Açık Bono
Açık Bono Nedir?
Açık bono, düzenlenme anında bazı bölümleri boş bırakılan, ancak düzenleyen tarafından imzalanarak alacaklıya veya başka bir kişiye verilen bonodur. Uygulamada bu tür senetler çoğu zaman “boş senet”, “açık senet” veya “beyaza imzalı senet” olarak da adlandırılır.
Açık bonoda genellikle bedel, vade, ödeme yeri, düzenleme tarihi veya lehtar gibi bazı alanlar tamamen ya da kısmen boş bırakılmış olabilir. Ancak senedin açık bono olarak kabul edilebilmesi için en önemli nokta, senedin düzenleyen tarafından imzalanmış ve belirli bir anlaşma çerçevesinde sonradan doldurulmak üzere karşı tarafa verilmiş olmasıdır.
Türk Ticaret Kanunu’nda açık poliçeye ilişkin düzenleme yer almakta, bu hüküm bonolar bakımından da uygulanmaktadır. TTK m. 778’e göre açık poliçeye ilişkin TTK m. 680 hükmü bonolar hakkında da uygulanır. TTK m. 680 ise tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış olan senedin, taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı şekilde doldurulması hâlinde bu aykırılığın hamile karşı hangi şartlarda ileri sürülebileceğini düzenlemektedir.
Açık Bono Düzenlemek Hukuken Mümkün müdür?
Açık bono düzenlemek kural olarak hukuken mümkündür. Bir bononun bazı kısımlarının imza anında boş bırakılmış olması, tek başına senedi geçersiz hâle getirmez. Önemli olan, senedin sonradan taraflar arasındaki anlaşmaya uygun şekilde doldurulmasıdır.
Bu nedenle uygulamada bir kişi, belirli bir ticari ilişki, borç ilişkisi, mal teslimi, kira ilişkisi, araç satışı, hizmet sözleşmesi veya teminat ilişkisi kapsamında açık bono verebilir. Taraflar, senedin hangi bedel üzerinden, hangi vadeyle ve hangi şartlarda doldurulacağını ayrıca kararlaştırmış olabilir.
Ancak burada büyük bir hukuki risk vardır. Açık bono veren kişi, senet üzerinde boş alan bırakmakla karşı tarafa fiilen doldurma imkânı tanımaktadır. Bu nedenle sonradan “ben bu bedel için imza atmamıştım” veya “vade böyle olmayacaktı” savunması her zaman kolay ispatlanamaz.
Açık Bononun Sonradan Doldurulması Geçerli midir?
Açık bononun sonradan doldurulması kural olarak geçerlidir. Kanun, tamamen doldurulmadan tedavüle çıkarılan kambiyo senetlerini baştan geçersiz saymamaktadır. Aksine, senedin sonradan doldurulabileceğini kabul etmekte; ancak bu doldurma işleminin taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olup olmadığını ayrıca değerlendirmektedir.
Başka bir ifadeyle, açık bono verilmişse ve bono sonradan doldurulmuşsa, senet sırf sonradan doldurulduğu için geçersiz olmaz. Borçlu, senedin anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğunu iddia ediyorsa, bu iddiasını hukuken ispat etmek zorundadır.
TTK m. 680’in mantığı da bu yöndedir. Hükme göre, tamamen doldurulmamış şekilde tedavüle çıkarılan senet taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı doldurulursa, bu anlaşmaya uyulmadığı iddiası hamile karşı kural olarak ileri sürülemez; ancak hamil senedi kötü niyetle iktisap etmişse veya iktisap sırasında ağır kusurluysa durum farklı değerlendirilebilir.
Açık Bono ile Boş Senet Aynı Şey midir?
Uygulamada “açık bono” ile “boş senet” ifadeleri çoğu zaman aynı anlamda kullanılır. Ancak hukuki değerlendirme yapılırken senedin içeriğine, imzaya, taraflar arasındaki ilişkiye ve senedin hangi amaçla verildiğine bakmak gerekir.
Her boş bırakılmış belge bono değildir. Bir belgenin bono sayılabilmesi için Türk Ticaret Kanunu’nda aranan zorunlu unsurları taşıması gerekir. Açık bono ise başlangıçta bazı unsurları eksik olmakla birlikte, taraflar arasındaki anlaşmaya göre sonradan tamamlanması öngörülen kambiyo senedidir.
Bu nedenle “boş senet imzaladım” diyen kişinin öncelikle şu sorulara cevap vermesi gerekir:
Senet üzerinde imza var mı?
Senet bono metni olarak mı düzenlenmiş?
Hangi alanlar boş bırakılmış?
Boş alanların nasıl doldurulacağına ilişkin yazılı bir anlaşma var mı?
Senet kime teslim edildi?
Senet daha sonra üçüncü kişilere ciro edildi mi?
Senet kambiyo takibine konu edildi mi?
Bu soruların cevabı, açık bononun geçerliliği ve borçlunun savunma imkânları bakımından belirleyicidir.
Açık Bono Hangi Amaçlarla Verilir?
Açık bono uygulamada farklı amaçlarla verilebilir. En sık karşılaşılan durumlar şunlardır:
Ticari mal alım-satımı: Taraflar arasındaki borç miktarı henüz kesinleşmeden senet alınabilir.
Teminat ilişkisi: Bir sözleşmenin ifasını güvence altına almak amacıyla açık bono verilebilir.
Kredi veya vadeli satış ilişkisi: Borcun vadesi veya tutarı sonradan netleşeceği için bazı alanlar boş bırakılabilir.
Cari hesap ilişkisi: Taraflar arasındaki borç-alacak dengesi sonradan belirleneceği için açık bono düzenlenebilir.
İş veya hizmet ilişkisi: Yapılacak işin bedeli sonradan hesaplanacaksa açık bono teminat olarak alınabilir.
Ancak açık bononun hangi amaçla verildiği, mutlaka yazılı delillerle desteklenmelidir. Aksi hâlde senet üzerinde yazan bedel ve vade, borçlu aleyhine güçlü bir kambiyo borcu görüntüsü oluşturabilir.
Açık Bono Sonradan Anlaşmaya Aykırı Doldurulursa Ne Olur?
Açık bono taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı doldurulmuş olabilir. Örneğin taraflar senedin 100.000 TL için doldurulacağını kararlaştırmışken senet 500.000 TL olarak doldurulmuş olabilir. Ya da senedin yalnızca teminat amacıyla verildiği, ancak alacaklı tarafından doğrudan tahsil amacıyla icra takibine konulduğu iddia edilebilir.
Bu durumda borçlu, senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu ileri sürebilir. Ancak bu iddianın soyut şekilde dile getirilmesi yeterli değildir. Borçlu, senedin hangi anlaşmaya göre verildiğini, hangi alanların boş bırakıldığını, bu alanların nasıl doldurulması gerektiğini ve sonradan yapılan doldurma işleminin neden anlaşmaya aykırı olduğunu somut delillerle ortaya koymalıdır.
Özellikle yazılı sözleşme, mesajlaşmalar, banka dekontları, teslim tutanakları, cari hesap kayıtları, fatura bilgileri, ihtarnameler ve taraflar arasındaki yazılı mutabakatlar bu noktada önem kazanır.
Anlaşmaya Aykırı Doldurma İddiası Kime Karşı İleri Sürülebilir?
Açık bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiası, senedin kimin elinde olduğuna göre farklı sonuçlar doğurabilir.
Eğer senet hâlen ilk lehtarın, yani senedin kendisine verildiği kişinin elindeyse, borçlu taraflar arasındaki anlaşmaya aykırılık iddiasını daha güçlü şekilde ileri sürebilir. Çünkü bu durumda uyuşmazlık doğrudan senedi veren kişi ile senedi alan kişi arasındadır.
Ancak bono ciro edilerek üçüncü bir kişiye geçmişse durum daha karmaşık hâle gelir. Kambiyo senetlerinde tedavül güvenliği korunduğu için, borçlu her kişisel savunmasını sonraki hamile karşı ileri süremez. TTK m. 680 uyarınca anlaşmaya aykırı doldurma iddiası hamile karşı kural olarak ileri sürülemez; ancak hamilin kötü niyetli olduğu veya senedi iktisap ederken ağır kusurlu bulunduğu ispatlanırsa bu savunma değerlendirilebilir.
Bu nedenle açık bono üçüncü kişilere devredilmişse, borçlunun yalnızca “senet anlaşmaya aykırı dolduruldu” demesi yeterli olmayabilir. Ayrıca senedi elinde bulunduran hamilin kötü niyeti veya ağır kusuru da tartışma konusu yapılmalıdır.
Açık Bonoda İspat Yükü Kimdedir?
Açık bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia eden kişi, kural olarak bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Çünkü senet üzerinde yazılı bulunan bedel, vade ve diğer bilgiler kambiyo hukuku bakımından güçlü bir görünüm oluşturur.
Bu nedenle borçlu, yalnızca “ben boş senet imzaladım” diyerek sorumluluktan kurtulamaz. Boş senedin hangi şartlarla verildiğini ve hangi şartlara aykırı doldurulduğunu ortaya koymalıdır.
Uygulamada bu tür uyuşmazlıklarda şu deliller önem taşır:
- Taraflar arasında düzenlenen sözleşme,
- Senedin teminat amacıyla verildiğini gösteren belge,
- WhatsApp, e-posta veya SMS yazışmaları,
- Banka dekontları,
- Faturalar,
- Teslim tutanakları,
- Cari hesap ekstresi,
- İhtarname ve cevapları,
- Taraflar arasındaki mutabakat metinleri,
- Senedin verildiği tarihteki borç miktarını gösteren ticari kayıtlar.
Özellikle yazılı delil bulunması, açık bono savunmasının başarı ihtimalini ciddi biçimde artırır.
Açık Bono Kambiyo Takibine Konulabilir mi?
Açık bono sonradan doldurulmuş ve bono zorunlu unsurlarını taşıyacak hâle getirilmişse, alacaklı bu bonoya dayanarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatabilir. Senedin açık bono olarak verilmiş olması, tek başına kambiyo takibini engellemez.
Ancak borçlu, senedin kambiyo vasfını taşımadığını, zorunlu unsurların eksik olduğunu, imzanın kendisine ait olmadığını, senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu veya alacaklının kötü niyetli olduğunu ileri sürebilir. Bu savunmaların hangi usulde, hangi sürede ve hangi delillerle ileri sürüleceği somut takip türüne göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Kambiyo takiplerinde süreler kısa olduğundan, ödeme emri tebliğ edilen borçlunun derhâl senet aslını, ödeme emrini, takip talebini ve taraflar arasındaki temel ilişki belgelerini incelemesi gerekir.
Açık Bono Teminat Senedi Olarak Verilmişse Ne Olur?
Açık bonoların önemli bir kısmı teminat amacıyla verilir. Örneğin bir sözleşmenin ifasını sağlamak, kira borçlarını güvence altına almak, mal tesliminden doğabilecek zararı karşılamak veya ticari borcun ödenmesini garanti altına almak için açık bono alınabilir.
Ancak bir bononun teminat amacıyla verilmiş olması, tek başına o bonoyu geçersiz yapmaz. Burada önemli olan, senedin hangi borcun teminatı olduğu, hangi şartlarda doldurulacağı, hangi durumda tahsile konulacağı ve hangi durumda iade edileceğinin açık şekilde belirlenmesidir.
Eğer teminat senedi üzerinde “teminat içindir” gibi bir ibare varsa, bu ibarenin senedin kambiyo vasfına etkisi somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Senet metni kayıtsız ve şartsız ödeme vaadini ortadan kaldıracak şekilde düzenlenmişse, bononun kambiyo vasfı tartışmalı hâle gelebilir. Ancak teminat ilişkisi yalnızca taraflar arasındaki ayrı bir sözleşmeden anlaşılıyorsa, bu durum her zaman kambiyo takibini kendiliğinden engellemez.
Bu nedenle teminat amacıyla açık bono verilecekse, ayrı bir teminat sözleşmesi yapılmalı ve senedin hangi şartlarda kullanılabileceği açıkça yazılmalıdır.
Açık Bono Veren Kişi Nelere Dikkat Etmelidir?
Açık bono vermek, ciddi hukuki ve mali riskler doğurabilir. Bu nedenle açık bono düzenleyen kişi aşağıdaki hususlara özellikle dikkat etmelidir:
Senet mümkün olduğunca boş bırakılmamalıdır.
Bedel, vade, lehtar ve düzenleme tarihi açıkça yazılmalıdır.
Senedin teminat amacıyla verildiği ayrı bir yazılı sözleşmede belirtilmelidir.
Boş bırakılan alanların nasıl doldurulacağı yazılı olarak kararlaştırılmalıdır.
Senet teslim edilirken bir teslim tutanağı düzenlenmelidir.
Senedin fotokopisi veya görseli saklanmalıdır.
Ödeme yapıldığında mutlaka senedin iadesi istenmeli veya iptal edildiğine dair yazılı belge alınmalıdır.
Banka ödemeleri açıklamalı yapılmalıdır.
Ticari ilişkilerde cari hesap kayıtları düzenli tutulmalıdır.
Bu tedbirler alınmadığında, açık bono ileride çok daha yüksek bedellerle doldurulabilir ve borçlu ağır bir ispat yüküyle karşı karşıya kalabilir.
Açık Bono Alan Kişi Nelere Dikkat Etmelidir?
Açık bono alan kişinin de dikkatli davranması gerekir. Çünkü senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiası ileride ciddi uyuşmazlık doğurabilir.
Bu nedenle açık bono alan kişi, senedin neden alındığını, hangi borcu güvence altına aldığını, hangi bedelle ve hangi vadeyle doldurulacağını yazılı olarak belirlemelidir. Özellikle ticari ilişkilerde sözleşme, fatura, teslim tutanağı, cari hesap kayıtları ve yazışmalar düzenli tutulmalıdır.
Açık bono daha sonra ciro edilecekse, senedin tedavül süreci de ayrıca önem taşır. Kötü niyet veya ağır kusur iddialarına muhatap olmamak için senedin edinilme nedeni, ödeme ilişkisi ve devrin hukuki dayanağı açık olmalıdır.
Açık Bononun Sonradan Doldurulması Suç Oluşturur mu?
Açık bononun sonradan doldurulması her zaman suç oluşturmaz. Çünkü açık bono, zaten belirli alanların sonradan doldurulması amacıyla verilmiş olabilir. Ancak senet, taraflar arasındaki anlaşmaya açıkça aykırı şekilde doldurulmuşsa; örneğin bedel haksız biçimde artırılmış, vade değiştirilmiş, lehtar farklı yazılmış veya senet amacı dışında kullanılmışsa, somut olayın özelliklerine göre hukuki ve cezai sorumluluk tartışması gündeme gelebilir.
Bu tür durumlarda yalnızca ceza hukuku açısından değil, icra hukuku, ticaret hukuku ve borçlar hukuku açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Özellikle senedin hangi tarihte verildiği, hangi amaçla teslim edildiği, kimin tarafından doldurulduğu, alacak miktarının ne olduğu ve taraflar arasında hangi yazılı belgelerin bulunduğu önemlidir.
Açık Bono Geçersiz midir?
Açık bono, sırf boş olarak imzalandığı veya sonradan doldurulduğu için geçersiz değildir. Hukuken asıl mesele, bononun taraflar arasındaki anlaşmaya uygun doldurulup doldurulmadığıdır.
Eğer açık bono anlaşmaya uygun şekilde doldurulmuşsa ve bono zorunlu unsurlarını taşıyorsa, geçerli bir kambiyo senedi olarak sonuç doğurabilir. Buna karşılık senet anlaşmaya aykırı doldurulmuşsa, borçlu bu aykırılığı ileri sürebilir. Ancak senet üçüncü kişiye geçmişse, bu iddianın hamile karşı ileri sürülebilmesi için hamilin kötü niyeti veya ağır kusuru gibi ayrıca değerlendirilmesi gereken koşullar gündeme gelir.
Dolayısıyla açık bono bakımından genel bir “geçerlidir” veya “geçersizdir” cevabı vermek doğru değildir. Her olayda senedin düzenlenme biçimi, taraflar arasındaki anlaşma, senedin kimde olduğu, ciro edilip edilmediği ve mevcut deliller birlikte incelenmelidir.
Sonuç
Açık bono, bazı bölümleri boş bırakılarak imzalanan ve sonradan doldurulması öngörülen bonodur. Türk Ticaret Kanunu sistemi, açık bonoyu baştan geçersiz kabul etmemekte; aksine bu tür senetlerin sonradan doldurulabileceğini kabul etmektedir. Ancak doldurma işleminin taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olması gerekir.
Açık bononun sonradan doldurulması kural olarak hukuken geçerlidir. Fakat senet anlaşmaya aykırı şekilde doldurulmuşsa, borçlu bu hususu ileri sürebilir. Ne var ki bu iddianın ispatı çoğu zaman borçluya düşer ve senet üçüncü kişiye devredilmişse hamilin kötü niyeti veya ağır kusuru ayrıca tartışılmalıdır.
Bu nedenle açık bono hem veren hem de alan kişi açısından dikkatle kullanılmalıdır. Boş senet imzalamak, ileride yüksek bedelli kambiyo takiplerine, banka hesaplarına haciz konulmasına ve ciddi mali sorumluluklara yol açabilir. Açık bono alınması gerekiyorsa, senedin hangi amaçla verildiği, hangi bedelle doldurulacağı, hangi vadede kullanılacağı ve hangi şartlarda iade edileceği mutlaka yazılı belgelerle güvence altına alınmalıdır.