Ev Satıldıktan Sonra Eski Malik Evden Çıkmazsa Ne Yapılabilir?
Bir taşınmazın satışının tamamlanarak tapuda yeni malik adına tescil edilmesine rağmen eski malikin evi boşaltmaması, uygulamada sık karşılaşılan taşınmaz hukuku uyuşmazlıklarından biridir.
Özellikle satış sırasında;
“Tapuyu devredelim, birkaç gün içerisinde evi boşaltacağım.”
“Yeni evimi bulduğumda çıkarım.”
“Bir ay daha kalayım, sonra anahtarı teslim ederim.”
şeklinde sözlü anlaşmalar yapılabilmekte; ancak tapu devri gerçekleştikten sonra eski malik taşınmazı tahliye etmeyebilmektedir.
Bu durumda yeni malikin taşınmazın tapusunu almış olması ile taşınmazın fiilî olarak teslim edilmiş olması birbirinden farklı konulardır.
Türk Medeni Kanunu’nun 683. maddesi uyarınca malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı istihkak davası açabileceği gibi, mülkiyet hakkına yönelik her türlü haksız elatmanın önlenmesini de talep edebilir.
Dolayısıyla taşınmazın mülkiyeti yeni alıcıya geçmiş olmasına rağmen eski malik herhangi bir geçerli kira, kullanım veya başka bir hukuki hakka dayanmaksızın taşınmazı kullanmaya devam ediyorsa, yeni malik şartları oluştuğunda elatmanın önlenmesi ve taşınmazın tahliyesi için dava açabilir. Ayrıca haksız kullanım nedeniyle ecrimisil, yani haksız işgal tazminatı talep edilmesi de gündeme gelebilir. Yargıtay da ecrimisili haksız işgal nedeniyle talep edilebilen özel bir tazminat türü olarak nitelendirmektedir.
Ancak eski malikin taşınmazda kalmasının hukuki sebebi bulunup bulunmadığı öncelikle araştırılmalıdır. Çünkü eski malik ile yeni malik arasında satıştan sonra belirli bir süre kullanım hakkı tanıyan anlaşma veya kira ilişkisi bulunuyorsa durum farklı değerlendirilecektir.
Ev Satıldığında Eski Malikin Mülkiyet Hakkı Ne Zaman Sona Erer?
Taşınmaz satışında mülkiyetin devri tapu sicilinde yapılan tescille gerçekleşir.
Tapuda satış ve tescil işlemi tamamlandıktan sonra taşınmazın maliki artık alıcıdır. Yeni malik, Türk Medeni Kanunu m.683 kapsamında taşınmazı kullanma, ondan yararlanma ve üzerinde tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Aynı hüküm, malike taşınmazına yönelik haksız müdahalelerin önlenmesini isteme hakkı da vermektedir.
Bu nedenle eski malik;
“Ben bu evin önceki sahibiyim.”
gerekçesiyle taşınmazı süresiz biçimde kullanmaya devam edemez.
Önemli olan eski malikin taşınmazı kullanmasına imkân veren ayrı ve geçerli bir hukuki sebebin bulunup bulunmadığıdır.
Tapu Devredildiği Hâlde Eski Malik Evde Kalmaya Devam Edebilir mi?
Taraflar bu konuda anlaşmışlarsa belirli bir süre için evet.
Örneğin satış sırasında taraflar;
“Satıcı 30 Eylül tarihine kadar taşınmazda oturmaya devam edecek ve bu tarihte anahtarları teslim edecektir.”
şeklinde bir anlaşma yapmış olabilir.
Bu durumda eski malikin kararlaştırılan tarihe kadar taşınmazda bulunması doğrudan haksız işgal olarak değerlendirilemez. Çünkü kullanımın hukuki dayanağını taraflar arasındaki anlaşma oluşturabilir.
Ancak kararlaştırılan sürenin dolmasına rağmen taşınmaz boşaltılmazsa eski malikin kullanımının hukuka aykırı hâle gelmesi gündeme gelir.
Bu nedenle taşınmaz satın alınırken fiilî teslim tarihinin açıkça yazılı şekilde belirlenmesi, ileride ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi bakımından son derece önemlidir.
Eski Malik Kiracı Sayılır mı?
Her durumda hayır.
Bir kişinin taşınmazda oturuyor olması tek başına onu kiracı hâline getirmez.
Eski malikin kiracı sayılabilmesi için taraflar arasında kira ilişkisi bulunması gerekir. Kira sözleşmesi mevcutsa artık uyuşmazlık yalnızca mülkiyet hakkına dayanan bir elatmanın önlenmesi uyuşmazlığı olmaktan çıkabilir ve kira hukukuna ilişkin hükümler uygulanabilir.
Türk Borçlar Kanunu m.310 da mevcut bir kira ilişkisinin bulunduğu durumlarda taşınmazın el değiştirmesi hâlinde yeni malikin kira sözleşmesinin tarafı olacağını düzenlemektedir.
Ancak taşınmazın satıcısı;
- herhangi bir kira sözleşmesi olmaksızın,
- yeni malikin izni olmaksızın,
- kullanım hakkı veren başka bir anlaşmaya dayanmaksızın
taşınmazda kalmaya devam ediyorsa sırf evde oturduğu için kiracı olduğu söylenemez.
Yargıtay uygulamasında da geçerli bir kira ilişkisinin kanıtlanması hâlinde haksız işgalden söz edilemeyeceği kabul edilmektedir.
Bu nedenle açılacak davadan önce taraflar arasında gerçek bir kira ilişkisi olup olmadığı mutlaka incelenmelidir.
Eski Malike Önce İhtarname Gönderilmeli mi?
Uygulamada taşınmazı boşaltmayan eski malike noter aracılığıyla tahliye ve teslim ihtarnamesi gönderilmesi oldukça yararlı olabilir.
İhtarnamede;
- taşınmazın satın alındığı,
- tapunun yeni malik adına tescil edildiği,
- eski malikin taşınmaz üzerinde kullanım hakkının bulunmadığı,
- belirlenen süre içerisinde taşınmazın boşaltılması,
- anahtarların teslim edilmesi,
- aksi takdirde elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası açılacağı
açıkça bildirilebilir.
Bununla birlikte ihtarname gönderilmesi ile dava açılmasının zorunlu şartı birbirine karıştırılmamalıdır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2022/2664 sayılı kararına konu uyuşmazlıkta da ihtarname gönderilmeden elatmanın önlenmesi davası açıldığı görülmektedir.
Dolayısıyla her durumda “önce ihtar çekilmezse dava açılamaz” şeklinde genel bir kuraldan söz etmek doğru değildir.
Buna rağmen özellikle haksız kullanımın başlangıç tarihinin ve taşınmazın tesliminin açıkça talep edildiğinin ispatı açısından noter ihtarnamesi önemli bir delil olabilir.
Eski Malik Çıkmazsa Hangi Dava Açılır?
Taşınmazda eski malikin kalmasını haklı kılan geçerli bir hukuki neden bulunmuyorsa yeni malik açısından esas hukuki yol çoğunlukla elatmanın önlenmesi davasıdır.
Türk Medeni Kanunu m.683 açık şekilde malike, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı dava açma ve haksız elatmanın önlenmesini isteme hakkı tanımaktadır.
Uygulamada bu dava;
elatmanın önlenmesi, müdahalenin men’i veya haksız işgalin sona erdirilmesi
şeklinde de ifade edilmektedir.
Davada yeni malik, tapu kaydına dayanarak eski malikin taşınmaz üzerindeki haksız kullanımının sona erdirilmesini ve taşınmazın kendisine teslimini talep eder.
Elatmanın Önlenmesi Davası Nedir?
Elatmanın önlenmesi davası, malik veya ayni hak sahibinin taşınmazına yönelik haksız müdahalenin sona erdirilmesini amaçlayan bir davadır.
TMK m.683 uyarınca malik, kendisine ait taşınmaza yönelik her türlü haksız müdahalenin önlenmesini talep edebilir.
Örneğin;
A, evini B’ye satmış ve tapu B adına tescil edilmiştir.
Taraflar arasında A’nın taşınmazda kalmasına ilişkin herhangi bir kira veya kullanım anlaşması bulunmamaktadır.
B taşınmazın boşaltılmasını istemesine rağmen A evi kullanmaya devam etmektedir.
Bu durumda B, mülkiyet hakkına dayanarak A’nın müdahalesinin önlenmesini ve taşınmazın kendisine teslim edilmesini talep edebilir.
Uygulamada eski malikin evi tahliye etmediği durumların elatmanın önlenmesi davasına konu olabileceği de kabul edilmektedir.
Eski Malikten Ecrimisil İstenebilir mi?
Şartları varsa evet.
Eski malik, taşınmaz üzerindeki kullanım hakkı sona ermesine rağmen evi kullanmaya devam ediyorsa yeni malik haksız kullanım nedeniyle ecrimisil talep edebilir.
Ecrimisil, genel olarak taşınmazın hak sahibi olmayan kişi tarafından haksız biçimde kullanılması nedeniyle malik lehine talep edilen haksız işgal tazminatıdır. Yargıtay ecrimisili, haksız işgal nedeniyle ortaya çıkan ve en az kira geliri karşılığı zararı kapsayabilen özel bir zarar giderim biçimi olarak nitelendirmektedir.
Dolayısıyla yeni malik yalnızca;
“Evi boşalt.”
demekle yetinmeyebilir.
Aynı zamanda;
“Taşınmazımı bu süre boyunca haksız olarak kullandığın için kullanım bedelini de öde.”
talebinde bulunabilir.
Elatmanın önlenmesi ve ecrimisil taleplerinin birlikte ileri sürüldüğü çok sayıda taşınmaz uyuşmazlığı bulunmaktadır.
Ecrimisil Hangi Tarihten İtibaren İstenebilir?
Bu sorunun cevabı somut olayın özelliklerine göre değişebilir.
Öncelikle eski malikin taşınmazda hangi hukuki sebebe dayanarak kaldığı tespit edilmelidir.
Örneğin satış sırasında eski malike bir ay daha evde kalma hakkı verilmişse bu bir aylık dönemi doğrudan haksız işgal olarak değerlendirmek doğru olmayabilir.
Buna karşılık herhangi bir kullanım izni bulunmamasına rağmen tapu devrinden sonra taşınmazın teslim edilmemesi hâlinde haksız kullanımın hangi tarihte başladığı ayrıca değerlendirilebilir.
Bu nedenle ihtarnameyle;
“Taşınmazı şu tarihe kadar boşaltın; aksi hâlde bu tarihten itibaren haksız kullanım bedeli talep edilecektir.”
şeklinde açık bir bildirim yapılması, özellikle uyuşmazlığın başlangıç tarihinin ortaya konulması açısından yararlı olabilir.
Yargıtay uygulamasında ecrimisil talebinin kabulü bakımından kullanımın haksız olup olmadığı ve taraflar arasında kullanım hakkı veren bir hukuki ilişkinin bulunup bulunmadığı önem taşımaktadır.
Ecrimisil Bedeli Nasıl Belirlenir?
Ecrimisil miktarı her olayda otomatik olarak belirli bir tutar değildir.
Mahkeme, taşınmazın;
- konumu,
- büyüklüğü,
- niteliği,
- kullanım biçimi,
- emsal kira değerleri,
- haksız kullanım dönemi
gibi özelliklerini dikkate alarak bilirkişi incelemesi yaptırabilir.
Yargıtay ecrimisilin en azından taşınmazın kullanımından elde edilebilecek kira karşılığı zararı içerebilecek bir haksız işgal tazminatı olduğunu kabul etmektedir.
Bu nedenle özellikle yüksek değerli konut ve işyerlerinde eski malikin aylarca taşınmazı boşaltmaması ciddi miktarda ecrimisil alacağı doğurabilir.
Eski Malik Evi Boşaltmazsa Polisle Çıkarılabilir mi?
Yeni malik sırf tapu sahibi olduğu gerekçesiyle kendi başına eski malikin eşyalarını dışarı çıkarma yoluna gitmemelidir.
Kapının kilidinin değiştirilmesi, eşyaların dışarı çıkarılması veya kişinin zor kullanılarak taşınmazdan uzaklaştırılması ayrıca hukuki uyuşmazlıklara neden olabilir.
Eski malik taşınmazı rızasıyla teslim etmiyorsa, mülkiyet hakkına dayanan uyuşmazlığın mahkeme yoluyla çözülmesi ve verilen kararın gerektiğinde icra yoluyla yerine getirilmesi gerekir.
Bu nedenle hukuki yol;
tapu → ihtar → dava → karar → gerektiğinde icra yoluyla teslim
şeklinde ilerleyebilir.
Somut olayın özelliklerine göre bazı adımların farklılaşması mümkündür.
Elatmanın Önlenmesi Davası Hangi Mahkemede Açılır?
Elatmanın önlenmesi davasında kural olarak görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.
HMK m.2 uyarınca aksine özel bir düzenleme bulunmadıkça malvarlığı haklarına ilişkin davalarda Asliye Hukuk Mahkemesi genel görevli mahkemedir.
Yetki bakımından ise önemli bir özel kural bulunmaktadır.
HMK m.12 uyarınca taşınmaz üzerindeki ayni haklara, taşınmazın zilyetliğine veya alıkoyma hakkına ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.
Dolayısıyla İstanbul’da ikamet eden bir alıcının Antalya’da satın aldığı taşınmazı eski malik boşaltmıyorsa, uyuşmazlık bakımından taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi esas alınacaktır.
Eski Malik “Paranın Tamamını Almadım” Diyerek Evden Çıkmayabilir mi?
Bu iddianın sonucu satış işleminin ve taraflar arasındaki sözleşmenin özelliklerine göre değişir.
Tapu devri tamamlanmış ancak satış bedelinin bir kısmının ödenmediği iddia ediliyorsa eski malikin satış bedelinden kaynaklanan alacak hakkı ile yeni malikin taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkı ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Eski malikin yalnızca satış bedeline ilişkin bir alacak iddiasının bulunması, her durumda taşınmazı süresiz biçimde kullanma hakkı verdiği anlamına gelmez.
Ancak tarafların;
“Satış bedelinin tamamı ödeninceye kadar satıcı evde kalacaktır.”
şeklinde özel bir anlaşması varsa sonuç değişebilir.
Bu nedenle satış sözleşmesi, ödeme belgeleri ve taraflar arasındaki yazışmalar birlikte değerlendirilmelidir.
Satış Sözleşmesinde Tahliye Tarihi Yazıyorsa Ne Olur?
Tarafların taşınmazın teslim tarihi konusunda açık bir anlaşma yapmış olması yeni malik açısından önemli bir delildir.
Örneğin taraflar;
“Taşınmaz 15 Eylül 2026 tarihinde boş ve kullanılabilir şekilde alıcıya teslim edilecektir.”
şeklinde anlaşmışsa eski malik bu tarihe kadar taşınmazı boşaltmakla yükümlü hâle gelir.
Bu tarihten sonra taşınmazın kullanılmaya devam edilmesi, taraflar arasında başka bir anlaşma bulunmadığı takdirde haksız kullanım iddiasını güçlendirebilir.
Ayrıca tarafların geçerli şekilde kararlaştırdığı bir cezai şart veya kullanım bedeli bulunması hâlinde bu talebin hukuki şartları da ayrıca değerlendirilebilir.
Bu nedenle özellikle satıcının satıştan sonra belirli bir süre taşınmazda kalacağı işlemlerde teslim tarihinin yazılı olarak açıkça belirlenmesi önemlidir.
Satıştan Sonra Eski Malik Kiraya Dönüşebilir mi?
Taraflar isterlerse satıştan sonra eski malik ile yeni malik arasında ayrıca kira sözleşmesi kurulabilir.
Örneğin yatırımcı bir kişi, kiracısız bir evi mevcut sahibinden satın alıp eski sahibine bir yıl süreyle kiralayabilir.
Bu durumda eski malik artık taşınmazda haksız işgalci olarak değil, kiracı sıfatıyla bulunur.
Kira sözleşmesi varsa tahliye bakımından Türk Borçlar Kanunu’nun kira hükümlerine başvurulması gerekir. Kira ilişkisinin bulunması haksız işgal ve elatmanın önlenmesi değerlendirmesini doğrudan etkiler.
Dolayısıyla satıştan sonra eski malikin taşınmazda kalması konusunda kira sözleşmesi yapılmışsa yeni malik doğrudan;
“Ben tapu sahibiyim, hemen çık.”
diyerek elatmanın önlenmesi yoluna başvuramaz.
Önce kira ilişkisinin hukuki durumu incelenmelidir.
Eski Malik Satışın İptali İçin Dava Açarsa Evde Kalmaya Devam Edebilir mi?
Eski malikin satışın veya tapu devrinin geçersiz olduğunu ileri sürerek tapu iptal ve tescil davası açması mümkündür.
Ancak yalnızca dava açılmış olması tapu kaydını kendiliğinden eski malik adına döndürmez.
Bununla birlikte mahkeme tarafından taşınmaz hakkında ihtiyati tedbir veya kullanım durumunu etkileyebilecek başka bir karar verilmişse bu karar ayrıca dikkate alınmalıdır.
Bu nedenle eski malik satışın geçersiz olduğunu ileri sürüyorsa yeni malik yalnızca güncel tapu kaydına değil, açılmış dava dosyasına ve verilmiş tedbir kararlarına da bakmalıdır.
Evde Eski Malikin Eşyaları Kalırsa Ne Yapılmalıdır?
Taşınmaz boşaltılmış ancak satıcı eşyalarının bir kısmını evde bırakmış olabilir.
Yeni malikin bu eşyaları doğrudan çöpe atması veya sahiplenmesi hukuki risk yaratabilir.
Bu durumda eski malike eşyalarını teslim alması için uygun bir süre verilmesi ve durumun mümkün olduğunca yazılı şekilde kayıt altına alınması daha güvenli olacaktır.
Özellikle değerli eşyaların bulunduğu durumlarda noter tespiti, fotoğraf, video veya başka delillerle mevcut durumun belgelenmesi sonradan çıkabilecek zarar iddialarının önlenmesine yardımcı olabilir.
Satın Alınan Ev Teslim Edilmezse Hangi Deliller Toplanmalıdır?
Taşınmazın eski malik tarafından boşaltılmadığı bir uyuşmazlıkta özellikle;
- güncel tapu kaydı,
- tapu satış belgeleri,
- taşınmaz satışına ilişkin yazılı anlaşmalar,
- teslim tarihiyle ilgili belgeler,
- banka ödeme dekontları,
- WhatsApp ve SMS yazışmaları,
- noter ihtarnamesi,
- anahtar teslimine ilişkin yazışmalar,
- taşınmazın kullanıldığını gösteren belgeler,
- gerektiğinde tanık anlatımları
önem taşıyabilir.
En önemli noktalardan biri, eski malikin hangi tarihe kadar taşınmazda kalmasına izin verildiğinin açıkça ortaya konulmasıdır.
Yeni Malik İlk Olarak Ne Yapmalıdır?
Tapu devri yapılmış ancak eski malik taşınmazı teslim etmiyorsa öncelikle şu hususlar incelenmelidir:
- Güncel tapu kaydı kontrol edilmelidir.
- Satış sözleşmesinde teslim tarihi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
- Eski malikle kira veya kullanım anlaşması yapılıp yapılmadığı belirlenmelidir.
- Taşınmazın teslimi yazılı olarak talep edilmelidir.
- Gerekiyorsa noter aracılığıyla tahliye ve teslim ihtarnamesi gönderilmelidir.
- Haksız kullanım devam ediyorsa elatmanın önlenmesi davası değerlendirilmelidir.
- Kullanım nedeniyle doğan zarar bakımından ecrimisil talebi incelenmelidir.
Özellikle eski malikin taşınmazda kalmasının herhangi bir sözleşmeye dayanıp dayanmadığının dava açılmadan önce belirlenmesi önemlidir. Geçerli kira ilişkisi varsa haksız işgalden söz edilemeyeceğine ilişkin Yargıtay uygulaması bulunmaktadır.
Sık Sorulan Sorular
Evi satın aldım ama eski sahibi çıkmıyor, ne yapabilirim?
Eski malikin taşınmazda kalmasını sağlayan geçerli kira veya kullanım hakkı bulunmuyorsa mülkiyet hakkına dayanarak elatmanın önlenmesi ve taşınmazın teslimi talep edilebilir. TMK m.683 malike haksız elatmanın önlenmesini isteme hakkı tanımaktadır.
Tapu benim üzerimdeyse eski maliki hemen çıkarabilir miyim?
Tapu sahibi olmanız mülkiyet hakkınızı gösterir ancak eski malikin zor kullanılarak doğrudan çıkarılması yerine hukuki tahliye ve teslim yollarının kullanılması gerekir. Eski malikin kullanım hakkı bulunup bulunmadığı da öncelikle araştırılmalıdır.
Eski malik kiracı sayılır mı?
Otomatik olarak hayır. Kira ilişkisi ayrıca kurulmuş olmalıdır. Kira ilişkisinin varlığı kanıtlanırsa haksız işgalden söz edilmesi mümkün olmayabilir.
Eski malikten kira bedeli isteyebilir miyim?
Taraflar arasında kira sözleşmesi yoksa talebin hukuki niteliği doğrudan kira alacağı olmayabilir. Şartları varsa ecrimisil, yani haksız işgal tazminatı talep edilebilir.
İhtarname çekmeden dava açılabilir mi?
Elatmanın önlenmesi davası bakımından ihtar her olayda mutlak dava şartı değildir. Nitekim Yargıtay kararlarında ihtarname olmaksızın açılmış elatmanın önlenmesi davaları bulunmaktadır. Bununla birlikte ihtar, teslim talebinin ve haksız kullanım başlangıcının ispatı açısından yararlı olabilir.
Eski malik “bir ay daha kalacağım” derse kabul etmek zorunda mıyım?
Taraflar arasında önceden böyle bir anlaşma yoksa eski malik tek taraflı şekilde kendisine ek kullanım süresi tanıyamaz. Ancak satış sırasında belirli süre kullanıma izin verilmişse o anlaşmanın şartları dikkate alınmalıdır.
Elatmanın önlenmesi davası nerede açılır?
Kural olarak görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Taşınmazın zilyetliğine ve ayni hakka ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.
Eski malik evi aylarca kullanırsa tazminat istenebilir mi?
Şartları varsa haksız kullanım dönemi için ecrimisil talep edilebilir. Yargıtay ecrimisili haksız işgal nedeniyle talep edilen özel bir tazminat türü olarak kabul etmektedir.
Sonuç: Ev Satıldıktan Sonra Eski Malik Çıkmıyorsa Hangi Yol İzlenmelidir?
Taşınmazın tapuda yeni malik adına tescil edilmesine rağmen eski malikin taşınmazı boşaltmaması hâlinde, ilk olarak eski malikin taşınmazda kalmasını haklı kılan herhangi bir hukuki sebep bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Taraflar arasında eski malike belirli bir süre kullanım hakkı veren anlaşma veya kira sözleşmesi varsa uyuşmazlık bu hukuki ilişkiye göre çözülmelidir. Geçerli kira ilişkisinin bulunması hâlinde haksız işgalden söz edilemeyeceğine ilişkin Yargıtay uygulaması bulunmaktadır.
Buna karşılık eski malikin taşınmazda kalmasını sağlayan geçerli bir hukuki sebep bulunmuyorsa yeni malik, TMK m.683’ten kaynaklanan mülkiyet hakkına dayanarak elatmanın önlenmesini ve taşınmazın kendisine teslimini talep edebilir.
Ayrıca eski malikin taşınmazı haksız biçimde kullandığı dönem nedeniyle ecrimisil talebi de gündeme gelebilir. Ecrimisil, Yargıtay uygulamasında haksız işgalden kaynaklanan özel bir tazminat türü olarak kabul edilmektedir.
Uygulamada dava açılmadan önce noter aracılığıyla taşınmazın belirli bir tarihte boşaltılmasını ve anahtarların teslim edilmesini isteyen bir ihtarname gönderilmesi, özellikle haksız kullanım döneminin ve teslim talebinin ortaya konulması bakımından yararlı olabilir.
Eski malik buna rağmen taşınmazı boşaltmazsa Asliye Hukuk Mahkemesinde elatmanın önlenmesi ve şartları varsa ecrimisil talepli dava açılması değerlendirilebilir. Taşınmazın aynına veya zilyetliğine ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkisi kesindir.
Bu nedenle taşınmaz satın alınırken yalnızca tapu devrinin değil, taşınmazın fiilen hangi tarihte boş ve kullanılabilir şekilde teslim edileceğinin de yazılı olarak belirlenmesi önemlidir. Satıştan sonra eski malik taşınmazı teslim etmiyorsa tapu kayıtları, satış belgeleri, teslim anlaşmaları ve taraflar arasındaki yazışmalar birlikte incelenerek doğru dava yolunun belirlenmesi hak kaybının önlenmesi açısından önem taşımaktadır.
Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Taşınmaz satışından sonra eski malikin taşınmazı kullanmaya devam ettiği uyuşmazlıklarda uygulanacak dava ve talepler, taraflar arasındaki anlaşmalar ile somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.