Türkiye’de Bilirkişilik: Kimler Bilirkişi Olabilir?
Türkiye’de yargı sisteminin en kritik mekanizmalarından biri olan bilirkişilik, adaletin tecellisinde teknik ve uzmanlık gerektiren konularda mahkemelere yol gösteren bir müessesedir. Hâkimlerin hukuk eğitimi almış olmaları sebebiyle, tıp, mühendislik, mimarlık veya muhasebe gibi özel uzmanlık alanlarında ortaya çıkan uyuşmazlıklarda teknik bilgiye ihtiyaç duymaları kaçınılmazdır. İşte bu noktada devreye giren bilirkişi, sunduğu görüş ve hazırladığı raporla karanlıkta kalan teknik detayları aydınlatır.
Peki, Türkiye’de bilirkişi nasıl olunur? Hangi şartlar aranır ve süreç nasıl işler? Bu makalede, modern Türk hukuk sisteminde bilirkişilik müessesesini ve bu onurlu görevi üstlenmek isteyenlerin uyması gereken yasal prosedürleri detaylandıracağız.
Bilirkişi Kimdir?
Genel tanımıyla bilirkişi, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, oy ve görüşüne başvurulan gerçek veya tüzel kişidir. Bilirkişi, hâkimin yerine geçerek karar vermez; sadece hâkimin uyuşmazlığı çözebilmesi için ihtiyaç duyduğu teknik altyapıyı sağlar. 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu ile bu alan daha disipline edilmiş ve profesyonel bir yapıya büründürülmüştür.
Bilirkişi Olabilmek İçin Genel Şartlar
Türkiye’de bilirkişi olabilmek için Bilirkişilik Bölge Kurulları tarafından tutulan sicil ve listelere kayıt olmak şarttır. Bir kişinin bu listeye girebilmesi için şu temel şartları taşıması gerekir:
-
Medeni Hakları Kullanma Ehliyeti: Kişinin 18 yaşını doldurmuş olması ve ayırt etme gücüne sahip olması gerekir.
-
Uzmanlık Belgesi: Başvuru yapılan uzmanlık alanında en az beş yıl fiilen çalışmış olduğunu belgelemek zorunludur. Bu, bilirkişilik sisteminin “tecrübe” odaklı yapısını korumak içindir.
-
Disiplin Sicili: Daha önce disiplin yönünden meslekten veya memuriyetten çıkarılmamış olmak ya da sanat icrasından geçici de olsa yasaklanmamış olmak şarttır.
-
Adli Sicil Kaydı: Kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıldan fazla hapis cezasına mahkûm olmamak ve devletin güvenliğine karşı suçlar gibi yüz kızartıcı suçlardan hüküm giymemiş olmak gerekir.
-
Eğitim Şartı: Temel bilirkişilik eğitimini tamamlamış olmak en kritik şartlardan biridir.
Bilirkişilik Temel Eğitimi Nedir?
2017 yılından itibaren uygulamaya konulan düzenlemeyle, bilirkişi olmak isteyen her adayın “Bilirkişilik Temel Eğitimi” alması zorunlu hale getirilmiştir. Bu eğitim genellikle hukuk fakülteleri veya ilgili meslek odaları tarafından verilir.
Eğitimin içeriği, teknik konulardan ziyade “hukuki süreç” üzerinedir. Bir bilirkişi raporunu nasıl yazmalı, etik ilkeler nelerdir, duruşmada nasıl ifade verilir ve yargılama usulü nasıldır gibi konular işlenir. Bu eğitimi tamamlamayan kişilerin, alanında dünya çapında bir uzman olsalar dahi, listeye kayıt yaptırmaları mümkün değildir.
Uzmanlık Alanları ve Başvuru Süreci
Bilirkişi ihtiyacı hemen her sektörde mevcuttur. Ancak bazı alanlarda talep çok daha yoğundur:
-
İnşaat ve Gayrimenkul: Değerleme uzmanları, inşaat mühendisleri.
-
Sağlık: Adli tıp uzmanları, doktorlar.
-
Bilişim: Siber güvenlik uzmanları, yazılım mühendisleri.
-
Finans: Yeminli mali müşavirler, hesap uzmanları.
Başvuru süreci genellikle her yılın son çeyreğinde (Ekim-Kasım ayları gibi) Bilirkişilik Daire Başkanlığı tarafından duyurulur. Adaylar, e-Devlet üzerinden ilgili Bölge Kuruluna belgelerini sunar. Kurulun incelemesi sonucunda şartları taşıyanlar yemin ederek göreve başlar.
Bilirkişinin Görev ve Sorumlulukları
Bir bilirkişi, görevini ifa ederken sadece teknik bilgi sunmaz; aynı zamanda ağır bir etik ve hukuki sorumluluk altına girer.
1. Tarafsızlık ve Bağımsızlık
Bilirkişi, davanın taraflarına eşit mesafede olmalıdır. Eğer taraflardan biriyle akrabalık, husumet veya iş ilişkisi varsa, o dosyada bilirkişilik yapmaktan kaçınmak (çekinmek) zorundadır.
2. Sır Saklama Yükümlülüğü
Görev sebebiyle öğrenilen ticari sırlar, özel hayatın gizliliği kapsamındaki bilgiler kesinlikle dışarı sızdırılamaz. Bu kuralın ihlali hapis cezasına kadar varan sonuçlar doğurabilir.
3. Rapor Hazırlama Süresi
Mahkeme tarafından verilen süre içerisinde raporun teslim edilmesi esastır. Sürekli rapor geciktiren bir bilirkişi, sicilden silinme riskiyle karşı karşıya kalır.
Bilirkişi Raporu Neleri İçermelidir?
Kaliteli bir bilirkişi raporu, hâkimin işini kolaylaştırmalıdır. Raporda şu bölümlerin bulunması standarttır:
-
İnceleme Konusu: Mahkemenin çözülmesini istediği spesifik sorular.
-
İnceleme Yöntemi: Hangi tekniklerin, ölçümlerin veya literatürün kullanıldığı.
-
Tespitler: Dosya üzerindeki verilerin analizi.
-
Sonuç: Sorulara verilen net, anlaşılır ve teknik gerekçeli cevaplar.
Önemli Not: Bir bilirkişi raporunda asla hukuki nitelendirme yapmamalıdır. Örneğin; “Davalı kusurludur” demek yerine, “Davalı, iş sağlığı güvenliği tüzüğünün X maddesindeki önlemi almamıştır” demelidir. Kusur oranına veya hukuki sorumluluğa hâkim karar verir.
Bilirkişilik Ücretleri ve Yan Haklar
Bilirkişi için belirlenen ücretler, davanın türüne ve harcanan emeğe göre her yıl yayınlanan asgari ücret tarifesi üzerinden belirlenir. Bu ücret, devlet tarafından davanın başında taraflardan tahsil edilen gider avansından ödenir. Profesyonel bir bilirkişi için bu iş, hem ek bir gelir kapısı hem de mesleki prestij kaynağıdır.
Sonuç
Türkiye’de bilirkişi olmak, sadece bir yan iş değil, adaletin terazisini dengeleyen kutsal bir görevdir. Teknik bilginin hukukla buluştuğu bu noktada, liyakat ve dürüstlük en büyük sermayedir. Eğer siz de alanınızda en az beş yıllık tecrübeye sahipseniz, temel eğitiminizi tamamlayarak ve yasal şartları yerine getirerek yargı sisteminin bir parçası olabilirsiniz. Unutulmamalıdır ki; hatalı bir bilirkişi raporu adaleti geciktirebilir veya yanlış kararlara yol açabilir, ancak titiz bir çalışma hakkın sahibine teslim edilmesini sağlar.