Hukuk Makaleleri

Sel Nedeniyle Oluşan Araç Zararlarında Mücbir Sebep Savunması Belediyenin Sorumluluğunu Ortadan Kaldırır mı?

Sel nedeniyle oluşan araç zararlarında mücbir sebep savunması belediyenin sorumluluğunu ortadan kaldırır mı? Şiddetli yağış, su baskını ve taşkın nedeniyle araçları zarar gören kişilerin belediyelere yönelttiği tazminat taleplerinde en önemli hukuki tartışmalardan biri, meydana gelen sel felaketinin mücbir sebep olarak kabul edilip edilmeyeceğidir.

Özellikle yoğun yağış sırasında otomobilleri su altında kalan, motorları bozulan, araçları alt geçitte mahsur kalan veya kapalı otoparklarda ciddi maddi zarara uğrayan kişiler, belediyelerden zararlarının karşılanmasını talep edebilmektedir.

Ancak bazı belediyeler ve diğer kamu idareleri, olayın olağanüstü yağışlardan kaynaklandığını, sel felaketinin öngörülemediğini ve mücbir sebep nedeniyle tazminat sorumluluklarının bulunmadığını ileri sürmektedir.

Peki, belediyenin bu savunmayı ileri sürmesi yeterli midir? Aşırı yağış yaşanması bütün altyapı eksikliklerini hukuken önemsiz hâle getirir mi? Sel felaketinde zarar gören araç sahibi yine de tazminat alabilir mi?

Türk hukukunda sel felaketinin mücbir sebep niteliğinde olması, belediyenin tazminat sorumluluğunu her durumda otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Selin öngörülemez ve önlenemez olup olmadığı, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülüp yürütülmediği ve zararın meydana gelmesinde idarenin hizmet kusurunun etkisi birlikte değerlendirilmelidir.

Özellikle Danıştay 8. Dairesinin 2025 ve 2026 yıllarında verdiği kararlar, yalnızca yağışın olağanüstü niteliğine dayanılarak tazminat taleplerinin reddedilemeyeceğini ortaya koymaktadır.

Bu nedenle belediyenin mücbir sebep savunmasının hukuki sonuçları, idarenin hizmet kusuru, nedensellik bağı, meteorolojik veriler ve bilirkişi incelemesi çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Sel Felaketi Hukuken Mücbir Sebep Sayılır mı?

Sel felaketi, olayın özelliklerine göre mücbir sebep oluşturabilir.

Ancak her şiddetli yağışın veya su baskınının otomatik olarak mücbir sebep sayılması mümkün değildir.

Mücbir sebep, genel olarak kişinin veya idarenin kontrolü dışında meydana gelen, ilgili koşullarda öngörülemeyen ve gerekli bütün makul önlemlere rağmen önlenemeyen olağanüstü olayları ifade eder.

Sel felaketleri bakımından bu değerlendirmede özellikle üç unsur önem taşır.

1. Olayın Dışsal Nitelikte Olması

Sel, genellikle doğal koşullardan kaynaklandığından kamu idaresinin iradesi dışında gerçekleşen bir olaydır.

Ancak yağmurun doğal bir olay olması, su baskınının ortaya çıkmasında insan faaliyetlerinin etkili olmadığını göstermez.

Örneğin yolun hatalı eğimle yapılması veya yağmur suyu giderinin kapatılması, doğal yağışın zarara dönüşmesine katkı sağlayabilir.

2. Selin Öngörülemez Olması

Mücbir sebep değerlendirmesinde yağışın ilgili yer ve zamanda makul olarak öngörülüp öngörülemeyeceği araştırılır.

Örneğin bir bölgede her yıl benzer yoğunlukta yağışlar nedeniyle su baskını meydana geliyorsa, bu olayların tamamen öngörülemez olduğu kolaylıkla kabul edilemez.

Ayrıca daha önce yapılan altyapı şikâyetleri, geçmiş taşkın kayıtları ve meteorolojik uyarılar önem taşıyabilir.

3. Zararın Önlenemez Olması

Mücbir sebebin önemli unsurlarından biri de gerekli önlemlerin alınmasına rağmen zararın önlenememesidir.

Örneğin su tahliye sistemlerinin düzenli bakımının yapılması, yeterli altyapının kurulması ve riskli bölgelerde güvenlik tedbirlerinin alınmasına rağmen meydana gelen istisnai bir taşkın farklı değerlendirilebilir.

Buna karşılık mazgalların uzun süredir tıkalı olduğu veya tahliye pompalarının çalışmadığı bir olayda, zararın tamamen önlenemez olduğu savunması ayrıca incelenmelidir.

Sonuç olarak selin doğal afet niteliği ile mücbir sebep nedeniyle idarenin sorumluluğunun tamamen ortadan kalkması aynı şey değildir.

Belediye Sel Felaketini Mücbir Sebep Göstererek Tazminat Ödemekten Kaçınabilir mi?

Belediye, kendisine yöneltilen tazminat talebine karşı sel felaketinin mücbir sebep oluşturduğunu ileri sürebilir.

Ancak bu savunmanın kabul edilmesi için yalnızca olağanüstü yağış yaşandığının belirtilmesi yeterli olmayabilir.

Özellikle zararın meydana geldiği yerdeki altyapı sistemlerinin durumu, bakım kayıtları, daha önce yaşanan taşkınlar ve gerekli tedbirlerin alınıp alınmadığı araştırılmalıdır.

Örneğin belediye, belirli bir tarihte metrekareye çok yüksek miktarda yağış düştüğünü açıklamış olabilir.

Ancak aynı olayda yağmur suyu tahliye kanallarının tıkalı bulunduğu, suyun tahliyesini sağlayan pompaların çalışmadığı veya uzun süredir bildirilen altyapı sorunlarının giderilmediği ortaya çıkabilir.

Bu durumda zararın yalnızca yağışın olağanüstü niteliğinden kaynaklandığı söylenemeyebilir.

Dolayısıyla belediyenin mücbir sebep savunması, somut olayda kamu hizmeti ile zarar arasındaki nedensellik bağını tamamen kesip kesmediğine göre değerlendirilmelidir.

Mücbir Sebep Belediyenin Sorumluluğunu Tamamen mi, Kısmen mi Ortadan Kaldırır?

Sel nedeniyle oluşan zararlarda mücbir sebebin iki farklı hukuki sonucu gündeme gelebilir.

Birinci ihtimal: Sel felaketinin tamamen öngörülemeyen ve önlenemeyen nitelikte olduğu, ilgili kamu hizmetinin gereği gibi yürütüldüğü ve zarar ile idarenin faaliyeti arasında hukuken gerekli nedensellik bağının bulunmadığı tespit edilebilir.

Bu durumda idarenin tazminat sorumluluğunun tamamen ortadan kalkması mümkün olabilir.

İkinci ihtimal: Yağış olağanüstü nitelikte olmakla birlikte belediyenin altyapı hizmetindeki eksiklikler de zararın meydana gelmesine veya artmasına katkıda bulunmuş olabilir.

Bu durumda doğal afetin varlığı, idarenin sorumluluğunu bütünüyle kaldırmayabilir.

Ancak afetin zararın oluşumundaki etkisi ve diğer kusur veya sorumluluk unsurları dikkate alınarak tazminat miktarı belirlenebilir.

Danıştay’ın güncel içtihatlarında da olağanüstü doğal afetin bazı durumlarda illiyet bağını tamamen kesmeyebileceği, bunun yerine tazminat hesabında etkili olabileceği değerlendirilmektedir.

Bu nedenle her sel olayı bakımından ya belediyenin zararın tamamını ödeyeceği ya da hiçbir sorumluluğunun bulunmadığı şeklinde iki kesin sonuçtan birine ulaşmak doğru değildir.

Danıştay’ın 2026 Tarihli Mücbir Sebep Kararı: Belediye Sel Zararından Sorumlu Olabilir mi?

Danıştay 8. Dairesi, 09.02.2026, 2024/4025 E., 2026/634 K.

Danıştay’ın 2026 yılında verdiği bu karar, sel zararlarında mücbir sebep savunmasının sınırları bakımından önemli bir içtihattır.

Karara konu olayda Ankara’da gözlük imalatı ve pazarlaması yapan bir şirketin işyeri, 7 Haziran 2022 tarihinde meydana gelen yoğun yağış nedeniyle su altında kalmıştır.

Şirket, hammaddelerinin, üretim makinelerinin, demirbaşlarının, elektrik tesisatının ve araçlarının zarar gördüğünü ileri sürmüştür.

Davacı şirket, zararların meydana gelmesinde altyapı yetersizliği ve kamu hizmetindeki eksikliklerin etkili olduğunu belirterek ilgili kamu idarelerinden tazminat talep etmiştir.

İlk derece mahkemesi, yağışın doğal afet niteliğinde olduğu ve zararla idari faaliyet arasındaki nedensellik bağının kesildiği gerekçesiyle maddi tazminat istemini reddetmiştir.

Bölge idare mahkemesi de bu değerlendirmeyi uygun bulmuştur.

Ancak Danıştay 8. Dairesi, söz konusu ret kararını yeterli araştırma yapılmadığı gerekçesiyle bozmuştur.

Danıştay, olağanüstü nitelikte bir yağışın meydana gelmesinin tek başına kamu idarelerinin bütün yükümlülüklerini ortadan kaldırmayacağını belirtmiştir.

Özellikle şu konuların araştırılması gerektiği vurgulanmıştır:

  • Belediyenin ve diğer ilgili idarelerin ayrı ayrı hizmet kusuru bulunup bulunmadığı,
  • Yağmur suyu tahliye altyapısının yeterliliği,
  • Kamu hizmetindeki eksikliklerin zararın meydana gelmesine etkisi,
  • Sel felaketinin olağanüstü niteliğinin tazminat miktarına etkisi,
  • Zarar gören şirketin kendi kusurunun bulunup bulunmadığı,
  • Gerçek zarar miktarı,
  • Meteoroloji uzmanının da bulunduğu bilirkişi heyetiyle teknik inceleme yapılması.

Danıştay bu kararıyla, sel felaketinin mücbir sebep oluşturduğu savunmasının, hizmet kusuru ve nedensellik bağı araştırılmadan kabul edilemeyeceğini ortaya koymuştur.

Ancak karar, doğrudan belirli bir tazminatın ödenmesine hükmeden bir kabul kararı değildir. Eksik inceleme nedeniyle verilmiş bir bozma kararıdır.

Bu kararın araç sahipleri açısından önemi, yalnızca yağışın çok şiddetli olduğu gerekçesiyle zararlarının karşılanamayacağı yönündeki savunmaya karşı, kamu hizmetinin de teknik olarak incelenmesi gerektiğini göstermesidir.

Danıştay’a Göre Selde Araç Hasarı Doğrudan Mücbir Sebep Sayılabilir mi?

Danıştay 8. Dairesi, 16.04.2025, 2023/3754 E., 2025/3751 K.

Bu karar, sel nedeniyle zarar gören bir araç hakkında verilmiş olması nedeniyle özellikle önemlidir.

Karara konu olayda Ankara’nın Etimesgut ilçesinde bir plazanın kapalı otoparkında bulunan otomobil, 9 Haziran 2019 tarihindeki şiddetli yağış ve su baskını sonucunda zarar görmüştür.

Sigorta şirketi, araç sahibine hasar tazminatı ödemiş ve ardından belediye ile ilgili su ve kanalizasyon idaresine karşı 433.825,19 TL tutarında rücuen tazminat talep etmiştir.

İlk derece mahkemesi, olayın meteorolojik karakterli doğal afet niteliğinde olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir.

Mahkeme, altyapı sistemleri kusursuz şekilde işletilmiş olsaydı bile zararın meydana geleceğini kabul etmiştir.

Ancak Danıştay, bu değerlendirmeyi yeterli bulmamıştır.

Kararda, sel olayının meydana geldiği bölgede kamu idarelerinin yağmur suyu tahliyesine ilişkin görevlerini yerine getirip getirmediğinin araştırılması gerektiği belirtilmiştir.

Ayrıca binanın ve otoparkın teknik özellikleri ile gerekli koruma önlemlerinin değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Danıştay, meteoroloji mühendisinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden yararlanılmasının önemine değinmiştir.

Özellikle yalnızca yağışın doğal afet niteliğinde olduğuna dayanılarak kamu hizmetinin kusursuz yürütüldüğünün varsayılmasını hukuka uygun bulmamıştır.

Bu nedenle eksik incelemeye dayanan ret kararı bozulmuştur.

Bu içtihat, selde araç zararından dolayı belediyenin sorumluluğu değerlendirilirken mücbir sebep savunmasının otomatik olarak kabul edilemeyeceğini gösteren doğrudan ilgili bir karardır.

Ancak olayda dava açan kişi araç sahibi değil, ödeme yapan sigorta şirketidir. Danıştay da doğrudan tazminata hükmetmek yerine sorumluluğun yeniden araştırılmasını istemiştir.

Beş Yüz Yılda Bir Görülen Yağış Mücbir Sebep Sayılır mı?

Bir yağışın meteorolojik olarak çok seyrek meydana gelen bir olay olması, mücbir sebep değerlendirmesinde önemli bir veridir.

Ancak yağışın belirli bir tekerrür aralığına sahip olması, belediyenin bütün sorumluluğunu otomatik olarak ortadan kaldırmaz.

Örneğin meteoroloji incelemesinde bir yağışın beş yüz yıllık tekerrür aralığına karşılık geldiği belirlenmiş olabilir.

Bu durum yağışın olağanüstü niteliğini ortaya koyabilir.

Ancak zararın meydana gelmesinde imar hataları, yetersiz tahliye kanalları veya başka altyapı eksiklikleri de etkili olmuşsa sorumluluk değerlendirmesi değişebilir.

Danıştay 8. Dairesi, 22.04.2025, 2021/7240 E., 2025/3899 K.

Karara konu olayda Ordu’nun Perşembe ilçesinde 6 Temmuz 2016 tarihinde meydana gelen sel felaketi sonucunda bir kişi hayatını kaybetmiştir.

Yakınları, olayda ilgili belediyelerin ve su ve kanalizasyon idaresinin hizmet kusuru bulunduğunu ileri sürerek tazminat talep etmiştir.

Bilirkişi incelemesinde yağışın yaklaşık beş yüz yıllık tekerrür aralığına karşılık geldiği değerlendirilmiştir.

Ancak Danıştay, yalnızca yağışın olağanüstü yoğunlukta bulunmasının zararla kamu hizmeti arasındaki nedensellik bağını tamamen kestiğinin kabulü için yeterli olmadığını değerlendirmiştir.

Özellikle bina ruhsatlandırma süreci, yağmur suyu tahliye kanalları ve diğer altyapı önlemlerindeki eksiklikler üzerinde durulmuştur.

Danıştay, ilgili idarelerin ve zarar görenin kusur durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.

Bu karar doğrudan araç hasarına ilişkin değildir.

Ancak son derece şiddetli bir yağışın dahi idarenin bütün sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmayacağını göstermesi bakımından sel nedeniyle meydana gelen araç zararlarında da önem taşımaktadır.

Daha Önce Aynı Bölgede Sel Yaşanmışsa Belediye Mücbir Sebep Savunması Yapabilir mi?

Bir bölgede geçmiş yıllarda benzer taşkınların meydana gelmiş olması, mücbir sebep savunmasının değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.

Çünkü geçmişte tekrar eden su baskınları, sel riskinin öngörülebilirliğine ilişkin veri oluşturabilir.

Örneğin bir sokakta son beş yıl içerisinde birçok kez sel meydana gelmiş olabilir.

Buna rağmen yağmur suyu tahliye sistemi geliştirilmemiş ve ilgili kamu idaresine yapılan şikâyetlere rağmen herhangi bir önlem alınmamış olabilir.

Bu durumda son sel olayının tamamen öngörülemez olduğu savunması zayıflayabilir.

Ancak önceki su baskınları ile dava konusu olayın teknik özelliklerinin aynı olması gerekmez.

Örneğin önceki yıllarda yaşanan hafif su birikintileri ile olağanüstü büyüklükteki bir taşkının karşılaştırılması sırasında yağışın yoğunluğu ve diğer meteorolojik koşullar dikkate alınmalıdır.

Bu nedenle geçmiş sel kayıtları güçlü deliller oluşturabilse de belediyenin kusurunu tek başına kesin olarak ispatlamaz.

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün Yağış Raporu Belediyenin Sorumluluğunu Ortadan Kaldırır mı?

Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan yağış raporları, sel felaketlerinin hukuki değerlendirmesinde önemli delillerdir.

Bu raporlarda yağışın miktarı, süresi, yoğunluğu ve meteorolojik özellikleri değerlendirilebilir.

Ancak meteorolojik rapor ile idarenin hizmet kusuru tespiti aynı şey değildir.

Örneğin meteoroloji raporunda yağışın çok şiddetli olduğu belirtilmiş olabilir.

Ancak bu rapor, belediyenin yağmur suyu kanallarını düzenli temizlediğini veya mevcut altyapının teknik olarak yeterli olduğunu tek başına ispatlamaz.

Benzer şekilde meteorolojinin önceden şiddetli yağış uyarısı yapmış olması da belediyenin mutlaka kusurlu olduğu anlamına gelmez.

Burada uyarının içeriği, zamanlaması, beklenen risk ve idarenin somut olarak alabileceği tedbirler araştırılmalıdır.

Dolayısıyla meteoroloji verileri ile altyapı hizmetinin yürütülmesine ilişkin teknik incelemelerin birlikte yapılması gerekir.

Selde Aracı Su Altında Kalan Kişi Hangi Altyapı Eksikliklerine Dayanabilir?

Araç sahibinin, belediyenin mücbir sebep savunmasına karşı tazminat talebinde bulunabilmesi için kamu hizmetindeki eksiklikleri somutlaştırması önemlidir.

Bu kapsamda farklı altyapı sorunları değerlendirilebilir.

Yağmur Suyu Mazgallarının Tıkanması

Uzun süredir temizlenmeyen mazgallar nedeniyle suyun tahliye edilememesi, zararın meydana gelmesine etki etmiş olabilir.

Bu durumda ilgili tesisin bakımından sorumlu idarenin yükümlülükleri araştırılır.

Yetersiz Yağmur Suyu Kanalı

İlgili bölgede beklenebilir yağış koşullarına göre yetersiz bir tahliye sistemi kurulmuş olabilir.

Bu durumda altyapının proje ve kapasite bakımından yeterliliği teknik olarak değerlendirilmelidir.

Alt Geçitte Tahliye Pompasının Çalışmaması

Alt geçitlerde su tahliye pompalarının bulunmasına rağmen çalışmaması veya gerekli bakımın yapılmaması, belirli koşullarda hizmet kusuru oluşturabilir.

Ancak geçidin hangi kurumun sorumluluğunda bulunduğu ayrıca belirlenmelidir.

Asfaltlama Çalışmasının Su Tahliyesini Engellemesi

Yol yapım veya asfaltlama işlemleri sırasında yağmur suyu giderlerinin kapatılması veya suyun doğal akışının değiştirilmesi, zararın oluşmasına katkıda bulunabilir.

Bu tür olaylarda kamu hizmetinin yürütülme biçimi önem taşır.

Bilinen Taşkın Riskine Rağmen Önlem Alınmaması

Aynı bölgede geçmişte sel yaşanması, gerekli tedbirlerin alınması konusunda idarenin yükümlülüklerini değerlendirmede etkili olabilir.

Ancak hangi önlemin alınmasının hukuken ve teknik olarak gerekli olduğu somut olayda belirlenmelidir.

Belediyenin Mücbir Sebep Savunmasına Karşı Hangi Deliller Kullanılabilir?

Mücbir sebep savunmasının değerlendirilmesinde yalnızca aracın su altında kaldığını gösteren fotoğraflar yeterli olmayabilir.

Özellikle yağmur suyu altyapısının durumu ve olayın teknik nedenleri araştırılmalıdır.

Bu kapsamda şu belgeler önem taşıyabilir:

  1. Meteoroloji Genel Müdürlüğünün olay tarihine ilişkin yağış kayıtları,
  2. Aynı bölgede daha önce meydana gelen sel olaylarına ilişkin kayıtlar,
  3. Belediyeye yapılan eski altyapı şikâyetleri,
  4. Yağmur suyu mazgallarının bakım ve temizlik kayıtları,
  5. Altyapı tesislerinin proje ve kapasite bilgileri,
  6. Su tahliye pompalarının bakım ve arıza kayıtları,
  7. Sel sırasında çekilmiş fotoğraf ve kamera görüntüleri,
  8. İtfaiye, kolluk ve kurtarma ekiplerinin tutanakları,
  9. Aracın hasar tespit ve onarım raporları,
  10. Aracın olaydan önceki piyasa değerini gösteren belgeler,
  11. Gerekli durumlarda uzman bilirkişi değerlendirmeleri.

Özellikle olaydan sonra mazgalların temizlenmesi veya altyapı tesislerinin onarılması nedeniyle bazı deliller kaybolabilir.

Bu nedenle mümkün olduğu ölçüde erken delil toplanması önemlidir.

Ayrıca olay yerinin güvenliği sağlanmadan su baskını alanına girilmemelidir.

Sel Davalarında Meteoroloji Bilirkişisi Neden Önemlidir?

Sel nedeniyle meydana gelen zararların değerlendirilmesinde meteoroloji uzmanının bulunması önemli olabilir.

Çünkü zararın yalnızca altyapı eksikliklerinden mi, tamamen olağanüstü yağıştan mı, yoksa her iki unsurun birleşiminden mi kaynaklandığı teknik inceleme gerektirebilir.

Örneğin mevcut su tahliye kanallarının hangi yağış kapasitesine göre tasarlandığı ile olay tarihinde meydana gelen yağışın özellikleri karşılaştırılabilir.

Ayrıca geçmiş yağış kayıtları ve taşkın sıklığı değerlendirilebilir.

Ancak bilirkişi heyetinin yalnızca meteoroloji uzmanından oluşması da her olayda yeterli olmayabilir.

Altyapı mühendisliği, inşaat, şehircilik ve araç hasarı konularında uzmanlık ihtiyacı doğabilir.

Danıştay’ın 2025 ve 2026 tarihli kararlarında da meteoroloji mühendisinin katılımıyla uzman bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği özellikle vurgulanmıştır.

Bu nedenle mücbir sebep savunmasına dayanan tazminat uyuşmazlıklarında bilirkişi raporunun kapsamlı ve denetlenebilir olması önemlidir.

Sel Nedeniyle Araç Zararında Sürücünün Kusuru Belediyenin Sorumluluğunu Etkiler mi?

Evet. Araç sahibinin veya sürücünün davranışları, zararın meydana gelmesinde etkili olmuşsa tazminat hesabını etkileyebilir.

Örneğin sürücü, resmi makamlar tarafından trafiğe kapatıldığı açıkça bildirilen ve ciddi su birikintisi bulunan bir yola girmiş olabilir.

Bu durumda sürücünün davranışının zararın oluşumuna etkisi değerlendirilir.

Başka bir olayda sürücü, herhangi bir uyarı bulunmayan yolda ilerlerken aniden yükselen sel suyuyla karşılaşmış olabilir.

Bu durumda sürücünün zararı önlemesinin makul olarak mümkün olup olmadığı araştırılmalıdır.

Dolayısıyla sürücünün su birikintisine girmiş olması, her olayda onun kusurlu olduğu anlamına gelmez.

Ancak idarenin hizmet kusuruyla birlikte zarar görenin davranışı da zararın meydana gelmesine etkiliyse, tazminat miktarına ilişkin değerlendirme değişebilir.

Mücbir Sebep Savunması Nedeniyle Belediye Tazminatın Yalnızca Bir Bölümünü Ödeyebilir mi?

Bazı sel olaylarında zararın meydana gelmesine birden fazla unsur birlikte neden olabilir.

Örneğin hem olağanüstü yağış hem de yağmur suyu altyapısının yetersizliği araçta hasar meydana gelmesine etkili olmuş olabilir.

Bu durumda zararın hangi bölümünün kamu hizmetindeki eksikliklerle bağlantılı olduğu araştırılabilir.

Danıştay’ın güncel içtihatlarında doğal afetin illiyet bağını tamamen kesmediği durumlarda, afetin tazminat üzerindeki etkisinin ayrıca değerlendirilebileceği belirtilmektedir.

Ancak olayın bu şekilde değerlendirilmesi, her dosyada önceden belirlenmiş bir yüzde oranında indirim yapılacağı anlamına gelmez.

Örneğin belediyenin mutlaka yüzde 50 veya yüzde 70 oranında sorumlu tutulacağı yönünde genel bir kural bulunmamaktadır.

İdarelerin sorumlulukları, zarar görenin kusuru ve doğal afetin zarara etkisi teknik incelemeyle değerlendirilmelidir.

Bu nedenle tazminatta indirim yapılması söz konusuysa hangi hukuki ve teknik gerekçeye dayanıldığı açık biçimde ortaya konulmalıdır.

Belediye mi, Büyükşehir Belediyesi mi, Su ve Kanalizasyon İdaresi mi Sorumludur?

Sel nedeniyle oluşan araç zararlarında sorumlu kamu idaresinin belirlenmesi önem taşır.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14 ve 15. maddeleri, kentsel altyapı ve yağmur sularının uzaklaştırılması konusunda belediyelere çeşitli görevler yüklemektedir.

2560 sayılı Kanun’un 25. maddesinde de yağmur sularının uzaklaştırılmasıyla ilgili tesislerin yapılması veya işletilmesine ilişkin hükümler bulunmaktadır.

Bu nedenle olayın meydana geldiği yerdeki altyapının hangi idare tarafından kurulması, bakımının yapılması ve işletilmesi gerektiği araştırılmalıdır.

Örneğin İstanbul’da meydana gelen bir su baskınında ilçe belediyesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İSKİ’nin görevleri olayın niteliğine göre farklı olabilir.

Bir kurumun yaptığı yol çalışması su tahliye sistemini engellemiş, başka bir kurum ise ilgili altyapının bakımından sorumlu olabilir.

Bu durumda birden fazla kamu idaresinin sorumluluğu gündeme gelebilir.

Ancak zarardan bütün kurumların otomatik olarak birlikte sorumlu olduğu söylenemez.

Önemli olan her idarenin somut görevini ve zararın meydana gelmesindeki etkisini belirlemektir.

Belediye Mücbir Sebep Savunması Yaparsa Hangi Dava Açılır?

Belediyenin veya ilgili kamu idaresinin yürüttüğü yağmur suyu tahliye hizmetindeki eksiklikler nedeniyle araçta zarar meydana geldiği ileri sürülüyorsa kural olarak idari yargıda tam yargı davası gündeme gelir.

Tam yargı davası, idarenin eylem veya işlemlerinden kaynaklanan zararların tazmini amacıyla açılan dava türüdür.

Ancak burada önemli bir ayrım bulunmaktadır.

Zarar, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamındaki bir trafik kazasından kaynaklanıyorsa Kanun’un 110. maddesi gereği adli yargı görevli olabilir.

Örneğin yola taşan su nedeniyle aracın kayarak trafik kazası yapmasıyla, park hâlindeki aracın kamu altyapısı eksikliği nedeniyle su altında kalması farklı görev değerlendirmelerine konu olabilir.

Uyuşmazlık Mahkemesinin 03.05.2021 tarihli, 2021/257 E., 2021/287 K. sayılı kararında, refüj sulama suyunun yola taşması sonucu meydana gelen motosiklet kazasından doğan tazminat uyuşmazlığında adli yargı görevli kabul edilmiştir.

Dolayısıyla belediyeye karşı açılacak bütün araç zararları davalarının mutlaka idare mahkemesinde görüleceği söylenemez.

Dava açılmadan önce olayın trafik kazası mı, yoksa idari altyapı hizmetinden kaynaklanan başka bir zarar mı olduğu belirlenmelidir.

Belediyeye Karşı Sel Tazminatı Başvurusu Kaç Gün İçinde Yapılır?

İdari eylemden kaynaklanan zararlar bakımından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. maddesi önem taşımaktadır.

Bu hükme göre idari eylemlerden hakları ihlal edilen kişilerin, kural olarak:

  • İdari eylemi ve zarar ile idare arasındaki bağlantıyı öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl,
  • Her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl

içerisinde ilgili idareye yazılı başvuruda bulunmaları gerekmektedir.

Bu başvuruda olayın meydana geliş şekli, idarenin sorumluluğuna ilişkin iddialar ve talep edilen tazminat açıklanmalıdır.

Örneğin araç sahibi, 2026 yılında meydana gelen bir sel nedeniyle ilgili belediyenin yağmur suyu tahliye sisteminin yetersiz olduğunu ileri sürüyorsa İYUK m. 13 kapsamında yazılı tazminat başvurusu yapabilir.

Ancak sürelerin başlangıcı, zararın ve idareyle bağlantısının ne zaman öğrenildiği gibi hususlar somut olaya göre değerlendirilmelidir.

Ayrıca trafik kazası nedeniyle adli yargının görevli olduğu uyuşmazlıklarda aynı başvuru ve süre rejiminin otomatik olarak uygulanacağı düşünülmemelidir.

Belediye Tazminat Talebini Mücbir Sebep Nedeniyle Reddederse Ne Yapılır?

İlgili idareye yapılan tazminat başvurusu, selin doğal afet olduğu gerekçesiyle reddedilebilir.

Ancak bu ret cevabı, idarenin tazminat sorumluluğunun yargısal olarak kesin biçimde bulunmadığı anlamına gelmez.

İYUK m. 13 kapsamında yapılan başvurunun tamamen veya kısmen reddedilmesi üzerine dava açma süresi içerisinde tam yargı davası açılması mümkündür.

İdarenin otuz gün içerisinde cevap vermemesi durumunda da kanundaki zımni ret düzenlemesi gündeme gelir.

İdare mahkemelerinde genel dava açma süresi, özel düzenlemeler saklı kalmak üzere altmış gündür.

Ancak sürenin başlangıcı ve hesabı başvurunun içeriğine, tebligata ve somut olayın özelliklerine göre belirlenmelidir.

Bu nedenle belediyenin mücbir sebep gerekçeli ret kararına karşı dava açılacaksa sürelere dikkat edilmesi önemlidir.

Sel Felaketinde Araç Pert Olursa Mücbir Sebep Savunması Nedeniyle Tazminat Alınamaz mı?

Hayır. Aracın sel nedeniyle tamamen kullanılamaz hâle gelmesi durumunda da belediyenin sorumluluğu aynı hukuki esaslar çerçevesinde değerlendirilebilir.

Örneğin sel öncesindeki rayiç değeri 1.700.000 TL olan bir aracın su baskını sonucunda tam hasara uğradığını düşünelim.

Belediye, zararın olağanüstü yağış nedeniyle meydana geldiğini ve mücbir sebep bulunduğunu ileri sürebilir.

Ancak yağmur suyu tahliye altyapısındaki hizmet kusurunun da zararın meydana gelmesine etkili olduğu ortaya konulursa gerçek zarar kapsamında tazminat talep edilmesi gündeme gelebilir.

Bu durumda aracın rayiç değeri, hasarlı kalıntısının ekonomik değeri ve diğer zarar kalemleri birlikte değerlendirilir.

Bununla birlikte belediyenin bütün araç bedelini otomatik olarak ödemesi gerektiği söylenemez.

Öncelikle sorumluluk koşullarının ve gerçek zararın belirlenmesi gerekir.

Kaskosu Olan Araç İçin Belediye Mücbir Sebep Savunması Yapabilir mi?

Evet. Araç sahibinin kasko sigortası bulunması, belediyenin sorumluluğuna ilişkin hukuki değerlendirmeyi ortadan kaldırmaz.

Sigorta şirketi, poliçe kapsamında kalan sel zararını karşılayabilir.

Ancak olayda belediyenin veya başka bir kamu idaresinin hizmet kusuru bulunuyorsa sigorta şirketinin yaptığı ödeme sonrasında rücu veya halefiyet hakkı gündeme gelebilir.

Türk Ticaret Kanunu’nun 1472. maddesi, sigortacının ödediği tazminat ölçüsünde sigortalının sorumlulara karşı sahip olduğu haklara halef olmasını düzenlemektedir.

Bu nedenle sigorta şirketi, ödediği tazminat için hukuken sorumlu olduğunu ileri sürdüğü kamu idaresine başvurabilir.

Ancak bu durumda da idarenin mücbir sebep savunması ve hizmet kusuru incelenir.

Araç sahibinin kasko şirketinden aldığı tazminat ile belediyeye yöneltilecek diğer taleplerde aynı zararın birden fazla kez karşılanmaması gerekir.

Kaskosu Olmayan Araç Sahibi Mücbir Sebep Savunmasına Rağmen Tazminat Alabilir mi?

Evet. Kasko sigortasının bulunmaması, araç sahibinin belediyenin hizmet kusurundan kaynaklanan zararların tazminini istemesine engel değildir.

Örneğin kaskosu olmayan bir araç, yağmur suyu tahliye sisteminin uzun süredir tıkalı olması nedeniyle zarar görmüş olabilir.

Bu durumda araç sahibi, ilgili idarenin sorumluluğunu ve zararla bağlantısını ortaya koyarak tazminat talep edebilir.

Belediye, olayın doğal afet olduğunu ileri sürse bile kamu hizmetindeki eksikliklerin etkisi araştırılmalıdır.

Ancak hiçbir hukuki sorumluluk nedeni bulunmadığı ve zararın tamamen önlenemez bir doğal olaydan kaynaklandığı belirlenirse tazminat talebinin reddedilmesi mümkündür.

Dolayısıyla kasko sigortasının bulunmaması, belediyeyi otomatik olarak zarardan sorumlu hâle getirmez.

Sıkça Sorulan Sorular

Sel felaketi mücbir sebep midir?

Her sel felaketi otomatik olarak mücbir sebep değildir. Olayın öngörülemezliği, önlenemezliği ve idarenin yürüttüğü kamu hizmetiyle zararın bağlantısı değerlendirilmelidir.

Belediye yağış çok şiddetliydi diyerek tazminat ödemeyebilir mi?

Belediye bu savunmayı ileri sürebilir. Ancak yalnızca yağışın çok şiddetli olması, idarenin sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Hizmet kusuru ve nedensellik bağı araştırılmalıdır.

Danıştay sel nedeniyle belediyenin mücbir sebep savunmasını kabul ediyor mu?

Danıştay, mücbir sebep savunmasını her olayın koşullarına göre değerlendirmektedir. Özellikle 2025 ve 2026 tarihli kararlarında, kamu hizmetindeki eksiklikler araştırılmadan yalnızca doğal afet gerekçesiyle tazminat taleplerinin reddedilmesini hukuka uygun bulmamıştır.

Yağmur suyu mazgalları tıkalıysa belediye mücbir sebep savunması yapabilir mi?

Yapabilir. Ancak tıkalı mazgalların zararın oluşumuna etkisi ve bunların bakımından sorumlu idarenin yükümlülükleri araştırılmalıdır. Hizmet kusuru varsa mücbir sebep savunması sorumluluğu tamamen ortadan kaldırmayabilir.

Beş yüz yılda bir görülen yağış olursa belediye sorumlu olmaz mı?

Yağışın olağanüstü niteliği önemlidir; ancak tek başına kesin bir sorumsuzluk nedeni değildir. Danıştay’ın 22.04.2025 tarihli kararında çok seyrek görülen yağışa rağmen altyapı ve imar eksikliklerinin etkisi değerlendirilmiştir.

Daha önce sel yaşanan bölgede belediyenin sorumluluğu artar mı?

Geçmiş sel kayıtları, riskin öngörülebilirliğini ve alınması gereken tedbirleri değerlendirmede önem taşıyabilir. Ancak sorumluluk somut hizmet kusuruna ve zararla bağlantısına göre belirlenir.

Meteoroloji raporunda doğal afet yazması tazminatı engeller mi?

Hayır. Meteorolojik olayın olağanüstü niteliği ile belediyenin kamu hizmetini gereği gibi yürütüp yürütmediği farklı değerlendirmelerdir.

Belediye sel zararından kısmen sorumlu tutulabilir mi?

Evet. Doğal afet, kamu hizmetindeki eksiklikler ve zarar görenin davranışı birlikte zarara etki etmişse sorumluluğun kapsamı buna göre değerlendirilebilir.

Park hâlindeki aracın sel zararında belediye mücbir sebep savunması yapabilir mi?

Evet. Ancak park hâlindeki aracın zarar görmesinde kamu altyapısının etkisi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.

Belediyenin mücbir sebep gerekçeli ret kararına karşı dava açılabilir mi?

İlgili idarenin sorumluluğu ileri sürülüyorsa ve dava şartları mevcutsa görevli yargı merciine başvurulabilir. İdari eylemden doğan tam yargı davalarında İYUK m. 13 kapsamında ön başvuru ve süre kuralları önemlidir.

Mücbir sebep nedeniyle reddedilen sel tazminatı davasında bilirkişi raporuna itiraz edilebilir mi?

Evet. Bilirkişi raporunda altyapı hizmeti, meteorolojik koşullar veya zarar miktarı eksik incelenmişse ilgili usul hükümleri çerçevesinde itiraz edilebilir.

İstanbul’da sel zararı için İBB’ye mi, İSKİ’ye mi başvurulur?

Olayın meydana geldiği altyapı ve ilgili kurumların görevleri araştırılmalıdır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İSKİ ve ilçe belediyesinin sorumlulukları somut olaya göre değişebilir.

Sonuç: Sel Nedeniyle Araç Zararlarında Mücbir Sebep Belediyenin Sorumluluğunu Kaldırır mı?

Sel felaketi nedeniyle araçlarda meydana gelen zararlar bakımından belediyelerin en önemli savunmalarından biri, olayın olağanüstü doğa koşullarından kaynaklandığı ve mücbir sebep oluşturduğudur.

Ancak Türk idare hukukunda mücbir sebebin varlığı, yalnızca yağışın çok şiddetli olmasıyla belirlenmez.

Özellikle kamu hizmetinin gereği gibi yürütülüp yürütülmediği, gerekli altyapı önlemlerinin alınıp alınmadığı ve zararın meydana gelmesinde hizmet kusurunun etkili olup olmadığı araştırılmalıdır.

Danıştay 8. Dairesinin 16.04.2025 tarihli, 2023/3754 E., 2025/3751 K. sayılı kararında sel nedeniyle zarar gören bir araç bakımından hizmet kusurunun ayrıntılı incelenmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Ayrıca 09.02.2026 tarihli, 2024/4025 E., 2026/634 K. sayılı karar, olağanüstü yağış nedeniyle meydana gelen zararlarda kamu idarelerinin sorumluluğunun yalnızca doğal afet gerekçesiyle ortadan kaldırılamayacağını ortaya koymaktadır.

Bu nedenle belediyenin mücbir sebep savunmasına karşı meteoroloji verileri, altyapı kayıtları, geçmiş sel olayları ve bilirkişi incelemeleri önem taşımaktadır.

Sonuç olarak sel nedeniyle meydana gelen araç zararlarında mücbir sebep savunması belediyenin sorumluluğunu her durumda ortadan kaldırmaz. Kamu hizmetindeki eksikliklerin zararın meydana gelmesine veya artmasına etkili olduğu belirlenirse, ilgili idarenin sorumluluğu tamamen veya kısmen gündeme gelebilir.

Buna karşılık zararın tamamen öngörülemez ve önlenemez bir doğal olaydan kaynaklandığı ve idareye hukuken yüklenebilecek bir sorumluluk bulunmadığı tespit edilirse tazminat talebinin reddedilmesi mümkündür.

Bu nedenle her sel felaketinin kendi teknik ve hukuki koşulları içerisinde değerlendirilmesi gerekir.


Av. Ferhat Küle – Sel Hasarı, Mücbir Sebep ve Belediyeye Karşı Tazminat Davaları

Sel felaketi, su baskını ve altyapı yetersizliği nedeniyle araçlarında maddi zarar meydana gelen kişilerin, ilgili kamu idarelerinin mücbir sebep savunmalarına karşı hukuki haklarını değerlendirmeleri mümkündür.

Av. Ferhat Küle, İstanbul’da idare hukuku, kamu hizmetindeki kusurdan kaynaklanan tazminat uyuşmazlıkları, belediyelere karşı tam yargı davaları, sigorta hukuku ve araç hasarlarına ilişkin uyuşmazlıklar kapsamında hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

Belediyenin sel nedeniyle meydana gelen araç zararını doğal afet veya mücbir sebep gerekçesiyle karşılamaması, altyapı hizmetindeki eksikliklerin zarara yol açtığının düşünülmesi veya tazminat başvurusunun reddedilmesi durumunda somut olaya ilişkin belgeler üzerinden hukuki inceleme yapılabilir.

İletişim Bilgileri

Av. Ferhat Küle

Leave a Reply

Call Now Button