Sağlık Hukukunda Tazminat Hesaplama ve Süreç
Maddi Tazminat Nasıl Hesaplanır, Manevi Tazminat Kriterleri, Bilirkişi Raporuna İtiraz ve Malpraktis Davalarında İspat Yükü
Malpraktis ve sağlık hizmeti kusurunda maddi tazminat kalemleri (TBK 54), manevi tazminat ölçütleri (TBK 56), bilirkişi raporuna itiraz stratejileri (HMK 266–279–281) ve ispat yükü (TBK 50, HMK 190) adım adım.
1) Sağlıkta tazminat davalarında “en kritik” iki mesele: Hesap ve ispat
Sağlık hizmeti kaynaklı tazminat dosyalarında sonuç çoğu zaman yalnızca “kusur var/yok” tartışmasıyla değil, zararın doğru kalemlendirilip hesaplanması ve ispat stratejisinin doğru kurulması ile belirlenir. Çünkü mahkeme önünde iki ayrı mücadele yürütülür:
-
Maddi tazminatın dayanağı ve hesabı: Hangi zarar kalemi hangi belgeye dayanıyor, geleceğe dönük zarar nasıl projekte ediliyor? TBK’nın bedensel zarara ilişkin düzenlemesi burada omurgadır.
-
İspat yükü ve bilirkişi: Tıbbi dosyalarda teknik değerlendirme kaçınılmazdır; raporun yöntemsel ve mantıksal tutarlılığı ile rapora etkili itiraz, davanın kaderini değiştirir. HMK, bilirkişi kurumunu ve rapora itiraz mekanizmasını açık biçimde düzenler.
Bu yazıda; (i) maddi tazminatın hesaplanması, (ii) manevi tazminatın belirlenmesi, (iii) bilirkişi raporuna itiraz stratejileri, (iv) malpraktis davalarında ispat yükü başlıklarını pratik ve dava odaklı şekilde ele alıyorum.
2) Sağlık Hukukunda Maddi Tazminat Nasıl Hesaplanır?
2.1. Maddi tazminatın hukuki çerçevesi: TBK 54 (bedensel zarar) ve TBK 50 (ispat)
Sağlık uyuşmazlığında bedensel zarar iddiası varsa, maddi tazminatın ana haritası TBK m.54’tür. TBK 54, bedensel zarar kalemlerini “özellikle” diyerek sayar:
-
Tedavi giderleri
-
Kazanç kaybı
-
Çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar
-
Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar
Buna ek olarak TBK m.50, genel ispat kuralını hatırlatır: zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır; zarar miktarı tam ispatlanamıyorsa hâkim olayın olağan akışına göre hakkaniyete uygun belirleme yapabilir.
Pratik sonuç: Maddi tazminat, “toplu bir rakam” değil; kalem kalem ve her kalem için belge + hesap yöntemi ile kurulmalıdır.
2.2. Tedavi giderleri nasıl istenir? (Geçmiş + gelecekte beklenen gider)
Tedavi giderleri, sağlık dosyalarında çoğu zaman en “somut” kalemdir; çünkü fatura/epikriz/ilaç reçetesi gibi belgelerle desteklenebilir. TBK 54’te açıkça sayıldığı için ayrıca önemlidir.
Dava kurgusunda ikiye ayırın:
A) Gerçekleşmiş giderler (geçmiş):
-
Hastane/ameliyat/yoğun bakım bedelleri
-
İlaç ve tıbbi sarf malzeme
-
Görüntüleme (MR/BT) ve laboratuvar giderleri
-
Fizik tedavi, psikolojik destek
-
Ulaşım, konaklama (özellikle şehir dışı sevklerde)
B) Muhtemel gelecekteki giderler:
Sağlık zararlarında çoğu zaman tek bir işlemle süreç bitmez. Revizyon ameliyatı, protez yenileme, ömür boyu ilaç, düzenli kontrol gibi giderler ortaya çıkabilir. Bu kalemlerde “fatura” değil, genellikle tıbbi rapor ve bilirkişi belirleyicidir. Burada strateji şudur:
-
“Gelecekteki gider” iddiasını soyut bırakmayın.
-
Hangi tıbbi gereklilik nedeniyle doğacağı ve yaklaşık periyodu (6 ayda bir, yılda bir vb.) raporlarla gerekçelendirin.
2.3. Kazanç kaybı: “İyileşme sürecinde çalışamama” hesabı
Kazanç kaybı TBK 54’ün doğrudan saydığı bir kalemdir.
Bu kalemde mahkemenin baktığı soru basittir: Zarar olmasaydı kişi o dönemde çalışıp gelir elde edecek miydi?
İspat seti (en güçlü kombinasyon):
-
SGK hizmet dökümü, ücret bordroları, banka maaş hareketleri
-
Vergi/serbest meslek gelir kayıtları (esnaf/serbest çalışan)
-
İş göremezlik raporları, istirahat raporları
-
İşveren yazısı (devamsızlık, ücretsiz izin, iş akdi feshi vs.)
Dikkat: Geliri düzensiz olanlarda (serbest çalışan, prim usulü çalışan) mahkeme “ortalama/emsal” yöntemine gidebilir; bu da dosyanın delil yoğunluğunu artırmayı gerektirir.
2.4. Çalışma gücü kaybı ve maluliyet: En büyük kalem genellikle buradan çıkar
TBK 54’te “çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” ayrıca sayılır.
Bu kalem, özellikle kalıcı hasar, sakatlık, organ kaybı, ağır komplikasyon gibi durumlarda en yüksek tazminat kalemidir.
Temel mantık:
-
Kişinin çalışma kapasitesi %X azaldıysa, yaşam boyu gelir potansiyeli de bu oranda etkilenir.
-
Hesap için çoğu kez maluliyet/engellilik oranı, yaş, meslek, gelir, yaşam beklentisi gibi parametreler dikkate alınır.
Dosyada yapılması gereken:
-
Maluliyetin tıbben netleşmesi için rapor/kurul değerlendirmesi talep etmek
-
Mesleğin niteliğini somutlaştırmak (ör. cerrah için el fonksiyonu kaybı ile masa başı işte çalışan için aynı değildir)
-
“Sadece oran” değil, fonksiyonel etkileri anlatmak: ince motor beceri, uzun süre ayakta durma, konuşma, görme vb.
2.5. Ekonomik geleceğin sarsılması: “Kariyer kırılması” kalemi
TBK 54’te yer alan ekonomik geleceğin sarsılması, uygulamada çoğu zaman eksik talep edilen ama doğru kurulduğunda güçlü bir kalemdir.
Bu kalem şunları hedefler:
-
Terfi/mesleki ilerleme imkanının zedelenmesi
-
Meslek değişikliği zorunluluğu
-
Rekabet gücünün düşmesi (ör. performans meslekleri)
-
Uzun süreli tedavi nedeniyle iş kurma/iş büyütme planlarının bozulması
İspat ipucu: Bu kalemde “geleceğe dönük” iddia olduğu için, somutlaştırma şarttır: kariyer planı, mevcut pozisyon, eğitim/uzmanlık süreci, iş teklifleri, proje sözleşmeleri gibi belgeler dosyaya güç katar.
2.6. Ölüm halinde maddi tazminat: TBK 53 (kısa not)
Zarar ölümle sonuçlandıysa TBK 53 devreye girer; cenaze giderleri, ölüm gerçekleşmeden önceki tedavi giderleri ve destekten yoksun kalma gibi kalemler özellikle sayılır.
3) Manevi Tazminat Miktarını Belirleyen Kriterler
3.1. Manevi tazminatın dayanağı: TBK 56
TBK 56; bedensel bütünlüğün zedelenmesi halinde hâkimin, olayın özelliklerine göre uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceğini; ağır bedensel zarar veya ölüm halinde yakınlara da manevi tazminat verilebileceğini düzenler.
Manevi tazminat “zenginleşme” aracı değildir. Ama yalnızca “sembolik” de olmamalıdır. Uygulamada Yargıtay/HGK kararlarında manevi tazminatın ölçülülük ve caydırıcılık boyutu birlikte tartışılır; akademik çalışmalarda bu yaklaşım ayrıntılı ele alınır.
3.2. Mahkemeler manevi tazminatı neye göre takdir eder?
Manevi tazminatta sabit bir tarife yoktur; hâkim takdir eder. TBK 56’nın “olayın özellikleri” ifadesi bu yüzden kritiktir.
Pratikte dosyada manevi tazminatı yükselten/etkileyen faktörler şunlardır:
-
Zararın ağırlığı ve kalıcılığı: Kalıcı sakatlık, organ kaybı, yüz/beden estetiğini etkileyen izler, kronik ağrı, sinir hasarı vb.
-
Kusurun derecesi: Basit ihmal ile ağır ihmal/kaba kusur algısı aynı etkiyi doğurmaz.
-
Olayın oluş şekli: Öngörülebilir risklerin yönetilmemesi, takip zincirinin kırılması, geç müdahale gibi unsurlar.
-
Tarafların sosyal-ekonomik durumu ve paranın alım gücü: Takdirde dikkate alınan klasik ölçütler arasındadır; HGK kararlarına dayalı anlatımlar bu çerçeveyi vurgular.
-
Mağdurun yaşı ve yaşam etkisi: Genç yaşta kalıcı hasar daha yüksek yaşam boyu etki yaratır.
-
Tedavi sürecinin uzunluğu ve çekilen ıstırap: Tek işlem vs. zincirleme ameliyatlar/yoğun bakım vs.
-
İletişim ve hasta hakları ihlali boyutu: Hastanın bilgilendirilmemesi, yalnız bırakılması, kayıtların eksikliği gibi durumlar mahkemenin “hakkaniyet” değerlendirmesine yansır.
3.3. Manevi tazminatı güçlü yazmanın yolu: “Somut etki” dili
Manevi tazminat talebinde en sık hata, soyut cümlelerle yetinmektir (“üzüldü, yıprandı, psikolojisi bozuldu”). Bunun yerine şu yöntemi kullanın:
-
Günlük yaşam fonksiyonları: uyku, beslenme, hareket, konuşma, sosyal ilişki
-
Psikolojik etki: panik, travma, depresif belirtiler (raporla)
-
Sosyal/mesleki yansıma: işten ayrılma, performans düşüşü, toplum önüne çıkamama
-
Süre: 2 hafta değil, 2 yıl süren etki anlatımı
Bu anlatım, TBK 56’nın “olayın özellikleri” ölçütünü somutlaştırır.
4) Bilirkişi Raporuna İtiraz Stratejileri
Sağlık dosyalarında bilirkişi raporu çoğu zaman “dosyanın omurgasıdır”. Bu yüzden itiraz stratejisi, yalnızca “katılmıyoruz” demek değil; raporu yöntem, veri, mantık ve hukuki ölçüt bakımından çözmektir.
4.1. Bilirkişiye neden gidilir? (HMK 266)
HMK 266; çözümü özel/teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınabileceğini kabul eder. Tıbbi uygulama dosyaları tam olarak bu kapsamdadır.
4.2. Rapor nasıl olmalı? (HMK 279 – denetime elverişlilik)
HMK 279 yaklaşımı; bilirkişi raporunun bilgi ve belgeye dayanması, gerekçeli olması ve denetime elverişli şekilde yazılması gerektiği fikrini destekler. Uygulamada “sonuç var ama gerekçe yok” raporları en güçlü itiraz alanıdır.
4.3. İtirazın hukuki zemini: HMK 281
HMK 281 kapsamında taraflar bilirkişi raporuna itiraz edebilir; eksik/belirsizlik varsa ek rapor veya yeniden rapor istenebilir.
4.4. Etkili itiraz için 8 pratik adım
1) Raporun veri setini kontrol edin:
Rapor hangi belgelere dayanmış? Epikriz, ameliyat notu, hemşire gözlem formu, tetkikler, onam formları dosyada var mı? Yoksa “eksik inceleme” itirazı doğar.
2) Uzmanlık uyumuna bakın:
Raporu yazan kurul/uzmanlık, somut müdahaleyi değerlendirmeye uygun mu? Örn. nörolojik komplikasyon iddiasında ilgili branş görüşü yoksa, rapor eksik kalır.
3) Standart-of-care (tıbbi özen standardı) analizi isteyin:
Rapor “komplikasyon” deyip geçiyor ama; risk yönetimi, izlem, sevk, klinik protokol gibi özen adımlarını tartışmıyorsa rapor “gerekçesiz” kalır.
4) İlliyet (nedensellik) kısmını didikleyin:
Birçok rapor “illiyet yok” der; ancak alternatif nedenleri bilimsel gerekçeyle dışlamaz. İtirazda şu soruyu sorun:
“Rapor, nedenselliği kesen başka bir sebebi hangi tıbbi veriyle ortaya koyuyor?”
5) Aydınlatılmış onam değerlendirmesi var mı?
Hasta Hakları Yönetmeliği bilgilendirmenin kapsamına ilişkin ayrıntı verir; riskler, seyir, alternatifler gibi başlıkların hastaya anlatılması gerekir.
Rapor onamı hiç tartışmıyorsa, kritik bir eksik vardır (özellikle risk gerçekleşmişse).
6) Metodoloji ve hesap hatalarını işaretleyin:
-
Yanlış tarih/yanlış oran
-
Yanlış gelir varsayımı
-
Tedavi giderlerinin “belgesiz” sayılması
-
Maluliyetin “olmadan” varsayılması
7) Somut sorularla ek rapor talep edin:
İtiraz dilekçesi; “şu şu nedenlerle ek rapor alınsın” demekle kalmamalı, bilirkişiye 20–30 net soru yöneltmelidir. HMK 281 mantığı bunu destekler.
8) Yeni bilirkişi/kurul talebini doğru zamanda kullanın:
Ek raporla giderilemeyecek ölçüde çelişki varsa (ör. rapor kendi içinde tutarsız; tıbbi literatürle çatışıyor; belge okumaları yanlış), yeni heyet talebi dosyayı gerçekten değiştirir.
5) Malpraktis Davalarında İspat Yükü (Kim neyi ispatlar?)
5.1. Genel kural: HMK 190 + TBK 50
-
HMK 190: İspat yükü, kural olarak iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraftadır.
-
TBK 50: Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır; zarar miktarı tam ispatlanamıyorsa hâkim hakkaniyete göre belirleyebilir.
Yani kuralen davacı:
-
Zararın varlığını,
-
Kusuru,
-
İlliyet bağını
ispat etmeye çalışır.
5.2. Sağlık dosyalarının “özel” tarafı: Kayıtlar çoğu zaman karşı taraftadır
Malpraktis dosyalarında hasta, müdahalenin tüm teknik detaylarını bizzat bilemez; kayıtlar (ameliyat notu, monitör kayıtları, hemşire formları) çoğu kez hastanenin elindedir. Bu nedenle ispat stratejisinde “kayıtların celbi” hayati önemdedir.
Burada ayrıca Hasta Hakları Yönetmeliği’nin bilgilendirme ve tıbbi özen yaklaşımı önem taşır; hasta lehine süreç kurgusu yapılırken bu normatif çerçeve dosyaya yedirilir.
5.3. Aydınlatılmış onamda ispat: Uygulamada yük çoğu kez hekim/hastanede
Aydınlatılmış onam tartışmalarında uygulamada öne çıkan yaklaşım şudur: Hasta bilgilendirilip rızasının alındığını ispatlama yükü, çoğunlukla hekim/hastane tarafında görülür. Bu yaklaşım; Yargıtay içtihadını inceleyen akademik çalışmalarda ve uygulama notlarında ayrıntılı değerlendirilir.
TTB’nin Aydınlatılmış Onam Kılavuzu da, aydınlatma sürecinin bizzat hekim tarafından yürütülmesi ve onamın usulüne uygun alınması gerektiğine vurgu yapar.
Ayrıca Sağlık Bakanlığı kaynaklı Hasta Hakları Yönetmeliği, bilgilendirmenin kapsamını maddeler halinde sayar (hastalığın seyri, riskler, alternatifler vb.).
Pratik sonuç: Davacı taraf, “aydınlatılmadım/eksik aydınlatıldım” iddiasını; onam formunun içeriği, imza zamanı, anlatımın kişiye uygunluğu gibi somut vakıalarla kurar. Davalı taraf ise “aydınlattım” savunmasını yalnız imzayla değil, içerik ve süreçle desteklemek zorunda kalır.
6) Süreç Yönetimi: Dosyayı baştan doğru kuran 10 kontrol noktası
-
Tüm tıbbi kayıtların toplanması (celp + hastane arşivi + e-nabız çıktıları)
-
Zarar kalemlerinin ayrıştırılması (TBK 54 kalemleri)
-
Gelir ve işgücü belgelerinin dosyalanması (kazanç kaybı/maluliyet için)
-
Aydınlatılmış onam dosyasının analizi (içerik–zaman–uygunluk)
-
Uzman görüşü / ön değerlendirme (raporun çerçevesini önceden görmek için)
-
Bilirkişiye doğru sorular (özen standardı, illiyet, zarar hesabı)
-
Rapor gelince yöntem denetimi (HMK 279 mantığı: gerekçe, veri, denetim)
-
Somut ve teknik itiraz (HMK 281: ek rapor/yeni heyet)
-
Manevi tazminat anlatımının “somut etki” ile kurulması (TBK 56)
-
İspat yükünün doğru paylaştırılması (HMK 190 + TBK 50 + onam ispatı)
7) Sık Sorulan Sorular
Maddi tazminat kalemleri nelerdir?
Bedensel zarar halinde TBK 54; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücü kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılmasını özellikle sayar.
Manevi tazminat nasıl belirlenir?
TBK 56’ya göre hâkim olayın özelliklerine göre uygun bir miktar manevi tazminata karar verir; ağır bedensel zarar veya ölümde yakınlar da isteyebilir.
Bilirkişi raporuna nasıl itiraz edilir?
HMK 281 çerçevesinde rapordaki eksik/belirsizlik ve çelişkiler somutlaştırılarak ek rapor veya yeniden rapor talep edilir.
Malpraktis davasında ispat yükü kimde?
Genel kural olarak zarar ve kusuru davacı ispatlar (TBK 50; HMK 190). Ancak aydınlatılmış onamın alındığının ispatı uygulamada çoğu kez hekim/hastane tarafında tartışılır.
Sonuç
Sağlık hukukunda tazminat dosyası; “kusur var mı?” sorusundan ibaret değildir. Maddi tazminatın TBK 54’e uygun kalemlendirilmesi, manevi tazminatın TBK 56’daki ölçütlerle somutlaştırılması, bilirkişi raporunun HMK 279–281 doğrultusunda yöntemsel denetlenmesi ve ispat yükünün (TBK 50, HMK 190) doğru yönetilmesi dosyanın sonucunu belirleyen esas faktörlerdir.