Yabancı Bayraklı Gemi Üzerinde Türkiye’de Rehin Kurulabilir mi?
Deniz ticaretinde kredi ve finansman ilişkilerinin merkezinde, “yüksek değerli ve hareketli” bir varlık olan gemi yer alır. Bu nedenle alacaklının, alacağını teminat altına almak için gemi üzerinde rehin/ipotek tesis etmek istemesi doğaldır. Ancak gemi bakımından “rehin” sorusu, klasik taşınır rehni mantığıyla kolay yanıtlanamaz; zira gemiler, hukukî nitelik itibarıyla taşınır olsa bile çoğu zaman sicile kayıtlı ve uluslararası dolaşıma açık araçlardır. Türk hukukunda bu alan, hem Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) gemi ipoteği rejimiyle hem de Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un (MÖHUK) kanunlar ihtilafı kurallarıyla birlikte değerlendirilir.
Bu çalışmanın problemi şudur: Yabancı bayraklı (yabancı sicile kayıtlı) bir gemi üzerinde, Türkiye’de “Türk hukuku anlamında” rehin kurulabilir mi; kurulabilirse nasıl, kurulamazsa alacaklı Türkiye’de hangi teminat ve icra stratejileriyle korunabilir? Sorunun yanıtı, “kuruluş (tescil) hukuku” ile “Türkiye’de icra/satış hukuku” ayrımı yapılarak netleştirilebilir.
I. Kavramsal Çerçeve: “Gemi rehni” denince ne anlaşılır?
Türk hukukunda sicile kayıtlı gemiler bakımından sözleşmeye dayalı teminatın çekirdeği gemi ipoteğidir. TTK’ya göre bir alacağı teminat altına almak için gemi üzerinde ipotek kurulabilir; gemi ipoteği alacaklıya alacağını geminin bedelinden alma yetkisi verir ve sicile kayıtlı gemilerin sözleşmeye dayalı rehni sadece gemi ipoteği yolu ile sağlanır. Bu nedenle “Türkiye’de rehin kurmak” sorusu pratikte çoğunlukla “Türkiye’de gemi ipoteği kurmak” sorusuna dönüşür.
Gemi ipoteğinin kurulması ise çift şartlıdır: malikle alacaklının ipotek kurulması hususunda anlaşması ve ipoteğin gemi siciline tescil edilmesi gerekir. Dolayısıyla, gemi ipoteği “tescile bağlı” bir rehin türüdür; tescil yoksa aynî hak doğmaz.
II. Yabancı Bayraklı Gemiye Uygulanacak Hukuk (MÖHUK m. 22)
Yabancı bayraklı gemilerde temel soru, gemi üzerindeki aynî hakka (rehin/ipotek) hangi ülke hukukunun uygulanacağıdır. MÖHUK, taşıma araçları üzerindeki aynî haklar için özel bir bağlama kuralı getirir: Hava, deniz ve raylı taşıma araçları üzerindeki aynî haklar, menşe ülke hukukuna tabidir. Menşe ülke ise deniz taşıma araçlarında aynî hakların tescil edildiği sicil yeri; sicil yoksa bağlama limanı olarak tanımlanır.
III. “Türkiye’de Rehin Kurmak” Ne Zaman Mümkün Olur?
Bu noktada iki ayrı senaryo ayrıştırılmalıdır:
1) Gemi Türk siciline (MGS/TUGS vb.) tescil edilirse: Türkiye’de gemi ipoteği mümkündür
Eğer yabancı bayraklı gemi, mevzuatın izin verdiği koşullarda Türk gemi siciline tescil edilip Türk bayrağı çekme hakkı kazanırsa, artık TTK 1014–1015 rejimi içinde Türkiye’de gemi ipoteği kurulabilir. Zira ipoteğin kurulması için aranan “gemi siciline tescil” şartı, ancak ilgili gemi Türk sicil sistemine girdiğinde anlamlı şekilde yerine getirilebilir.
Bu, uygulamada çoğunlukla “reflagging” (bayrak değiştirme) veya belirli sicillere geçiş süreçleriyle olur; fakat her yabancı geminin Türk siciline alınabilmesi, geminin malikliği ve bayrak/tescil şartlarına bağlıdır (bu kısım somut olaya göre ayrıca değerlendirilir).
2) Gemi yabancı sicilde kalıyorsa: Türkiye’de (Türk sicilinde) gemi ipoteği kurulamaz; rehin yabancı sicil hukukuna göre kurulur
Gemi yabancı bayraklı ve yabancı sicile kayıtlı kalmaya devam ediyorsa, aynî teminatın kurulması için doğru yol, o yabancı sicilde ipotek/rehin tescilidir (menşe ülke hukuku). MÖHUK m. 22’nin bağlama kuralı gereği, gemi üzerinde aynî hak doğuracak işlem “Türk siciline tescil” ile değil, menşe sicilin aradığı şekil ve tescil koşullarıyla tamamlanır.
Bu çerçevede “Türkiye’de noterde sözleşme yaptık, gemi Türkiye’de demirliydi, o halde Türk gemi ipoteği doğdu” yaklaşımı kural olarak aynî hak doğurmaz; en fazla taraflar arasında şahsî borç ilişkisi/teminat taahhüdü doğurabilir.
Not: Uygulamada “bayrak şahadetnamesine ipotek şerhi tescil hükmündedir” şeklindeki istisnaî düzenlemeler, esasen yabancı ülkede iktisap edilip henüz Türk siciline tescil edilmemiş Türk gemileri bakımından gündeme gelir; yabancı bayraklı gemi için otomatik bir “Türkiye’de şerh ile ipotek” rejimi gibi yorumlanmamalıdır. (Somut olayda geminin “Türk gemisi” sayılıp sayılmadığı ayrı bir incelemedir.)
IV. Yabancı Bayraklı Gemide Alacaklı Türkiye’de Nasıl Korunur?
Yabancı sicilde tesis edilmiş gemi ipoteği, gemi Türkiye’ye geldiğinde “işlevsiz” hâle gelmez. Tam tersine, Türk icra hukukunda gemilerin paraya çevrilmesine ilişkin özel hükümler, yabancı bayraklı gemileri de kapsayan bir sistem kurar.
1) Türkiye’de cebrî satış rejimi yabancı bayraklı sicilli gemileri de kapsar (TTK m. 1383)
TTK’ya göre bir sicile kayıtlı olan Türk ve yabancı bayraklı gemiler, İcra ve İflas Kanunu’nun taşınmazların satışına ilişkin hükümlerine göre paraya çevrilir. Bu, yabancı bayraklı gemi üzerinde Türkiye’de cebrî satış yapılabilmesi bakımından temel kapıdır.
2) İİK m. 153/a ve kavramsal dönüşüm: “taşınmaz = Türkiye’de veya yurt dışında sicile kayıtlı gemi”
İİK’daki gemilere özgü düzenleme, “taşınmaz” teriminin Türkiye’de veya yurt dışında sicile kayıtlı gemileri ifade ettiğini; “tapu sicili” teriminin gemi sicili anlamına geldiğini açıkça ortaya koyar. Bu yaklaşım, yabancı sicilde doğmuş bir ipoteğin Türkiye’de takip/satış sürecinde “hukuk tekniği” olarak ele alınmasını kolaylaştırır.
3) Yetkili icra dairesi bakımından pratik kural
Gemi ipoteğinin paraya çevrilmesinde yetkili icra dairesi, geminin ihtiyaten haczedildiği veya geminin sicile kayıtlı olduğu yer icra dairesidir. Yabancı sicil yeri Türkiye dışında olacağı için, pratikte yetki çoğu dosyada ihtiyati haczin uygulandığı liman/yer icra dairesi üzerinden kurulur.
V. “Türkiye’de Rehin Kurma” yerine “Türkiye’de Tahsil Stratejisi”: Uygulama Önerileri
Yabancı bayraklı gemide, alacaklının hedefi çoğu kez iki aşamalıdır:
-
Aynî teminatı menşe ülke hukukuna göre kurmak (yabancı sicilde tescil),
-
Gemi Türkiye’ye geldiğinde hızlı koruma ve tahsil için Türkiye’de etkin bir icra/kesinleştirme stratejisi yürütmek.
Bu amaçla uygulamada güçlü görülen teminat paketi örnekleri şunlardır:
-
Yabancı gemi ipoteği (foreign ship mortgage): menşe sicilde tescil. (Aynî teminatın omurgası.)
-
Sigorta tazminatı/teminatların temliki: poliçelerde alacaklı kaydı, loss payee düzeni, prim takibi.
-
Navlun/charter gelirlerinin teminat amaçlı temliki: gemi ipoteği her gelir kalemini otomatik kapsamayacağından, ayrıca alacak temliki ile gelir akışı güvenceye alınır.
-
Hesap rehni, garanti, kefalet: Türkiye’de icra kabiliyeti yüksek yan teminatlar.
-
Türkiye’de ihtiyati haciz ve muhafaza refleksi: geminin hareket kabiliyeti nedeniyle “fiilî kontrol” çoğu zaman tahsilin ön şartıdır.
Akademik açıdan önemli bir vurgu da şudur: Yabancı sicilli gemi üzerinde Türkiye’de “yeni bir aynî rehin” tesis etmek çoğu durumda mümkün/etkin değilken; alacaklı, Türkiye’de ihtiyati haciz + paraya çevirme mekanizması üzerinden, menşe ülkede doğmuş aynî teminatını “tahsil sonucuna” taşıyabilir.
“Yabancı bayraklı gemi üzerinde Türkiye’de rehin kurulabilir mi?” sorusu, tek cümleyle değil, iki katmanlı yanıtlanmalıdır:
-
Kuruluş (aynî hak doğumu) bakımından: Yabancı bayraklı ve yabancı sicile kayıtlı bir gemi üzerindeki aynî haklar, MÖHUK m. 22 gereği menşe ülke hukukuna tabidir. Bu nedenle, gemi yabancı sicilde kaldığı sürece Türkiye’de Türk gemi siciline tescil yoluyla “Türk hukuku anlamında gemi ipoteği” kurmak kural olarak mümkün değildir; aynî teminat, menşe sicilin öngördüğü tescil ve şekil şartlarıyla kurulur.
-
Türkiye’de icra ve tahsil bakımından: Gemi Türkiye’ye geldiğinde, Türk hukuku yabancı bayraklı sicilli gemileri cebrî satış sisteminin dışında bırakmaz. TTK m. 1383, sicile kayıtlı Türk ve yabancı bayraklı gemilerin taşınmaz satış hükümlerine göre paraya çevrileceğini kabul eder. İİK m. 153/a da kavramsal olarak “taşınmaz”ı Türkiye’de veya yurt dışında sicile kayıtlı gemi şeklinde tanımlayarak uygulama zemini kurar.