Anonim Ortaklıkta Sermaye Arttırımı
Sermaye artırımı, anonim ortaklıkta bir ana sözleşme değişikliğidir. Bu nedenle sermaye artırımına GK karar
verir(456/2). Önce sermaye artırımları için ortak bazı hükümler var(456-457). Esas sermaye sisteminde
sermaye artırımı bakımından 459’da özel bir hüküm getirilmiştir.
Esas sermaye sisteminde sermaye artırımı için önemli bir ön koşul, 456/1’de düzenlenmiştir. Buna göre,
payların nakdi bedellerinin tamamı ödenmedikçe sermaye artırılamaz. Sermayeye oranla önemli sayılmayan
tutarların ödenmemiş olması sermaye artırımını engellemez. Şarta uyulmamışsa, esas sermaye artırımı için
alınan GK kararı ve buna dayalı olarak yapılan işlemler batıldır. Ayrıca bu işlemler nedeniyle ortaya çıkan
zararlardan dolayı YK üyelerinin sorumluluğu doğabilir.
Sermaye artırımı bakımından YK sözleşme değişikliği taslağını hazırlayacaktır. Taslak, halihazırdaki sözleşme
metni ve değişiklik metnini içermeli ve YK tarafından 390’a uygun olarak karara bağlanmalıdır. Ortaklık izne
bağlı ise, taslak Bakanlığa izin için gönderilir. Bu izni takiben, diğer ortaklıklarda hazırlanan ve kararlaştırılan
taslaktan sonra YK, TTK 453 ve 414’e göre, GK’u toplantıya çağırır. İlanlarda ana sözleşmenin eski ve yeni metni
birlikte yer alır.
GK’un sermaye artırımı kararının alınacağı GK toplantısına Bakanlık temsilcisinin katılması zorunludur.
Sözleşmeyi değiştirerek sermaye artırımı kararı 421/1’deki yetersayılar aranır. Buna göre ana sözleşmede
ağırlaştırıcı hüküm yoksa, ortaklık sermayesinin en az yarısının temsil edildiği GK’da, toplantıda mevcut oyların
çoğunluğu ile sermaye artırımı kararı alınır. Bu yetersayı elde edilemezse, en geç 1 ay içinde, ikinci bir toplantı
yapılabilir. İkinci toplantıda toplantı yetersayısı olarak, ortaklık sermayesinin en az üçte biri aranır.
(2) Artırıma, esas sermaye sisteminde 459 uncu maddeye göre genel kurul; kayıtlı sermaye sisteminde, 460
ıncı madde gereğince, yönetim kurulu karar verir. Esas sözleşmenin ilgili hükümlerinin, gerekli olduğu
hâllerde izni alınmış bulunan değişik şekli, genel kurulda değiştirilerek kabul edilmişse, bunun Gümrük ve
Ticaret Bakanlığınca onaylanması şarttır. (456/2)
Sermaye artırımı kararı gerekli kanuni yetersayılarla alırsa ve artırım, imtiyazlı pay sahiplerinin hukuki
durumlarını etkiliyorsa, imtiyazlı pay sahipleri özel kurulunun 454’de belirtilen sermaye artırım kararını
onaylaması gerekir.
GK kararı alındıktan ve özel kurul da bunu onayladıktan sonra, artan sermaye taahhüt edilir. Kanun koyucu buna
“iştirak taahhüdü” denir. İştirak taahhüdü ortaklarca rüçhan hakkının kullanılması ile de olabililr, onların bu
haklarını kullanmamaları veya rüçhan hakkının kullanımının yasaklanması halinde, üçüncü kişilerce de
gerçekleştirilebilir. Her zaman iştirak taahhüdünde bulunmaya gerek yoktur.
İştirak taahhüdü yeni pay almaya ilişkin 461’e göre, kayıtsız, şartsız ve yazılı yapılır. Yazılı şekle uyulmadan veya
şarta bağlı olarak yapılan taahhütler geçerli değildir.
İştirak taahhüdüne kuruluş kuralları kıyasen uygulanır. İştirak taahhüdü ayni veya nakdi olabilir. Ayni sermaye
bakımından özellikle 342’de sermaye olarak getirilebilecek değerlere ilişkin sınırlamalara dikkat edilmeli ve
343’e göre değer biçilmesine ilişkin ilke ve esaslara uyulmalıdır. Nakdi sermaye taahhüt edilmişse, 344-345
uygulanır.
İşlemler gerçekleştirildikten sonra, YK bir beyanda bulunur. Bu beyan, bilgiyi açık, eksiksiz, doğru ve dürüst bir
şekilde verme ilkesine göre hazırlanmalıdır. Beyanda neler bulunmalı,457/2’de belirtilmiştir. Beyanın, yanlış,
hileli,sahte, gerçeğe aykırı olması durumunda, 549’un uygulanacağı unutulmamalıdır.
(3) Artırım, genel kurul veya yönetim kurulu kararı tarihinden itibaren üç ay içinde tescil edilemediği
takdirde, genel kurul veya yönetim kurulu kararı ve alınmışsa izin geçersiz hâle gelir ve 345 inci maddenin
ikinci fıkrası uygulanır. (456/3)
Sermaye artırımında 353,354,355/1 kıyasen uygulanır. Tescilden itibaren 3 aylık sürenin geçmesi üzerine
353/1’e göre, tüm hukuka aykırılıklar iyileşecektir. Ancak 456/4’de, 355/1’e yapılan atıf çok anlamsızdır.
Sermaye artırımlarının tescili bakımından 456/5 gereğince, 455 uygulanır ve bu halde de tescil dış ilişki
bakımından kurucu niteliktedir.
GK’un kanuni yetersayılar oluşmamasına rağmen, almış olduğu kararlar YOK hükmündedir.
456/4’de, 353 sermaye artırımlarında da uygulanır. Bunun sonucu olarak, sermaye artırımı kararının 456/5 ve
455’e göre tescilinden sonra, sadece 353/4’e göre, 3 aylık süre içinde iptal edileebileceği ileri sürülebilir. Çünkü
353/1 tescilden sonra yokluk veya butlan kararı verilemeyeceğini söylemektedir.
Dava, 3 aylık süre geçtikten sonra açılsaydı, GK’un sermaye artırımı kararının hükümsüzlüğünün tespiti davası
açılamazdı. Normalde yokluk her daim ileri sürülebilirken, burada istisnai olarak kararın yokluğu sermaye
artırımınlarında bu olanak 353 ile ve 353/4’de düzenlenen 3 aylık süreyle sınırlandırılmış olmaktadır.
Temel Sonuç → Anonim ortaklıkta sermaye artırımı bir sözleşme değişikliğidir. Bu nedenle esas sermaye
sisteminde sermaye artırımına, sözleşme değişikliği yapmaya yetkili organ olan GK karar verir. Sermaye artırımı,
ortaklığın sermayeye ilişkin kuruluş işlemlerinin tekrar edilmesini gerektirir. Bu nedenle kanun koyucu, sermaye
artırımında pek çok yerde anonim ortaklığın kuruluş işlemlerine göndermeler yapmıştır.
• ANONİM ORTAKLIKTA KAYITLI SERMAYE SİSTEMİNDE SERMAYE ARTIRIMI
Esas sermaye sistemi yerine, ortaklık ana sözleşmesinde kural bulunması şartıyla “kayıtlı sermaye sistemi”
benimsenebilir.
Tic. Bak. Tarafından bir tebliğ çıkarılmıştır(Kayıtlı Sermaye Sistemine İlişkin Tebliğ).
3 temel kavram;
“Kayıtlı Sermaye” → Kayıtlı sermaye, taahhüt edilen ve konulan gerçek anlamda bir sermaye olmayıp, ana
sözleşme gereğince, YK tarafından sermaye artırımı yetkisinin kullanılabileceği üst sınırı gösteren soyut bir
rakamdır. Kayıtlı sermaye ne ödenmiştir ne de ödeneceği taahhüt edilmiştir. Kayıtlı sermayenin ortaklık ana
sözleşmesinde yer alması gerekir. Kayıtlı sermaye tavanı başlangıç sermayesinin 5 katından fazla olamaz.
“Başlangıç Sermayesi” → Başlangıç sermayesi, kuruluşta ve kayıtlı sermaye sistemine ilk geçildiğinde haiz
olunması zorunlu sermayeyi ifade eder. Bu sermaye miktarı, 100bin TL’den aşağı olamaz ve tamamının
ödenmesi gerekir. 332/2’deki kural, kuruluşta kayıtlı sermaye sistemini seçen ortaklıklar bakımından nakdi
sermayenin peşin getirilmesine neden olur ve 344’e istisna teşkil eder.
“Çıkarılmış Sermaye” → Çıkarılmış sermaye, çıkarılmış payların tamamının itibari değerlerinin toplamını ifade
eder. Anonim ortaklık sonradan kayıtlı sermaye sistemine geçecekse, çıkarılmış sermayenin tamamının ödenmiş
olması ve sermayenin karşılıksız kalmaması zorunludur.
Kayıtlı sermaye sistemine geçişin şartları ve kayıtlı sermaye sisteminin özellikleri;-Bir anonim ortaklığın kayıtlı sermaye sistemine geçmesi için ilk şart, Tic.Bak.’dan alınacak izindir.
-İzinden sonra, GK toplantıya çağrılmalı ve ortaklık sözleşmesinde değişiklik yapılmalıdır. Bu değişikliklerde,
başlangıç sermayesi, kayıtlı sermaye tavanı, yetki süresi ve YK’nun sermaye artırım kararının nasıl ilan edileceği
hususları düzenlenmelidir. En başta bu sistem benimsenmişse sözleşmede zaten bunlar yer alır, değişikliğe
gerek olmayacaktır.
-Kayıtlı sermaye sisteminde YK’nun yetkileri 2 açıdan sınırlanmıştır. İlki, kayıtlı sermaye tavanıdır, diğeri de
YK’nun sermaye artırımı yetkisinin en fazla 5 yıl süreyle yani zamanla sınırlanmasıdır.
Kayıtlı sermaye sisteminin en temel özelliği kendisini sermaye artırımında gösterir. Buna göre, anonim ortaklık
ana sözleşmesinde yer alan kayıtlı sermaye tavanına kadar, YK tarafından sermaye artırımı yetkisi kullanılabilir.
Kayıtlı sermaye sisteminde, artık esas sermaye sistemindeki artırımlarda olduğu gibi, GK’u toplantıya çağırmaya
gerek yoktur.
YK kural olarak ortaklık sözleşmesinde öngörülen yetki tavanını aşan bir sermaye artırımı yapamaz. Ancak
YK’nun yaptığı artırımlarla sözleşmede yer alan tavana ulaşılmışsa, yeni bir tavan belirlenebilir. Bir tavan
belirlenmedikçe YK kararıyla sermaye artırımı yoluna gidilemez. Kayıtlı sermaye tavanının yükseltilmesi,
sermaye artırımı değildir ve dolayısıyla YK’nun bu hususta herhangi bir yetkisi yoktur. Kayıtlı sermaye tavanının
değiştirilmesi sözleşme değişikliği olarak GK’un yetkisindedir. 452 vd.kuralları uygulanmalıdır. 421/1’deki
düzenlemenin ve oradaki yetersayıların kayıtlı sermaye tavanının artırımında da uygulanması zorunludur. Tavan
artırımına ilişkin GK toplantısında Bakanlık temsilcisi de bulunacaktır.
YK istisnalar dışında yetkisi olmadığı halde, ana sözleşmede yer alan kayıtlı sermaye tavanını aşan bir şekilde
sermaye artırımı yoluna giderse, bu YK kararı batıldır. Geçersizlik, tavanın aşıldığı oranda söz konusu olabilir.
Diğer organların devredilmez yetkilerine giren ve bu yetkilerin devrine ilişkin YK kararları batıldır.
YK’nun sermaye artırım yetkisi, sadece ortaklık ana sözleşmesinde yer alan kayıtlı sermaye tavanıyla değil, aynı
zamanda zamanla da sınırlanmıştır. 460/1’e göre, YK’na kayıtlı sermaye tavanına kadar artırım yapma yetkisi en
çok 5 yıl için tanınabilir. Kayıtlı sermaye sisteminde GK, en fazla 5 yılda bir kayıtlı sermaye sisteminin işleyişinni
gözden geçirmek zorunda kalmaktadır. Süre dolduktan sonra, GK tarafından sözleşme değişikliği yaparak
sürenin yenilenebilmesi olanaklıdır.
Kayıtlı sermaye sistemini benimsemiş, aile tipi kapalı anonim ortaklıklarda da, sermaye artırımı için, 456’nın
uygulanması gerekir. 456/1’e göre, kayıtlı sermaye sistemini benimsemiş ortaklıklarda da, payların nakdi
bedelleri tamamen ödenmedikçe, sermaye artırılamaz. 456’ya uymadan YK sermaye artırımı yoluna giderse, bu
artırım kararı geçersiz olur.
Kayıtlı sermaye sisteminde de bir sözleşme değişikliği söz konusudur. Ancak bu değişiklik, YK tarafından yapılır.
408/2,a’nın bir istisnasıdır. YK sermaye artırımı için, önce 460/2’de içeriği belirtilen bir karar almalı ve kararını
ilan etmelidir.
Kayıtlı sermaye sisteminde GK tarafından alınan bazı kararlar, imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını ihlal edebilir.
Bu kararların uygulanması için, özel kurulun onayına ihtiyaç olacaktır.
Kayıtlı sermaye sisteminde, YK’nın artırım kararından sonra, çıkarılacak yeni payların taahhüdü, ödenmesi
gereken en az nakdi tutar, ayni sermaye konulması ve diğer konular hakkında 459 kıyasen uygulanır. İştirak
taahhütleriyle, YK kararıyla artan sermaye miktarı taahhüt edilir. İştirak taahhüdü, kayıtsız, şartsız ve yazılı
yapılır ve taahhütnamede 459/2’de belirtilen hususlar yer alır. İştirak taahhüdü ile ayni veya nakdi sermaye
taahhüdünde bulunabilir. 459/3 de kıyasen uygulanır.
YK artırım sırasında, imtiyazlı veya itibari değerinin üzerinde pay çıkarabilir veya pay sahiplerinin rüçhan
haklarını sınırlandırabilir. Ancak bunun için YK’na ana sözleşmeyle, yetki verilmiş olması zorunludur.
YK 457’deki beyanda bulunacaktır.
Kayıtlı sermaye sisteminde YK GK’un yerine geçerek karar alır. Bu kararlara karşı pay sahipleri ve YK üyeleri,
iptal davası açabilirler(460/5). Ağır ihlal halinde de duruma göre butlan veya yokluk söz konusu olabilir.
Sermaye artırımı tamamlanınca, YK çıkarılmış sermayeyi gösteren ana sözleşmenin sermaye maddesini ticaret
siciline tescil ettirir. Artırım, üçüncü kişilere karşı yapılacak tescil ile tamam olur. 456/3’e göre, artırım YK
kararından itibaren 3 ay içinde tescil ettirilmelidir. Yoksa, alınan YK kararı geçersiz hale gelir.
353 kıyasen uygulanır. 3 aylık süre geçince, YK kararının butlanı ve yokluğu iddia edilemez, iyileşirler.
Gerekli şartları yitiren anonim ortaklıkların yine Bakanlığın izniyle sistemden ayrılmaları olanaklıdır, ayrıca
Bakanlık tarafından sistemden çıkarılmaları da olanaklıdır.
Kayıtlı sermaye sisteminde rüçhan hakkının kullanılması, 460/2’de düzenlenmiştir.
YK, artırım kararında rüçhan hakkının kullanım şartlarını, süresini ve sınırlanıp sınırlanmadığını belirtir. Rüçhan
hakkını sınırlandırabilmesi için, YK’nun ana sözleşmede yetkilendirilmiş olması gerekir. YK’nun yetkisi sınırsız
değildir. 461/2’ye göre, YK rüçhan hakkını ancak haklı sebeplerin varlığı halinde sınırlandırabilir. Haklı sebep,
özellikle halka arz, işletmelerin işletme kısımlarının, iştiraklerin devralınması ve işçilerin ortaklığa katılmalarıdır.
(2) Genel kurulun, sermayenin artırımına ilişkin kararı ile pay sahibinin rüçhan hakkı, ancak haklı sebepler
bulunduğu takdirde ve en az esas sermayenin yüzde altmışının olumlu oyu ile sınırlandırılabilir veya
kaldırılabilir. Özellikle, halka arz, işletmelerin, işletme kısımlarının, iştiraklerin devralınması ve işçilerin
şirkete katılmaları haklı sebep kabul olunur. Rüçhan hakkının sınırlandırılması ve kaldırılmasıyla, hiç kimse
haklı görülmeyecek şekilde, yararlandırılamaz veya kayba uğratılamaz. Nisaba ilişkin şart dışında bu hüküm
kayıtlı sermaye sisteminde yönetim kurulu kararına da uygulanır. Yönetim kurulu, rüçhan hakkının
sınırlandırılmasının veya kaldırılmasının gerekçelerini; yeni payların primli ve primsiz çıkarılmasının
sebeplerini; primin nasıl hesaplandığını bir rapor ile açıklar. Bu rapor da tescil ve ilan edilir.(461/2).
Kayıtlı sermaye sisteminde, YK, rüçhan hakkının kaldırılmasının veya sınırlandırılmasının gerekçelerini, yeni
payların primli ve primsiz çıkarılmasının sebeplerini, primin nasıl hesaplandığını bir rapor ile açıklar. Bu rapor
tescil ve ilan edilir.
460/5’e göre, pay sahipleri ve YK üyeleri iptal davası açabilirler. Ortakların iptal davası açma yetkileri
bakımından, haklarının ihlal edilmesi zorunluluğu yoktur.
445’den farklı olarak kayıtlı sermaye sisteminde YK kararlarının iptali davası açma hakkı, 1 aylık hakdüşürücü
süreye bağlanmıştır. Bu süre 460/2 gereğince yapılacak ilanı tarihinden itibaren başlar. İptali gerektiren
sebepler için 445’e gönderme yapar. Alınan YK kararı, kanuna, ana sözleşmeye veya obj.iyiniyet kurallarına
aykırı olmalıdır. GK kararlarının iptaline ilişkin 448-451 düzenlemeleri YK kararları aleyhine açılacak iptal
davalarında da kıyasen uygulanır.
Kayıtlı sermaye sisteminde YK ortaklık sözleşmesinde yer alan kayıtlı sermaye tavanına kadar
sermayeyi artırabilir. Ancak ana sözleşmede yer alan tavanın artırılabilmesi, sözleşme değişikliği niteliğinde
olduğundan GK’un yetkisindedir. Kayıtlı sermaye sisteminde GK’a ait bazı yetkiler YK’na tanınmakta, YK sermaye
artırımı kararı bakımından GK’un yerine geçmektedir. Bu nedenle kanun koyucu bu sistem çerçevesinde alınan
YK kararları aleyhine iptal davası açılabileceğini ve bunun şartlarını ayrıca düzenlemiştir.
Avukatın Önemi
Anonim ortaklıklarda (A.Ş.) esas sermaye sistemi, şirket sermayesinin sabit olduğu ve artırım veya azaltım gibi değişikliklerin doğrudan Ana Sözleşme değişikliği gerektirdiği sistemdir (Kayıtlı sermaye sisteminden temel farkı budur).
Esas sermaye sisteminde sermaye artırımı; Türk Ticaret Kanunu (TTK), Sermaye Piyasası Kanunu (halka açık şirketler için), vergi mevzuatı ve Ticaret Sicili Yönetmeliği kurallarının kesişim noktasındaki son derece teknik ve şekli bir hukuki süreçtir. Bu süreçte uzman bir şirketler hukuku avukatının bulunması, sermaye artırımının iptal edilmesini veya yönetim kurulunun tazminat sorumluluğuna girmesini engeller.
1. Esas Sermaye Sisteminde Sermaye Artırımı Adımları
Usulüne uygun bir sermaye artırımı gerçekleştirmek için takip edilmesi gereken temel prosedürler şunlardır:
-
Ön Şart (TTK m. 456/1): Önceki sermayenin tamamının ödenmiş olması (payların itibari değerlerinin tamamen ödenmiş olması) şarttır.
-
Yönetim Kurulu Hazırlığı: Yönetim kurulu, sermaye artırımının gerekçelerini ve payların çıkarma değerini içeren bir rapor hazırlar.
-
Genel Kurul Kararı: Esas sermaye sisteminde sermaye artırımı ana sözleşme değişikliği gerektirdiğinden, Genel Kurul kararı şarttır. TTK m. 421 uyarınca belirli toplantı ve karar nisaplarına uyulmalıdır.
-
Ödeme Yükümlülüğü: Nakden artırılan sermayenin en az %25’i tescilden önce bankaya yatırılmalı, kalanı ise tescili izleyen 24 ay içinde ödenmelidir.
2. Sermaye Artırımında Avukatın Önemi ve Kritik Rolü
Sermaye artırımı işlemleri sırasındaki tek bir usul hatası; ortakların açacağı Genel Kurul Kararının İptali Davası (TTK m. 445), Batıl Sayılma (TTK m. 447) veya Ticaret Sicili’nin tescil talebini reddetmesi ile sonuçlanabilir.
A. Rüçhan Haklarının (Yeni Pay Alma Hakkı) Korunması
Sermaye artırımlarında en büyük hukuki uyuşmazlık mevcut ortakların rüçhan haklarının sınırlandırılması veya kaldırılması (TTK m. 461) durumunda yaşanır.
-
Avukatın Rolü: Rüçhan hakkının kaldırılması için “haklı sebeplerin” (halka açılma, işletme/şirket devralınması vb.) varlığını analiz eder. Eşit işlem ilkesine aykırılık ve dürüstlük kuralının ihlal edilmesini önleyerek çoğunluk pay sahiplerinin azınlık pay sahiplerini “sermaye artırımı yoluyla seyreltmesini/sulandırmasını (dilution)” engeller veya buna karşı koruma sağlar.
B. İç Kaynaklardan (Sermaye Yedekleri vb.) Yapılan Artırımların Denetimi
Şirket bilançosunda özvarlıklar içinde bulunan fonların (yedek akçeler, yeniden değerleme artış fonları, dağıtılmamış karlar) sermayeye eklenmesi sürecinde:
-
Avukatın Rolü: TTK m. 462 uyarınca, bilançoda sermayeye eklenmesine mevzuatça izin verilen fonlar var iken nakden sermaye artırımı yapılması olgusunu denetler. İlgili mali raporların ve yeminli mali müşavir (YMM) raporlarının mevzuata ve içtihatlara uygunluğunu denetler.
C. Şirket Organlarının ve Yönetim Kurulunun Hukuki Sorumluluğunun Önlenmesi
Sermaye artırımı sürecinde yanlış bilgilendirme yapılması, gerçeğe aykırı beyan verilmesi veya usulsüz beyannameler düzenlenmesi durumunda yönetim kurulu üyeleri şahsi ve cezai sorumluluk (TTK m. 549, 553) altına girer.
-
Avukatın Rolü: Yönetim kurulu beyanının (TTK m. 457), sirkülerin ve duyuruların hukuki süzgeçten geçirilmesini sağlayarak yöneticilerin tazminat yükümlülüklerine girmesini önler.
D. Ticaret Sicili ve Bakanlık İzin/Tescil Süreçlerinin Takibi
Sermaye artırımı kararı alındıktan sonra 3 ay içinde tescil edilmezse genel kurul kararı ve alınan izinler geçersiz hale gelir (TTK m. 456/3).
-
Avukatın Rolü: Bakanlık temsilcisi (komiser) çağrılması, Ticaret Sicili Müdürlüğü’ne sunulacak dilekçe, ilan metinleri, banka blokaj mektupları ve taahhütretnamelerin zamanaşımı ve hak düşürücü sürelere uygun şekilde hazırlanıp takibini yürütür.
Özetle: Esas sermaye sisteminde sermaye artırımı, basit bir finansal operasyon değil; ortaklar arasındaki güç dengelerini değiştiren ve ağır şekil şartlarına bağlı bir şirketler hukuku işlemidir. Uzman bir avukat, sermaye artırımını şirket için güvenli bir hukuki limana ulaştırırken azınlık ve çoğunluk pay sahiplerinin hak dengesini korur.