Aile Konutu Olan Ev Kentsel Dönüşüme Girerken Eşin Rızası
Aile Konutu Olan Ev Kentsel Dönüşüme Girerken Eşin Rızası
Kentsel dönüşüm, özellikle büyükşehirlerde neredeyse herkesin gündeminde olan bir süreç. Eski, yıpranmış, deprem riski taşıyan binaların yenilenmesi hem can güvenliği hem de malvarlığının korunması açısından son derece önemli. Ancak konu, aile konutu olan bir daireye gelince işin rengi değişiyor.
Birçok kişi şu soruları soruyor:
-
Eşim adına kayıtlı olan evimiz kentsel dönüşüme girerken benim rızam gerekiyor mu?
-
Tapuda aile konutu şerhi yoksa da eş olarak haklarım var mı?
-
Eşim tek başına müteahhitle sözleşme imzalarsa bu işlem geçerli mi?
-
Eşin rızası olmadan imzalanan kentsel dönüşüm sözleşmesini iptal ettirebilir miyim?
Bu yazıda, Türk Medeni Kanunu’ndaki aile konutu korumasını, kentsel dönüşüm süreciyle birlikte ele alarak, özellikle eşin rızası meselesini detaylı ve anlaşılır şekilde açıklayacağız.
1. Aile Konutu Nedir? Hangi Ev “Aile Konutu” Sayılır?
“Aile konutu”, eşlerin evlilik birliğini fiilen sürdürdükleri ve ortak yaşamlarını devam ettirdikleri konuttur. Hukuken önemli olan;
-
Eşlerin evlilik sürecinde fiilen orada oturuyor olması,
-
Buranın evlilik birliğinin merkezi, hayatlarının odağı hâline gelmiş olmasıdır.
Tek bir aile için genellikle tek bir aile konutu kabul edilir. Yazlık ev, yatırımlık daire, kiraya verilmiş başka Gayrimenkuller aile konutu değildir; ama fiilen oturduğunuz ev aile konutudur.
Aile konutunun:
-
Tapuda kimin üzerine kayıtlı olduğunun,
-
Evin kira mı yoksa tapulu mu olduğunun
tek başına aile konutu olup olmaması bakımından belirleyici olmadığını özellikle vurgulamak gerekir. Önemli olan “gerçekte aile burada mı yaşıyor?” sorusudur.
2. Aile Konutu Şerhi Nedir ve Neden Bu Kadar Önemlidir?
Her ne kadar aile konutu fiili kullanımla ortaya çıksa da, tapudaki aile konutu şerhi, eşin haklarını üçüncü kişilere karşı korumak açısından son derece önemlidir.
Aile konutu şerhi, tapu siciline konulan ve taşınmazın aile konutu olduğunu gösteren bir kayıttır. Bu şerh sayesinde:
-
Taşınmaz malik eş, aile konutunu diğer eşin açık rızası olmadan satamaz, devredemez, ipotek edemez, üzerinde ağır tasarruf işlemi yapamaz.
-
Üçüncü kişiler, tapuyu inceleyen herhangi biri, bu taşınmazın aile konutu olduğunu görür; bu da hukuken “iyi niyet iddiasını” sınırlar.
Aile Konutu Şerhi Olmadan da Koruma Mümkün mü?
Evet. Yargı içtihadında genel kabul gören yaklaşım şudur:
-
Şerh olmasa bile, fiilen aile konutu niteliği taşıyan taşınmaz üzerinde yapılan tasarruf işlemlerinde, diğer eşin rızası yoksa eşin korunması gündeme gelebilir.
-
Ancak şerh yokken, üçüncü kişinin iyi niyeti daha güçlü bir şekilde gündeme gelir. Bu da dava süreçlerini uzatır, ispat yükünü ağırlaştırır ve hak kaybı riskini artırır.
Bu nedenle, özellikle kentsel dönüşüm ihtimali bulunan bölgelerde oturan eşlerin, tapuya aile konutu şerhi koydurması hem pratik hem de güvenli bir yoldur.
3. Aile Konutu ve Eşin Rızası: TMK 194’ün Getirdiği Koruma
Türk Medeni Kanunu’nun aile konutuna ilişkin düzenlemesi, temel olarak şu fikre dayanır:
Evlilik birliğinin devamı için hayati önemde olan aile konutu üzerinde, malik olan eş tek başına serbestçe tasarruf edemesin; diğer eşin de söz hakkı olsun.
Bu kapsamda, aile konutuyla ilgili:
-
Satış,
-
Bağış,
-
İpotek tesisi,
-
Kentsel dönüşüm kapsamında müteahhide arsa payı devri,
-
Hakların devri, sözleşmeden doğan bazı tasarruflar
gibi işlemlerde, diğer eşin açık rızası aranır.
Rızanın:
-
Açık olması (örtülü, varsayılan rıza değil),
-
Mümkün olduğunca yazılı şekilde açıklanması,
-
Önemli işlemlerde noter kanalıyla verilmesi,
uygulamada ispat kolaylığı ve güvenilirlik sağlar.
4. Kentsel Dönüşüm Sürecine Genel Bakış: Aile Konutunu Neler Bekliyor?
6306 sayılı Kanun çerçevesinde yürütülen kentsel dönüşüm sürecinde tipik olarak şu aşamalar görülür:
-
Riskli Yapı Tespiti
Bağımsız bölüm malikleri veya kanunda sayılan ilgililer, binanın riskli yapı olup olmadığına dair lisanslı kuruluşlara başvuru yapar. -
Riskli Yapı Kararının Kesinleşmesi
Riskli yapı kararı tebliğ edilir, itiraz edilmez veya itiraz reddedilirse karar kesinleşir. -
Tahliye ve Yıkım Süreci
Bina belirli süre içinde boşaltılır ve yıkılır. Tahliye edilmezse idari yollar devreye girer. -
Yeni Proje ve Müteahhit ile Sözleşme
Kat karşılığı inşaat sözleşmesi, kentsel dönüşüm sözleşmeleri, arsa payı devri gibi işlemler gündeme gelir. -
Yeni Bağımsız Bölümlerin Teslimi
İnşaat tamamlanınca yeni daireler teslim edilir, yeni tapular verilir.
Bu süreçlerin birçoğu, aile konutu niteliğindeki daire üzerinde hak ve yükümlülük doğuran işlemler içerir. Dolayısıyla, eşin rızası meselesi kentsel dönüşümün özellikle:
-
Müteahhit ile sözleşme imzalanması,
-
Arsa paylarının devri,
-
Yeni bağımsız bölüm tahsisi ve tapu işlemleri,
-
Bazı hâllerde ipotek ve finansman işlemleri
aşamasında öne çıkar.
5. Kentsel Dönüşümde Hangi İşlemlerde Eşin Rızası Gerekir?
Burada temel ölçü şudur:
İşlem, aile konutunu doğrudan etkileyen bir tasarruf mu?
Cevap evet ise, diğer eşin rızası aranır.
5.1. Aile Konutunun Satışı veya Devri
Kentsel dönüşüm sürecinde, bazı maliklere:
-
“Gelin, kentsel dönüşüme girmeyelim, dairenizi satın alalım.”
-
“Yerine size başka bir projeden daire verelim, bu daireyi devredin.”
gibi teklifler gelebilir.
Aile konutu olan bir taşınmazın satışı veya devri, klasik anlamda aile konutuna ilişkin en temel tasarruf işlemidir ve eşin rızası olmadan yapılamaz.
Eş rızası olmadan yapılan satış ve devir işlemleri bakımından:
-
Diğer eşin tasarrufun geçersizliği, tapu iptali ve tescili yönünde dava açma imkanı,
-
Üçüncü kişinin iyi niyetli olup olmadığına göre değişen sonuçlar,
gündeme gelebilir. Bu nedenle, kentsel dönüşüm öncesi yapılan “satış” ağırlıklı işlemlerde eş rızası ikincil değil, temel kurallardan biridir.
5.2. Kat Karşılığı İnşaat / Kentsel Dönüşüm Sözleşmesi
Pratikte en çok kafa karıştıran alanlardan biri de budur. Malik eş, kentsel dönüşüm kapsamında:
-
Müteahhitle kat karşılığı inşaat sözleşmesi,
-
Veya kentsel dönüşüm sözleşmesi
imzalamaktadır. Bu sözleşmelerin çoğunda:
-
Arsa paylarının belirli oranlarda müteahhide devri,
-
Mevcut dairenin yıkılıp yeni bir daireyle değiştirilmesi,
-
Geçici tahliye, kira yardımı, geçici konut temini,
gibi aile yaşamını doğrudan etkileyen hükümler bulunur.
Bu durumda:
-
Aile konutu olan taşınmaz üzerinde, arsa payı devri ve yeni daire tahsisini içeren bu tür sözleşmeler fiilen aile konutu üzerinde tasarruf niteliği taşır.
-
Bu nedenle, diğer eşin rızası alınmadan tek taraflı imzalanan sözleşmeler, ileride ciddi uyuşmazlıklara ve iptal taleplerine konu olabilir.
5.3. Arsa Payı Devri ve Yeni Bağımsız Bölüm Tahsisi
Kentsel dönüşümde sıklıkla, mevcut arsa payları yeniden düzenlenir ve maliklere yeni bağımsız bölümler tahsis edilir. Bu süreçte:
-
Mevcut aile konutu bağımsız bölümünü sembolize eden tapu kaydı ortadan kalkmakta,
-
Yerine yeni bir bağımsız bölüm kaydı oluşturulmaktadır.
Bu durum, aile konutu üzerinde yapısal bir değişiklik doğurduğundan, diğer eşin rızası önemlidir. Özellikle:
-
Daha küçük metrekareli daire verilmesi,
-
Farklı katta, daha düşük nitelikte bağımsız bölüm tahscsi,
-
Bazı hâllerde nakit bedel karşılığı hakların devri
gibi durumlarda, aile konutu olgusu ve eşin rızası çok daha hassas hâle gelir.
6. Aile Konutu Şerhi ve Eş Rızası Olmadan Yapılan İşlemlerin Akıbeti
6.1. Tapuda Aile Konutu Şerhi Varsa
Eğer tapuda aile konutu şerhi mevcutsa:
-
Tapu memuru, aile konutuyla ilgili tasarruf işlemlerinde diğer eşin rıza belgesini aramak zorundadır.
-
Müteahhit veya alıcı, tapuyu incelediğinde taşınmazın aile konutu olduğunu görür; buna rağmen diğer eşin rızası olmadan işlem yaparsa iyi niyet iddiası zayıflar.
Bu durumda çoğunlukla:
-
Diğer eş, tasarrufun geçersizliği, tapu iptal ve tescil davası açabilir,
-
Aile konutu şerhi, hukuki korumayı ve ispat kolaylığını ciddi ölçüde artırır.
6.2. Tapuda Aile Konutu Şerhi Yoksa
Şerh bulunmadığı durumlarda dahi, fiilen aile konutu olarak kullanılan taşınmaz üzerinde:
-
Eşin bilgisi dışında yapılan satış,
-
Müteahhitle imzalanan ve arsa payı devrini içeren sözleşmeler,
sorun yaratmaya devam eder.
Bu kez:
-
Diğer eş, taşınmazın aile konutu olduğunu ispat etmek zorunda kalır (ikametgah kayıtları, elektrik-su faturaları, tanık beyanları vb.).
-
İşlem yaptığı üçüncü kişinin gerçekten iyi niyetli olup olmadığı, aileyi tanıyıp tanımadığı, binada oturanların beyanları gibi hususlar önem kazanır.
Şerh yokken, üçüncü kişinin iyi niyetli olduğu kabulü daha kolaydır; bu da davanın sonucunu etkileyebilir. Bu nedenle, şerh koydurulması, kentsel dönüşüm tehdidi altındaki bölgelerde yaşayan eşler için adeta önleyici savunma niteliğindedir.
7. “Eşim Rıza Vermiyor, Kentsel Dönüşüme Giremiyor Muyuz?” Sorunu
Uygulamada sıkça rastlanan bir senaryo:
-
Ev malik eş, kentsel dönüşüme girmek istiyor.
-
Diğer eş ise binanın yıkılmasını, taşınmayı, geçici kiraya çıkmayı istemiyor,
veya müteahhitle yapılan sözleşmenin koşullarını yetersiz buluyor.
Bu durumda şu ayrımı yapmak gerekir:
-
Kentsel dönüşüme “karar verilmesi” süreci, daha çok çoğunlukla alınan taşınmaz tasarrufuna ilişkin ortak karar niteliğindedir. Burada aranan oranlar, 2/3 çoğunluk gibi kanuni düzenlemelerle belirlenir. Bu aşamada da aile konutu niteliği önem taşır; ancak eşin rızası daha çok mülkiyet hakkı sahibi üzerinden değerlendirilir.
-
Aile konutu üzerinde tasarruf niteliğinde somut sözleşmelerin imzalanması (arsa payı devri, kat karşılığı sözleşme, satış vb.) aşamasında ise diğer eşin açık rızası bir “dava konusu olabilecek” hukuki şart hâline gelir.
Pratikte çözüm yolu, tarafların:
-
Sözleşme şartları hakkında detaylı bilgilendirilmesi,
-
Eşin endişelerini giderecek güvencelerin (ipotek, teminat, cezai şartlar, ek kira desteği vb.) sözleşmeye yazılması,
-
Gerekirse noter huzurunda her iki eşin irade beyanlarının alınmasıdır.
Eşin rızasının hiç alınmadığı ve rızanın açıkça reddedildiği hâllerde, sürecin zorla yürütülmesi hâlinde aile içi ciddi ihtilaflar ve uzun dava süreçleri ortaya çıkabilir.
8. Kiracı Olan Eşler ve Aile Konutu: Kentsel Dönüşümde Durum Ne?
Aile konutu sadece malik olunan ev için değil, kiralanan ev için de söz konusu olabilir.
Eşlerden biri kiracı sıfatıyla kira sözleşmesini imzalamış, diğer eş ise sadece o evde yaşamaya devam ediyor olabilir. Bu durumda:
-
Kira sözleşmesi, TMK uyarınca belirli şartlarla diğer eşle de paylaşılan bir hak niteliği kazanabilir.
-
Kiracı eşin kira sözleşmesini feshetmesi, aile konutu üzerinde doğrudan etki doğurur; bu nedenle diğer eşin korunması önemlidir.
Kentsel dönüşüm nedeniyle:
-
Kiracıların tahliyesi,
-
Yeni dairede kiracıya öncelik tanınıp tanınmadığı,
-
Kira yardımı alınıp alınamayacağı
konuları ayrıca değerlendirilmelidir. Kiracıların kentsel dönüşümdeki hukuki durumu, maliklerden farklı olmakla birlikte, aile konutu hakkı kapsamında tahliye ve yeni konutta oturma talepleri, somut olaya göre hukuken tartışılabilir.
9. Boşanma Sürecinde veya Ayrı Yaşayan Eşler: Aile Konutu ve Kentsel Dönüşüm
Boşanma davası açılmış ancak henüz sonuçlanmamış eşler açısından:
-
Aile konutu olarak kullanılan ev, hâlen ortak yaşamın merkezi olmasa bile,
-
Mahkemece verilen tedbir kararları, aile konutunun eşlerden birine tahsisi,
-
Çocuklarla birlikte oturan eşin konuttan yararlanma hakkı
gibi durumlar söz konusu olabilir.
Bu tür hâllerde, kentsel dönüşüm kapsamında:
-
Konutun yıkılması,
-
Geçici tahliye,
-
Yeni daire tahsisi,
aile hukuku kararlarıyla birlikte değerlendirilmelidir.
Mahkemece aile konutu eşlerden birine tahsis edilmişse, malik olmayan eşin de talep edebileceği ciddi korumalar gündeme gelebilir. Kentsel dönüşüm işlemleri, bu tür mahkeme kararlarına aykırı şekilde yürütülürse, ek ihtiyati tedbirler, ihtarnameler ve davalar gündeme gelebilir.
10. Eşin Rızası Nasıl Alınmalı? Şekil ve İspat Sorunu
Kanun, eşin rızasının şekline ilişkin açıkça “noter” şartı demese de, uygulamada ispat açısından rızanın:
-
Yazılı olarak alınması,
-
Tercihen noter onaylı hâle getirilmesi,
-
En azından tarihli ve imzalı bir rıza beyanı düzenlenmesi
büyük önem taşır.
Kentsel dönüşüm kapsamındaki yüksek meblağlı ve uzun vadeli sözleşmelerde, sadece “sözlü olarak rıza gösterdi” demek, ileride çıkabilecek uyuşmazlıklarda son derece yetersizdir.
Bu nedenle:
-
Müteahhit ile yapılan kat karşılığı / kentsel dönüşüm sözleşmesinde eşin imzası bizzat yer almalı,
-
Eğer fiilen imza atamıyorsa, özel yetkili vekaletnameyle malik eş veya başka bir kişi onu temsil etmelidir.
Vekaletnamede “aile konutu niteliğindeki taşınmaz üzerinde kentsel dönüşüm, kat karşılığı inşaat, arsa payı devri, ipotek tesisi, satış ve her türlü tasarruf işlemini yapmaya” şeklinde açık, özel yetki içeren ifadeler bulunmalıdır.
11. Uygulamada Yapılan Hatalar ve Yol Açtığı Sorunlar
Kentsel dönüşüm sürecinde aile konutu söz konusu olduğunda, en sık karşılaşılan hatalar şunlardır:
-
Tapuda aile konutu şerhi koydurulmaması,
-
Sözleşmelerin yalnızca malik eş tarafından imzalanması, diğer eşin imzasının alınmaması,
-
Eşe “imza attırılırken” içeriğin açıklanmaması, genel vekaletnamelerle ağır tasarruflar yapılması,
-
Yeni dairelerin nitelikleri, metrekareleri, bağımsız bölüm numaraları konusunda eşlerin yeterince bilgilendirilmemesi,
-
Müteahhit lehine, malik ve aile aleyhine dengesiz hükümler içeren sözleşmelerin hiçbir hukuki inceleme yapılmadan imzalanması,
-
Finansman için banka kredisi kullanılırken aile konutu üzerine ipotek tesisine eş rızası alınmadan gidilmesi.
Bu hatalar, ileride:
-
Tapu iptali ve tescil davaları,
-
Tazminat talepleri,
-
Sözleşmenin iptali veya uyarlanması davaları,
-
Aile içi sert uyuşmazlıklar, boşanma süreçlerinde ağır tartışmalar
gibi istenmeyen sonuçlar doğurabilir.
12. Aile Konutu Olan Ev Kentsel Dönüşüme Girerken Dikkat Edilmesi Gerekenler (Kontrol Listesi)
Aile konutu niteliğindeki eviniz kentsel dönüşüme giriyorsa, aşağıdaki kontrol listesini adım adım uygulamak hak kaybını önlemeye yardımcı olur:
-
Aile Konutu Şerhi Var mı?
-
Tapu kaydını kontrol edin.
-
Şerh yoksa, aile konutu şerhi koydurmayı değerlendirin.
-
-
Sözleşmeleri İmzalamadan Önce Tam Metni Görün
-
Müteahhit veya temsilcilerin getirdiği sözleşmeleri “sonradan doldurulacak” boşluklarla imzalamayın.
-
Tam metin üzerinden inceleme yapın.
-
-
Her İki Eş de Sözleşmeyi Anlasın ve İmzalısın
-
Sadece malik eşin değil, aile konutu hakkı olan diğer eşin de imza atması sağlanmalı.
-
Gerekirse ayrı bir “eş rızası beyanı” hazırlanmalı.
-
-
Vekaletname Kullanılıyorsa Özel Yetki İçersin
-
Vekaletnamede açıkça kentsel dönüşüm, arsa payı devri, ipotek, satış gibi işlemler yazılmalı.
-
Noter huzurunda, içeriği anlaşılır şekilde düzenlenmeli.
-
-
Yeni Dairenin Niteliklerini Sözleşmede Netleştirin
-
Net/brüt metrekare, cephe, kat, bağımsız bölüm numarası, ortak alanlardan yararlanma hakları, otopark, depo gibi unsurlar açıkça yazılsın.
-
Eski daireyle kıyaslanabilir, adil bir dağılım yapıldığından emin olun.
-
-
Tahliye Süreci ve Geçici Konut/Kira Yardımı Şartlarını Yazılı Hale Getirin
-
Ne kadar süreyle kira yardımı yapılacağı,
-
Hangi şartlarda ödeneceği,
-
Geçici konut sağlanıyorsa bunun koşulları,
sözleşmede açıkça yer alsın.
-
-
İnşaat Süresine, Teslim Tarihine ve Gecikme Cezalarına Dikkat Edin
-
İnşaatın kaç ay içinde tamamlanacağı,
-
Gecikme olması hâlinde ödenecek kira / tazminat,
-
Müteahhitin yükümlülüklerini yerine getirmemesi hâlinde sözleşmenin fesih şartları
mutlaka düzenlenmeli.
-
13. Sık Sorulan Sorular
Soru 1: Ev sadece eşimin adına kayıtlı. Yine de rızam gerekiyor mu?
Evet. Evin tapuda sadece eşiniz adına kayıtlı olması, onun tek başına aile konutu üzerinde istediği işlemi yapabileceği anlamına gelmez. Aile konutu niteliği varsa, malik olmayan eşin rızası hukuken korunur. Özellikle kentsel dönüşümde müteahhitle yapılan sözleşmeler ve arsa payı devirleri açısından, eşin rızası tartışmasız önemdedir.
Soru 2: Tapuda aile konutu şerhi yok. Yine de dava açabilir miyim?
Şerh olmasa da, fiilen aile konutu olarak kullanılan taşınmaz hakkında eşin rızası alınmadan işlem yapılmışsa, somut olaya göre tapu iptali-tescil, tasarrufun geçersizliği, tazminat gibi davalar gündeme gelebilir. Ancak şerh yokken üçüncü kişilerin “iyi niyeti” daha güçlü bir savunma hâline gelebilir; bu da davanın seyrini etkiler.
Soru 3: Eşim benim haberim olmadan müteahhitle sözleşme imzalamış. Ne yapabilirim?
Öncelikle sözleşmenin tam metni incelenmelidir. Sözleşme, aile konutu niteliğindeki taşınmaz üzerinde tasarruf doğuruyorsa ve sizin rızanız alınmamışsa:
-
İhtarname,
-
Dava yoluyla sözleşmenin geçerliliğinin tartışılması,
-
Tapu işlemleri gerçekleşmişse tapu iptal-tescil talepleri
gündeme gelebilir. Burada hem sözleşmenin içeriği hem de üçüncü kişinin iyi niyetli olup olmadığı önemlidir.
Soru 4: Kentsel dönüşümde eşim rıza vermiyor, süreç tamamen tıkanır mı?
Kentsel dönüşümde, kanunda öngörülen çoğunluklarla alınan kararlar ve idari süreçler ayrı, aile konutu üzerindeki tasarruf işlemleri ayrıdır. Eşinizin rıza vermemesi, bazı tasarrufları hukuken problemli hâle getirip ileride dava konusu yapabilir; fakat süreç her durumda tamamen tıkanır demek doğru olmaz. Somut olay, binadaki diğer maliklerin durumu, alınan kararlar ve sözleşme şartları birlikte değerlendirilmelidir.
Soru 5: Kiracı olarak oturduğumuz ev kentsel dönüşüme giriyor. Eş olarak haklarım var mı?
Evet, kira sözleşmesi kapsamında oturduğunuz ev de aile konutu olabilir. Tahliye, taşınma, yeni dairede kiracı olma imkanı, kira yardımı gibi hususlar kira hukuku ve kentsel dönüşüm mevzuatı birlikte değerlendirilerek belirlenir. Aile konutu olgusu, özellikle tahliye süreçlerinde sizin lehine bazı korumalar sağlayabilir.
14. Sonuç: Aile Konutunu Kentsel Dönüşümde Korumanın Anahtarı: Bilgi, Rıza ve Yazılı Güvence
Aile konutu, sadece bir “taşınmaz” değildir; aile hayatının, çocukların, anıların merkezidir. Kentsel dönüşüm ise, bu merkezde köklü değişiklikler yapan bir süreçtir. İşte bu nedenle kanun koyucu, aile konutunu diğer taşınmazlardan ayrı ve güçlü bir koruma rejimine tabi tutmuştur.
Özetle:
-
Aile konutu olan evde, malik eş tek başına tasarruf edemez; diğer eşin rızası aranır.
-
Kentsel dönüşümde müteahhit ile imzalanan sözleşmeler, arsa payı devirleri, yeni daire tahsisleri, çoğu zaman aile konutu üzerinde tasarruf niteliğindedir.
-
Tapuya aile konutu şerhi konulması, hem eşin rızasını fiilen zorunlu kılar hem de üçüncü kişilerin iyi niyet iddiasını sınırlandırır.
-
Eş rızası olmadan yapılan işlemler, somut olaya göre geçersizlik, iptal, tazminat gibi ciddi hukuki sonuçlara yol açabilir.
Kentsel dönüşüme giren bir binada aile konutu söz konusuysa, “nasıl olsa herkes imzalıyor” düşüncesiyle hareket etmek, ileride telafisi güç hak kayıplarına sebep olabilir. Sözleşme metinleri, vekaletnameler, tapu işlemleri ve tüm sürecin başından sonuna kadar hukuki açıdan doğru kurgulanması, aile konutunun korunması açısından hayati önemdedir.
Bu nedenle, aile konutu olan eviniz kentsel dönüşüme girerken:
-
Eş olarak rıza verme veya vermeme hakkınızın sonuçlarını iyi bilmeli,
-
Tüm belgeleri imzalamadan önce dikkatle incelemeli,
-
Mümkünse süreç başlamadan önce profesyonel hukuki destek almalısınız.