Single Blog Title

This is a single blog caption

Kiracının Eve Verdiği Zarardan Kim Sorumludur?

Kira ilişkilerinde en sık karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri, kiracının taşınmazdan ayrılması sırasında evde meydana gelen hasarların kim tarafından karşılanacağıdır.

Kiracı taşınmazı birkaç yıl kullandıktan sonra duvarların kirlenmesi, boyanın eskimesi, parkelerin yıpranması veya bazı eşyaların kullanım ömrünü tamamlaması son derece olağan olabilir. Buna karşılık kapıların kırılması, mutfak dolaplarının kullanılmayacak hâle getirilmesi, parkelerin ciddi biçimde zarar görmesi veya kiracının kusurlu davranışı nedeniyle tesisatta ağır hasar meydana gelmesi farklı değerlendirilir.

Bu nedenle;

“Evde hasar varsa tamamını kiracı öder.”

şeklindeki yaklaşım hukuken doğru değildir.

Türk Borçlar Kanunu’na göre kiracı, kiralananı sözleşmeye uygun ve özenli kullanmakla yükümlüdür. Bununla birlikte kiracı, normal ve sözleşmeye uygun kullanım sonucunda meydana gelen olağan eskime ve bozulmalardan sorumlu değildir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 334. maddesi bu ayrımı açıkça düzenlemektedir.

Yargıtay da kiracının yalnızca kötü veya hor kullanımından kaynaklanan zarar ve hasardan sorumlu olduğunu; olağan kullanım sonucu meydana gelen eskime ve bozulmaların kiracıya yüklenemeyeceğini kabul etmektedir.

Dolayısıyla kiracının sorumluluğunu belirlemek için öncelikle meydana gelen zararın olağan kullanımdan mı, yoksa kiracının kusurlu ve sözleşmeye aykırı kullanımından mı kaynaklandığı tespit edilmelidir.

Kiracının Evi Özenli Kullanma Yükümlülüğü Nedir?

Türk Borçlar Kanunu’nun 316. maddesine göre kiracı, kiralananı sözleşmeye uygun olarak özenle kullanmakla yükümlüdür.

Bu yükümlülük kiracının taşınmazı aldığı gün başlar ve kira ilişkisi devam ettiği sürece geçerlidir.

Kiracı evi kullanırken taşınmazın yapısına, tesisatına, sabit eşyalarına ve kendisine teslim edilen diğer unsurlara zarar vermemelidir.

Örneğin kiracının;

  • kapıları veya dolapları kırması,
  • parkelere olağan kullanımın çok üzerinde zarar vermesi,
  • duvar veya tesisatta izinsiz ağır değişiklik yapması,
  • kullanım hatası nedeniyle tesisata zarar vermesi,
  • kiraya verene ait eşyalara kasıtlı veya kusurlu şekilde zarar vermesi

somut olayın özelliklerine göre kiracının tazminat sorumluluğuna yol açabilir.

Buna karşılık kullanıma bağlı hafif yıpranmalar ile ekonomik ömrünü tamamlayan malzemelerin yenilenme bedelinin tamamının kiracıdan istenmesi kural olarak mümkün değildir.

Kiracı Evi Hangi Durumda Teslim Etmek Zorundadır?

TBK m.334’e göre kiracı, kiralananı hangi durumda teslim almışsa kira sözleşmesinin sonunda o durumda geri vermekle yükümlüdür.

Ancak aynı hüküm çok önemli bir istisna getirmektedir:

Kiracı, sözleşmeye uygun kullanım nedeniyle ortaya çıkan eskime ve bozulmalardan sorumlu değildir.

Dolayısıyla kiracının evi yıllar önce teslim aldığı ilk günkü sıfır hâline getirmesi gerektiğini söylemek doğru değildir.

Örneğin beş yıldır kullanılan bir evde;

duvar boyasının eskimesi, bazı yüzeylerin kullanım nedeniyle yıpranması veya belirli malzemelerin ekonomik ömrünün azalması olağan kullanım kapsamında değerlendirilebilir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 31.03.2016 tarihli, 2015/7553 E. ve 2016/2595 K. sayılı kararında da kiracının sözleşmeye uygun kullanmadan kaynaklanan eskime ve bozulmalardan sorumlu olmadığı; yalnızca kötü kullanım nedeniyle meydana gelen zarar ve hasardan sorumlu tutulabileceği belirtilmiştir.

Normal Yıpranma ile Kiracının Verdiği Zarar Arasındaki Fark Nedir?

Kiracı ile ev sahibi arasındaki uyuşmazlıkların önemli bölümü bu ayrımdan kaynaklanmaktadır.

Normal yıpranma, taşınmazın kira sözleşmesine uygun şekilde kullanılması sonucunda zaman içerisinde ortaya çıkan olağan değer kaybıdır.

Hor kullanım zararı ise kiracının olağan ve özenli kullanım sınırlarını aşan davranışları sonucunda meydana gelen zarardır.

Örneğin uzun süre kullanılan bir duvar boyasının solması ile duvarın bilinçli biçimde kırılması aynı şekilde değerlendirilemez.

Benzer biçimde yıllarca kullanılan bir parkenin yüzeyinde hafif aşınmalar oluşması ile parkelerin önemli bölümünün kiracının kusuruyla kırılması veya kullanılamaz hâle gelmesi arasında hukuki fark bulunmaktadır.

TBK m.334’ün temel yaklaşımı da kiracının yalnızca sözleşmeye aykırı kullanımdan doğan zararları karşılamasıdır.

Kiracı Boya ve Badana Masrafından Sorumlu mudur?

Boya ve badana konusu kira uyuşmazlıklarında en sık tartışılan konulardan biridir.

Kiracının taşınmazı boyalı teslim almış olması, her durumda kira sonunda evi yeni boyanmış hâlde teslim etmek zorunda olduğu anlamına gelmez.

Duvar boyasının uzun süreli ve olağan kullanım sonucunda eskimesi TBK m.334 kapsamında değerlendirilmelidir. Kiracı sözleşmeye uygun kullanımdan kaynaklanan olağan eskime ve bozulmalardan sorumlu değildir.

Buna karşılık duvarlarda olağan kullanım sınırlarını aşan ciddi hasarlar bulunuyorsa sonuç değişebilir.

Örneğin;

duvarın kırılması, çok sayıda derin delik açılması, sökülmesi güç malzemelerle kaplanması veya kiracının kusuru nedeniyle ciddi tamirat gerektiren zararların oluşması hâlinde masrafların kiracıdan talep edilmesi mümkün olabilir.

Dolayısıyla boya masrafında dahi otomatik bir kural yerine hasarın niteliği ve kira süresi değerlendirilmelidir.

Parke, Kapı ve Mutfak Dolaplarındaki Zarardan Kiracı Sorumlu mudur?

Kiracının sorumluluğu yine zararın nedenine bağlıdır.

Örneğin uzun yıllar kullanılan bir mutfak dolabının menteşelerinin veya yüzeyinin zamanla eskimesi olağan yıpranma niteliğinde olabilir.

Ancak dolap kapaklarının kırılması, tezgâhın kiracının kusuruyla ciddi biçimde zarar görmesi veya kapıların kullanılmayacak hâle getirilmesi durumunda kiracının sorumluluğu gündeme gelebilir.

Yargıtay’ın yaklaşımına göre kiracı, olağan kullanımdan kaynaklanan yıpranmadan değil, kötü kullanımından kaynaklanan zarardan sorumludur.

Bu nedenle zarar bedeli belirlenirken yalnızca yeni ürünün fiyatının dikkate alınması yerine hasarın niteliğinin ve mevcut malzemenin kullanım durumunun da değerlendirilmesi gerekir.

Tesisat Arızasından Kiracı mı Ev Sahibi mi Sorumludur?

Her tesisat arızası kiracının sorumluluğunda değildir.

Kira ilişkisi sırasında taşınmazın yapısından, binanın yaşından veya tesisatın ekonomik ömründen kaynaklanan sorunlar ile kiracının hatalı kullanımından kaynaklanan sorunlar birbirinden ayrılmalıdır.

Türk Borçlar Kanunu’nda kiracının olağan kullanım için gerekli temizlik ve bakım giderlerinden sorumluluğu düzenlenirken, kiralananın kullanılabilir durumda bulundurulmasına ilişkin temel yükümlülük kiraya verene aittir.

Örneğin yıllanmış su tesisatındaki borunun kendiliğinden çürümesi ile kiracının hatalı müdahalesi sonucunda borunun kırılması aynı değildir.

Ayrıca kiracı, kendisinin gidermekle yükümlü olmadığı ancak kiraya verenin müdahalesini gerektiren ayıpları öğrendiğinde kiraya verene bildirmek zorundadır. Bildirim yapılmaması nedeniyle zararın büyümesi hâlinde kiracının ayrıca sorumluluğu gündeme gelebilir. Bu bildirim yükümlülüğü de TBK’da düzenlenmektedir.

Kiracının Evcil Hayvanının Verdiği Zarardan Kim Sorumludur?

Evcil hayvanın taşınmazda bulunması tek başına kiracının zarar verdiği anlamına gelmez.

Ancak evcil hayvan nedeniyle;

  • kapıların ciddi biçimde çizilmesi,
  • parkelerin kullanılamaz hâle gelmesi,
  • sabit mobilyaların zarar görmesi,
  • taşınmazda olağan temizlikle giderilemeyecek hasar oluşması

durumlarında kiracının özenle kullanma ve kiralananı gereği gibi geri verme borcu kapsamında sorumluluğu gündeme gelebilir. Bu değerlendirmede yine TBK m.316 ve m.334’teki özenli kullanım ve olağan yıpranma ayrımı esas alınır.

Kiracı Çıkarken Evdeki Hasar Nasıl Tespit Edilmelidir?

Kiraya veren açısından en önemli aşamalardan biri taşınmazın teslim alındığı andır.

TBK m.335 bu konuda kiraya verene önemli bir yükümlülük getirmektedir.

Kiraya veren, taşınmaz geri verildiğinde kiralananın durumunu incelemek ve kiracının sorumlu olduğu eksiklik ve ayıpları hemen yazılı olarak kiracıya bildirmek zorundadır. Bildirim yapılmadığında, teslim sırasında olağan incelemeyle fark edilebilen zararlar bakımından kiracı sorumluluktan kurtulabilir.

Bu nedenle ev sahibi;

“Kiracı çıktı, ben birkaç ay sonra eve baktım ve zararları gördüm.”

şeklinde hareket etmemelidir.

Taşınmaz teslim alınırken mümkünse;

  • ayrıntılı teslim tutanağı düzenlenmeli,
  • fotoğraf ve video çekilmeli,
  • eksiklikler tek tek yazılmalı,
  • sayaç ve anahtar teslimi kayıt altına alınmalı,
  • tespit edilen zararlar kiracıya yazılı olarak bildirilmelidir.

Özellikle yüksek miktarda zarar bulunduğu durumlarda noter tespiti veya gerektiğinde mahkeme aracılığıyla delil tespiti yapılması da değerlendirilebilir.

Kiraya Veren Hasarı Hemen Bildirmezse Ne Olur?

TBK m.335 bu konuda oldukça açık bir düzenleme içermektedir.

Kiraya veren, teslim sırasında yaptığı incelemede fark edilebilecek eksiklik ve ayıpları hemen yazılı şekilde kiracıya bildirmezse, kiracı bu zararlar bakımından sorumluluktan kurtulabilir.

Ancak teslim sırasında normal bir incelemeyle tespit edilemeyecek gizli ayıplarda durum farklıdır.

Kanuna göre bu tür eksiklik ve ayıplarda kiracının sorumluluğu devam eder. Kiraya veren gizli ayıbı öğrendiğinde bunu da kiracıya hemen yazılı olarak bildirmelidir.

Bu nedenle özellikle kiraya veren açısından teslim anındaki inceleme ve yazılı bildirim son derece önemlidir.

Eve Girerken Düzenlenen Teslim Tutanağı Neden Önemlidir?

Kiracının zararından kaynaklanan uyuşmazlıklarda en büyük sorunlardan biri şu sorudur:

“Bu hasar kiracı eve girdikten sonra mı oluştu, yoksa zaten var mıydı?”

Bu nedenle kira sözleşmesinin başlangıcında düzenlenen teslim tutanağı büyük önem taşır.

Örneğin teslim tutanağında;

  • parkelerin yeni olduğu,
  • kapıların sağlam olduğu,
  • kombinin çalıştığı,
  • mutfak dolaplarının hasarsız olduğu,
  • evdeki demirbaşların eksiksiz teslim edildiği

belirtilmişse kira sonunda yapılacak karşılaştırma çok daha kolay olur.

Mümkünse teslim tutanağı fotoğraflarla desteklenmelidir.

Aksi hâlde kiracı;

“Bu kırık ben eve taşınmadan önce de vardı.”

şeklinde savunma yapabilir ve zarar tarihinin ispatı ciddi bir uyuşmazlığa dönüşebilir.

Kiraya Veren Zararın Kiracı Tarafından Verildiğini Nasıl İspatlar?

Zararın varlığını ve kiracının sorumlu olduğu bir kullanımdan kaynaklandığını ileri süren kiraya verenin iddiasını delillerle ortaya koyması gerekir.

Somut olayın özelliklerine göre;

  • kira başlangıç teslim tutanağı,
  • tahliye ve anahtar teslim tutanağı,
  • fotoğraf ve videolar,
  • noter tespiti,
  • mahkeme aracılığıyla delil tespiti,
  • bilirkişi incelemesi,
  • tamir faturaları ve teklifler,
  • tanık beyanları,
  • tarafların WhatsApp veya mesaj yazışmaları

delil olarak önem taşıyabilir.

Özellikle zararın tamir edilmesinden önce durumun belgelenmesi önemlidir. Çünkü taşınmaz hemen tamamen yenilenirse sonradan bilirkişinin eski hasarı doğrudan görme imkânı ortadan kalkabilir.

Kiracı Çıkmadan Önce Delil Tespiti Yapılabilir mi?

Somut olayda ciddi bir zarar mevcutsa veya zararın kısa süre içerisinde ortadan kaldırılma ihtimali varsa delil tespiti yolu değerlendirilebilir.

Örneğin taşınmazda çok sayıda kırık, sökülmüş sabit eşya veya ciddi tadilat zararı varsa bilirkişinin taşınmazı mevcut hâliyle incelemesi, sonradan açılacak alacak davasında önemli delil sağlayabilir.

Bu nedenle yüksek miktarlı hasarlarda yalnızca cep telefonu fotoğraflarıyla yetinilmemesi ve uyuşmazlığın büyüklüğüne göre profesyonel delil tespiti yapılması yararlı olabilir.

Kiracının Verdiği Zarar Depozitodan Kesilebilir mi?

Kira sözleşmesinde güvence bedeli, yani depozito kararlaştırılmışsa kiracının sözleşmeden doğan yükümlülüklerinin güvence altına alınması amaçlanabilir.

TBK m.342’ye göre konut ve çatılı işyeri kiralarında kararlaştırılan güvence üç aylık kira bedelini aşamaz. Para veya kıymetli evrak şeklindeki güvencenin bankada tutulmasına ilişkin özel kurallar da aynı maddede düzenlenmiştir.

Kiracının sorumlu olduğu ve miktarı belirlenmiş zararların bulunması hâlinde güvence bedelinin bu alacak bakımından işlev görmesi mümkündür.

Ancak ev sahibinin;

“Depozito bende, herhangi bir zarar olmasa da geri vermiyorum.”

şeklinde hareket etmesi hukuken doğru değildir.

Aynı şekilde olağan kullanım nedeniyle ortaya çıkan her yıpranmanın bedelinin depozitodan kesilmesi de TBK m.334’teki düzenlemeyle bağdaşmaz.

Depozito Zararı Karşılamazsa Kiracıdan Fazlası İstenebilir mi?

Evet.

Depozito, kiracının sorumluluğunun üst sınırı değildir.

Örneğin kiracının kusurlu davranışı sonucunda taşınmazda 200.000 TL tutarında ispatlanabilir zarar meydana gelmiş ancak depozito 30.000 TL ise, şartları oluştuğunda depozitoyu aşan zarar kısmının da kiracıdan talep edilmesi mümkündür.

Burada önemli olan zararın gerçek olması, kiracının sorumluluğunda bulunması ve miktarının ispatlanabilmesidir.

Bu nedenle;

“Depozitoyu aldım, bunun üzerinde hiçbir şey isteyemem.”

şeklindeki düşünce doğru değildir.

Ev Sahibi Her Şeyi Sıfırıyla Değiştirip Bedelini Kiracıdan İsteyebilir mi?

Her durumda hayır.

Kiracının sorumluluğunun amacı kiraya vereni sebepsiz şekilde zenginleştirmek değil, kiracının sorumlu olduğu gerçek zararın giderilmesidir.

Örneğin çok uzun süredir kullanılan ve zaten ekonomik ömrünün önemli bölümünü tamamlamış bir eşyanın kiracı tarafından zarar görmesi hâlinde, uyuşmazlığın özelliklerine göre mevcut eşyanın durumu ve değer kaybı da dikkate alınmalıdır.

Yargıtay’ın temel yaklaşımı da kiracının yalnızca kötü kullanım nedeniyle meydana gelen zarardan sorumlu tutulması, olağan kullanım ve eskime payının ise kiracıya yüklenmemesidir.

Dolayısıyla on yıllık bir malzemenin zarar görmesi nedeniyle her durumda yepyeni ürünün bütün bedelinin kiracıya yüklenmesi doğru bir hesaplama olmayabilir.

Kiracı Evi Boyatmadan Teslim Ederse Depozito Kesilebilir mi?

Bu soruya otomatik olarak “evet” cevabı verilemez.

Eğer duvarlardaki durum yalnızca olağan kullanım ve zaman içerisinde ortaya çıkan eskimeden ibaretse kiracının sorumluluğu bulunmayabilir. TBK m.334 kiracıyı sözleşmeye uygun kullanım sonucu ortaya çıkan eskime ve bozulmalardan açıkça sorumsuz tutmaktadır.

Ancak duvarlarda olağan kullanımın ötesinde kiracının verdiği ciddi zarar bulunuyorsa zararın giderilmesi talep edilebilir.

Bu nedenle depozitodan boya bedeli kesilip kesilemeyeceği taşınmazın kaç yıl kullanıldığına ve duvarların gerçek durumuna göre değerlendirilmelidir.

Kiracı Hasarı Kabul Etmiyorsa Ne Yapılmalıdır?

Kiracı;

“Bu zarar bana ait değil.”

veya;

“Ben evi böyle teslim aldım.”

şeklinde itiraz edebilir.

Bu durumda uyuşmazlık ispat meselesine dönüşür.

Kiraya veren açısından teslim tutanağı, eski ve yeni fotoğraflar, bilirkişi incelemesi ve yazılı bildirimler önem kazanır.

TBK m.335 gereğince teslim sırasında fark edilebilecek zararların kiracıya hemen yazılı bildirilmiş olması da özellikle önemlidir.

Tarafların anlaşamaması hâlinde zarar bedelinin tahsili için hukuki yollara başvurulabilir.

Kiracının Verdiği Zarar İçin Dava Açılabilir mi?

Evet.

Kiracının sözleşmeye aykırı ve kusurlu kullanımı nedeniyle meydana gelen zarar karşılanmıyorsa kiraya veren zarar bedelinin tahsili için dava açabilir.

Yargıtay uygulamasında bu tür talepler genellikle hor kullanma tazminatı olarak da ifade edilmektedir. Kiracının yalnızca kötü kullanım sonucu meydana gelen hasarlardan sorumlu olduğuna ilişkin Yargıtay kararları bulunmaktadır.

Talep edilecek tutarın;

  • hangi hasarlardan oluştuğu,
  • hangi hasarın kiracının sorumluluğunda olduğu,
  • onarım bedelinin ne olduğu

ayrıntılı şekilde ortaya konulmalıdır.

Zarar Davasından Önce Arabuluculuğa Başvurmak Gerekir mi?

Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren, kanundaki istisnalar saklı olmak üzere, dava şartı arabuluculuk kapsamındadır. Adalet Bakanlığı da kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıkların dava açılmadan önce arabuluculuğa götürülmesi gerektiğini belirtmektedir.

Bu nedenle kiracının taşınmaza verdiği zarardan kaynaklanan tazminat uyuşmazlığında dava açılması düşünülüyorsa, kural olarak öncelikle dava şartı arabuluculuk süreci değerlendirilmelidir.

Arabuluculukta taraflar zarar miktarı ve depozitonun mahsup edilmesi gibi konularda anlaşabilir.

Anlaşma sağlanamazsa mahkemeye başvurulabilir.

Kiracının Eve Zarar Vermesi Tahliye Sebebi Olabilir mi?

Kiracının taşınmazı özenle kullanma borcuna ciddi şekilde aykırı davranması, yalnızca tazminat değil kira sözleşmesinin sona erdirilmesi bakımından da sonuç doğurabilir.

TBK m.316 kiracının kiralananı sözleşmeye uygun ve özenli kullanmasını zorunlu tutmakta ve bu borca aykırılığın belirli şartlarda kira sözleşmesinin feshi sonucunu doğurmasına ilişkin düzenlemeler içermektedir.

Ancak her küçük hasar tahliye sebebi değildir.

Zararın ağırlığı, kiracının davranışı, verilen ihtarlar ve somut olayın özellikleri birlikte değerlendirilmelidir.

Sık Sorulan Sorular

Kiracı eve zarar verirse masrafı kim öder?

Zarar kiracının kusurlu veya sözleşmeye aykırı kullanımından kaynaklanıyorsa kiracı sorumlu olabilir. Buna karşılık olağan kullanım nedeniyle meydana gelen eskime ve bozulmalar kiracıya yüklenemez.

Kiracı çıktıktan sonra evin boyasını kiracı mı yaptırır?

Her durumda değil. Boyanın olağan kullanım nedeniyle eskimesi hâlinde kiracı sorumlu değildir. Ancak duvarlarda kiracının olağan kullanımı aşan zararları varsa bu zararların giderilmesi talep edilebilir.

Kiracı parkeleri çizdiyse bedelini öder mi?

Çiziklerin olağan kullanımdan mı yoksa hor kullanımdan mı kaynaklandığı değerlendirilmelidir. Olağan eskime kiracının sorumluluğunda değildir; kötü kullanımdan doğan zarar ise kiracıdan talep edilebilir.

Ev sahibi hasarı depozitodan kesebilir mi?

Kiracının gerçekten sorumlu olduğu ve ispatlanabilir zararlar bakımından güvence bedeli önem taşıyabilir. Ancak olağan yıpranma nedeniyle depozitonun tutulması doğru değildir. TBK m.342 ayrıca güvence bedelini üç aylık kira ile sınırlandırmaktadır.

Depozito hasarı karşılamazsa ne olur?

Depozitonun yetersiz olması kiracının sorumluluğunu depozito miktarıyla sınırlandırmaz. İspatlanabilen ve kiracının sorumluluğundaki fazladan zarar ayrıca talep edilebilir.

Kiracı çıktıktan bir ay sonra hasar fark edilirse ne olur?

Teslim sırasında olağan incelemeyle fark edilebilecek zararlar TBK m.335 uyarınca kiracıya hemen yazılı bildirilmelidir. Buna karşılık teslim sırasında fark edilmesi mümkün olmayan gizli ayıplarda kiracının sorumluluğu devam edebilir; ancak zarar öğrenildiğinde yine hemen yazılı bildirim yapılmalıdır.

Kiracı evdeki beyaz eşyayı bozarsa kim öder?

Arızanın normal kullanım ve ekonomik ömrün tamamlanmasından mı yoksa kiracının kusurlu kullanımından mı kaynaklandığı belirlenmelidir. Kusurlu kullanım varsa kiracıdan zarar talep edilebilir; olağan eskime kiracının sorumluluğunda değildir.

Kiracı hasarı kabul etmiyorsa ne yapılabilir?

Teslim tutanakları, fotoğraflar, videolar, faturalar ve gerektiğinde bilirkişi veya delil tespiti kullanılabilir. Kiraya verenin teslim sırasında tespit ettiği zararları kiracıya hemen yazılı bildirmesi TBK m.335 bakımından önemlidir.

Sonuç: Kiracının Eve Verdiği Zarardan Kim Sorumludur?

Kiracının taşınmazda meydana gelen her türlü eskime ve hasardan sorumlu olduğu söylenemez.

Türk Borçlar Kanunu’nun temel ayrımı, olağan kullanım sonucu meydana gelen yıpranma ile kiracının sözleşmeye aykırı veya kusurlu kullanımından doğan zarar arasındadır.

TBK m.334 uyarınca kiracı, taşınmazı teslim aldığı durumda geri vermekle yükümlü olmakla birlikte sözleşmeye uygun kullanım nedeniyle meydana gelen eskime ve bozulmalardan sorumlu değildir.

Yargıtay da bu doğrultuda kiracının yalnızca kötü veya hor kullanım nedeniyle meydana gelen zarar ve hasardan sorumlu tutulabileceğini kabul etmektedir.

Bunun yanında ev sahibinin de önemli yükümlülükleri bulunmaktadır. Taşınmaz geri teslim edilirken durum incelenmeli ve kiracının sorumlu olduğu açık eksiklik ve ayıplar hemen yazılı olarak kiracıya bildirilmelidir. Aksi hâlde teslim sırasında fark edilebilecek hasarlar yönünden kiracının sorumluluğu ortadan kalkabilir.

Bu nedenle kira ilişkisinin hem başlangıcında hem de sonunda ayrıntılı teslim tutanağı, fotoğraf ve video kaydı tutulması, ileride meydana gelebilecek ispat sorunlarının önlenmesi bakımından son derece önemlidir.

Kiracının sorumlu olduğu zararların depozito miktarını aşması hâlinde fazlaya ilişkin gerçek zararın da talep edilmesi mümkündür. Buna karşılık depozito, olağan kullanım sonucu ortaya çıkan bütün eskime ve yenileme giderlerinin kiracıya yüklenmesi amacıyla kullanılamaz. Güvence bedeline ilişkin temel kurallar TBK m.342’de düzenlenmiştir.

Tarafların zarar miktarında anlaşamaması hâlinde, kira ilişkisinden doğan bu tür uyuşmazlıklar bakımından dava açılmadan önce kural olarak dava şartı arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekir.

Özellikle yüksek tutarlı zarar bulunan uyuşmazlıklarda taşınmaz tamir edilmeden önce hasarın fotoğraf, tutanak, bilirkişi veya delil tespiti gibi yöntemlerle kayıt altına alınması ve kiracıya gerekli yazılı bildirimlerin zamanında yapılması hak kaybını önlemek bakımından önemlidir.

Kiracının verdiği zarar, depozito, hor kullanma tazminatı ve taşınmazın teslimiyle ilgili uyuşmazlıklarda sorumluluğun belirlenmesi; kira süresi, taşınmazın teslim edildiği durum, hasarın niteliği ve eldeki delillere göre yapılmalıdır. Bu nedenle önemli miktarda zarar bulunan dosyalarda kira hukuku alanında çalışan bir avukat tarafından somut olayın değerlendirilmesi faydalı olacaktır.

Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kiracının taşınmaza verdiği zararlardan doğan sorumluluk, kira sözleşmesi ve somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Leave a Reply

Call Now Button