Sosyal Medyada Kişilik Haklarının İhlali
1) Kişilik hakkı nedir, sosyal medyada neden “yüksek risk” alanıdır?
“Kişilik hakkı”; kişinin şeref ve haysiyeti, itibarı, özel hayatı, adı ve görüntüsü, kişisel verileri, mesleki ve sosyal saygınlığı gibi değerleri kapsayan geniş bir koruma alanıdır. Türkiye’de bu korumanın temel dayanağı, Anayasa’daki maddî-manevî varlığı koruma, özel hayatın gizliliği ve ifade özgürlüğüne ilişkin çerçeve ile Türk Medeni Kanunu’nda (TMK) kişiliğin korunmasına ilişkin hükümler ve Türk Borçlar Kanunu’nda (TBK) manevi tazminat düzenlemesidir.
Sosyal medya ise (i) erişim ve yayılma hızı, (ii) kopyalanabilirlik, (iii) anonimlik/sahtelik, (iv) arama motoru indeksleri nedeniyle tek bir paylaşımı kalıcı zarara dönüştürebilir. Bu yüzden hukuk pratiğinde hedef, çoğu zaman tazminattan önce içeriğin durdurulması ve yayından kaldırılmasıdır.
2) Uygulamada en sık görülen ihlal türleri
Sosyal medyada kişilik hakkı ihlali, tek bir kalıba girmez. En sık karşılaşılan örnekler:
-
Hakaret / aşağılayıcı ifade / küfür (paylaşım, yorum, story, DM ekran görüntüsü vb.)
-
İftira veya gerçeğe aykırı isnat (suç isnadı, “dolandırıcı” gibi kesin nitelemeler)
-
İtibar suikastı ve karalama kampanyası (zincirleme paylaşımlar, etiketleme, linç)
-
İzinsiz fotoğraf/video paylaşımı (özellikle özel hayat alanına ilişkin görüntüler)
-
Doxxing: adres/telefon/işyeri, kimlik bilgisi yayma
-
Deepfake / montaj içerik ve manipüle edilmiş görseller
-
Kişisel verilerin ifşası (sağlık, iletişim, finans, kimlik bilgileri vb.)
3) İfade özgürlüğü–kişilik hakkı dengesi: Her sert söz “ihlal” değildir
Sosyal medya uyuşmazlıklarında mahkemeler (ve bireysel başvurularda Anayasa Mahkemesi), genellikle ifade özgürlüğü ile kişilik hakkı arasında dengeleme yapar. Özellikle kamu yararı, güncellik, kullanılan dilin ölçülülüğü, kişiye yöneltilen isnadın ağırlığı, hedef gösterme, paylaşımın bağlamı gibi kriterler önem kazanır. AYM’nin çok sayıda kararında, mahkemelerin bu dengeyi gerekçeli biçimde kurması gerektiği vurgulanır.
Yargıtay uygulamasında da, çevrimiçi içerikte “matufiyet” (sözün/paylaşımın somut olarak kişiye yönelip yönelmediği; kişinin belirlenebilirliği) tartışması belirleyici olabilir. Yani isim yazmasa bile kişi “kolayca anlaşılabiliyorsa” matufiyet oluşabilir; tam tersi durumda sorumluluk tartışmalı hâle gelebilir.
4) Delil: Davayı kazandıran şey çoğu zaman “doğru toplanmış dijital kayıt”tır
Sosyal medya ihlallerinde en kritik hata şudur: İçerik silinir, hesap kapatılır, URL değişir ve delil kaybolur. Bu nedenle ilk 24 saatlik refleks önemlidir:
-
URL / kullanıcı adı / tarih-saat / paylaşım kimliği (post ID) kaydedin.
-
Ekran görüntüsünü tek başına bırakmayın: sayfanın tamamı, profil bilgisi ve tarih/saat görünür olsun.
-
Mümkünse noter tespiti veya teknik tespit (uzman raporu) ile güçlendirin.
-
DM/mesaj ihlallerinde: mesaj akışı, kullanıcı adı, tarih-saat ve bağlam birlikte saklanmalı.
Hızlı içerik kaldırma başvurularında bile, kararın uygulanması ve tazminat/ceza sürecinde delil standardı yükselir.
5) 5651 ile hızlı müdahale: İçeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi
Sosyal medya içerikleri için pratikte en hızlı yol, 5651 sayılı Kanun çerçevesindeki mekanizmalardır. Kişilik hakkı ihlali iddiasında, genellikle madde 9 kapsamında “içeriğin çıkarılması/erişimin engellenmesi” hattı çalışır; özel hayatın gizliliği söz konusuysa madde 9/A özel ve daha hızlı bir yol öngörür. BTK’nın konuya ilişkin bilgilendirmeleri ve başvuru örnekleri uygulamada sık kullanılır.
Ayrıca, 5651 m.9’a ilişkin bazı düzenlemeler Anayasa Mahkemesi denetimine konu olmuş; AYM’nin 2024 tarihli iptal/erteleme etkili kararları ve akabindeki yasal uyarlamalar, uygulamanın dönemsel olarak farklılaşmasına neden olmuştur. Bu nedenle başvuruda, güncel mevzuat ve içtihat çerçevesinde en az iki kulvarı (5651 + TMK/TBK) aynı anda düşünmek doğru olur
6) Medeni hukuk yolları: TMK 24–25 ile koruma, TBK 58 ile manevi tazminat
Sosyal medya ihlallerinde “asıl omurga” çoğu zaman şudur:
-
TMK 24–25: Kişilik hakkına saldırı hâlinde saldırının önlenmesi, durdurulması, hukuka aykırılığın tespiti, sonuçlarının ortadan kaldırılması gibi talepler.
-
TBK 58: Kişilik hakkı zedelenen kişinin manevi tazminat istemi (olayın ağırlığı, yayılma, kusur, tarafların sosyal durumu, etki alanı gibi unsurlar değerlendirilir).
Uygulamada iyi kurgulanan bir dava dilekçesinde şu “çekirdek” kurulur:
-
İhlal içeriği ve bağlamı,
-
Neden kişilik hakkına saldırı olduğu,
-
Hukuka aykırılık (rızanın olmaması, üstün yarar bulunmaması, ölçüsüzlük),
-
Zararın niteliği (manevi/maddi),
-
Talep seti (kaldırma/tespit/tekzip-yayın/ tazminat vb.).
7) Ceza hukuku yolları: Hakaret, özel hayat ve kişisel veri boyutu
Bazı sosyal medya ihlalleri yalnızca “tazminat” meselesi değildir; ceza soruşturması boyutu doğar. Örnek olarak:
-
Hakaret (TCK m.125): Somut olayın niteliğine göre paylaşım/yorum/mesajla oluşabilir.
-
Özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK m.134): Özel alana ilişkin görüntü/sesin ifşası gibi durumlarda gündeme gelir.
-
Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak verilmesi/ele geçirilmesi (TCK m.136): Kimlik, iletişim, adres, sağlık verisi, fotoğraf gibi verilerin niteliğine göre tartışılır.
Ceza hattında stratejik amaç çoğu zaman; (i) caydırıcılık, (ii) failin tespiti, (iii) delilin resmî kanalla güçlendirilmesidir. Ancak her olayda ceza yolu “en doğru” seçenek değildir; bazen medeni hukuk ve 5651 hattı daha hızlı sonuç verir.
-
-
8) KVKK boyutu: Sosyal medyada izinsiz görsel/veri kullanımı
Sosyal medya ihlali aynı zamanda kişisel veri işleme niteliği taşıyorsa, 6698 sayılı KVKK devreye girebilir. Özellikle izinsiz görsel kullanımı, rızasız paylaşım veya verinin amaç dışı yayılması hâllerinde KVKK şikâyet mekanizması gündeme gelir. KVKK’nın karar özetlerinde, ilgili kişinin görselinin rızası olmaksızın içerikte kullanılması veya sosyal medya hesabında fotoğrafların kaldırılması gibi sonuçlar görülebilmektedir.
Sonuç
Sosyal medyada kişilik hakkı ihlallerinde başarı, “tek bir dava türüne” bel bağlamaktan çok hızlı delil, doğru hukuki nitelendirme ve çoklu başvuru stratejisi ile gelir: 5651 ile içeriği durdurma + TMK/TBK ile hukuki koruma ve tazminat + uygun dosyalarda ceza ve KVKK kulvarı. Her olayın dili, bağlamı, hedef kitlesi ve zarar profili farklı olduğu için, dilekçe ve başvuru metinleri mutlaka somut olaya göre kurgulanmalıdır.