Amerika Vizesi ve Çalışma İzni Belgesi
H-1B Nitelikli İşçi Vizesi Nedir? Şartları ve Başvuru Sürecinde Dikkat Edilmesi Gerekenler
Amerika Birleşik Devletleri’nde kariyer yapmak isteyen nitelikli profesyonellerin ve uluslararası büyüme hedefleyen şirketlerin en sık başvurduğu yollardan biri H-1B nitelikli işçi vizesidir. Hem mühendisler, yazılımcılar, finans uzmanları ve sağlık profesyonelleri gibi sektörel yetenekler hem de ABD’li işverenler için stratejik bir köprü olan bu vize statüsü, doğru yönetilmediğinde karmaşık bürokratik engellerle karşılaşılabilen teknik bir süreçtir.
1. H-1B Vizesi Nedir ve Kimler Başvurabilir?
H-1B, ABD Göçmenlik ve Vatandaşlık Yasası kapsamında düzenlenen, Amerikan işverenlerinin kendi ülkelerinde kolayca bulamadıkları uzman yabancı personeli geçici olarak istihdam etmesine olanak tanıyan göçmen olmayan (non-immigrant) bir vize türüdür.
Bu vizenin temel karakteristiği “Uzmanlık Mesleği” (Specialty Occupation) kavramına dayanır. Pozisyonun niteliği itibarıyla, teorik ve teknik bilginin pratik uygulamasını gerektirmesi ve en az lisans (bachelor’s) derecesine sahip olunmasını zorunlu kılması gerekir.
Temel Kriterler:
-
Eğitim Şartı: Adayın, ilgili pozisyonla doğrudan bağlantılı bir alanda en az lisans derecesine (veya uluslararası denklik belgesine) sahip olması şarttır. Lisans diploması bulunmayan durumlarda, USCIS (ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Bürosu) nezdinde 3 yıllık profesyonel iş deneyiminin 1 yıllık üniversite eğitimine eşdeğer sayıldığı kuralı (3-to-1 kuralı) işletilerek, toplamda 12 yıllık mesleki birikimle bu şart sağlanabilir.
2. H-1B Başvuru Sürecinin Aşamaları
H-1B vize süreci, ABD Çalışma Bakanlığı (DOL) ve USCIS’in ortak yürüttüğü çok aşamalı ve katı usul kurallarına bağlı bir prosedürdür:
-
LCA (Labor Condition Application) Onayı: Sürecin ilk adımı, ABD Çalışma Bakanlığına sunulan Çalışma Koşulları Başvurusudur. İşveren; çalışana bölgedeki emsal maaşın (Prevailing Wage) ödeneceğini, çalışma koşullarının Amerikan işçilerini olumsuz etkilemeyeceğini taahhüt eder.
-
Kayıt ve Kura (Lottery) Sistemi: Yasal kotalar (yıllık genel 65.000 + 20.000 yüksek lisans istisnası) nedeniyle her yıl mart ayında elektronik kayıt sistemi üzerinden kuralar çekilir. Kurada seçilen dosyalar esas dilekçe aşamasına geçmeye hak kazanır.
-
Form I-129 Dilekçesinin Sunulması: Kuradan çıkan adaylar için USCIS’e detaylı çalışma talebi dilekçesi sunulur. Bu aşamada pozisyonun gerçekten “uzmanlık mesleği” olup olmadığı incelenir.
- Konsolosluk İşlemleri veya Statü Değişikliği: Dosyası onaylanan adaylar, ABD içinde bulunuyorlarsa statü değişikliği; Türkiye’de bulunuyorlarsa ilgili ABD Konsolosluğunda vize mülakatı yoluyla süreçlerini tamamlar.
4. H-1B Vizesinin Sağladığı Avantajlar ve Green Card’a Geçiş (Dual Intent)
H-1B, sadece geçici bir çalışma izni olmanın ötesinde önemli hukuki avantajlar barındırır:
-
Çift Niyet (Dual Intent) İlkesi: Göçmen olmayan birçok vizenin aksine, H-1B sahipleri ABD’de kalıcı oturum (Green Card) niyetinde olduklarını gizlemek zorunda değildir.
-
Green Card’a Geçiş Köprüsü: İşveren sponsorluğunda yürütülen PERM Labor Certification ve I-140 göçmen dilekçesi süreçleri sayesinde, H-1B statüsündeyken daimi oturum iznine geçiş yapmak mümkündür. 6 yıllık yasal kalış süresi dolmadan başlatılan Green Card süreçleri, süre uzatım haklarını (AC21 kanunu uyarınca) beraberinde getirir.
- Aile Bireyleri İçin Haklar: H-1B sahibinin yasal eşi ve 21 yaş altındaki çocukları H-4 statüsüyle ABD’ye gelebilir; belirli koşulları sağlayan H-4 eşler ayrıca EAD (çalışma izni) alarak ABD’de serbestçe çalışabilir.
Şirket İçi Transferlerde L-1 Vizesi: Yönetici ve Uzman Personel İçin Rehber
Küresel ölçekte büyüme gösteren veya uluslararası yapılanmasını genişleten şirketler için insan kaynaklarını sınır ötesine taşımak, stratejik bir zorunluluktur. Türkiye’deki merkezini veya şubesini Amerika pazarına taşımak ya da ABD’deki mevcut iştirakine kendi bünyesinden nitelikli personel göndermek isteyen işletmeler için en işlevsel yollardan biri L-1 Şirket İçi Transfer Vizesidir.
1. L-1 Vizesi Nedir ve Hangi Kurumsal Yapıları Kapsar?
L-1 vizesi, uluslararası bir şirketin Türkiye’deki (veya ABD dışındaki herhangi bir ülkedeki) ana merkezi, şubesi, iştiraki (subsidiary) veya bağlı ortaklığı (affiliate) tarafından, yönetici, üst düzey yetkili veya uzman personel pozisyonundaki çalışanlarının Amerika’daki şubeye geçici olarak transfer edilmesini sağlayan bir işçi vizesidir.
Bu vizenin verilebilmesi için öncelikli şart, iki kurum (Türkiye’deki ve ABD’deki şirketler) arasında hukuki ve malik açıdan geçerli bir “nitelikli ilişki” (qualifying relationship) bulunmasıdır. Ortaklık payları, ana şirket-yan şirket yapıları veya kardeş şirket (sister company) bağları bu kapsamda detaylı bir şekilde belgelendirilmelidir.
2. L-1 Vize Türleri: L-1A ve L-1B Arasındaki Temel Farklar
L-1 vizesi, transfer edilecek personelin niteliğine ve şirket içindeki görev tanımına göre iki ana kategoriye ayrılır:
A. L-1A Vizesi (Yönetici ve Müdürler – Executive and Managerial)
Şirketin yönetiminde stratejik kararlar alan, personeli denetleyen ve kurumsal politikaları belirleyen üst düzey yetkililer için tasarlanmıştır.
-
Kalış Süresi: Yeni kurulan ABD şirketleri için genellikle ilk etapta 1 yıl verilirken, aktif faaliyet gösteren köklü şirketler için doğrudan 3 yıllık onay verilebilir. Azami kalış süresi toplam 7 yıldır.
-
Green Card Avantajı: L-1A sahipleri, EB-1C (Multinational Executive or Manager) kategorisi üzerinden işgücü testine (PERM) ihtiyaç duymaksızın doğrudan daimi oturum (Green Card) başvurusunda bulunabilme hakkına sahiptir. Bu, süreci hızlandıran en büyük hukuki avantajlardan biridir.
B. L-1B Vizesi (Uzman Personel – Specialized Knowledge)
Şirketin tescilli ürünleri, hizmetleri, araştırma yöntemleri, yazılımları veya iç prosedürleri hakkında özel, ileri düzey ve derinlemesine teknik bilgiye sahip uzman çalışanlar için uygulanır.
-
Kalış Süresi: Yeni şirketler için 1 yıl, mevcut şirketler için 3 yıl olarak başlar ve toplamda azami 5 yıla kadar uzatılabilir.
-
İspat Yükümlülüğü: Personelin sahip olduğu bilginin piyasadaki sıradan bir çalışanın bilgisinden üstün ve şirkete özgü (proprietary) olduğunu USCIS nezdinde somut delillerle kanıtlamak, başvuru başarısının anahtarıdır.
3. L-1 Vizesine Başvuru İçin Temel Şartlar
Bir çalışanın L-1 vizesi alabilmesi için hem işverenin hem de başvuru sahibinin karşılaması gereken yasal kriterler şunlardır:
-
1 Yıllık Kesintisiz Çalışma Şartı: Adayın, son 3 yıl içerisinde ABD dışındaki ana şirket, şube veya iştirak bünyesinde kesintisiz en az 1 tam yıl boyunca yönetici veya uzman personel statüsünde çalışmış olması gerekir.
-
Aktif Ticari Faaliyet: Türkiye’deki ve ABD’deki şirketlerin, vize süresince ve başvuru anında fiilen ve aktif olarak ticari faaliyetlerine devam ediyor olması şarttır.
-
Yeni Ofis (New Office) Durumu: ABD’de yeni bir şube açılacaksa, ofis kiralanmış olması, iş planının (business plan) sunulması ve şirketin 1 yıl içerisinde bu pozisyonu finanse edebilecek ekonomik güce sahip olduğunun kanıtlanması gerekir.
4. Başvuru Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Kritik Hukuki Riskler
L-1 vizeleri, göçmenlik otoriteleri tarafından suiistimale açık olabileceği endişesiyle son derece sıkı denetlenir. Hak kaybı ve ret riskiyle karşılaşmamak adına şu hususlara dikkat edilmelidir:
-
Fonksiyonel vs. Personel Yönetimi Uyuşmazlığı (L-1A): L-1A başvurularında, yöneticinin sadece “fonksiyon” yönetip yönetmediği veya doğrudan personel denetleyip denetlemediği USCIS tarafından titizlikle incelenir. Görev tanımının Amerikan yasalarındaki yönetici tanımıyla birebir örtüşmesi hayati önem taşır.
-
“Uzmanlık” Kriterinin Sınırları (L-1B): Her nitelikli mühendis veya yazılımcı L-1B için uygun değildir. Bilginin sadece o şirkete özgü olduğunun ve piyasada kolayca ikame edilemeyeceğinin teknik raporlarla desteklenmesi gerekir.
-
Zamanlama ve Evrak Tutarlılığı: Türkiye ve ABD şirketleri arasındaki mali tablolar, bordrolar, vergi levhaları ve imza sirküleri gibi kurumsal belgelerin birbiriyle tam uyumlu olması gerekmektedir.
5. Aile Bireyleri İçin Haklar: L-2 Vizesi ve Çalışma İzni (EAD)
L-1 vizesi sahibi profesyonellerin yasal eşleri ve 21 yaşın altındaki evlenmemiş çocukları L-2 statüsüyle ABD’de ikamet etme hakkı kazanır.
-
L-2 EAD Avantajı: Güncel göçmenlik düzenlemeleri sayesinde, L-2 statüsündeki eşler doğrudan EAD (Employment Authorization Document – Çalışma İzni) başvurusunda bulunarak Amerika’da istedikleri işverenin yanında serbestçe çalışma hakkı elde ederler.
ABD’de Yasal Çalışma Belgesi (EAD – Employment Authorization Document) Nedir, Nasıl Alınır?
Amerika Birleşik Devletleri’nde yasal olarak ikamet eden ancak doğrudan bağımsız bir işçi vizesine (H-1B, L-1 vb.) sahip olmayan yabancı uyruklular için en kritik hukuki araçlardan biri EAD (Employment Authorization Document) kartıdır. Genellikle “çalışma izni kartı” olarak bilinen bu resmi belge, ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Bürosu (USCIS) tarafından verilir ve sahibine Amerika pazarında yasal olarak çalışma hakkı tanır.
1. EAD (Employment Authorization Document) Nedir?
EAD, üzerine basıldığı fotoğraf ve geçerlilik tarihi ile birlikte sahibinin ABD’de herhangi bir işverenin yanında yasal olarak çalışabileceğini veya kendi işini (freelance / bağımsız olarak) kurabileceğini kanıtlayan resmi bir kimlik kartıdır (Form I-766).
-
Önemli Hukuki Ayrım: Her vize türü otomatik olarak çalışma hakkı vermez. Örneğin, F-1 öğrenci statüsündeki bir kişi veya H-1B çalışanının eşi (H-4) doğrudan Amerikan iş piyasasında işe başlayamaz. Bu kişilerin yasal olarak çalışabilmesi için statülerine bağlı olarak EAD kartı alması zorunludur.
2. Kimler EAD (Çalışma İzni) Başvurusunda Bulunabilir?
USCIS mevzuatına göre EAD başvurusu yapabilecek başlıca kategoriler şunlardır:
-
Öğrenci Vizelilerin Eşleri ve Stajyerler: F-1 öğrencileri için belirli şartlarda OPT (Optional Practical Training) süreçleri ve STEM uzantıları; ayrıca belirli akademik değişim programlarındaki J-2 statüsündeki eşler.
-
Çalışma Vizelerinin Eşleri (H-4 ve L-2 EAD): H-1B nitelikli işçi vizesi sahibinin eşleri (belirli Green Card başvuru aşamalarındaki şartlarla) ve L-1 şirket içi transfer vizesi sahibinin eşleri (L-2 statüsündekiler doğrudan) EAD hakkından yararlanabilir.
-
Green Card (Daimi Oturum) Bekleyenler: Adjustment of Status (Form I-485) yani ABD içinde statü değişikliği başvurusunda bulunmuş olan veGreen Card onayını bekleyen kişiler, bu süreçte sınırsız çalışma izni veren EAD kartına sahip olurlar.
-
İnsani Statüler ve Sığınmacılar: Sığınma (Asylum) başvurusu onaylananlar veya belirli bekleme sürelerini dolduran başvuru sahipleri ile Geçici Koruma Statüsü (TPS) veya DACA kapsamında bulunan bireyler.
3. EAD Başvuru Süreci Nasıl İşler?
EAD başvurusu, teknik detayları ve sıkı form kuralları olan idari bir süreçtir:
-
Uygunluk Kategorisinin Belirlenmesi: Başvurunun başarısı, adayın hangi göçmenlik kategorisi üzerinden (örneğin C09, A18 gibi USCIS uygunluk kodları) başvuru yapacağının doğru tespit edilmesine bağlıdır.
-
Form I-765’in Hazırlanması: Başvurunun temelini Form I-765 (Application for Employment Authorization) oluşturur. Formdaki en küçük bir kod hatası veya eksik beyan, dosyanın doğrudan reddedilmesine yol açabilir.
-
Destekleyici Evrakların Sunulması: Mevcut yasal statüyü kanıtlayan belgeler (I-94 formu, pasaport kopyaları, evlilik cüzdanı veya ana vize sahibinin onay belgeleri) dosyaya titizlikle eklenmelidir.
-
USCIS İncelemesi ve Onay: Dosya USCIS’e sunulduktan sonra biyometri işlemleri (gerekli durumlarda) ve değerlendirme süreci başlar. Onaylanan başvurular sonucunda EAD kartı adayın adresine postalanır.
4. Başvuru Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Kritik Hukuki Hususlar
EAD süreçlerinde hak kaybı veya gelir kesintisi yaşamamak için şu noktalara azami dikkat gösterilmelidir:
-
Zamanlama ve Yenileme (Renewal) Süresi: EAD kartlarının bir geçerlilik süresi vardır (genellikle 1 ila 5 yıl arasında değişebilir). Kart süresinin dolmasına yakın (güncel USCIS kurallarına göre genellikle 180 gün kala) yenileme başvurusunun yapılması, iş kesintisi yaşanmaması açısından hayati önem taşır.
-
Otomatik Uzatma (Automatic Extension) Hakları: Belirli kategorilerdeki EAD yenileme başvurularında, süresi dolan kartlar için yasal düzenlemeler çerçevesinde otomatik uzatma hakları tanınmaktadır. Bu sürecin doğru takip edilmesi işverenler açısından yasal uyumluluk (Form I-9 doğrulaması) için şarttır.
-
Kategori Uyumu: Başvuru sahibinin ana statüsünde meydana gelebilecek herhangi bir değişiklik (örneğin ana vizenin iptali veya süresinin dolması), EAD kartının geçerliliğini doğrudan etkiler.
F-1 Öğrenci Vizesi ile Amerika’da Çalışma Hakları: CPT ve OPT Süreçlerinin Hukuki Boyutu
Amerika Birleşik Devletleri’nde akademik eğitim alırken mesleki deneyim kazanmak veya mezuniyet sonrasında Amerikan iş piyasasına adım atmak isteyen uluslararası öğrenciler için F-1 öğrenci vizesi temel yasal statüyü oluşturur. Ancak ABD göçmenlik hukuku, F-1 statüsündeki öğrencilerin çalışma haklarını çok katı kurallara ve belirli istisnalara bağlamıştır. İzinsiz veya yasal sınırların dışına çıkan her türlü çalışma faaliyeti, sınır dışı (deportation) dahil olmak üzere ağır hukuki yaptırımlara yol açabilir.
1. F-1 Öğrenci Vizesinde Temel Çalışma İlkeleri ve Kısıtlamalar
F-1 vizesi sahibi uluslararası bir öğrenci, Amerikan yasalarına göre genel olarak kampüs içi (on-campus) ve haftada en fazla 20 saat ile sınırlı olmak üzere çalışabilir. Kampüs dışı çalışma ise kesin bir yasaktır; ancak bu kuralın istisnasını ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Bürosu (USCIS) ile okulun uluslararası öğrenci departansı (DSO) ortaklığında yürütülen pratik eğitim programları (CPT ve OPT) oluşturur.
2. CPT (Curricular Practical Training – Müfredata Dayalı Pratik Eğitim)
CPT, F-1 öğrencilerinin eğitim programlarının ayrılmaz bir parçası olan staj, kooperatif eğitim (co-op) veya saha çalışmaları kapsamında yasal olarak çalışabilmesine imkan tanıyan bir izindir.
-
Temel Hukuki Şart: CPT, öğrencinin akademik müfredatında yer alan zorunlu veya seçmeli bir dersin, staj kredisinin doğrudan karşılığı olmalıdır. Yani çalışma, öğrencinin ana dalı (major) ile birebir örtüşmelidir.
-
Zamanlama: CPT genellikle eğitim devam ederken kullanılır. Okul döneminde yarı zamanlı (part-time), yaz tatillerinde ise tam zamanlı (full-time) olarak yapılabilir.
-
Kritik Risk – 12 Ay Sınırı: Bir öğrenci toplamda 12 ay veya daha uzun süreyle tam zamanlı CPT kullanırsa, mezuniyet sonrası hak kazanacağı OPT (Optional Practical Training) hakkını tamamen kaybeder. Bu nedenle CPT planlaması stratejik olarak yapılmalıdır.
3. OPT (Optional Practical Training – İsteğe Bağlı Pratik Eğitim)
OPT, öğrencilerin akademik eğitimleri sırasında veya mezuniyet sonrasında, doğrudan aldıkları alanla (field of study) ilgili olarak ABD’de tam zamanlı veya yarı zamanlı çalışabilmelerini sağlayan en popüler yasal haktır.
-
Pre-Completion OPT (Mezuniyet Öncesi): Eğitim devam ederken kullanılan, okul döneminde haftada 20 saatle sınırlı olan çalışma iznidir.
-
Post-Completion OPT (Mezuniyet Sonrası): Mezuniyetten sonra başlayan ve toplamda 12 aylık bir çalışma hakkı sunan süreçtir. Adayın diplomasını almasının ardından ABD iş piyasasında tecrübe kazanması için en önemli köprüdür.
-
Başvuru Zamanlaması: Post-completion OPT başvurusu, mezuniyet tarihinden 90 gün önce ile mezuniyetten sonraki 60 gün içinde USCIS’e yapılmalıdır. Zamanlama hataları doğrudan hak kaybına yol açar.
4. STEM OPT Uzantısı (Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik Alanları)
STEM alanlarında lisans, yüksek lisans veya doktora derecesi ile mezun olan öğrenciler için ABD göçmenlik hukuku çok önemli bir avantaj sunmaktadır.
-
Ek 24 Ay Çalışma Hakkı: Standart 12 aylık OPT süresi dolan STEM mezunları, belirli şartları sağlayan (E-Verify sistemine kayıtlı) işverenler yanında çalışmaya devam etmek suretiyle ek 24 aylık STEM OPT uzatma başvurusunda bulunabilirler. Bu sayede toplam çalışma süresi 3 yıla çıkar.
-
Hukuki Yükümlülükler: STEM OPT sürecinde öğrencinin ve işverenin Form I-983 (Training Plan) belgesini ortaklaşa doldurması, düzenli değerlendirmeler yapılması ve işveren değişikliklerinin DSO’ya zamanında bildirilmesi zorunludur.
5. Başvuru Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Kritik Hukuki Riskler
-
İş ve Alan Uyumu (Directly Related): CPT veya OPT kapsamında yapılan tüm çalışmaların, öğrencinin SEVP onaylı I-20 belgesinde yer alan akademik alanı ile doğrudan ilişkili olması gerekir. SEVP denetimlerinde bu uyumsuzluklar statü iptaline (termination) neden olabilir.
-
İşsizlik Süresi Sınırları (Unemployment Limit): Standard OPT döneminde toplam 90 gün, STEM OPT uzatma döneminde ise ek 60 gün (toplamda 150 gün) üzerinde işsiz kalmak yasal statünün ihlali anlamına gelir.
-
H-1B Cap-Gap Koruması: OPT süreci devam ederken işvereni tarafından H-1B başvurusu yapılan ve kurada seçilen öğrenciler için “Cap-Gap” koruması devreye girer. Bu yasal düzenleme, Ekim ayındaki H-1B başlangıç tarihine kadar öğrencinin yasal kalış ve çalışma hakkının kesintisiz devam etmesini sağlar.
O-1 Olağanüstü Yetenek Vizesi: Kimler Başvurabilir ve Kriterleri Nelerdir?
Amerika Birleşik Devletleri’nde kariyer yapmak isteyen profesyoneller için klasik kura sistemlerine, yıllık kota sınırlamalarına veya zorlu işveren sponsorluğu süreçlerine takılmadan ABD’de yasal çalışma hakkı elde etmenin en prestijli yollarından biri O-1 Olağanüstü Yetenek Vizesidir. Bilim, sanat, eğitim, iş dünyası veya spor alanlarında ulusal ya da uluslararası düzeyde üstün başarılar kanıtlamış kişilere sağlanan bu özel statü, doğru kurgulandığında güçlü bir göçmenlik alternatifidir.
1. O-1 Vizesi Nedir ve Hangi Avantajları Sunar?
O-1 vizesi, kendi alanında zirvede yer alan veya olağanüstü yeteneklerini somut delillerle kanıtlamış yabancı uyruklu profesyonellerin ABD’de geçici olarak çalışmasına imkan tanıyan göçmen olmayan bir vize türüdür.
Başlıca Avantajları:
-
Kota ve Kura Sınırı Yoktur: H-1B gibi yıllık kura (lottery) sistemlerine tabi değildir; yılın herhangi bir zamanında başvuru yapılabilir.
-
Uzatma Sınırı Olmaksızın Yenilenebilir: İlk etapta projenin veya işin süresine göre (genellikle 3 yıla kadar) verilen O-1 vizesi, süresiz olarak 1’er yıllık dönemlerle sınırsız kez uzatılabilir.
-
Çift Niyet (Dual Intent) Esnekliği: Yasal düzenlemeler çerçevesinde, O-1 sahipleri kalıcı oturum (Green Card) başvurusunda bulunma niyetlerini gizlemek zorunda kalmazlar.
2. O-1 Vizesi Alt Kategorileri Nelerdir?
O-1 vizesi, başvuru sahibinin uzmanlık alanına göre iki temel gruba ayrılır:
-
O-1A Vizesi: Bilim, eğitim, iş dünyası veya spor alanlarında olağanüstü yeteneğe sahip kişiler için uygulanır.
-
O-1B Vizesi: Sanat alanında olağanüstü yeteneğe sahip olanlar ile sinema veya televizyon sektöründe olağanüstü başarı (distinction) elde etmiş profesyoneller için tasarlanmıştır.
3. O-1A ve O-1B Kategorileri İçin Yasal Kriterler Nelerdir?
USCIS, bir adayın “olağanüstü yetenekli” kabul edilmesi için çok katı kanıt standartları arar. Adayın alanında en üst düzeydeki %1-2’lik dilimde yer aldığını ispatlaması gerekir.
A. O-1A (Bilim, İş Dünyası, Eğitim ve Spor) Kriterleri
Adayın aşağıdaki 10 kriterden en az 3’ünü eksiksiz bir şekilde karşılaması ve belgelemesi zorunludur:
-
Ulusal veya uluslararası ödüllere layık görülmüş olmak,
-
Alanındaki üstün başarıları şart koşan prestijli kuruluşlara üyelik,
-
Ulusal veya uluslararası uzman yayınlarında aday hakkında makaleler veya haberler çıkmış olması,
-
Kendi alanında özgün bilimsel, akademik veya iş dünyası odaklı katkıların bulunması,
-
Ulusal veya uluslararası dergilerde ya da mecralarda hakemlik (peer review) yapmış olmak,
-
Alanında çığır açan makaleler, kitaplar veya akademik çalışmalar kaleme almış olmak,
-
Prestijli kuruluşlarda kritik veya lider bir rol üstlenmiş olmak,
-
Emsallerine kıyasla yüksek bir maaş veya gelir elde ediyor olmak.
B. O-1B (Sanat ve Medya) Kriterleri
Sanatçılar için kriterler daha esnektir ancak sanatsal başarıların kanıtlanması gerekir. Ödül (Oscar, Emmy, Grammy vb.) sahibi olmak veya aşağıdaki kriterlerden en az 3’ünü sağlamak şarttır:
-
Ulusal veya uluslararası düzeyde eleştirmenlerden tam not almış prodüksiyonlarda başrol veya kritik rol oynamak,
-
Medyada (gazete, dergi, TV) sanatçı hakkında övücü yazılar çıkmış olması,
-
Ticari başarılar veya gişe rekorları elde etmiş projelerde yer almak,
-
Prestijli organizasyonlarda veya etkinliklerde önemli bir üne sahip olarak yer almak,
-
Sektördeki tanınmış kuruluşlardan yüksek övgüler veya takdirler almış olmak,
-
Emsallerine göre finansal olarak üstün bir kazanç elde ediyor olmak.
4. Başvuru Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Kritik Hukuki Hususlar
O-1 başvuruları, subjektif değerlendirmelere açık olabildiği için dosya hazırlığı son derece stratejik yürütülmelidir:
-
Sponsor (İşveren veya Ajan) Zorunluluğu: O-1 şahsi bir başvuru değildir. Adayın ABD’li bir işverenle çalışacak olması veya bir ABD ajansı (agent) aracılığıyla birden fazla projede yer alacağını sözleşmeyle belgelemesi gerekir.
-
Peer Consultation (Meslektaşı/Sendika Görüşü): Başvuru dosyasında, ilgili sektördeki sendikalardan, meslek örgütlerinden veya uzmanlardan alınmış destek/uygunluk mektubunun (consultation letter) sunulması yasal bir zorunluluktur.
- Kanıtların Niteliksel Değeri: Sadece evrak kalabalığı yaratmak yerine, sunulan her belgenin adayın “olağanüstü yeteneğini” doğrudan destekleyen hukuki argümanlarla harmanlanması dosyanın onay oranını doğrudan artırır.
Yatırımcılar İçin E-2 Ticari Anlaşma Vizesi ve Çalışma İzni Avantajları
Amerika Birleşik Devletleri’nde kendi işini kurmak, ticari yatırımlarını uluslararası pazara taşımak ve bu süreçte ailesiyle birlikte yasal olarak ikamet etmek isteyen Türk girişimciler için en cazip ve stratejik yollardan biri E-2 Ticari Anlaşma Vizesidir. Doğrudan Green Card (daimi oturum) statüsü vermese de, sunduğu sınırsız yenilenebilir kalış süresi ve esnek çalışma imkanlarıyla E-2 vizesi, modern iş dünyasında sıklıkla tercih edilen hukuki bir araçtır.
1. E-2 Vizesi Nedir ve Kimler Başvurabilir?
E-2, Amerika Birleşik Devletleri ile ticaret ve navigasyon anlaşması bulunan ülkelerin vatandaşlarına (Türkiye bu ülkeler arasında yer almaktadır) ABD’de ciddi bir ticari yatırım yapmaları karşılığında yasal ikamet ve çalışma hakkı tanıyan göçmen olmayan (non-immigrant) bir vize türüdür.
Temel Şartlar:
-
Antlaşma Ülkesi Vatandaşlığı: Başvuru sahibinin (gerçek kişi veya tüzel kişiliğin çoğunluk hissedarının) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması şarttır.
- Şirket Mülkiyeti: Yatırımı yapacak olan şahsın veya Türk şirketinin, ABD’deki işletmenin en az %50 hissesine sahip olması gerekir.
2. E-2 Vizesi İçin Sağlanması Gereken Temel Kriterler
Bir yatırımın E-2 vizesi onay alabilmesi için Amerikan göçmenlik yasalarında belirtilen şu temel testleri başarıyla geçmesi gerekir:
-
Ciddi ve Aktif Yatırım (Substantial Investment): Yatırımın miktarı, işletmenin büyüklüğüne göre orantılı olmalıdır. Mevcut bir işin devralınması veya sıfırdan (start-up) kurulması durumunda, işletmenin faaliyete geçebilmesi için gereken sermayenin önemli bir kısmının harcanmış veya taahhüt edilmiş olması beklenir. (Genellikle somut bir taban sınır olmasa da, 100.000 USD ve üzeri yatırımlar idari değerlendirmede daha güçlü bir zemin oluşturur).
-
Atıl Olmayan İşletme (Marginal Enterprise): Yatırım yapılan ABD’deki şirket, sadece başvuru sahibine ve ailesine mütevazı bir geçim sağlamaktan öteye geçmelidir. İşletmenin Amerikan ekonomisine katkı sunması, yerel istihdam yaratması veya gelecekte büyüme potansiyeli barındırması zorunludur.
- Kontrol ve Yönlendirme Yetkisi: Yatırımcının, işletmenin operasyonlarını yönetmek ve kontrol etmek amacıyla ABD’de bulunacağı kanıtlanmalıdır. Yatırımcı ya şirketin CEO’su/yöneticisi konumunda olmalı ya da kritik bir uzman personel statüsünü taşımalıdır.
3. E-2 Vizesinin Sunduğu Temel Avantajlar
-
Sınırsız Yenileme Hakkı: E-2 vizesi ilk etapta genellikle 2 ila 5 yıllık sürelerle verilir. Ancak şirket aktif olarak ticari faaliyetine devam ettiği ve yasallığını koruduğu sürece, bu vize sınırsız kez (her seferinde uzatılarak) yenilenebilir. Teorik olarak ABD’de ömür boyu kalmak mümkündür.
-
Aile Bireyleri İçin Çalışma İzni (E-2 EAD): Yatırımcının yasal eşi (spouse), ABD’ye geldikten sonra EAD (Employment Authorization Document) başvurusu yaparak Amerika’da herhangi bir işverenin yanında serbestçe çalışma hakkı elde eder. Ayrıca 21 yaş altındaki çocuklar ücretsiz devlet okullarında eğitim görebilir.
-
Kritik Personel Transferi: Yatırımcılar, Türkiye’deki ana şirketlerinden veya başka ülkelerden aynı ülke vatandaşlığına sahip nitelikli yöneticileri veya uzman teknik personeli de E-2 statüsüyle ABD’ye transfer edebilirler.
-
Hızlı Süreç Yönetimi: Diğer bazı göçmenlik kategorilerine kıyasla, Türkiye’deki ABD Konsolosluğu üzerinden yürütülen E-2 vize randevu ve mülakat süreçleri genellikle daha hızlı neticelenebilmektedir.
4. Başvuru Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Kritik Hukuki Hususlar
E-2 başvuruları, titizlikle hazırlanmış bir iş planı (business plan) ve kusursuz bir finansal izlenebilirlik gerektirir:
-
Fonların Meşruiyeti (Source of Funds): Yatırılan sermayenin kaynağının yasal yollarla elde edilmiş olduğunun (tapu satışı, şirket karları, miras, birikim vb.) banka kayıtları ve resmi evraklarla eksiksiz bir şekilde ispatlanması zorunludur. Kaynağı belirsiz fonlar doğrudan ret sebebidir.
- Risk Sermayesi Kuralı: Yatırımın “batma riski” taşıması gerekir. Yani fonlar tamamen harcanmış veya işletmenin banka hesaplarına aktarılmış olmalı; geri alınamaz bir ticari riske maruz bırakılmış olmalıdır. Sadece banka hesabında “yatırım amacıyla bekletilen” veya herhangi bir harcamaya dönüştürülmemiş pasif nakitler, USCIS ve konsolosluk memurları tarafından “ciddi ve riskli yatırım” olarak kabul edilmez.
H-2B Sezonluk ve Tarım Dışı Geçici İşçi Vizesi Başvuru Şartları Nelerdir?
Amerika Birleşik Devletleri’nde turizm, otelcilik, peyzaj, inşaat ve gıda işleme gibi tarım dışı sektörlerde faaliyet gösteren işletmelerin en büyük zorluklarından biri, yerel işgücü piyasasında yaşanan dönemsel personel açıklarıdır. Amerikan işverenlerinin bu ihtiyacını yasal olarak karşılamasını sağlayan en önemli mekanizmalardan biri H-2B Sezonluk ve Tarım Dışı Geçici İşçi Vizesidir.
1. H-2B Vizesi Nedir ve Hangi Sektörleri Kapsar?
H-2B vizesi, ABD dışından geçici veya dönemsel işçi getirmek isteyen tarım dışı işverenler için düzenlenen göçmen olmayan (non-immigrant) bir vize türüdür. Tarım sektörü için ayrı bir kategori (H-2A) bulunurken; H-2B ağırlıklı olarak şu sektörlerdeki geçici istihdamlar için kullanılır:
-
Turizm ve otelcilik (sezonluk otel, restoran ve tatil köyü personeli),
-
Peyzaj ve bahçe bakım hizmetleri,
-
İnşaat ve tadilat projeleri,
- Yazlık bölgelerdeki perakende ve eğlence sektörü işletmeleri.
2. H-2B Vizesi İçin Sağlanması Gereken Temel Şartlar
H-2B süreci, diğer çalışma vizelerinden farklı olarak doğrudan işverenin yasal kanıt yükümlülüğüne dayanan çok katı aşamalardan oluşur. Başvurunun onaylanabilmesi için şu temel şartların karşılanması zorunludur:
A. İhtiyacın Geçici (Seasonal, Peak Load, Intermittent veya One-Time) Olması
İşverenin sunduğu pozisyonun sürekli (permanent) değil, dönemsel bir karaktere sahip olması gerekir:
-
Sezonluk (Seasonal): Yılın belirli dönemlerinde (örneğin yaz veya kış sezonunda) iş hacminin artmasıyla ortaya çıkan geçici ihtiyaç.
-
Yük Artışı (Peak Load): Yılın belirli zamanlarında geçici olarak artan iş yükünü karşılamak için mevcut kadronun desteklenmesi gerekliliği.
-
Aralıklı (Intermittent) veya Tek seferlik (One-Time): İşverenin olağan faaliyetlerinde geçici olarak ihtiyaç duyulan özel durumlar.
B. Yerli İşçi Bulunamadığının İspatı (Labor Market Test)
H-2B vizesinin en kritik hukuki eşiği, işverenin Amerikalı işçilerin haklarını korumak amacıyla yeterli yerel personel bulamadığını kanıtlamasıdır. İşveren, ABD Çalışma Bakanlığı (DOL) denetiminde yerel iş piyasasında aktif ilanlar vermek, mülakatlar yapmak ve Amerikalı işçilerin işe alımını teşvik etmek zorundadır.
3. H-2B Başvuru Süreci Nasıl İşler?
H-2B vize süreci üç ana idari adımdan oluşan uzun soluklu bir prosedürdür:
-
Geçici Çalışma Sertifikası (Temporary Labor Certification – TLC): Sürecin ilk adımı ABD Çalışma Bakanlığına (DOL) yapılan başvurudur. İşveren, pozisyonun geçici olduğunu ve Amerikan işgücüne zarar vermeyeceğini bu aşamada kanıtlar.
-
USCIS Form I-129 Onayı: Çalışma Bakanlığından TLC alındıktan sonra, işçi adayları adına USCIS’e resmi çalışma dilekçesi sunulur.
- Konsolosluk Mülakatı ve Vize Verilmesi: Onaylanan dosyanın ardından adaylar, kendi ülkelerindeki ABD Konsolosluğunda vize mülakatına katılarak süreci tamamlar.
4. Başvuru Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Kritik Hukuki Hususlar
H-2B başvurularında yasal uyumluluk ve kota sınırları hayati öneme sahiptir:
- Yıllık Yasal Kota (Cap Sınırı): Kongre tarafından H-2B vizesi için her mali yılda toplam 66.000 vize kotası belirlenmiştir (bu kota genellikle yılın ilk ve ikinci yarısı olarak ikiye bölünür). Talebin bu rakamın çok üzerinde olması nedeniyle zamanlama ve dosya hazırlığı kusursuz yapılmalıdır.
- İşveren Yükümlülükleri ve Haklar: İşçilerin seyahat masrafları, konaklama koşulları ve yerel emsal ücretlerin eksiksiz ödenmesi gibi konularda işverenin yasal sorumlulukları denetlenir; kural ihlalleri ağır cezai yaptırımlar doğurabilir.
H-4 ve L-2 Eş Vizeleri ile Amerika’da Çalışma Hakkı Elde Etmek Mümkün mü?
Amerika Birleşik Devletleri’nde H-1B nitelikli işçi vizesi veya L-1 şirket içi transfer vizesi sahibi eşlerinin yanında aile birleşimi yoluyla bulunan profesyoneller için en çok merak edilen konuların başında “Amerika’da çalışma hakkı” gelmektedir. Geçmiş yıllarda Amerikan göçmenlik mevzuatında eşlerin çalışması büyük kısıtlamalara tabi tutulurken, günümüzdeki yasal düzenlemeler belirli şartlar altında eşlere önemli çalışma imkanları tanımaktadır.
1. L-2 Vize Sahibi Eşler İçin Doğrudan Çalışma Hakkı (EAD Muafiyeti)
Çok uluslu şirketlerin yönetici, müdür veya uzman personel statüsündeki çalışanlarının (L-1 vizesi) yasal eşleri ve 21 yaş altı çocukları L-2 statüsüyle ABD’ye gelirler.
-
Doğrudan Çalışma İzni: Amerikan göçmenlik yasalarında yapılan güncellemeler sayesinde, L-2 statüsündeki eşler için çalışma hakkı doğrudan tanınmıştır.
-
I-94 Belgesi Yeterliliği: Güncel USCIS uygulamalarına göre, geçerli bir L-2 statüsüyle ülkeye giriş yapan eşlerin pasaportlarındaki Form I-94 kayıtlarında çalışma yetkilerinin bulunduğu açıkça belirtilir. Bu sayede ayrı bir EAD kartı beklemeksizin veya kart onay süreciyle zaman kaybetmeksizin yasal olarak işe başlamak mümkündür.
- Serbest Çalışma İmkanı: L-2 eşler, Amerikan iş piyasasında herhangi bir işverenin yanında çalışabileceği gibi kendi işlerini (freelance veya şirket sahibi olarak) kurma hakkına da sahiptir.
2. H-4 Vize Sahibi Eşler İçin EAD (Çalışma İzni) Şartları
H-1B nitelikli işçi vizesi sahibinin eşi olarak ABD’de bulunan H-4 vize sahipleri için süreç L-2’ye kıyasla daha koşulludur. H-4 statüsü sahipleri otomatik olarak çalışma hakkına sahip değildir; ancak belirli hukuki aşamaların tamamlanmış olması şartıyla EAD (Employment Authorization Document) başvurusu yaparak çalışma izni alabilirler.
H-4 EAD Alabilmenin Temel Koşulu:
H-4 eşin çalışma iznine başvurabilmesi için ana vize sahibinin (H-1B çalışanın) Green Card (daimi oturum) sürecinde belirli bir aşamayı geride bırakmış olması gerekir:
-
İşvereni tarafından H-1B çalışan adına Form I-140 (Immigrant Petition for Alien Worker) onaylanmış olmalıdır, veya
-
H-1B çalışanın 6 yıllık yasal kalış süresini uzatabilmesi için AC21 kanunu uyarınca PERM labor certification veya I-140 dilekçesinin 1 yıldır beklemede (pending) olması durumları hariç, temel olarak I-140 onay şartı aranır.
Bu şart sağlandığında, H-4 eş Form I-765 ile USCIS’e başvurarak çalışma izni kartı (EAD) alabilir.
3. Başvuru Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Kritik Hukuki Hususlar
H-4 ve L-2 eş vizeleriyle çalışma süreçlerinde hak kaybı yaşamamak için şu noktalara azami dikkat gösterilmelidir:
-
Statü Süreçlerinin Senkronizasyonu: Eşlerin çalışma izinleri, ana vize sahibinin (H-1B veya L-1) yasal statüsünün ve pasaport/I-94 geçerlilik sürelerinin doğrudan bir parçasıdır. Ana vizenin süresi uzatılmadığı sürece eşlerin çalışma izinleri de geçerliliğini yitirir.
- Zamanında Yenileme (Renewal) Planlaması: Özellikle H-4 EAD kartlarının yenilenmesi süreçlerinde USCIS yoğunlukları göz önüne alınarak, mevcut kartın süresinin bitimine aylar kala başvuru yapılması iş kesintisi yaşanmaması açısından hayati önem taşır.
DS-160 Formu Doldurulurken Yapılan Kritik Hatalar ve Vize Reddi (214(b)) Sebepleri
Amerika Birleşik Devletleri konsolosluklarına yapılan turistik, ticari, öğrenci veya değişim programı gibi göçmen olmayan (non-immigrant) vize başvurularının en temel ve en kritik adımı DS-160 (Online Nonimmigrant Visa Application) formudur. Konsolosluk memurlarının mülakat masasına oturduklarında inceledikleri ilk ve en kapsamlı veri kaynağı olan bu form, vize onayının veya reddinin kaderini doğrudan belirler.
1. DS-160 Formu Neden Bu Kadar Önemlidir?
DS-160 formu; kimlik bilgilerinizden seyahat geçmişinize, iş ve eğitim hayatınızdan aile bağlarınıza kadar hayatınızın birçok detayını dijital olarak ABD hükümetine beyan ettiğiniz resmi bir belgedir.
-
Yasal Sorumluluk: Formun sonundaki elektronik imza ile verilen tüm bilgilerin %100 doğru ve eksiksiz olduğu taahhüt edilir.
- Konsolosluk Memurunun Ön İncelemesi: Vize mülakatınız henüz başlamadan önce konsolosluk memuru, DS-160 formunuzdaki veriler üzerinden bir profil analiz oluşturur. Mülakat sırasında yöneltilen soruların birçoğu, formda yazdıklarınızın tutarlılığını test etmek amacıyla sorulur.
2. DS-160 Formu Doldurulurken Yapılan En Kritik Hatalar
Küçük bir yazım hatası veya dikkatsizlik, formun yanlış anlaşılmasına ve dolayısıyla doğrudan vize reddine yol açabilir. Sıkça karşılaşılan hatalar şunlardır:
- Çelişkili Bilgi Beyanı: Geçmişteki vize başvuruları, seyahat geçmişi, iş unvanı veya gelir beyanları ile mevcut DS-160 formundaki bilgilerin uyuşmaması (Örneğin; daha önce başka bir vize türü için beyan edilen meslek ile güncel formdaki mesleğin çelişmesi).
- Eksik veya Yanıltıcı İstihdam / Eğitim Geçmişi: İşsizlik dönemlerinin veya geçmişteki seyahatlerin gizlenmesi, ABD yasalarına göre “yanıltıcı beyan” (misrepresentation) olarak değerlendirilir ve kalıcı vize yasaklarına (bar) yol açabilir.
- Sosyal Medya ve Kimlik Bilgilerinin Atlanması: Formda talep edilen sosyal medya hesaplarının, telefon numaralarının veya geçmiş adres bilgilerinin eksik girilmesi, güvenlik taramalarında (security clearance) takılmalara neden olur.
- Seyahat Amacının Net Olmaması: Ziyaret gerekçesinin muğlak bırakılması, formdaki planlar ile mülakatta söylenenlerin birbiriyle örtüşmemesi.
3. INA Madde 214(b) Nedir ve Neden Vize Reddi Alınır?
Amerika konsolosluklarında en sık karşılaşılan red gerekçesi, Göçmenlik ve Vatandaşlık Yasası’nın 214(b) maddesidir. Bu madde uyarınca verilen redler, teknik bir hatadan ziyade göçmen olmayan vize kategorisinin temel kuralının ihlal edilmesi anlamına gelir.
214(b) Redrinin Temel Gerekçesi: “Göçmen Olmama Niyetinin Kanıtlanamaması”
ABD yasalarına göre, geçici vizeye başvuran her yabancı, ülkesine (örneğin Türkiye’ye) sıkı bağlarla bağlı olduğunu ve geçici seyahat bittikten sonra kesinlikle geri döneceğini konsolosluk memuruna kanıtlamakla yükümlüdür (Varsayım aksi yöndedir; yani herkes potansiyel göçmen olarak kabul edilir).
Memurun 214(b) Kararı Verirken Dikkat Ettiği Kriterler:
- Türkiye’deki Bağların Yetersiz Görülmesi: İstikrarlı bir işe, düzenli bir gelire, gayrimenkullere, aile bağlarına veya kurumsal köklere sahip olunmadığının düşünülmesi.
- Seyahat Planının Mantıksızlığı: Ziyaret süresinin, finansal durumla orantısız şekilde çok uzun olması veya seyahat masraflarını karşılayacak ekonomik gücün net olarak kanıtlanamaması.
- Zayıf Mülakat Performansı: DS-160 formunda yazan bilgilerin mülakat sırasında net, tutarlı ve ikna edici bir dille savunulamaması.
4. 214(b) Reddi Sonrasında Ne Yapılmalı?
214(b) reddi, teknik olarak temyize (itiraz etmeye) kapalı bir karardır. Ancak bu durum, bir daha asla ABD vizesi alınamayacağı anlamına gelmez:
-
Yeni Başvuru Stratejisi: Reddedilen bir dosya, aynı bilgilerle hemen tekrar başvuru yapılarak çözülemez. Başvuru sahibinin hayatında somut değişiklikler olması (örneğin yeni ve daha iyi bir kariyer pozisyonu, evlilik, mülk edinimi veya daha güçlü bir seyahat geçmişi) gerekir.
- DS-160 Formunun Yeniden Yapılandırılması: İlk başvuruda yapılan hatalı beyanların, çelişkilerin veya eksik bırakılan bağların profesyonel bir gözle analiz edilerek düzeltilmesi şarttır.
Geçici Çalışma Vizelerinden Kalıcı Oturuma (Green Card – EB-2 / EB-3) Geçiş Yolları
Amerika Birleşik Devletleri’nde H-1B nitelikli işçi vizesi, L-1 şirket içi transfer veya E-2 yatırımcı statüsü gibi geçici çalışma vizeleriyle bulunan pek çok profesyonelin ve uluslararası şirketin nihai hedefi, Amerikan pazarındaki bu varlığı kalıcı hale getirmektir. Geçici statüler kariyer için mükemmel birer başlangıç olsa de, ABD’de süresiz ve bağımsız bir yaşam kurmanın yolu daimi oturum izninden—yani Green Card’dan—geçer.
1. Geçici Vizelerden Green Card’a Geçişin Temel Dinamikleri
Amerika göçmenlik hukukunda geçici çalışma vizeleri ile kalıcı oturum vizeleri arasında en büyük ayrım “Çift Niyet” (Dual Intent) prensibidir:
-
H-1B ve L-1 Vizeleri: Bu vizeler çift niyeti yasal olarak destekler. Yani bu statülerdeyken ABD’de kalıcı oturum (Green Card) başvurusunda bulunmak, vize ihlali veya kural dışı bir durum teşkil etmez.
- Süreç Entegrasyonu: Geçici statünün sağladığı yasal kalış süreleri (örneğin H-1B için toplam 6 yıllık sınır) dolmadan Green Card süreçlerinin doğru zamanda başlatılması, yasal statünün korunması açısından hayati önem taşır.
2. İstihdam Temelli Kalıcı Oturum Kategorileri: EB-2 ve EB-3 Nedir?
İşveren sponsorluğunda yürütülen Green Card süreçleri, çalışanın eğitim ve uzmanlık seviyesine göre temel olarak iki kategoriye ayrılır:
A. EB-2 Vizesi (İleri Düzey Derece veya Olağanüstü Yetenek Sahipleri)
Yüksek nitelikli profesyoneller için en sık tercih edilen kalış yoludur.
-
Kimler Başvurabilir? İlgili alanda en az Master (yüksek lisans) derecesine sahip olanlar veya lisans mezunu olup alanında en az 5 yıllık ilerici (progressive) iş deneyimi bulunan profesyoneller bu kategoriye uygundur.
- NIW (National Interest Waiver) İstisnası: Normal şartlarda EB-2 süreci işveren sponsorluğu ve işgücü testi gerektirirken, çalışmanın Amerika’nın ulusal yararına (ekonomi, sağlık, teknoloji vb.) büyük katkı sağlayacağı kanıtlanırsa işveren sponsorluğuna ihtiyaç duyulmadan (National Interest Waiver) doğrudan bireysel başvuru yapılabilir.
B. EB-3 Vizesi (Nitelikli İşçiler, Profesyoneller ve Diğer Çalışanlar)
Daha geniş bir profesyonel yelpazesini kapsayan istihdam temelli göçmenlik kategorisidir.
- Kimler Başvurabilir? En az lisans derecesine sahip profesyoneller, en az 2 yıllık iş deneyimi veya uzmanlığı olan niteliği işçiler (skilled workers) ve 2 yıldan az deneyimi/eğitimi gerektiren diğer worker kategorisindeki çalışanlar bu kapsamda değerlendirilir.
3. Geçiş Sürecinin Üç Aşamalı Yol Haritası
Geçici çalışma vizesinden EB-2 veya EB-3 kategorisi aracılığıyla Green Card’a geçiş süreci, titizlikle yürütülen üç aşamalı bir hukuki prosedürdür:
-
Aşama: PERM Labor Certification (İşgücü Sertifikasyonu): ABD Çalışma Bakanlığı (DOL) nezdinde yürütülen bu aşamada, işveren o pozisyon için uygun nitelikte ve yeterli sayıda Amerikan işçisi bulunamadığını kanıtlamak zorundadır. Şirket, yerel iş piyasasında ilanlar vererek test süreci gerçekleştirir. (Not: EB-2 NIW veya EB-1 gibi istisnai durumlarda bu aşama atlanabilir).
-
Aşama: Form I-140 (İşveren Göçmen Dilekçesi): PERM onayının ardından USCIS’e sunulan bu dilekçe ile çalışanın mesleki yeterliliği, eğitim geçmişi ve şirketin mali gücü tescillenir. Form I-140’ın onaylanması, çalışana Green Card sırasında resmi bir öncelik tarihi (Priority Date) kazandırır.
-
Aşama: Form I-485 (Adjustment of Status) veya Konsolosluk İşlemleri: Öncelik tarihi bültenine (Visa Bulletin) göre sıra gelen adaylar, ABD içinde statü değişikliği (I-485) yaparak veya ülkelerindeki konsolosluk yoluyla nihai Green Card (daimi oturum kartı) onayını alırlar. Bu aşamada adaylar sınırsız çalışma izni (EAD) ve seyahat hakkı elde ederler.
4. Süreçte Dikkat Edilmesi Gereken Kritik Hukuki Hususlar
Geçici vizelerden kalıcı oturuma geçiş yapılırken hak kaybı yaşamamak için şu noktalara azami dikkat gösterilmelidir:
-
Zamanlama ve AC21 Kanunu Uzatımları: H-1B vizelerinin 6 yıllık yasal süresi dolmadan önce (genellikle 365 gün önce) PERM veya I-140 süreçleri başlatılmış olmalıdır. Bu sayede AC21 kanunu uyarınca H-1B süreleri 1’er veya 3’er yıllık periyotlarla sınırsız kez uzatılabilir, böylece Green Card süreci güvence altına alınır.
-
İş Değişikliği (Portability) Kuralları: Green Card süreci (I-485 aşamasında) belirli bir süre (genellikle 180 gün) ilerledikten sonra, çalışanların benzer bir pozisyonda başka bir işverene geçiş yapabilmesi hukuki olarak mümkündür.