donanımlar da ek teminatlarla sigorta kapsamına alınabilir.
Yat sigortalarının ikinci temel bölümü olan sorumluluk sigortası, yat sahibinin veya kullanıcısının üçüncü kişilere karşı doğabilecek hukuki ve mali sorumluluklarını güvence altına alır. Başka bir tekneye, marinaya, iskeleye veya çevreye verilen zararlar ile üçüncü kişilerin yaralanması ya da hayatını kaybetmesi sonucu ortaya çıkabilecek tazminat talepleri bu kapsamda değerlendirilebilir. Bunun yanında bazı yat sigortalarında kurtarma masrafları, enkaz kaldırma giderleri, hukuki koruma, kişisel eşyalar ve yolculara yönelik ferdi kaza teminatları gibi ek güvenceler de bulunabilir.
İhtiyaca göre poliçeye ek teminatlar eklenebilir. Örneğin teknedeki kişisel eşyaların çalınması, hassas elektronik cihazların bozulması, teknik sebeplerle oluşabilecek makine kırılmaları veya yelkenli teknelerin yarış sırasında alacağı riskler ek ödemelerle güvenceye alınabilir. Ancak her sigortada olduğu gibi burada da bazı istisnalar vardır: Teknenin bakımsızlık nedeniyle çürümesi veya eskimesi, ehliyetsiz ya da alkollü kullanım sonucu oluşan kazalar ve poliçede izin verilen deniz sınırlarının dışına çıkılması gibi durumlar sigorta kapsamı dışında kalır. Kasten poliçe dışına çıkılması durumunda sigortacının sorumluluğu da ortadan kalkar.
Yat sigortası poliçelerinin kapsamı, teminat istisnaları ve hasar sürecine ilişkin hakların doğru şekilde değerlendirilmesi için deniz ticaret hukuku alanında deneyimli bir avukata danışılması önem taşır. Erken aşamada alınacak hukuki destek, sürecin etkin şekilde yürütülmesine ve olası hak kayıplarının önlenmesine katkı sağlayabilir.