Başka Bir Ülkede Yaşayan Türk Vatandaşı Nasıl Boşanabilir?
Başka Bir Ülkede Yaşayan Türk Vatandaşı Nasıl Boşanabilir?
Başka bir ülkede yaşayan Türk vatandaşlarının boşanma süreci, Türkiye’de yaşayan kişilerden farklı olarak milletlerarası özel hukuk kurallarını da gündeme getirebilir. Özellikle eşlerden birinin veya her ikisinin yurt dışında yaşaması, evliliğin yabancı bir ülkede yapılmış olması ya da eşlerin farklı vatandaşlıklara sahip olması hâlinde, boşanmanın hangi ülkede gerçekleşeceği ve hangi ülke hukukunun uygulanacağı önem kazanır.
Bu nedenle yurt dışında yaşayan bir Türk vatandaşının boşanmak istemesi durumunda yalnızca “Türkiye’de boşanabilir miyim?” sorusunun cevaplanması yeterli değildir. Aynı zamanda Türk mahkemelerinin davaya bakmaya yetkili olup olmadığı, boşanma sebeplerine hangi ülke hukukunun uygulanacağı ve verilen boşanma kararının diğer ülkede geçerli olup olmayacağı da değerlendirilmelidir.
Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşı Türkiye’de boşanabilir mi?
Yurt dışında yaşayan bir Türk vatandaşı, belirli şartların bulunması hâlinde Türkiye’de boşanma davası açabilir.
Burada özellikle 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) hükümleri önemlidir. MÖHUK, yabancılık unsuru taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukukun belirlenmesi yanında Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisine ilişkin kurallar da içerir.
Dolayısıyla kişinin Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika, İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri veya başka bir ülkede yaşıyor olması, tek başına Türkiye’de boşanma davası açmasına engel değildir.
Ancak Türk mahkemesinin somut olayda milletlerarası yetkiye sahip olup olmadığı ayrıca incelenmelidir.
Türkiye’de mi, yaşadığı ülkede mi boşanmalıdır?
Yurt dışında yaşayan bir Türk vatandaşı bakımından her zaman tek bir seçenek bulunmaz.
Eşlerin yaşadığı ülkenin hukukuna göre o ülkede boşanma davası açılması mümkün olabilir. Bunun yanında Türk hukukunun ve MÖHUK’un ilgili hükümlerinin Türk mahkemelerinin yetkisine izin verdiği durumlarda Türkiye’de de dava açılması gündeme gelebilir.
Bu nedenle boşanmanın Türkiye’de mi yoksa yaşanılan ülkede mi gerçekleştirilmesinin daha uygun olduğu, her olayın koşullarına göre değerlendirilmelidir.
Örneğin Almanya’da yaşayan iki Türk vatandaşı Almanya’da boşanabilirken, şartların bulunması hâlinde Türkiye’deki mahkemelerin yetkisi de ayrıca değerlendirilebilir.
Burada yalnızca eşlerin vatandaşlığı değil, mutad meskenleri, son ortak yaşam yerleri ve diğer bağlantı noktaları önem taşıyabilir.
Anlaşmalı boşanma mümkün mü?
Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları açısından en merak edilen konulardan biri anlaşmalı boşanmadır.
Türk hukukunda anlaşmalı boşanma, Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinde düzenlenmektedir. Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması hâlinde eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin diğerinin açtığı davayı kabul etmesi belirli şartlarla anlaşmalı boşanma sonucunu doğurabilir. Hâkimin tarafları bizzat dinlemesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulması gerekir.
Dolayısıyla yurt dışında yaşayan bir Türk vatandaşı açısından eşlerin boşanma konusunda anlaşmış olması süreci kolaylaştırabilir; ancak uluslararası unsuru bulunan bir dosyada öncelikle hangi mahkemenin yetkili olduğu ve hangi hukukun uygulanacağı belirlenmelidir.
Çekişmeli boşanma mümkün mü?
Eşler boşanmanın şartları, kusur, nafaka, velayet veya malvarlığı gibi konularda anlaşamıyorsa çekişmeli boşanma söz konusu olabilir.
Türk Medeni Kanunu’nda çeşitli özel boşanma sebepleri düzenlenmiştir. Bunlar arasında zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk, akıl hastalığı ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması gibi sebepler bulunmaktadır.
Özellikle evlilik birliğinin temelinden sarsılması, uygulamada önemli bir boşanma sebebidir.
Ancak uluslararası bir boşanma davasında Türk Medeni Kanunu’ndaki bu sebeplerin doğrudan uygulanacağını varsaymak doğru değildir. MÖHUK m.14, öncelikle hangi ülke hukukunun boşanma sebeplerine ve hükümlerine uygulanacağını belirlemektedir.
Eşlerden biri yabancıysa ne olur?
Eşlerden birinin Türk, diğerinin yabancı olması durumunda mesele daha karmaşık hâle gelebilir.
MÖHUK’a göre boşanma ve ayrılık sebepleri ile hükümleri bakımından öncelikle eşlerin müşterek millî hukuku dikkate alınır. Eşlerin farklı vatandaşlıklara sahip olması hâlinde ise müşterek mutad mesken hukuku; bunun bulunmaması hâlinde Türk hukuku uygulanır.
Örneğin Türkiye vatandaşı bir kişi Almanya’da yaşayan Alman vatandaşı eşiyle boşanmak istiyorsa, yalnızca Türk vatandaşlığına bakılarak Türk hukukunun uygulanacağı sonucuna varılamaz.
Eşlerin müşterek mutad meskeni ve diğer milletlerarası özel hukuk bağlantıları dikkate alınmalıdır.
Yurt dışında verilen boşanma kararı Türkiye’de geçerli olur mu?
Bir Türk vatandaşı yurt dışında boşandığında, yabancı mahkemenin verdiği kararın Türkiye’de hangi sonuçları doğuracağı ayrıca değerlendirilmelidir.
Özellikle kişinin Türkiye’deki nüfus kaydında medeni hâlinin değiştirilmesi gerekiyorsa, yabancı boşanma kararının Türkiye’de tanınması gündeme gelebilir.
Bu nedenle yurt dışında boşanmak, Türkiye’deki hukuki sonuçların otomatik olarak tamamlandığı anlamına gelmez.
Yabancı mahkeme kararının Türkiye’de tanınması için MÖHUK’un yabancı mahkeme kararlarına ilişkin hükümleri ve ilgili idari veya yargısal prosedürler dikkate alınmalıdır.
Çocukların velayeti ve nafaka nasıl belirlenir?
Boşanma yalnızca evliliğin sona erdirilmesinden ibaret değildir. Nafaka, velayet ve çocuklarla kişisel ilişki gibi konular da uluslararası boşanma davalarında önem taşır.
MÖHUK m.14, boşanmada velayet ve velayete ilişkin sorunların da aynı maddede belirtilen hukuk kurallarına tabi olacağını düzenlemektedir. Boşanmış eşler arasındaki nafaka talepleri bakımından da aynı fıkra hükmüne atıf yapılmaktadır. Geçici tedbir taleplerine ise Türk hukukunun uygulanacağı belirtilmektedir.
Bu nedenle yurt dışında yaşayan bir Türk vatandaşının boşanma davasında çocukların hangi ülkede yaşadığı, eşlerin mutad meskenleri ve davanın görüldüğü ülkenin hukuk sistemi ayrıca önem taşıyabilir.
Türkiye’de boşanmak isteyen yurt dışındaki Türk vatandaşı ne yapmalıdır?
İlk olarak somut olayın milletlerarası unsurları belirlenmelidir.
Şu soruların cevaplanması önemlidir:
- Eşler hangi ülkenin vatandaşıdır?
- Eşler nerede yaşamaktadır?
- Eşlerin ortak mutad meskeni hangi ülkededir?
- Evlilik nerede yapılmıştır?
- Türkiye’de veya başka bir ülkede daha önce açılmış bir dava var mıdır?
- Çocuklar hangi ülkede yaşamaktadır?
- Tarafların Türkiye ile hukuki bağlantıları nelerdir?
- Türkiye’de bulunan malvarlığı veya diğer hukuki meseleler var mıdır?
Bu bilgiler belirlendikten sonra Türkiye’de dava açılmasının mümkün olup olmadığı ve uygulanacak hukukun ne olduğu değerlendirilmelidir.
Sonuç
Başka bir ülkede yaşayan Türk vatandaşı, şartların bulunması hâlinde Türkiye’de veya yaşadığı ülkede boşanma yoluna başvurabilir. Ancak uluslararası boşanma davalarında yalnızca Türk vatandaşlığı belirleyici değildir.
MÖHUK kapsamında mahkemenin milletlerarası yetkisi ile boşanmaya uygulanacak hukuk ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Eşlerin aynı vatandaşlığa sahip olup olmadığı, ortak mutad meskenleri, çocukların bulunduğu ülke, evliliğin ve aile hayatının hangi ülkeyle bağlantılı olduğu gibi unsurlar önem taşır.
Boşanmanın anlaşmalı veya çekişmeli olması da ayrıca değerlendirilmelidir. Anlaşmalı boşanma bakımından Türk Medeni Kanunu’nun şartları, çekişmeli boşanma bakımından ise uygulanacak hukukun boşanma sebeplerine ilişkin hükümleri dikkate alınır.
Yurt dışında boşanma kararı alınması hâlinde ise kararın Türkiye’deki nüfus ve diğer hukuki sonuçlarının ayrıca ele alınması gerekebilir.
Bu nedenle başka bir ülkede yaşayan Türk vatandaşının boşanma sürecine başlamadan önce hem Türk hukukundaki kuralları hem de yaşadığı ülkenin hukukunu birlikte değerlendirmesi önemlidir.
Not: Milletlerarası boşanma hukuku, eşlerin vatandaşlığı, mutad meskeni, çocukların durumu ve davanın görüldüğü ülke gibi unsurlara göre değişebilir. Bu bölüm genel hukuki bilgilendirme amacı taşımaktadır; somut bir dosyada uygulanacak hukuk ve yetkili mahkeme ayrıca belirlenmelidir.
Yurt Dışında Yaşayan Türk Vatandaşlarının Boşanmasında İlgili Kanun Maddeleri
Başka bir ülkede yaşayan Türk vatandaşlarının boşanma sürecinde yalnızca Türk Medeni Kanunu’nun boşanmaya ilişkin hükümlerine bakılması yeterli değildir. Eşlerden birinin veya her ikisinin yurt dışında yaşaması, evliliğin yabancı bir ülkede kurulması, eşlerin farklı vatandaşlıklara sahip olması veya çocukların başka bir ülkede bulunması gibi durumlar davaya yabancılık unsuru kazandırabilir.
Bu durumda 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) devreye girer. MÖHUK, hangi ülke hukukunun uygulanacağını, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini ve yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de tanınması ve tenfizini düzenleyen temel kanundur.
MÖHUK Madde 1 — Kanunun Kapsamı
Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının boşanma davalarında ilk olarak MÖHUK Madde 1 dikkate alınmalıdır.
Madde 1, yabancılık unsuru taşıyan özel hukuka ilişkin işlem ve ilişkilerde uygulanacak hukukun, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin ve yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizinin MÖHUK kapsamında düzenlendiğini belirtmektedir. Ayrıca Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşmelerin hükümleri saklı tutulmaktadır.
Bu düzenleme, yurt dışında yaşayan Türk vatandaşı bakımından oldukça önemlidir.
Örneğin bir Türk vatandaşı Almanya’da yaşamakta ve Almanya’da yaşayan eşiyle boşanmak istemektedir. Böyle bir durumda olayın Türkiye ile bağlantısı bulunması, boşanmanın hangi hukuka göre değerlendirileceği ve Türkiye’deki mahkemelerin davaya bakıp bakamayacağı gibi meseleler MÖHUK kapsamında ele alınabilir.
Dolayısıyla uluslararası boşanma davasında ilk adım, olayda yabancılık unsurunun bulunup bulunmadığının ve MÖHUK hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesidir.
MÖHUK Madde 2 — Yabancı Hukukun Uygulanması
MÖHUK Madde 2, uluslararası boşanma davaları açısından en önemli genel hükümlerden biridir.
Maddeye göre hâkim, Türk kanunlar ihtilafı kurallarını ve bu kurallara göre yetkili olan yabancı hukuku re’sen uygular. Başka bir ifadeyle, tarafların yabancı hukukun uygulanmasını ayrıca talep etmemiş olması, uygulanması gereken hukukun göz ardı edilmesi anlamına gelmez.
Bu kural özellikle MÖHUK Madde 14 ile birlikte değerlendirilmelidir.
Örneğin Türk vatandaşı olan bir kişi Almanya’da yaşamakta ve eşi de Almanya’da yaşamaktadır. Eşlerin vatandaşlıkları veya diğer bağlantıları nedeniyle MÖHUK uyarınca Alman hukukunun uygulanması gerekiyorsa, Türk mahkemesi yalnızca dava Türkiye’de açıldığı için otomatik olarak Türk hukukunu uygulayamaz.
MÖHUK’un kanunlar ihtilafı kuralları öncelikle uygulanacak hukuku belirler.
MÖHUK Madde 14 — Boşanma ve Ayrılık
Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının boşanma davalarında MÖHUK Madde 14 temel hükümdür.
Madde 14/1’e göre boşanma ve ayrılık sebepleri ile bunların hükümleri, eşlerin müşterek millî hukukuna tabidir. Eşlerin farklı vatandaşlıklara sahip olması hâlinde ise müşterek mutad mesken hukuku, bunun bulunmaması hâlinde Türk hukuku uygulanır.
Bu sistem aşamalı bir bağlantı kuralı oluşturur.
Örneğin her iki eş de Türk vatandaşıysa, ilk olarak müşterek millî hukukları olan Türk hukuku gündeme gelir.
Buna karşılık eşlerden biri Türk, diğeri Alman vatandaşıysa, müşterek millî hukuk bulunmadığından müşterek mutad mesken hukukuna bakılır.
Eşlerin her ikisi de Almanya’da sürekli ve ortak bir yaşam sürdürüyorlarsa, Alman hukuku MÖHUK m.14 bakımından önem kazanabilir.
Eğer müşterek mutad mesken de bulunmuyorsa, kanun Türk hukukunu uygulanacak hukuk olarak belirlemektedir.
Bu nedenle Türkiye’de dava açılması ile Türk hukukunun uygulanması aynı şey değildir. Türkiye’deki mahkeme yetkili olsa bile, MÖHUK’un kanunlar ihtilafı kuralları sonucunda başka bir ülke hukukunun uygulanması mümkündür.
MÖHUK Madde 14/2 — Nafaka
Boşanma davasında yalnızca evliliğin sona ermesi değil, eşler arasındaki nafaka talepleri de önemlidir.
MÖHUK Madde 14/2, boşanmış eşler arasındaki nafaka talepleri bakımından birinci fıkradaki hukuk kuralının uygulanacağını düzenlemektedir. Bu hüküm ayrılık ve evlenmenin butlanı hâllerinde de uygulanır.
Dolayısıyla yurt dışında yaşayan Türk vatandaşının boşanma davasında nafaka talebi varsa, hangi ülke hukukunun uygulanacağı ayrıca araştırılmalıdır.
Örneğin iki Türk vatandaşı Almanya’da yaşarken Türkiye’de boşanma davası açmışsa, nafaka bakımından uygulanacak hukuk MÖHUK m.14 çerçevesinde belirlenebilir.
MÖHUK Madde 14/3 — Velayet
Uluslararası boşanma davalarında çocukların durumu çoğu zaman boşanmanın kendisi kadar önemlidir.
MÖHUK Madde 14/3, boşanmada velâyet ve velâyete ilişkin sorunların birinci fıkrada belirtilen hukuk kuralına tabi olduğunu düzenlemektedir.
Bu nedenle çocukların velayeti konusunda doğrudan Türk hukukunun uygulanacağı varsayılmamalıdır.
Eşlerin vatandaşlıkları, müşterek mutad meskenleri ve somut olayın diğer milletlerarası bağlantıları incelenerek uygulanacak hukuk belirlenir.
Özellikle çocukların Almanya’da yaşadığı bir dosyada, çocuğun bulunduğu ülke ile aile hayatının gerçek merkezi gibi unsurların da uygulamada önem taşıyabileceği unutulmamalıdır.
MÖHUK Madde 14/4 — Geçici Tedbirler
Boşanma davası devam ederken eşlerin veya çocukların korunması amacıyla geçici hukuki tedbirlere ihtiyaç duyulabilir.
MÖHUK Madde 14/4, geçici tedbir taleplerine Türk hukukunun uygulanacağını düzenlemektedir.
Bu hüküm, Türkiye’de görülmekte olan uluslararası nitelikteki bir boşanma davasında geçici tedbirlerin hangi hukuka göre değerlendirileceği açısından önem taşır.
MÖHUK Madde 15 — Evlilik Malları
Boşanma ile birlikte eşler arasında evlilik mallarının tasfiyesi de gündeme gelebilir.
MÖHUK Madde 15, evlilik mallarına uygulanacak hukuku ayrıca düzenlemektedir.
Kanuna göre eşler, evlenme anındaki mutad mesken veya millî hukuklarından birini belirli şartlar altında seçebilirler. Böyle bir hukuk seçimi yapılmamışsa, sırasıyla eşlerin evlenme anındaki müşterek millî hukuku, bunun bulunmaması hâlinde müşterek mutad mesken hukuku ve bunun da bulunmaması hâlinde Türk hukuku dikkate alınır. Ayrıca malların tasfiyesinde taşınmazlar için bulundukları ülke hukuku uygulanır.
Bu nedenle Almanya’da yaşayan bir Türk vatandaşının Türkiye’deki bir taşınmazı da içeren boşanma dosyasında, boşanma hukuku ile mal rejiminin aynı hukuk kurallarına tabi olacağı düşünülmemelidir.
MÖHUK Madde 40 — Türk Mahkemelerinin Milletlerarası Yetkisi
MÖHUK’un 40. maddesi, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini belirleyen genel kuralı içerir.
Buna göre Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini, iç hukukun yer itibarıyla yetki kuralları belirler.
Ancak Türk vatandaşlarının kişi hâllerine ilişkin davalarında özel bir düzenleme bulunduğundan, boşanma bakımından özellikle MÖHUK Madde 41 önem kazanır.
MÖHUK Madde 41 — Türk Vatandaşlarının Kişi Hâllerine İlişkin Davalar
MÖHUK Madde 41, yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının boşanma davaları bakımından en önemli yetki hükümlerinden biridir.
Maddeye göre Türk vatandaşlarının kişi hâllerine ilişkin davaları, yabancı ülke mahkemelerinde açılmadığı veya açılamadığı takdirde Türkiye’de yer itibarıyla yetkili mahkemede görülür. Böyle bir mahkeme bulunmadığında ilgilinin sâkin olduğu yer, Türkiye’de sâkin değilse Türkiye’deki son yerleşim yeri mahkemesi yetkili olabilir. Bu da bulunmuyorsa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden biri davayı görebilir.
Bu düzenleme, yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarına Türkiye’de dava açılması bakımından önemli bir hukuki bağlantı sağlar.
Ancak madde metnindeki “yabancı ülke mahkemelerinde açılmadığı veya açılamadığı” şartı özellikle önemlidir.
Bu nedenle yurt dışında yaşayan bir Türk vatandaşının doğrudan “Ben Türk vatandaşıyım, istediğim zaman Türkiye’de boşanabilirim” şeklinde düşünmesi doğru değildir. Somut olayda yabancı ülkedeki mahkemenin durumu ve Türkiye’deki yer itibarıyla yetki kuralları ayrıca incelenmelidir.
Türk Medeni Kanunu Madde 161-165 — Özel Boşanma Sebepleri
MÖHUK m.14 sonucunda Türk hukukunun uygulanması gerekiyorsa, Türk Medeni Kanunu’nun boşanmaya ilişkin hükümleri gündeme gelir.
TMK m.161 zina nedeniyle boşanmayı düzenler. Madde 162, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranışı; m.163 suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürmeyi; m.164 terki; m.165 ise akıl hastalığını boşanma sebepleri arasında düzenlemektedir.
Bu sebeplerden birinin bulunması hâlinde, uygulanacak hukukun Türk hukuku olması şartıyla ilgili Türk Medeni Kanunu hükümleri dikkate alınabilir.
Örneğin zina nedeniyle boşanma davasında TMK m.161’in dava hakkına ilişkin süreleri de önemlidir. Madde, boşanma sebebinin öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde zina eyleminden itibaren beş yıl içinde dava açılması gerektiğini düzenlemektedir.
Türk Medeni Kanunu Madde 166 — Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması
Türk hukukunda uygulamada en önemli boşanma sebeplerinden biri TMK Madde 166 kapsamında evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır.
Maddeye göre ortak hayatın sürdürülmesi eşlerden beklenemeyecek derecede evlilik birliği temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir.
Aynı maddenin üçüncü fıkrası, evliliğin en az bir yıl sürmüş olması hâlinde anlaşmalı boşanmaya ilişkin şartları düzenler. Eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi, hâkimin tarafları bizzat dinlemesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulması gerekir.
Maddenin dördüncü fıkrası ise 14 Kasım 2024 tarihli değişiklikle yeniden düzenlenmiştir. Buna göre boşanma sebeplerinden biriyle açılan davanın reddinin kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmesine rağmen ortak hayat yeniden kurulamamışsa, evlilik birliği temelden sarsılmış sayılabilir ve eşlerden birinin talebi üzerine boşanmaya karar verilebilir.
Bu nedenle eski internet kaynaklarında bulunan “üç yıl” gibi bilgiler güncel hukuk bakımından kullanılmamalıdır.
Kanun Maddeleri Birlikte Nasıl Uygulanır?
Yurt dışında yaşayan bir Türk vatandaşının boşanma dosyasında kanunların uygulanma sırası kabaca şu şekilde düşünülebilir:
MÖHUK m.1 → MÖHUK m.2 → MÖHUK m.14 → uygulanacak hukukun maddi boşanma hükümleri → Türk mahkemelerinin yetkisi bakımından MÖHUK m.40 ve m.41.
Eğer Türk hukuku uygulanacaksa, boşanma sebepleri bakımından TMK m.161-166 ve diğer ilgili hükümler değerlendirilir.
Bunun yanında nafaka ve velayet bakımından MÖHUK m.14, evlilik malları bakımından ise MÖHUK m.15 ayrıca incelenmelidir.
Bu sistemin en önemli sonucu şudur:
Türkiye’de dava açmak ile Türk hukukunun uygulanması aynı şey değildir.
Bir Türk vatandaşı Türkiye’de boşanma davası açabilir; ancak MÖHUK’un kanunlar ihtilafı kuralları sonucunda somut olayda yabancı hukukun uygulanması da mümkündür.
Aynı şekilde Almanya’da verilmiş bir boşanma kararının Türkiye’de sonuç doğurabilmesi için yabancı mahkeme kararlarının tanınmasına ilişkin MÖHUK hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Sonuç olarak, yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının boşanma davalarında yalnızca boşanma sebebine değil; yetkili mahkemeye, uygulanacak hukuka, nafakaya, velayete, evlilik mallarına ve yabancı ülkede verilen kararın Türkiye’deki sonuçlarına birlikte bakılması gerekir.
Not: Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Milletlerarası boşanma davalarında vatandaşlık, mutad mesken, çocukların bulunduğu ülke, daha önce açılmış davalar, malvarlığının bulunduğu ülkeler ve uygulanabilir milletlerarası sözleşmeler sonucu değiştirebilir. Somut bir dosyada güncel mevzuat ve ilgili uluslararası sözleşmeler ayrıca incelenmelidir.