Riskli Yapı Kararına İtiraz Nasıl Yapılır?
Deprem gerçeğiyle yaşayan bir ülkede yaşıyoruz ve oturduğumuz binanın “riskli” ilan edilmesi artık sadece teknik bir mesele değil; doğrudan mülkiyet hakkı, yaşam alanı ve ekonomik gelecek meselesi haline geldi. Tapuya “riskli yapı” şerhinin işlenmesiyle birlikte, binayı yıkıma götüren süreç resmen başlamış oluyor.
Peki bu karara katılmıyorsanız, “Riskli yapı kararına nasıl itiraz edilir?”, süre kaç gündür?, nereye başvurulur?, itiraz reddedilirse dava açılabilir mi? Bu yazıda, hem vatandaşın anlayacağı sadelikte hem de hukukçunun kullanabileceği ciddiyette kapsamlı bir rehber bulacaksınız.
1. Riskli Yapı Kararı Ne Anlama Gelir?
Öncelikle kavramı doğru koyalım. “Riskli yapı” kararı:
-
Bina veya bağımsız bölümünüzün deprem gibi afetler karşısında yıkılma veya ağır hasar görme ihtimalinin yüksek olduğunu,
-
Bu sonuca mühendislik esaslarına göre hazırlanmış bir teknik rapor üzerinden ulaşıldığını,
-
Bu kararın bir idari işlem gibi dosyanızda ve tapu kaydınızda sonuç doğurduğunu
ifade eder.
Riskli yapı tespiti yapılıp onaylandığında genellikle şu sonuçlar ortaya çıkar:
-
Tapu kütüğünün beyanlar hanesine “riskli yapı” şerhi düşülür.
-
İlgili idare belirli süreler tanıyarak tahliye ve yıkım sürecini başlatabilir.
-
Kentsel dönüşüm kapsamında yeni proje, kat karşılığı sözleşme, paylaştırma ve benzeri süreçlere girilir.
Yani bu karar, kağıt üzerinde bir tespit olmaktan çıkıp mülkiyetinizi ve yaşam alanınızı yeniden şekillendiren bir mekanizmaya dönüşür. İşte bu yüzden, kararın hatalı olduğunu düşünüyorsanız itiraz hakkınızı doğru kullanmanız büyük önem taşır.
2. Riskli Yapı Tespiti Nasıl Başlar?
2.1. Tespiti Kim Talep Eder?
Riskli yapı tespiti çoğu zaman:
-
Bir veya birkaç malikin başvurusu,
-
Bazı hallerde de doğrudan idarenin (Bakanlık/Belediye) harekete geçmesi
üzerine başlar.
Başvurunun ardından süreç şu şekilde ilerler:
-
Lisanslı Kuruluş İncelemesi:
Bakanlık tarafından lisans verilmiş mühendislik/mimarlık büroları binaya gelir; taşıyıcı sistem, zemin durumu, beton dayanımı gibi teknik unsurları inceler. Gerekirse karot numunesi alır, projeyi ve mevcut durumu karşılaştırır, sonuçta “riskli yapı tespit raporu” düzenler. -
İdare Tarafından Onay:
Hazırlanan rapor ilgili İl Müdürlüğü’ne veya yetki devri yapılan idareye gönderilir. İdare, raporun mevzuata uygunluğunu kontrol eder ve uygun görürse onaylar. -
Tapu Şerhi ve Tebligat:
Onaylanan rapor tapu müdürlüğüne bildirilir, tapu kaydına şerh verilir. Ardından maliklere tebligat yapılır, muhtarlıkta ilan edilir ve çoğu zaman e-Devlet üzerinden de bildirim düşer.
Bu aşamaya gelindiğinde artık “riskli yapı kararı” idari olarak tesis edilmiş, itiraz süresi de işlemeye başlamış olur.
3. Riskli Yapı Kararına Kimler İtiraz Edebilir?
Riskli yapı tespitine itiraz edebilecek kişiler temel olarak malikler ve onların temsilcileridir. Daha somut ifade etmek gerekirse:
-
Bağımsız bölüm sahipleri (kat mülkiyeti / kat irtifakı malikleri),
-
Arsa paylı tapularda fiili yapı sahibi olan malikler,
-
Malik vefat etmişse yasal mirasçılar,
-
Bu kişilerin vekâletnameyle yetkilendirdiği avukatlar.
Buna karşılık:
-
Kiracılar,
-
Sınırlı ayni hak sahipleri (örneğin intifa hakkı sahibi),
-
Fiilen oturan ama malik olmayan üçüncü kişiler
doğrudan riskli yapı kararına itiraz eden sıfatla öne çıkmazlar. Ancak bu, onların hiçbir hakkı olmadığı anlamına gelmez. Tahliye ve kira yardımı gibi süreçlerde kiracılar da belirli güvencelere sahiptir; fakat riskli yapı tespiti aşamasında “resmî itiraz sahibi” sıfatı çoğunlukla maliklerdedir.
4. Riskli Yapı Kararına İtiraz Süresi: 15 Gün Kuralı
Riskli yapı tespitine karşı itiraz süresi 15 gündür. Bu süre;
-
Kararın maliklere tebliğ edildiği tarihten,
-
Tebligat yapılamayanlar açısından ise muhtarlık ilanının tamamlandığı tarihten
itibaren işlemeye başlar.
Bu 15 günlük süre, uygulamada çoğu zaman gözden kaçırılıyor. Oysa:
-
Süre hak düşürücü niteliktedir.
-
Yani 15 gün geçtikten sonra idare nezdinde itiraz etme imkânı sona erer.
-
Bundan sonra ancak dava açma yolları tartışılabilir; o da farklı ve daha çetin bir süreçtir.
Bu nedenle, tebligatı alır almaz “Komşularla konuşalım, sonra bakarız” demek çoğu zaman hakkın kaybedilmesi anlamına geliyor. En sağlıklısı; tebliğ tarihini not edip 15 günlük süre içinde mutlaka yazılı bir itiraz hazırlamaktır.
5. Riskli Yapı Kararına Nereye İtiraz Edilir?
İtiraz merci, taşınmazın bulunduğu yere ve yetki devrine göre değişebilmekle birlikte genel çerçeve şöyledir:
-
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü,
-
Yetki devri yapılmışsa ilgili belediye veya idare,
-
Uygulamada çoğu zaman “Kentsel Dönüşüm Şube/ Başkanlığı” gibi özel bir birim.
İtiraz, mutlaka yazılı dilekçe ile yapılır. Dilekçe:
-
Elden evrak kayıt servisine verilebilir,
-
Bazı illerde elektronik sistemler (e-Devlet vb.) üzerinden başvuru imkânı bulunabilir,
-
Teslim sırasında mutlaka evrak kayıt numarası alınmalıdır.
Her ne kadar farklı illerde işleyişte küçük detay farkları bulunsa da, özünde “yazılı itiraz dilekçesi + ekler” şeklinde ilerleyen bir başvuru düzeni vardır.
6. Riskli Yapı Kararına İtiraz Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?
Birçok kişi “Dilekçe verelim yeter” zannediyor. Oysa ileride açılabilecek davalarda da aynı dosya üzerinden gidileceği için, ilk itiraz dilekçesi dosyanın çekirdeğini oluşturur. Bu yüzden dilekçenin ciddi, detaylı ve teknik verilere dayalı olması son derece önemlidir.
İyi bir riskli yapı itiraz dilekçesinde şu başlıklar mutlaka bulunmalıdır:
6.1. Başlık, Taraf ve Taşınmaz Bilgileri
Dilekçenin başında:
-
İtiraz edilen kurumun adı,
-
İtiraz eden malik veya maliklerin adı, soyadı, T.C. kimlik numarası, adresi,
-
Taşınmazın ili, ilçesi, mahallesi, ada-parsel bilgileri, bağımsız bölüm numarası,
-
Varsa tapu bilgisi, riskli yapı tespit raporunun tarih ve sayısı, tapu şerh tarihi gibi bilgiler
açık ve eksiksiz yer almalıdır.
Bu bilgiler, hem idarenin dosyayı doğru bulmasını sağlar hem de ileride “yanlış dosyaya işlem yapılması” gibi riskleri azaltır.
6.2. Tebligat Tarihi ve Süre Vurgusu
Dilekçede, tebligatın hangi tarihte alındığı mutlaka belirtilmelidir.
Örneğin:
-
“Tarafıma … tarihinde tebliğ edilen riskli yapı tespitine ilişkin işleme karşı, süresi içerisinde işbu itirazlarımızı sunma zarureti doğmuştur.”
gibi bir ifade ile hem tebliğ tarihi hem de 15 günlük sürenin içinde olduğunuz vurgulanabilir.
6.3. Teknik Gerekçeler: Rapor Neden Hatalı?
Riskli yapı tespitine itirazda en önemli bölüm, teknik gerekçelerdir. Çünkü idare ve teknik heyet esasen şuna bakar: “Bu bina gerçekten riskli mi, değil mi?”
Bu nedenle, aşağıdaki türden somut noktalar üzerinden itiraz kurmak faydalıdır:
-
Numune sayısı yetersizse veya binanın geneline yayılmamışsa,
-
Güçlendirme yapılmış kolon, kiriş veya perdeler hiç dikkate alınmamışsa,
-
Zeminle ilgili değerlendirmeler eksik veya yüzeysel kalmışsa,
-
Yalnızca gözlemsel tespitlere dayanılıp yeterli mühendislik hesabı yapılmamışsa,
-
Mevcut statik proje ile fiili durum karşılaştırılmamışsa.
Bu iddialar, mümkünse bir mühendislik görüşü veya ön teknik rapor ile desteklenmelidir. Bağımsız bir inşaat/deprem mühendisi tarafından hazırlanmış kısa bir değerlendirme bile, dosyanın ciddiyetini artırır.
6.4. Hukuki Gerekçeler: Usule Aykırılıklar
Teknik eksikliklerin yanında, hukuki noktalar da dile getirilebilir. Örneğin:
-
Tespitin mevzuatta öngörülen usullere uygun yapılmadığı,
-
Maliklerin yeterince bilgilendirilmediği,
-
Tebligat prosedüründe eksiklik olduğu (yanlış adrese tebligat, ilan süresine uyulmaması vb.),
-
Kararın mülkiyet hakkına ölçüsüz müdahale niteliği taşıdığı,
hususları dilekçede açıklanabilir.
Burada önemli olan, yalnızca “haklıyız” demek değil; somut, tarihli ve belgeli anlatım yapmaktır.
6.5. Deliller ve Ekler
Dilekçede, eklenen belgeler mutlaka tek tek sayılmalıdır. Örneğin:
-
Tapu kaydı örneği,
-
Riskli yapı tespit raporu,
-
Tebligat zarfı veya tebliğ tutanağı,
-
Güçlendirme ruhsatı ve projeleri,
-
Mühendislik raporları,
-
Fotoğraf ve video kayıtları (varsa çıktıları ve CD/USB bilgisi).
Bu sayede idare, dosyayı açtığında hangi belgenin ne amaçla sunulduğunu net olarak görebilir.
6.6. Sonuç ve Talep
Dilekçenin sonunda, kısa ama net bir sonuç bölümü yer almalıdır. Örneğin:
-
Riskli yapı tespitinin kaldırılması,
-
Dosyanın teknik heyete sevk edilmesi ve yeniden incelenmesi,
-
Tapudaki riskli yapı şerhinin kaldırılmasına karar verilmesi
talep edilebilir. Sonuç kısmı ne kadar açık olursa, idarenin ne yapması gerektiği o kadar netleşir.
7. İtirazdan Sonra Ne Olur? Teknik Heyet İncelemesi
İtiraz dilekçesi verildikten sonra dosya, belirli mesleklerden gelen akademisyen ve teknik personelden oluşan teknik heyete gönderilir. Heyetin görevi, riskli yapı tespitini baştan sona yeniden ele almak ve şu soruya cevap vermektir:
“Bu bina gerçekten riskli mi, değil mi?”
Heyet:
-
Mevcut raporu,
-
Sizin sunduğunuz teknik ve hukuki itirazları,
-
Dosyadaki tüm projeleri ve belgeleri inceler.
Gerek görürse:
-
Binayı yerinde tekrar inceleyebilir,
-
Eksik gördüğü noktalar için raporu düzenleyen kuruluştan ek açıklama isteyebilir,
-
Yeni ölçümler veya testler talep edebilir.
Sonunda da “tespitin yerinde olduğu” veya “tespitin hatalı olduğu” yönünde bir karar verir.
Eğer heyet:
-
Yapının riskli olmadığına kanaat getirirse, riskli yapı kararı kaldırılır, tapudaki şerh de silinir.
-
Riskli olduğuna karar verirse, artık idari anlamda tespit kesinleşmiş sayılır ve tahliye-yıkım aşamasına geçilir.
8. İtiraz Reddedilirse: İptal Davası Açma İmkanı
İtiraz sonucunda teknik heyet kararı olumsuz gelmişse, bu her şeyin bittiği anlamına gelmez. Riskli yapı kararı, sonuç itibarıyla idari bir işlem olduğu için, bu işleme karşı idare mahkemesinde iptal davası açma imkânı vardır.
8.1. Dava Açma Süresi
Genel kabul gören uygulamada:
-
Riskli yapı kararına karşı iptal davası için 30 günlük bir süre söz konusudur.
-
Eğer önce itiraz etmiş ve teknik heyet sürecini tüketmişseniz, süre genellikle teknik heyet kararının tebliğinden itibaren işlemeye başlar.
Bu aşamada, sürelerin hesaplanması karışık hâle gelebileceği için uzman bir hukukçudan destek almak çoğu zaman zorunluluk hâline gelir.
8.2. Yetkili Mahkeme
Dava, çoğunlukla taşınmazın bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde açılır. Davalı tarafta ise riskli yapı kararını tesis eden idare (İl Müdürlüğü, Belediye veya ilgili başkanlık) gösterilir.
Dava dilekçesinde:
-
İşlemin dayandığı rapor ve teknik heyet kararı,
-
Tebligat tarihleri,
-
İtiraz süreci,
-
Teknik ve hukuki eksiklikler
ayrıntılı şekilde anlatılır.
8.3. Yürütmenin Durdurulması Talebi
Riskli yapı kararına karşı açılan davalarda, çoğu zaman yürütmenin durdurulması talebi hayati önem taşır. Çünkü:
-
Tahliye ve yıkım gerçekleştikten sonra, dava sonunda karar lehimize çıksa bile eski bina geri gelmeyecektir.
-
Yıkım, telafisi güç sonuçlar doğurur; maddi zarar yanında manevi ve sosyal sonuçları da vardır.
Bu nedenle, dava dilekçesinde:
-
İşlemin açıkça hukuka aykırı olduğu,
-
Uygulanması hâlinde telafisi imkânsız zararlar doğuracağı
somut olaydan örneklerle açıklanmalı ve yürütmenin durdurulması istenmelidir.
9. İtirazın Kabul Edilmesi Hâlinde Ne Olur?
İtirazınız haklı bulunup teknik heyet binanın riskli olmadığı sonucuna ulaşırsa:
-
Riskli yapı kararı idari yönden ortadan kalkar,
-
Tapu kütüğündeki şerh silinir,
-
Bu karar dayanak alınarak tahliye ve yıkım işlemleri yürütülemez.
Elbette bu, binanın deprem açısından tamamen “sorunsuz” olduğu anlamına gelmeyebilir; ancak artık zorunlu yıkım sürecine tabi değilsiniz demektir. Buna rağmen binanız eski, yıpranmış ve güçlendirmeye muhtaç ise, malikler kendi aralarında anlaşarak güçlendirme veya kendi imkanlarıyla yeniden yapım süreçlerini ayrı bir hukuki hatta yürütebilirler.
10. Uygulamada Sık Yapılan Hatalar ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
10.1. Tebligatları Önemsememek
Tebligatı almamak, muhtarlıkta bekletmek, e-Devlet bildirimlerini kontrol etmemek gibi alışkanlıklar, sürelerin kaçmasına yol açar. Unutmayın, “tebligatı almadım” demek çoğu zaman süreyi durdurmaz.
10.2. “Nasıl Olsa Komşular İtiraz Eder” Mantığı
Birçok kişi, “Apartmanda bir avukat var, o halleder”, “Alt kattaki komşu dilekçe verir” diyerek kendi adına itiraz etmez. Oysa her malik, kendi hukuki varlığıyla dosyada görünmelidir. Aynı dilekçe altında birden fazla imza olabilir ama adınız yoksa, “itiraz etmiş sayılmama” riski ortaya çıkar.
10.3. Sadece Duygusal İfade Kullanmak
“Bizim bina çok sağlam”, “Yıllardır sorun yaşamadık”, “Komşu bina daha kötü” gibi cümleler tek başına hiçbir şey ifade etmez. Teknik heyeti ikna eden şey, somut veriler ve raporlardır.
10.4. Mühendislik Desteği Almadan İtiraz Etmek
Riskli yapı tespiti, doğrudan inşaat mühendisliği ve deprem bilimiyle ilgili bir konudur. Bu alanda teknik destek alınmadan, sadece hukuki veya duygusal ifadelerle itiraz etmek çoğu zaman sonuç vermez. En azından bir ön inceleme raporu alarak dilekçeyi güçlendirmek gerekir.
10.5. İtiraza Güvenip Dava Süresini Kaçırmak
İtiraz reddedildikten sonra dava açma süresi yeniden işlemeye başlar. “İtiraz reddedilirse yine bir yere başvururuz” düşüncesi, özellikle süreler iyi takip edilmezse geri dönülmez hak kaybına yol açar.
11. Sonuç: Riskli Yapı Kararına İtiraz Bir Formalite Değil, Stratejik Bir Adımdır
Özetle; riskli yapı kararına itiraz, sıradan bir “dilekçe gönderme” işleminden çok daha fazlasıdır. Bu süreç:
-
Mülkiyet hakkınızı,
-
Deprem güvenliğinizi,
-
Ekonomik geleceğinizi,
-
Aile düzeninizi ve sosyal hayatınızı
doğrudan etkileyen bir hukuk ve teknik problemidir.
Bu nedenle:
-
Tebligat gelir gelmez 15 günlük süreyi not edin.
-
Mümkünse bir kentsel dönüşüm ve gayrimenkul hukukunda tecrübeli avukattan, aynı zamanda bir inşaat mühendisinden destek alın.
-
İtiraz dilekçenizi; taşınmaz bilgileri, tebligat tarihi, teknik eksiklikler, hukuki itirazlar ve deliller açısından eksiksiz hazırlayın.
-
İtiraz reddedilirse dava açma süresini kaçırmayın ve gerekirse yürütmenin durdurulmasını talep edin.
Doğru yönetilen bir itiraz süreci, gerçekten riskli olmayan bir binanın gereksiz yere yıkılmasının önüne geçebilir; gerçekten riskli bir binada ise, malikin süreçte daha güçlü bir konumdan pazarlık yapmasını sağlayabilir. Önemli olan, haklarınızı bilerek ve süreleri kaçırmadan hareket etmektir.