Single Blog Title

This is a single blog caption

Sebepsiz Zenginleşme Nedir? (TBK 77–82)

Sebepsiz Zenginleşme (TBK 77–82): Şartları, İade Kapsamı ve Uygulamada En Sık Hatalar

Günlük hayatta “yanlış hesaba para gönderdim”, “geçersiz sözleşmeye göre ödeme yaptım”, “iş yapılmadı ama ücret ödendi”, “bir başkasının malvarlığı benim zararımı karşılıksız büyüttü” gibi uyuşmazlıklar sık görülür. Bu tür olaylarda, ortada geçerli bir sözleşme veya haksız fiil sorumluluğu her zaman kurulamayabilir. İşte bu boşluğu dolduran temel borç kaynağı sebepsiz zenginleşmedir.

Türk Borçlar Kanununda, sebepsiz zenginleşme TBK 77–82 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kanunun mantığı basittir: Bir kişi haklı bir sebep olmaksızın başka bir kişinin malvarlığından veya emeğinden zenginleşmişse, bu zenginleşmeyi iade etmekle yükümlüdür. Bu kurum, “haksız kazanç – karşılıksız kayıp” dengesini düzeltmeyi amaçlar.

Aşağıda sebepsiz zenginleşmenin şartlarını, iade borcunun sınırlarını, geri istenemeyecek haller ile zamanaşımını; uygulamada en çok karşılaşılan senaryolar üzerinden açıklıyorum.


1) Sebepsiz Zenginleşme Nedir?

Sebepsiz zenginleşme, bir kişinin malvarlığında artış meydana gelirken, diğer kişinin malvarlığında azalma veya emek kaybı oluşması ve bu artışın haklı bir hukuki sebebe dayanmaması halidir. Kanun, özellikle zenginleşmenin geçersiz bir sebebe dayanması, henüz gerçekleşmemiş bir sebep üzerine yapılması veya sonradan ortadan kalkmış bir sebebe dayanması hallerini tipik örnek olarak vurgular.


2) Sebepsiz Zenginleşmenin Şartları

A) Zenginleşme (malvarlığında artış)

Zenginleşme yalnızca para girişi değildir. Borcun silinmesi, bir hakkın kazanılması, bir yükten kurtulma veya bir masrafın başkası tarafından karşılanması da zenginleşme sayılabilir. Örneğin, üçüncü kişinin sizin borcunuzu yanlışlıkla ödemesi, borçlu yönünden bir “yükten kurtulma” şeklinde zenginleşme yaratır.

B) Fakirleşme (malvarlığında azalma / emekten doğan kayıp)

Karşı tarafta malvarlığı azalması olmalıdır. Bu, para çıkışı olabileceği gibi, karşılıksız iş görme (emeğin karşılığının alınmaması) şeklinde de ortaya çıkabilir. Kanun metninde “malvarlığı veya emek” vurgusu bu sebeple önemlidir.

C) İlliyet (bağlantı)

Zenginleşme, karşı tarafın fakirleşmesinden kaynaklanmalıdır. İki olgunun aynı anda bulunması yetmez; aralarında ekonomik/hukuki bağ kurulmalıdır. Örneğin, sizin yanlışlıkla A’ya ödeme yapmanız A’yı zenginleştirirken sizi fakirleştirir; bağlantı nettir.

D) Haklı sebebin bulunmaması

En kritik unsur budur. Hukuki sebep; sözleşme, kanun, mahkeme kararı, bağış gibi bir dayanak olabilir. Bu dayanak yoksa veya sonradan ortadan kalkmışsa “sebepsizlik” doğar.


3) Uygulamada Sebepsizlik Halleri: En Sık 4 Senaryo

1) Geçersiz sözleşmeye dayanarak yapılan ödeme

Şekle aykırılık, ehliyetsizlik, yetkisiz temsil, emredici hükme aykırılık gibi nedenlerle sözleşme geçersizse; buna dayanarak yapılan edimler çoğu kez sebepsiz zenginleşme hükümleriyle iade gündemine gelir (somut olayın özellikleri saklı).

2) Henüz gerçekleşmemiş sebep (beklenen iş/şart gerçekleşmedi)

Örneğin, “iş başlayınca avans” diye ödeme yapılır; iş hiç başlamaz. Sebep gerçekleşmediğinden iade talebi doğar. Kanunun “gerçekleşmemiş sebep” vurgusu bu alanı kapsar.

3) Sona ermiş sebep (sonradan ortadan kalkma)

Sözleşmeden dönme, fesih, iptal gibi hallerde; daha önce geçerli olan sebep sonradan ortadan kalkar ve edimlerin iadesi gündeme gelir. Kanun “sona ermiş sebep” ifadesiyle bu durumu açıkça işaret eder.

4) Borçlanılmamış edimin ifası (yanlış ödeme)

TBK 78, borç olmadığı halde yapılan ifanın geri istenebilmesi için, ödeyenin kendisini borçlu sanarak ödeme yaptığını ispatlamasını öngörür.
Ancak aynı madde, zamanaşımına uğramış borcun ifası veya ahlaki ödevin yerine getirilmesi nedeniyle doğan zenginleşmelerin geri istenemeyeceğini de düzenler. Bu, “bilerek ödeme” ile “yanlışlıkla ödeme” ayrımını pratikte çok önemli hale getirir.


4) Sebepsiz Zenginleşme “Tali” mi? Yargıtay Uygulamasında Dikkat

Uygulamada sık yapılan hata: Ortada sözleşmesel ilişki varken doğrudan sebepsiz zenginleşmeye dayanmak. Yargıtay kararlarında, taraflar arasındaki malvarlığı kaymasının geçerli bir sözleşmeye dayanması halinde “sebepsizlik”ten söz edilemeyeceği; sebepsiz zenginleşmenin çoğu olayda ikincil bir başvuru yolu olduğu yönünde değerlendirmeler görülür.
Bu nedenle dilekçe kurgusunda önce asli hukuki sebep (sözleşme/haksız fiil/vekaletsiz iş görme vb.) netleştirilmeli; sebepsiz zenginleşme iddiası somut olayda gerçekten “sebepsiz” bir kayma bulunuyorsa ileri sürülmelidir.


5) İadenin Kapsamı: Ne Kadar ve Nasıl Geri Verilir?

TBK 79, iade borcunu “zenginleşenin elinde kalan” ölçüye bağlar: Zenginleşen, iade anında elinden çıkmış olduğunu ispat ettiği kısım dışında kalan zenginleşmeyi geri verir.
Ancak zenginleşen kötü niyetle elden çıkarmışsa veya ileride iade yükümlülüğünü öngörmesi gerekiyorsa, sorumluluk genişler ve zenginleşmenin tamamından sorumlu tutulabilir.

Giderler (masraflar) nasıl hesaplanır?

TBK 80, iyi niyetli zenginleşenin zorunlu ve yararlı giderleri talep edebileceğini; kötü niyetli zenginleşenin ise zorunlu giderler ve yararlı giderlerden yalnızca iade anındaki değer artışı kadarını isteyebileceğini düzenler.
Bu hüküm özellikle “başkasının taşınmazına/işine harcama yapma” türü uyuşmazlıklarda kritik rol oynar.


6) Geri İstenememe Hali: Hukuka/Ahlaka Aykırı Amaçla Verilen Şey

TBK 81’e göre, hukuka veya ahlaka aykırı bir sonucun gerçekleşmesi amacıyla verilen şey geri istenemez.
Uygulamada bu hüküm, “yasak iş”, “rüşvet benzeri menfaat” veya açıkça ahlaka aykırı anlaşmalar kapsamında tartışılır. Kanun, ayrıca hâkime bu şeyin Devlete mal edilmesine karar verme imkânı da tanır.


7) Zamanaşımı: 2 Yıl / 10 Yıl Kuralı (TBK 82)

Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı:

  • Hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl,

  • Her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Ek olarak TBK 82, zenginleşmenin zenginleşen lehine bir alacak hakkı kazanılması suretiyle gerçekleştiği durumlarda, istem hakkı zamanaşımına uğrasa bile diğer tarafın her zaman “ifa etmeme” savunmasını ileri sürebileceğini kabul eder.
Bu detay, özellikle “alacak devri/mahsubu/hatalı kayıt” kaynaklı dosyalarda stratejik önem taşır.


Sonuç

Sebepsiz zenginleşme, TBK 77–82 ile sistematik şekilde düzenlenmiş; haklı sebep olmaksızın ortaya çıkan malvarlığı kaymalarını dengeleyen bir borç kaynağıdır. Uygulamada doğru sonuç için şu üç adım belirleyicidir:

  1. Zenginleşme–fakirleşme–bağlantı–sebepsizlik dörtlemesini somut delillerle kurmak,

  2. İade kapsamını TBK 79–80 çerçevesinde (iyi niyet/kötü niyet ve giderler) doğru hesaplamak,

  3. TBK 82’deki 2/10 yıllık zamanaşımı rejimine göre tarihlendirmeyi hatasız yapmak.

Leave a Reply

Call Now Button