Single Blog Title

This is a single blog caption

Nişanın Bozulması Nedeniyle Hediyelerin İadesi Davası

NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİNE

DAVACI: A. Y. (T.C.No: 12345678987)

VEKİLİ: Yağmur Yumlu

DAVALI: M. D.

DAVA KONUSU: Nişanın bozulması nedeniyle hediyelerin geri verilmesine ilişkin talebimizden ibarettir.

 

AÇIKLAMALAR:

  1. Davacı müvekkil A. Y. ile davalı M. D., yaklaşık 3 yıl süren duygusal birlikteliklerinin ardından ailelerin de katıldığı bir törenle 15.05.2022 tarihinde İstanbul’da nişanlanmışlardır. Bu nişan, hem örf ve adetlere uygun şekilde gerçekleştirilen bir aile töreni hem de taraflar bakımından ileride evlenme iradelerinin açıkça ortaya konulduğu ciddi bir aile birliktelği kabul edilmelidir.

  2. Nişan töreni, davalının ailesinin ikamet ettiği Ümraniye’de, yaklaşık 150 kişinin katıldığı bir salonda yapılmıştır. Nişan töreninde davacıya ve davalıya karşılıklı hediyeler verilmiş, takı merasimi yapılmıştır. Davalı ve ailesi, ileride düğün tarihinin belirlenmesi, ev hazırlığı ve eşya alımı gibi konularda kesin taahhütlerde bulunmuş; tarafların evlilik yönündeki güveni pekiştirilmiştir.

  3. Nişanlanma sürecinde davacı müvekkil, davalının ve ailesinin ekonomik durumunu, eğitimini ve sosyal statüsünü esas alarak geleceğini planlamış; davalı ile birlikte ortak bir yaşam kuracağı inancıyla kendi kariyer planlamasını dahi değiştirmiştir. Davacı, nişan sonrası planlanan düğün ve evlilik sürecine uyum sağlamak için iş değişikliğine gitmiş, başka bir şehirdeki iş imkânlarını sırf nişanlılık ilişkisi sebebiyle reddetmiştir.

  4. Nişanlandıkları tarihten itibaren taraflar hem aile çevresine hem de sosyal çevrelerine nişanlı olduklarını açıklamış, sosyal medya hesaplarında nişan fotoğraflarını paylaşmış, birlikte geleceğe dönük pek çok plan yapmışlardır. Nişan, salt duygusal bir sözleşme olmayıp, hukuken de taraflara karşılıklı sadakat, özen ve dürüstlük yükümlülükleri yükleyen ciddi bir bağdır.

  5. Nişan töreninde, örf ve adetlere uygun olarak davacıya ve davalıya çeşitli ziynet eşyaları ve hediyeler takılmıştır. Özellikle davacı müvekkile takılan ve mülkiyeti davacıya geçen nişan hediyeleri aşağıda sayılmıştır:

    • 1 adet 1,5 karat pırlanta tektaş yüzük (yaklaşık bedeli: 120.000 TL),

    • 1 adet 22 ayar burma bilezik (yaklaşık bedeli: 80.000 TL),

    • 4 adet tam Cumhuriyet altını (toplam yaklaşık bedel: 80.000 TL),

    • 6 adet yarım altın (toplam yaklaşık bedel: 30.000 TL),

    • 1 adet pırlanta taşlı kolye (yaklaşık bedeli: 45.000 TL),

    • 1 çift pırlanta küpe (yaklaşık bedeli: 25.000 TL).

  6. Bunların yanı sıra, davacı tarafça davalıya ve davalının ailesine de nişan hediyesi olarak;

    • Davalıya 1 adet marka kol saati (yaklaşık bedeli: 35.000 TL),

    • Davalıya 1 adet altın tespih (yaklaşık bedeli: 20.000 TL),

    • Davalı annesine 1 adet 22 ayar bilezik (yaklaşık bedeli: 40.000 TL),

    • Davalı babasına 1 adet altın yüzük (yaklaşık bedeli: 15.000 TL),

    • Davalı kardeşine 1 adet altın zincir (yaklaşık bedeli: 10.000 TL)

takılmıştır. Bu hediyeler, “nişan hediyesi” olarak verilmiş ve evlilik gerçekleşeceği inancına dayalı olarak tarafımızca karşılanmıştır.

  1. Nişan hediyeleri, Türk örf ve adetinde nişanlılık ve evlilik sürecine bağlı, evlilik amacına yönelik hediyeler olup; nişanın bozulması durumunda hediyelerin geri verilmesi konusu hem doktrin hem de Yargıtay içtihatları ile açıkça kabul edilmektedir. Bu nedenle, nişan hediyeleri “salt hatıra mahiyetindeki hediyeler” değil, evlilik amacıyla verilen, ekonomik değeri yüksek, nişan ilişkisinin varlığına bağlı hediyelerdir.

  2. Nişanlılık süreci devam ederken davalının davranışları giderek değişmeye başlamış; davalı, nişan öncesinde gösterdiği ilgi, sadakat ve özeni terk etmiş, davacıya karşı alaycı, küçümseyici ve onur kırıcı bir davranış kalıbına girmiştir.

  3. Davalının, farklı bir kadınla sosyal medya üzerinden yoğun iletişim kurduğu, bu kişiyle sık sık görüşmeye başladığı, mesaj içeriklerinden anlaşılan şekilde davacı müvekkile sadakat yükümlülüğüne açıkça aykırı davrandığı tespit edilmiştir. Davacı, davalının telefonunda ve sosyal medya hesaplarında gördüğü mesajlar nedeniyle büyük bir hayal kırıklığına uğramış, nişanlılık ilişkisinde ağır güven sarsılması meydana gelmiştir.

  4. Davacı, bu sadakatsizlik iddialarını makul bir üslupla davalıya sormuş; davalıdan açıklama talep etmiş, ilişkiyi kurtarmaya yönelik yapıcı bir tutum sergilemiştir. Buna karşın davalı, konuyu geçiştirmiş, zamanla davacıya hakaret içeren sözler söylemeye başlamış, davacıyı “paraya önem veren”, “aşırı hassas”, “kafasında kuran” biri olmakla itham ederek psikolojik baskı kurmuştur.

  5. Davalının sadakatsiz davranışları, taraflar arasındaki nişanlılık güven ilişkisini temelinden sarsmıştır. Davalı, ilerleyen süreçte düğün tarihini sürekli ertelemiş, evlilik hazırlıkları ile ilgili üzerine düşen hiçbir yükümlülüğü yerine getirmemiş; davacının ve ailesinin tüm iyi niyetli çabalarını cevapsız bırakmıştır.

  6. Davacı müvekkil, nişanlılık ilişkisinin sağlıkla devamı için defalarca kez davalıyla yüz yüze görüşmüş, aradaki sorunları çözmeye çalışmış; ancak davalının tavrı giderek sertleşmiş ve nihayet 20.11.2023 tarihinde telefon mesajı yoluyla “bu ilişki bitti, evlenmek istemiyorum” şeklinde tek taraflı bir irade açıklamasıyla nişanı bozduğunu bildirmiştir.

  7. Bu davranış, Türk Borçlar Kanunu m. 2’de düzenlenen dürüstlük kuralı ve nişanlılık ilişkisinin özü olan sadakat ve özen yükümlülüğüne açıkça aykırıdır. Davalı, nişanın bozulmasına ağır kusuruyla sebebiyet vermiş; davacıyı hem manevi olarak yıpratmış hem de verilen hediyeler ve yapılan harcamalar bakımından ciddi bir ekonomik zarara uğratmıştır.

  8. Türk Borçlar Kanunu’nun nişanın bozulmasına ilişkin hükümleri ile Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre; nişanın bozulması halinde, evlilik amacıyla verilen ve adet gereği taraflara veya ailelerine takılan ekonomik değeri yüksek hediyeler, nişanın sona ermesi ile birlikte geri verilmesi gereken unsurlar olarak kabul edilmektedir.

  9. Özellikle, ekonomik değeri yüksek ziynet eşyaları (bilezik, altın, değerli takı, marka saat vb.) bakımından Yargıtay da sürekli olarak; evlilik veya nişan ilişkisi sebebiyle verilen bu tür hediyelerin, evlilik gerçekleşmediği veya nişan bozulduğu takdirde iade edilmesi gerektiği yönünde kararlar vermektedir.

  10. Davacı tarafça davalıya ve ailesine verilen hediyelerin tamamı, evlilik amacıyla, nişan ilişkisine güvenerek ve ileride kurulacak aile birliğinin gereği olarak verilmiştir. Nişan, davalının kusurlu ve sadakatsiz davranışları sebebiyle bozulduğundan, bu hediyelerin davalı ve ailesinin uhdesinde kalması dürüstlük kuralına, hak ve nesafet ilkelerine, sebepsiz zenginleşmeye ve TMK/TBK düzenlemelerine açıkça aykırıdır.

  11. Bu nedenle; davalıya ve ailesine verilen, somut olayda açıklanan nişan hediyelerinin aynen iadesi, aynen iadesinin mümkün olmadığı (satıldığı, bozdurulduğu, kaybolduğu veya üçüncü kişilere devredildiği) durumlarda ise güncel rayiç bedelleri üzerinden iadesi zorunludur.

  12. Nişanın davalı tarafından haksız ve kusurlu biçimde bozulmasını takiben davacı ve ailesi, uzun bir süre boyunca dostane şekilde çözüm aramış; hediyelerin iadesini talep etmişlerdir. Davacı, öncelikle davalı ile yüz yüze görüşerek nişan hediyelerinin karşılıklı olarak iade edilmesini, bunun hem örfe hem de hukuka uygun olacağını ifade etmiştir.

  13. Davalı ise, başlangıçta bu talebi “düşüneceğini” ifade etmiş, süreci oyalamış; daha sonra ise hediyelerin iadesi konusunda sert bir tavır takınarak, “takılanlar geri istenmez”, “bu iş bitti, takıları da geri vermem” şeklinde ifadeler kullanmıştır.

  14. Davacı vekili olarak tarafımızca hazırlanan ve davalıya … Noterliği’nin … tarih ve … yevmiye sayılı ihtarnamesi ile tebliğ edilen ihtarnamede; nişanın davalının kusurlu davranışlarıyla bozulduğu, davalıya ve ailesine takılan nişan hediyelerinin hukuken iadesinin zorunlu olduğu, aksi halde yasal yollara başvurulacağı açıkça belirtilmiştir.

  15. Buna rağmen davalı, ihtarnameye herhangi bir olumlu dönüş yapmadığı gibi, hediyeleri iade etmeyeceğini net bir şekilde beyan etmiştir. Bu itibarla, nişan hediyelerinin iadesi için dostane çözüm yolları tüketilmiş olup, işbu nişanın bozulması nedeniyle hediyelerin geri verilmesine ilişkin dava açılması zarureti doğmuştur.

  16. Davacı tarafından davalıya ve ailesine verilen hediyeler; yüksek ekonomik değere sahip ziynet eşyaları ve nişan hediyeleri olduğundan, bunların iadesi taleplerimizde öncelikle aynen iade talep edilmektedir.

  17. Nişan hediyelerinin bir kısmının davalı ve ailesi tarafından bozdurulduğu, satıldığı veya üçüncü kişilere devredildiği yönünde tarafımıza gelen duyumlar mevcuttur. Bu nedenle, mahkemece yapılacak bilirkişi incelemesi ve taraf beyanları ile hediyelerin aynen iadesinin mümkün olup olmadığı belirlenmeli; mümkün olmayan kısımlar bakımından dava tarihine en yakın rayiç bedelin tespitiyle bedel üzerinden hüküm kurulmalıdır.

  18. Davacı tarafından verilen hediyelerin piyasa değeri, dava tarihinde yaklaşık olarak aşağıdaki gibidir:

  • Marka kol saati: 35.000 TL

  • Altın tespih: 20.000 TL

  • 22 ayar bilezik (anneye takılan): 40.000 TL

  • Altın yüzük (babaya takılan): 15.000 TL

  • Altın zincir (kardeşe takılan): 10.000 TL

Toplam yaklaşık bedel: 120.000 TL

  1. Bu bedeller, altın ve ziynet piyasasındaki dalgalanmalar da dikkate alınarak bilirkişi marifetiyle güncellenecek; mahkemece yapılacak değerlendirme neticesinde nişan hediyelerinin güncel değeri belirlenebilecektir. Davacı, hediyeler aynen iade edilmediği takdirde bedelinin yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmektedir.

HUKUKİ NEDENLER:

İşbu nişanın bozulması nedeniyle hediyelerin geri verilmesi davası;

  • Türk Medeni Kanunu’nun nişanlanmaya ilişkin hükümleri (TMK m. 118 ve devamı),

  • Türk Borçlar Kanunu’nun dürüstlük kuralı, haksız fiil ve sebepsiz zenginleşmeye ilişkin hükümleri,

  • 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun,

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu,

  • İlgili sair mevzuat ve Yargıtay içtihatları

çerçevesinde açılmıştır.

HUKUKİ DELİLLER:

İşbu davada, nişanın bozulması nedeniyle hediyelerin geri verilmesine ilişkin iddialarımızı ispatlamak üzere aşağıdaki delillere dayanıyoruz:

  • Nişan töreninde takılan hediyeleri, altınları, bilezikleri, pırlanta yüzükleri ve diğer ziynet eşyalarını açıkça gösteren fotoğraf ve video kayıtları (CD/USB ortamında sunulacaktır).
  • Nişan töreninde takılan altın ve hediyelerin kimler tarafından takıldığını, miktarını ve türünü gösteren takı listeleri,
  • Nişan törenine katılan ve takı merasimine şahit olan tanıkların beyanları (tanık isim ve adresleri ayrıca bildirilecektir).
  • Davalıya gönderilen ihtarname örneği ve tebliğ şerhli tebligat zarfı,
  • Davalının sadakatsiz davranışlarını, nişanı haksız şekilde bozduğunu ve evlilikten vazgeçtiğini gösteren WhatsApp, SMS ve sosyal medya yazışmaları (ekran görüntüleri alınarak sunulacaktır)
  • Marka kol saati, altın tespih ve diğer hediyelere ilişkin varsa satın alma faturaları,
  • Bulunmayan fatura veya belgeler için mahkemenizce altın ve ziynet piyasasına göre yapılacak bilirkişi incelemeleri.
  • Yemin, bilirkişi incelemesi, keşif ve HMK kapsamında başkaca her türlü yasal delil.

(Delillerimizin bir kısmı şimdilik mevcut olup, delil ikamesi bakımından mahkemenizin süre vermesi halinde yeni delil sunma hakkımız saklıdır.)


SONUÇ VE İSTEM:

Yukarıda ayrıntılı olarak arz ve izah ettiğimiz üzere;

  • Davacı müvekkil ile davalı arasında 15.05.2022 tarihinde gerçekleşen nişan ilişkisinin, davalının sadakatsiz ve kusurlu davranışları nedeniyle 20.11.2023 tarihinde davalı tarafından haksız ve tek taraflı olarak bozulduğu,

  • Nişan sürecinde davacı müvekkil tarafından davalıya ve ailesine evlilik amacıyla yüksek ekonomik değere sahip hediyeler ve ziynet eşyaları takıldığı,

  • Nişanın bozulması ile birlikte bu hediyelerin hukuki sebebinin ortadan kalktığı, davalı ve ailesinin bu hediyeleri ellerinde tutmalarının sebepsiz zenginleşme teşkil ettiği,

  • Davacı tarafça yapılan dostane girişimlere ve noter ihtarnamesine rağmen hediyelerin iade edilmediği,

  • Nişanın bozulması nedeniyle hediyelerin geri verilmesine ilişkin işbu davanın, hem TMK hem TBK hem de yerleşik Yargıtay içtihatları ışığında haklı ve yerinde olduğu,

açıkça ortadadır.

SONUÇ OLARAK;

  1. Davalıya ve ailesine nişan hediyesi olarak verilen;

    • 1 adet marka kol saati,

    • 1 adet altın tespih,

    • 1 adet 22 ayar bilezik,

    • 1 adet altın yüzük,

    • 1 adet altın zincir

başta olmak üzere tüm nişan hediyelerinin aynen davacıya iadesine,

  1. Aynen iadenin mümkün olmadığı (satıldığı, bozdurulduğu, kaybolduğu vb.) hediyeler bakımından, dava tarihine en yakın rayiç bedellerinin bilirkişi marifetiyle tespitine, bu bedellerin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline,

  2. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına,

  3. Yargılama sürecinde gerekli görülürse taraf tanıklarının dinlenmesine, bilirkişi incelemesi yapılmasına, her türlü yasal delilin toplanmasına,

karar verilmesini,

Davacı vekili olarak saygıyla arz ve talep ederiz.

TARİH : 17 / 11 / 2025


DAVACI VEKİLİ
Av. Yağmur Yumlu
İmza

Leave a Reply

Call Now Button