Single Blog Title

This is a single blog caption

Spor Alanlarına Yasak Madde Sokmanın Hukuki Sonuçları

Spor Alanlarına Yasak Madde Sokmanın Hukuki Sonuçları

Spor alanlarına yasak madde sokmanın hukuki sonuçları nelerdir? 6222 sayılı Kanun kapsamında yasak maddeler, hapis ve adli para cezaları, arama yetkisi, seyirden yasaklama, hak yoksunluğu ve kulüpler bakımından doğan sonuçlar hakkında kapsamlı hukuki inceleme.

 

Giriş

Spor alanlarına yasak madde sokmanın hukuki sonuçları, Türk spor hukuku ile ceza hukukunun kesiştiği en önemli başlıklardan biridir. Uygulamada bu konu çoğu zaman yalnızca tribüne meşale, bıçak ya da yabancı madde sokulması gibi dar örneklerle anılmaktadır. Oysa 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun, yasak madde meselesini tek bir davranış olarak değil; müsabaka güvenliğini, seyir düzenini, beden bütünlüğünü ve kamu düzenini korumaya yönelik çok katmanlı bir güvenlik rejimi içinde düzenlemektedir. Kanun, yalnızca fiilen zarar doğuran halleri değil, zarar doğurma potansiyeli taşıyan riskli davranışları da ayrıca yaptırıma bağlamaktadır. (uogm.gsb.gov.tr)

Bugün yürürlükte olan sistem, özellikle 4 Temmuz 2019 tarihli 7182 sayılı Kanun’la güçlendirilmiş ve kapsamı genişletilmiştir. Bu değişiklikle 6222 sayılı Kanun’un 12. ve 13. maddeleri yeniden düzenlenmiş; yasak maddelerin sokulmasının yalnızca “spor alanı” bakımından değil, müsabaka, seyir, özel seyir ve antrenman alanları ile takım veya taraftarların toplu seyahat araçları bakımından da açıkça kapsama alındığı görülmüştür. Aynı değişiklik, cezaların niteliğini ve bazı yaptırım mekanizmalarını da sertleştirmiştir.

Bu nedenle spor alanlarına yasak madde sokulması, yalnızca bir asayiş ihlali değil; şartlarına göre hapis cezası, adli para cezası, seyirden yasaklanma, hak yoksunluğu, ayrıca özellikle futbolda federasyon disiplini ve kulüpler yönünden ek sonuçlar doğurabilen özel bir suç ve yaptırım alanıdır. Konunun doğru anlaşılabilmesi için 6222 sayılı Kanun’un 12, 13, 17/A, 18 ve 21. maddeleri ile uygulama yönetmeliği ve futbol bakımından TFF Futbol Disiplin Talimatı birlikte değerlendirilmelidir. (uogm.gsb.gov.tr)

6222 Sayılı Kanun’a Göre “Yasak Madde” Nedir?

6222 sayılı Kanun’un 12. maddesi, spor güvenliği bakımından yasak sayılan maddeleri üç ana grupta toplar. Buna göre müsabaka, seyir, özel seyir ve antrenman alanları ile takım veya taraftarların toplu olarak seyahat ettikleri araçlara; ruhsatlı dahi olsa ateşli silahlar ile esasen bulundurulması yasak diğer silahlar, kesici, ezici, bereleyici veya delici aletler ile patlayıcı, parlayıcı, yanıcı veya yakıcı maddeler ve uyuşturucu veya uyarıcı maddeler sokulamaz. Kanun ayrıca müsabaka, seyir ve antrenman alanlarında alkollü içecek sokulması, kullanılması ve satılmasına ilişkin usul ve esasların ilgili federasyonlar tarafından belirleneceğini düzenlemektedir. (uogm.gsb.gov.tr)

Bu tanımın önemi büyüktür. Çünkü mevzuat, yalnızca klasik anlamda ateşli silahları değil, günlük hayatta tek başına bulundurulması suç sayılmayan ancak spor alanında ciddi risk oluşturan kesici-delici aletleri ve patlayıcı-yanıcı maddeleri de kapsama almaktadır. Böylece hukuk düzeni, “bu eşya normalde serbestti” savunmasına spor güvenliği alanında sınırlı değer tanımaktadır. Kanun koyucunun yaklaşımı açıktır: Spor alanında önemli olan, eşyanın genel hayattaki hukuki statüsü değil, kalabalık ve yüksek gerilimli bir organizasyonda yaratacağı tehlikedir. (uogm.gsb.gov.tr)

Bir başka önemli nokta da kapsam alanının genişliğidir. Yasak sadece stadyumun ya da salonun içine girişle sınırlı değildir. Takım veya taraftarların toplu seyahat ettikleri araçlar da aynı yasak rejimine tabidir. Bu nedenle deplasman otobüsü, taraftar konvoyu veya toplu seyahat aracı içinde taşınan yasak maddeler de 6222 bakımından ayrıca önem taşır. 2019 değişikliğiyle bu genişleme açık hale getirilmiştir.

Kanunun Amacı Neden Bu Kadar Geniş Bir Yasak Rejimi Kurmaktır?

6222 sayılı Kanun’un temel amacı, müsabaka öncesinde, esnasında ve sonrasında spor alanları ile bunların çevresinde, taraftarların toplandıkları yerlerde ve gidiş-geliş güzergâhlarında şiddet ve düzensizliğin önlenmesidir. Bu nedenle yasak madde rejimi yalnızca fiili saldırının meydana geldiği ana müdahale etmek için kurulmamıştır; asıl hedef, şiddetin doğmasını kolaylaştıran araçları daha baştan sistem dışına çıkarmaktır. Hukuk diliyle ifade etmek gerekirse, burada sadece netice suçları değil, tehlike üreten davranışlar da cezalandırılmaktadır. (uogm.gsb.gov.tr)

Bu yaklaşım spor hukukunda son derece isabetlidir. Çünkü spor karşılaşmaları, yoğun kalabalık, aidiyet duygusu, anlık provokasyon ve toplu hareket psikolojisi sebebiyle sıradan kamusal alanlardan daha yüksek risk üretir. Tribüne veya deplasman aracına sokulan patlayıcı, yakıcı ya da kesici bir madde, kullanılmasa bile şiddet ihtimalini ciddi şekilde artırır. Kanun bu nedenle “önce zarar doğsun, sonra ceza verelim” mantığıyla hareket etmemekte; risk taşıyan maddelerin sokulmasını başlı başına suç veya yaptırım sebebi haline getirmektedir. (uogm.gsb.gov.tr)

Arama ve Kontrol Yetkisi Nasıl Kullanılır?

Yasak madde rejiminin etkili olabilmesi için giriş kontrollerinin hukuki dayanağının da açık olması gerekir. 6222 sayılı Kanun’un 12. maddesine göre, müsabaka güvenliğinin sağlanması amacıyla genel kolluk görevlileri ile bunların gözetimindeki özel güvenlik görevlileri, mülki amirin yazılı emrine dayanarak spor alanına girişte izleyicilerin üstünü ve eşyasını teknik cihazlarla ve gerektiğinde elle kontrol edebilir ve arayabilir. Aynı maddede, spor müsabakası öncesinde, esnasında ve sonrasında taraftarların üzeri ve eşyasının Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’ndaki önleme araması hükümlerine göre aranabileceği; ayrıca Ceza Muhakemesi Kanunu’nun adli aramaya ilişkin hükümlerinin saklı olduğu da düzenlenmiştir. (uogm.gsb.gov.tr)

Bu hüküm, uygulamada çok önemlidir. Çünkü girişte yapılan arama, keyfi bir stadyum prosedürü değil; doğrudan kanuni dayanağı bulunan bir güvenlik tedbiridir. Teknik cihaz kullanımı, kolluk gözetimi ve yazılı emir şartı, hem güvenlik ihtiyacını karşılamak hem de kişilerin temel haklarını ölçülülük içinde korumak için getirilmiştir. Başka bir ifadeyle, 6222 sayılı Kanun spor güvenliği adına sınırsız bir arama yetkisi vermemekte; ancak riskin yüksekliği nedeniyle genel kolluk ve özel güvenliğe özel bir önleyici denetim alanı açmaktadır. (uogm.gsb.gov.tr)

Ayrıca Kanun’un 12. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca genel kolluk görevlileri ve belediye zabıtası, yasak kapsamına giren alet veya maddeleri spor alanında seyyar olarak satan, satışa arz eden, dağıtan veya dağıtmak için bulunduran kişileri bu alandan uzaklaştırmakla yükümlüdür. Yani hukuki müdahale yalnızca kapıdaki aramayla sınırlı değildir; alan içinde dolaşıma sokulmaya çalışılan tehlikeli eşya bakımından da aktif denetim vardır. (uogm.gsb.gov.tr)

Spor Alanına Silah Sokmanın Sonucu Nedir?

6222 sayılı Kanun’un 13. maddesinin ilk fıkrası, bulundurulması esasen suç oluşturan silahların müsabaka, seyir, özel seyir ve antrenman alanları ile takım veya taraftarların toplu seyahat ettikleri araçlara sokulması halinde, kişi hakkında 6136 sayılı Kanun’un ek 1. maddesine göre cezaya hükmolunacağını belirtmektedir. Bu düzenleme, ateşli silah veya zaten özel ceza rejimine tabi diğer yasak silahlar bakımından 6222 ile 6136 sayılı Kanun arasında doğrudan bağlantı kurmaktadır. (uogm.gsb.gov.tr)

Buradaki hukuki sonuç şudur: Eğer sokulan eşya, normal koşullarda da bulundurulması suç oluşturan bir silah ise, 6222 bakımından özel spor güvenliği bağlantısı kurulmakla birlikte yaptırım 6136 sayılı Kanun rejimi üzerinden belirlenir. Bu da spor alanı bağlantısının, silah suçunun ciddiyetini azaltmadığını; aksine onu daha hassas bir kamu güvenliği bağlamına taşıdığını gösterir. Spor karşılaşmasına silahla girme veya silahı toplu taraftar aracına sokma, sıradan bir taşıma fiili gibi değerlendirilemez. (uogm.gsb.gov.tr)

Kesici, Delici, Yakıcı veya Patlayıcı Maddeler İçin Ceza Ne Kadardır?

Kanunun 13. maddesinin ikinci fıkrası, günlük hayatta tek başına bulundurulması suç sayılmayan ama spor alanında yasak olan alet ve maddeler için ayrı bir yaptırım kurar. Buna göre 12. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki alet veya maddeleri müsabaka, seyir, özel seyir ve antrenman alanları ile takım veya taraftarların toplu seyahat araçlarına sokan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Aynı maddelerin seyircilere temin edilmesi amacıyla bu alanlara sokulması veya bu yerlerde seyircilere verilmesi halinde ise ceza iki yıldan beş yıla kadar hapis seviyesine yükselir. (uogm.gsb.gov.tr)

Bu ayrım son derece önemlidir. Kanun koyucu, yalnızca kendi üzerinde ya da eşyasında tehlikeli madde bulundurarak alan içine girmeyi ayrı, bu maddeyi başkalarına ulaştırmayı ise daha ağır bir tehdit olarak görmektedir. Çünkü ikinci halde artık bireysel tehlike değil, kalabalığa yayılan ve toplu olaya dönüşme ihtimali yüksek bir risk söz konusudur. Örneğin tribüne meşale, yanıcı madde, patlayıcı düzenek benzeri eşya sokup bunu başkalarına dağıtmak, sıradan taşıma fiilinden çok daha ağır değerlendirilmektedir. (uogm.gsb.gov.tr)

Bu düzenleme, uygulamada özellikle organize taraftar grupları bakımından kritik öneme sahiptir. Çünkü ceza, sadece maddeyi fiilen atan veya kullanan kişiye değil; onu içeri sokup kalabalığa ulaştıran kişiye de yönelmektedir. Böylece 6222 sayılı Kanun, spor alanındaki şiddet zincirinin lojistik ayağını da hedef almaktadır. (uogm.gsb.gov.tr)

Yasak Maddenin Kullanılması Halinde Sonuç Ağırlaşır mı?

Evet. 13. maddenin dördüncü fıkrası, 12. maddenin (b) bendi kapsamındaki alet veya maddelerin müsabaka, seyir veya antrenman alanlarında kullanılarak müsabaka veya antrenman düzeninin bozulmasına sebebiyet verilmesi halinde, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmuyorsa bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörmektedir. Buna göre sadece içeri sokmak ile içeride kullanmak arasında net bir yaptırım farkı vardır. (uogm.gsb.gov.tr)

Bu hüküm, spor güvenliği bakımından çok yerindedir. Çünkü örneğin tribüne sokulan yanıcı bir madde ya da patlayıcı içerikli bir unsur, kullanılmaya başlandığında artık sadece soyut tehlike yaratmaz; müsabakanın güvenliğini, tribünlerin tahliyesini, sporcuların ve hakemlerin beden bütünlüğünü doğrudan tehdit eder. Kanun koyucu bu nedenle “sokma” ve “kullanma” fiillerini aynı yoğunlukta değerlendirmemiş, kullanım halinde cezayı belirgin biçimde artırmıştır. (uogm.gsb.gov.tr)

Ayrıca bu fıkradaki “fiili daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde” ibaresi de önemlidir. Eğer kullanılan yasak madde nedeniyle kasten yaralama, genel güvenliği tehlikeye sokma veya başka ağır bir suçun unsurları oluşmuşsa, fail sadece 6222 m.13/4 kapsamında kalmayabilir; daha ağır suç hükümleri de gündeme gelebilir. Bu nedenle yasak maddenin kullanım biçimi somut olayda ayrıca analiz edilmelidir. (uogm.gsb.gov.tr)

Yasak Olmayan Bir Madde Kullanılarak Düzen Bozulursa Ne Olur?

6222 sayılı Kanun, yalnızca açıkça yasaklı maddelerle ilgilenmez. 13. maddenin beşinci fıkrasına göre, müsabaka, seyir veya antrenman alanlarına sokulması yasak olmayan maddeler kullanılarak müsabaka veya antrenman düzeninin bozulmasına sebebiyet verilmesi halinde, fiil daha ağır bir suç oluşturmuyorsa fail hakkında yüz gün adli para cezası uygulanır. (uogm.gsb.gov.tr)

Bu düzenleme, spor güvenliği bakımından işlevseldir. Çünkü bazı eşyalar normal koşullarda tamamen serbest olabilir; ancak tribünde, sahada veya antrenman alanında kullanılış biçimi nedeniyle düzeni bozabilir. Kanun bu durumda “eşya yasak değildi, o halde hiçbir yaptırım yok” dememekte; ortaya çıkan düzensizlik ve güvenlik ihlalini ayrıca cezalandırmaktadır. Böylece hukuki koruma yalnızca madde türüne değil, eşyanın organizasyon içindeki kullanım etkisine de bağlanmış olmaktadır. (uogm.gsb.gov.tr)

Uyuşturucu ve Alkol Açısından Hukuki Sonuç Nedir?

  1. maddenin altıncı fıkrası, müsabaka, seyir, özel seyir ve antrenman alanları ile takım veya taraftarların toplu seyahat ettikleri araçlara müsabaka öncesinde veya sırasında uyuşturucu veya uyarıcı madde ya da 12. maddenin ikinci cümlesine aykırı şekilde alkollü içecek sokulması halinde, fiil daha ağır bir suç oluşturmuyorsa otuz gün adli para cezası öngörmektedir. (uogm.gsb.gov.tr)

Burada dikkat çekici olan nokta, uyuşturucu ve uyarıcı maddenin ceza mantığının, ilgili başka suçlar saklı kalmak üzere 6222 içinde ayrıca da düzenlenmiş olmasıdır. Alkol bakımından ise Kanun doğrudan mutlak bir yasaktan çok, ilgili federasyonların belirleyeceği usul ve esaslara atıf yapmaktadır. Buna rağmen federasyon düzenine aykırı biçimde alkollü içecek sokulması da 6222 m.13/6 çerçevesinde yaptırıma bağlanmıştır. Bu nedenle özellikle futbol ve diğer profesyonel branşlarda federasyon kurallarının ayrıca incelenmesi gerekir. (uogm.gsb.gov.tr)

Yüzü Gizleyerek İşlenirse Ceza Artar mı?

6222 sayılı Kanun’un 17/A maddesi uyarınca, kimliklerini gizlemek amacıyla yüzlerini bez veya sair unsurlarla tamamen veya kısmen kapatmak suretiyle Kanunda belirtilen suçları işleyenler hakkında verilecek cezalar yarı oranında artırılır. Yasak madde sokma veya kullanma fiilleri de Kanunda belirtilen suçlar arasında olduğundan, maskeli ya da kimlik gizlemeye yönelik biçimde işlenmişse ceza ağırlaşır.

Bu hüküm, toplu spor olaylarında anonimleşme üzerinden cezasızlık alanı yaratılmasını önlemek için getirilmiştir. Özellikle yüzü kapatarak tribüne patlayıcı, yanıcı veya kesici madde sokma girişimleri, sadece temel suç olarak değil; kimlik tespitini güçleştiren ilave bir risk olarak da görülmektedir. Bu nedenle somut olayda failin yüzünü kapatıp kapatmadığı, ceza miktarı bakımından doğrudan önem taşır. (uogm.gsb.gov.tr)

Bir Yıl ve Üzeri Hapis Cezasında Ek Sonuçlar Doğar mı?

Evet. 17/A maddesinin ikinci fıkrasına göre, 6222 sayılı Kanunda tanımlanan veya atıf yapılan ilgili kanunlardaki suçlardan dolayı bir yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûmiyet halinde kişi hakkında ayrıca Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesi hükümlerine göre spor kulüplerinin, federasyonların ve bünyesinde sportif faaliyetler icra edilen tüzel kişilerin yönetim ve denetim organlarında görev yapmaktan yasaklanmasına hükmolunur. Bu hak yoksunluğu hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve cezanın tümüyle infazından itibaren, mahkûm olunan hapis cezası kadar sürenin geçmesiyle sona erer; ancak toplam süre beş yılı aşamaz. (uogm.gsb.gov.tr)

Bu sonuç, özellikle kulüp yöneticileri, dernek yöneticileri, federasyon çevresindeki görevliler ve örgütlü taraftar yapıları bakımından son derece önemlidir. Çünkü yasak madde sokma fiili yalnızca bireysel ceza tehdidi yaratmakla kalmaz; belirli koşullarda kişinin spor yöneticiliği ve sportif kurumlardaki denetim-yönetim görevlerini de düşürebilir. Uygulamada bu ek sonuç çoğu zaman gözden kaçmaktadır. (uogm.gsb.gov.tr)

Seyirden Yasaklama Nasıl Devreye Girer?

6222 sayılı Kanun’un 18. maddesi uyarınca, Kanunda tanımlanan veya yollamada bulunulan ilgili suçlardan dolayı mahkemece kurulan hükümde kişi hakkında güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklama kararı verilir. Bu yasak, kişinin müsabakaları ve antrenmanları izlemek amacıyla müsabaka, antrenman ve seyir alanlarına girişinin yasaklanması anlamına gelir. Hükmün kesinleşmesiyle başlayan yasak süresi, kural olarak cezanın infazı tamamlandıktan sonra bir yıl daha devam eder; ikinci kez karar verildiğinde üç yıl, üçüncü kez karar verildiğinde beş yıl uygulanır. (uogm.gsb.gov.tr)

Daha da önemlisi, aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre bu madde kapsamındaki suçlar nedeniyle soruşturma başlatılması halinde şüpheli hakkında seyirden yasaklama tedbiri derhal uygulanır. Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde mahkeme kaldırmadıkça tedbir koruma tedbiri olarak devam eder. Bu nedenle yasak madde sokma iddiası, mahkûmiyet kesinleşmeden önce de stada ve diğer seyir alanlarına giriş yasağı sonucunu doğurabilir. (uogm.gsb.gov.tr)

Uygulama yönetmeliği de bu sistemi tamamlamaktadır. Haklarında seyirden yasaklanma tedbiri bulunan kişiler elektronik bilgi bankasına fotoğraflı olarak kaydedilir; kararların kaldırılması, beraat veya düşme halleri sisteme işlenir; kamu davasının açılmasının ertelenmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya erteleme halinde dahi belirli sürelerle tedbir devam edebilir. Ayrıca yasaklanan kişinin, takımının müsabaka günlerinde başlangıç saatinde ve bir saat sonra en yakın kolluk birimine başvurma yükümlülüğü vardır.

Bu nedenle spor alanına yasak madde sokulmasının sonucu sadece “mahkeme cezası” değildir. Kişi, soruşturma açıldığı anda dahi spor karşılaşmalarını izlemekten men edilebilir; elektronik sistemde işaretlenebilir ve kolluğa bildirim yükümlülüğü altına girebilir. Hukuki bakımdan bu, son derece ağır ve günlük yaşamı doğrudan etkileyen bir sonuçtur. (uogm.gsb.gov.tr)

Kulüpler Bakımından Sonuç Doğar mı?

6222 sayılı Kanun’un 21. maddesi, yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde kulüpler için idari para cezaları öngörmektedir. Müsabakalarda özel güvenlik görevlisi bulundurma yükümlülüğüne aykırı hareket eden kulüplere eksik her güvenlik görevlisi için 300 TL idari para cezası verilir. Ayrıca Kanun’un 5. maddesindeki bazı yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde üst futbol liglerinde kulüpler için 100.000 TL, bir alt lig için 80.000 TL, belirli diğer branşlarda ise 20.000 TL idari para cezası söz konusudur. Elektronik bilet uygulanmayan seyir alanlarına biletsiz veya kapasite üstü seyirci alınması halinde de profesyonel futbol kulüpleri için 5.000 TL ile 50.000 TL arasında idari para cezası uygulanabilir. (uogm.gsb.gov.tr)

Yasak madde meselesinde bu idari rejim dolaylı ama çok önemlidir. Çünkü bir kulübün giriş kontrolünü, özel güvenlik yapısını, elektronik bilet ve tahsis düzenini gerektiği gibi işletmemesi, tehlikeli eşyanın alana girmesini kolaylaştırabilir. Bu durumda bireysel failin ceza sorumluluğu yanında organizasyonel zafiyet nedeniyle kulüp de idari yaptırımla karşılaşabilir. 6222 sistemi zaten tam olarak bu mantık üzerine kuruludur: Şiddet sadece failin değil, yetersiz organizasyonun da sorunudur. (uogm.gsb.gov.tr)

Futbolda TFF Disiplin Sonuçları da Doğar mı?

Evet. Özellikle futbolda, yasak madde sokma veya bu maddelerin sahaya, tribüne ya da müsabakanın güvenliğine etkili biçimde kullanılması aynı zamanda saha olayı olarak disiplin hukukuna konu olabilir. TFF Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesine göre stadyumlarda düzen veya disiplinin ya da müsabakanın olağan akışı içinde oynanmasının veya güvenliğinin sağlanmasına ilişkin kuralları bireysel veya toplu biçimde ihlal eden kişiler, bir aydan iki yıla kadar müsabakalardan men veya süreli hak mahrumiyeti ile cezalandırılır. Disiplin Kurulu olayın ağırlığına göre sorumlu kulüplere para cezası, saha kapatma veya seyircisiz oynama cezasını birlikte ya da ayrı ayrı verebilir. Süper Lig ve 1. Lig’de ayrıca ilgili bloklardaki taraftarların elektronik bilet kartlarının bloke edilmesi suretiyle stada girişleri de engellenebilir. (Türkiye Futbol Federasyonu)

Bu nedenle futbolda yasak madde sokulması çoğu zaman iki ayrı düzlemde sonuç verir. Birinci düzlem 6222 sayılı Kanun’daki ceza ve güvenlik tedbiri rejimidir. İkinci düzlem ise TFF’nin disiplin yaptırımlarıdır. Aynı olay nedeniyle hem fail hakkında hapis veya adli para cezası gündeme gelir hem de kulüp saha kapatma ya da seyircisiz oynama gibi ciddi sportif yaptırımlarla karşılaşabilir. Özellikle tribünden sahaya yabancı, yanıcı veya patlayıcı madde atılması halinde bu çift katmanlı sonuç çok sık görülür. (Türkiye Futbol Federasyonu)

Hukuki Değerlendirme

Spor alanlarına yasak madde sokmanın hukuki sonuçları incelendiğinde, Türk hukukunun son derece bilinçli bir kademelendirme yaptığı görülür. Önce hangi maddelerin yasak olduğu belirlenmiş, sonra bu maddelerin sadece içeri sokulması, başkalarına temin edilmesi ve fiilen kullanılması farklı yaptırımlara bağlanmıştır. Bunun üzerine yüzü gizleyerek işleme halinde ceza artırımı, bir yıl ve üzeri mahkûmiyetlerde hak yoksunluğu ve soruşturma anından itibaren seyirden yasaklama gibi ek sonuçlar eklenmiştir. Böylece sistem, yalnızca maddi fiili değil, failin tehlikelilik düzeyini ve organizasyona etkisini de ölçmektedir. (uogm.gsb.gov.tr)

Bu yapı avukatlık pratiği bakımından da önemlidir. Çünkü somut olayda önce eşyanın niteliği belirlenmelidir: Eşya zaten başlı başına yasak silah mı, yoksa normalde serbest ama spor alanında yasak alet mi, yoksa aslında serbest bir madde olup kullanım biçimi nedeniyle mi düzeni bozdu? Sonra fiilin sadece taşıma mı, başkalarına verme mi, yoksa fiili kullanım mı olduğu saptanmalıdır. Ardından soruşturma açılıp açılmadığı, seyirden yasaklama tedbirinin uygulanıp uygulanmadığı ve varsa disiplin sürecinin ayrıca işleyip işlemediği değerlendirilmelidir. Bu ayrımlar yapılmadan verilecek hukuki görüş eksik kalır. (uogm.gsb.gov.tr)

Sonuç

Sonuç olarak spor alanlarına yasak madde sokmanın hukuki sonuçları, sanıldığından çok daha ağır ve çok katmanlıdır. 6222 sayılı Kanun; silah, kesici-delici alet, patlayıcı-parlayıcı-yanıcı-yakıcı maddeler ve uyuşturucu-uyarıcı maddeler bakımından özel bir yasak rejimi kurmuş; bu maddelerin spor alanlarına veya taraftarların toplu seyahat araçlarına sokulmasını, başkalarına verilmesini ve kullanılarak müsabaka düzeninin bozulmasını ayrı ayrı yaptırıma bağlamıştır. Fiilin niteliğine göre hapis cezası, adli para cezası, seyirden yasaklama, hak yoksunluğu ve özellikle futbolda disiplin yaptırımları gündeme gelmektedir. (uogm.gsb.gov.tr)

Türk hukukunun bu alandaki temel yaklaşımı nettir: Spor organizasyonlarında şiddetin ortaya çıkmasını beklemek yerine, şiddeti mümkün kılan araçları ve hazırlık davranışlarını daha baştan bastırmak. Bu nedenle yasak madde sokma fiili, basit bir güvenlik kuralı ihlali olarak değil; kamu düzeni, beden bütünlüğü ve sporun güvenli icrası bakımından ciddi bir tehdit olarak ele alınmaktadır. Bu başlıkta yapılacak her hukuki değerlendirmede 6222 sayılı Kanun’un 12, 13, 17/A, 18 ve 21. maddeleri ile ilgili yönetmelik ve branşa göre disiplin kuralları birlikte okunmalıdır. (uogm.gsb.gov.tr)

 

Leave a Reply

Call Now Button