Single Blog Title

This is a single blog caption

Yabancı Veraset İlamının Türkiye’de Kullanılması: Tanıma, Apostil ve Miras İşlemleri

Yurt dışında vefat eden bir kişinin mirasçıları tarafından Almanya, Fransa, Hollanda, İngiltere, İsviçre veya başka bir ülkede alınmış veraset ilamının Türkiye’de kullanılması gerekebilir. Özellikle miras bırakanın Türkiye’de taşınmazı, banka hesabı, şirket hissesi veya başka bir malvarlığı bulunuyorsa yabancı ülkede düzenlenen mirasçılık belgesinin Türk makamları önünde nasıl kullanılacağı önemli bir hukuki sorun hâline gelir.

Ancak yabancı ülkede alınmış bir veraset ilamının apostil yaptırılarak Türkçeye çevrilmesi, belgenin Türkiye’de her işlem bakımından otomatik olarak geçerli olduğu anlamına gelmez.

Yabancı veraset ilamının Türkiye’de kullanılabilmesi bakımından öncelikle belgenin hangi makam tarafından düzenlendiği belirlenmelidir. Belge bir yabancı mahkeme kararı olabilir; yabancı noter, nüfus makamı veya başka bir yetkili idari makam tarafından da düzenlenmiş olabilir. Bu ayrım, Türkiye’de uygulanacak prosedürü doğrudan etkiler.

Özellikle Türkiye’de bulunan taşınmazların miras yoluyla intikali bakımından 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 37. maddesi yabancı mirasçılık belgeleri hakkında özel bir düzenleme içermektedir. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü de kural olarak yurt dışında alınan mirasçılık belgesinin Türkiye’de tapu işlemlerinde kullanılabilmesi için Türk mahkemelerince gerekli onaydan geçirilmesi gerektiğini belirtmektedir.

Bu yazıda yabancı veraset ilamının Türkiye’de kullanılması, apostil işlemi, tanıma davası, tapu intikali, banka hesapları ve yabancı mirasçılık belgelerinin hukuki niteliği uygulamaya yönelik olarak ele alınmaktadır.

Yabancı Veraset İlamı Nedir?

Veraset ilamı veya hukuki ifadeyle mirasçılık belgesi, ölen kişinin mirasçılarının kimler olduğunu ve miras paylarını gösteren belgedir.

Türkiye’de bu belge Türk Medeni Kanunu’nun 598. maddesi kapsamında düzenlenirken yabancı hukuk sistemlerinde farklı isim ve prosedürler bulunabilir.

Örneğin yabancı ülkelerde;

  • certificate of inheritance,
  • certificate of succession,
  • Erbschein,
  • probate belgesi,
  • mirasçılık sertifikası,
  • mahkeme miras kararı

gibi farklı belgeler düzenlenebilir.

Belgenin adı tek başına belirleyici değildir. Türkiye’de kullanılabilmesi bakımından asıl önemli olan, hangi makam tarafından hangi hukuki yetkiye dayanılarak düzenlendiğidir.

Yabancı Veraset İlamı Türkiye’de Geçerli midir?

Yabancı ülkede düzenlenen mirasçılık belgesi Türkiye’de hukuki sonuç doğurabilir. Ancak belge her durumda doğrudan kullanılabilir nitelikte değildir.

Örneğin yabancı ülkede alınan bir veraset ilamının;

  • Türkiye’deki taşınmazın tapuda mirasçılara intikalinde,
  • Türk bankasındaki paranın çekilmesinde,
  • şirket hisselerinin mirasçılara geçirilmesinde,
  • tereke hakkında dava açılmasında

kullanılması istenebilir.

Bu işlemlerin her birinin hukuki dayanağı ve ilgili kurumun inceleme yetkisi farklıdır.

Bu nedenle “Yabancı veraset ilamı apostilli ise Türkiye’de geçerlidir.” şeklindeki genel bir yaklaşım doğru değildir.

Apostil, belgenin resmî niteliğinin doğrulanmasına ilişkindir. Belgenin Türkiye’de mirasçılık bakımından hangi sonuçları doğuracağı ise ayrı bir hukuki incelemeyi gerektirir.

Apostil Yabancı Veraset İlamını Türkiye’de Geçerli Hâle Getirir mi?

Tek başına hayır.

Apostil konusunda uygulamada en çok yapılan hata, apostil şerhinin yabancı belgenin içeriğini Türk hukuku bakımından da kesin ve bağlayıcı hâle getirdiğinin düşünülmesidir.

Oysa apostilin temel işlevi;

  • belgedeki imzanın gerçekliğini,
  • imzalayan kişinin sıfatını,
  • gerektiğinde belge üzerindeki mühür veya damganın kaynağını

tasdik etmektir.

Apostil, yabancı makamın belirlediği mirasçıların Türk hukuku bakımından da mutlaka aynı kişiler olduğu anlamına gelmez.

Dolayısıyla yabancı veraset ilamına apostil yaptırılması önemli olabilir; fakat özellikle Türkiye’deki taşınmazların tapu intikali açısından çoğu durumda ayrıca Türk mahkemesi nezdinde işlem yapılması gerekir. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün yayımladığı işlem rehberinde yabancı gerçek kişilerin intikal işlemlerinde Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinden verilen veya yabancı yetkili makam tarafından düzenlenip Türk mahkemelerince tasdik edilen veraset belgelerinin esas alınacağı belirtilmektedir.

Yabancı Veraset İlamı İçin Tanıma Davası Açılması Gerekir mi?

Bu sorunun cevabı belgenin niteliğine bağlıdır.

Öncelikle belgenin yabancı bir mahkeme tarafından verilmiş karar olup olmadığı belirlenmelidir.

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 58. maddesi yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de tanınmasını düzenlemektedir. Aynı maddede çekişmesiz yargı kararlarının tanınmasının da bu hükümlere tabi olduğu belirtilmektedir.

Dolayısıyla yabancı veraset ilamı bir mahkeme veya yargısal makam tarafından verilmiş çekişmesiz yargı kararı niteliğindeyse tanıma prosedürü gündeme gelebilir.

Ancak yabancı belge bir mahkeme kararı değil de noter, nüfus kurumu veya başka bir idari makam tarafından düzenlenmişse klasik anlamdaki MÖHUK tanıma davasının uygulanıp uygulanmayacağı ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu nedenle yabancı belgenin yalnızca başlığına bakılarak “tanıma davası açılmalıdır” sonucuna ulaşmak doğru değildir.

Tanıma ile Tenfiz Arasındaki Fark Nedir?

Yabancı veraset ilamları bakımından çoğunlukla tanıma kavramı önem taşır.

Tanıma, yabancı mahkeme kararının Türkiye’de kesin hüküm veya kesin delil etkisinin kabul edilmesini sağlar.

Tenfiz ise yabancı mahkeme kararının Türkiye’de cebri icra yoluyla yerine getirilmesi gereken durumlarda söz konusu olur.

Bir mirasçılık belgesi genellikle doğrudan para ödeme veya belirli bir edimin yerine getirilmesine ilişkin icra edilebilir bir karar değildir. Temel fonksiyonu mirasçıları ve miras paylarını göstermektir.

Bu nedenle mirasçılık belgelerinde çoğunlukla tanıma gündeme gelir.

Bununla birlikte yabancı kararın içeriğinde yalnızca mirasçılığın tespiti dışında icrai hükümler bulunuyorsa kararın ilgili bölümleri bakımından farklı değerlendirme yapılabilir.

Tapu Kanunu’nun 37. Maddesi Yabancı Veraset İlamı Hakkında Ne Diyor?

Türkiye’deki taşınmazların yabancı mirasçılara intikali bakımından en önemli özel hükümlerden biri 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 37. maddesidir.

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün güncel açıklamasında madde uyarınca yabancı gerçek kişilerin intikal işlemlerinin;

  • Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinden verilen veya
  • yabancı ülkedeki yetkili makamdan alınarak Türk miras usulüne uygunluğu Türk mahkemelerince tasdik edilen

veraset belgelerine dayanılarak gerçekleştirileceği belirtilmektedir.

Bu nedenle örneğin Almanya’dan alınmış bir mirasçılık belgesinin sadece;

  • apostil yaptırılması,
  • Türkçeye tercüme edilmesi,
  • noter onayından geçirilmesi

Türkiye’deki bir taşınmazın tapu intikali için her durumda yeterli olmayabilir.

Yabancı Veraset İlamıyla Türkiye’deki Ev Doğrudan Mirasçıya Geçer mi?

Kural olarak tapu müdürlüğüne yabancı veraset belgesini doğrudan sunmak suretiyle intikalin yapılabileceği varsayılmamalıdır.

Örneğin Almanya’da yaşayan bir kişinin vefatı sonrasında Alman makamlarından alınmış Erbschein belgesinde eşi ve iki çocuğunun mirasçı olduğu belirtilmiş olabilir.

Miras bırakanın Antalya’da bir evi varsa, Alman mirasçılık belgesinin apostilli ve tercümeli olması dahi Tapu Kanunu’nun 37. maddesinde öngörülen süreci kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü açık şekilde, yabancı mirasçılık belgesinin Türkiye’de tapu işlemlerine dayanak olabilmesi bakımından Türk mahkemelerince gerekli tasdikin aranacağını ifade etmektedir.

Bu nedenle tapu intikali planlanırken yabancı belgenin Türkiye’de hangi mahkeme prosedürüne tabi olduğunun önceden belirlenmesi gerekir.

Türkiye’de Yeni Bir Veraset İlamı Almak Daha Kolay Olabilir mi?

Bazı dosyalarda yabancı veraset ilamının Türkiye’de tanınması veya onaylanması yerine doğrudan Türk mahkemesinden mirasçılık belgesi alınması daha uygun bir yöntem olabilir.

Ancak hangi yöntemin daha hızlı veya hukuken doğru olduğu dosyaya göre değişir.

Özellikle;

  • miras bırakanın yabancı olması,
  • yabancı hukuk uygulanması gerekmesi,
  • yabancı eş ve çocukların bulunması,
  • nüfus ve aile kayıtlarının Türkiye’de bulunmaması,
  • yabancı ülkede verilmiş bir mirasçılık belgesinin mevcut olması,
  • Türkiye’de taşınmaz bulunması

hâllerinde mahkeme yabancı ülke belgelerini ve gerektiğinde yabancı hukuku inceleyebilir.

MÖHUK’un 2. maddesine göre Türk hâkimi, Türk kanunlar ihtilafı kurallarının yetkili kıldığı yabancı hukuku re’sen uygular ve yabancı hukukun içeriğinin tespitinde taraflardan yardım isteyebilir.

Dolayısıyla yabancı miras dosyalarında Türk mahkemesinden mirasçılık belgesi alınması da standart bir yerli mirasçılık belgesi başvurusundan daha kapsamlı olabilir.

Türkiye’deki Taşınmazlar Bakımından Hangi Hukuk Uygulanır?

Yabancı veraset ilamının Türkiye’de kullanılması bakımından bir başka önemli mesele, yabancı belgedeki miras payları ile Türk hukukunun belirlediği miras paylarının farklı olabilmesidir.

MÖHUK’un 20. maddesine göre;

miras kural olarak ölen kişinin millî hukukuna tabidir; ancak Türkiye’de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukuku uygulanır.

Bu hüküm son derece önemlidir.

Örneğin yabancı ülkedeki veraset ilamı o ülke hukukuna göre eşe terekenin yarısını vermiş olabilir. Ancak Türkiye’de bulunan taşınmaz yönünden Türk hukukunun uygulanması sonucunda miras payları farklı hesaplanabilir.

Bu nedenle yabancı mirasçılık belgesindeki oranların Türkiye’deki taşınmaza aynen uygulanacağı varsayılmamalıdır.

Yabancı Veraset İlamının Türkçeye Çevrilmesi Gerekir mi?

Türkiye’de resmî kurumlara sunulacak yabancı belgeler bakımından kural olarak Türkçe tercüme gerekir.

Belgenin düzenlendiği ülkeye ve kullanılacağı kuruma göre;

  • apostil,
  • Türk konsolosluğu tasdiki,
  • yeminli tercüme,
  • noter onayı

gündeme gelebilir.

Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşmeler veya ilgili ülkeyle yapılan ikili anlaşmalar bazı belge tasdik işlemlerini kaldırabilir ya da kolaylaştırabilir.

Bu nedenle yabancı veraset ilamı Türkiye’ye gönderilmeden önce belgenin hangi tasdik prosedürüne tabi olduğunun kontrol edilmesi önemlidir.

Apostil Olmayan Yabancı Veraset İlamı Kullanılabilir mi?

Belgenin düzenlendiği ülkeye göre değişir.

İlgili ülke 5 Ekim 1961 tarihli Yabancı Resmî Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesi’ne tarafsa apostil sistemi uygulanabilir.

Ancak ülke Apostil Sözleşmesi’ne taraf değilse konsolosluk tasdiki gibi farklı prosedürler gerekebilir.

Türkiye ile ilgili devlet arasında resmî belgelerin tasdikten muaf tutulmasını sağlayan ikili veya çok taraflı bir anlaşma bulunması hâlinde apostil dahi gerekmeyebilir.

Dolayısıyla yabancı veraset ilamının hangi ülkeden alındığı bilinmeden kesin şekilde “apostil zorunludur” denilmesi doğru değildir.

Yabancı Veraset İlamı Türkiye’deki Bankada Kullanılabilir mi?

Yabancı veraset ilamının kullanım alanı yalnızca tapu değildir.

Miras bırakanın Türkiye’de;

  • vadeli veya vadesiz banka hesabı,
  • döviz hesabı,
  • yatırım hesabı,
  • kiralık kasası,
  • menkul kıymetleri

bulunabilir.

Yabancı veraset ilamının bankaya sunulması hâlinde banka mirasçılık durumunun Türkiye bakımından yeterli şekilde ispatlanmasını talep edebilir.

Burada Tapu Kanunu’nun 37. maddesindeki taşınmazlara özgü düzenleme doğrudan uygulanmaz. Ancak bu durum yabancı mirasçılık belgesinin her banka tarafından doğrudan kabul edilmesi gerektiği anlamına da gelmez.

Banka özellikle;

  • ölüm belgesi,
  • Türkiye’de geçerli mirasçılık belgesi,
  • apostilli yabancı belgeler,
  • tercüme,
  • mirasçı kimlik belgeleri,
  • vergi belgeleri

talep edebilir.

Bu nedenle yabancı veraset ilamının banka işlemleri bakımından kullanılabilirliği somut banka ve dosya özelinde değerlendirilmelidir.

Yabancı Veraset İlamıyla Türkiye’deki Şirket Hisseleri Alınabilir mi?

Miras bırakanın Türkiye’de kurulmuş bir anonim veya limited şirkette pay sahibi olması hâlinde şirket hisseleri de terekeye dâhil olabilir.

Yabancı mirasçılık belgesinin şirket nezdinde kullanılması bakımından;

  • şirket türü,
  • payların niteliği,
  • esas sözleşme,
  • pay defteri,
  • ticaret sicili işlemleri,
  • uygulanacak miras hukuku

birlikte değerlendirilmelidir.

Özellikle yabancı kişinin mirasçı olması hâlinde yalnızca miras hukukunun değil, Türk Ticaret Kanunu ve şirketin faaliyet alanına ilişkin özel mevzuatın da incelenmesi gerekebilir.

Yabancı Veraset İlamının Tanınması İçin Hangi Mahkemeye Başvurulur?

Yabancı mahkeme kararının tanınması gerekiyorsa görev ve yetki MÖHUK hükümlerine göre belirlenir.

MÖHUK’un 51. maddesine göre tenfiz kararlarında görevli mahkeme asliye mahkemesidir. Tanıma bakımından da MÖHUK’un 58. maddesindeki atıf nedeniyle ilgili tanıma hükümleri uygulanmaktadır.

Ancak mirasçılık belgesinin niteliğine göre;

  • yabancı mahkeme kararının tanınması,
  • yabancı belgenin tasdiki,
  • Türkiye’de yeniden mirasçılık belgesi alınması

gibi farklı hukuki yollar söz konusu olabilir.

Bu nedenle yabancı veraset ilamıyla ilgili başvuruda öncelikle belgenin hukuki niteliğinin belirlenmesi gerekir.

Tanıma Davasında Yabancı Veraset İlamının Esası Yeniden İncelenir mi?

Tanıma davası yabancı ülkede verilmiş kararın esasının baştan sona yeniden görüldüğü yeni bir miras davası değildir.

Türk mahkemesi temel olarak yabancı kararın Türkiye’de tanınması için MÖHUK’ta aranan şartların bulunup bulunmadığını değerlendirir.

MÖHUK’un 54 ve 58. maddeleri kapsamında;

  • kararın kesinleşmiş olması,
  • Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuda verilmemiş olması,
  • kamu düzenine açıkça aykırı olmaması,
  • savunma hakkına ilişkin gerekli güvencelerin sağlanması

gibi hususlar önem taşır.

Ancak Türkiye’deki taşınmazlar bakımından Türk hukukunun uygulanmasına ilişkin özel kuralların ayrıca dikkate alınması gerekir.

Yabancı Veraset İlamının Kesinleşmiş Olması Gerekir mi?

Yabancı bir mahkeme kararının MÖHUK kapsamında Türkiye’de tanınması isteniyorsa kararın ilgili ülke hukukuna göre kesinleşmiş olması önemlidir.

Bu nedenle genellikle;

  • yabancı mahkeme kararının aslı veya usulüne uygun onaylı örneği,
  • kesinleşme belgesi,
  • apostil veya gerekli tasdik,
  • Türkçe tercüme

gibi belgeler gündeme gelir.

MÖHUK’un 53. maddesi yabancı kararın tenfizi talebinde dilekçeye eklenecek belgeleri ayrıca düzenlemektedir. Tanımada da ilgili hükümler uygulanır.

Yabancı Noterden Alınmış Veraset Belgesi İçin Tanıma Davası Açılır mı?

Bu noktada dikkatli olunmalıdır.

MÖHUK’un tanıma hükümleri yabancı mahkeme kararlarına ilişkindir.

Dolayısıyla yabancı bir noter veya idari makam tarafından düzenlenen mirasçılık belgesinin klasik anlamda bir yabancı mahkeme kararı gibi tanınması her durumda mümkün değildir.

Bununla birlikte Tapu Kanunu’nun 37. maddesi, yabancı yetkili makamlar tarafından düzenlenen veraset belgeleri için özel bir sistem öngörmektedir.

Bu nedenle yabancı veraset belgesinin noter, mahkeme veya başka bir makamdan alınmış olmasına göre başvurulacak hukuki yöntem değişebilir.

Uygulamada yapılması gereken ilk iş, belgenin sadece tercümesini yapmak değil, yabancı ülke hukukunda bu belgeyi düzenleyen makamın hukuki statüsünü ve belgenin niteliğini tespit etmektir.

Avrupa Miras Belgesi Türkiye’de Doğrudan Geçerli midir?

Avrupa Birliği ülkeleri arasında uygulanan European Certificate of Succession – Avrupa Miras Belgesi, sınır ötesi miras işlemlerinde önemli kolaylık sağlamaktadır.

Ancak Türkiye Avrupa Birliği üyesi değildir.

Bu nedenle Avrupa Miras Belgesi’nin bir AB üyesi ülkede sahip olduğu doğrudan etkiyi Türkiye’de de otomatik olarak göstereceği kabul edilemez.

Belge Türkiye’de kullanılmak istendiğinde Türk milletlerarası özel hukuk kuralları ve işlemin niteliğine göre Tapu Kanunu başta olmak üzere Türk mevzuatı uygulanır.

Dolayısıyla örneğin Almanya veya Fransa’da düzenlenmiş Avrupa Miras Belgesi bulunması, Türkiye’deki bir taşınmazın tapuda otomatik olarak mirasçılar adına tescil edileceği anlamına gelmez.

Yabancı Mirasçılık Belgesinde Türkiye’deki Taşınmaz Yazmıyorsa Ne Olur?

Yabancı ülkelerde düzenlenen mirasçılık belgeleri çoğu zaman miras bırakanın bütün malvarlığını tek tek göstermez.

Belgede yalnızca;

  • mirasçıların kim olduğu,
  • miras payları,
  • vasiyetname veya yasal mirasçılık durumu

gösterilmiş olabilir.

Türkiye’deki taşınmazın belgede açıkça yazmaması tek başına miras hakkını ortadan kaldırmaz.

Ancak Türkiye’deki taşınmaz üzerinde işlem yapılırken MÖHUK’un 20. maddesi gereğince Türkiye’de bulunan taşınmaza uygulanacak Türk hukuku ayrıca dikkate alınacaktır.

Yabancı Veraset İlamındaki Miras Payları Türk Hukukundan Farklıysa Ne Olur?

Bu ihtimal oldukça önemlidir.

Örneğin yabancı ülke hukukuna göre;

  • sağ kalan eşin payı 1/2,
  • çocukların payı kalan 1/2

olarak belirlenmiş olabilir.

Oysa Türk hukukuna göre sağ kalan eş altsoy ile birlikte mirasçı olduğunda farklı bir miras payına sahip olabilir.

Türkiye’de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukukunun uygulanması nedeniyle yabancı mirasçılık belgesindeki oranların tapuya aynen geçirilmesi her durumda mümkün olmayabilir.

Bu nedenle yabancı veraset ilamı incelenirken yalnızca mirasçı isimlerine değil, belgedeki pay oranlarının hangi ülke hukukuna göre belirlendiğine de bakılması gerekir.

Türkiye’de Yabancı Veraset İlamının Kullanılması İçin İzlenebilecek Yol

Somut dosyaya göre değişmekle birlikte yabancı mirasçılık belgesinin Türkiye’de kullanılmasında genel olarak şu aşamalar izlenebilir:

  1. Mirasçılık belgesini düzenleyen yabancı makam tespit edilir.
  2. Belgenin mahkeme kararı mı, noter belgesi mi veya idari belge mi olduğu belirlenir.
  3. Karar niteliğindeyse kesinleşme durumu kontrol edilir.
  4. Türkiye ile ilgili ülke arasındaki uluslararası sözleşmeler incelenir.
  5. Apostil veya konsolosluk tasdikinin gerekli olup olmadığı belirlenir.
  6. Belgenin Türkçe tercümesi hazırlanır.
  7. Türkiye’de yapılacak işlem belirlenir.
  8. Gerekliyse yabancı mahkeme kararının tanınması talep edilir.
  9. Tapu işlemi söz konusuysa Tapu Kanunu’nun 37. maddesi kapsamında gerekli mahkeme prosedürü tamamlanır.
  10. Gerekirse Türkiye’de ayrıca mirasçılık belgesi alınır.
  11. Vergi ve ilgili kurum işlemleri tamamlanır.
  12. Taşınmaz, banka hesabı veya diğer malvarlığı üzerinde miras intikali gerçekleştirilir.

Her yabancı miras dosyasında bütün bu aşamaların uygulanması gerekmez.

Yabancı Veraset İlamıyla Tapu İntikali Nasıl Yapılır?

Türkiye’de taşınmaz bulunması hâlinde tapu intikali açısından Tapu Kanunu’nun 37. maddesi öncelikle değerlendirilmelidir.

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün yabancılara yönelik işlem rehberinde, yabancı gerçek kişilerin intikal işlemlerinde veraset belgesinin Türkiye Cumhuriyeti mahkemesinden verilmiş olması veya yabancı yetkili makamca düzenlenen belgenin Türk mahkemelerince tasdik edilmiş olması gerektiği belirtilmektedir.

Tapu intikali sırasında ayrıca;

  • mirasçının pasaportu veya kimlik belgesi,
  • temsil varsa vekâletname,
  • mirasçılık belgesi,
  • gerekli tercümeler,
  • taşınmaz bilgileri

istenebilir.

Yabancı mirasçının taşınmaz edinmesine ilişkin kanuni sınırlamalar ise ayrıca değerlendirilir.

Mirasçının Yabancı Olması Veraset İlamının Kullanılmasına Engel midir?

Hayır.

Yabancı kişinin Türkiye’de mirasçı olması kural olarak mümkündür.

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü de yabancıların taşınmaz edinme sınırlamalarının mirasçılık ehliyetiyle aynı mesele olmadığını açıkça belirtmektedir. Yabancı kişiye taşınmaz miras yoluyla intikal ettiğinde önce intikal işlemi gerçekleştirilmekte, ardından kişinin taşınmazı mülkiyetinde tutup tutamayacağı yabancı taşınmaz edinimi hükümleri çerçevesinde değerlendirilmektedir.

Dolayısıyla yabancı kişinin mirasçı olması ile miras kalan taşınmazın yabancı kişinin mülkiyetinde kalabilmesi ayrı konulardır.

Sık Sorulan Sorular

Yurt dışından alınan veraset ilamı Türkiye’de geçerli mi?

Türkiye’de kullanılabilir; ancak her durumda doğrudan işlem yapılması mümkün değildir. Belgenin mahkeme kararı, noter belgesi veya başka bir yetkili makam belgesi olup olmadığına göre tanıma, tasdik veya Türkiye’de yeniden mirasçılık belgesi alınması gerekebilir.

Apostilli yabancı veraset ilamıyla tapu intikali yapılabilir mi?

Apostil tek başına her durumda yeterli değildir. Tapu Kanunu’nun 37. maddesi uyarınca yabancı yetkili makamdan alınmış veraset belgesinin Türkiye’deki taşınmaz intikalinde Türk mahkemesince gerekli tasdikten geçirilmesi gerekebilir.

Yabancı veraset ilamı için tanıma davası açılır mı?

Belge yabancı bir mahkeme veya yargısal makam kararı niteliğindeyse MÖHUK’un tanıma hükümleri gündeme gelebilir. Belge noter veya idari makam tarafından verilmişse hukuki yöntem ayrıca belirlenmelidir.

Apostil ile tanıma aynı şey midir?

Hayır. Apostil belgenin resmî kaynağını doğrular. Tanıma ise yabancı mahkeme kararının Türkiye’de hukuki etki doğurmasını sağlar.

Yabancı mahkeme kararının kesinleşmesi gerekir mi?

MÖHUK kapsamında tanınması istenen yabancı mahkeme kararının ilgili ülke hukukuna göre kesinleşmiş olması gerekir. Kesinleşmeyi gösteren belgenin de başvuru sırasında sunulması önem taşır.

Almanya’dan alınan Erbschein Türkiye’de geçerli mi?

Erbschein Türkiye’de miras işlemlerinde kullanılabilecek önemli bir belgedir; ancak Türkiye’deki taşınmazın doğrudan tapuda mirasçılar adına geçirilmesi için tek başına yeterli olduğu varsayılmamalıdır. Tapu Kanunu’nun 37. maddesi kapsamında Türk mahkemesi nezdinde gerekli işlemler değerlendirilmelidir.

Avrupa Miras Belgesi Türkiye’de geçerli mi?

Belge delil ve mirasçılık durumunun ispatı bakımından önem taşıyabilir; ancak Türkiye AB üyesi olmadığı için Avrupa Birliği içindeki otomatik etkisi Türkiye bakımından geçerli değildir. Türk hukuku uyarınca gerekli işlemlerin ayrıca yapılması gerekir.

Yabancı veraset ilamı bankada kullanılabilir mi?

Kullanılabilir ancak bankanın yalnızca yabancı belgeye dayanarak ödeme yapmak zorunda olduğu söylenemez. Banka Türkiye’de geçerli mirasçılık belgesi ve başka destekleyici belgeler isteyebilir.

Yabancı veraset ilamının Türkçe tercümesi yeterli midir?

Hayır. Tercüme yalnızca belgenin Türkçe anlaşılmasını sağlar. Apostil, konsolosluk tasdiki, tanıma veya Türk mahkemesi tasdiki gibi ek işlemlerin gerekip gerekmediği ayrıca değerlendirilmelidir.

Türkiye’de yeniden veraset ilamı alınabilir mi?

Somut olayın şartlarına göre Türkiye’de sulh hukuk mahkemesinden mirasçılık belgesi alınması mümkün olabilir. Bazı dosyalarda bu yol, yabancı belgenin doğrudan kullanılmaya çalışılmasından daha uygun olabilir.

Sonuç: Yabancı Veraset İlamının Türkiye’de Kullanılmasında Belgenin Niteliği Belirleyicidir

Yabancı ülkede alınmış bir veraset ilamının Türkiye’de kullanılması mümkündür. Ancak yabancı belgenin apostilli ve Türkçe tercümeli olması, belgenin Türkiye’de her kurum nezdinde otomatik olarak geçerli hâle geldiği anlamına gelmez.

İlk olarak yabancı mirasçılık belgesinin;

  • hangi ülkede,
  • hangi makam tarafından,
  • hangi hukuka dayanılarak,
  • mahkeme kararı mı yoksa idari veya noter belgesi olarak mı

düzenlendiği tespit edilmelidir.

Belge yabancı mahkeme kararı niteliğindeyse MÖHUK kapsamında tanıma prosedürü gündeme gelebilir. Belge yabancı noter veya başka bir yetkili makam tarafından düzenlenmişse belgenin kullanılacağı işleme göre farklı bir hukuki yöntem uygulanması gerekebilir.

Özellikle Türkiye’de bulunan taşınmazlar bakımından Tapu Kanunu’nun 37. maddesi özel önem taşımaktadır. Yabancı yetkili makam tarafından düzenlenen veraset belgelerinin tapu intikaline dayanak oluşturabilmesi için Türk mahkemeleri nezdinde gerekli işlemlerin tamamlanması gerekebilir.

Ayrıca Türkiye’de bulunan taşınmazlar bakımından MÖHUK’un 20. maddesi gereğince Türk hukukunun uygulanması, yabancı veraset ilamında belirtilen miras paylarının Türkiye’deki taşınmazlara otomatik olarak uygulanmasını engelleyebilir.

Bu nedenle yabancı veraset ilamının Türkiye’de kullanılmasında en sağlıklı yöntem; belgenin apostil veya tercüme işlemlerine başlanmadan önce belgenin hukuki niteliği, kullanılacağı kurum ve Türkiye’de bulunan malvarlığının türü birlikte değerlendirilerek izlenecek prosedürün belirlenmesidir.

Leave a Reply

Call Now Button