Suç Eşyasının Satın Alınması ve Kabul Edilmesi Suçu
Türk Ceza Kanunu’nun 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi, mülkiyet aleyhine işlenen suçların devamı niteliğinde olan ve suçtan elde edilen menfaatin korunmasını engellemeyi amaçlayan bir suç tipidir. Bu suç, toplumda yaygın olarak “hırsızlık malı almak” şeklinde bilinse de, kapsamı çok daha geniştir.
Bu makalede, suç eşyası kavramının ne anlama geldiğini, satın alma ve kabul etme fiillerinin hukuki karşılığını ve en önemlisi, bir malın suç eşyası olduğunu bilmeden alan kişilerin hukuki durumunu detaylandıracağız.
1. Suç Eşyası Nedir? Neleri Kapsar?
Hukuki literatürde suç eşyası, bir suçun işlenmesi suretiyle veya bir suçun işlenmesi sonucunda elde edilen her türlü malvarlığı değerini ifade eder. Bir eşyanın bu kapsama girmesi için mutlaka bir “ön suç” işlenmiş olması gerekir.
-
Ön Suç Gerekliliği: Eşyanın, hırsızlık, yağma, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma veya zimmet gibi bir suç yoluyla elde edilmiş olması şarttır.
-
Kapsam: Sadece fiziksel nesneler (telefon, araba, mücevher) değil; para, kıymetli evrak veya dijital varlıklar da suç eşyası sayılabilir.
-
Değişim Değerleri: Suç eşyası el değiştirse veya başka bir forma bürünse dahi (örneğin çalınan altının eritilip külçe yapılması), bu yeni form da suç eşyası niteliğini korur.
2. Satın Alma ve Kabul Etme Fiilleri Arasındaki Farklar
TCK 165, suçun oluşması için iki temel hareket öngörmüştür: Satın almak ve kabul etmek. Bu iki fiil seçimliktir; yani herhangi birinin gerçekleşmesi suçun oluşması için yeterlidir.
Satın Alma Fiili
Satın alma, suçtan elde edilen bir eşyanın, bir bedel (para veya başka bir ekonomik değer) karşılığında mülkiyetinin devralınmasıdır. Burada bir satış sözleşmesi söz konusudur. Örneğin, piyasa değerinin çok altında satılan ve çalıntı olduğu bilinen bir bilgisayarın parasını ödeyerek devralmak bu fiili oluşturur.
Kabul Etme Fiili
Kabul etme, satın alma dışındaki yollarla eşyanın zilyetliğini (kullanımını veya hakimiyetini) devralmaktır. Bu fiilde bir bedel ödenmesi şart değildir.
-
Bağış/Hediye: Çalıntı bir takının hediye olarak kabul edilmesi.
-
Saklama/Emanet: Suçla elde edilen bir paranın saklanması için kabul edilmesi.
-
Kullanım: Çalıntı bir aracın geçici süreliğine kullanılmak üzere alınması.
3. Suç Eşyası Olduğunu Bilmeden Satın Alan Kişinin Durumu
Bu suçun en kritik noktası kast unsurudur. Türk Ceza Hukuku sistemine göre, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu ancak doğrudan kast ile işlenebilir.
Bilmeme Durumu ve “Kaçınılmaz Hata”
Bir kişi, satın aldığı eşyanın bir suçtan elde edildiğini bilmiyorsa ve bilmesi de kendisinden beklenemiyorsa, suçun manevi unsuru (kast) oluşmaz. Ancak burada “bilmiyordum” demek tek başına yeterli bir savunma değildir. Yargıtay uygulamalarında, kişinin eşyayı alırken göstermesi gereken makul özeni gösterip göstermediğine bakılır. Şu durumlar “bilmesi gerekiyordu” karinesine yol açabilir:
-
Eşyanın piyasa değerinin aşırı derecede altında bir fiyata satılması.
-
Satışın yapıldığı yerin ve zamanın hayatın olağan akışına aykırı olması (örneğin gece vakti bir sokak arasında faturasız telefon satışı).
-
Eşyanın üzerinde kazınmış seri numaraları veya mülkiyet emarelerinin bulunması.
Eğer kişi, dürüst bir ticaretin gerektirdiği tüm şartları yerine getirmiş (fatura almış, güvenilir bir mağazadan almış, piyasa değerini ödemiş) ancak eşya yine de suç eşyası çıkmışsa, bu kişiye ceza verilmez.
4. Suça İştirak Eden Olmama Şartı
Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun en temel şartlarından biri, failin asıl suça (ön suça) iştirak etmemiş olmasıdır.
-
Ayırıcı Çizgi: Eğer bir kişi, bir malın çalınmasına yardım etmişse (gözcülük yapmışsa, kapıyı açmışsa) veya çalınması için önceden talimat vermişse, artık bu kişi “suç eşyasını satın alan” değil, “hırsızlık suçuna iştirak eden” (fail veya yardım eden) konumundadır.
-
Mükerrer Cezalandırma Yasağı: Kişi kendi işlediği veya iştirak ettiği bir suçtan elde edilen malı elinde bulundurduğu için ayrıca bu suçtan cezalandırılmaz. Çünkü bu durum, asıl suçun doğal bir sonucudur.
Özetle; bu suçtan dava açılabilmesi için, kişinin asıl hırsızlık veya dolandırıcılık eylemiyle hiçbir organik bağının bulunmaması, eşya ile ancak suç işlenip bittikten sonra temas kurmuş olması gerekir.
5. Cezai Yaptırımlar ve Hukuki Sonuçlar
TCK 165 uyarınca, bir suçun işlenmesiyle elde edilen eşyayı satın alan veya kabul eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.
Önemli Not: Satın alınan eşyanın değeri az ise veya failin durumu şahsi bir cezasızlık sebebi barındırıyorsa cezada indirim yapılabilir. Ancak suç eşyası olduğu biliniyorsa, hapis cezası kaçınılmaz hale gelebilir.
Sonuç
Suç eşyası ile temas kurmak, iyi niyetli vatandaşlar için dahi ciddi hukuki riskler taşımaktadır. Özellikle ikinci el alışverişlerde faturasız, belgesiz ve piyasa değerinin çok altındaki ürünlerden kaçınmak, hukuki güvenliğiniz için hayati önem taşır. Eğer farkında olmadan böyle bir duruma karıştıysanız, eşyayı gönüllü olarak teslim etmek ve iyi niyetinizi ispatlayacak delilleri sunmak en doğru yol olacaktır.
Hukuki Tavsiye: Bir eşyanın suç yoluyla elde edildiğinden şüpheleniyorsanız, satın alma işlemini gerçekleştirmeden önce mutlaka profesyonel bir hukuki görüş almalı veya kolluk birimlerine danışmalısınız.