Özel Hastanede Randevu / İşlem İptalinde Depozito (Kapora) İadesi
Kesinti Ne Zaman Hukuka Uygun, Ne Zaman “Haksız Şart” Sayılır?
Özel hastanede randevu/ameliyat iptalinde depozito (kapora) iadesi nasıl alınır? Kesinti şartları, TBK–TKHK dayanakları ve pratik başvuru yolları.
1) Konu neden sık uyuşmazlığa dönüşüyor?
Özel hastanelerde; muayene, görüntüleme, estetik/cerrahi işlem veya ameliyat planlaması yapılırken “depozito/kapora/ön ödeme” alınması yaygın. Sorun genellikle şu anda başlıyor:
-
Hasta randevuyu veya işlemi iptal ediyor,
-
Hastane “kesinti” yapıyor ya da hiç iade etmiyor,
-
Hasta “Bu para hangi gerekçeyle tutuluyor?” diye soruyor, hastane ise “prosedür” diyor.
Oysa hukuk açısından kritik soru şudur: Alınan bedel gerçekten ‘cayma parası’ mı, yoksa ‘bağlanma parası/ön ödeme’ mi? Bu ayrım, iadenin kaderini belirler.
2) Hukuki zemin: Özel hastane hizmeti “tüketici işlemi” olabilir mi?
Çoğu senaryoda evet. Hastanenin sunduğu sağlık hizmeti, ücret karşılığı sunulan bir “hizmet”tir; tüketicinin korunmasına ilişkin rejim devreye girebilir. 6502 sayılı mevzuatta “hizmet” tanımı, mal sağlama dışındaki her türlü ücret karşılığı edimi kapsar.
Bu ne sağlar?
-
Standart sözleşme maddelerinin “haksız şart” denetimine açık olmasını,
-
Açıkça müzakere edilmemiş ve tüketici aleyhine dengesiz hükümler varsa geçersizlik/uygulanmama tartışmasını,
-
Uyuşmazlık bedeline göre Tüketici Hakem Heyeti veya Tüketici Mahkemesi yolunu mümkün kılar.
“Haksız şart”ın temel kriterleri; şartın tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye konulması ve tüketici aleyhine dengesizlik doğurmasıdır.
3) Depozito/kapora hukuken ne olabilir?
Hastaneler bazen aynı paraya “kapora”, bazen “depozito”, bazen “ön ödeme” der. Etiket tek başına yetmez; hukuki niteliği belirlenir. Türk Borçlar Kanunu üç önemli kavram verir:
(A) Bağlanma parası (TBK 177): “Sözleşme kuruldu” delili
Sözleşme kurulurken verilen para, cayma parası olarak kararlaştırılmadıkça “bağlanma parası” sayılır ve kural olarak asıl bedelden düşülür.
Pratik sonucu:
-
“Kapora yanar” gibi açık ve ispatlanabilir bir cayma anlaşması yoksa, bu para otomatik olarak yanmaz.
-
Sözleşme ifa edilmez/iptal olursa iade tartışması güçlüdür (özellikle hastane kusurluysa veya hizmet hiç başlamadıysa).
(B) Cayma parası (TBK 178): “Cayma hakkı satın almak”
Cayma parası açıkça kararlaştırılmışsa taraflar sözleşmeden cayabilir; parayı veren cayarsa verdiğini bırakır, alan cayarsa iki katını geri verir.
Pratik sonucu:
-
Hastanenin “cayma parası” iddiası için, açık irade + ispat gerekir.
-
Standart formda, küçük puntolu, tüketiciyle müzakere edilmemiş bir “yanar” hükmü ayrıca haksız şart itirazına konu olabilir.
(C) Cezai şart / iptal bedeli: “Kesinti = ceza” gibi çalışıyorsa
Bazı metinlerde “iptal halinde %30 kesinti” gibi hükümler vardır. Bu, çoğu zaman fiilen cezai şart gibi işler. TBK’ya göre hâkim fahiş gördüğü cezai şartı indirebilir.
Uygulamada Yargıtay kararlarında da TBK 182 çerçevesinde “fahiş cezai şartın tenkisi” yaklaşımı vurgulanır.
4) Hastanenin “kesinti” yapabilmesi için aranacak ölçütler
Bir hastanenin iptal halinde kesinti yapması her durumda hukuka aykırı değildir; ancak kesinti “otomatik” değil, “gerekçeli ve ölçülü” olmalıdır. İyi bir değerlendirme şu sorular üzerinden yapılır:
4.1. Hizmet ifasına gerçekten başlanmış mı?
-
Sadece “randevu oluşturuldu” → çoğu zaman somut gider ispatı zayıftır.
-
Ön tetkikler yapıldı, hekim muayenesi yapıldı, rapor düzenlendi → kısmi ifa var; emek/hizmet bedeli tartışılır.
-
Özel implant siparişi, dışarıdan kit/cihaz temini, ameliyathane planı gibi belgeye dayalı masraf → belgeli gider doğabilir.
4.2. Hastane hangi “gerçek zarar/gideri” ispatlıyor?
Kesinti yapılacaksa, ideal olarak:
-
Fatura/irsaliye/servis sözleşmesi gibi belge ile,
-
İptal ile gider arasında nedensellik kurularak,
-
Tutar makul tutularak ispatlanmalıdır.
Sadece “prosedür böyle” demek, kesintiyi otomatik meşrulaştırmaz; hele tüketici sözleşmesi niteliği varsa “haksız şart” denetimi gündeme gelir.
4.3. Kesinti tutarı “fahiş” mi?
Kesinti, fiilen cezai şarta dönüyorsa TBK 182 perspektifi önem kazanır.
5) İptal nedeni hastaneden kaynaklanıyorsa: İade + ek zarar gündemi
İptal;
-
doktorun gelmemesi,
-
ameliyathane/ekip/cihaz planının yapılamaması,
-
hastanenin tarih değişikliğini dayatması,
-
hizmetin hiç sunulamaması
gibi hastaneden kaynaklanıyorsa, tam iade yanında somut olayda ek zararlar da tartışılabilir (ör. yol-konaklama masrafları, ücretli izin kaybı vb.). Burada en kritik nokta: belgelemek ve iptal sebebi ile zarar arasında bağ kurmaktır.
6) İptal hastadan kaynaklanıyorsa: “Her iptalde para yanar” doğru mu?
Hayır. Hasta kaynaklı iptallerde bile şu ayrımlar yapılır:
-
Makul süre önce iptal: Hastanenin yeniden plan yapabilmesi mümkün; kesinti iddiası zayıflar.
-
Aynı gün/son dakika iptal: Hastane personel/ameliyathane planı yaptıysa makul ölçüde gider iddiası güçlenebilir; fakat yine belge + ölçülülük aranır.
-
Sağlık nedeniyle iptal (haklı sebep): Örneğin hastanın aniden ameliyata elverişsiz hale gelmesi gibi durumlar, “kesinti”yi otomatik haklı kılmaz; özellikle tüketici lehine yorum ve haksız şart denetimi daha görünür olur.
7) İnternetten/telefonla “paket ücret” veya ön ödeme alındıysa: Cayma hakkı devreye girer mi?
Bazı özel hastaneler “paket fiyat”ı online tahsil eder veya link ile ödeme alır. Bu durum, şartları varsa “mesafeli sözleşme” tartışmasını doğurabilir.
T.C. Ticaret Bakanlığı bilgilendirmesine göre, mesafeli sözleşmelerde tüketici kural olarak 14 gün içinde cayma hakkına sahiptir ve satıcı/sağlayıcı cayma bildirimi sonrası belirli sürede bedeli iade eder.
Ancak kritik istisna şudur: Cayma süresi bitmeden, tüketicinin onayıyla ifasına başlanan hizmetlerde cayma hakkı kullanılamaz. Bu ilke hem mevzuat derlemesinde hem Bakanlık bilgilendirmesinde açıkça yer alır.
Sağlık hizmetinde pratik okuma:
-
Hizmet hiç başlamadıysa (muayene/tetkik/işlem yoksa) → cayma/iade iddianız güçlenir.
-
Hizmet başlamışsa (muayene yapıldı, rapor düzenlendi, tetkik işlendi) → cayma hakkı sınırlanabilir; kısmi iade hesabına geçilir.
8) “Paket ücret” ödenmişken işlem yapılmadıysa: Tam iade mi, kısmi iade mi?
Burada tek formül yok; ama pratikte şu yaklaşım rasyoneldir:
-
Hiçbir hizmet ifa edilmediyse:
-
Paket bedelinin tam iadesi talep edilir.
-
-
Bir kısım hizmet ifa edildiyse (muayene/tetkik):
-
İfa edilen kalemlerin, hastanenin ilan ettiği tarife/fiyat listesi ve fatura kalemleriyle ayrıştırılması,
-
Kalan kısmın iadesi talep edilir.
-
-
Hastane “paket bölünmez” diyorsa:
-
Bu yaklaşım sözleşme metnine, bilgilendirmeye ve haksız şart denetimine takılabilir. Özellikle “hiç hizmet verilmediği halde paket bedeli yanar” türü hükümler, tüketici açısından tartışmalıdır.
-
9) İade talebinde izlenecek pratik yol (adım adım)
Adım 1 — Delilleri toplayın
-
Ödeme dekontu / POS slip / kredi kartı ekstresi
-
Randevu kaydı (SMS/e-posta)
-
Sözleşme, aydınlatma metni, “iptal koşulları” sayfası
-
Hastanenin iade/kesinti gerekçeli yazısı varsa mutlaka alın
-
Yapıldı denilen tetkik/muayeneye dair fatura/rapor
Adım 2 — Yazılı iade başvurusu yapın
E-posta veya kalıcı veri saklayıcısıyla başvurmak ispat için güçlüdür. Mesafeli sözleşme bağlamında cayma bildiriminin yazılı/kalıcı veri saklayıcısıyla yapılabileceği ve iade süreleri gibi ilkeler T.C. Ticaret Bakanlığı rehberinde anlatılır.
Kısa örnek metin (uyarlanabilir):
“… tarihli … randevusu/işlemi … nedeniyle iptal edilmiştir. Tarafımdan alınan … TL ‘depozito/kapora/ön ödeme’nin hangi hukuki nitelikte tutulduğunu ve hangi somut gider kalemlerine dayandığını belgeleyerek bildirmenizi; hizmet ifa edilmediğinden bedelin kesintisiz iadesini (hizmet kısmen ifa edilmişse fatura kalemleri bazında mahsup sonrası kalan kısmın iadesini) talep ederim.”
Adım 3 — Sonuç alamazsanız başvuru yolunu seçin
Uyuşmazlık bedeline göre:
-
Tüketici Hakem Heyeti (parasal sınır dahilindeyse)
-
Tüketici Mahkemesi (üstü veya itiraz süreçleri)
2026 yılı için parasal sınırlar (başvurunun heyete mi mahkemeye mi gideceği) Resmî tebliğle güncellenmiştir.
Hakem heyeti kararlarının bağlayıcılığı ve kararların icrası ile karara itiraz süresinin 15 gün olduğu düzenleme metninde açıkça yer alır.
10) Sık sorulan sorular
Soru: Hastane “kapora yanar” dedi; otomatik yanar mı?
Cevap: “Yanma” iddiası için ödemenin cayma parası olarak açıkça kararlaştırılması ve bunun ispatı gerekir; aksi halde ödeme çoğu durumda bağlanma parası/ön ödeme olarak değerlendirilir.
Soru: Aynı gün iptal ettim; hastane %30 kesti. Normal mi?
Cevap: Somut giderin ispatı ve tutarın ölçülülüğü önemlidir. Kesinti cezai şarta benziyorsa fahişlik halinde indirim/tenkis yaklaşımı gündeme gelebilir.
Soru: Online ödeme yaptım; 14 gün içinde vazgeçtim. İade almak zorunda değil mi?
Cevap: Kural olarak mesafeli sözleşmelerde 14 gün cayma hakkı vardır; ancak hizmete tüketicinin onayıyla başlanmışsa cayma hakkı kullanılamayabilir.
11) Sonuç: İade dosyalarında “etiket” değil, “hukuki nitelik + ispat” belirler
Özetle:
-
“Depozito/kapora” adıyla alınan para kendiliğinden yanmaz; önce TBK 177–178 ayrımı yapılır.
-
Standart sözleşmelerde tüketici aleyhine dengesiz “iptalde yanar/kesinti” hükümleri haksız şart denetimine açıktır.
-
Hastanenin kesintisi varsa, somut gider + belge + ölçülülük aranır; fahiş cezai şart benzeri durumlarda indirim yaklaşımı doğar.
-
Uyuşmazlık bedeline göre hakem heyeti/mahkeme yolu planlanır; hakem heyeti kararlarına itiraz süresi ve bağlayıcılık rejimi mevzuatta düzenlidir.