Spor Müsabakalarında Kamu Düzeninin Korunması Nasıl Sağlanır?
Spor Müsabakalarında Kamu Düzeninin Korunması Nasıl Sağlanır?
Spor müsabakalarında kamu düzeninin korunması nasıl sağlanır? 6222 sayılı Kanun, uygulama yönetmeliği ve TFF düzenlemeleri kapsamında güvenlik kurulları, kulüp yükümlülükleri, özel güvenlik, elektronik bilet, seyirden yasaklama ve disiplin yaptırımları hakkında kapsamlı hukuki inceleme.
Giriş
Spor müsabakalarında kamu düzeninin korunması nasıl sağlanır sorusu, yalnızca statta kavga çıkmasını önlemekle ilgili değildir. Türk hukukunda spor güvenliği; müsabaka öncesini, müsabaka anını ve müsabaka sonrasını; spor alanlarını, bu alanların çevresini, taraftarların toplandığı yerleri, gidiş-geliş güzergâhlarını ve hatta takımların kamp yaptığı yerleri kapsayan geniş bir düzenleme alanı olarak ele alınmaktadır. 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun da tam olarak bu yaklaşım üzerine kurulmuştur. Kanunun amacı, müsabaka öncesinde, esnasında veya sonrasında spor alanları ile bunların çevresinde ve bağlantılı alanlarda şiddet ve düzensizliğin önlenmesidir; kapsamı ise güvenlik önlemlerinden yaptırımlara, kulüplerin ve diğer aktörlerin görevlerinden taraftar davranışlarına kadar uzanır. (TİESF)
Bu nedenle kamu düzeninin korunması, salt kolluk kuvvetlerinin stadyum kapısında bulunmasıyla sağlanmaz. Mevzuat; il ve ilçe spor güvenlik kurullarını, müsabaka güvenlik amirini, ev sahibi kulübü, özel güvenlik görevlilerini, federasyonları, spor güvenlik birimlerini, sağlık ve itfaiye teşkilatını ve hatta taraftardan sorumlu kulüp temsilcilerini aynı güvenlik zinciri içinde konumlandırmaktadır. Başka bir ifadeyle Türk spor hukukunda kamu düzeni, çok aktörlü ve çok aşamalı bir önleme sistemiyle korunur. (TİESF)
Kamu düzeninin spor müsabakalarında korunması, yalnızca suç işlendiğinde ceza vermeyi değil; riskli seyirci hareketlerini önceden yönetmeyi, stadyum ve salon altyapısını güvenli hale getirmeyi, bilet rejimini denetlenebilir kılmayı, yasak maddelerin içeri sokulmasını engellemeyi, ayrımcı ve tahrik edici söylemleri bastırmayı ve gerektiğinde seyirden yasaklama gibi tedbirlerle tekrar riskini azaltmayı da içerir. Bu nedenle konu, ceza hukuku, idare hukuku, özel hukuk ve spor disiplin hukukunun kesiştiği özel bir alandır. (TİESF)
1. Kamu Düzeninin Korunmasında Temel Hukuki Çerçeve
Türk hukukunda temel omurga 6222 sayılı Kanun’dur. Kanun, spor müsabakalarıyla bağlantılı güvenlik önlemlerini, yasak fiilleri, uygulanacak yaptırımları ve spor kulüpleri, sporcular, yöneticiler, kolluk, özel güvenlik görevlileri, taraftarlar, taraftar dernekleri, federasyonlar ve medya kuruluşları dahil çok sayıda aktörün görev ve sorumluluklarını kapsar. Kanunda “spor alanı” kavramı da dar yorumlanmamış; seyir alanları, özel seyir alanları, soyunma odaları, taraftarların toplandığı yerler, gidiş-geliş güzergâhları, takım veya taraftarların toplu seyahat araçları ve kamp yerleri de bu rejime dahil edilmiştir. Bu geniş tanım, kamu düzeninin yalnızca saha içinde değil, müsabaka ekosisteminin tamamında korunmaya çalışıldığını gösterir. (TİESF)
Bu genel çerçevenin uygulama esasları ise Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik ile somutlaştırılmıştır. Yönetmelik; saha içi ve saha dışında alınacak güvenlik tedbirlerini, biletlerin basılması ve satışını, spor alanlarına giriş ve çıkışlarda uygulanacak güvenlik sistemlerini, sağlık teşkilatı ile belediyelerin alacağı önlemleri ve ilgili tüm kurumların görev, yetki ve sorumluluklarını ayrıntılı biçimde düzenler. Bu nedenle kamu düzenini sağlama bakımından 6222 sayılı Kanun ile yönetmelik birlikte okunmalıdır.
Futbol bakımından ise TFF’nin güncel Futbol Müsabaka Talimatı, Futbol Disiplin Talimatı ve üst lig statüleri, kanuni çerçeveyi somutlaştıran tamamlayıcı normlardır. Özellikle ev sahibi kulübün organizasyon sorumluluğu, tribün düzeni, elektronik kartla giriş, blok planlaması, misafir seyirci ayrımı, saha olayları ve çirkin-kötü tezahürat konularında TFF düzenlemeleri kamu düzeninin korunmasında doğrudan işlev görür. (TFF)
2. İl ve İlçe Spor Güvenlik Kurulları: Kamu Düzeninin Planlama Merkezi
Kamu düzeninin korunmasında ilk halka, olay çıkınca müdahale eden kolluk değil; önceden planlama yapan güvenlik kurullarıdır. 6222 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca il spor güvenlik kurulu vali veya görevlendireceği vali yardımcısı başkanlığında; belediye, jandarma, emniyet, gençlik ve spor il müdürlüğü, sağlık müdürlüğü, milli eğitim, ilgili federasyon ve diğer temsilcilerden oluşur. İlçe spor güvenlik kurulu da benzer şekilde kaymakam başkanlığında kurulur. Bu yapı, spor güvenliğinin yalnızca polis meselesi olmadığını; kamu kurumları, federasyon ve kulüp temsilcilerinin birlikte hareket ettiği kurumsal bir güvenlik planlaması gerektirdiğini gösterir. (TİESF)
Yönetmelik de bu kurulların işlevini somutlaştırır. Spor alanlarının düzenlenmesi, giriş-çıkış sistemleri, sağlık ve güvenlik önlemleri, saha dışındaki tedbirler ve ilgili aktörlerin görev dağılımı bu çerçevede belirlenir. Özellikle riskli müsabakalar bakımından kamu düzeni, anlık müdahale refleksiyle değil; önceden kararlaştırılmış güvenlik planı, görev paylaşımı ve koordinasyon mekanizmasıyla korunur.
Bu nedenle spor müsabakalarında kamu düzeninin korunması denildiğinde ilk cevap şudur: Önce planlama yapılır. Güvenlik kurulları, müsabakanın niteliğine, taraftar profilinə, stadyum koşullarına ve çevresel risklere göre güvenlik şemasını kurar; sonra diğer aktörler bu planı uygular. Hukuki bakımdan kamu düzeninin korunması, spontane değil, kurumsal biçimde yönetilen bir süreçtir. (TİESF)
3. Ev Sahibi Kulübün Kamu Düzenini Koruma Yükümlülüğü
Kamu düzeninin korunmasında ev sahibi kulüp merkezî yükümlüdür. 6222 sayılı Kanun’un 5. maddesi, ev sahibi spor kulübünün müsabaka ve seyir alanlarında sağlık ve güvenliğe ilişkin önlemleri almak zorunda olduğunu açıkça düzenler. Aynı maddede konuk takım seyircilerine bağımsız bölüm ayrılması ve taraftarlar arasında temasın önlenmesine yönelik tedbirlerin alınması da kulübün sorumluluğu olarak gösterilmiştir. Kulüp ayrıca il veya ilçe spor güvenlik kurulunun kendi hakkında aldığı kararları da uygulamakla yükümlüdür. (TİESF)
Güncel Süper Lig statüsü de bu yaklaşımı teyit etmektedir. Statüye göre stadyumlarda müsabaka öncesinde, esnasında ve sonrasında sağlık, güvenlik, tribün düzenlemesi, organizasyon, şiddet ve düzensizliğin önlenmesiyle ilgili tüm düzenlemeleri yapma görevi ev sahibi kulübe aittir. Ayrıca kulüplerin güvenlik sorumlusu, stadyum müdürü, taraftar irtibat sorumlusu, bilet sorumlusu ve akreditasyon sorumlusu gibi belirli görevler için yetkili kişiler görevlendirmesi ve bunları TFF’ye bildirmesi zorunludur.
Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde açık olan şudur: Kamu düzeni spor müsabakalarında sadece devlet eliyle değil, büyük ölçüde kulübün kurduğu ve yürüttüğü organizasyon modeliyle korunur. Kulübün yeterli güvenlik planı kurmaması, misafir seyirci ayrımını doğru yapmaması veya personelini işlevsel biçimde görevlendirmemesi, doğrudan kamu düzeni riskine dönüşür. Bu nedenle kulüp bakımından güvenlik, yardımcı bir hizmet değil, asli hukuki yükümlülüktür. (TİESF)
4. Özel Güvenlik, Kolluk ve Eşgüdüm Toplantıları
6222 sayılı Kanun’un 6. maddesine göre profesyonel spor dallarında yapılan müsabakalara katılanlar, genel kolluk ile birlikte görev yapmak üzere güvenliği sağlamaya yetecek sayıda özel güvenlik görevlisini müsabaka öncesinden, müsabaka tamamlanıp seyirci ve sporcuların tahliyesine kadar bulundurmak ve müsabaka, antrenman ve seyir alanlarının güvenliğini sağlamak zorundadır. Kulüpler ayrıca seyirci sağlığı ve emniyetini ilgilendiren konularda kulüp görevlileri de bulundurmakla yükümlüdür. Özel güvenlik personeli müsabaka güvenlik mimarisinin çekirdeğindedir, ancak görevlerini kollukla birlikte ve koordinasyon içinde yürütür. (TİESF)
Güncel Süper Lig statüsü bu çerçeveyi daha ayrıntılı düzenler. Ev sahibi kulüpler, stadyum içinde ve çevresinde yeterli sayıda özel güvenlik görevlisi görevlendirmek zorundadır. Güvenlik bariyerlerinde üst araması, elektronik bilet ve pankart kontrolü yapılır; stadyum içinde hangi noktalarda güvenlik personelinin bulunacağı önceden belirlenir; hakemlerin, futbolcuların ve yetkililerin giriş-çıkış alanlarında da akreditasyon ve güvenlik için özel personel görevlendirilir. Ev sahibi kulüp ayrıca ambulans, itfaiye, CCTV operatörleri ve kontrol odası personelini de hazır tutmak zorundadır.
Kamu düzeninin korunmasında bir diğer önemli araç, müsabaka günü yapılan Müsabaka Organizasyon Güvenlik ve Eşgüdüm Toplantısıdır. Güncel Süper Lig statüsüne göre bu toplantı, TFF temsilcisi ve müsabaka güvenlik amirinin koordinasyonunda stadyumda yapılır; her iki takımdan temsilci, güvenlik amiri, gözlemci polis, ev sahibi kulübün güvenlik sorumlusu, özel güvenlik amiri, stadyum müdürü, akreditasyon sorumlusu, sağlık ve itfaiye yetkilileri toplantıya katılır. Toplantının organizasyon sorumluluğu ev sahibi kulüptedir ve ev sahibi kulüp yetkilisi katılmadan toplantı başlatılamaz. Bu sistem, kamu düzeninin tesadüfe değil, önceden oluşturulan eşgüdüme dayandığını gösterir.
5. Giriş-Çıkış Denetimi ve Fizikî Güvenlik Önlemleri
Spor müsabakalarında kamu düzeninin korunmasının en görünür ayağı, giriş-çıkış kontrolüdür. 6222 sayılı Kanun’un 12. maddesi uyarınca müsabaka, seyir, özel seyir ve antrenman alanlarına silah, kesici-delici aletler, patlayıcı-parlayıcı-yanıcı-yakıcı maddeler ve uyuşturucu veya uyarıcı maddeler sokulamaz. Aynı maddede, müsabaka güvenliğinin sağlanması amacıyla genel kolluk görevlileri ile bunların gözetimindeki özel güvenlik görevlilerine, mülki amirin yazılı emrine dayanarak spor alanına girişte izleyicilerin üstünü ve eşyasını teknik cihazlarla ve gerektiğinde elle kontrol etme ve arama yetkisi tanınmıştır. (TİESF)
Güncel Süper Lig statüsü, stadyumlara ve tribünlere kapasitelerinin üzerinde seyirci alınmasını yasaklamakta; tüm tribünlere elektronik kart ile girilmesini zorunlu kılmakta; tribünlerdeki merdiven boşlukları ile giriş-çıkış kapı önlerinin boş bırakılmasını emretmektedir. Aynı statü, tribün ile saha arasına tel, duvar, bariyer ve benzeri engeller konulabileceğini, içeceklerin kapalı şişe halinde satılamayacağını ve seyircilerin bu tür maddelerle içeri alınamayacağını da öngörmektedir. Bu önlemler, kamu düzeninin yalnızca adli tedbirlerle değil, fizikî mekânın güvenlik mantığına göre düzenlenmesiyle de korunduğunu göstermektedir.
Buradaki temel ilke şudur: Kamu düzeni, müsabaka başladığında kurulmaz; seyirci daha alana girmeden kurulur. Arama, turnike, bariyer, blok ayrımı, kapasite disiplini ve tribün düzeni, olay çıkmasını önleyen ilk savunma hattıdır. Hukuki sistem de tam olarak bu nedenle giriş ve fiziki kontrol rejimine özel önem vermektedir. (TİESF)
6. Elektronik Bilet ve Denetlenebilir Seyirci Rejimi
Kamu düzeninin korunmasında elektronik bilet sistemi artık merkezî araçlardan biridir. Yönetmelik, elektronik bilgi bankasını haklarında seyirden yasaklanma tedbiri bulunan kişilerin fotoğraflı kayıtlarının tutulduğu veri tabanı olarak tanımlamakta; spor güvenlik biriminin, kanuna aykırı fiilleri işleyen kişileri gelişmiş kamera ve elektronik bilet sisteminden yararlanarak tespit etmesini öngörmektedir. Elektronik bilet bu nedenle yalnızca satış sistemi değil, denetlenebilir seyirci rejimidir.
Güncel Süper Lig statüsüne göre tüm tribünlere 6222 sayılı Kanun, uygulama yönetmeliği ve TFF e-bilet genelgesi çerçevesinde elektronik kart ile girilir. Elektronik kartlara tanımlı biletlerin toplu biçimde veya üzerlerinde yazılı bedelin altında ya da üstünde bedelle satılması, temin edilmesi ve dağıtılması yasaktır. Kulüpler ayrıca stadyum krokisini, tribün ve blok kapasitelerini TFF’ye sunmak zorundadır. Böylece blok bazlı denetim ve gerektiğinde blok bazlı yaptırım mümkün hale gelir.
Elektronik bilet sisteminin kamu düzeni açısından temel faydası, anonim kalabalığı kayıtlı seyirci kitlesine dönüştürmesidir. Kimin hangi bloktan girdiği, hangi koltukta oturduğu ve olay çıktığında hangi seyirci grubunun ilgili bölümde bulunduğu teknik olarak izlenebilir hale gelir. Bu da hem olay önleme hem de olay sonrası sorumluluk tayini bakımından kamu düzeninin korunmasına doğrudan hizmet eder.
7. Yasak Fiillerin Bastırılması: Tezahürat, Saha Olayı ve Yetkisiz Giriş
Kamu düzeni yalnızca fiziki güvenlik önlemleriyle korunmaz; davranış rejimi de aynı ölçüde önemlidir. 6222 sayılı Kanun’un 14. maddesi, spor alanlarında tehdit veya hakaret olarak algılanacak aleni söz ve davranışları yaptırıma bağlar; ayrımcı ve aşağılayıcı söylemler için daha ağır ceza öngörür. Bu hüküm, tribün dilinin de kamu düzeni bakımından hukuken önemli olduğunu gösterir. Çünkü toplu tezahürat, çok hızlı biçimde taşkınlık ve fiziksel şiddet riskine dönüşebilir. (TİESF)
Aynı şekilde 6222 sayılı Kanun’un 16. maddesi, yetkisiz biçimde müsabaka alanına, soyunma odalarına, koridorlara veya sporcu çıkış tünellerine girilmesini suç olarak düzenler. Bu hüküm, saha işgali veya teknik alan ihlali gibi fiillerin neden yalnız disiplin meselesi değil, doğrudan kamu düzeni ve güvenlik ihlali sayıldığını açıklar. Spor müsabakalarında kamu düzeni, oyuncu, hakem ve görevlilerin güvenli hareket alanının korunmasına da bağlıdır. (TİESF)
Futbol disiplin hukukunda da bu yaklaşım sürmektedir. TFF Futbol Disiplin Talimatı, taraftarlar dahil ilgili kişilerin disiplin ihlali oluşturan fiillerini cezalandırmak için düzenlenmiştir; saha olayları ve çirkin-kötü tezahürat bakımından kulüplere ve kişilere para cezası, stadyuma giriş yasağı, hak mahrumiyeti, seyircisiz oynama ve saha kapatma gibi yaptırımlar uygulanabilir. Böylece kamu düzeni yalnız ceza yargısı ile değil, spor disiplin mekanizmasıyla da korunur. (TFF)
8. Seyirden Yasaklama Tedbiri ve Tekrar Riskinin Önlenmesi
Spor müsabakalarında kamu düzeninin korunmasında en etkili araçlardan biri seyirden yasaklamadır. 6222 sayılı Kanun’un 18. maddesi uyarınca, Kanunda tanımlanan suçlardan dolayı mahkemece hüküm kurulurken kişi hakkında güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklama kararı verilir. Ayrıca soruşturma başlatılması halinde de bu tedbir derhal uygulanabilir; savcı veya mahkeme kaldırmadıkça koruma tedbiri olarak devam eder. Kanun, bu yasağın müsabaka, antrenman ve seyir alanlarına girişin engellenmesi anlamına geldiğini açıkça belirtir. (TİESF)
Yönetmelik, seyirden yasaklı kişilerin elektronik bilgi bankasında tutulduğunu ve bunların kolluk başvuru yükümlülüklerinin takip edildiğini düzenler. Bu sistem sayesinde kamu düzeni yalnız olay anında değil, olaydan sonra da korunur. Riskli kişi stadyumdan, seyir alanından ve ilgili organizasyon çevresinden uzak tutulur; tekrar riskinin azaltılması amaçlanır.
Bu nedenle seyirden yasaklama, ceza sonrası yan sonuç değil, kamu düzenini yeniden kuran ileriye dönük bir güvenlik mekanizmasıdır. Özellikle tribün şiddeti, hakaret-tehdit içeren toplu davranışlar veya saha olayları bakımından kamu düzeninin sürdürülebilir biçimde korunması için bu tedbir kritik işlev görür. (TİESF)
9. Sağlık, Tahliye ve Acil Durum Yönetimi
Kamu düzeni sadece şiddet fiillerinin bastırılması anlamına gelmez; aynı zamanda toplu yaşam alanı olan stadyum ve salonlarda can güvenliğinin korunmasıdır. Yönetmelik, spor alanlarına giriş ve çıkışlar ile uygulanacak güvenlik sistemlerinin yanı sıra sağlık teşkilatı ve belediyelerin alacağı önlemleri de düzenleme kapsamına dahil etmektedir. Güncel Süper Lig statüsüne göre ev sahibi kulüpler, seyircilerin stadyuma alınmaya başlamasından tahliye sonuna kadar ambulans ve sağlık personeli, ayrıca itfaiye araç ve görevlilerini bulundurmak zorundadır. Seyirci sağlık odaları ile futbolcu ve hakem ilk yardım odalarında da sağlık personeli görevlendirilmesi zorunludur.
Yine aynı statüye göre stadyumun tüm çıkış kapıları ile tribünlerden oyun alanına açılan kapılar dışa doğru açılmalı ve seyirciler içeride olduğu sürece kilitlenememelidir. Her bir kapıda güvenlik görevlisi bulundurulması ve acil tahliye halinde yönlendirme sağlanması gerekir. Bu hükümler, kamu düzeninin yalnız kavga önleme değil, izdiham ve acil tahliye güvenliğini sağlama fonksiyonu da taşıdığını açıkça gösterir.
Dolayısıyla spor müsabakalarında kamu düzeni, hem saldırgan davranışı önlemek hem de acil durumda kalabalığı güvenli biçimde yönetmek anlamına gelir. Sağlık, yangın ve tahliye planı olmayan bir organizasyonda hukuken kamu düzeninin yeterince korunduğundan söz etmek güçtür.
10. Misafir Seyirci Ayrımı ve Tribün Mimarisi
Kamu düzeninin korunmasında taraftar gruplarının fiziksel ayrımı büyük önem taşır. 6222 sayılı Kanun’un 5. maddesi, konuk takım seyircileri için bağımsız bölüm ayrılmasını ve taraftarlar arasında temasın önlenmesini kulübün yükümlülüğü olarak düzenler. Güncel Süper Lig statüsüne göre de ev sahibi kulüp, misafir kulüp seyircileri için stadyum kapasitesinin yüzde 5’i oranında güvenliği tam olarak sağlanmış yer ayırmak zorundadır; belirli şartlarda bu oran artırılabilir. (TİESF)
Ayrıca tribünlerin renk kodları, giriş kapıları, blok planı ve stadyum krokisi de kamu düzeni bakımından önemlidir. Kulüpler tribün ve blok kapasitelerini TFF’ye bildirmek, yönlendirme işaretlerini buna göre hazırlamak ve merdiven boşluklarını kapatmamak zorundadır. Bu teknik ayrıntılar ilk bakışta yalnız organizasyon meselesi gibi görünse de, fiilen kalabalığın güvenli hareketini, rakip taraftar ayrımını ve kolluğun olay anında doğru müdahalesini mümkün kılar. Kamu düzeni çoğu kez bu görünürde küçük ama hayati ayrıntılar üzerinden korunur.
11. Kamu Düzenini Bozan Fiillere Uygulanan Yaptırımlar
Kamu düzeninin korunması yalnız önleyici tedbirlerden ibaret değildir; ihlal halinde etkili yaptırım da gerekir. 6222 sayılı Kanun, usulsüz giriş, hakaret veya tehdit içeren tezahürat, yasak madde sokma, yetkisiz alanlara girme, kasten yaralama ve mala zarar verme gibi birçok fiili doğrudan cezai yaptırıma bağlar. Ayrıca Kanun, idari para cezalarına ve diğer idari yaptırımlara karar verme yetkisini Cumhuriyet savcısına vermekte; ceza yargılaması bakımından ihtisas asliye ceza mahkemelerini yetkili kılmaktadır. Bu yapı, spor müsabakalarında kamu düzeninin korunmasının sembolik değil, yaptırım gücü yüksek bir alan olduğunu gösterir. (TİESF)
Futbol disiplin hukukunda da yaptırım sistemi ayrıntılıdır. Futbol Disiplin Talimatı, kulüpler, futbolcular, yöneticiler, taraftarlar ve görevliler bakımından disiplin ihlallerini ve cezalarını belirler. Hak mahrumiyeti, stadyuma giriş yasağı, para cezası, saha kapatma ve seyircisiz oynama gibi yaptırımlar, kamu düzenini bozan fiillere hızlı ve sportif sonuç doğuran yanıtlar verilmesini sağlar. Bu nedenle spor müsabakalarında kamu düzeni, bir yandan devletin cezai ve idari gücüyle, diğer yandan federasyonun disiplin otoritesiyle birlikte korunur. (TFF)
Sonuç
Sonuç olarak spor müsabakalarında kamu düzeninin korunması nasıl sağlanır sorusunun cevabı tek cümleyle verilemez. Türk hukukunda kamu düzeni; 6222 sayılı Kanun’un geniş kapsamı, uygulama yönetmeliğinin ayrıntılı görev dağılımı, il ve ilçe spor güvenlik kurullarının planlaması, ev sahibi kulübün organizasyon sorumluluğu, özel güvenlik ve kolluk işbirliği, elektronik bilet sistemi, misafir seyirci ayrımı, yasak madde denetimi, tehdit ve hakaret içeren davranışların bastırılması, seyirden yasaklama ve federasyon disiplin yaptırımlarının birlikte işletilmesiyle korunur. (TİESF)
Bu sistemin temel mantığı, yalnızca olay çıktıktan sonra müdahale etmek değildir. Asıl amaç, riski önceden azaltmak, seyirciyi denetlenebilir hale getirmek, fizikî ve dijital altyapıyı güvenlik lehine kurmak ve tekrar riskini yaptırımlarla sınırlamaktır. Kamu düzeni bu nedenle spor hukukunda pasif bir “asayiş” kavramı değil; planlanan, uygulanan, denetlenen ve ihlal edildiğinde çok katmanlı yaptırımlarla desteklenen aktif bir güvenlik rejimidir. Spor müsabakalarının sağlıklı, güvenli ve kamu düzeniyle uyumlu biçimde yürüyebilmesi için de bu rejimin bütün halkalarının birlikte çalışması zorunludur. (TİESF)