Single Blog Title

This is a single blog caption

Estetik Ameliyatlarda Eser Sözleşmesi (TBK) Bağlantısı:Sonuç Taahhüdü, Ayıplı İfa, Aydınlatılmış Onam ve Tazminat

Estetik Ameliyatlarda Eser Sözleşmesi: “Güzelleştirme” Vaadi Hukuken Ne Anlama Gelir?

Estetik ameliyat uyuşmazlıklarında en kritik soru şudur: Hekim–hasta ilişkisi “vekâlet” mi, yoksa “eser sözleşmesi” mi? Bu nitelendirme; sonuç beklentisinin hukuki standardını, ispat rejimini, ayıplı ifa haklarını ve zamanaşımı sürelerini doğrudan etkiler.

Türk Borçlar Kanunu’nda eser sözleşmesi, yüklenicinin bir “eser meydana getirmeyi”, iş sahibinin de bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlanır. Estetik müdahalelerde “eser” fiziksel bir yapı değil; çoğu kez hastanın talep ettiği görünüm değişikliği/estetik sonuç olarak tartışılır. Yargıtay uygulamasında da özellikle salt güzelleştirme amaçlı estetik müdahalelerin, belirli bir sonuca yöneldiği ölçüde eser sözleşmesine yaklaştığı yönünde güçlü bir eğilim vardır.

Aşağıda, estetik ameliyat–eser sözleşmesi bağlantısını dava stratejisi ve sözleşme kurgusu açısından “dosyaya yarar” şekilde ele alıyorum.

1) Hekimlik sözleşmesi genel kuralda neden vekâlet, estetikte neden eser?

Klasik tedavi ilişkilerinde (hastalığın teşhis/tedavisi) hekim, çoğu zaman “sonucu garanti etmekten” ziyade özenli tıbbi faaliyet borcu üstlenir. Bu nedenle birçok uyuşmazlıkta hekimlik ilişkisi vekâlet hükümleriyle değerlendirilir; Yargıtay’ın özel hastane–hasta ilişkisini vekâlet çerçevesinde ele alan karar örnekleri de mevcuttur.

Ancak estetik ameliyat özellikle şu şartlarda farklılaşır:

  • Müdahalenin baskın amacı tedavi değil güzelleştirme ise,

  • Hasta “şu burun ucu, şu simetri, şu görünüm” gibi somut bir sonuç talep ediyor ve süreç bu hedefe göre planlanıyorsa,

  • Hekim/hastane tanıtım–ön görüşme–simülasyon–fotoğraf üzerinden sonuç beklentisini belirginleştiriyorsa,

uyuşmazlıkların önemli bir kısmında ilişki eser sözleşmesi ekseninde tartışılır ve Yargıtay’ın bu yönde kararları bulunmaktadır.

“Vekâlet = özen standardı” baskınken, “Eser = sonuca uygunluk” tartışması öne çıkar.

2) Eser sözleşmesi nitelendirmesinin en büyük etkisi: “ayıplı ifa” mekanizması

Eser sözleşmesinde iş sahibi, eserde ayıp varsa TBK m.475’te sayılan seçimlik haklara dayanabilir (olaya göre sözleşmeden dönme, bedelde indirim, ayıbın giderilmesi gibi).

Estetik ameliyatlara uyarladığımızda “ayıp” çoğu zaman şu iddialarla karşımıza çıkar:

  • Sonucun, kararlaştırılan/vaat edilen hedefe uygun olmaması (asimetriler, belirgin şekil bozukluğu, kalıcı deformite),

  • Sonucun tıbbi teknikle açıklanamayacak ölçüde özensizlik barındırması,

  • Planlanan işlem yapılmadan “oldu bitti”ye getirilmesi,

  • Revizyon ihtiyacının doğması ve bunun malzeme/teknik hatası ile ilişkisi.

Burada kritik nokta şu: Her memnuniyetsizlik “ayıp” değildir. Özellikle tıpta iyileşme sürecinin kişiye göre değişmesi, ödem, doku tepkisi, beklenmeyen komplikasyonlar gibi unsurlar nedeniyle, “ayıp” değerlendirmesi mutlaka tıbbi standart + aydınlatma + hedefin belirginliği üçlüsü içinde yapılır.

3) Zamanaşımı: Eser sözleşmesi mi, haksız fiil mi?

Eser sözleşmesinde ayıplı ifaya ilişkin zamanaşımı TBK m.478’de düzenlenir; taşınır nitelikteki eserlerde genel olarak 2 yıl, taşınmaz yapılarda 5 yıl, yüklenicinin ağır kusuru varsa 20 yıl gibi süreler öngörülür.

Estetik ameliyatta “teslim” ve “ayıbın ortaya çıkışı” çoğu kez zaman alır (iyileşme, dikişlerin oturması, nihai şeklin belirginleşmesi). Bu nedenle pratikte avukatlar çoğu zaman sözleşmesel sorumluluk + haksız fiil sorumluluğunu birlikte kurgular; deliller de buna göre toplanır (ameliyat raporları, fotoğraf serisi, epikriz, onam formları, yazışmalar, reklam içerikleri, simülasyon çıktıları).

4) Aydınlatılmış onam: Estetik dosyalarda “kilit delil”

Estetik cerrahide aydınlatma yükümlülüğü, sıradan tedavilere kıyasla daha da görünür hâle gelir; çünkü hasta çoğu zaman “zorunluluk” değil “tercih” ile müdahaleye gider.

  • Hasta Hakları düzenlemelerinde rızanın geçerliliği ve şekli, “baskı/aldatma/eksik bilgilendirme” gibi hâllerde rızanın sorunlu olabileceği çerçevesinde ele alınır.

  • Türk Tabipleri Birliği’nin meslek etiği metinlerinde de aydınlatılmış onam ve hastanın bilgilenme hakkı vurgulanır.

Onam formu tek başına “kurtarıcı kalkan” değildir. Özellikle estetik dosyalarda mahkemeler; onamın gerçekten anlaşılır verilip verilmediğine, komplikasyon ihtimalinin somut anlatılıp anlatılmadığına, “revizyon ihtimali ve maliyeti” gibi pratik kritiklerin konuşulup konuşulmadığına bakar. Bu yüzden sözleşme ve onam metni, birlikte ve tutarlı hazırlanmalıdır.

5) Revizyon (düzeltme ameliyatı) konusu: Sözleşmede net değilse dava konusu olur

Estetik operasyonlarda en çok uyuşmazlık çıkan başlıklardan biri revizyondur. Şunlar baştan yazılılaştırılmadığında, sonradan “ayıp–kusur–bedel” tartışması büyür:

  • Revizyon gerektirebilecek riskler (ödem, doku tepkisi, iyileşme asimetrisi),

  • Hangi durumda revizyonun ücretsiz sayılacağı,

  • Hangi durumda revizyonun ücretli olacağı (ör. hastanın önerilen bakımı yapmaması, iyileşme sürecini bozması),

  • Revizyonun kim tarafından ve hangi standarda göre yapılacağı.

Eser sözleşmesi mantığında, “ayıbın giderilmesi” hakkı TBK m.475 çerçevesinde gündeme gelebileceğinden, revizyon maddesi aslında ayıp yönetimi hükmüdür.

6) Özel hastane/klinik boyutu ve tüketici hukuku ihtimali

Özel hastane veya özel kliniklerde sunulan sağlık hizmetinin, bazı yönleriyle tüketici işlemi olarak değerlendirilip tüketici yargısı içinde ele alınabildiğine dair doktrinde ve uygulamada tartışmalar vardır; özel hastane “tam hastaneye kabul sözleşmesi” bağlamında tüketici hukuku değerlendirmeleri yapılmaktadır.

Bu nedenle dosyada şu ayrım pratikte önem kazanır:

  • Davalı taraf yalnız hekim mi, hastane/klinik de mi?

  • Ücretlendirme ve paket hizmet (ameliyat + yatış + malzeme) kimin üzerinden?

  • Reklam/taahhüt/ön bilgilendirme kimin tarafından yapıldı?

Görev–yetki tartışmasına girmeden önce somut ilişki doğru çözümlenmelidir; aksi hâlde dava “usulden” zaman kaybettirebilir.

7) Dava ve ispat stratejisi: Estetik dosyada kazanmayı belirleyen 7 delil

  1. Ön görüşme kayıtları: WhatsApp/e-posta, klinik mesajları, fiyat/vaat içerikleri

  2. Reklam ve tanıtım: “%100 sonuç”, “garantili”, “iz kalmaz” gibi iddialar

  3. Onam + aydınlatma seti: Tek sayfa imza değil; risk, alternatif, revizyon, iyileşme süresi

  4. Ameliyat raporu/epikriz: Ne yapıldı, hangi teknik kullanıldı, hangi malzeme takıldı

  5. Fotoğraf kronolojisi: Operasyon öncesi ve sonrası aynı açı/ışık standardıyla

  6. Bilirkişi incelemesi: Sorular net: “tıbbi standart”, “beklenen sonuç”, “ayıp/kusur” ayrımı

  7. Zarar kalemleri: Revizyon bedeli, iş gücü kaybı, tedavi gideri, manevi zarar, estetik kayıp


Sonuç:Estetik ameliyatlar “tıbbi müdahale” olmakla birlikte, güzelleştirme amaçlı ve belirli bir sonuca odaklı olduklarında TBK’daki eser sözleşmesi mantığıyla değerlendirilme ihtimali güçlenir. Bu nitelendirme; ayıplı ifa hakları (TBK m.475) ve zamanaşımı rejimi (TBK m.478) gibi çok somut sonuçlar doğurur. En kritik dosya noktası ise çoğu zaman aydınlatılmış onamın kapsamı ve beklentinin ne kadar “somut” kurulmuş olduğudur.

Leave a Reply

Call Now Button