Single Blog Title

This is a single blog caption

Velayet ve Kişisel İlişkilerde Yabancılık Unsuru

Giriş

Velayet ve çocukla kişisel ilişki uyuşmazlıkları, aile hukukunun en hassas alanıdır. Bu hassasiyet, yabancılık unsuru eklendiğinde daha da artar. Ebeveynlerin farklı uyruklara sahip olması, çocuğun bir ülkede doğup başka bir ülkede yaşaması, boşanmanın yabancı mahkemede gerçekleşmesi veya çocuğun ülke dışına çıkarılması; hangi hukukun uygulanacağı ve hangi mahkemenin yetkili olduğu sorularını hayati hâle getirir.

5718 sayılı MÖHÜK, velayet ve kişisel ilişkilere ilişkin uyuşmazlıklarda klasik bağlama kurallarından farklı olarak, çocuğun korunmasını ve üstün yararını merkeze alan bir sistem kurmuştur. Bu makalede, yabancı unsurlu velayet ve kişisel ilişki davalarında uygulanacak hukuk, yetki, yabancı kararların etkisi ve uygulamada izlenmesi gereken strateji ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır.


1. Velayet ve Kişisel İlişki Kavramları

a) Velayet

Velayet; çocuğun:

  • Bakımı,

  • Eğitimi,

  • Temsili,

  • Korunması
    konularında ana ve babaya tanınan hak ve yükümlülüklerin bütünüdür. Velayet, yalnızca bir hak değil; kamu düzeniyle bağlantılı bir görevdir.

b) Kişisel İlişki

Kişisel ilişki ise velayet kendisine verilmeyen ebeveynin:

  • Çocukla görüşme,

  • Bağ kurma,

  • Gelişimine katkı sağlama
    imkânını ifade eder.

Bu iki kurum, her ne kadar birbirinden ayrı olsa da uygulamada birlikte değerlendirilir.


2. Yabancılık Unsuru Velayet Davalarında Nasıl Doğar?

Velayet ve kişisel ilişki dosyalarında yabancılık unsuru şu hâllerde ortaya çıkar:

  • Ebeveynlerden birinin yabancı uyruklu olması,

  • Çocuğun yabancı uyruklu olması,

  • Çocuğun mutad meskeninin yurt dışında bulunması,

  • Boşanmanın veya velayet kararının yabancı mahkemede verilmesi,

  • Çocuğun ülke dışına götürülmesi veya alıkonulması.

Bu unsurların varlığı hâlinde MÖHÜK hükümleri devreye girer.


3. Uygulanacak Hukuk: Çocuğun Mutad Meskeni Esası

a) Temel İlke

Velayet ve kişisel ilişki uyuşmazlıklarında uygulanacak hukuk bakımından temel yaklaşım:
➡️ Çocuğun mutad meskeni hukukudur.

Bu yaklaşım, MÖHÜK sisteminin:

  • Koruyucu,

  • Çocuk merkezli
    karakterinin bir yansımasıdır.

Mutad mesken; çocuğun fiilen yaşadığı, eğitim gördüğü, sosyal bağlarının bulunduğu yerdir.


b) Mutad Meskenin Tespiti

Mutad mesken tespitinde:

  • Çocuğun fiilen yaşadığı süre,

  • Okul ve eğitim düzeni,

  • Sağlık ve sosyal çevresi,

  • Ebeveynlerle kurduğu bağlar
    birlikte değerlendirilir.

Geçici seyahatler veya kısa süreli taşınmalar, tek başına mutad meskeni değiştirmez.


4. Boşanma Hukuku ile Velayet Hukukunun Ayrılığı

Uygulamada sık yapılan hatalardan biri, velayetin boşanma hukukuna tâbi olduğunun düşünülmesidir.

Oysa:

  • Boşanma → MÖHÜK m.14

  • Velayet ve kişisel ilişki → çocuğun mutad meskeni hukuku

Bu nedenle:

  • Boşanma yabancı hukuka tâbi olabilir,

  • Velayet Türk hukukuna tâbi olabilir
    veya tam tersi mümkündür.


5. Yetkili Mahkeme: Türk Mahkemeleri Ne Zaman Yetkili?

a) Milletlerarası Yetki

Türk mahkemeleri:

  • Çocuğun Türkiye’de mutad meskeni varsa,

  • Çocuğun Türkiye’de fiilen bulunması ve korunma ihtiyacı mevcutsa
    yetkili kabul edilir.

Bu yaklaşım, çocuğun üstün yararı ilkesinin yetkiye yansımasıdır.


b) Geçici ve Koruyucu Tedbir Yetkisi

Çocuk Türkiye’de bulunuyorsa ve:

  • Acil korunma ihtiyacı varsa,

  • Kaçırılma veya alıkonulma riski mevcutsa
    Türk mahkemeleri geçici ve koruyucu tedbirler alabilir.

Bu yetki, esas yetkiden bağımsızdır.


6. Yabancı Velayet Kararlarının Türkiye’de Etkisi

a) Tanıma Zorunluluğu

Yabancı mahkemece verilmiş bir velayet kararı:

  • Türkiye’de kendiliğinden geçerli değildir.

  • Hukuki sonuç doğurabilmesi için tanıma gerekir.

Tanıma yapılmadan:

  • Velayet değişikliği ileri sürülemez,

  • Okul, nüfus ve idari işlemler yapılamaz.


b) Kamu Düzeni Denetimi

Yabancı velayet kararları tanınırken:

  • Çocuğun üstün yararının gözetilip gözetilmediği,

  • Ebeveynlerden birinin savunma hakkının ihlal edilip edilmediği,

  • Kararın güncelliğini yitirip yitirmediği
    kamu düzeni kapsamında incelenir.

Bu denetim, nafaka ve malvarlığı uyuşmazlıklarına kıyasla daha sıkı yapılır.


7. Kişisel İlişki Kararlarının İcrası

Yabancı mahkeme kararlarıyla kurulan kişisel ilişki düzenlemeleri:

  • Tanıma/tenfizden sonra icra edilebilir.

  • Ancak icra sürecinde çocuğun güncel durumu dikkate alınır.

Çocuğun gelişimini olumsuz etkileyen eski kararlar, birebir uygulanmayabilir.


8. Çocuğun Ülke Dışına Çıkarılması ve Alıkonulması

Velayet ve kişisel ilişki uyuşmazlıklarında en kritik senaryolardan biri:
➡️ Çocuğun diğer ebeveynin rızası olmaksızın ülke dışına çıkarılmasıdır.

Bu hâllerde:

  • Çocuğun mutad meskeni,

  • Alıkoymanın hukuka aykırılığı,

  • Uluslararası sözleşmeler (örn. Lahey Çocuk Kaçırma Sözleşmesi)
    birlikte değerlendirilir.

MÖHÜK, bu alanda koruyucu ve hızlı müdahaleyi esas alır.


9. Kamu Düzeni ve Çocuğun Üstün Yararı

Velayet ve kişisel ilişki davalarında kamu düzeni:

  • Soyut değil,

  • Somut çocuğun üstün yararı
    üzerinden değerlendirilir.

Bu nedenle:

  • Yabancı hukuk veya karar,

  • Çocuğun güvenliğini, gelişimini, psikolojisini zedeliyorsa
    uygulanmaz veya tanınmaz.


10. Yargıtay’ın Yaklaşımı

Yargıtay, yabancı unsurlu velayet dosyalarında:

  • Çocuğun mutad meskeninin titizlikle belirlenmesini,

  • Yabancı kararların güncelliğinin denetlenmesini,

  • Üstün yarar ilkesinin gerekçelendirilmesini
    zorunlu görmektedir.

“Soyut hukuk seçimi” gerekçeleri, bu alanda kabul görmemektedir.


11. Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

  1. Velayetin boşanma hukukuna tâbi sanılması

  2. Mutad meskenin yüzeysel tespiti

  3. Yabancı velayet kararının kendiliğinden geçerli kabul edilmesi

  4. Kamu düzeni incelemesinin yapılmaması

  5. Geçici tedbir yetkisinin göz ardı edilmesi


Sonuç

Velayet ve kişisel ilişki uyuşmazlıkları, MÖHÜK sisteminde en korumacı alanlardan biridir. Bu alanda bağlama kuralları, taraf iradesine değil; çocuğun fiilî yaşamına ve üstün yararına dayanır.

Yabancı unsurlu velayet dosyalarında başarı, “hangi ebeveyn haklı?” sorusundan önce hangi hukukun ve hangi mahkemenin yetkili olduğunu doğru tespit etmekle mümkündür. Bu tespit doğru yapıldığında, çocuğun korunması ve kararların uygulanabilirliği sağlanır.

Leave a Reply

Call Now Button