Single Blog Title

This is a single blog caption

ULUSLARARASI TAHKİM NEDİR? ULUSLARARASI TAHKİM UYGULAMALARI

GİRİŞ

Günümüz dünyasında hukuki uyuşmazlıkların çözüm sürecinin yavaş işliyor olması çözümü hızlandıracak bir kurum arayışını güçlendirmiştir. Özellikle ticari hayatın olağan akışta devamlılığının sağlanabilmesi için mahkemeler tarafından yürütülen yargılama süreci yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle devletin yargı erkinden bağımsız alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerine olan ilginin artmasıyla birlikte tahkim kurumu popülerlik kazanmıştır. Tahkim, taraflar arasında çıkan uyuşmazlıkların devletin resmi yargı organları yerine kendileri tarafından belirlenen hakemlerce çözümlendiği bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir.

Uluslararası tahkim ise taraflar arasında ortaya çıkan ve yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıkların, devlet mahkemeleri yerine tarafsız ve bağımsız hakemler tarafından çözümlendiği bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Bu yöntem, özellikle uluslararası ticari ilişkilerde, tarafların farklı hukuk sistemlerine tabi olmaları nedeniyle ortaya çıkabilecek yargı yetkisi ve uygulama farklılıklarını aşmak için tercih edilir.

ULUSLARARASI TAHKİMİN ÖZELLİKLERİ

  1. Uluslararası tahkim tarafların rızasına dayanır: Halihazırda mevcut olan ya da ileride doğabilecek uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözümlenebilmesi için tarafların bu yönde rızalarını içeren tahkim anlaşmasının varlığı aranır. Bu anlaşma ana sözleşmeye ek bir maddeyle yapılabileceği gibi ayrı bir sözleşmeyle de düzenlenebilir.
  2. Bağımsız ve tarafsız hakemler: Uyuşmazlığı çözmeye yetkin kılınan hakem veya hakem heyetleri taraflarca belirlenir. Hakemler ilgili alanda uzman kişiler tarafından seçilirler ve tarafsızlık ilkesi gereği taraflardan bağımsız olmalıdırlar.
  3. Esneklik ve gizlilik: Yerel mahkemelerden farklı olarak uluslararası tahkimde yargılama süreci tarafların ihtiyaç ve beklentilerine bağlı olarak şekillenir ve sürece genelde gizlilik esastır. Yargılamanın temeline ilişkin hususları ( örneğin duruşmaların yeri, mahkemenin dili, uygulanacak hukuk kuralları… ) taraflar belirleyebilir. Tahkim yoluyla uyuşmazlıkların çözümünde gizliliğin benimsenmesi ticari sırların korunması bakımından önem taşımaktadır.
  4. Bağlayıcılık ve icra edilebilirlik: Taraflar tahkim anlaşması ile hakem kararlarına uymayı taahhüt ettikleri için verilen kararlar taraflar için bağlayıcıdır.  Verilen kararlar 1958 tarihli New York Sözleşmesi kapsamında, sözleşmeye taraf olan ülkelerde mahkeme kararı gibi tanınır ve icra edilebilir.
  5. Hız ve maliyet düşüklüğü: Mahkemelerin yargılama faaliyetlerindeki yavaşlığı ve maliyetlerin yüksekliğine karşılık tahkim yargılamasında sürecin hızlı olması ve maliyetin düşüklüğü özellikle uluslararası yatırım anlaşmaları bakımından tahkim çözüm yolunu gerekli kılmaktadır.

ULUSLARARASI TAHKİME NASIL BAŞVURULUR?

Uluslararası tahkime başvurabilmek için temel şart taraflar arasında geçerli bir tahkim anlaşmasının bulunması veya ana sözleşmede tahkim koşulunun olmasıdır. Bu anlaşmayla tahkime ilişkin uygulanacak kurallar, tahkimin yeri gibi hususlar belirlenir. Anlaşmada belirleme yapılmaması halinde varsayılan hukuk uygulanır.

Taraflar sözleşmede belli bir tahkim kurumunu yetkin kılabilir. Böyle bir durumda kurumsal tahkim söz konusu olacaktır. Kurumsal tahkimde tahkime ilişkin kurallar önceden belirlenmiştir ve süreç bir kurum aracılığıyla yürütülür.( ICC, LCIA, ISTAC…) Uyuşmazlığın doğmasıyla birlikte davacı, seçilen kurum sekreterliğine tahkim talebi ( request for arbitration ) ‘nde bulunur. Bu talep uyuşmazlık özeti, talep edilen tazminat, hakem sayısı, uygulanacak hukuk ve dil konularını içerir. Başvuru ücretinin yatırılmasıyla tahkim süreci başlar.

Daha sonra başvuru ilgili kurum tarafından incelenir. Kurumun talebi uygun bulmasıyla davalıya bildirim yapılır ve 30 gün içerisinde cevap vermesi beklenir. Davalı cevap dilekçesinde uyuşmazlığa ilişkin görüşünü, yargı yerini ve hakem önerilerini belirtir. Bunun üzerine kurum talep ve cevapta belirtilen hakem önerileri ile hakem heyeti oluşturur. Tarafların hakem konusunda anlaşamaması halinde kurum ( ICC, LCIA, ISTAC…) hakem ataması yapar.

Heyet, uyuşmazlığı genel hatlarıyla belirlemek amacıyla Terms Of Reference( ToR) belgesi hazırlar. Kurum idari masraflar ve hakem ücretleri belirlenir, ödemeler yapılır.

Hakem heyeti uyuşmazlığı çözmeye ilişkin süreç takvimini yayımlar. Yazılı savunmalar ve deliller bu takvime göre ileri sürülür. Süreç sonunda heyet tarafından bir karar yazılır ve kurumun onaylamasıyla taraflara tebliğ edilir. İşleyişi baştan sona takip etmesi ve kontrolü kurumsallığı sayesinde baskın olmasından dolayı kurumsal tahkimi tercih etmek daha avantajlıdır.

Herhangi bir kurum yerine tarafların kendilerinin seçtiği hakemlerle süreci belli bir çerçeve dışında yürüttükleri ad hoc tahkim durumunda ise organizasyona ilişkin tüm seçimler baştan sona taraflar eliyle gerçekleşir. Ancak tarafların uyuşmazlık durumunda hakeme başvuracakları ve hakem sayısı, atama yöntemi, uygulanacak kurallar anlaşmada yer almalıdır. Ad hoc tahkimde taraflardan her biri bir hakem seçer, üçüncü hakemi taraflar birlikte seçer ya da uyuşmazlık olması halinde atama usulüyle belirlenir.

Uygulanacak hukuk kuralının taraflar kendileri belirleyebileceği gibi UNICITRAL tarafından (Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 1966’da kurulan ve uluslararası ticaret hukukunu modernize etmeye, birleştirmeye ve uyumlaştırmaya odaklanan bir alt organdır ) düzenlenen kuralları kabul edebilirler. Bu aşamada usul, delil sunma biçimi, dil gibi konular belirlenir.

Davacının bildirimiyle tahkim süreci başlamış olur. ( Notice for arbitration) Hakem heyeti yargılamaya ilişkin süreci yönetir, sözlü ve yazılı beyanda bulunulmasını sağlar. Genel tahkime hakim olan esneklik ilkesinin ad hoc tahkimde daha fazla olmasından ötürü olabildiğince tarafların talepleri ve beklentileri esas alınarak yargılamaya yön verilir.

Son aşamada hakem heyeti bir karar yazar ve verilen bu karar taraflar açısından bağlayıcıdır.

ULUSLARARASI TAHKİMDE VERİLEN KARARLARIN TENFİZİ NASIL OLUR?

Uluslararası tahkim yoluyla uyuşmazlığın çözümünde bir ülkede verilen hakem kararının diğer ülkelerde icra edilebilir hale getirilebilmesi için kararın tenfizi gerekir. Bu işlem 2 aşamada gerçekleşir: Öncelikle kararın tanınması(recognition), daha sonrasında icra edilebilir hale getirilmesidir.(enforcement) Uluslararası hukuk mevzuatı kapsamında sürecin işlerliği 1958 New York Konvansiyonu’na göre yürütülür. 1958 New York anlaşmasına göre anlaşmaya taraf devletler yabancı tahkim kararlarını tanımak ve icra etmekle yükümlüdür.

Öncelikle mahkemeye başvuru yapılarak gerekli belgeler eklenir. ( verilen hakem kararı, tahkim sözleşmesi…) Mahkeme veriler doğrultusunda Konvansiyonda belirtilen kısıtlı reddetme gerekçelerini denetler.( 1958 NYK,article 5) Aşşağıdaki durumların varlığı halinde tenfiz talebi kısıtlı reddetme gerekçesi ile reddedilir.

  • Tahkim anlaşması geçersizse,
  • Usule uygun bildirim yapılmamışsa,
  • Hakem heyeti tarafından verilen karara konu uyuşmazlık tahkim konusuna dahil değilse,
  • Hakemlik sürecinin yönetimindeki prosedür ve kompozisyon hatalıysa,
  • Karar henüz kesinleşmemiş ya da iptal edilmişse,
  • Konu tahkime elverişli değilse,
  • Kamu düzenine aykırılık mevcutsa.

Türkiye’nin 1958 New York Konvansiyonu’na taraf olmasından ötürü ilk olarak bu anlaşmaya göre tenfiz gerçekleştirilir. Eğer NYK geçerli değilse 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk Kanunu uygulanır. Bu kanunda tenfiz şartları arasında mütekabiliyet ( karşılıklılık) da vardır.

Yukarıdaki durumları taşımayan kararlar Türk mahkemelerince tenfiz edilir. Tenfiz sonucunda uyuşmazlığa konu karar örneğin alacağın tahsilatı, malvarlığına ilişkin bir değer ise icra dairelerine başvurularak icra ettirilebilir.

Stj. Öğr. Zehra Ögtem.

Leave a Reply

Call Now Button