Hukuk Makaleleri

Patentli Ürünümü Taklit Eden Şirketin Satışlarını Nasıl Durdurabilirim?

Bir buluşun geliştirilmesi, patentinin alınması ve ticari ürün haline getirilmesi çoğu zaman uzun süren araştırma, mühendislik çalışması ve önemli miktarda yatırım gerektirmektedir. Ancak patentli ürünün başka bir şirket tarafından taklit edilerek üretilmesi, piyasaya sürülmesi veya internet üzerinden satılması, patent sahibinin ticari faaliyetlerini ve rekabet gücünü doğrudan etkileyebilir.

Bu durumda patent sahiplerinin en sık sorduğu soru şudur:

“Patentini aldığım ürünü başka bir şirket taklit ederek satıyor. Bu şirketin üretim ve satış faaliyetlerini nasıl durdurabilirim?”

Türk hukukunda patent sahibinin, buluşunun izinsiz kullanımını önlemek amacıyla başvurabileceği çeşitli hukuki yollar bulunmaktadır.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında şartları oluşmuşsa patent hakkına tecavüzün tespiti, üretim ve satış faaliyetlerinin durdurulması, ihtiyati tedbir uygulanması, tecavüze konu ürünlere el konulması ve maddi-manevi tazminat talep edilmesi mümkündür.

Özellikle devam eden patent ihlallerinde, dava sonuçlanıncaya kadar satışların sürmesini önlemek amacıyla ihtiyati tedbir talebinde bulunulması önemli bir hukuki koruma aracıdır.

Patentli Bir Ürünün Taklit Edilmesi Patent Hakkına Tecavüz Sayılır mı?

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 85. maddesi, patent sahibinin buluş üzerindeki haklarının kapsamını düzenlemektedir.

Bu düzenlemeye göre patent sahibi, izni olmaksızın patent konusu ürünün üretilmesinin, satılmasının, kullanılmasının, ithal edilmesinin veya ticari amaçlarla elde bulundurulmasının önlenmesini talep edebilir.

Kanunun 141. maddesinde ise patent veya faydalı model hakkına tecavüz sayılan fiiller ayrıca düzenlenmiştir.

Bu kapsamda;

  • Patentli ürünün izinsiz olarak kısmen veya tamamen taklit edilmesi,
  • Taklit edilen ürünlerin ticari amaçla satılması veya dağıtılması,
  • Patent hakkını ihlal eden ürünlerin ithal edilmesi,
  • Patentli üretim yönteminin izinsiz kullanılması,
  • Patentli yöntemle doğrudan elde edilen ürünlerin belirli şartlar altında ticarete konu edilmesi,
  • Lisans sözleşmesiyle verilen hakların izinsiz genişletilmesi

patent hakkına tecavüz kapsamında değerlendirilebilir.

Ancak başka bir şirketin benzer bir ürün üretmesi, tek başına patent hakkının ihlal edildiği anlamına gelmez.

İhlal değerlendirmesinde patentin koruma kapsamı ile karşı tarafın ürününün teknik özelliklerinin karşılaştırılması gerekir.

Patentli Ürünün Aynısını Üreten Şirkete Karşı Hangi Dava Açılır?

Patentli ürünün izinsiz üretilmesi veya satılması halinde öncelikle patent hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve durdurulması davası gündeme gelebilir.

6769 sayılı Kanun’un 149. maddesi, sınai mülkiyet hakkı ihlal edilen kişiye çeşitli hukuki taleplerde bulunma imkânı tanımaktadır.

Patent sahibi, somut olayın özelliklerine göre mahkemeden patent hakkına tecavüzün tespitini, devam eden ihlalin durdurulmasını, gelecekteki ihlalin önlenmesini ve tecavüzün sonuçlarının ortadan kaldırılmasını isteyebilir.

Bunun yanında şartları oluşmuşsa maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulması da mümkündür.

Örneğin patentli bir makineyi izinsiz üreten rakip şirketin ürünlerini piyasaya sürmeye devam etmesi halinde, patent sahibi yalnızca geçmiş satışlardan kaynaklanan zararını değil, devam eden ihlalin durdurulmasını da talep edebilir.

Patentli Ürünün Satışı İhtiyati Tedbirle Durdurulabilir mi?

Evet. Kanuni şartların gerçekleşmesi halinde patent hakkını ihlal eden ürünlerin üretim ve satış faaliyetlerinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulması mümkündür.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 159. maddesi, sınai mülkiyet hakkına tecavüzün önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir talep edilmesine imkân tanımaktadır.

Patent sahibi, hakkına yönelik ihlalin gerçekleştiğini veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ortaya koyarak mahkemeden geçici hukuki koruma isteyebilir.

Somut olayın özelliklerine göre ihtiyati tedbir kapsamında;

  • Patent hakkına tecavüz oluşturan üretimin durdurulması,
  • İhlale konu ürünlerin satışının engellenmesi,
  • Ürünlerin dağıtımının önlenmesi,
  • Tecavüze konu ürünlere el konulması,
  • İhlalde kullanılan belirli üretim araçlarının muhafaza altına alınması

talep edilebilir.

Özellikle taklit ürünlerin hızla piyasaya yayıldığı durumlarda, esas davanın sonuçlanmasını beklemek patent sahibinin zararını artırabilir.

Bu nedenle ihtiyati tedbir talebi, patent hakkının etkin şekilde korunması bakımından büyük önem taşımaktadır.

Ancak mahkemenin ihtiyati tedbire karar vermesi otomatik değildir. Patent hakkının varlığı, ihlal iddiasını destekleyen teknik deliller ve talep edilen tedbirin ölçülülüğü birlikte değerlendirilir.

Patent İhlalinde Dava Açmadan Önce İhtiyati Tedbir İstenebilir mi?

Evet.

Patent hakkına yönelik ihlalin devam ettiği veya yakın zamanda gerçekleşme tehlikesi bulunduğu durumlarda, esas dava açılmadan önce de ihtiyati tedbir talep edilmesi mümkündür.

Bu yöntem özellikle taklit ürünlerin piyasaya sürülmek üzere olduğu veya satış faaliyetlerinin hızla devam ettiği olaylarda değerlendirilebilir.

Ancak dava öncesinde ihtiyati tedbir kararı alınması halinde Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 397. maddesinde düzenlenen süreler dikkate alınmalıdır.

Bu kapsamda tedbir talep eden kişinin, tedbir kararının uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde esas hakkındaki davasını açması gerekir.

Dolayısıyla ihtiyati tedbir başvurusu, esas davadan tamamen bağımsız ve süresiz bir koruma yöntemi değildir.

Patentli Ürünlere ve Üretimde Kullanılan Makinelere El Konulabilir mi?

6769 sayılı Kanun’un 149 ve 159. maddeleri kapsamında, şartları mevcutsa patent hakkına tecavüz oluşturan ürünlere el konulması gündeme gelebilir.

Örneğin patentli bir teknik buluşu izinsiz kullanan şirketin depolarında satışa hazır ürünler bulunuyorsa, bu ürünler bakımından el koyma ve muhafaza tedbirleri talep edilebilir.

Üretim sürecinde münhasıran ihlal konusu ürünlerin imalatında kullanılan belirli cihaz ve makineler hakkında da kanuni şartlar çerçevesinde tedbir uygulanması mümkündür.

Ancak tedbirin kapsamı belirlenirken ihlalle ilgisi bulunmayan diğer ürünlerin üretiminin engellenmemesi ve ölçülülük ilkesi dikkate alınmalıdır.

Mahkeme, somut olayın özelliklerine göre taklit ürünler üzerinde uygulanacak tedbirin kapsamını belirler.

Patent İhlali Nasıl İspatlanır?

Patent hakkına tecavüz davalarında en önemli konulardan biri teknik karşılaştırmadır.

Patent belgesinin bulunması tek başına ihlalin gerçekleştiğini kanıtlamaz.

6769 sayılı Kanun’un 89. maddesine göre patentin sağladığı korumanın kapsamı patent istemleriyle belirlenir. İstemlerin yorumlanmasında tarifname ve resimlerden de yararlanılır.

Bu nedenle patent sahibi tarafından korunan teknik özelliklerle rakip şirketin ürününde bulunan teknik unsurlar karşılaştırılmalıdır.

Örneğin patentli bir cihazın dış görünümünün benzer olması, mutlaka patent ihlali bulunduğu anlamına gelmez. Buna karşılık dış görünümü farklı olan bir cihazın aynı teknik unsurları kullanması halinde de patent ihlali gündeme gelebilir.

Patent hakkına tecavüzün değerlendirilmesinde eşdeğer unsurlar da önem taşıyabilir.

Kanunda, aynı işlevi esas itibarıyla aynı şekilde yerine getirerek aynı sonucu ortaya çıkaran teknik unsurların belirli şartlar altında eşdeğer kabul edilebileceği düzenlenmiştir.

Dolayısıyla patent davalarında yalnızca ürün fotoğraflarının değil, teknik özelliklerin ve patent istemlerinin de ayrıntılı biçimde incelenmesi gerekir.

Patent Hakkına Tecavüz Davasında Hangi Deliller Kullanılabilir?

Patent ihlalinin ispatı bakımından özellikle şu belgeler önem taşımaktadır:

  • Patent tescil belgesi ve sicil kayıtları,
  • Patent istemleri, tarifname ve teknik çizimler,
  • İhlal edildiği iddia edilen ürünün teknik özellikleri,
  • Ürün numuneleri,
  • Üretim ve satış katalogları,
  • İnternet sitesi ve e-ticaret ilanları,
  • Ürün fotoğrafları ve videoları,
  • Faturalar ve ticari belgeler,
  • Rakip şirketin satış ve dağıtım kayıtları,
  • Teknik uzman görüşleri,
  • Bilirkişi incelemesi.

Özellikle internet üzerinden satış yapılan uyuşmazlıklarda ürün ilanlarının ve teknik tanıtımların sonradan kaldırılabilmesi nedeniyle delillerin erken aşamada muhafaza edilmesi önemlidir.

Somut olayın niteliğine göre mahkemeden delil tespiti talep edilmesi de değerlendirilebilir.

Patentli Ürün Trendyol veya Başka Bir E-Ticaret Sitesinde Satılıyorsa Ne Yapılabilir?

Patent hakkını ihlal ettiği düşünülen ürünler yalnızca fiziksel mağazalarda değil, Trendyol ve benzeri e-ticaret platformlarında da satışa sunulabilir.

Bu durumda öncelikle ilgili ürün ilanının ve satıcı bilgilerinin kayıt altına alınması gerekir.

İlan bağlantıları, ürün görselleri, teknik açıklamalar ve satış bilgileri ileride açılabilecek davada delil olarak kullanılabilir.

Patent sahibi, platformun fikri ve sınai mülkiyet haklarına ilişkin başvuru mekanizmalarını kullanarak ihlal iddiasını bildirebilir.

Ancak platforma yapılan şikâyet ile mahkeme tarafından verilen ihtiyati tedbir kararı birbirinden farklıdır.

E-ticaret platformunun ilanı kaldırması, geçmişte gerçekleştirilen patent ihlalinden doğabilecek tazminat sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Aynı şekilde patent belgesinin platforma sunulması da her ürünün otomatik olarak satıştan kaldırılacağı anlamına gelmez.

Taklit Patentli Ürünlerin İthalatı Gümrükte Durdurulabilir mi?

Patent sahibinin haklarını korumak için başvurabileceği yöntemlerden biri de gümrükte koruma tedbirleridir.

4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 57. maddesi ve ilgili gümrük mevzuatı kapsamında fikri ve sınai mülkiyet haklarını ihlal ettiği değerlendirilen eşya hakkında belirli şartlarla gümrük işlemlerinin durdurulması veya eşyanın alıkonulması mümkündür.

Özellikle taklit ürünlerin yurt dışında üretilerek Türkiye’ye ithal edildiği durumlarda bu mekanizma önem taşımaktadır.

Patent sahibi veya yetkili temsilcisi, Ticaret Bakanlığının ilgili elektronik başvuru sistemi üzerinden fikri ve sınai mülkiyet hakkının gümrükte korunmasını talep edebilir.

Ancak gümrükte koruma başvurusu, patent ihlaline ilişkin esas davanın ve gerektiğinde mahkemeden alınacak kararların yerine geçmez.

Patentimi Taklit Eden Şirketten Tazminat Alabilir miyim?

Evet. Patent hakkına tecavüz nedeniyle zarara uğrayan hak sahibi, şartları mevcutsa maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabilir.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 150. maddesi, sınai mülkiyet hakkına tecavüz eden kişilerin hak sahibinin zararını tazmin etmekle yükümlü olduğunu düzenlemektedir.

Patent sahibinin ticari zararları arasında satış kaybı, gelir azalması ve diğer ekonomik kayıplar yer alabilir.

Örneğin patentli bir ürünün taklit edilmesi nedeniyle patent sahibinin müşteri kaybetmesi veya ürününü daha düşük fiyatla satmak zorunda kalması halinde meydana gelen ekonomik zararlar değerlendirilebilir.

Ayrıca patentli ürünün kalitesiz biçimde taklit edilmesi ve bunun patent hakkının ticari itibarını zedelemesi halinde, kanuni şartlar çerçevesinde itibar zararının tazmini de gündeme gelebilir.

Patent İhlalinde Tazminat Nasıl Hesaplanır?

6769 sayılı Kanun’un 151. maddesi, sınai mülkiyet hakkına tecavüz nedeniyle yoksun kalınan kazancın hesaplanmasına ilişkin yöntemleri düzenlemektedir.

Hak sahibinin seçimine göre hesaplama;

  1. İhlal gerçekleşmemiş olsaydı patent sahibinin elde edebileceği muhtemel gelire,
  2. Patent hakkını ihlal eden kişinin elde ettiği net kazanca,
  3. Patent hakkı hukuka uygun bir lisans sözleşmesiyle kullanılmış olsaydı ödenmesi gereken lisans bedeline

dayanabilir.

Hangi yöntemin kullanılacağı somut olayın özelliklerine ve patent sahibinin talebine göre belirlenir.

Örneğin taklit ürünü satan şirketin yüksek miktarda gelir elde etmiş olması halinde, satış kayıtları ve ticari defterler tazminat hesabında önem taşıyabilir.

Mahkeme, gerekli gördüğü durumlarda ticari kayıtların incelenmesine ve bilirkişi raporu alınmasına karar verebilir.

Patent İhlali Davasında Arabuluculuk Zorunlu mu?

Patent hakkına tecavüz nedeniyle açılacak davada arabuluculuğun zorunlu olup olmadığı, ileri sürülen taleplerin niteliğine göre değerlendirilmelidir.

Özellikle ticari nitelikteki ve konusu bir miktar para olan tazminat taleplerinde dava şartı arabuluculuk gündeme gelmektedir.

Buna karşılık yalnızca patent hakkına tecavüzün tespiti veya durdurulması gibi parasal olmayan taleplerin hukuki niteliği ayrıca değerlendirilir.

Aynı dava kapsamında hem tazminat hem de ihlalin durdurulması isteniyorsa dava şartı arabuluculuk bakımından usulî değerlendirme yapılması önemlidir.

İhtiyati tedbir başvurusu ise esas davanın usul şartlarıyla karıştırılmamalıdır.

Patent Hakkına Tecavüz Davasında Görevli Mahkeme Hangisidir?

6769 sayılı Kanun’un 156. maddesi uyarınca patent hakkına tecavüzden kaynaklanan hukuk davalarında görevli mahkeme Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir.

Bu mahkemelerin bulunmadığı yerlerde görev alanına giren uyuşmazlıklara ilgili Asliye Hukuk Mahkemesi bakar.

Yetkili mahkeme ise somut olayın özelliklerine göre belirlenir.

Patent sahibinin yerleşim yeri, ihlalin gerçekleştiği yer veya ihlalin etkilerinin görüldüğü yer gibi unsurlar yetki değerlendirmesinde önem taşıyabilir.

Bu nedenle dava açılmadan önce hem görevli hem de yetkili mahkemenin doğru belirlenmesi gerekir.

Patent Sahibi Olmadan Patent İhlali Davası Açılabilir mi?

Patent hakkına tecavüz nedeniyle dava açma yetkisi öncelikle patent sahibine aittir.

Bununla birlikte belirli koşullar altında lisans alan kişiler de dava açabilir.

6769 sayılı Kanun’un 158. maddesi, inhisari ve inhisari olmayan lisans sahiplerinin dava açma haklarını düzenlemektedir.

Özellikle münhasır lisans sözleşmelerinde taraflar arasındaki anlaşma ve verilen hakların kapsamı önem taşır.

Bu nedenle lisans alan bir şirketin patent ihlaline karşı doğrudan dava açıp açamayacağı, lisans sözleşmesi ve kanuni şartlar çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Patent Başvurusu Henüz Sonuçlanmadıysa İhlal Davası Açılabilir mi?

Patent başvurusunun henüz tescille sonuçlanmamış olması, her durumda başvuru sahibinin hiçbir hukuki korumadan yararlanamayacağı anlamına gelmez.

6769 sayılı Kanun’un 141. maddesinde, belirli koşullar altında patent başvurusunun yayımlanmasından itibaren başvuru sahibine ihlal nedeniyle dava açma imkânı tanınmıştır.

Ayrıca karşı tarafın başvurudan ve kapsamından haberdar edilmesi veya kötü niyetli davranması gibi durumlar da kanunda ayrıca ele alınmaktadır.

Ancak henüz sonuçlanmamış patent başvurusuna dayanan talepler bakımından, tescilli patentlere göre farklı usul ve değerlendirmeler söz konusu olabilir.

Bu nedenle başvurunun yayımlanma tarihi, istemlerin kapsamı ve karşı tarafın ne zaman haberdar edildiği önem taşır.

Patentli Ürünün İkinci El Olarak Satılması da İhlal midir?

Her zaman değil.

6769 sayılı Kanun’un 152. maddesinde hakkın tüketilmesi ilkesi düzenlenmiştir.

Patent konusu ürünün hak sahibi veya onun izniyle piyasaya sunulmasından sonra, ilgili ürün üzerindeki sonraki tasarrufların patent hakkı kapsamında engellenmesi her durumda mümkün değildir.

Örneğin patent sahibinin hukuka uygun olarak piyasaya sunduğu bir ürünün daha sonra ikinci el olarak satılması ile patentli ürünün izinsiz biçimde yeniden üretilmesi farklı hukuki durumlardır.

Bu nedenle patent sahibi, patentli ürünle ilgili bütün satış faaliyetlerini sırf patent sahibi olduğu gerekçesiyle yasaklayamaz.

Patent Hakkına Tecavüz Suç mudur?

Patent hakkına tecavüz, 6769 sayılı Kanun kapsamında öncelikle özel hukuk yaptırımlarına konu olan bir ihlaldir.

Kanunun marka hakkına tecavüze ilişkin ceza hükümleri ile patent hakkına tecavüze ilişkin hükümleri birbirinden ayrılmalıdır.

Patent hakkının ihlal edilmesi, tek başına her durumda hapis cezası gerektiren bağımsız bir patent suçu oluşturmaz.

Ancak somut olayda patent ihlali dışında ayrıca suç teşkil eden başka davranışlar bulunması halinde bunlar ilgili ceza hükümleri kapsamında değerlendirilebilir.

Bu nedenle patent uyuşmazlıklarında üretimin ve satışın durdurulması, ihtiyati tedbir, el koyma ve tazminat talepleri özellikle önem taşımaktadır.

Sonuç: Patentli Ürünümü Taklit Eden Şirketin Satışlarını Nasıl Durdurabilirim?

Patentli bir ürünün başka bir şirket tarafından izinsiz üretilmesi, satılması veya ithal edilmesi halinde patent sahibi hukuki koruma talep edebilir.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında patent hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, üretim ve satışın durdurulması, tecavüze konu ürünlere el konulması ve tazminat talepleri gündeme gelebilir.

Özellikle satış faaliyetleri devam ediyorsa, esas dava sonuçlanmadan önce ihtiyati tedbir talep edilmesi değerlendirilebilir.

Ancak ihlalin varlığı belirlenirken yalnızca ürünlerin dış görünümüne değil, patent istemlerine ve ürünlerin teknik özelliklerine bakılmalıdır.

Bu nedenle patent hakkının korunması bakımından patent belgesi, teknik çizimler, ürün numuneleri, satış kayıtları ve bilirkişi incelemesi önem taşımaktadır.

Patent ihlali şüphesinde delillerin erken aşamada korunması ve talep edilecek hukuki korumanın doğru belirlenmesi, hem devam eden ihlalin durdurulması hem de meydana gelen zararın tazmini açısından belirleyici olabilir.

Sık Sorulan Sorular

Patentli ürünümü başka bir şirket üretirse ne yapabilirim?

Patent hakkınızın ihlal edildiğini düşünüyorsanız ihlalin tespiti, önlenmesi ve durdurulması amacıyla hukuki yollara başvurabilirsiniz. Şartları oluşmuşsa ihtiyati tedbir de talep edilebilir.

Patentli ürünün satışı dava bitmeden durdurulabilir mi?

Evet. 6769 sayılı Kanun’un 159. maddesi kapsamında ihtiyati tedbir şartlarının oluşması halinde üretim ve satış faaliyetlerinin geçici olarak durdurulması mümkündür.

Patentimi taklit eden şirketin ürünlerine el konulabilir mi?

Kanuni şartlar mevcutsa ihlale konu ürünlere ve belirli üretim araçlarına el konulması talep edilebilir. Tedbirin kapsamı mahkeme tarafından belirlenir.

Patentli ürünün internetten satılması patent ihlali oluşturur mu?

Patent sahibinin izni olmadan gerçekleştirilen ticari satışlar, ürünün patentin koruma kapsamına girmesi ve diğer kanuni şartların oluşması halinde patent hakkına tecavüz oluşturabilir.

Patent ihlalinde tazminat alınabilir mi?

Evet. Patent sahibi, kanuni şartların gerçekleşmesi halinde maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabilir.

Patent başvurusu devam ederken dava açılabilir mi?

Kanunda belirtilen koşullar altında başvuru sahibinin de ihlal nedeniyle dava açması mümkündür. Ancak başvurunun durumu ve talep edilen hukuki korumanın kapsamı ayrıca incelenmelidir.

Patent hakkına tecavüz davası hangi mahkemede açılır?

Görevli mahkeme Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir. Bu mahkemelerin bulunmadığı yerlerde ilgili Asliye Hukuk Mahkemesi görev yapar.

Patentli ürünün benzerini üretmek her zaman suç mudur?

Hayır. Patent hakkına tecavüzün bulunup bulunmadığı, patent istemleri ile karşı tarafın ürününün teknik özellikleri karşılaştırılarak belirlenir. Patent ihlali ile ceza hukuku bakımından suç oluşturma durumu da birbirinden farklıdır.

Leave a Reply

Call Now Button