Single Blog Title

This is a single blog caption

İmar Affından Yararlanacak Yapılar Nelerdir?

1. İmar Affı / İmar Barışı Neyi Amaçlıyor?

İmar affı, özünde iki taraflı bir uzlaşma denemesidir:

  • Bir tarafta; ruhsatsız, ruhsata aykırı, iskân alamamış, yıllardır fiilen kullanılan fakat hukuken “sorunlu” görünen yapılar,

  • Diğer tarafta; bu yapılarla ilgili yıkım kararları, para cezaları, elektrik–su bağlanamaması, kat mülkiyetine geçememe gibi idari sorunlarla uğraşan idareler.

Devlet, imar barışıyla şunu söyler:

“Belirli tarihten önce yapılmış olan ve imar mevzuatına aykırılığı bulunan yapını kayıt altına al, belirli bir bedel öde; ben de seninle olan idari uyuşmazlıklarımın önemli bir kısmını kapatayım.”

Bu çerçevede imar affı:

  • Yapıyı tamamen imara uygun hale getirmek anlamına gelmez,

  • İnşaat hakkını sınırsız ve süresiz genişletmez,

  • Binanın deprem açısından sağlam olduğu anlamına hiç gelmez.

Sadece, mevcut fiili durumun belirli sınırlar içinde kayıt altına alınması ve bazı idari yaptırımların yumuşatılması söz konusudur.


2. İmar Affından Yararlanacak Yapıların Ortak Özellikleri

İmar barışından yararlanıp Yapı Kayıt Belgesi alabilecek yapıların, genel olarak şu temel kriterleri sağlaması beklenir:

2.1. Belirli Tarihten Önce İnşa Edilmiş Olma

İmar barışına ilişkin kanun maddesinde; başvuruya konu yapının belirli bir tarihten önce fiilen yapılmış olması şartı aranır (2018’de yürürlüğe giren düzenlemede bu tarih 31.12.2017 olarak kabul edilmiştir).

Bu ne anlama gelir?

  • Yapı, o tarih itibarıyla fiilen var olmalıdır.

  • Sadece ruhsat alınmış olması yetmez, şantiye aşamasında kalan bir proje genellikle imar affına giremez.

  • En azından kaba inşaat seviyesine gelmiş, gövdesi ortaya çıkmış bir yapı olması beklenir.

Yeni imar affı tartışmalarında bu tarih ileriye taşınsa bile, mantık değişmeyecektir: Her zaman “belirli tarihten önce fiilen var olan yapı” aranacaktır.

2.2. Ruhsatsız veya Ruhsata Aykırı Olma

İmar affının ana hedefi, zaten sorunsuz ve ruhsata tam uygun binalar değildir. Kural olarak:

  • Hiç ruhsat alınmadan yapılmış yapılar,

  • Ruhsatlı olmakla birlikte ruhsata ve onaylı projeye aykırı inşa edilmiş yapılar,

  • Ruhsatı olup iskan alamayan binalar,

imar affının doğal hedefidir.

Örnekler:

  • Hiç inşaat ruhsatı alınmadan dikilen dört katlı apartman,

  • Ruhsatta 4 kat gözüktüğü hâlde 5 kat yapılan bina,

  • Balkonları kapatılıp odaya çevrilen, bahçesine kaçak mutfak eklenen konutlar,

  • Projeye uygun yapılmış ama iskân almadan kullanılan siteler, iş merkezleri…

Bu yapıların ortak noktası, imar mevzuatıyla aralarının bozuk olmasıdır. İmar affı da tam olarak bu “mevzuata aykırılık” durumunu belirli bir bedel karşılığında idari olarak tolere etmeyi konu alır.

2.3. Mülkiyet İlişkisinin Uygun Olması

İmar affından yararlanacak yapılar açısından arsa ile yapı malikinin ilişkisi son derece önemlidir.

Genel hatlarıyla:

  • Yapı, kendi arsası üzerinde yapılmışsa,

  • Hisseli parselde her bir hissedar kendi payı için başvurabiliyorsa,

  • Hazine veya belediye taşınmazı üzerinde ise, belirli istisnalar hariç başvuruya imkân varsa,

imar barışı kapsamında değerlendirilmesi daha kolaydır.

Buna karşılık:

  • Üçüncü bir kişiye ait arsayı kiralayıp üzerine izinsiz bina yapan kişi,

  • Arsa malikinin rızası dışında, işgalci sıfatıyla inşaat yapanlar,

çoğu durumda doğrudan imar affından yararlanamaz. Burada arsa maliki konumundaki kişinin iradesi ve başvurusu belirleyici olur.

2.4. Konum Bakımından Uygun Olma

İmar affı, ülke genelinde her bölge için aynı şekilde uygulanmaz. Bazı özel alanlarda –özellikle tarihi ve doğal sit statüsü güçlü bölgelerde– kapsamları daraltılmış veya tamamen dışarıda bırakılmış alanlar vardır.

Özetle:

  • Normal imar planı sınırları içinde kalan mahalle ve köylerdeki yapılar için imar affı uygulanabilirken,

  • Boğaziçi sahil şeridi, bazı tarihi bölgeler, kesinleşmiş planlarda sosyal donatı alanı olarak tahsisli Hazine yerleri gibi alanlarda Yapı Kayıt Belgesi verilmesi yasak veya çok sınırlıdır.

Dolayısıyla “imar affından yararlanacak yapılar” sorusuna cevap verirken “bu bina nerede?” sorusu da mutlaka sorulmalıdır.


3. İmar Affından Yararlanabilecek Yapı Türleri

Şimdi, soyut anlatımdan çıkıp günlük hayatta sıkça karşılaşılan yapı türleri üzerinden gidelim. Aşağıdaki başlıklar, uygulamada en çok başvuru yapılan ve imar barışından çoğu zaman faydalanabilen yapı türlerini örnekler.

3.1. Ruhsatsız Konut Binaları ve Apartmanlar

Türkiye’de imar affının en çok ilgi gördüğü grup şüphesiz ruhsatsız konut binalarıdır. Bunların başlıca özellikleri:

  • Binanın hiç ruhsatı yoktur,

  • Tamamen fiili kullanım söz konusudur,

  • Tapuda hâlâ “arsa” olarak gözüken taşınmaz üzerinde gerçekte 3–4 katlı bir apartman yükselmektedir,

  • Bağımsız bölümler yıllar içinde kat irtifakı olmadan alım–satıma konu olmuş olabilir (adi yazılı senetler, elden satışlar vb.).

Bu tür yapılarda:

  • Yapım tarihi ilgili tarihten önceyse,

  • Özel koruma alanı içinde değilse,

  • Üçüncü kişilerin mülkiyet hakkını ihlal etmiyorsa,

imar barışı kapsamında Yapı Kayıt Belgesi alınması mümkündür. Sonrasında, teknik şartlar sağlanırsa kat mülkiyetine geçiş yolu da açılabilir.

3.2. Ruhsata Aykırı Kat ve Eklenti İçeren Binalar

İkinci tip, ruhsatlı olmakla birlikte ruhsata ve projeye aykırılık içeren yapılardır. Örneğin:

  • Projeye göre 4 katlı olması gereken binanın fiili olarak 5 kat yapılması,

  • Çekme mesafesine tecavüz eden ek odalar, çıkmalar, kapalı otoparkın dükkâna çevrilmesi,

  • Balkonların PVC ile tamamen kapatılıp odaya dönüştürülmesi,

  • Projede depo veya sığınak görünen bodrum katın fiilen daire hâline getirilmesi.

Bu tür aykırılıklar, imar mevzuatına göre kaçak kısım olarak değerlendirilir. Ancak yapı genel olarak belirlenen tarihten önce inşa edilmiş ve konum/mülkiyet kriterleri uygunsa, bu fiili durum da imar barışı ile kayıt altına alınabilir.

3.3. İskân Alamamış Kat İrtifaklı Siteler ve Binalar

Uygulamada çok sık rastlanan bir diğer durum:

  • İnşaat ruhsatı alınmış,

  • Kat irtifakı kurulmuş, daireler satılmış,

  • Fakat yönetmeliklere tam uyulmaması, eksik imalat, otopark, yangın merdiveni vb. sebeplerle iskan alınamamış siteler.

Bu tür yapılarda maliklerin en büyük sıkıntısı, tapuda hâlâ “arsa payı karşılığı bağımsız bölüm” gibi görünmeleri ve kat mülkiyetine geçememeleridir.

İmar affı, bu tip binalar için bir “çıkış yolu” sunar:

  • Yapı Kayıt Belgesi alınarak fiili durum kayıt altına alınır,

  • Ortak alanlara ilişkin şartlar sağlanır, maliklerin muvafakati alınır,

  • Son aşamada cins değişikliği yapılarak kat mülkiyeti kurulabilir.

Dolayısıyla iskân sorunu yaşayan, ama yıllardır oturulan veya kullanılan binalar da imar affından yararlanacak yapılar arasındadır.

3.4. Gecekondular ve Tapu Tahsis Belgeli Yapılar

İmar hukukunda önemli bir başlık da gecekondulardır. Yıllardır çeşitli gecekondu bölgelerinde yaşayan vatandaşlar, çoğu zaman:

  • Tapusu olmayan veya net olmayan araziler üzerinde oturmakta,

  • Ellerinde sadece tapu tahsis belgesi veya belediyece verilmiş bazı idari belgeler bulunmaktadır.

İmar barışı düzenlemeleri, bu kesimi de kapsayacak şekilde kaleme alınmıştır. Şartlar sağlanıyorsa:

  • Gecekondu niteliğindeki konutlar için,

  • Tapu tahsis belgeli yapılar için,

Yapı Kayıt Belgesi alınması, sonrasında da arsa mülkiyetinin hukuken tamamlanması için ayrı bir idari/özelleştirme sürecinin önü açılabilmektedir.

3.5. Köyde Tarla Üzerinde Bağ Evi, Hobi Bahçesi Yapıları

Kırsal alanda, özellikle büyükşehir sınırları içine sonradan katılan köylerde sık gördüğümüz bir tablo şudur:

  • Tapuda “tarla” veya “bahçe” gözüken taşınmaz,

  • Üzerinde tek katlı, iki katlı bir bağ evi, hobi evi veya yazlık tarzı bir yapı bulunmaktadır,

  • Yapı ruhsatsızdır; çoğu zaman da belediye sınırları genişlemeden önce yapılmıştır.

Bu tür yapılarda, mülkiyet ve konum şartları uygunsa, imar affından yararlanma imkânı doğabilmektedir. Böylece:

  • Yıllardır fiilen kullanılan bu yapılar kayıt altına alınır,

  • Elektrik–su–yol gibi hizmetlerin alınmasında kolaylık sağlanır,

  • İleride imar planı geldiğinde, mülkiyet ve yapı statüsü daha güçlü hâle gelir.

3.6. Prefabrik, Konteyner ve Benzeri Hafif Yapılar

Özellikle sanayi bölgelerinde ve bazı kırsal alanlarda:

  • Depo, ofis veya konut amaçlı prefabrik yapılar,

  • Şantiye konteynerleri kalıcı konuta dönüştürülen alanlar,

  • Hafif çelik konstrüksiyon yapılar,

önemli bir paya sahiptir. Bu tip yapıların tamamı “geçici yapı” mantığıyla kurulsa da, zamanla kalıcılaşmakta ve imar açısından sorun yaratmaktadır.

Bu yapılar da:

  • İlgili tarihten önce inşa edilmişse,

  • Bulundukları yer bakımından özel yasaklı bölge statüsü yoksa,

  • Mülkiyet ilişkisi uygunsa,

imar affı kapsamında değerlendirilip Yapı Kayıt Belgesi alabilmektedir.

3.7. Güneş Enerjisi Santralleri (GES) ve Benzeri Enerji Tesisleri

Son yıllarda sıkça görülen bir başka örnek; tarla üzerine kurulan güneş enerjisi santralleri (GES) ve benzeri enerji tesisleridir. Bu tesisler bazen:

  • İmar planı yapılmadan,

  • Ruhsat süreçleri tam tamamlanmadan,

  • Sadece bağlantı anlaşmalarına dayanılarak kurulabilmektedir.

Bu durumda, enerji tesisi de teknik olarak ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapı konumuna düşer. İmar affı kapsamında, belirli şartlarla bu tesisler için de Yapı Kayıt Belgesi alınarak idari riskler azaltılabilir.

3.8. Sanayi Yapıları, Depolar ve Ticari İşyerleri

İmar affı sadece konutları değil, sanayi ve ticari yapıları da kapsayabilir. Örneğin:

  • Küçük sanayi sitelerinde ruhsatsız atölyeler,

  • Depo ve lojistik binaları,

  • Ruhsatsız veya iskânsız iş merkezleri, pasajlar, mağaza blokları,

  • Kaçak eklemelerle büyütülmüş dükkânlar.

Bu yapılarda imar affı:

  • Yıkım ve para cezası riskini azaltır,

  • Elektrik–su aboneliklerini yasal zemine oturtur,

  • İşletmelerin banka ve resmi kurumlar nezdindeki işlerini kolaylaştırır.

Tabii ki her bir dosya özelinde, çevre mevzuatı, iş sağlığı ve güvenliği, yangın yönetmeliği gibi pek çok başka astrüman da devreye girecektir.

3.9. Hazine veya Belediye Taşınmazı Üzerindeki Yapılar

Son olarak, Hazine ve belediyeye ait arsalar üzerine inşa edilmiş yapılar da imar affı bakımından özel bir başlık teşkil eder. Genel hatlarıyla:

  • Taşınmazın kamu hizmetine tahsis edilmemiş olması,

  • Sosyal donatı alanı olarak kesin tahsisli bir nitelik taşımaması,

  • Üzerindeki yapının belirlenen tarihten önce fiilen mevcut olması,

hâlinde, bu tür yapılar için de Yapı Kayıt Belgesi alınması ve sonrasında arsa satışının hak sahibine yapılması gündeme gelebilir.


4. İmar Affı Kapsamı Dışında Kalan Yapılar

İmar affından yararlanacak yapıları doğru tespit etmek için, kapsam dışı alanları da bilmek gerekir. Zira, bazı bölgeler ve yapı türleri için kanun koyucu açıkça “burada imar barışı olmaz” demiştir.

4.1. Boğaziçi, Tarihi Yarımada, Gelibolu Tarihi Alanı vb.

Belirli kanunlarda adı geçen ve ülkenin kültürel–doğal mirası açısından kritik görülen bazı alanlar, imar affı düzenlemelerinin dışındadır. Örneğin:

  • Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesinin belirli kesimleri,

  • İstanbul’un belirli tarihi bölgeleri,

  • Gelibolu Tarihi Alanı gibi özel alanlar,

çoğu durumda Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmesine kapalıdır. Bu bölgelerdeki kaçak yapılar için imar affı, diğer yerlere göre çok daha sınırlı, hatta çoğu zaman imkânsızdır.

4.2. Kesin Sosyal Donatı Olarak Tahsisli Alanlardaki Yapılar

İmar planlarında:

  • Okul, hastane, park, yeşil alan, yol, cami, sağlık tesisi gibi sosyal donatı alanı olarak belirlenmiş,

  • Ve Hazine veya belediyenin bu amaçla kesin tahsis yaptığı taşınmazlar üzerinde,

sonradan kaçak yapı yapılması hâlinde, bu yapılar genellikle imar affı kapsamına alınmaz. Çünkü burada sadece imar mevzuatı değil, kamu hizmetinin sürekliliği de söz konusudur.

4.3. Üçüncü Kişilere Ait Arsalar Üzerine Yapılan Yapılar

İmar affı ilgili düzenlemelerinde özellikle vurgulanan bir diğer sınır da şudur:

  • Başkasına ait özel mülkiyetteki arsa veya tarla üzerine,

  • Arsa sahibinin rızası olmaksızın, kiracı veya işgalci tarafından yapılan yapılar,

bakımından, doğrudan işgalci lehine Yapı Kayıt Belgesi verilmesi öngörülmemiştir. Burada esas hak sahibi, arsa malikidir. Dolayısıyla, imar affı başvurusunu da çoğu durumda malik sıfatıyla arsa sahibi yapmalıdır.

Bu ayrım, uygulamada özellikle gecekondular, kiralık arsalar ve tarla üzeri yapılar bakımından ciddi ihtilaflara yol açmaktadır.

4.4. İlgili Tarihten Sonra Yapılan Yeni Kaçak Yapılar

İmar affı düzenlemelerinde çizilen tarih sınırı, aslında “bundan sonra yapılan hiçbir kaçak yapı için bu affı kullanamazsın” mesajını da içerir. Bu sebeple:

  • Düzenlemenin öngördüğü tarihten sonra inşa edilen,

  • Yeni ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapılar,

kural olarak imar affından yararlanamaz. Bu durum, geleceğe yönelik caydırıcılık sağlamak için özellikle konulmuş bir koşuldur.


5. Yapı Kayıt Belgesinin Sağladığı Başlıca Avantajlar

Bir yapının imar affı kapsamına girmesi tek başına yeterli değildir; asıl önemli olan, bu kapsam sonucunda hangi somut hakların doğduğudur. Yapı Kayıt Belgesi’nin başlıca etkilerini kısaca şöyle özetleyebiliriz:

  1. Yıkım ve Para Cezası Riskinin Azalması
    Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapılarda, daha önce verilmiş yıkım kararları ve tahsil edilemeyen idari para cezaları, kural olarak hükümsüz hâle gelir. Bu da mülk sahibinin yıllardır süren “binam yıkılacak mı?” endişesini önemli ölçüde azaltır.

  2. Elektrik, Su, Doğalgaz Gibi Altyapı Hizmetlerine Erişim
    Pek çok kaçak yapıda, aboneliklerin alınamaması veya kaçak kullanım nedeniyle dava/ceza riski vardır. Yapı Kayıt Belgesi, bu yapıların ilgili yönetmeliklere uygun şekilde resmî abone olabilmesinin önünü açar.

  3. Cins Değişikliği ve Kat Mülkiyetine Geçiş İmkânı
    Arsa tapulu apartmanlarda en büyük sorun, tapu kayıtlarının fiili durumu yansıtmamasıdır. İmar affı ve Yapı Kayıt Belgesi sayesinde, şartları sağlayan yapılarda:

    • Tapudaki cins “arsa”dan “bina”ya çevrilebilir,

    • Kat mülkiyeti kurularak her bağımsız bölüme ayrı tapu alınabilir.

  4. Hazine Taşınmazı Üzerinde Mülkiyetin Tamamlanması
    Hazine veya belediye taşınmazı üzerine yapılmış yapılar için, uygulamada çoğu zaman taşınmazın hak sahibine rayiç bedelle satılması yolu açılır. Böylece hem arsa hem bina mülkiyeti tek elde toplanır, mülkiyet zinciri güçlenir.

  5. Bankacılık ve Ticari İşlemlerde Kolaylık
    Özellikle ticari ve sanayi yapılarında, Yapı Kayıt Belgesi ve ardından tesis edilen kat mülkiyeti:

    • Banka kredisi kullanma,

    • Rehin tesis etme,

    • Şirket değerlemesi yapma,

gibi işlemlerde ciddi avantaj sağlar.


6. Uygulamada Sık Sorulan Somut Örnekler

Vatandaşların ve müvekkillerin en çok merak ettiği birkaç örneği, soru–cevap mantığında ele alalım.

6.1. “Balkonumu Kapatıp Odaya Çevirdim, İmar Affından Yararlanır mı?”

Eğer:

  • Bina ilgili tarihten önce yapılmış,

  • Balkon kapatma işlemi de bu tarihten önce gerçekleştirilmiş,

  • Bina yasaklı bir bölgede yer almıyorsa,

bu tür projeye aykırılıklar genellikle imar affı kapsamında değerlendirilebilir. Yapı Kayıt Belgesi başvurusu yapılırken, beyan edilen alanın doğru ve dürüst bir şekilde bildirilmesi gerekir.

6.2. “Arsa Tapulu Binada Dairem Var, Tapuda Hâlâ Arsa Gözüküyor”

Arsa tapulu apartmanlar, imar affının en tipik dosyalarındandır. Şartları sağlanıyorsa:

  • Önce binaya Yapı Kayıt Belgesi alınır,

  • Sonra tapuda cins değişikliği ve kat mülkiyeti için gerekli adımlar atılır,

  • Sonuçta her bağımsız bölüm için ayrı tapu alınabilir.

Bu süreçte, tüm maliklerin onayı, teknik raporlar, harita ve imar durumu belgeleri önemlidir; tek başına Yapı Kayıt Belgesi, kat mülkiyetine geçiş için başlangıç noktasıdır.

6.3. “Tarla Üzerinde Küçük Bir Evim Var, Köyde Yapmıştım”

Burada bakılacak hususlar:

  • Tarla kime ait? Evle arsa maliki aynı kişi mi?

  • Ev, imar affında öngörülen tarihten önce fiilen yapılmış mı?

  • Taşınmaz, yasaklı bir özel alan (örneğin kesin tahsisli sosyal donatı vb.) içinde mi?

Bu soruların çoğuna olumlu cevap veriliyorsa, köydeki tarla üzeri evler için de imar affı imkânı olabilir. Ancak her somut olayda tapu kayıtlarının, kadastro durumunun ve plan notlarının dikkatle incelenmesi gerekir.

6.4. “Kiraladığım Arsaya Atölye Kurmuştum, Ben Yararlanabilir miyim?”

Genel kural şu şekildedir:

  • Arsa sahibinin rızası olmadan veya arsa sahibiyle başvuruyu birlikte yapmadan,

  • Sadece kiracı sıfatıyla yapılan ruhsatsız yapı için tek taraflı imar affı başvurusu çoğu zaman mümkün olmaz.

Burada esas hak sahibi arsa malikidir. Bu nedenle, kiracı olarak atölye kuran kişinin imar affından yararlanabilmesi için çoğu durumda arsa sahibi ile birlikte hareket etmesi gerekir.


7. Kendi Yapınız İçin Pratik Kontrol Listesi

Müvekkiller genellikle şu soruyu sorar: “Avukat Bey/Hanım, binam imar affına girer mi?” Bunun kısa cevabı için aşağıdaki kontrol listesini kullanabilirsiniz:

  1. Yapım Tarihi

    • Yapı, ilgili düzenlemede belirtilen tarihten önce mi inşa edildi?

    • En azından kaba inşaat o tarihte bitmiş miydi?

  2. Ruhsat Durumu

    • Hiç ruhsat alınmadı mı?

    • Ruhsat alındı ama projeye aykırılıklar mı var?

    • İskân alınamamış mı?

  3. Mülkiyet İlişkisi

    • Yapı, kendi malı olduğunuz arsa üzerinde mi?

    • Hisseli ise, payınızla uyumlu mu?

    • Başkasına ait arsayı kiralayıp üzerine bina yaptıysanız, arsa sahibi bu sürece dâhil mi?

  4. Konum ve Plan Durumu

    • Bulunduğunuz bölge Boğaziçi sahil şeridi, tarihi yarımada, Gelibolu Tarihi Alanı gibi özel koruma bölgesi mi?

    • Taşınmazınız kesin sosyal donatı alanı olarak tahsis edilmiş bir parselle çakışıyor mu?

  5. Yapı Türü ve Kullanım Şekli

    • Konut, işyeri, sanayi yapısı, depo, GES, prefabrik vb. mi?

    • Kullanım şekli fiili olarak ne (konut, ofis, depo, imalathane)?

Bu beş başlık altındaki sorulara verilen cevaplar, yapının imar affından yararlanma ihtimalini büyük ölçüde ortaya koyar. Elbette her dosyada ayrı ayrı plan notlarının, tapu kayıtlarının, belediye ve bakanlık görüşlerinin incelenmesi gerekir.


8. Sonuç: İmar Affından Yararlanacak Yapılar İçin Doğru Strateji

Sonuç olarak, imar affından yararlanacak yapılar kabaca şu gruplarda toplanabilir:

  • Belirlenen tarihten önce inşa edilmiş ruhsatsız konut ve apartmanlar,

  • Ruhsatlı olmakla birlikte projeye aykırılık içeren binalar (fazladan kat, kapalı balkon, eklenti vb.),

  • İskân alamamış siteler ve iş merkezleri,

  • Gecekondular ve tapu tahsis belgeli yapılar,

  • Köyde tarla üzeri bağ evleri, hobi bahçesi konutları,

  • Prefabrik yapılar, konteynerle kalıcı hale gelmiş birimler,

  • GES ve benzeri enerji tesisleri,

  • Sanayi yapıları, atölyeler, depolar, ticari binalar,

  • Hazine veya belediye taşınmazı üzerinde olup, sosyal donatı olarak kesin tahsisli olmayan parsellerdeki yapılar.

Buna karşılık:

  • Özel koruma statüsündeki bazı bölgelerdeki yapılar,

  • Kesin tahsisli sosyal donatı alanlarındaki kaçak yapılar,

  • Üçüncü kişiye ait arsa üzerinde malik rızası olmadan yapılan yapılar,

  • İlgili tarihten sonra inşa edilen yeni kaçak yapılar,

kural olarak imar affının dışında kalır.

İmar affının, deprem riskini ortadan kaldırmadığını, yapıyı teknik anlamda güvenli hâle getirmediğini mutlaka vurgulamak gerekir. Yapı Kayıt Belgesi, sadece idari anlamda “bu fiili durumu belli koşullarla kabul ediyorum” demektir; statik risk, zemin sorunu, kentsel dönüşüm ihtiyacı gibi konular aynı şekilde gündemde kalmaya devam eder.

Kendi binanız veya müvekkilinizin yapısı bakımından:

  • Tapu kayıtları,

  • İmar durumu,

  • Mevcut projeler ve fiili kullanım,

  • Koruma alanı olup olmadığı

birlikte incelenmeli; ardından, somut dosyaya özgü bir imar affı stratejisi belirlenmelidir.

Leave a Reply

Call Now Button