10.1 ÖLDÜRMEYE KALKIŞMAK SAVUNMA DİLEKÇESİ
İSTANBUL 145. AĞIR CEZA MAHKEMESİNE
DOSYA NO : ……/…….E
SANIK : SS.(TCKN:…….)
ADRES :
MÜDAFİİ : Av. S.Y-UETS
KONUSU : Esasa ilişkin savunmalarımızdır.
AÇIKLAMALAR
1)OLAY ÖZETİ
Müvekkil hakkında yürütülen soruşturma kapsamında düzenlenen iddianame ve iddia makamının esas hakkındaki mütalaasına göre; …/…/20… tarihinde … ilinde/ilçesinde taraflar arasında daha önceden mevcut olan husumet nedeniyle sözlü tartışma yaşandığı, tartışmanın mağdurun haksız ve saldırgan tutumları sonucu aniden fiziki bir boyuta ulaştığı ileri sürülmüştür. İddia makamı, olay sırasında müvekkilin mağdura yönelik gerçekleştirdiği fiillerin hayati tehlike yaratacak nitelikte olduğu iddiasıyla eylemin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğunu ileri sürmektedir. Olayın hemen ardından kolluk kuvvetleri tarafından müdahale edilmiş, tarafların beyanları alınmış, mağdur hastaneye sevk edilerek adli muayeneden geçirilmiş ve düzenlenen adli rapor dosyaya sunulmuştur. Müvekkil, kolluk ve savcılık aşamasında verdiği ifadelerinde olayın mağdurun haksız saldırısı ile başladığını, kendisine yönelen bu saldırıyı bertaraf etmek amacıyla ve savunma sınırları içerisinde hareket ettiğini, mağdurun hayatına yönelik herhangi bir kastının bulunmadığını açıkça beyan etmiştir.
Buna rağmen iddia makamı, Müvekkil sanık hakkında öldürmeye kalkışmak ve 5237 sayılı yasaya muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
.
2)MÜVEKKIL SANIK SUÇU AĞIR TAHRIK ALTINDA IŞLEMIŞTIR.
Müştekilerden E.E. müvekkilin teyzesi TT ile akli dengesinin bozuk olmasından yararlanarak birden çok kez ilişkiye girmiş ve elindeki paralarını almıştır. Bu durum etrafta duyulmuş ve söylentiler çıkmasına sebep olmuştur. Hem ailesinde hem de çevrede konuşulanlar müvekkil sanığın üzerinde bir baskı oluşturmuş ve gururunu kırmıştır. Müşteki E.E.’nin bu kötü muamelelerinden dolayı müvekkil kendisiyle konuşmaya çalışmışsa da bir sonuç alınamamıştır. Yine çevreden bu yaşananlarla ilgili duyduklarından rencide olan ve gururu kırılan müvekkil sanık istemediği halde olayların meydana gelmesine sebep olmuştur.
Müvekkil sanığın suçu ağır tahrik altında, duyduğu büyük üzüntü ve sıkıntı içinde işlediği şüphesizdir.
3)OLAYDA ÖLDÜRME KASTI MEVCUT DEĞILDIR.
Müvekkil öldürmeye teşebbüs suçundan yargılanmaktadır. Oysa ki Her ne kadar suç ateşli silahla işlenmişse de öldürme kastıyla ateş edilmemiştir. Silahın kullanış şekli, isabet alınan bölge, darbe adedi ve şiddeti, failin suçtan önceki ve sonraki davranışları, aradaki husumet gibi
ölçütlere dikkat edilmelidir. Olayda müşteki ile konuşmaya çalışmışsa da küfür ederek üzerine gelindiğinden ve müştekinin elini beline atmasından dolayı kendini koruma kastıyla silahını çekmiştir. Üstelik öldürme kastı ile hareket edilmiş olsaydı öldürücü bölgeye ve birden fazla kere ateş edilebilecekken yere ayaklarının dibine doğru caydırma amaçlı ateş edilmiştir. Bu da tamamen kendini korumak ve caydırmak amaçlıdır. Müvekkil sanık müşteki ile konuşmaya
çalışmış ancak başarılı olamamıştır. Kendisinin bu yaklaşımı öldürme saikiyle hareket etmediğini göstermektedir. Yine öldürme kastıyla öldürücü bölgelere değil yere ayaklarına doğru ateş etmiştir. Oysa öldürme kastı olsa birden fazla kere öldürücü bölgelere ateş edilmes gerekirdi. Diğer müşteki E.S ise olay esnasında koşarak elinde bir şey olduğu halde yaklaşırken görmesi üzerine ve yine kalabalık bir şekilde insanların ellerinde sopalarla üzerine doğru
geldiğini görmesi sebebiyle kendini korumak ve yaklaşmalarını önlemek ve kendilerinden kaçabilmek amacıyla o yöne de yere doğru ateş etmiştir. Her iki müştekinin de yaralandığını daha sonradan öğrenmiş ateş ettiğinde isabet ettiğini bile düşünmemiştir.
Açıklanmaya çalışıldığı gibi müvekkil sanık öldürme kastıyla hareket etmemiş, ağır tahrik sonucu meydana gelen olayda kendini korumak ve caydırmak amacıyla hareket etmiştir. Tüm bu ifadeler ışığında TCK m 21/1 Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır unsuruna
uygun karar verilmesi gerekmektedir. Bu hükümlere göre; kasten öldürmeye teşebbüs suçunun oluşabilmesi için, failin mağdurun yaşamını sona erdirmeye yönelik doğrudan ya da en azından olası kastla hareket ettiğinin somut, kesin ve tereddüde yer vermeyecek delillerle ispatlanması zorunludur.
4) MEŞRU MÜDAFAA ŞARTLARI GERÇEKLEŞMİŞTİR
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 25. maddesi uyarınca: “Gerek kendisine gerek başkasına yönelmiş haksız saldırıyı o anda, saldırı ile orantılı biçimde
defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.”
Somut olayda, dosya kapsamındaki beyanlar ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; olayın mağdurun haksız ve ani saldırısı ile başladığı, müvekkilin bu saldırıyı bertaraf etmek amacıyla ve içinde bulunduğu zorunlu durumun etkisiyle hareket ettiği açıkça anlaşılmaktadır. Müvekkilin eylemi, saldırıyı sona erdirmeye yönelik olup mağdurun hayatına son verme iradesini yansıtan bir öldürme kastı taşımamaktadır. Müvekkilin eylemi, saldırının devam ettiği anda ve saldırının ağırlığı ile orantılı şekilde gerçekleşmiş olup, savunma sınırları içerisinde kalmıştır. Bu nedenle müvekkilin fiili meşru müdafaa kapsamında değerlendirilmelidir. Meşru müdafaa şartlarının oluştuğu hâllerde fail hakkında ceza verilmesine yer olmadığı açıktır. Kaldı ki Mahkemece meşru müdafaanın sınırlarının aşıldığı kanaatine varılsa dahi, bu aşmanın heyecan, korku veya telaş hâliyle gerçekleştiği dikkate alınarak sanık lehine değerlendirme yapılması gerekmektedir.
DELİLLER
• Sanık savunmaları
(Kolluk, savcılık ve mahkeme huzurunda alınan tüm ifadeler)
• Mağdur beyanları
(Soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan ifadeler)
• Tanık beyanları
• Adli Tıp Kurumu raporları ve hastane kayıtları
• Olay yeri inceleme tutanakları ve fotoğrafları
• Kamera kayıtları (varsa)
• Kolluk tutanakları ve fezleke
• Keşif tutanağı ve bilirkişi raporları
• Telefon kayıtları / HTS dökümleri (varsa)
• Yargıtay içtihatları
• Her türlü yasal delil
SONUÇ VE İSTEM :
Belirtilen ve re’sen gözetilecek hususlar doğrultusunda
1. müvekkil üzerine atılan suçu işlemediğinden bu suçtan BERAATINE KARAR VERILMESINi arz ve talep ederiz.
Sanık Müdafii
Av. S.Y