Single Blog Title

This is a single blog caption

Rekabet Yasağı Sözleşmesinde Zamanaşımı

Rekabet Yasağı Sözleşmesi Nedir?

Rekabet yasağı, işçinin iş sözleşmesi devam ederken veya sona erdikten sonra işverenle rekabet etmemeyi taahhüt ettiği bir anlaşmadır. İş sözleşmesi devam ederken bu yasak “sadakat borcu” kapsamında değerlendirilirken; iş sözleşmesi bittikten sonraki süreç, taraflar arasında yapılan yazılı bir rekabet yasağı sözleşmesine dayanmak zorundadır.

Türk Borçlar Kanunu m. 444 uyarınca bu sözleşmenin geçerli olabilmesi için:

  • İşçinin, işverenin müşteri çevresine veya iş sırlarına erişiminin olması,

  • Bu bilgilerin kullanılması halinde işverenin önemli bir zarara uğrama ihtimalinin bulunması,

  • Sözleşmenin yazılı yapılması şarttır.


Rekabet Yasağı Sözleşmesinde Süre Sınırı

Zamanaşımı konusuna girmeden önce, yasağın kendisinin süresini netleştirmek gerekir. TBK m. 445 uyarınca, rekabet yasağı süresi, özel durumlar ve haklı sebepler olmadıkça 2 yılı aşamaz. 2 yılı aşan sözleşmeler tamamen geçersiz sayılmasa da, hakim müdahalesi ile yasal sınır olan 2 yıla indirilir. Zamanaşımı süreleri, işte bu yasak süresi içerisindeki “ihlal” anından itibaren işlemeye başlar.


Rekabet Yasağı İhlalinde Zamanaşımı Süreleri

Rekabet yasağı ihlal edildiğinde işverenin başvurabileceği temel haklar; cezai şartın tahsili, zararın tazmini ve (sözleşmede açıkça öngörülmüşse) rekabete son verilmesidir. Bu hakların kullanımında karşımıza iki temel zamanaşımı süresi çıkar:

1. Sözleşmeye Dayalı Tazminat ve Cezai Şartta 10 Yıllık Süre

Genel kanaatin aksine, rekabet yasağı sözleşmesinden doğan alacaklar (cezai şart ve tazminat), kural olarak TBK m. 146 uyarınca genel zamanaşımı süresi olan 10 yıla tabidir. Çünkü bu borç, bir sözleşme ihlalinden kaynaklanmaktadır. Ancak yargı literatüründe, bu sürenin başlangıcı ve uygulanışı konusunda ciddi tartışmalar ve hassas ayrımlar mevcuttur.

2. Haksız Fiil Dayanağı Varsa 2 ve 10 Yıllık Süreler

Eğer işveren, talebini sadece sözleşmeye değil, aynı zamanda haksız rekabet hükümlerine (TTK m. 54 vb.) dayandırıyorsa; zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve herhalde fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yıllık zamanaşımı süreleri uygulanır.


Zamanaşımı Süresi Ne Zaman Başlar?

Rekabet yasağı davalarında en kritik soru “Süre ne zaman işlemeye başlar?” sorusudur. Zamanaşımı, alacağın “muaccel” olmasıyla, yani istenebilir hale gelmesiyle başlar.

  • İhlal Anı: İşçinin rakip firmada işe başladığı veya kendi rakip işletmesini açtığı gün, yasak delinmiş olur ve zamanaşımı saati işlemeye başlar.

  • Sürekli İhlal Durumu: Eğer işçi rakip firmada çalışmaya devam ediyorsa, ihlal süreklilik arz eder. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, sürekli ihlallerde zamanaşımı, ihlal eyleminin tamamen sona erdiği tarihten itibaren hesaplanmalıdır. Ancak bu durum, işverene sonsuz bir dava hakkı tanımaz; yasağın sözleşmedeki süresi (örneğin 2 yıl) bittikten sonra ihlal “hukuki” anlamda sona ermiş sayılır ve 10 yıllık genel zamanaşımı bu noktadan itibaren başlar.


Cezai Şartın İstenmesinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

İşverenler genellikle rekabet yasağı ihlali durumunda ispatı zor olan “zarar” yerine, sözleşmede belirlenen “cezai şart” tutarını talep ederler. Cezai şart alacağı, ihlal gerçekleştiği anda doğar.

Kritik Uyarı: İşveren, işçinin rekabet ettiğini öğrendiği halde uzun süre sessiz kalır ve bu duruma zımnen icazet verirse, 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmasa bile “dürüstlük kuralı” (TMK m. 2) gereği dava hakkını kaybedebilir. Hukuk, hakkını aramakta ihmalkâr davranan kişiyi her zaman korumaz.


Rekabet Yasağını Sona Erdiren Durumlar ve Zamanaşımına Etkisi

Bazı hallerde rekabet yasağı kendiliğinden sona erer ve bu durum zamanaşımı tartışmalarını anlamsız kılar:

  • İşverenin Feshi: İşveren, haklı bir neden olmaksızın iş sözleşmesini feshederse, rekabet yasağı sona erer.

  • İşçinin Haklı Feshi: İşçi, işverenin kusuru (maaş ödenmemesi, mobbing vb.) nedeniyle sözleşmeyi haklı nedenle feshederse, rekabet yasağına uymak zorunda değildir. Bu durumlarda işçi rekabet etmeye başlasa bile bir ihlalden söz edilemeyeceği için zamanaşımı süreci de doğmayacaktır.


2026 Yılı Yargıtay Yaklaşımı ve Dijital Kanıtlar

2026 yılı itibarıyla, rekabet yasağı ihlallerinin ispatında LinkedIn profilleri, sosyal medya paylaşımları ve dijital veri sızıntısı raporları en temel deliller haline gelmiştir. Zamanaşımı savunması yapan işçilere karşı işverenler, “ihlalin öğrenilme tarihini” bu dijital izler üzerinden belgeleyerek süre aşımı itirazlarını bertaraf edebilmektedir. Mahkemeler, özellikle “sürekli ihlal” kavramını dijital verilerle desteklendiği müddetçe işveren lehine daha esnek yorumlamaya başlamıştır.


Sonuç

Rekabet yasağı sözleşmelerinde zamanaşımı, teknik bir detay gibi görünse de davanın kazanılmasını veya kaybedilmesini belirleyen ana unsurdur. Genel kural olarak sözleşme ihlaline dayalı 10 yıllık süre geçerli olsa da, dürüstlük kuralı ve ihlalin öğrenilme biçimi bu süreyi pratikte daraltabilmektedir. İşverenler ihlali fark ettikleri anda hukuki süreci başlatmalı; işçiler ise yasak süresinin sona ermesi ve zamanaşımı sürelerinin dolması arasındaki farkı iyi analiz etmelidir.

Leave a Reply

Call Now Button