Hukuk Makaleleri

Velayet Sahibi Anne veya Baba Çocuğu Başka Şehre Taşıyabilir mi? 2026

Velayet sahibi anne veya baba çocuğu başka şehre taşıyabilir mi? Kural olarak velayet kendisine bırakılan ebeveyn, çocuğun bakım, eğitim ve günlük yaşamına ilişkin kararları alma yetkisine sahiptir. Bu nedenle Türkiye içinde başka bir şehre taşınmak için velayeti bulunmayan diğer ebeveynden her durumda ayrıca izin alınmasını zorunlu kılan genel bir kanun hükmü bulunmamaktadır.

Ancak bu hak sınırsız değildir.

Velayet hakkı çocuğun üstün yararı doğrultusunda kullanılmalı; taşınma kararı diğer ebeveyn ile çocuk arasındaki kişisel ilişkiyi fiilen ortadan kaldıracak, çocuğun eğitim ve sosyal düzenini ciddi şekilde bozacak veya diğer ebeveyni çocuktan uzaklaştırmak amacıyla kullanılacak şekilde uygulanmamalıdır.

Türk Medeni Kanunu m.339’a göre velayet sahibi ebeveyn çocuğun bakım ve eğitimi konusunda onun menfaatini gözeterek gerekli kararları alır. Çocuğun olgunluğu ölçüsünde önemli konulardaki görüşünün de dikkate alınması gerekir.

Bu nedenle;

“Velayet bende, çocuğu istediğim şehre götürürüm ve diğer ebeveyn hiçbir şey yapamaz.”

şeklindeki yaklaşım doğru değildir.

Aynı şekilde;

“Çocuğu başka şehre götürmek için mutlaka eski eşten noter izni alınması gerekir.”

şeklinde genel bir kural da bulunmamaktadır.

Asıl ölçüt çocuğun üstün yararıdır.

Velayet Sahibi Ebeveyn Başka Şehre Taşınmak İçin Diğer Ebeveynden İzin Almak Zorunda mı?

Velayet yalnızca anne veya babadan birine verilmişse Türkiye içerisinde şehir değişikliği bakımından diğer ebeveynin yazılı veya noter onaylı iznini zorunlu tutan genel bir düzenleme bulunmamaktadır.

TMK m.21’e göre velayet altında bulunan çocuğun yerleşim yeri, anne ve babanın ortak yerleşim yeri yoksa çocuğun kendisine bırakıldığı anne veya babanın yerleşim yeridir.

Dolayısıyla velayet sahibi ebeveynin yerleşim yerinin değişmesi çocuğun yerleşim yerini de etkileyebilir.

Ancak taşınma;

  • Çocuğun okul hayatını,
  • Sağlık takibini,
  • Sosyal çevresini,
  • Diğer ebeveyn ile ilişkisini,
  • Kardeşleriyle bağını,
  • Günlük yaşam istikrarını

ciddi şekilde etkiliyorsa aile mahkemesi önünde uyuşmazlık konusu olabilir.

Velayet Bende, Çocuğu İstediğim Yere Götürebilir miyim?

Velayet hakkı mülkiyet hakkı gibi sınırsız bir yetki değildir.

Velayet, çocuğun;

  • Bakımı,
  • Eğitimi,
  • Sağlığı,
  • Korunması,
  • Temsili,
  • Bedensel ve ruhsal gelişimi

için kullanılmalıdır.

TMK m.340’a göre anne ve baba çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişimini sağlamak ve korumakla yükümlüdür.

Bu nedenle şehir değişikliğinin yalnızca velayet sahibi ebeveyn açısından değil, çocuğun yaşamı açısından sonuçları değerlendirilir.

Örneğin annenin İstanbul’dan Ankara’ya iyi bir iş imkânı, düzenli konut ve çocuğun eğitim koşullarını iyileştiren sebeplerle taşınması ile sırf babanın çocukla görüşmesini zorlaştırmak amacıyla sürekli şehir değiştirmesi aynı şekilde değerlendirilemez.

Çocuğu Başka Şehre Taşımak Velayetin Değişmesine Neden Olur mu?

Tek başına şehir değiştirmek velayetin otomatik olarak değiştirilmesi sonucunu doğurmaz.

Velayet davalarında temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır.

Yargıtay, velayet uyuşmazlıklarının kamu düzenine ilişkin olduğunu ve hâkimin çocuğun üstün yararını kendiliğinden gözetmesi gerektiğini kabul etmektedir.

Dolayısıyla velayet sahibi ebeveyn İstanbul’dan İzmir’e taşındı diye velayet kendiliğinden diğer ebeveyne geçmez.

Ancak taşınmayla birlikte;

  • Çocuk diğer ebeveynden sistematik şekilde uzaklaştırılıyorsa,
  • Mahkemenin kişisel ilişki kararlarına uyulmuyorsa,
  • Çocuğun eğitimi veya gelişimi ciddi biçimde zarar görüyorsa,
  • Sürekli şehir değişiklikleriyle çocuğun yaşam düzeni bozuluyorsa,
  • Taşınmanın temel amacı diğer ebeveynle ilişkiyi kesmekse

velayetin yeniden değerlendirilmesi gündeme gelebilir.

Velayet Sahibi Anne Çocuğu Başka Şehre Götürebilir mi?

Kural olarak velayet anneye verilmişse annenin çocukla birlikte başka bir şehirde yaşamaya başlaması mümkündür.

Ancak anne, babanın mahkeme kararıyla kurulmuş kişisel ilişki hakkına saygı göstermek zorundadır.

TMK m.323’e göre velayeti kendisinde bulunmayan anne veya baba çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir.

TMK m.324 ise ebeveynlerden her birinin diğer ebeveyn ile çocuğun kişisel ilişkisini zedelemekten kaçınması gerektiğini açıkça düzenlemektedir.

Bu nedenle anne;

“Velayet bende, artık babasıyla görüşmesine izin vermiyorum.”

diyemez.

Velayet Sahibi Baba Çocuğu Başka Şehre Götürebilir mi?

Aynı kurallar baba bakımından da geçerlidir.

Velayet babaya verilmişse baba çocuğun yerleşim yeri, eğitim ve bakım düzenine ilişkin kararlar alabilir.

Ancak annenin çocukla kişisel ilişki hakkını ortadan kaldıramaz.

Aile hukukunda anne ve baba arasında bu konuda hukuki bir üstünlük bulunmamaktadır.

Önemli olan hangi ebeveynin velayet hakkını kullandığı ve alınan kararın çocuğun üstün yararına uygun olup olmadığıdır.

Velayet Sahibi Ebeveyn Taşındığında Diğer Ebeveyne Haber Vermek Zorunda mı?

Kanunda Türkiye içindeki her adres değişikliğini önceden diğer ebeveyne bildirmeyi öngören genel bir “izin alma” mekanizması bulunmamaktadır.

Ancak mevcut kişisel ilişki kararının uygulanabilmesi için diğer ebeveynin çocuğun nerede yaşadığını ve kişisel ilişkinin nasıl yerine getirileceğini bilmesi gerekebilir.

Örneğin mahkeme;

“Her ayın birinci ve üçüncü hafta sonu cumartesi saat 10.00’dan pazar saat 18.00’e kadar”

baba ile kişisel ilişki kurulmasına karar vermişse, velayet sahibi ebeveyn başka bir şehre taşındıktan sonra;

“Adresimi vermiyorum, çocuğu da getirmiyorum.”

şeklinde hareket edemez.

Bu davranış kişisel ilişkinin engellenmesi olarak değerlendirilebilir.

Çocuk Başka Şehre Taşınınca Eski Görüşme Kararı Geçersiz Olur mu?

Hayır.

Velayet sahibi ebeveynin şehir değiştirmesi mahkemenin daha önce verdiği kişisel ilişki kararını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Mevcut karar değiştirilinceye kadar geçerliliğini korur.

Bu nedenle İstanbul’da yaşayan taraflar hakkında verilmiş bir kişisel ilişki kararı varken velayet sahibi ebeveyn Antalya’ya taşınırsa;

“Artık uzak olduğu için karar uygulanamaz.”

denilerek karar tek taraflı olarak uygulanmaz hale getirilemez.

Yeni koşullara uygun olmadığı düşünülüyorsa kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi için aile mahkemesine başvurulmalıdır.

Çocukla Kişisel İlişki Şehir Değişikliğinden Sonra Yeniden Düzenlenebilir mi?

Evet.

Mesafe arttığında mevcut görüşme sistemi çocuk açısından yorucu veya uygulanamaz hale gelebilir.

Örneğin aynı şehirde yaşayan ebeveynler için;

her ay iki hafta sonu

uygun olabilirken, İstanbul ve Antalya gibi farklı şehirlerde yaşayan taraflarda sürekli yolculuk çocuğun eğitimini ve dinlenmesini olumsuz etkileyebilir.

Bu durumda mahkeme;

  • Görüşme sıklığını,
  • Görüşme süresini,
  • Yaz tatillerini,
  • Sömestr tatilini,
  • Bayramları,
  • Teslim düzenini

yeniden belirleyebilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2026 tarihli kararlarında da kişisel ilişkinin düzenlenmesinde temel ölçütün çocuğun üstün yararı olduğu açıkça vurgulanmaktadır.

Velayet Sahibi Ebeveyn Çocuğu Göstermiyorsa Ne Yapılır?

Mahkeme tarafından kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiş olmasına rağmen velayet sahibi ebeveyn çocuğu sürekli olarak diğer ebeveyne göstermiyorsa bu duruma karşı hukuki yollara başvurulabilir.

Çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kararlarının yerine getirilmesi artık eski sistemdeki gibi icra müdürlükleri aracılığıyla değil, Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri ve çocuk görüşme merkezleri üzerinden yürütülmektedir.

Kişisel ilişki kararı rıza ile yerine getirilmiyorsa hak sahibi ebeveyn ilgili müdürlüğe başvurabilir.

Adalet Bakanlığının açıklamalarında, kişisel ilişki kararlarına uyulmamasının şartlarına göre velayetin değiştirilmesi davasında da dikkate alınabileceği belirtilmektedir.

Diğer Ebeveynle Görüşmeyi Engellemek Velayetin Değişmesine Sebep Olabilir mi?

Şartlarına göre evet.

Ancak tek bir görüşmenin aksaması otomatik şekilde velayetin değiştirilmesi sonucunu doğurmaz.

Mahkeme;

  • Engel davranışının sürekli olup olmadığını,
  • Ebeveynin kasıtlı hareket edip etmediğini,
  • Çocuğun görüşmeye neden gitmediğini,
  • Çocuğun yaşını ve görüşünü,
  • Güvenlik veya şiddet riski bulunup bulunmadığını,
  • Çocuğun üstün yararını

değerlendirir.

TMK m.324 açıkça ebeveynlerin diğerinin çocukla kişisel ilişkisini zedelemekten kaçınmasını emretmektedir.

Dolayısıyla velayet hakkını diğer ebeveyni cezalandırmak veya çocuk ile bağını koparmak amacıyla kullanmak hukuken korunmaz.

Çocuk Diğer Ebeveyni Görmek İstemiyorsa Ne Olur?

Çocuğun görüşü önemlidir ancak her durumda tek başına belirleyici değildir.

TMK m.339’a göre anne ve baba çocuğa olgunluğu ölçüsünde hayatını düzenleme imkânı tanımalı ve önemli konularda mümkün olduğunca çocuğun düşüncesini dikkate almalıdır.

Yargıtay da idrak çağındaki çocukların velayet konusunda görüşlerinin alınması gerektiğini; ancak son kararın yine çocuğun üstün yararına göre verilmesi gerektiğini kabul etmektedir.

Örneğin 14 yaşındaki çocuğun;

“Babamı görmek istemiyorum.”

demesi önemlidir.

Ancak bunun;

  • Çocuğun gerçek iradesi mi,
  • Diğer ebeveynin yönlendirmesi mi,
  • Geçmişte yaşanan olumsuz bir olayın sonucu mu

olduğu uzman incelemesiyle değerlendirilebilir.

Anne veya Baba Çocuğu Diğer Ebeveynden Uzaklaştırmak İçin Şehir Değiştirirse Ne Olur?

Taşınmanın amacı önemlidir.

Velayet sahibi ebeveynin yeni iş, ekonomik koşullar, aile desteği, eğitim veya konut ihtiyacı nedeniyle taşınması ile sırf diğer ebeveynin çocukla görüşmesini engellemek amacıyla taşınması aynı değildir.

Mahkeme taşınmanın;

  • Gerçek nedenini,
  • Çocuğun yeni yaşam koşullarını,
  • Eski ve yeni okulu,
  • Sosyal çevresini,
  • Diğer ebeveynle ilişkisini,
  • Yol mesafesini

değerlendirebilir.

Çocuğun diğer ebeveyn ile bağını kesmeye yönelik sistematik davranışlar velayet görevinin çocuğun üstün yararına uygun kullanılmadığı yönünde delil olabilir.

Şehir Değişikliği Çocuğun Okulunu Değiştirmeyi de Kapsar mı?

Velayet sahibi ebeveyn kural olarak çocuğun eğitimine ilişkin kararları da velayet yetkisi kapsamında alır.

TMK m.339 ve m.340 uyarınca çocuğun bakım ve eğitimi konusunda çocuğun menfaatine uygun karar alınması gerekir.

Bu nedenle velayet sahibi ebeveyn başka şehre taşındığında çocuğun okulunun değiştirilmesi de mümkün olabilir.

Ancak özellikle;

  • Çocuğun sınav yılı,
  • Özel eğitim ihtiyacı,
  • Sağlık durumu,
  • Yerleşmiş sosyal çevresi,
  • Eğitim başarısı

gibi unsurlar nedeniyle okul değişikliği çocuğun zararına sonuç doğuruyorsa bu durum velayet uyuşmazlığında değerlendirilebilir.

Çocuk Şehir Değiştirmek İstemiyorsa Ne Olur?

Çocuğun yaşı ve olgunluğu önemlidir.

Küçük yaştaki bir çocuğun;

“Arkadaşlarımdan ayrılmak istemiyorum.”

demesi ile 16 yaşındaki bir çocuğun eğitim ve sosyal düzenine ilişkin güçlü ve tutarlı görüşü aynı ağırlıkta değerlendirilmeyebilir.

İdrak çağındaki çocukların görüşü aile mahkemesince veya uzmanlar aracılığıyla alınabilir.

Ancak çocuğun görüşü de mutlak veto hakkı değildir.

Mahkeme bütün şartları birlikte değerlendirerek çocuğun üstün yararını belirler.

Anne Yeniden Evlendiği İçin Başka Şehre Taşınırsa Velayeti Kaybeder mi?

Hayır.

Yeniden evlenmek tek başına velayetin değiştirilmesi veya kaldırılması nedeni değildir.

TMK m.349’a göre velayet sahibi anne veya babanın yeniden evlenmesi velayetin kaldırılmasını gerektirmez.

Ancak yeniden evlilik sonrasında ortaya çıkan yeni yaşam düzeni çocuğun üstün yararını olumsuz etkiliyorsa somut durum ayrıca değerlendirilebilir.

Örneğin çocuk ciddi şekilde ihmal edilmeye başlanmışsa veya yeni aile ortamında güvenlik riski doğmuşsa mesele artık yalnızca şehir değişikliği değildir.

İş Nedeniyle Başka Şehre Taşınmak Velayeti Etkiler mi?

Tek başına hayır.

Velayet sahibi ebeveyn;

  • Yeni işe başlamış,
  • Tayin olmuş,
  • Geliri artmış,
  • Daha iyi barınma imkânı bulmuş

olabilir.

Bu sebeplerle başka şehre taşınmak normal hayat akışının bir parçasıdır.

Mahkeme yalnızca taşınmanın gerçekleşmiş olmasına değil, taşınmanın çocuk üzerindeki sonuçlarına bakar.

Yeni şehirde çocuğun düzenli konutu, okulu, sağlık hizmetleri ve sosyal çevresi sağlanabiliyorsa şehir değişikliği tek başına velayeti kaybettirmez.

Diğer Ebeveyn “Ben İzin Vermiyorum” Derse Çocuk Taşınamaz mı?

Velayet yalnızca bir ebeveyndeyse, velayeti olmayan ebeveynin;

“İzin vermiyorum.”

demesi tek başına şehir değişikliğini hukuken otomatik olarak engellemez.

Ancak diğer ebeveyn şehir değişikliğinin çocuğun üstün yararına aykırı olduğunu düşünüyorsa aile mahkemesine başvurarak;

  • Kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesini,
  • Şartları varsa velayetin değiştirilmesini,
  • Somut duruma uygun geçici tedbirleri

talep edebilir.

Dolayısıyla çözüm kişinin kendi kendine;

“Taşınamazsın.”

demesi değil, gerekli durumda aile mahkemesine başvurmasıdır.

Ortak Velayet Varsa Çocuk Başka Şehre Taşınabilir mi?

Ortak velayet bulunan dosyalarda durum daha dikkatli değerlendirilmelidir.

Ortak velayette ebeveynlerin çocuğun önemli yaşam kararlarına birlikte katılması esastır.

Çocuğun yerleşim yeri, okul ve diğer ebeveynle görüşme düzenini kökten değiştirecek bir şehir değişikliği ortak velayet bakımından tek taraflı alınabilecek sıradan bir günlük karar gibi değerlendirilmemelidir.

Bu nedenle ortak velayet kararı veya boşanma protokolü varsa karardaki özel hükümler mutlaka incelenmelidir.

Uyuşmazlık halinde aile mahkemesinden karar istenmesi gerekebilir.

Boşanma Davası Devam Ederken Çocuk Başka Şehre Götürülebilir mi?

Boşanma davası devam ederken öncelikle mahkemenin verdiği geçici velayet ve kişisel ilişki kararları incelenmelidir.

Evlilik devam ederken velayet kural olarak anne ve baba tarafından birlikte kullanılır. TMK m.336 bunu açıkça düzenlemektedir. Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık gerçekleşmişse hâkim velayeti eşlerden birine verebilir.

Mahkeme çocuk hakkında geçici düzenleme yapmışsa tarafların buna uyması gerekir.

Özellikle dava devam ederken çocuğun diğer ebeveynden habersiz biçimde uzak bir şehre götürülmesi ve kişisel ilişkinin fiilen engellenmesi velayet değerlendirmesinde aleyhe sonuç doğurabilir.

Çocuğun Adresini Gizlemek Hukuken Sorun Yaratır mı?

Somut olayda şiddet veya güvenlik riski bulunmuyorsa, diğer ebeveynin mahkemece tanınan kişisel ilişki hakkının kullanılmasını engellemek amacıyla çocuğun bulunduğu yeri sistematik biçimde gizlemek sorun yaratabilir.

Ancak aile içi şiddet, uzaklaştırma kararı veya güvenlik tehdidi bulunan dosyalarda adres gizliliği farklı değerlendirilmelidir.

Bu nedenle;

“Adres hiçbir koşulda gizlenemez.”

veya

“Velayet bende olduğu için adresi her zaman gizleyebilirim.”

şeklindeki iki yaklaşım da doğru değildir.

Özellikle 6284 sayılı Kanun kapsamında gizlilik kararı varsa güvenlik tedbirleri öncelikle dikkate alınmalıdır.

Farklı Şehirde Yaşayan Ebeveyn Çocuğu Nasıl Görebilir?

Mahkeme kişisel ilişkiyi yeni yaşam koşullarına göre düzenleyebilir.

Örneğin kısa fakat sık hafta sonu görüşmeleri yerine;

  • Daha uzun sömestr görüşmeleri,
  • Yaz tatilinde uzun süreli kişisel ilişki,
  • Bayramların dönüşümlü kullanılması

çocuk açısından daha uygun olabilir.

Mahkemenin amacı ebeveynlerin programını kolaylaştırmak değil, öncelikle çocuğun anne ve babasıyla sağlıklı ilişki kurmasını sağlamak olmalıdır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2026 tarihli kararında, anne veya babadan ayrılan çocuğun diğer ebeveyniyle düzenli kişisel ilişki kurmasının hem çocuk hem de ebeveyn için bir hak olduğunu vurgulamıştır.

Çocuk Teslimi İçin Her Seferinde İcra Dairesine mi Gidilir?

Hayır.

Çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararlarının uygulanması artık klasik icra müdürlüğü sistemiyle yürütülmemektedir.

Adalet Bakanlığı tarafından kurulan Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri ve çocuk görüşme merkezleri bu kararların yerine getirilmesinde görev almaktadır.

Taraflardan bu işlemler nedeniyle klasik icra sistemi gibi ücret alınmaması ve işlemlerin çocuk dostu ortamlarda uzman desteğiyle gerçekleştirilmesi amaçlanmıştır.

Çocuğu Göstermeyen Ebeveyn Hakkında Ne Yapılabilir?

Mahkeme kararına rağmen kişisel ilişki yerine getirilmiyorsa hak sahibi ebeveyn Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğüne başvurabilir.

İşlemler tutanağa bağlanır.

Sürekli ve haksız engelleme bulunması halinde bu kayıtlar ileride;

  • Kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi,
  • Velayetin değiştirilmesi

gibi davalarda önem taşıyabilir.

Adalet Bakanlığı da kişisel ilişki kararına uyulmamasının, çocuğun üstün yararına aykırı olmamak kaydıyla velayet değişikliğinde dikkate alınabileceğini belirtmektedir.

Velayetin Değiştirilmesi İçin Şehir Değişikliği Tek Başına Yeterli mi?

Kural olarak hayır.

Velayet davalarında amaç ebeveynlerden birini cezalandırmak değildir.

Mahkeme;

“Anne taşındı, o halde velayet babaya.”

veya

“Baba başka şehirde yaşıyor, velayet alamaz.”

şeklinde otomatik karar vermez.

Barınma koşulları, gelir, çocuğa ayrılan zaman, okul düzeni, ebeveyn-çocuk bağı, çocuğun görüşü ve sosyal-psikolojik koşullar bütün olarak değerlendirilir.

Yargıtay, velayetin düzenlenmesinde gerektiğinde sosyal inceleme yapılmasını ve idrak çağındaki çocuğun görüşünün alınmasını istemektedir.

Şehir Değişikliğine Karşı Hangi Dava Açılabilir?

Somut olayın durumuna göre;

  • Kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi,
  • Velayetin değiştirilmesi,
  • Çocuğun korunmasına yönelik uygun tedbirlerin alınması

talep edilebilir.

Sadece ebeveynin başka şehre taşındığını ileri sürmek yeterli değildir.

Mahkemeye taşınmanın çocuğun üstün yararını nasıl etkilediğini somut şekilde göstermek gerekir.

Örneğin;

  • Görüşmelerin tamamen sona ermesi,
  • Okul düzeninin sürekli bozulması,
  • Çocuğun sosyal ve psikolojik sorunlar yaşamaya başlaması,
  • Kişisel ilişki kararlarının sistematik biçimde uygulanmaması

gibi hususlar önem taşıyabilir.

Sık Sorulan Sorular

Velayet sahibi anne çocuğu başka şehre götürebilir mi?

Kural olarak Türkiye içinde şehir değiştirebilir. Ancak çocuğun üstün yararına aykırı hareket edemez ve babanın mahkemece belirlenen kişisel ilişki hakkını engelleyemez.

Velayet sahibi baba başka şehre taşınabilir mi?

Evet. Aynı kurallar baba için de geçerlidir. Annenin çocukla kişisel ilişki hakkının korunması gerekir.

Çocuğu başka şehre götürmek için eski eşin izni gerekir mi?

Velayet yalnızca bir ebeveyne verilmişse Türkiye içindeki her şehir değişikliği için diğer ebeveynden noter izni alınmasını zorunlu tutan genel bir kural bulunmamaktadır. Ortak velayet ve özel mahkeme kararları ayrıca değerlendirilmelidir.

Velayet bende, çocuğu babasına göstermek zorunda mıyım?

Mahkeme baba ile kişisel ilişki kurulmasına karar vermişse bu karar uygulanmalıdır. TMK m.323-324 diğer ebeveynle kişisel ilişkiyi korumaktadır.

Şehir değiştirince görüş günleri iptal olur mu?

Hayır. Mevcut kişisel ilişki kararı yeni bir mahkeme kararı verilene kadar kendiliğinden sona ermez.

Uzak şehirde yaşandığı için kişisel ilişki değiştirilebilir mi?

Evet. Çocuğun eğitim, dinlenme ve yolculuk koşulları dikkate alınarak görüş günleri ve tatil süreleri yeniden düzenlenebilir.

Çocuğu babasına veya annesine göstermemek velayeti kaybettirir mi?

Tek bir olay otomatik olarak velayet değişikliği doğurmaz. Ancak sistematik ve haksız engelleme, çocuğun üstün yararına aykırıysa velayetin değiştirilmesi davasında dikkate alınabilir.

Çocuk başka şehre taşınmak istemiyorsa ne olur?

İdrak çağındaki çocuğun görüşü alınabilir ve önem taşır; fakat nihai ölçüt yine çocuğun üstün yararıdır.

Ortak velayette çocuk başka şehre götürülebilir mi?

Çocuğun hayatını önemli ölçüde etkileyen şehir ve okul değişikliği ortak velayette daha dikkatli değerlendirilir. Mahkeme kararı ve boşanma protokolü incelenmeden tek taraflı hareket edilmesi risklidir.

Çocuğu göstermeyen ebeveyne karşı nereye başvurulur?

Kişisel ilişki kararının yerine getirilmemesi halinde Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğüne başvurulabilir. İşlemler çocuk görüşme merkezleri aracılığıyla yürütülmektedir.

Çocuğun Başka Şehre Taşınması ve Velayet İçin Avukat Desteği

Velayet sahibinin çocukla başka şehre taşınması konusunda yalnızca;

“Velayet kimde?”

sorusuna bakmak yeterli değildir.

Somut olayda;

  • Çocuğun yaşı,
  • Eğitim durumu,
  • Taşınma nedeni,
  • Yeni şehirdeki yaşam koşulları,
  • Diğer ebeveynle mevcut bağ,
  • Mahkemenin kişisel ilişki kararı,
  • Şehirler arasındaki mesafe,
  • Çocuğun görüşü,
  • Taşınma sonrasında kişisel ilişkinin fiilen devam edip edemeyeceği

birlikte değerlendirilmelidir.

Türk Medeni Kanunu’na göre velayet sahibi ebeveyn çocuğun bakım ve eğitimine ilişkin önemli kararları alabilir; ancak diğer ebeveynin çocukla kişisel ilişki hakkını zedelemekten kaçınmak zorundadır.

Avukat Ferhat Küle Hukuk Bürosu olarak velayet, velayetin değiştirilmesi, çocuğun başka şehre taşınması, kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi, çocukla görüşmenin engellenmesi ve çocuk teslimi süreçlerinde hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktayız.

Somut dosyada boşanma kararı, velayet hükmü, kişisel ilişki takvimi ve çocuğun mevcut yaşam düzeni incelenerek şehir değişikliğinin hukuki sonuçları, kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesinin gerekip gerekmediği ve velayet değişikliği şartlarının oluşup oluşmadığı belirlenebilir.

Av. Ferhat Küle
İstanbul

Leave a Reply

Call Now Button