Single Blog Title

This is a single blog caption

Ticari Sözleşme Süreleri, Fesih Koşulları ve İhtilaf Riski Nasıl Analiz Edilir? Due Diligence Aşamasında Ne İncelenmelidir?

1. Giriş: Sözleşme Süreleri ve Fesih Hükümleri Neden Hayati?

Due diligence süreci, yatırımcının bir şirkete ilişkin görünmeyen riskleri ortaya çıkardığı, sözleşmelerin görünüşteki düzenlemelerinin ötesinde gerçek bağlayıcılıklarını incelediği bir süreçtir. Özellikle ticari sözleşmelerin süreleri, fesih koşulları ve ihtilaf çıkma olasılığı, şirketin hukuki yükümlülüklerini doğrudan etkiler.

Sözleşmelerin süresi, yatırımın geri dönüş zamanlamasını belirlerken; fesih hükümleri, şirketin kriz yönetimini, uyumsuzluk durumlarında manevra alanını ve ihtilaf çözüm yeteneğini etkiler.


2. Sözleşme Süresi: Sabit mi Belirsiz mi?

2.1. Süreli Sözleşmeler

Süreli sözleşmeler, genellikle aşağıdaki şekillerde karşımıza çıkar:

  • 1 yıllık sabit süreli hizmet alımları

  • 3 yıl vadeli üretim anlaşmaları

  • 10 yıl süreli distribütörlük sözleşmeleri

Bu sözleşmelerin süresi dolmadan feshedilmesi halinde çoğunlukla cezai şart öngörülür. Yatırımcı, şirkete ilişkin uzun vadeli taahhütleri bu sözleşmeler üzerinden analiz etmelidir.

2.2. Belirsiz Süreli Sözleşmeler

Belirsiz süreli sözleşmelerde taraflar, makul bir fesih süresi vererek sözleşmeyi sona erdirebilir. Ancak bazı durumlarda sözleşme öyle kaleme alınmıştır ki, “belirsiz” gibi görünse de fiilen süresiz taahhütlere dönüşmüştür. Bu durum özellikle tedarik anlaşmalarında görülür.


3. Fesih Koşulları: Tek Taraflı mı, Şarta Bağlı mı?

3.1. Olağan Fesih

Birçok sözleşmede “her iki taraf dilediğinde 30 gün önceden bildirimle sözleşmeyi feshedebilir” düzenlemesi yer alır. Bu durum yatırımcı açısından avantajlıdır çünkü çıkış planı sunar.

Ancak bazı durumlarda sözleşme şu şekilde kısıtlanabilir:

“Taraflardan hiçbiri sözleşmenin 5 yıl süresince olağan yollarla feshedemeyeceğini kabul eder.”

Bu tür hükümler, sözleşmeyi bağlayıcı hale getirir, esneklik ortadan kalkar ve gelecekteki yeniden yapılandırma planlarını sınırlar.

3.2. Haklı Nedenle Fesih

Haklı nedenle fesih genellikle sözleşmenin ağır ihlali, ödeme yapılmaması, ifa engeli gibi nedenlerle mümkündür. Ancak burada kritik soru şudur:
Sözleşmede haklı nedenler açık mı tanımlanmış?
Aksi takdirde uyuşmazlık kaçınılmaz olur.


4. Pratik Örnek: Belirsiz Fesih Hükmü Nedeniyle Doğan Zarar

Olay:
Bir yatırımcı, gıda ürünleri üreten bir şirketin %80 hissesini satın aldı. Şirketin en büyük müşterisi olan X Market Zinciri ile yapılan distribütörlük sözleşmesinde şu hüküm vardı:

“Taraflar sözleşmeyi sadece diğer tarafın ağır kusuru veya ifa engeli halinde feshedebilir.”

Yatırımcı, kârlılığı düşen bu ilişkiyi sona erdirmek istedi ancak X Market sözleşmenin tek taraflı feshedilemeyeceğini savundu. İş bu durum, yüksek tazminat taleplerine yol açtı ve yatırımın 2 yıllık geri dönüş planı sekteye uğradı.

Ders: Fesih koşulları özgürce düzenlenmediği sürece, yatırım sonrası yeniden yapılandırma planları uygulanamayabilir.


5. İhtilaf Riski: Görünmeyen Tehlike

Bir sözleşmede açıkça uyuşmazlık çıkmamış olabilir. Ancak şu durumlar, yatırımcı için yüksek potansiyel ihtilaf riski taşır:

  • Sözleşmede müphem/çelişkili ifadeler (örn. “makul süre”, “ticari teamüle göre teslim”)

  • Taraflar arasında son 6 ayda çok sayıda yazılı ihtar mektubu olması

  • Sözleşmeye ilişkin önceki fesih girişimlerinin bulunması

  • Sürekli fiyat güncellemesi talepleri

  • Karşı tarafın sözleşme yükümlülüklerini aksattığına dair iç yazışmalar

İpuçları:
– Sözleşmeye dair son 1 yılda yapılan yazışmalar incelenmeli
– “De facto” fesih veya fiili sona erdirme girişimi olup olmadığı kontrol edilmeli
– Uyuşmazlık çözüm yolları (tahkim/mahkeme) belirgin mi incelenmeli


6. Due Diligence Sürecinde Sözleşmeler Nasıl İncelenir?

6.1. İncelenecek Belgeler

  • Ticari sözleşme örnekleri (en az ilk 10 büyük müşteri/tedarikçi ile yapılanlar)

  • Fesih bildirimi ve yazışmaları

  • Sözleşmeye ek protokoller

  • İhtarname ve ödeme ihtarları

  • Uyuşmazlık geçmişi olan taraf listesi

6.2. Kontrol Listesi

İncelenecek Unsur Açıklama
Sözleşme süresi Sabit mi, yenilenebilir mi?
Fesih şekli Tek taraflı mı, şartlı mı?
Cezai şart Fesihte yükümlülük doğuruyor mu?
Tahkim/mahkeme şartı Uyuşmazlık çözüm yeri ve hukuku
Devredilebilirlik Hisse devrinde değişiklik olur mu?
Otomatik uzama Süre bitiminde sessiz uzuyor mu?

7. Şirketin Feshe Yaklaşımı: Yatırımcının Anlayacağı Dilde Riskler

Yatırımcılar, şirketin sözleşmelerdeki proaktif mi, reaktif mi davrandığını da anlamalıdır. Proaktif şirketler sözleşmelerini revize eder, ihlalleri hızlı çözer, kayıt tutar. Reaktif şirketler ise “bekle-gör” tavrı ile ihtilaflara davetiye çıkarır.

Bu ayrım yatırımcı için şeffaflık, risk ve maliyet öngörüsü açısından önemlidir.


8. Sonuç: Sözleşme İncelemesi Yalnızca Satır Satır Değil, Satır Arasıdır

Ticari sözleşmeler yalnızca sayfa sayısı, taraf ismi ve tutarıyla değil; bağlayıcılığı, fesih yapısı ve ihtilaf potansiyeliyle değerlendirilmelidir. Bir sözleşmenin yüzeyde sorunsuz görünmesi, yatırımcı açısından risk içermediği anlamına gelmez.

Due diligence süreci, şirketin geçmişi kadar geleceğe dönük taahhütlerini de görmeyi gerektirir. Ticari sözleşmeler, yatırımın sigortası olabileceği gibi, yatırımcıyı bağlayan görünmeyen zincirler de olabilir.

Hukuk Fakültesi Öğrencisi Gamze Akbulut

Leave a Reply

Call Now Button