Posta Yoluyla Gelen Takı ve Aksesuarın “Kaçak Eşya” Sayılması Nedeniyle Tüketiciye Uygulanan Cezaya Karşı İtiraz
T.C. ……………….. SULH CEZA HÂKİMLİĞİ’NE
İTİRAZ EDEN (TÜKETİCİ) : …………. (T.C.: ……)
VEKİLİ : Av. Ferhat Küle – İstanbul Barosu (UETS)
KONU : Posta/kargo yoluyla gelen takı–aksesuar ürünü gümrük beyanı eksikliği gerekçesiyle “kaçak eşya” sayılarak uygulanan idari para cezasına karşı itirazlarımızın sunulmasıdır.
AÇIKLAMALAR
I. OLAYIN ÖZETİ
Müvekkil, ……… internet sitesinden düşük bedelli bir takı/aksesuar sipariş etmiş; ürün uluslararası posta/kargo yoluyla Türkiye’ye giriş yapmıştır. Gümrük idaresi tarafından yapılan incelemede gönderici tarafından hazırlanan beyanname eksik bulunduğu için ürün “kaçak eşya” olarak değerlendirilmiş ve müvekkile idari para cezası uygulanmıştır.
Ancak müvekkilin:
-
Beyanname düzenleme veya gümrük işlemlerini yönlendirme yetkisi yoktur,
-
Kargo sürecini kontrol etmesi mümkün değildir,
-
Ürün kişisel kullanım amaçlıdır, ticari nitelik taşımamaktadır,
-
Vergi kaybı doğuracak kasıtlı davranışı bulunmamaktadır.
Bu nedenle ceza hukuku ve idari yaptırım koşulları hiçbir şekilde oluşmamıştır.
II. HUKUKİ DEĞERLENDİRME
1. Posta/kargo yoluyla gelen eşyada beyan yükümlülüğü alıcıya değil, gönderici/kargo şirketine aittir
Gümrük işlemleri 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve ilgili yönetmeliklere göre gönderici veya taşıyıcı tarafından yapılır.
Alıcının:
-
Beyanname içeriğini değiştirme,
-
Vergi hesaplamasını etkileme,
-
Gümrük sürecini yönlendirme
imkânı yoktur.
Bu nedenle beyan eksikliğinin tüketiciye yüklenmesi hukuka aykırıdır.
2. Yargıtay’a göre posta yoluyla gelen ürünlerde alıcının kaçakçılık kastı ispatlanmadan sorumluluk doğmaz
Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin yerleşik içtihadı açıktır:
“Posta veya kargo yoluyla gelen eşyalarda, alıcının gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu veya kaçakçılık kastı taşıdığı ispat edilmedikçe 5607 kapsamında sorumluluk yüklenemez.”
Somut olayda müvekkilin:
-
Bilerek vergi kaybı oluşturma kastı yoktur,
-
Beyanı yönlendirme imkânı yoktur,
-
Ürün değeri düşük olup ticari amaç taşımamaktadır.
Dolayısıyla cezanın hukuki temeli yoktur.
3. Kargo yoluyla gelen düşük bedelli takılarda olay idari bir beyan uyuşmazlığıdır – Kaçakçılık sayılamaz
5607 sayılı Kanun ticari mahiyette, bilerek kaçırılan veya beyanı manipüle edilen eşya için uygulanır.
Düşük kıymetli takı ve aksesuarlar:
-
Kişisel kullanım kapsamındadır,
-
Ticari meta değildir,
-
Kaçakçılık suçunun maddi unsurlarıyla bağdaşmaz.
Varsa bile sorun göndericinin beyan hatasıdır, tüketicinin ceza sorumluluğu yoktur.
4. Uygulanan idari para cezası ölçüsüzdür ve hukuka aykırıdır
Kabahatler Kanunu m.3 gereğince idari yaptırımlar kusur sorumluluğuna dayanır. Kusur bulunmayan tüketiciye ceza uygulanması:
-
Orantısızdır,
-
Hukuki dayanağı yoktur,
-
Gümrük mevzuatının amaç ve ruhuna aykırıdır.
III. SONUÇ VE İSTEM
Yukarıda arz edilen nedenlerle;
-
Posta yoluyla gelen ürünlerde beyan sorumluluğunun tüketicide olmadığı,
-
Kaçak eşya nitelendirmesinin hukuka aykırı olduğu,
-
5607 sayılı Kanun kapsamında suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı,
-
Yargıtay içtihatlarının alıcı konumundaki tüketicinin kastı olmadığı sürece sorumluluğunu reddettiği,
-
Uygulanan idari para cezasının ölçüsüz ve hukuka aykırı olduğu,
açık olduğundan;
Müvekkile uygulanan idari para cezasının İPTALİNE, ürünün kaçak eşya sayılmasına dair işlemin KALDIRILMASINA karar verilmesini arz ve talep ederiz.
Saygılarımızla
Av. Ferhat Küle