Single Blog Title

This is a single blog caption

Türkiye’de Taşınmazı Olan Yabancıların Davalarında Yetkili Mahkeme Nasıl Belirlenir?

Türkiye’de Taşınmazı Olan Yabancıların Davalarında Yetkili Mahkeme Nasıl Belirlenir?

Türkiye’de taşınmazı olan yabancıların davalarında yetkili mahkeme nasıl belirlenir sorusu, uygulamada iki basamaklı bir analizle cevaplanır: (i) Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi var mı, (ii) varsa Türkiye içinde yer itibarıyla yetkili mahkeme hangisidir? Yabancı unsurun bulunması (davacının veya davalının yabancı olması, tarafların yurtdışında bulunması, sözleşmenin yabancı dilde düzenlenmesi gibi) tek başına “farklı bir yetki sistemi” kurmaz; MÖHUK’un yaklaşımı, kural olarak iç hukuktaki yetki ölçütlerini milletlerarası alana taşır.

1) Milletlerarası yetkinin dayanağı: MÖHUK m.40 ve iç hukuk yetki kuralları

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 40. maddesi, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin belirlenmesinde HMK’daki yer itibarıyla yetki kurallarına gidileceğini kabul eder. Bu nedenle “yabancıların davalarında yetkili mahkeme” sorusu, çoğu durumda HMK’nın genel ve özel yetki hükümleri üzerinden cevaplanır. Burada kritik olan, uyuşmazlığın taşınmazın aynına mı (ayni hakka) ilişkin olduğu, yoksa taşınmazla bağlantılı kişisel alacak/borç ilişkisi mi doğurduğudur.

2) Taşınmaz uyuşmazlıklarında kilit ayrım: ayni hak – kişisel hak

Taşınmazla ilgili her dava aynı yetki rejimine tabi değildir. Yetki tespitinde en belirleyici ayrım şudur:

A) Taşınmazın aynına (ayni hakka) ilişkin davalar: taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi “kesin yetkili”

Tapu iptali ve tescil, mülkiyetin tespiti, ipotek tesis/terkin, irtifak hakkı kurulması/terkini, elatmanın önlenmesi (müdahalenin men’i), zilyetliğe dayalı bazı davalar gibi taşınmaz üzerindeki ayni hakkı doğrudan etkileyen uyuşmazlıklarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m.12). “Kesin yetki” demek; taraflar anlaşarak başka bir yeri yetkili kılamaz, dava yanlış yerde açılırsa yetki itirazı olmasa dahi dosya yönünden ciddi usul sorunları doğar. Davalı yabancı olsa, yurtdışında yaşasa veya yabancı şirket olsa bile bu sonuç değişmez. Çünkü uyuşmazlığın merkezinde Türkiye’de bulunan taşınmazın ayni statüsü vardır ve kanun koyucu bu tür davaların taşınmazın bulunduğu yerde görülmesini zorunlu tutar.

Bu nedenle yabancıların Türkiye’deki taşınmazına ilişkin “mülkiyetin kime ait olduğu, tapunun iptali, tescil” gibi çekirdek ayni hak uyuşmazlıklarında, pratik kural şudur: Dava taşınmaz hangi il/ilçedeyse o yerde açılır.

B) Taşınmazla bağlantılı ama ayni hakkı değiştirmeyen davalar: genel/özel yetki kuralları devreye girer

Kira alacağı, kira bedelinin uyarlanması, satış bedeli alacağı, sözleşmeye aykırılık nedeniyle tazminat, yükleniciye karşı ayıp/eksik iş talepleri, komisyon/emanet ilişkisi gibi uyuşmazlıklar çoğu kez kişisel hak alanındadır. Bu tür davalarda otomatik olarak HMK m.12’nin kesin yetkisi uygulanmaz; genel kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (HMK m.6). Ancak dava konusu ilişkinin türüne göre HMK’daki özel yetki hükümleri de alternatif yetki noktaları sağlar:

  • Sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi yetkili olabilir (HMK m.10).
  • Haksız fiilden doğan davalarda fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer gibi bağlama noktaları yetki doğurabilir (HMK m.16).

Bu çerçevede, yabancı malik ile Türk kiracı arasındaki bir kira alacağı davasında “taşınmaz Türkiye’de” olgusu önemlidir; ancak davanın niteliğine göre davalının yerleşim yeri, sözleşmenin ifa yeri gibi kriterler birlikte değerlendirilir.

3) “Yer yetkisi” kadar önemli: görevli mahkeme (Sulh/Asliye/Ticaret) seçimi

Yetkili yer belirlendikten sonra ayrıca görev tespiti yapılır. Örneğin kira ilişkisinden doğan birçok uyuşmazlık Sulh Hukuk Mahkemesi alanında değerlendirilirken, tapu iptali ve tescil gibi ayni hak davaları çoğunlukla Asliye Hukuk Mahkemesi görevine girer. Uyuşmazlık ticari nitelikteyse Asliye Ticaret Mahkemesi de gündeme gelebilir. Bu nedenle “yetkili mahkeme” denildiğinde hem yer itibarıyla yetki hem de görev birlikte analiz edilmelidir.

4) Kısa örneklerle pratik okuma

  • İstanbul’daki bir daire için tapu iptali ve tescil talebi: taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m.12).
  • Yabancı malikin kiracıdan kira alacağı talebi: Genel kural davalının yerleşim yeri; ayrıca şartları varsa ifa yeri yetkisi değerlendirilir (HMK m.6, m.10).

 

Leave a Reply

Call Now Button