Rakip Şirketlerin Aynı Fiyat Algoritmasını Kullanması Rekabet İhlali midir?
Yapay zekâ ve algoritmik fiyatlandırma sistemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte şirketler artık ürün ve hizmet fiyatlarını yalnızca insan müdahalesiyle belirlememektedir. E-ticaret şirketleri, oteller, araç kiralama işletmeleri, perakendeciler ve dijital platformlarda faaliyet gösteren satıcılar; talep, stok, maliyet ve rakip fiyatlarını analiz eden otomatik fiyatlandırma yazılımlarından yararlanabilmektedir.
Bu sistemlerin önemli bir bölümü şirketlerin kendi bünyesinde geliştirilmemekte, üçüncü taraf yazılım şirketlerinden hizmet olarak satın alınmaktadır.
Bunun sonucunda aynı pazarda birbirleriyle rekabet eden birden fazla şirketin aynı fiyatlandırma algoritmasını veya aynı yapay zekâ fiyat optimizasyon sistemini kullanması mümkün hâle gelmektedir.
Bu durum önemli bir rekabet hukuku sorusunu ortaya çıkarmaktadır:
Rakip şirketlerin aynı fiyat algoritmasını kullanması rekabet ihlali midir?
Kural olarak rakip şirketlerin aynı yazılım veya fiyatlandırma hizmet sağlayıcısını kullanması tek başına rekabet ihlali değildir.
Ancak ortak fiyatlandırma algoritmasının rakipler arasındaki stratejik belirsizliği azaltması, şirketlerden alınan rekabete hassas verileri ortak havuzda kullanması, rakiplerin fiyatlarını birbirlerine yaklaştırması veya fiyat koordinasyonunun merkezi aracı hâline gelmesi durumunda 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesi bakımından ciddi hukuki riskler ortaya çıkabilir.
Rekabet Kurulunun otomatik fiyatlandırmaya ilişkin güncel kararlarında da ortak algoritma kullanımının özellikle bu yönü üzerinde durulmaktadır. Kurul, rakip teşebbüslerin kendi algoritmalarını geliştirmek yerine aynı üçüncü taraf algoritmayı kullanmasının, belirli koşullarda dolaylı bilgi değişimi ve koordinasyon potansiyeli taşıyabileceğini değerlendirmektedir.
Dolayısıyla asıl soru;
“Rakipler aynı yazılımı mı kullanıyor?”
değil,
“Bu yazılım rakiplerin hangi verilerini kullanıyor ve fiyatlandırma kararlarını birbirine ne ölçüde bağlıyor?”
olmalıdır.
Ortak Fiyatlandırma Algoritması Nedir?
Ortak fiyatlandırma algoritması, aynı pazarda faaliyet gösteren birden fazla şirketin fiyatlarını belirlemek veya fiyat önerisi almak amacıyla aynı yazılım, algoritma veya hizmet sağlayıcısından yararlanmasıdır.
Örneğin aynı şehirde faaliyet gösteren yüz otelin aynı gelir yönetimi yazılımını kullandığını düşünelim.
Her otel sisteme;
- doluluk oranını,
- mevcut fiyatlarını,
- rezervasyon miktarını,
- maliyet bilgilerini,
- beklenen talebi
girebilir.
Algoritma da bu verileri değerlendirerek her otele oda fiyatı önerebilir.
Benzer sistemler;
araç kiralama, e-ticaret, lojistik, restoran, havayolu ve perakende
sektörlerinde de kullanılabilir.
Hukuki risk ise algoritmanın yalnızca her müşterinin kendi verilerini mi kullandığı, yoksa rakiplerden gelen bilgileri de ortak fiyat önerilerinin oluşturulmasında kullanıp kullanmadığı noktasında ortaya çıkar.
Rakiplerin Aynı Yazılımı Kullanması Tek Başına Yasak mıdır?
Hayır.
Aynı pazardaki şirketlerin;
aynı muhasebe programını, aynı CRM sistemini veya aynı bulut hizmet sağlayıcısını
kullanması nasıl tek başına rekabet ihlali oluşturmuyorsa aynı fiyatlandırma yazılımını kullanmaları da otomatik olarak kartel anlamına gelmez.
Rekabet Kurumu bünyesinde yayımlanan çalışmalarda da dinamik fiyatlandırma hizmetlerinin aynı teşebbüs tarafından sağlanmasının tek başına rekabet ihlali olarak değerlendirilemeyeceği belirtilmektedir.
Bununla birlikte fiyatlandırma yazılımları diğer kurumsal yazılımlardan önemli bir noktada ayrılır:
Fiyat, rakip şirketler arasındaki rekabetin temel unsurlarından biridir.
Dolayısıyla ortak yazılım fiyat kararlarını birbirine bağlamaya başladığında risk seviyesi yükselir.
Rekabet Hukukunda Fiyatların Bağımsız Belirlenmesi Neden Önemlidir?
Rekabet hukukunun temel yaklaşımına göre rakip teşebbüslerin ticari davranışlarını bağımsız şekilde belirlemesi gerekir.
Şirketlerin birbirlerinin piyasa davranışlarını gözlemlemesi mümkündür.
Ancak rakipler arasında fiyatın veya gelecekte uygulanacak fiyatlama stratejisinin koordineli biçimde belirlenmesi 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi bakımından ciddi risk oluşturur.
Dolayısıyla işletmelerin aynı algoritmayı kullanması sonucunda;
bağımsız fiyat belirleme davranışı fiilen ortadan kalkıyorsa
konu artık yalnızca teknoloji tedariki olmaktan çıkıp rekabet hukuku meselesine dönüşebilir.
Aynı Fiyat Algoritması Rakipleri Nasıl Koordine Edebilir?
Örneğin aynı sektörde faaliyet gösteren beş şirket aynı fiyat optimizasyon yazılımını kullanıyor olabilir.
Sistem bütün şirketlerin;
satış hacmini, fiyatlarını, talep tahminlerini ve stok bilgilerini
toplayabilir.
Ardından bu verilerden yararlanarak her şirkete fiyat tavsiyesinde bulunabilir.
Bu durumda şirketler doğrudan birbirlerine;
“Gelecek hafta fiyatımı yüzde 10 artıracağım.”
dememektedir.
Ancak kullandıkları merkezi sistem rakiplerin kamuya açık olmayan bilgilerini işleyerek fiyat kararlarına yön veriyor olabilir.
Böyle bir yapı rakipler arasındaki stratejik belirsizliği azaltabilir.
Stratejik Belirsizlik Nedir?
Rekabetçi bir piyasada bir şirket rakibinin gelecekte nasıl davranacağını tam olarak bilemez.
Rakip;
fiyat indirebilir, kampanya yapabilir, üretimi artırabilir veya farklı bir müşteri grubunu hedefleyebilir.
Bu belirsizlik şirketleri rekabet etmeye zorlayan unsurlardan biridir.
Ancak rakiplerin aynı fiyatlandırma sistemini kullanması ve sistemin bütün şirketlerin davranışlarını analiz edebilmesi hâlinde rakiplerin birbirlerinin fiyatlama davranışlarını tahmin etmesi kolaylaşabilir.
Rekabet Kurumu çalışmalarında da ortak fiyat algoritmalarının yaygın kullanımının, bazı şartlarda stratejik belirsizliği azaltan bilgi değişimine benzer sonuç yaratabileceği belirtilmektedir.
Hub-and-Spoke Karteli Nedir?
Ortak fiyatlandırma algoritmaları bakımından en fazla tartışılan modellerden biri hub-and-spoke, Türkçe kullanımda “topla-dağıt” modeli olarak ifade edilen yapıdır.
Bu modelde rakip şirketler birbirleriyle doğrudan iletişim kurmayabilir.
Bunun yerine ortada bir;
platform, danışmanlık şirketi, yazılım sağlayıcısı veya algoritma şirketi
bulunur.
Örneğin;
Şirket A → Algoritma Sağlayıcısı
Şirket B → Algoritma Sağlayıcısı
Şirket C → Algoritma Sağlayıcısı
şeklinde bir yapı oluşabilir.
Merkezi sağlayıcı bütün şirketlerden ticari veriler toplar ve bu verileri kullanarak şirketlere fiyat önerileri gönderirse dolaylı bir koordinasyon kanalı ortaya çıkabilir.
Rekabet Kurumu uzmanlık çalışmalarında da üçüncü tarafça sağlanan ortak fiyat algoritmalarının belirli koşullarda topla-dağıt kartellerine zemin hazırlayabileceği değerlendirilmektedir.
Rakiplerin Doğrudan Görüşmemesi Riski Ortadan Kaldırır mı?
Hayır.
Rekabet ihlallerinin mutlaka rakip şirket yöneticilerinin aynı toplantı odasında fiyat konuşması şeklinde gerçekleşmesi gerekmez.
Ortak üçüncü taraf sistemler de belirli koşullarda hassas bilgi aktarımının veya koordinasyonun aracı olabilir.
Örneğin rakiplerin her biri;
gelecekte uygulanacak fiyatını merkezi sisteme giriyor,
sistem ise bu bilgileri kullanarak diğer müşterilerine fiyat önerisi oluşturuyorsa,
rakipler birbirlerinin verilerini doğrudan görmese bile dolaylı bilgi değişimi sorunu ortaya çıkabilir.
Bu nedenle;
“Rakibimizle hiç konuşmadık.”
savunması tek başına yeterli olmayabilir.
Hangi Verilerin Ortak Algoritmada Kullanılması Daha Risklidir?
Her veri aynı derecede rekabet hukuku riski taşımaz.
Örneğin kamuya açık;
- güncel internet fiyatları,
- hava durumu,
- genel ekonomik göstergeler,
- kamuya açıklanmış kapasite verileri
ile kamuya açık olmayan geleceğe yönelik fiyatlama bilgileri aynı değildir.
Özellikle;
- gelecekte uygulanacak fiyatlar,
- planlanan indirimler,
- müşteri bazlı fiyatlar,
- kâr marjları,
- maliyetler,
- gelecekteki üretim miktarları,
- satış hedefleri,
- stok stratejileri,
- kampanya tarihleri
gibi bilgiler rekabete hassas olabilir.
Ortak algoritmanın bu tür bilgileri birden fazla rakipten toplayarak fiyat önerisi oluşturması risk seviyesini önemli ölçüde yükseltebilir.
Geçmiş Veriler ile Geleceğe Yönelik Veriler Arasında Fark Var mıdır?
Evet.
Genel olarak güncel ve geleceğe yönelik ticari bilgiler, geçmiş ve toplulaştırılmış verilere kıyasla daha hassas olabilir.
Örneğin sektörün üç yıl önceki ortalama satış fiyatının kullanılmasıyla;
rakip şirketin gelecek haftaki fiyat artış planının
kullanılması aynı rekabetçi etkiye sahip değildir.
Ortak algoritma tasarlanırken veri güncelliği ve ayrıntı seviyesi bu nedenle önemlidir.
Rakiplerin Aynı Algoritmayı Kullandığını Bilmesi Önemli midir?
Evet, somut olay değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
Şirket, rakiplerinin de aynı fiyatlandırma sistemini kullandığını biliyorsa onların fiyat değişikliklerine algoritmanın nasıl tepki vereceğini daha kolay tahmin edebilir.
Örneğin piyasadaki bütün büyük oteller;
“Rakip fiyat yükselttiğinde bizim algoritmamız da fiyat yükseltiyor.”
şeklindeki sistemin çalışma mantığını biliyorsa stratejik belirsizlik azalabilir.
Rekabet Kurumu yayınlarında da rakiplerin aynı veya benzer algoritmayı kullandıklarını bilmelerinin birbirlerinin fiyatlama davranışlarını tahmin etmelerini kolaylaştırabileceği belirtilmektedir.
Algoritma Bütün Şirketlerin Toplam Kârını Maksimize Ediyorsa Ne Olur?
Önemli risk göstergelerinden biri fiyatlandırma algoritmasının hedef fonksiyonudur.
Normalde her şirket kendi kârını bağımsız biçimde artırmaya çalışabilir.
Ancak ortak algoritmanın amacı;
bütün kullanıcı şirketlerin toplam kârını maksimum seviyeye çıkarmak
şeklinde belirlenmişse farklı bir tablo ortaya çıkabilir.
Bu durumda algoritma tek tek şirketlerin rekabetçi davranmasını değil, sistem içerisindeki rakiplerin ortak ekonomik sonucunu optimize etmeye çalışabilir.
Rekabet Kurumu uzmanlık çalışmalarında ortak algoritma kaynaklı topla-dağıt senaryolarının değerlendirilmesinde, algoritmanın birden fazla müşterinin ortak kârını maksimize edip etmediği önemli göstergelerden biri olarak ele alınmaktadır.
Algoritmanın Fiyatları Birbirine Eşitlemesi Riskli midir?
Evet, özellikle sistem yaygın kullanılıyorsa risk oluşturabilir.
Örneğin algoritma kullanıcıya;
“Rakibin fiyatına eşitle.”
seçeneği sunabilir.
Tek bir işletmenin kamuya açık rakip fiyatını takip ederek böyle bir davranışta bulunması otomatik olarak rekabet ihlali değildir.
Ancak aynı platformdaki yüzlerce satıcı aynı eşitleme kuralını kullandığında fiyatların birbirinden farklılaşma ihtimali azalabilir.
Rekabet Kurulu, Hepsiburada otomatik fiyatlandırma soruşturmasında “Buybox Fiyatına Eşitle” seçeneğinin kullanımının yaygınlaşması hâlinde fiyat farklılaşmasının azalması ve fiyat katılaşması riskini değerlendirmiş; sunulan taahhütler kapsamında bu seçeneğin kaldırılması öngörülmüştür.
Benzer şekilde Trendyol soruşturmasında da “Buybox Fiyatına Eşitle” seçeneğinin kaldırılması, belirli satıcıların hedef alınmasının engellenmesi ve satıcılara diğer satıcıların otomatik fiyatlandırma kullanımına ilişkin bilgilerin verilmemesi taahhütler arasında yer almıştır.
Trendyol ve Hepsiburada Kararları Ne Gösteriyor?
Bu kararların;
“Otomatik fiyatlandırma kullanmak yasaktır.”
şeklinde yorumlanması doğru değildir.
Soruşturmalar taahhütlerle sonuçlanmıştır.
Ancak kararlar Türk rekabet hukuku açısından önemli bir mesaj vermektedir:
Algoritmanın tasarımı önemlidir.
Özellikle;
- fiyatı otomatik eşitleyen kurallar,
- rakip satıcıların hedeflenmesi,
- diğer satıcıların algoritma kullanımına ilişkin bilgi paylaşımı,
- otomatik sistemin kullanımının zorunlu hâle getirilmesi
rekabetçi endişelerin değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Aynı Algoritma Kullanmak Otomatik Olarak Kartel Anlamına Gelir mi?
Hayır.
Bu ayrım son derece önemlidir.
Rakiplerin aynı algoritmayı kullanması tek başına;
“kartel kuruldu”
sonucuna ulaşmak için yeterli değildir.
Örneğin sistem;
her şirketin verisini teknik ve hukuki olarak tamamen birbirinden ayırıyor,
yalnızca her müşterinin kendi maliyet ve satış verilerini kullanıyor,
rakiplerden alınan gizli bilgileri başka müşterilerin fiyatlarında kullanmıyor
olabilir.
Bu durumda ortak teknoloji sağlayıcısı bulunmasına rağmen koordinasyon riski önemli ölçüde daha düşük olabilir.
Rekabet Kurumu çalışmalarında da yalnızca aynı ortak algoritmanın kullanılmasının tek başına gizli anlaşmanın varlığını göstermeyeceği; sistemin amacı ve kullanım şeklinin ayrıca değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmektedir.
Yapay Zekâ Tedarikçisi Rakiplerin Verilerini Karıştırmamalıdır
Fiyatlandırma algoritması sağlayıcıları açısından en önemli konulardan biri veri ayrıştırmasıdır.
Örneğin şirket A’nın;
maliyet, fiyat ve satış hacmi
verilerinin şirket B’ye verilen fiyat önerisini etkileyip etkilemediği bilinmelidir.
Tedarikçi;
“Rakiplerin isimlerini göstermiyoruz.”
dese bile bu her zaman yeterli değildir.
Çünkü rakiplerin gizli verilerinin algoritmik fiyat önerisinin oluşturulmasında kullanılması, bilgi doğrudan gösterilmese dahi rekabet hukuku açısından önem taşıyabilir.
Anonimleştirilmiş Rakip Verilerinin Kullanılması Her Zaman Güvenli midir?
Hayır.
Verinin anonim veya toplulaştırılmış olması riski azaltabilir ancak otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
Örneğin piyasada yalnızca üç şirket bulunuyorsa;
“Rakiplerin gelecek haftaki ortalama fiyatı 1.250 TL.”
bilgisi, şirketlerin kimlikleri açıklanmasa bile önemli stratejik bilgi sağlayabilir.
Bu nedenle;
piyasa yoğunluğu, veri güncelliği, katılımcı sayısı ve veri ayrıntısı
birlikte değerlendirilmelidir.
Algoritma Kamuya Açık Rakip Fiyatlarını Kullanabilir mi?
Kural olarak rakiplerin kamuya açık fiyatlarının takip edilmesi tek başına yasak değildir.
Bir şirket zaten rakibinin internet sitesine girerek fiyatı görebilir.
Bu işlemin yazılım tarafından otomatik yapılması da tek başına rekabet ihlali oluşturmaz.
Ancak kamuya açık fiyatların takip edilmesiyle;
rakip şirketlerin kamuya açık olmayan gelecek fiyat stratejilerinin ortak algoritmaya verilmesi
birbirinden ayrılmalıdır.
İkinci durum çok daha yüksek risklidir.
Algoritmanın Rakibe Göre Otomatik Fiyat Artırması
Örneğin sistem;
“Rakip fiyatını yüzde 10 artırırsa bizim fiyatımızı da aynı oranda artır.”
şeklinde programlanmış olabilir.
Bu talimat tek başına her olayda rekabet ihlali değildir.
Ancak aynı sistemi bütün büyük rakiplerin kullandığı bir pazarda fiyat artışlarının saniyeler içerisinde bütün piyasa tarafından takip edilmesi, fiyat rekabetini zayıflatabilir.
Bu nedenle otomatik tepki kuralları özellikle yoğunlaşmış pazarlarda dikkatle incelenmelidir.
Algoritmanın Rakibe Göre Fiyat Düşürmesi Daha mı Güvenlidir?
Örneğin algoritma;
“Her zaman en ucuz rakibin yüzde 2 altında kal.”
şeklinde çalışabilir.
Bu davranış ilk bakışta fiyat rekabetini artırıyor gibi görünür.
Gerçekten de birçok olayda rekabetçi sonuç doğurabilir.
Ancak yine de sistemin;
hangi rakip bilgilerini kullandığı ve rakipler arasında herhangi bir ortak koordinasyon mekanizmasının bulunup bulunmadığı
önemlidir.
Rekabet hukuku değerlendirmesinde yalnızca fiyatın yükselip yükselmediğine bakılmaz.
Sistemin teşebbüslerin bağımsız ticari kararlarını etkileyip etkilemediği de önemlidir.
Rakiplerin Aynı Yapay Zekâ Modelini Kullanması da Riskli midir?
Salt aynı genel amaçlı yapay zekâ modelinin kullanılması genellikle aynı fiyatlandırma algoritmasının kullanılmasıyla eşdeğer değildir.
Örneğin iki rakip şirket aynı genel AI sağlayıcısını kullanıyor ancak;
kendi verilerini ayrı ortamlarda işliyor ve birbirlerinin ticari bilgilerine hiçbir şekilde erişmiyorsa,
rekabet hukuku riski daha düşük olabilir.
Önemli olan sistemin teknik adı veya sağlayıcısı değil, veri ve karar bağlantısıdır.
Fiyatlandırma Tedarikçisi Şirketler Arasında Bilgi Köprüsü Olabilir mi?
Evet.
Üçüncü taraf fiyatlandırma sağlayıcısının en önemli riski budur.
Örneğin sağlayıcı;
A şirketinden gelecek ayki fiyat hedefini,
B şirketinden planlanan kampanya oranını,
C şirketinden üretim miktarını
öğrenebilir.
Daha sonra bütün bu bilgileri kendi algoritmasının girdisi hâline getirerek her şirkete fiyat tavsiyesi verebilir.
Bu durumda tedarikçi farkında olarak veya olmayarak rakipler arasında bilgi köprüsüne dönüşebilir.
Şirket “Algoritmayı Biz Yazmadık” Diyerek Sorumluluktan Kurtulabilir mi?
Otomatik olarak hayır.
Bir işletmenin üçüncü taraf yazılım kullanması, bu sistem aracılığıyla gerçekleştirdiği ticari davranışın hukuki sonuçlarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Şirketin;
hangi algoritmayı satın aldığı, hangi verileri sisteme verdiği ve hangi çıktıları uyguladığı
önemlidir.
Özellikle yönetim;
rakiplerin gizli bilgilerinin ortak sistem tarafından kullanıldığını biliyor veya açıkça öngörebilecek durumda olduğu hâlde sistemi kullanmaya devam ediyorsa risk artabilir.
Algoritma Sağlayıcısının Sorumluluğu Gündeme Gelebilir mi?
Somut olayın özelliklerine göre evet.
Üçüncü taraf sağlayıcı, rakip şirketlerin fiyat koordinasyonunu bilinçli şekilde kolaylaştıran merkezi aktör konumundaysa onun davranışı da rekabet hukuku incelemesine konu olabilir.
Ancak sorumluluk her olayın;
bilgi akışı, tarafların bilgisi, anlaşmalar ve sistem tasarımı
üzerinden ayrı ayrı değerlendirilmesini gerektirir.
Bu nedenle yazılım sağlayıcısının yalnızca “teknoloji şirketi” olması rekabet hukukunu devre dışı bırakmaz.
Aynı Algoritmayı Kullanmanın Avantajları da Var mıdır?
Evet.
Ortak teknoloji kullanımı önemli verimlilikler sağlayabilir.
Özellikle küçük işletmeler;
kendi fiyat optimizasyon yazılımını geliştirmek yerine hazır sistem kullanarak maliyetlerini azaltabilir.
Algoritmalar;
- talep tahmini,
- stok yönetimi,
- kapasite optimizasyonu,
- fiyat güncelleme maliyetinin azaltılması
gibi faydalar sağlayabilir.
Bu nedenle rekabet hukuku yaklaşımı ortak fiyat algoritmalarını tamamen yasaklamak değildir.
Amaç, teknolojinin rekabeti ortadan kaldıran bir koordinasyon mekanizmasına dönüşmesini önlemektir.
Hangi Durumlarda Risk Düşüktür?
Rakiplerin aynı fiyatlandırma sağlayıcısını kullandığı bir sistemde aşağıdaki özellikler riskin azalmasına yardımcı olabilir:
- Her şirketin verisinin tamamen ayrıştırılması,
- rakiplerin kamuya açık olmayan verilerinin kullanılmaması,
- sistemin yalnızca şirketin kendi verilerini analiz etmesi,
- rakiplerin geleceğe yönelik fiyat planlarının paylaşılmaması,
- şirketin algoritmanın tavsiyesini reddedebilmesi,
- fiyatların otomatik olarak rakibe eşitlenmemesi,
- rakiplerin fiyatlandırma stratejilerine ilişkin bilgi verilmemesi.
Ancak nihai hukuki değerlendirme her zaman somut olayın yapısına göre yapılmalıdır.
Hangi Durumlarda Rekabet Hukuku Riski Yüksektir?
Özellikle şu senaryolar dikkatle değerlendirilmelidir:
- Rakiplerin aynı ortak fiyat algoritmasını bilinçli biçimde koordinasyon amacıyla kullanması,
- gelecekteki fiyatların ortak sisteme girilmesi,
- rakiplerin maliyet ve kâr marjlarının ortak veri havuzunda kullanılması,
- algoritmanın bütün rakiplerin toplam kârını maksimize etmesi,
- fiyatların otomatik biçimde birbirine eşitlenmesi,
- sağlayıcının bir şirketten aldığı hassas bilgiyi diğerinin fiyat önerisinde kullanması,
- şirketlerin birbirlerinin algoritmayı kullandığını ve nasıl tepki vereceğini bilmesi,
- fiyat rekabetinin sistematik biçimde azalması.
Bu göstergelerin birden fazlasının aynı anda bulunması daha ayrıntılı rekabet hukuku incelemesini gerektirebilir.
Ortak Fiyat Algoritması Kullanacak Şirket Ne Yapmalıdır?
Şirket fiyatlandırma yazılımı satın almadan önce tedarikçiye yalnızca;
“Fiyatlarımızı ne kadar artırır?”
sorusunu sormamalıdır.
Aynı zamanda;
“Rakiplerimiz de bu sistemi kullanıyor mu?”
“Rakiplerden hangi verileri topluyorsunuz?”
“Bu veriler bizim fiyat önerilerimizde kullanılıyor mu?”
“Rakiplerin gelecekteki fiyat verilerini işliyor musunuz?”
“Veriler müşteriler arasında teknik olarak ayrıştırılıyor mu?”
“Sistem toplam sektör kârını mı, yalnızca bizim sonuçlarımızı mı optimize ediyor?”
soruları da cevaplandırılmalıdır.
Tedarikçi Sözleşmesinde Hangi Hükümler Bulunmalıdır?
Fiyatlandırma algoritması hizmet sözleşmesine özellikle;
- müşteri verilerinin ayrıştırılması,
- rakiplerin gizli bilgilerinin kullanılmaması,
- rekabete hassas bilgilerin paylaşılmaması,
- algoritmanın veri kaynaklarının açıklanması,
- denetim hakkı,
- rekabet hukuku uyum taahhüdü,
- ihlal hâlinde bildirim,
- sorumluluk ve tazminat
hükümleri eklenebilir.
Özellikle;
“Hizmet sağlayıcı, diğer müşterilerinden elde ettiği kamuya açık olmayan fiyatlandırma ve ticari verileri şirketimizin fiyat önerilerinin oluşturulmasında kullanmayacaktır.”
benzeri düzenlemeler değerlendirilebilir.
Şirket Algoritmayı Denetleyebilir mi?
Evet.
Algoritmanın bütün kaynak kodunun şirkete verilmesi her zaman mümkün veya gerekli değildir.
Ancak şirket en azından;
- kullanılan veri kategorilerini,
- temel optimizasyon amacını,
- rakip fiyatlarına verilen tepkileri,
- veri paylaşım mimarisini
öğrenebilmelidir.
Ayrıca belirli senaryolarla test yapılabilir.
Örneğin;
“Rakibin fiyatı yüzde 20 artarsa sistem bizim fiyatımızı ne yapıyor?”
sorusu simülasyonla incelenebilir.
İnsan Denetimi Önemli midir?
Evet.
Algoritmanın sunduğu fiyatların tamamen otomatik şekilde uygulanması yerine özellikle olağan dışı durumlarda insan müdahalesi sağlanabilir.
Örneğin sistem;
piyasadaki bütün rakiplerle aynı fiyatı üretmeye başlarsa veya kısa sürede olağan dışı ortak fiyat artışı ortaya çıkarsa
uyarı mekanizması devreye girebilir.
Bu tür sistemler rekabet hukuku uyum programının parçası olabilir.
Çalışanlara Rekabet Hukuku Eğitimi Verilmeli midir?
Özellikle;
satış, fiyatlandırma, veri bilimi, yazılım ve satın alma
ekiplerinin algoritmik fiyatlandırmanın rekabet hukuku riskleri konusunda eğitilmesi önemlidir.
Yazılım geliştiricisi;
“Rakibin fiyatına otomatik eşitleme fonksiyonu”
tasarlarken bunun rekabet hukuku açısından sonuçlarını bilmiyor olabilir.
Aynı şekilde satın alma ekibi ortak fiyatlandırma sağlayıcısını seçerken veri paylaşımı risklerini fark etmeyebilir.
Nitekim Trendyol soruşturmasında kabul edilen taahhütler arasında ilgili çalışanlara rekabet hukuku eğitimi verilmesi de yer almıştır.
Fiyatlandırma Algoritması İçin Rekabet Hukuku Risk Analizi Yapılmalı mı?
Özellikle rakiplerin de aynı sistemi kullandığı biliniyorsa evet.
Risk analizinde;
veri kaynağı + algoritmanın amacı + rakiplerle bağlantı + fiyat çıktısının niteliği
birlikte değerlendirilmelidir.
Örneğin düşük riskli bir sistem:
Şirketin kendi maliyeti + kendi stok verisi → şirketin kendi fiyat önerisi
şeklinde çalışabilir.
Daha yüksek riskli sistem ise:
A, B ve C rakiplerinin gizli fiyat/maliyet bilgileri → merkezi algoritma → bütün şirketlere fiyat önerisi
şeklinde çalışabilir.
İki model arasındaki hukuki risk belirgin biçimde farklıdır.
Ortak Algoritma Kullanımında Şirketler İçin Kontrol Listesi
Rakiplerle aynı fiyatlandırma hizmetini kullanan şirketlerin şu soruları cevaplandırması yararlı olacaktır:
Rakiplerimizin de aynı algoritmayı kullandığını biliyor muyuz?
Sistem rakiplerden kamuya açık olmayan veri topluyor mu?
Bu veriler bizim fiyat önerilerimizde kullanılıyor mu?
Geleceğe yönelik fiyat veya kampanya bilgileri sisteme giriliyor mu?
Veriler müşteriler arasında ayrıştırılıyor mu?
Algoritma fiyatlarımızı otomatik olarak rakiplere eşitliyor mu?
Sistemin hedefi şirketimizin mi yoksa kullanıcıların toplam kârını mı artırmak?
Algoritmanın önerisini serbestçe reddedebiliyor muyuz?
Tedarikçiyle rekabet hukuku uyum hükümleri içeren sözleşme yaptık mı?
Hukuk birimi sistemi devreye alınmadan önce değerlendirdi mi?
Bu soruların cevapları ortak algoritmanın risk seviyesinin belirlenmesinde önemli göstergeler olabilir.
Rekabet Kurumunun Yaklaşımı Neden Şirketler Açısından Önemlidir?
Türkiye’deki Rekabet Kurulu kararları, otomatik fiyatlandırma sistemlerinin artık yalnızca teorik veya akademik bir konu olmadığını göstermektedir.
Hepsiburada ve Trendyol soruşturmalarında fiyat eşitleme mekanizmalarının yaygınlaşmasının fiyat farklılaşmasını azaltabileceği ve fiyat katılaşması yaratabileceği yönündeki endişeler değerlendirilmiş; fiyat eşitleme seçeneklerinin kaldırılması da dâhil çeşitli taahhütler bağlayıcı hâle getirilmiştir.
Bu kararlar, şirketlerin kullandıkları fiyatlandırma sistemlerinin yalnızca sonucunun değil tasarım özelliklerinin de rekabet hukuku incelemesine konu olabileceğini göstermektedir.
Sonuç
Rakip şirketlerin aynı fiyat algoritmasını kullanması tek başına rekabet ihlali değildir.
Aynı pazarda faaliyet gösteren işletmeler aynı yazılım veya teknoloji sağlayıcısından hizmet alabilir.
Ancak ortak fiyatlandırma sistemi rakip şirketlerin bağımsız fiyatlandırma davranışını azaltıyor, kamuya açık olmayan rekabete hassas verileri ortak havuzda kullanıyor veya şirketlerin fiyatlarını koordineli şekilde birbirine yaklaştırıyorsa 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun bakımından ciddi riskler ortaya çıkabilir.
Özellikle;
gelecekte uygulanacak fiyatların, maliyet bilgilerinin, kâr marjlarının, satış hedeflerinin ve kampanya planlarının aynı algoritma tarafından birden fazla rakip adına kullanılması
yüksek riskli bir yapı oluşturabilir.
Benzer şekilde ortak algoritmanın bütün kullanıcıların toplam kârını maksimize edecek şekilde tasarlanması veya fiyatları sürekli birbirine eşitlemesi de ayrıntılı rekabet hukuku incelemesini gerektirebilir.
Buna karşılık algoritmanın her şirketin verisini tamamen ayrıştırdığı, rakiplerin gizli bilgilerini kullanmadığı ve şirketlerin fiyatlarını bağımsız şekilde belirlemeye devam ettiği sistemlerde risk daha düşük olabilir.
Bu nedenle şirketlerin fiyatlandırma yazılımı seçerken yalnızca;
“Bu algoritma bize ne kadar gelir sağlayacak?”
sorusunu sorması yeterli değildir.
Asıl sorulması gereken soru şudur:
“Rakiplerimiz de aynı sistemi kullanıyorsa, onların ticari verileri bizim fiyatlarımızı; bizim verilerimiz de onların fiyatlarını herhangi bir şekilde etkiliyor mu?”
Bu sorunun cevabı, ortak fiyatlandırma algoritmasının sıradan bir teknoloji hizmeti mi yoksa rakipler arasında dolaylı fiyat koordinasyonu riski yaratan bir mekanizma mı olduğunun belirlenmesinde temel öneme sahiptir.