Ticaret Mahkemesinde Kesin Kararlar: Hangi Kararlar İstinaf ve Temyize Kapalıdır? Parasal Sınırlar Nelerdir?(2026)
Ticaret Mahkemesinde Kesin Kararlar: Hangi Kararlar İstinaf ve Temyize Kapalıdır? Parasal Sınırlar Nelerdir?(2026)
1) “Kesin karar” ne demektir?
Ticari yargılamada “kesin karar” kavramı çoğu zaman “kesinleşmiş karar” ile karıştırılır. Oysa bunlar farklıdır:
-
Kesin karar: Olağan kanun yollarına (istinaf/temyiz) kanunen kapalı karardır.
-
Kesinleşme: Karara karşı başvuru süresinin dolması veya başvuruların tüketilmesi sonucudur.
-
Kesin hüküm: Aynı taraflar arasında aynı konu ve sebebe dayalı yeni bir davayı engelleyen maddi anlamda bağlayıcılıktır.
Ticari uyuşmazlıklarda en sık karıştırılan kavramlardan biri “kesin karar”dır. Uygulamada kesin karar, kural olarak olağan kanun yollarına (istinaf ve/veya temyiz) kapalı olan karar anlamına gelir. Bu kapanma iki şekilde ortaya çıkar:
-
Parasal kesinlik sınırı nedeniyle (uyuşmazlığın miktarı/değeri belli eşiğin altında kaldığı için),
-
Kanunun açıkça “karar kesindir” dediği özel hâller nedeniyle.
Bu noktada üç kavramı ayırmak gerekir:
-
Kesin karar: İstinaf/temyiz yolu kanunen kapalıdır.
-
Kesinleşme: Karara karşı başvuru süresi dolmuş ya da başvurular tüketilmiştir; karar artık “kesinleşmiştir”. (Kesin karar çoğu zaman kısa sürede kesinleşir; ancak kesin karar ile kesinleşme aynı şey değildir.)
-
Kesin hüküm (res judicata): Aynı taraflar arasında aynı konu ve sebebe ilişkin davanın yeniden açılamaması sonucunu doğuran, maddi anlamda kesinliktir.
2) Ticaret mahkemesinde kararların kanun yolu rejimi
Asliye ticaret mahkemesi, ticari davalarda genel olarak HMK sistemine tabidir: ilk derece kararları için istinaf (Bölge Adliye Mahkemesi), istinaf kararları için de şartları varsa temyiz (Yargıtay) gündeme gelir.
Ancak iki kritik filtre vardır:
-
Parasal kesinlik sınırları (istinaf ve temyizde “miktar/değer” eşiği),
-
Kanun yolu kapalı kararlar listesi (kanunun bazı karar türleri için temyizi/istinafı kapatması).
Ayrıca, ticaret mahkemesi birçok uyuşmazlıkta Türkiye’de şirketler hukukuna ilişkin özel kuralları da uygular; bazı şirket içi çekişmelerde kanun, bilinçli olarak hızlı ve tek aşamalı bir yargısal denetim öngörmüştür (aşağıda örnekleri var).
3) Parasal kesinlik sınırları: Ticari davalarda “en yaygın kesinlik nedeni”
3.1 İstinaf kesinlik sınırı (2026)
Kural basittir: Davanın miktarı/değeri istinaf kesinlik sınırını geçmiyorsa, ilk derece kararı istinafa götürülemez ve “kesin” nitelik kazanır.
2026 yılı için HMK istinaf kesinlik sınırının 50.000 TL olarak uygulandığı belirtilmektedir.
3.2 Temyiz kesinlik sınırı (2026)
İstinaftan geçen dosyalarda bir de temyiz filtresi vardır. Temyizde de parasal kesinlik uygulanır: uyuşmazlığın değeri veya karardaki temyize konu miktar, temyiz kesinlik sınırının altında kalıyorsa temyiz yolu kapalıdır.
2026 yılı için HMK temyiz kesinlik sınırı uygulamada 682.000 TL olarak hesaplanıp uygulanmaktadır.
3.3 Bu sınırlar neden her yıl değişiyor?
Parasal sınırlar, yeniden değerleme oranı mekanizmasıyla güncellenir. 2025 yılı yeniden değerleme oranının %25,49 olarak ilan edildiği; buna bağlı birçok maktu/parasal tutarın güncellendiği görülmektedir.
Bu teknik detay, pratikte şu anlama gelir: Her takvim yılında istinaf/temyiz eşikleri artabilir; bu yüzden “geçen yıl temyiz edilebilen” bir uyuşmazlık, bu yıl aynı miktarla temyize kapalı hale gelebilir.
3.4 Hangi tarih esas alınır: dava tarihi mi, hüküm tarihi mi?
Bu başlık, son yılların en kritik tartışmasıydı. Anayasa Mahkemesi, parasal sınırların uygulanmasında hüküm tarihini esas alan kuralın hak arama özgürlüğü bakımından sorun doğurabileceğini değerlendirerek iptal yönünde kamuoyuna açıklama yapmıştır.
Sonrasında mevzuat değişikliği ve uygulama tartışmalarıyla birlikte, güncel değerlendirmelerde “dava tarihi esastır” yaklaşımının öne çıktığı; yani parasal sınırın, davanın açıldığı tarihteki limitlere göre değerlendirilmesi gerektiğinin savunulduğu görülmektedir.
4) Parasal kesinlikte “miktar/değer” nasıl belirlenir?
Ticari davalarda sınırın uygulanmasında en çok hata yapılan yer “hangi tutara bakılacağı”dır. Genel çerçeve şöyle düşünülmelidir:
-
Alacak/itirazın iptali/menfi tespit gibi parasal davalarda: Talep sonucunun parasal karşılığı önemlidir.
-
Kısmi dava varsa: Sadece dava edilen kısım mı, yoksa alacağın tamamı mı? (Bu soru, özellikle kanun yolu değerlendirmesinde kritik olabilir.)
-
Birden çok talep varsa: Taleplerin yığılması, asıl–fer’i taleplerin ayrımı, manevi tazminatın sınır hesabına etkisi gibi ayrıntılar dosyadan dosyaya değişir.
-
Kanun yolu incelemesinde, temyiz/istinaf mercilerinin “kesinlik” nedeniyle başvuruyu usulden reddetmesi mümkündür; bu durumda emek ve zaman kaybı yaşanır. Temyizde kesinlik nedeniyle ret uygulamasına dair örnek içtihat ve değerlendirmeler mevcuttur.
5) Kanunun açıkça “kesindir” dediği ticaret mahkemesi kararları
Parasal sınırlar dışında, özellikle şirketler hukukunda ticari hayatın hızını korumak için kanun koyucu bazı kararları tek dereceli tasarlamıştır. Burada amaç, uzun kanun yolu süreçleriyle şirket yönetiminin kilitlenmesini önlemektir.
Aşağıdaki örnekler, asliye ticaret mahkemesinin görev alanında olup kanunda “karar kesindir” şeklinde düzenlenen başlıca hallerdendir (tam liste değildir; en sık karşılaşılanlar seçilmiştir):
5.1 Yönetim kurulu üyesinin bilgi alma ve inceleme hakkı uyuşmazlığı
Yönetim kurulu üyesinin bilgi alma/inceleme talebi reddedilirse, mahkemeye başvuru mekanizması öngörülmüş; mahkemenin bu başvuru üzerine verdiği karar için kesinlik vurgusu yapılmıştır.
Pratik etkisi: Şirket içi krizlerde “hızlı yargısal müdahale” sağlanır; konu yıllarca kanun yolu aşamalarında sürüncemede kalmaz.
5.2 Genel kurulu toplantıya çağrı konusunda mahkemenin izni